ara
13 beğeni · 23 yorum · Arena'ya Sor ·
Red Red (@khaos)
Raif efendiye İsmail Hacıoğlu daha iyi gidebilirdi. - 16 sa
AFD (@afd)
Beren saat Raif efendiyi oynuyorsa izlenir - 15 sa
volkan köstek (@volkan-kostek)
Çok kötü - 14 sa

Ezgi

@beya

Aramazdık gece mehtabı yüzün parIarken, bir sönük yıIdıza benzerdi güneş, yanımda sen varken...
FEBİHÂ (@kadim-cumlei-vecize)
Nasıl yorum yapılabilir ki, harfler yeter mi ? - 8 sa

esinti

@esinti

Bu ne yaman çelişki
Dini çıkar kapısı yapanlar...
3 beğeni · 7 yorum · Diyorum ki ·
Hakan (@hakani)
İnsanlar camiye başka türlü gitmez oldu. - 41 dk
Joseph K (@zynlgrglu)
Kafir! Zındık! - 33 dk
Fethiye (@fthykc)
Kim demiş 'İnternetin Şeytan İşi' olduğunu, Kuran-ı Kerim de mi geçiyor imiş? İlk defa duydum! - 17 dk
20 sa

Dokatri

@halime732

İnsan ne için yaşar nedir?

Hayaller için yaşar

Mehtap

@mehtapy

Günaydın :)
9 beğeni · 4 yorum · Komik ·
Hakan (@hakani)
Kaç gündür ben de bunu paylaşmayı düşünüyordum. - 20 dk
Ezgi (@beya)
Sabah sabah hiç gülesim yoktu. Eğlendirerek öğreten bir karikatür. Allahta sizi güldürsün:):D - 10 dk

Bedrozan

@bedrozan

16 nisan 2017 Anayasa Değişikliği Referandumu
Bizim kültürümüzde beni küçükken çok etkileyen, çok takdir ettiğim bir şey var. "Ölünün arkasından konuşulmaz" derler hep. Orijini dini midir, değil midir önemi yok. Sana cevap veremeyecek biri hakkında konuşmamayı öğütleyen hoş bir gelenek bence.

Şimdi 20 gün sonra referandumda sandıklara gidip oy kullanacağız. Oy kullanmak söz hakkı kullanmaktır. Bu öyle bir konudaki söz hakkı ki geleceğimizi belirleyecek olmasına karşın geçmişten de hiç kopuk değil.

Öyle bir oy vereceğiz ki kafasından biber gazı kapsülüyle vurularak öldürülen çocuğun, dövülerek öldürülen gencin, evinde kurşunlanan bir genç kızın, tersanelerde ve madenlerde ölen yüzlerce işçinin, Suruç'ta, Ankara Garında, Güvenpark'ta, Ortaköy'de, Reina'da ölen yüzlerce kişinin, tecavüze uğrayıp katledilen genç kızların, evlatlarının biyolojik babası tarafından öldürülen kadınların, bunalımına yenik düşüp kendi canına kıyanların, suçsuz yere tutuklu kaldıkları cezaevlerinde ölenlerin, yurt yangınında yanarak can veren kız çocuklarının, evinden çok uzaklarda yakılarak infaz edilen ya da çatışmalarda ölen, pusulara düşürülen 20 yaşlarında gencecik askerlerin arkasından konuşmuş olacağız.

Onlar öldü. Artık bizim sözümüze cevap veremezler. "Yaşasalar ne derlerdi" diye düşünün ve sonra şu soruyu sorun:

Hiç ölünün arkasından "evet" denir mi?
22 beğeni · 22 yorum · Arena'ya Sor ·
aslı seloğlu (@asli-seloglu)
Canlıya düşmeli. - 12 sa
CEVİZKABUĞU (@karacurin)
Çok kararlı bakıyor :) - 12 sa
Ölüleri bari buna alet etmeyin yahu. Kediyi oraya koymakla da olmuyor. Hayvan ne bilsin ne doğru ne yanlış. Neyse siyasete girmeyeyim dedim ama duramadım. Sonuç az buçuk belli alışmakta fayda var derim :) - 12 sa

aslı seloğlu

@asli-seloglu

#Dünya Tiyatro Günü
Bugün Dünya Tiyatro Günü ve içimden birkaç kelime yazmak geldi.

Şu yaşıma kadar çok sıkı bir tiyatro takipçisi olamadım. Ankara'da sadece devlete ait onbir sahne olmasına rağmen lisede yalnız bir tanesinde oyun izleyebilmiştim. Sebebi neydi bilmiyorum ama sıra tiyatroya gelmiyordu herhalde. Sonra zaman geçtikçe, öğrenimim arttıkça, hayata dair eğitimimin ve düşüncelerimin bana yetmemeye başladığını fark ettim. Farklı görüşler lazımdı bana. Kitap okumak bu işin en önemli parçasıydı elbette ama yine de insan kitap okurken kendine ait bir dünya kuruyor ve karakterleri bizim nöronlarımız seslendiriyor. Yazardan aldığını beynimizin sahnesine yansıtan projektör misali nöronlarımız. Halbuki tiyatro; yazarın yazdığı metni öncelikle yönetmenin, sonrasında oyuncunun ve gerisinde dekorcusundan kostümcüsüne kadar çok fazla sayıda gözün yorumlamasıyla daha fazla aşamalı. Tabi son vuruş yine bizim nöronların :) Farklı bakış açılarından kendimize pay çıkardığımız düşünceleri, özgün bir şekilde yorumlayabildiğimiz, kanlı canlı tek sanat benim gözümde tiyatro. Hele bir de oyun sona erip perdeler kapandıktan sonra bana eşlik eden insanla görüşlerimizin harmanlandığı an, değmeyin keyfime =) Bazı oyunlarda izlediklerimden öyle bir haz duyuyorum ki sevdiklerimi de buna ortak etmek için aynı oyunu tekrar onlarla da izlemek istiyorum.
Çok iyi bir anı saklayıcısı olamasam da atmadığım biletler varmış kutumda. (Zaten biletini saklamak isteyeceğim kaliteli oyun sayısı da azaldı..) Bugün bu biletlere baktım; onbir sahnenin dokuzunda çeşitli oyunlar izleyip anılar biriktirebilmişim, ayrıca başka sahneler de arar olmuşum =)
Ve son olarak dün bilet alabilmek için gişede iki saat sıra beklediğim, Ankara'ya birkaç haftalığına gelmiş, bir Istanbul DT oyunu olan "Profesyonel" için çok heyecanlıyım ve kelimenin tam anlamıyla sabırsızlanıyorum O.O

