ara
Evet! Olman gereken yerdesin!
Sen de neokur ailesine katıl, yeni arkadaşlar edin.

Aytaç Güç

@aytacguc

Bi asosyalin kaleminden
Bi asosyalin kaleminden
Aynaya bakıp duruyorsunuz. Caddelerde yürürken camdaki yansımanıza bakıp kontrol ediyorsunuz duruşunuzu.

Hatta geceleri gölgenizin kötü göründüğünü bile düşündüğünüz zamanlar oluyor. Bazen arkadaşlarınızdan sendeki zeka,tip,boy vs bende olsa... diye başlayan cümleler duyuyor, sesinizi çıkartmıyorsunuz. İçten içe gülüp geçiyorsunuz bunlara. Sonra pek de kaliteli olmayan bi kız görüyorsunuz, en azından sizin seviyenizin altında olan. Aşık oluyorsunuz ona çünkü onun üstündekilerle zaten aynı ligde olmadığınızı düşünüyorsunuz. Ama ona bile açılamıyorsunuz..

Eve gelince ailenizle iyi geçinmeye çalışıyorsunuz. Espriler yapıp güldürüyorsunuz onları. Hayat dolu olduğunuzu göstermeye, onları üzmemeye çalışıyorsunuz. Kapıyı kapatıp dışarı çıktığınızda başınızı eğiyorsunuz. Suratınız asılıyor. Sonra dik durmalıyım diyip düzeliyorsunuz. Amaçsızca yürüyorsunuz. Genelde bi markete gidip abuk subuk şeylerle eve dönüyorsunuz çünkü gidecek yeriniz yok.

Bazen 3-4 yıl aynı ortamda bulunduktan sonra samimiyet kurduğun insanlar oluyor. Özellikle aralarında kızlar varsa keşke seni daha önceden tanısaydım diyorlar. Onların sıkıntılarıyla ilgileniyor, yardım ediyorsunuz. Sonra birisi çıkıp gün sonunda iyi ki varsın diyor. Sen tav oluyorsun bu söze. Aslında çaktırmasan da diğer kızlara da potansiyel sevgili olarak bakıyorsun. İyi ki varsın diyen kızı seçiyorsun. Ayrı bi özen gösteriyorsun ona. Bazen yarım yamalak açılıyorsun salağa yatıyorlar. Sonra bigün tam olarak açılınca arkadaşım olarak görüyorum, öyle kal diyorlar. Çünkü kendine hayrı olmayan sen, onu mutlu edemezsin. Sadece bir eşya gibisin onun için, değerli, ama bir eşya.



Çocukluğunuzu özlüyorsunuz deli gibi. O hiçbirşeyin farkında olmadığınız zamanları. 90lar çocuğuysanız taso resmi görünce çıldırıyorsunuz. Ağlıyorsunuz bazen. Her gününüz önceki günlerde yaptığınız saçmalıkları düşünmekle geçiyor. Keşke şunu yapsaydım, bunu yapsaydım diyorsunuz. Uygulama dersinde elleriniz titrerken arkadan gizli gizli gülen kızları hatırlayınca acı çekiyorsunuz.

Ezilmeye, umursanmamaya o kadar alışmışsınız ki internette biyerlere yazı yazarken bile umursanmayacağım diye düşünüp çekinerek yazıyorsunuz. Birileri nickinizi bile umursayınca mutlu oluyorsunuz. Yeter ki fark etsinler diyorsunuz, iyi ya da kötü hakkımda bişey hissetsinler. Nefret edebilirler, kötü söz söyleyebilirler ama görmezden gelmesinler diyorsunuz.

