ara
Evet! Olman gereken yerdesin!
Sen de neokur ailesine katıl, yeni arkadaşlar edin.

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

" Alıp başımı gitmek isterdim. İsterdim ama, kalırdım. "
Ah..!

Esir düştüğüm kıyıların ötesi,

Sonsuz denizlerin ruha “ Gel..! ” diyen sesi..
Ziya Osman Saba
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
2 beğeni · 0 yorum

Vizyondaki Filmler

Servet Güncü

@servetguncu

İkimiz de anlıyoruz,başka başka şeyleri aynı.
Dokuza Kadar On
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
1 beğeni · 0 yorum
Karar verirken karşımıza çıkan seçeneklerin her birinin bir paralel evren oluşturduğunu savunan paralel evren teorisin...
NeHaber - 30 Mayıs Salı 2017

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

Acımızı saçtığımız her yeri “yurt” edinme umudu var mıdır..?
"Acımızı saçtığımız her yeri “yurt” edinme umudu var mıdır..?"
Kader aynı kader,

Şu farkla :

Size işlemeyen şeyler

Derinden yaşamakla

İçerimde yer eder.
Behçet Necatigil
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
1 beğeni · 0 yorum

Çok Satan Kitaplar

15 sa

YALAN NEDİR ne demek?

Yalan doğanın her yerinde vardır. Hayvanlar sürekli yalan söyler. Vahşi yaşam birbirini kandırmak üzerine kuruludur. Gorillerin işaret dili ile yalan söylediği de görülmüştür. Av ve avcı arasında doğal bir hamledir. Ancak insan olunca işler değişir. Biz birbirimize güvendiğimiz, birbirimiz için çalışabildiğimiz için insan olmuştuk. Yalan ise eskiden kalma kötü bir alışkanlıktı. Çoğu zaman, bu sürekli kötülüğü bertaraf etmiştik. Aileler ve toplumlar kurduk. Kültürümüz birbirimize güvenip miras bıraktığımız bilgiler üzerine yükseldi.

İnsan çocuğu 6 aylıkken kandırma yolu ile kazanmaya çalışır. Sahte ağlama ve gülme bebeklerin önemli silahlarındandır. Çocukluktan büyüklüğe doğru azalma görürüz. İnsanın tarihinde insanlığı görebiliriz. En erken dönemlerimizde yalanlar ile iş yapmakta idik. Fakat düşünme ve işbirliği kabiliyetimiz arttıkça bunu bıraktık. Halen biraz gençlik dönemlerimizde olduğumuzu söyleyebiliriz. Çünkü tamamen yitirmediğimiz yalanlara sahibiz. Her eylemin önce eyleyeni etkilediğini anladığımızda yalanları. Çok eskiden vahşi hayatımızda yalanlar vardı. Sonraları birbirimize güvenerek dayanışmayı keşfettik. Birlikte daha iyi yaşamlar sürdük. Sonra bu güven o kadar arttı ki, birkaç kişiye büyük yetkiler vererek temsilcimiz yaptık. Bir kişi milyonları temsil edip, onlar yerine hareket ediyordu. Doğanın gördüğü en büyük güven duygularından biriydi. Ancak bu insanlar yalandan nasibini almışsa ne olacaktı? Maalesef çoğumuz güvenilir olsak da, bazılarımız insanların güvenini suistimal etti. Politika, en büyük güven eserimiz, istismar edildi. Şimdi kendini çok akıllı sanan iktidar hırsındaki insanlar, yalanlar söyleyerek daha da fazla güç topluyor. Yalan çoğunlukla azaldı ancak yalancı bir kişi bile, toplumun güveniyle, herkesi etkileyebiliyor. Burada hiçbir gücün tek elde toplanmaması gerektiğini ve binlerce yıllık güven duygumuzun istismar edilebileceğini unutmamalıyız. Günümüzde en önemli sorun iktidarın kapitalizme uymasıdır.
Temel yanlış şudur: yalancılar kandırdıkları kimse tarafından kandırılmamayı bekler. Burada bir tutarsızlık olduğu ortadadır. Diğerlerinden doğruyu bekleyip nasıl yalancı olabiliriz? Aslında önemli soru: yalancı olabilir miyiz? Çünkü hayatımızda her etkinin bir tepkisi var. Yalan dışarıya gösterdiğimizse de, insan gerçeğin etkilerini yaşar. Dışarıya gösterdiğimiz olumlu yüzün arkasında, yalnızca bizim sahibi olduğumuz bir kötülük vardır. Kötü olanı dışarıya paylaşmayarak, yalan söyleyerek, kötü sonuçlarını yalnızca kendimi yaşamış oluyoruz. Yani yalan acıyı içimize hapsetmekten başka bir anlama gelmiyor.