İnsana insanı insanca anlatma sanatı demişler tiyatroya. Gününüz kutlu olsun, tiyatroyla kalın ! (*.*)
15 beğeni · 6 yorum · Diyorum ki ·
Red Red (@khaos)
Şu an o bilet elinden alıp kaçasım var :) - 12 sa
aslı seloğlu (@asli-seloglu)
Hemi de b sırasından B) :P - 12 sa
Red Red (@khaos)
Bir cinayet sebebi daha :) Yokluğumuzla daha fazla eğlenmene izin veremeyeceğim sanırım :) - 12 sa

Emine Akinci

@emine-akinci788

biliyor musun neler geldi basıma anlatamadığımı biliyor musun en çokta sana biliyor musun neler gordum ben oysa anlatmyım boşver be anlamazsın bilirim sonuçta
9 beğeni · 17 yorum · Başıma Gelenler ·
Furkan Örtülü (@furkan-ortulu)
her zaman cok güzelsin cnm - 16 sa
Rakı çay (@fotopati)
Hayalet gibisin. Arka fon çok güzel - 16 sa
Mavi Kader (@gunesimedokunma18)
@fotopati bende çok beğendim arka fonu bayıldım ulaş abi :))) - 16 sa

SİBEL ÖZGÜR

@sibel-ozgur

- 2017
9.2 (13 oy)
Oyunculuk mükemmel. Değişik bir konu işlenmiş. Filmin sonunda Bruce Willis ile neye gönderme yapıyor anlamadım.
Verdği Puan: 9
122 karakter
1 beğen · 0 yorum · film inceleme ·

NEJLA GÜNEŞ MUC.

@nejla-gunes-mucik

- Elif Kaplan
7 (1 oy)
Bol çocuklu aile romanı :)
#hayatımıdeğiştiradam serisinin ikinci ve son kitabı da okunmuştur. İlk kitaba göre çok daha iyi kurgulanmış ve heyecan katılarak anlatım ile ilgi çekiciydi. Özellikle eşlerin birbirine olan güveni konusu işlenmesi ve aile olabilmenin güzelliği, mutluluğu konu alması çok hoş olmuş. Bu kitabı ilkine nazaran daha bi severek okudum diyebilirim. Tabi ki her derde deva Dikloron ilacını da reklamı ayrıca ilgimi çekti.
Verdiği Puan: 7
519 karakter
0 beğen · 0 yorum · kitap inceleme ·

FEBİHÂ

@kadim-cumlei-vecize

AVUÇ İÇİ MUTLULUKLARI....
Bu da eksik kalırsa ne yaparız...?
8 beğeni · 1 yorum · Diyorum ki ·
Hakan (@hakani)
İyi güldüm bee. - 38 dk
13 beğeni · 8 yorum · Anın Fotosu ·
[silindi]
Hakan (@hakani)
Gönül rızasıyla uyanmıyorsan sıkıntı. - 49 dk

ea

@yesilfular

Kaichou Wa Maid - Usui Takumi Karakteri
Sayın @asenakrt Usui Takumi siparişiniz hazır :) Sarı saçları ve kırmızı kravatı ile..Umarım istediğiniz şekildedir.
37 beğeni · 33 yorum · Anın Fotosu ·
Can (@canae)
Gerçekten bayağı ilerlemişsin. Bunlara bakınca bende çizmeliyim diyorum :D - 27.03.17
Ŧєץzคภยг (@vareste)
Şuan gözlerimden kalp fışkırıyor. Ben usui takumiye bayılırım. Harika olmuş. Harika ve ötesi hatta ve hatta mükemmel... :))))))))) - 27.03.17
yusuf üvet (@yusuf-uvet)
Bu çizimler yavaş yavaş anime sergisine doğru gidiyor @yesilfular :) Emeğinize sağlık her zamanki gibi çok iyi :) - 23 sa

ruhadam

@ruhadam

Ve Şiir
EYVAH FUKARANIN BELİ BÜKÜLDÜ

Eyvah fukaranın beli büküldü
Medet ticaretin gücüne kaldık
Eyiler alemden göçtü çekildi
Bizler zamanenin piçine kaldık

Rüşvet ile yarar hakim hücceti
Hüccet ile alır kadı rüşveti
Halk bilmiyor dini şer'i sünneti
Bozuldu sikkenin tuncuna kaldık

Sene bin iki yüz altmış beş tamam
Okunur ezanlar boş bekler imam
Seyrani bu nutkun sonu vesselam
İnanın dünyanın ucuna kaldık
"Halk bilmiyor dini Şer'i sünneti, okunur ezanlar boş bekler imam, inanın dünyanın ucuna kaldık" Ne kadar da doğru söylemiş :( - 13 sa

Misliyna

@misliyna

Faydalı
Uygulamakla Bir Şey Kaybettirmeyecek Fakat Çok Şey Kazandırabilecek 13 Günlük Hayat Tüyosu

Her telden bu tavsiyeler hayatı ya sizin için, ya çevrenizdekiler için, ya da hepiniz için hayli kolaylaştırabilir ve güzelleştirebilir.
1. Bir konuda ortaya sizin lehinize olan bir güçlü argüman ve birkaç zayıf argüman koymaktansa, sadece güçlü olan argümanı koyun.

Bir konuda ortaya sizin lehinize olan bir güçlü argüman ve birkaç zayıf argüman koymaktansa, sadece güçlü olan argümanı koyun.
Savunduğunuz konuyu iyice güçlendirsin ve çok fazla nedeniniz olduğunu göstersin diye güçlü argümanınızın yanına ekleyeceğiniz zayıf noktalar, karşınızdaki kişinin sürekli onlar üzerinden gitmesine neden olacaktır. Bu da sizi tartışmada haksız/yanlış olan taraf haline getirir.
2. Sevgilinizle, arkadaşınızla veya çocuğunuzla yemeği nerede yeme konusunda kararsızlığa düştüyseniz 5-2-1 oyununu oynayın.