Uyandığınızda yataktan çıkmak istemiyorsunuz. Çünkü yapacak bir işiniz yok. Ya da var ama yapmak istemiyorsunuz. Gitmek yerine günü evde geçirmeye karar veriyorsunuz. Saçma sapan bi kahvaltıdan sonra evde mal mal dolaşmaya başlıyorsunuz. Sonra her zamanki gibi pc başına geçip amaçsızca takılmaya başlıyorsunuz. Kendinizi geliştirmek adına bişeylere rastlayıp okuyorsunuz bazen. Kendinizi nasıl geliştirebilir, nasıl sosyal olunur, insanlarla nasıl iletişim kurulur okuyorsunuz günlerce. Sonra dışarı çıktığınızda hiçbir şeyin değişmemiş olduğunu görüyorsunuz. Tek yapabildiğiniz yanlarında geçip gitmek. Yüzlerine bakamıyorsunuz çoğu kez.

Yalnızken düşünüyorsunuz, diyorsunuz ben bunlardan daha iyiyim her türlü. Yarın gidip ortamın en kralını yapacam. Yatmadan önce dinlediğiniz müzikler de etkili bunda. Gaza getiriyorlar sizi. Sabah olunca az da olsa kalmış oluyor dünkü enerjiden, dışarı çıkıp insanlara gülümsüyorsunuz. Yarım saat sonra herşey bitiyor. Aynı tas aynı hamam. Gittiğiniz ortamda bunalıyorsunuz. Erkenden çıkıp eve dönüyorsunuz. Çünkü sen geceki sen değilsin, ya da geceki seni tanımıyorsun. Aslında geceki sen hiçbir şey değildi, sadece senin biraz gaza gelmiş halin.

İnternette çok araştırma yaptın. Bu durumdan kurtulmak için. Çok umutlu değildin aslında, sadece umutlu görünmeye çalıştın. Tonla yazı okudun, değeri olan ya da olmayan. Ama bişeyi değiştiremedin. Neden mi? Çünkü orada söylenleri uygularken yapmacık hissettin kendini. Hoşuna gitmedi yani sahte sosyallik.

Dost görünen insanlar vardı, sahte olduklarını biliyordun aslında. Senin üzerinizden espriler yapıp küçük düşürürlerdi ortamda. Sonra da sarılırlardı şaka maka ayağına, orospu çocukları.

Sizden ağır şeyler istediler. Sizin işinize gelmedi ama hayır diyemediniz. Mağazaya gittiniz, eleman bi ürün önerdi size. Biraz ısrar edince beğenmemiş bile olsanız aldınız o şeyi. Bazen hayır diyememe özelliğinizi farkedip yenmeye çalıştınız bunu. Bu sefer mantıksız bi şekilde hayır demeye başladınız herşeye.

İşler iyice kötüye sardı.

Asansöre bindiniz. Çıktığınızda terlediğinizi hissettiniz. Çünkü içeride birileri vardı, hatta bazıları kızdı. Siz hep yere ve tavana baktınız. Arada aynaya göz atıp dış görünüşünüzü kontrol ettiniz. Saçlarınızı düzeltmeye çalıştınız çaktırmadan. Asansör durunca dışarı attınız kendinizi direk. Belki bekleyen birilerine çarptınız.

Çocukluğunuzu düşündüğünüzde, kendinizi gözünüzde canlandırdığınızda ya sessiz bi şekilde bir köşesinde ağlıyor ya da öylece durup size çirkin, beceriksiz, işe yaramaz olduğunuzu söyleyip duruyor değil mi. Aslında bu anormal bi durum değil, sizin gerçek çocukluğunuz bu.

Kendinize yalan söylemeyi bırakın, çocukken çok fazla ağladınız. Ama sizinki diğerleri gibi diziniz kanadığı için değildi, hatta bazılarınız dizi kanayınca ağlamadı bile. Sizin derdiniz farklıydı.

Bazen eros öyle oklar attıki size, kalbinizin tam ortasına geldi. Aşık oldunuz. Hemde delicesine. Aklınızda hep o vardı. Akşam yattınız o, sabah kalktınız o. Onu sürekli uzaktan izlemeye başladınız. Her akşam şu sözü tekrarladınız kendinize "bu kadarı yeter yarın gidip her şeyi anlatacağım." Ama ertesi gün yine yapamadınız. Günleriniz, haftalarınız ve hatta da aylarınız böyle geçti. Kızı en sonunda başkası kaptı. Bunu öğrenince başınızdan kaynar sular dökülür oldu. Sanki o atılan ok bile canınızı bu kadar yakmamıştı. Değmişmiydi o uykusuz kaldığınız gecelere ? Ama siz yapamazdınız bunu. Çünkü o kızın gözü zaten havalı ve kendine güvenen erkeklerdeydi. Sizin gibi pısırıklarda değil.