Tabi acıyı içeri hapsetmek bazen iyi de olabilir. Örneğin: Kendi yaptıklarımızın cezasını çekerek, onu paylaşmayıp sonuçlarına katlanarak ders çıkarmayı umuyor olabiliriz. Yardım istemeyip tek başımıza mücadele etmek istiyor olabiliriz. Bu anlaşılabilir. Ancak başkasına zarar verecek bir durumu kendi içimizde barındırmak, tüm zararı üstlenmek anlamına gelir. Tabi her konuda gerçek açıklanmalıdır diyemiyoruz. Her ne kadar Kant, her yerde her zaman doğrunun söylenmesi gerektiğini söylese de, halen yalanın içimizde barınması nedeniyle, çoğunlukla doğruluğu tavsiye edebiliyoruz.
Örn: Karakteri ile uymlu Harfleri Birleştiren , Hırsız , Seçim vaadleri
6 dk

Simla

@sima

KADINLAR NE İSTER nedir?

İlgi,ilgi..ilgi..
Örn: İlgilen benimle😒

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

Gürültüsüz sözcükler bulalım,  yeni sevinçlere benzeyen.
"Gürültüsüz sözcükler bulalım, yeni sevinçlere benzeyen."
" Beni hoyrat bir makasla,

Eski bir fotoğraftan oydular.."
Metin Altıok
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğeni · 0 yorum

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

“Ben yalnızca uğruna kurban gidilen bir sevgiye inanırım…”
“Ben yalnızca uğruna kurban gidilen bir sevgiye inanırım…”
Hayatı güç toplama yarışına çevirmeyenler.

Ağır ve düşünceli yürüyenler.

Yalnız Allah'ın önünde eğilenler.

Bir gülü koklamasını bilenler..

Ne mutlu onlara..
Kemal Sayar
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
2 beğeni · 0 yorum

DAVUT SEÇER

@davut38ks

Bağımlılığın her türlüsü sahibine türlü rezillikler ettirir. Özellikle aşk ve sevda, insanı hepsinden fazla maskara eder.
Araba Sevdası
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
2 beğeni · 0 yorum

Esranın Dünyası

@esranindunyasi

Ne okurun bir güzel tarafıda güzel dostluklar :) Bayram hediyesi olarak kitap gönderen Sevgili Semih ( @himesrelugse ) beni çok mutlu ettin :) kitaplar için çok teşekkür ederim.

Ne demiş Cemil MERİÇ
Bizler ki aynı kitaba baş eğmiş insanlarız,
Bizden âlâ akraba mı olur ?
Cemil Meriç
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
14 beğeni · 6 yorum
Semih Güler (@himesrelugse)
Keyifli ve bir solukta okumaların olsun @esranindunyasi artık darısı başıma 😊📚😅✌️🤭🤪
1 sa beğen 2 cevap
Semih Güler (@himesrelugse)
Kesin ve net bilgi elime henüz ulaşmadı @esranindunyasi 🤪🤪
1 sa beğen 2 cevap

Ömer Aydemir.