Ona 5 adet yer önerin, içinden 2 tane seçmesini önerin, daha sonra seçtiği o iki yerden bir tanesini siz seçin ve ona gidin. Özellikle "Neresi olursa olur ya, bana fark etmez"ci kişiler için ideal.
3. Bir konuda savunma yapacağınızda ilk olarak zayıf noktalarınızı kabullenin ve onlardan kısaca bahsedip geçin.

Küçük bir örnek:

"Tamam, sigara içmenin insanı kanser ettiğine dair bir şüphe yok. Kanser gerçekten çok kötü bir hastalık, bu hastalığa sahip herkese acil şifalar diliyorum. Yalnız bu durum, sigara içilmesini yasaklamamızı gerektirmez. Hayatın her alanında tehlike vardır. Yemek yemek kan şekerinizi yükseltip kalp krizine neden olabilir, işe giderken arabanızla kaza yapabilirsiniz. Bunları da yasaklayalım o halde. Hayatta olumsuz sonuçları olabilecek her şeyi yasaklasaydık izole bir baloncuğun içinde hiçbir deneyim sahibi olmadan ömürlerimizi devam ettirirdik. Halbuki bizler bazen yerden kilometrelerce yüksekte bir aracın içinde ülke değiştiriyoruz. İnsanlar olarak hangi riskin kabul edilebilir olup olmadığını anlayabiliyoruz. Kimse bize gelip "Hayır o uçağa binip sevdiklerinin yanına gidemezsin, bu çok riskli. Yasaklıyorum" diyemez. Bu nedenle sigara içilmesini de yasaklayamayız, bunun yerine ancak sigaranın zararları hakkında bilgilendirmeler yapabiliriz."
4. Eğer biri bir şeyi yapmaya çalışıyorsa, cesaret vermek için "Başarabilirsin, gerçekten kolay bir şey" demeyin.

Eğer biri bir şeyi yapmaya çalışıyorsa, cesaret vermek için "Başarabilirsin, gerçekten kolay bir şey" demeyin.
Özellikle ilk defa deniyorsa hiç demeyin. Bunu demeniz "Ya bu basit şeyi bile başaramazsam?" tedirginliği yaratacak ve işleri daha da berbat edecektir. Daha da kötüsü, başardıkları zaman ilk başta yaptıkları şeyin zaten kolay olduğunu söylediğiniz için başarmış olmanın tadına varamayacaklardır.
5. Her sabah uyandığınızda sizi mutlu eden 3 şeyi kağıda yazın.

Bu minik egzersizin mutluluk seviyesini yüksek oranda artırdığı bilimsel olarak kanıtlanmış bir gerçek. Yazacaklarınızın çok büyük şeyler olmasına gerek yok. Şöyle bir şey de iş görecektir:

Polenlere alerjim olmadığı için şanslıyım.
3 madde tekniğini öğrendiğim için şanslıyım.
Evimin yakınında fırın olduğu için mutluyum, içerisinin kokusu bile çok keyif verici.
6. Çocuğunuzla satranç oynuyorsanız işleri eğlenceli hale getirmek için oyun içinde istediği zaman taşları değiştirme şansı verin.

Çocuğunuzla satranç oynuyorsanız işleri eğlenceli hale getirmek için oyun içinde istediği zaman taşları değiştirme şansı verin.
Arkadaşlarınızla oynuyorsanız da 5 hamlede bir taşları değiştirmeyi deneyin, oyun çok daha zevkli ve ilginç hale gelecektir.
7. Moraliniz bozuksa ve canınızı sıkan bir şey varsa, karşılaşacağınız ilk 3 insana karşı çok nazik bir şekilde davranın.

Moraliniz bozuksa ve canınızı sıkan bir şey varsa, karşılaşacağınız ilk 3 insana karşı çok nazik bir şekilde davranın.
Kötü ruh halinizi bir kenara bırakıp insanlara karşı iyi davranmak, zihinsel olarak gerçekten iyi bir ruh haline girmenizi sağlayacaktır.
8. Çocuğunuzun fotoğraflarda garip bir gülme hareketi yapmasını istemiyorsanız, fotoğraftan önce "Gülümse çekiyorum" taktiğini kullanmayı bırakın.

Çocuğunuzun fotoğraflarda garip bir gülme hareketi yapmasını istemiyorsanız, fotoğraftan önce "Gülümse çekiyorum" taktiğini kullanmayı bırakın.
Bunun yerine size bir espri yapmalarını, fakat espriyi yaparken gülmemeye çalışmasını söyleyin. Mutlaka gülecektir, bu sırada da fotoğrafını çekersiniz.
9. İnsanları beklettiğinizde geciktiğiniz için özür dilemek yerine, bekledikleri için teşekkür etmeyi deneyin.

İnsanları beklettiğinizde geciktiğiniz için özür dilemek yerine, bekledikleri için teşekkür etmeyi deneyin.
Özür dilemek hatalı olduğunuzu gösterirken, sabrettikleri için teşekkür etmek kısmen daha olumlu bir etki bırakacaktır.

İş hayatınızda da bu taktiği müşterileri bekletmeniz gerektiğinde kullanabilirsiniz.
10. Kediniz evden kaçtıysa veya kaybolduysa evi kolaylıkla bulabilmesi için tuvaletini bahçeye koyun.

Kediniz evden kaçtıysa veya kaybolduysa evi kolaylıkla bulabilmesi için tuvaletini bahçeye koyun.
Kendi idrarının/dışkısının kokusunu yüzlerce metre öteden bile alabilecek koklama kapasitesine sahip olduğundan evi bulması kolaylaşacaktır.
11. Biriyle ilk tanıştığınızda gözlerinin rengine özel olarak dikkat edin.

Biriyle ilk tanıştığınızda gözlerinin rengine özel olarak dikkat edin.
Bunu yaparken kurduğunuz yoğun göz teması, karşınızdaki kişinin sizle daha güçlü bir bağ kurmasını sağlayacaktır. Tabii bunu yaparken psikopat gibi bakmamayı denemeniz faydanıza olabilir.
12. Aşmanız gereken önemli bir göreviniz veya işiniz varsa, küçük küçük parçalara bölerek tamamlamaya çalışın.