Alışveriş yapmak sizin için zulumdür. Özellikle de kıyafet alacaksanız. Bir dükkanın vitrininden bakamazsınız. Baksanız da içeri giremezseniz. Girerseniz kendinizi mutlaka bir şey almak zorunda hissederseniz. Alışverişi bir an önce tamamlamak için beğenmediğiniz birkaç şeyi alıp çıkarsınız. "buyrun efendim, neye bakmıştınız?" "nasıl yardımcı olabilirim?" diyenlerden nefret edersiniz. Ya cevap vermezsiniz ya da suratınıza çirkin olduğunu hissettiğiniz bir ifade ekler ve kendinizin bile ne olduğunu anlamadığı bir cevap verirsiniz.

Kendinizi bildiniz bileli depresyondasınızdır. Sabahları kalkmak, giyinmek, insan içine karışmak zulüm gelir. Olur da sabah biraz şevk gelmiş ve zevkli giyinmişseniz, bütün gün daha da diken üstünde ve herkes daha fazla size bakıyor gibi hissedersiniz. İstemsiz olarak koyu giyinirsiniz, hem ruh halinizi yansıtır hem de dikkat çekmek istememişsinizdir. Şimdi gidip dolabınızı açın ve bakın. Çoğu eskimiş koyu renk kıyafetler bulacaksınız.

Bazen hayvanlara özenirsiniz. bir kedi olmak istersiniz mesela, bazen ağaçlara, çiçeklere özenirsiniz. İnsanlar ve insanlık sizin için biraz korkulası şeylerdir çünkü. Bir insan olarak yaşam sürmek sizin için eziyettir. Beyniniz hep yorgun olduğundan, hep bişeylerin hesabını yaptığından o dertsiz, çilesiz hayvanların durumu size ütopik gelmeye başlar.



Basit bi kıza selam verdiğinizde ondan hoşlandığınızı düşünecek veya yanlış anlayacak diye selam vermediniz.
lisedeyken hoca konu anlatmak için tahtaya kaldırdığında sesiniz titredi
yarınız tüm lise boyunca tek başına oturdu
bazı insanlar üzerinizden espriler yaptı, güldünüz.
Arkadaşlarınız okul sonrası sinemaya kafeye gitti
siz eve gidip bilgisayar oynadınız uyudunuz
diğerlerinin sizden salak olduğunu düşündünüz
karşınızdakinin söyleyeceklerini siz daha fazla düşündünüz bu sebeple empati özelliğiniz arttı
bazılarınız dolmuşta para üstünü eksik veren şöföre eksik olduğunu bile söylemedi

müsait bi yerde inebilirmiyim? derken zorlandı. Başka birisi ondan önce dediyse derin bi oh çekti.

İyi niyetli, saf, çekingen, ve utangaç tavrınız yüzünden herkes size bir özürlü ve manyak gibi baktı.

Halbuki siz hepsinden daha zekiydiniz.

Hatta sevdiğiniz kız bile sizi öyle görüyordu belki de. Kimbilir ?

Kızın karşısına çıktığınızda (eğer cesaret edebildiyeniz) elleriniz titredi, konuşamadınız.