@seyyah73

Külrengi yalnızlık.
Otobiyografi yazmak her zaman riskli ve zor bir iş. Yazarın bu kitabı bir otobiyografik roman, değil elbette, ama o kadar çok kendisine ait izleri korkmadan çekinmeden sunmuşki okura, inanamıyorsunuz. Roman çok lirik bir eser, o kadar naif dokunuşları var ki hayata, sanata, ikili ilişkilere...
“Sonuna kadar hiçbir zaman bir bütün oluşturmamış, hep paramparça akmış bir hayatın betimlenmesinden bütünlük beklemek. Gerçeklik diye adlandırdıkları bu mu? Yani örneğin bir parçalanmışlığı bir bütün oluşturan bir tasvirin yapaylığında bütünleştirmek mi? Peki ama, gerçeği gerçek kılan şey, onun hiçbir yanına benzememesi değil midir?”
Kenti yaşarken kaçırdığımız kentsel yalnızlıkları anlatmış yazar, tane tane, vura vura. Sıradanlaşan tüm hayatlara sövgüsünü dile getirmiş çevirdiği veya yazdığı tüm yazılar eşliğinde. Tek başına olmanın bir seçim mi bir zorunluluk mu olduğunu sormuş küçük hiç büyümeyen bir erkek bedeni işinde. İkili bir hayatı yazmış kendine yabancı kendinden bir parça. İkizini anlatmış, asla var olmayan. Ona kızmış “babasının karısına” kızmış. Yaranmaya çalışırken kaybettiği kendi rengini aramış roman boyunca. Oyunlaştırdığı pek çok karekteri oynamış hem sahnede hem de kendi hayatında.
Elalem denen illeti anlatmış hiç bir kalıba sığdırmadan. İkili ilişkilerdeki ikiyüzlüğü, sergilemiş ve terk edilişi. Sıradan yaşamda dikkat etmediğimiz bizi yaralayan ayrıntılarda yolunu aramış...
“İyisin, değil mi? Neden sorarsın, neden hep sorarsınız bu basmakalıp, eskitilmekten delik deşik olmuş, neye benzediği, ne anlama geldiği bile artık anlaşılmayan soruyu?”
Sahi neden sorarız ki bu soruyu? Bilmek için mi gerçekten yoksa kafamızdakini teyit etmek için mi? Kitap o kadar çok güzel ve anlaşılır cümle içeriyor ki okurken hem mutlu oluyorsunuz hem de sorguluyorsunuz. Bir sürgün hayatı yazmış yazar sıradan hayattan sürülmüş bir yalnızlık hissini. Bir çok öfkeyi de yazmış aslında “coğrafya kaderdir”i destekler nitelikte...
“Yani yaşadıklarının ahlakını bile savunamayanlar, benim diyebilecekleri bir hayatı değil, ama ancak elden düşme hayatlardan oluşma bir tür yamalı bohçayı yaşayabiliyorlardı. Çünkü nasıl üzerinde düşünülmemiş bir hayat, yaşanmaya değer bir hayat değilse, kendi ahlakını türetememiş, kendi değerlerini oluşturanmamış, hep, “Ne derler?” kompleksleri içersinde tükenip gitmiş bir hayat da insan onuruyla bağdaşır bir hayat olmazdı.”
Felsefeci yönünü her satırda tekrar yaşadığınız bir sorgulama yaratmış yazar. Ölüme yakın, ölümü beklerken ve belki de ölümü arzularken, kendini, hayatı, yaşadığı yaşamı sorgulamış.
Keyifle okuyunuz!
Kıyıda Yaşamak
kitaba 9 verdi
6 beğen · 4 yorum
Gülşah Sönmez (@gulsahsonmez)
Okunacaklar listeme alıyorum. İnceleme için teşekkür ediyorum. İncelemenizle beni alıp götürdünüz gene. Sizin bir kitapla ilgili düşüncelerinizi okuduğumda, o kitabın tam aradığım kitap olduğunu hissediyorum satırlar arasında. Teşekkürler.
3 sa beğen 2 cevap

özgür özer

@ronin

ben buradayım, sen neredesin?
Oğuz Atay’ın takıntılı kahramanlarının buhranlarını ve iç çekişmelerini anlattığı öyküler kitabı.

Göreceli olarak zeki ve farkındalık sahibi kahramanların takıntılı ve miskin karakterlerinden dolayı hayatta başarıyı yakalayamaması öykülerin temelini oluşturuyor. Beyaz mantolu adam’la Atay’ın iç dünyasına çarpıcı bir giriş yapıyorsunuz. Unutulan ise içinizde bir burukluk yaşamanıza neden oluyor. İlerleyen öykülerde ise biraz sinir bozukluğu yaşamanız işten bile değil. Babama mektup karakterin “Oğuz Atay ‘in demek daha doğru olabilir “ ne kadar yadırgasa da babası ile benzeştiği noktalara parmak basması açısından önemli bir öykü. Asıl çarpıcı olan öykü ise kitabın sonunda karşımıza çıkıyor. Hapsedilmiştik, elimizde olmadan çevremizdeki değişim ve birşey yapamayışın aciziyeti içinize işliyor. En sonunda yazar karakterin ağzından bize “ben buradayım sen neredesin sevgili okur” diyerek sitemini dile getiriyor.