Aşmanız gereken önemli bir göreviniz veya işiniz varsa, küçük küçük parçalara bölerek tamamlamaya çalışın.
Hallettiğiniz her küçük bölümün ardından psikolojik olarak kendinizi daha verimli hale gelmiş olarak bulacaksınız.
13. Yeni bir dil öğrenirken ilk iş olarak o dilde en sık kullanılan 100 kelime listesine göz atın ve onlarla başlayın.

Yeni bir dil öğrenirken ilk iş olarak o dilde en sık kullanılan 100 kelime listesine göz atın ve onlarla başlayın.
Günlük konuşmanın çoğu bu kelimelerle yapıldığından işinize hayli yarayacaktır. Bunun dışında şu cümleleri çevirerek cümle yapısını da öğrenmenizi hızlandırabilirsiniz.

Elma kırmızıdır.
Elma Eray'ın.
Eray'a elmayı ben verdim.
Eray'a elmayı biz verdik.
Eray'a elmayı o verdi

Kaynak: https://onedio.com/haber/...t-tuyosu-763248
4 beğeni · 2 yorum · Sohbet ·
AwardWestHam (@trax)
Sigarayla ilgili bölümü biraz değiştirip günlük hayatta bolca kullanacağım :D - 2 sa
Efnan (@merdumgiriz)
Çok güzel bir paylaşım olmuş.Yalnız bir şey soracağım: "Çok mutluyum kesin kötü bir şey olacak"hissini nasıl yenebilirim?Döveyim mi? - 1 sa

Damla Kayabeyoğ.

@dkayabeyoglu

Şu an okuduğum kitap
#zülfülivaneli #huzursuzluk
32 beğeni · 8 yorum · Anın Fotosu ·
deriN (@derya-derin)
Bu kitabı 1,5 saate okudum çok akıcı ve evet güzel.. - 21 sa
ibrahim uzun (@ibrahim-uzun)
kitabı okuduktan sonra kendinizi boşlukta hissederseniz kitabın hakkını vermiş olursunuz. Harika ötesi bir kitap kesinlikle okunması gereken bir kitap - 19 sa
Damla Kayabeyoğlu (@dkayabeyoglu)
uzun uzun sayfalarca anlatmamış Zülfü Livaneli kısa yazmış net yazmış ama okurunu uzun uzun düşüncelere salmış uzunca unutulmamasını sağlamış.Farklı konusu anlatımıyla muhakkak okunmalı. - 1 sa

aLoNeAngeL

@cansel257

Türkiye Dikkat Çeken Kitaplar
EN ÇOK FIKRALAR VE AŞK KİTAPLARI OKUNUYOR

DESAM raporunda atıfta bulunulan UNESCO (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu) dünyadaki okuma alışkanlıkları raporuna göre Türkiye, kitap okuma oranında dünya ülkeleri arasında 86'ncı sırada; Gambiya, Fildişi Cumhuriyeti gibi Afrika ülkeleriyle birlikte yer alıyor.

Türkiye'de kitap okuyan on binde bir kişinin okuduğu kitaplara baktığımızda yani en çok okunan kitaplar ise genelde; Fıkra kitapları, Namaz hocası ve Dua kitapları ile aşk kitapları başı çekiyor.

AYDA 213 TL CEP TELEFONUNA YILDA 6.5 TL KİTABA AYIRIYORUZ

Ayda cep telefonu ve iletişim masraflarına 213 TL ayıran 4 kişilik bir Türk ailesi kitaba ise ayda değil yılda sadece 6.5 TL ayırıyor. Türkiye’de internet kafeler ve cep telefonu satış ofisleri ve bayilerinin sayısı çığ gibi artarken kütüphaneler sinek avlıyor.

1 MİLYON KÜTÜPHANE ABONESİNE KARŞIN 71 MİLYON CEP TELEFONU ABONESİ

Türkiye’de çoğu AB standardını taşımamakla birlikte bin 118 kütüphaneye çoğu ders çalışmaya giden öğrenciler olmak üzere yılda 18 milyon kişi giriş yaparken, 16 bin kütüphanesi bulunan ABD’de kütüphanelere yılda 1 milyar 400 milyon giriş yapılıyor. Bin 118 kütüphaneye karşın Türkiye’de 600 bini aşkın kahvehane bulunuyor.

Türkiye’de 1 milyon 25 bin kütüphane üye sayısı bulunuyorken 71 milyonun üzerinde cep telefonu abonesi var.

KİŞİ BAŞINA BİN 399 SİGARAYA KARŞIN 7 KİTAP DÜŞÜYOR

Yapılan bir araştırmada gençler en önemli ihtiyaçlarının akıllı cep telefonu olduğunu dile getirirken BM İnsani gelişmişlik raporuna göre Türkiye’de kitap 235. sırada yer alan bir ihtiyaç malzemesi. Türkiye’de yılda kişi başına sigara tüketimi bin 399 iken kişi başına 7 kitap düşüyor.

Yapılan bir araştırmada deneklerin beşte üçünün son okuduğu kitabın adını hatırlayamazken futbolcu ve şarkıcıların künyelerini, sevgililerini bile ezbere saydığı görüldü.
7 beğeni · 2 yorum · Biliyor musun? ·
Hakan (@hakani)
"AYDA 213 TL CEP TELEFONUNA YILDA 6.5 TL KİTABA AYIRIYORUZ" istatistiğe bak beee. - 1 sa

Koray Cem

@koraycem

İslamiyet'te kediler temizlik ile simgelenmiştir ve saygın bir yer edinmişlerdir
İslam'da özel bir hayvan: Kedi

İslamiyet'te kediler "temizlik" ile simgelenmiştir ve saygın bir yer edinmişlerdir. Hz. Muhammed'in bir kedi dostu olması Müslümanlar için bir övünç kaynağıdır. İşte kedilerin Müslümanlar'ın hayatındaki yerine dair bilgiler.