Kız ise karşınızda sizin halinize alaycı bir şekilde güldü, kahkahalar attı.
41 beğeni · 36 yorum
Hayata Gülümse (@hayataagulumse)
ilk fırsatta okuyacağım :) :)
29.06.18 beğen 1 cevap
Eseflal (@eseflal)
Güzel içsel tanimlar, kalemine sağlık ?
29.06.18 beğen 1 cevap
Nefti (@nefti)
Çok çok güzel. Zihnine, kalemine sağlık :)
29.06.18 beğen 1 cevap

Merve Bayrak

@kumralela

Güzel Düşünürsen Güzel Şeyler Başına Gelir Ama Aksini Düşünürsen Daha Kötü Olur Hayatın Pozitif Düşün Pozitif Olsun
12 beğeni · 8 yorum
BUKALEMUN (@karacurin)
cinayet işlemiş ya/da tecavüze uğramış biri için de geçerli mi bu öneri?
8 sa beğen 1 cevap
عبدالله (@nfk1)
Güzel gören güzel düşünür. Güzel düşünen hayatından lezzet alır. S. NURSİ
7 sa beğen 1 cevap
mormelek (@birarkada)
Güzel şeyleri sınavlar yaklaşınca düşünemiyorum ne yazık ki
17 dk beğen cevap

Vizyondaki Filmler

beytullah aslan

@beytullahaslan

Bu trafik zenginlikten mi? Krizden mi?
Bu trafik zenginlikten mi? Krizden mi?
Nerde kriz! . Bu kadar araç ve ucu bucağı görünmeyen araç kuyrukları. Petrol fiyatları ve araç fiyatları belliyken insanları bu kadar aracı ve yakıtını nasıl karşılıyorlar.
İstanbul
şehre puan vermedi, inceleme eklemedi.
1 beğeni · 3 yorum
aleyna Eisther (@aleynaeisther)
soru nasıl soruluyor bu ne okur uygulamasini biri anlatsın bana 😂
6 dk beğen cevap
Merve Bayrak (@kumralela)
En altta ekleye bas ordan metine gir arenaya sora bas soru sor inşallah yardımcı olmuşumdur
2 dk beğen cevap

ege.yui

@kiritokaneki

Sedece arkan dan bakabiliyorum ......
9 beğeni · 18 yorum
BUKALEMUN (@karacurin)
biz de öyle :(
8 sa beğen 3 cevap
Gökçe (@kirmizitilkiyollarda)
Lise aşkları unutulmuyor geçmişe gittim geldim bak şimdi
2 sa beğen 2 cevap
RETA (@duyguuu)
@glbn 😁
1 sa beğen 1 cevap

Çok Satan Kitaplar

Merve Bayrak

@kumralela

Geride Bırakın
3 beğeni · 2 yorum
mormelek (@birarkada)
Öyle insanları hemen tanımak ne mümkün
10 dk beğen 1 cevap

Merve Bayrak

@kumralela

Müzik Ruhun Gıdasıdır🎼🎵
7 beğeni · 2 yorum
batu galatasaray (@batugalatasaray)
Müzik iyi günde de kötü gündede dosttur:)
21 sa beğen 1 cevap
mormelek (@birarkada)
Müzik hayatı renglendiren şeylerden biri buyüden her anımda yeri vardır
12 dk beğen 1 cevap

birisi işte

@ozann

ÖNCELİKLE MERHABALAR SON ZAMANLARDA EHLİYET ALAN VARMI ??
Fikirlerini paylaşabilirmi
2 beğeni · 1 yorum
busem (@busem692)
keşkeeee!!:)
13 dk beğen cevap

Mert Esin

@mertesin

Toroidh - Ragnarök
Toroidh - Ragnarök
1 beğeni · 2 yorum
İlhan yücel (@ilhanyucel)
Nefret içinde toplu bir mücadele.. Acayip bi duygu geçişi.
31 dk beğen 1 cevap
Mert Esin (@mertesin)
Küresel Nihilizm Çağında dinlerin, ideolojilerin, hatta aşkların bile bir anlamı kalmayınca sonunda hepimizin varacağı nokta o bahsettiğin nefret, kanki. Nefretin adı Faşizm olmuş, Dini Fundamentalizm olmuş, Komünizm olmuş, Kapitalizm olmuş ne fark eder. Hehhe
14 dk beğen cevap