Bireylerin başarısızlıklarının sadece kişiye yüklenecek bir sorumluluk olmadığını, toplumunda üzerine düşeni yapması gerektiğini zaman zaman ince bir tebessüm çoğu zaman ise kaygılı gözlerle satırlar arasında yakalayabiliyorsunuz.
Korkuyu Beklerken
kitaba 8 verdi
5 beğen · 0 yorum

Mert

@mertaksu

Benim için Japon edebiyatına giriş niteliğinde olan roman, kendine has bir kültüre sahip bu toplumdan yetişmiş başarılı bir yazarın ürünü olması dolayısıyla bende yüksek beklentiler oluşturmuştu. Doğan anormal çocuğunun kendisini hapsettiği içinden çıkılmaz durumdan kendini, yoksunluğunu yaşadığı alkolün ve cinsel dürtülerinin hakimiyetine bırakarak kurtulmaya çalışan bir adamın hikayesini anlatan bu romanda, işlenen konunun hassasiyeti nedeniyle -yazarın kendi çocuğunun da kusurlu doğduğu gerçeği gözden kaçırılmazsa- çok daha dramatik bir hikaye okumayı beklerdim.
Kişisel Bir Sorun
kitaba 7 verdi
1 beğen · 0 yorum

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

...
...
Gün doğar, tarla kuşları uçuşurlar

Ağır bir aydınlık, bildiğin şafak değil

Öyle dalmış ki asırlar süren uykusuna

Uyandıramazsan

Uyanacak değil ...!
Fazıl Hüsnü Dağlarca
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
1 beğeni · 0 yorum

Yusuf Korkmaz

@yusufkorkmaz

kitap önerisi
Arkadaşlar bu gönderi altına okunulması gerektiği düşündüğünüz kitapları yazar mısınız ?
.
Benim önerim; Paulo Coelho Simyacı
Simyacı
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
2 beğeni · 9 yorum
Mustafa Kemal'in Askeri (@mustafakemalinaskeri)
NUTUK
2 sa beğen 2 cevap
Momo.
2 sa beğen cevap
Cansu Doğan (@cansudogan7146)
İçimizdeki Şeytan - Sabahattin Ali
2 sa beğen 2 cevap

Mustafa Kemal'in Askeri

@mustafakemalinaskeri

Ay Karanlık
Ay Karanlık
Maviye
Maviye çalar gözlerin,
Yangın mavisine
Rüzgarda asi,
Körsem,
Senden gayrısına yoksam,
Bozuksam,
Can benim, düş benim,
Ellere nesi?
Hadi gel,
Ay karanlık...

Ahmed Arif
Ahmed Arif
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
2 beğeni · 0 yorum

Güldehan A. 🌹

@ruhproleteryasi

//..
Hasbahçesinde ömrün yakın olmaz bana gül
Bîzârım ümidime kurulan her tuzaktan
Tutuştu o lâcivert hayâle düşen kâkûl
Bakanlar baktı sana; ben uzaktan uzaktan..
Nurullah Genç
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
2 beğeni · 0 yorum

Gül Tanrıverdi

@gultanriverdi899

İnsan, kendi kendisinden sakIamaya çaIıştığı yanını sevmez..

Albert Camus
Albert Camus
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
4 beğeni · 0 yorum

Bersu Çolak

@bersucolak

Yürüyor muyduk,
Yoksa bir doğa parçasının
Altını mı çizdiriyorlardı bize?
Sevda Sözleri - Bütün Şiirleri
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
3 beğeni · 0 yorum

Kübra yürekseven

@kubrayurekseven

İnsan başkasının değil, kendi vicdanıyla yaşamalı.
Çocukluğum
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
4 beğeni · 0 yorum

Business

@nusretk

Sosyoloji Nedir?
Sosyoloji toplumların sosyal yapısını araştıran ve bu alanda genel-geçer ilkelere ulaşmaya çalışan bir bilim dalıdır. Başka bir ifadeyle insan ürünü olan her türlü sosyal olaylar sosyolojinin konusuna girer. Sosyoloji konularını araştıran bilim adamına sosyolog denir.
Sosyolojik Yansımalar
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
2 beğeni · 0 yorum
Güzel Hareketler