Kedi beslemek sünnettir. Hz. Muhammed, Uhud seferinde, ordunun önüne yavrularını emziren bir kedi çıkınca, kedinin başına ezilmemesi için bir nöbetçi dikip koca bir orduyu o kedinin etrafından dolaştırmış. Ve seferden döndüğünde o nöbetçiden kediyi istemiş ve sahiplenerek adını Müezza koymuş. Siyah beyaz bir Habeş kedisiymiş Müezza. Ağzının içinde üst damağında lekeleri varmış. Bu sık rastlanmayan damağında leke olan kedilerin Müezza'nın soyundan geldiği kabul edilir. Müezza, muhtemelen bir sokak kedisiydi ve Mekke'nin sıcak kavurucu çöl sokaklarından Hz. Muhammed'in ilgisi ile kurtulmuştu.

Hz. Muhammed, kedisi Müezza'yı o kadar çok severmiş ki, Müezza bir gün sedirde oturan Hz. Muhammed'in giysisinin ucunda uyuya kalmış. Her kedi dostu gibi uyuyan bu güzelliğe kıyamayan Hz. Muhammed, Müezza'yı uyandırmaktansa giysisinin ucunu usulca keserek kalkmayı tercih etmiş. Hz. Muhammed, kedisi Müezza içtikten sonra kapta kalan su ile abdest alacakken Sahabe-i Kiram Ebu Nuaym "Ya Resul o sudan kedi içti" deyince, Resulullah "Onlar en temiz ağıza sahiptirler" buyurmuş ve abdest almıştır (Hadisi Nakleden Peygamberimizin eşi Hz. Aişe).

Daha sonra da sahabeden Kâb kızı Kebşe isimli bir hanım şöyle anlatıyor:

Eshab-ı kiramdan kayınpederim Ebu Katade'nin abdest alması için bir kaba su koymuştum. Kedi gelip bu kaptan su içiverince Ebu Katâde biraz daha su içmesi için, kabı kedinin önüne uzattı. Benim kendisine hayretle baktığımı görünce, "Niye hayret ettin ey kardeşimin kızı, Resulullah efendimiz, "Kedi pis değildir, etrafınızda (evinizde) serbest dolaşsın buyurdu. Kendisi de abdest almıştı, ben de sünnet eylemekteyim" dedi (Nakleden: İmam Malik, Muvatta, Taharet [2.13]-Diğer Kaynaklar: Ebu Davud, Taharet, 1/38; Tirmizî, Taharet, 1/69; Nesaî, Taharet, 1/54; İbn Mace.Taharet, 1/32, Ayrıca bkz. Şeybanî, 90).

Ebu Bekir Vasiti hazretleri anlatır:

Bir gece Peygamber efendimizi rüyamda gördüm. Bir senedir, o kadar çok sıkıntının tesirinde kaldığımı, çok zayıflayıp ayakta namaz kılamaz hâle geldiğimi arz ettim. Evimizdeki kedi yavrulamıştı. Ben bu sıkıntı içinde düşünürken, bir köpeğin kedi yavrularından birisini yakalamaya çalıştığını gördüm. Bastonumu vurunca, kaçtı. Kedinin annesi gelip yavrusunu alıp gitti. Ondan sonra iyileştim; namazlarımı ayakta kılmaya başladım. O gece rüyamda yine Peygamber efendimizi gördüm. "İyi olmanın sebebi, bir kedinin senin için teşekkür etmesidir" buyurdu.

Abdurrahman bin Sahr adlı bir sahabe (Ebu Hureyre) sokakta kalmış kedileri götürür onları yedirir severmiş. Resûl-ü Ekrem Hz. Muhammed'in bundan haberi yokmuş.

Sahabelerden biri bir gün Hz. Muhammed'e söylemiş:

"Pis kedileri toplayıp kulübesinde bakıyor!" demiş. Hz. Muhammed o anda bir şey söylememiş. Hz. Muhammed Ebu Hureyre'yi daha sonra sokakta görmüş, bu zât bir kedi yavrusu bulmuş. Hz. Muhammed'e sahabenin söylediğini kendisi de bildiği için Resûl-ü Ekrem Peygamberimiz bir şey söyler diye, kediyi hemen hırkasının içine saklamış. Resûllah Hz. Muhammed kendisine, hırkanın altında ne sakladın demiş. Hırkayı açmış küçük bir kedi yavrusu. Hz. Muhammed yavruyu sevmiş, okşamış, ve o zâta: "Ebu Hureyre utanma, öğün. Sen kedi babasısın" demiş.

O günden sonra Abdurrahman bin Sahr'a artık Peygamber Efendimiz (s.a.v)'in hitap ettiği gibi "Ebu Hureyre (Kedi babası)" hitap edilir . (Buhari: 5, 811).

Bir gün bir sohbet esnasında Resûlullah efendimiz yanındakilere:

"Hubbül hırratı minel iman" Türkçesi:"Kediyi sevmek imandandır" buyurmuş. "Niçin?" diye sormuşlar. "Ebu Hureyre bilir" demiş başka bir şey söylememiştir.

Kendisi de bir kedi dostu olan ve Peygamberimizin hadislerini aktaran Ebu Hureyre, Hz. Muhammed'in kedilerin ticari alım satımını yasaklattığını söyler. Hatta Ebu Hureyre'nin aktardığı hadislerde "kedisini kapatıp aç bırakan bir kadının cehennemde çektiği cezadan" bahsedilir. Mesaj oldukça açıktır. Kedilere iyi muamele şarttır. Bu hadislerden dolayı çocukluğumuzda kedilerin canını acıtanlar için hep aynı şey söylenir dururdu. "Bir kediyi öldürürsen yedi cami yaptırman gerekir". İslamiyet'teki bu gizli kedi sevgisi sebebi ile İslam ülkelerinin sokakları kedilerle doludur. Ebu Hureyre kısa sürede İslam aleminin en önemli ve en güvenilir sahabelerinden birisi oldu. Peygamberimiz Hz. Muhammed kendisini çok seviyordu ve yanından ayırmıyordu. Hazret-i Ebu Hüreyre, Peygamber efendimizin hep huzurunda ve yanında bulunduğu için, pek çok hadis-i şerif işitip rivayet etmiştir. Gece gündüz Peygamber efendimizin yanından ayrılmaz, ondan duyduğu hadisleri öğrenmeye çalışırdı.