Merve Bayrak

@kumralela

Ölüm Var Bu Dünya İmtihan Dünyası Sanıldığı Kadar Gerçek Değil
4 beğeni · 1 yorum
mormelek (@birarkada)
Dünyada zaten ölümden başkası yalan
15 dk beğen 2 cevap

busem

@busem692

her kezin böyle simetri takıntısı olsaydı ne değişirdi???
5 beğeni · 6 yorum
Merve Bayrak (@kumralela)
O bence karaktersiz olmalıydı orası
54 dk beğen cevap
Onur Efe (@uzattiellerinibirnefesyalnizliga)
İyi ki her kezin öyle takıntısı yok
52 dk beğen 2 cevap
Halil İbrahim (@halilibrahimbayrak)
Bu takıntı insan oğluna ağır gelir, bence kaldıramazdı...
42 dk beğen cevap

ege.yui

@kiritokaneki

Aşk
Ama aşkın modası geçti; şairler onu öldürdü. Aşk hakkında öyle çok şey yazdılar ki kimse onlara inanmadı, ama şaşırmıyorum buna. Gerçek aşk acı dolu ve sessizdir. Bir zamanlar hatırlıyorum da... Aman neyse. Romantizm geçmişte kaldı.
1 beğeni · 1 yorum
mormelek (@birarkada)
Olan fena aşksın sen
25 dk beğen cevap

ege.yui

@kiritokaneki

Beni hayata bağlayan o gürüntü ...
6 beğeni · 3 yorum
ege.yui (@kiritokaneki)
Seni seviyorum
10.10.18 beğen cevap
rozella (@sunaaa)
Ne salaksınız ya Allah akıl versin size
26 dk beğen 1 cevap

Gizli

@gizliprofil

Sorunsalım
Kendimi ciddi anlamda kötü hissediyorum. Hiç tanımadığım biri ile konuşmak iyi gelebilir mi? Daha önce hiç yapmadım. Belki de aptalca bir şeydir. Bilemiyorum
6 beğeni · 11 yorum
EL_NINO (@elnino)
Bence mantıklı hem içini döküp rahatlarsın, hem de olaylara dışarıdan bakabilecek birinin görüşünü almış olursun.
13.10.18 beğen 1 cevap
Lavinia (@dreamgarden)
Denemeden bilemezsin, iyi geleceğini düşüyorsan dene bence.
13.10.18 beğen cevap
Muhammet (@msengoz)
dene, hem daha rahat konuşursun bence
13.10.18 beğen cevap

MEMOLİ

@memoli

KİM ÖDEMELİ?
KİM ÖDEMELİ?
Bu konu hakkındaki fikirleriniz nelerdir?
4 beğeni · 57 yorum
Bearded Angler (@beardedangler)
hatun kızıl saçlıysa ben öderim,helalı hoş olsun yediği içtiği.
lakin kızıl saçlı değilse bir bardak su verenın allah belasını versın.
1 kuruşumu yedirmem vala...
ben parayı sarışın ve siyah saçlılar için kazanmıyorum arkadaş.
19 sa beğen 7 cevap
Lavinia (@dreamgarden)
Ortak ödenmesi her zaman için daha makul olur diye düşünüyorum, tek tarafın ödemesine gerek yok.
19 sa beğen 3 cevap
Büşra Koyuncu (@bubusra)
2018’de hala bunların tartışılıyo olması ne kadar garip. Kimde varsa o öder bazen kadın öder bazen erkek öder bazen kim ne yediyse onu öder. Erkek ödesin düşüncesi kadar saçma bi şey görmedim hayatımda mesela
19 sa beğen 13 cevap

Prenses FCB

@prenses

hic dusundunuz mu...........
EK 1
hangisi daha cok acitiyor? 60 dk
4 beğeni · 9 yorum
Merve Bayrak (@kumralela)
bence keşke söyleyebilseydim demek
56 dk beğen cevap
Merve Bayrak (@kumralela)
Hayır umursamadığım için demiyorum umursasaydım derdim çoktan
45 dk beğen cevap
Merve Bayrak (@kumralela)
Evet ama zararı bana dokundu desem de inanmıcak belki de daha kötü şeyler olacak o yüzden ben karışmıyorum herkes kendi istediği gibi yaşasın bu hayatın öbür tarafı da var orda görüşcez
41 dk beğen cevap
Güzel Hareketler