Savaşta ve barışta Resulullah efendimizin yanından ayrılmazdı. Hafızası çok kuvvetli olduğundan, çok hadis-i şerif ezberlemişti. Eshab-ı kiramdan ve tabiinden 800'den fazla kimsenin, kendisinden hadis öğrendiği, Buhari'de yazılıdır. "Bilerek bana yalan isnat eden, Cehennemdeki yerine hazırlansın" hadisinin ravisidir. Yani bu hadisin Hz. Muhammed'e ait olduğunu ilk söyleyen kişidir. Hadis rivayet etmek istediğinde, bu hadisi zikrederdi. Sahabiler onun hadis rivayetindeki üstünlüğünü kabul edip, ondan hadis naklettiler. (Nakleden: Hakim Nişaburi, III, 513). Ebu Hüreyre, sahabe ve muhaddislerce son derece güvenilir, yüce bir zattır. (Nakleden: Buhari). O, benden daha hayırlı ve naklettiğini daha iyi bilendir. (Abdullah İbni Ömer). O, bizim işitmediğimiz bir çok hadisi işitmiştir. (Nakleden: Hazret-i Talha) (Nakleden: H. Nişaburi, III, 511). İmam-ı Şafii gibi büyük âlimler, "Ebu Hüreyre, kendi dönemindeki hadis ravileri içinde, hafızası en sağlam olanıdır" buyurdu. (Nakleden: İbni Hacer, el-İsabe fi Temyizis-Sahabe, IV, 205). Buhâri'nin söylediği gibi Ebû Hureyre'den sekizyüz âlim hadis rivâyet etmiştir. O, sahâbe ve muhaddisler nazarında son derece güvenilir yüce bir şahsiyettir. İbn Ömer şöyle demiştir: "Ebu Hureyre benden daha hayırlı ve naklettiğini daha iyi bilendir." Cennet'le müjdelenenlerden biri olan Talha bin Ubeydullah da: "Şüphe yok ki Ebû Hureyre Hz. Peygamber'den bizim işitmediğimiz hadisleri işitmiştir" demiştir (Hâkim El Nişâbûrî, III, 511, 512).

Bir gün namaz kılarken bir yılan Hz. Muhammed'e arkasından yaklaşmış ve Hz. Muhammed'i sokmaya kalkışmış. İşte tam o sıra oralardan geçen bir adam Hz. Muhammed'in zor anına yetişip kedisini yılanın üzerine salmış. Ve bilindiği üzere yılanın amansız düşmanı olan kedi, yılanı boğmuş. Yılanın zehirli ısırığından kedi sayesinde kurtulan Hz. Muhammed kedinin sırtını okşamış. O günden beridir de kediler sırt üstü yere düşmezlermiş. Bediüzzaman Said-i Nursi gibi bazı alimler kedilerin çıkardığı mırmırların "Ya (Er) Rahim, Ya (Er) Rahim" şeklinde bir dua olduğunu, kedilerin bu şekilde şükredip, zikrettiklerini söylemektedirler. Said-i Nursi'nin kendi kedileri de vardı ve hayatının her döneminde kedileri çok sever ve beslerdi. Dünyaya gelen canlı mitolojisinde Hz. Adem ile başlayan insan sürecinden sonra yaratılan ilk canlılar yılan ve kedidir. Ve ilginçtir ki, hemen her dinde, yılan kötülüğü kedi iyiliği temsil etmiştir. Bugün dahi yılanın en korktuğu canlı kedidir. Öyle ki, kedinin kokusunu aldığı yere yılan giremez. Evde kedi beslenebilir. Dini açıdan sakıncası yoktur. Nitekim Hz. Peygamberin, çoğu sahabe-i kiramın ve çoğu evliya zatların evlerinde kedileri vardı. Örneğin Mevlana'nın velilerinden biri olan Pir Esad Sultan ya da yaygın lakabıyla "Pisili Sultan" da kedileri çok severdi. Tıpkı Hazreti Muhammed ile ilgili hadisleri bizlere aktaran Kedi Babası lakaplı Ebu Hureyre gibi. Öyle ki kedisi ölümünden sonra sandukasının hemen sol tarafına ayak ucuna gömülmüştü. Kim bilir Pisili Sultan'ın ayak ucunda yatan bu kedicik, Mevlana'nın Mesnevi'sini süsleyen o muhteşem şiirleri sultanının eteğinde doğrudan Mevlana'dan dinlemişti.

Hadis-i Şerifler:

"Bir kadın, bir kediyi kapalı bir yere hapsetti. Kediye yiyecek, içecek vermedi. Dışarıda bir şey bulup yemesi için serbest de bırakmadı. Kedi öldü ve kadın da bu yüzden Cehenneme müstahak oldu." (Hadisi nakleden: Buhari [3.553]; Müslim).

"Yeryüzündeki mahlûklara acımayana, göktekiler acımaz." (Hadisi nakleden: Taberani)

"Merhameti olmayana merhamet edilmez." (Hadisi nakleden: Buhari)

"Eshab-ı kiram dediler ki: Ya Resulallah, hayvanlara iyilikte de, sevap var mıdır? Peygamber efendimiz, "Her canlı hayvana yapılan iyilikte sevap vardır" buyurdu." (Hadisi nakleden: Buhari)

Sahabeden bir zat anlatır:

Resulullahın, kedi su içtikten sonra kalanıyla abdest aldığı da olmuştur. (Hadisi nakleden: Ebu Nuaym)

Hazret-i Ebu Hureyre anlatır:

"Bir gün elbisemin içinde küçük bir kedi taşıyordum. Resulullah efendimiz beni görünce, 'Nedir bu?' diye buyurdu. Ben de; 'Kedicik!' dedim. Bunun üzerine Resulullah, "Ey Ebu Hureyre" buyurdu. Yani kediyi seven, onlara ana babalık eden kimse buyurdu."

Bir gün Ahmed Rıfâi hazretlerinin paltosunun eteğinde, kedisi gelip uyudu. Namaz vakti geldi, kediyi uyandırmaya kıyamadı. Bir süre onu şefkatle seyretti. Uyanmayacağını anlayınca Hz. Muhammed'in yaptığı gibi kedinin yattığı yeri kesip namaza gitti. Geldiğinde kedi uyanıp oradan gitmişti. Kesik parçayı paltosuna dikti.

Ebu Bekir Vasiti hazretleri anlatır:

Bir gün giderken başımın üzerinde bir kuş uçmaya başladı. Dalgınlıkla kuşu yakaladım. O elimde iken, başka bir kuş daha uçuyordu. Elimdeki kuşun annesi sanarak kuşu elimden bıraktığım anda, kuş öldü. Buna çok üzüldüm. O günden sonra bende bir sıkıntı başladı ve bir sene geçmedi. Bir gece Peygamber efendimizi rüyamda gördüm. Bir senedir, o kadar çok sıkıntının tesirinde kaldığımı, çok zayıflayıp ayakta namaz kılamaz hâle geldiğimi arz ettim. O zaman; "Bunun sebebi, o kuşun, senden şikâyetçi olmasıdır" buyurdu. Evimizdeki kedi yavrulamıştı. Ben bu sıkıntı içinde düşünürken, bir köpeğin kedi yavrularından birisini yakalamaya çalıştığını gördüm. Bastonumu yere vurunca, kaçtı. Kedinin annesi gelip yavrusunu alıp gitti. Ondan sonra iyileştim. Namazlarımı ayakta kılmaya başladım. O gece rüyamda yine Peygamber efendimizi gördüm. "İyi olmanın sebebi, bir kedinin senin için teşekkür etmesidir" buyurdu.

Hiçbir hayvana eziyet, işkence etmek, suda boğarak veya ateşte yakarak öldürmek caiz değildir. Hayvana işkence etmek, gayrimüslim vatandaşa işkence etmekten daha büyük günahtır. Gayrimüslim vatandaşa eziyet etmek de Müslüman'a eziyet etmekten daha büyük günahtır (Söyleyen: Dürr-ül Muhtar). Maksatsız olarak bir hayvanı öldürmek caiz değildir. Ahirette "Onu niçin öldürdün?" diye sorguya çekilecektir. Hayvanları birbiriyle dövüştürmek de caiz değildir. Hayvanların hakkına riayet etmeli, onlara acımalıdır. Hadis-i şerifte, 'Merhamet et ki, merhamet olunasın! buyuruldu.' (Söyleyen: Şir'a).

Peygamberimizin eşi Hz. Aişe (r.a.) diyor ki:

"Benle Resûlüllah (a.s.) Efendimiz, daha önce kedinin ağzını dokundurup su içtiği bir kaptan su alıp guslettik."

Urve bin Zübeyr, Hz. Aişe (r.a.)'dan aldığı rivayete göre şöyle demiştir:

"Resûlüllah (a.s.) Efendimiz'in yanından kedi geçerken su kabını ona iyice meylettirir, kedi su içtikten sonra Efendimiz arta kalanı ile abdest alırdı."

Enes bin Malik (r.a.)'den yapılan rivayete göre, şöyle demiştir:

Resûlüllah (a.s.) Efendimiz Medine'de Bathan denilen yere çıktı ve "Ya Enes! Benim için abdest suyu doldur" buyurdu. Ben de suyu doldurup hazırladım. Resûlüllah (a.s.) tabii ihtiyacını giderdikten sonra su kabına doğru gelirken bir kedi o kaptan su içmeye başlamıştı. Bunun üzerine Resûlüllah (a.s.), o su içinceye kadar durup bekledi. Sonra ben bunun (hükmünü) sorduğumda buyurdu ki:

"Ya Enes! Doğrusu kedi de ev eşyasından biridir, bir şeyi kirletmez ve murdar da yapmaz..." (Hadisi Hakim el-Nişaburi, Müstedrek'te rivayet ettikten sonra, iki Şeyh'in (Buharî ve Müslim'in) şartlarına göre, sahihtir, demiştir. Aynı hadîsi az değişik bir ibareyle Darekutnî de rivayet etmiştir).

Peygamberimizin eşi Hz. Aişe (r.a.) tarafından yapılan rivayete göre Hz. Muhammed şöyle demiştir:

Resûlüllah (a.s.) Efendimiz: "Şüphesiz ki kedi necis (pis) değildir, o da ev halkından bazısı gibidir" buyurdu.

İmam Şafii'ye göre, kedi su içtikten sonra arta kalanı temizdir.

İmam Mâlik'e göre, kedinin artığı temizdir.

İmam Ahmed bin Hanbel'e göre, kedinin artığı temizdir, onunla abdest almak mekruh değildir.

Ebu Davud'a göre de kedi necis (pis) değildir.

Hadîslerin ve İslam alimlerinin açık delâletinden şu hükümler anlaşılıyor:

1- Kedi necis (pis) değildir.

2- Artığı da necis (pis) olmaz, o bakımdan arta kalan su ile abdest alınır.

3- Kedinin su ve gıda ihtiyacını karşılamak ve bu hususta kolaylık sağlamak sünnettir.
14 beğeni · 18 yorum · Biliyor musun? ·
[silindi]
Burcu (@burcu-kokyar)
Bir kedim bile yok - 24.03.17
Misafir
Iyi de aga benim aklıma bişey takıldı. Şimdi Ebû Hureyre (r.a) yaşasaydi ebahureyre@gmail.com adresinden facebook yada ınstagram adresi alıp kedi resmini paylaşır mıydı ? - 24.03.17

Film İzle

@filmizle

King Kong efsanesi bambaşka bir hikayeyle yeniden beyazperdede: Kong: Kafatası Adası
2017’nin merakla beklenen filmlerinden biri olan Kong: Kafatası Adası / Kong: Skull Island 10 Mart 2017’de vizyona girdi.

Merian C. Cooper’ın ünlü King Kong eseri en son 2005 yılında Peter Jackson tarafından sinemaya uyarlanmıştı. Büyük bir bütçe ile çekilen film iyi bir gişe başarısı yakalamıştı. 2017’de vizyona giren ve yılın en iyi aksiyon filmlerinden biri olma potansiyeline sahip olan yeni uyarlamanın yönetmenliğini ise Jordan Vogt-Roberts yapıyor.

Kong: Kafatası Adası Filminin Konusu


1933 yılından bu yana ABD ve Japon yapımı olmak üzere toplam 7 farklı King Kong filmi çekildi. Kong: Skull Island filminin konusu ise bu filmlerden biraz daha farklı. Önceki filmlerin çoğu 1930’lu yılların başlarında geçerken yeni uyarlama 1970’lerde Vietnam Savaşı sonrasında geçiyor. Savaş sonrası, daha önce hiçbir insanın ayak basmadığı düşünülen bir adayı keşfetmek üzere bir hükümet görevlisi, bir fotoğrafçı ve bir biyolog eşliğinde bir grup asker görevlendirilir. Savaş sonrası yeni bir yer keşfetmenin heyecanı içinde olan grup hiç beklemedikleri bir atmosferle karşılaşırlar. Kong da dahil olmak üzere eski çağlardan kalan efsanevi yaratıklara karşılaşırlar ve kendilerini büyük bir yaşam mücadelesinin ortasında bulurlar.

(Spoiler başlıyor) Kong: Kafatası Adası’nın, 1933 ve 2005 yapımlarından en büyük farkı, yeni filmde Kong’un bir kadına aşık olmaması. Savaş karşıtı bir fotoğrafçı olan kadın karakter Mason Weaver ile Kong arasında neredeyse hiçbir duygusal bağ kurulmuyor. Bu nedenle önceki filmlerde korkunç görüntüsünün altında kocaman bir kalbi olan ve içimizde acıma duygusu yaratan King Kong’u bu sefer bambaşka bir karakter olarak, bir nevi adanın koruyucusu olarak görüyoruz. (Spoiler bitti)
Devam edelim...

http://www.resimag.com/c5ef2afc.jpeg

Kong: Kafatası Adası Hakkında İlginç Bilgiler


1. ABD uyarlamaları arasındaki en büyük King Kong'u izleyeceğiz.
Film, hem ABD hem de Japon yapımı olmak üzere birçok defa sinemaya uyarlandı. Sadece Amerika uyarlamalarını göz önünde bulundurduğumuzda, en büyük King Kong’un 2017 uyarlamasında olduğunu söyleyebiliriz. Ancak Japon uyarlamasındaki King Kong’un bundan bile büyük olduğunun notunu buraya düşelim.

2. Film, önceki uyarlamalardan farklı bir dönemde geçiyor.
Önceki filmlerin aksine, Kong: Kafatası Adası, 1930’larda değil, 1971 yılında geçiyor.

3. Apocalypse Now filmine göndermeler var.
Filmin IMAX posteri, Vietnam Savaşı sırasında geçen bir diğer film olan Apocalypse Now filminin afişine çok benziyor.

4. Karanlığın Yüreği kitabına da gönderme yapıyor.
Filmde Joseph Conrad’ın Karanlığın Yüreği adlı macera türündeki öykü kitabına göndermeler olduğu söyleniyor. (Çözdüğüm zaman paylaşıma ek yapacağım. Fikri olan varsa paylaşırsanız sevinirim.)

5. Oyunculuk konusunda iddialı.
Filmde Oscar ödüllü Brie Larson ile Oscar'a aday gösterilmiş olan Samuel L. Jackson ve John C. Reilly rol alıyor. Kong'un hareketlerine ise Terry Notary yön veriyor. Terry Notary aynı zamanda Temmuz 2017'de vizyona girecek olan War for the Planet of the Apes filmindeki maymunu da canlandırıyor.

Filmin gösterimde olduğu sinemalar için vizyondaki filmler bölümüne bakabilirsiniz.

İyi seyirler.

9 beğeni · 2 yorum · Sinema TV ·
Gülcan (@gulcan32)
Vakit olursa izleriz. ^_^ - 13.03.17
erdal akca (@razumuhin)
Coppola Apocalypse Now filminde Marlon Brando nun canlandırdığı karakterin Karanlığın Yüreği 'ndeki ana karakterden uyarlandığını belirtir.Katkısı olurmu bilmem ama eklemek istedim - 13.03.17

Film İzle

@filmizle

Deadpool 2'nin Tanıtım Fragmanı Yayınlandı
Süper kahraman filmlerine sıra dışı bir yaklaşım getiren Deadpool'un 2018'de vizyona girecek olan devam filmi Deadpool 2'den kısa ve eğlenceli bir tanıtım fragmanı yayınlandı.

Marvel Comics'in ünlü çizgiroman karakterlerinden biri olan Deadpool'un sinemaya uyarlanma hikayesinden daha önce Marvel'in sevilen karakteri Deadpool'un sinema kariyeri başlıklı yazımda bahsetmiştim. Film, henüz vizyona girmeden önce, yayınlanan fragmanları ve eğlenceli afişleriyle birçok sinema severin dikkatini çekmiş ve merakla beklenmeye başlamıştı. Vizyona girdikten sonra ise, izlenme rekorları kırmasına ve büyük bir kesim tarafından beğenilmesine rağmen eleştirmenlerin azımsanmayacak bir kısmı tarafından sert eleştirilere de maruz kalmıştı. Ancak eleştiriler ne yapımcıların ne de Ryan Reynolds'ın hızını kesmeye yetmiş ve ilk filmin üzerinden çok geçmeden ikincisi için çekim hazırlıklarına başlanmıştı.

Deadpool 2'nin yönetmenliğini bu defa Tim Miller yerine, David Leitch yapıyor. Henüz vizyon tarihi netleşmemiş olsa da önümüzdeki yıl bu zamanlarda gösterime girmesi bekleniyor.
Şu an gösterimi devam eden filmler için vizyondaki filmler sayfasını takip edebilirsiniz.

İşte Deadpool 2'nin No Good Deed başlıklı eğlenceli tanıtım fragmanı:

6 beğeni · 2 yorum · Sinema TV ·
Misliyna (@misliyna)
Telefon kulübesinden çıkıp koştuğu anda araba çarpmasını bekledim.. :) ama maalesef hayal güçleri benim ki kadar gelişmemiş... :) - 06.03.17
Koray Cem (@koraycem)
Superman'e özenirsen olacağı budur :))) O içinde taşıyor ama sen soyunmak zorundasın giyinmek için :))) - 06.03.17