ara
Evet! Olman gereken yerdesin!
Sen de neokur ailesine katıl, yeni arkadaşlar edin.

Feyzanur

@vareste

Düello teklifi kabulu
Düello teklifi kabulu
Bir paylaşımımda kurduğum bir cümle ilginç bir rekabete dönüştü ve siz değerli üyelere danışmak istedik.
Semaver-mangal-kitap üçlüsü mü
Yoksa
Kahve-kitap-kurabiye mi?
Dostlar değerli yorumlarınızı bekliyoruz. Bu bir halk oylamasıdır.
@kahvekitapkurabiye ye atfen...
Hayırlı geceler mutlu günler olsun :))
Not: ufak bir eğlence amaçlıdır.
13 beğeni · 83 yorum · Sohbet ·
Kahve Kitap Kurabiye (@kahvekitapkurabiye)
Elbette ki ; KahveKitapKurabiye . Okunuşu bile şiir gibi, kafiyesi bile var be ya :)))
15 sa beğen 2 cevap
Leandros (@leandros)
Mangalı yaktın etler pişti ohhh ellerinle yemiyorsun hiç zevkli olmaz. O parmaklar ile kitap hiç okunmaz. Kahve kurabiye demek ise etrafında ıklarlar ailelerle hiç zevksiz iğrenç bir kitap okuma şekli ama soğuk bir bira bir kadeh buzlu whiskey ya da gecenin kör karanlığı havada dolunay bir kadeh kırmızı şarap al eline bir kitap dal hayallere ....
15 sa beğen 8 cevap
yeşilflr (@yesilflr)
@vareste buda soru mu şimdi :) elbette kahve kitap kurabiye üçlüsü daha bir dinlendirici geliyor insana..
15 sa beğen 2 cevap

ketumpinokyo

@kekum

GÜNAYDIN 😇
GÜNAYDIN 😇
Gunaydin sevgili neokur ailesi :) Sabah evden erken çıkıp işe gitmeden önce sahilde vakit geçirmek istedim. Yolda giderken yaşlı bir amca karnının aç olduğunu söyledi. Amcanın olduğu tarafa bakmadan ve zihnimden amcaya yiyecek bir seyler alma fikriyle yoluma devam ettim. Az ileriden bir seyler alıp geriye döndüğümde amca orada yoktu. Çevre esnaftan birilerine sordum ve ne tarafa gittiğini tarif ettiler. Amcanın yanına gidip elimdekileri verip uzaklaşma niyetindeydim ki amca kabul etmedi. Aç olduğunu söylediğini dile getirdim fakat eve götürecek ekmek parasının olmadığını söyledi. Açıkçası para vermek de istemedim. Kendi düşünceme göre ihtiyacı olan bir insan ne olursa olsun kabul etmesi gerekmez miydi? Şu an bunları burada paylaşmak belki etik bir davranış değil ancak merak ediyorum , sizce amcanın gerçekten ihtiyacı var miydi , yok muydu ? Kitap için de Sevgili @tabula-rasa 'ya teşekkürler. :)
- Nikolay Vasilyeviç Gogol
9.1 (178 oy)
36 beğeni · 49 yorum · Anın Fotosu ·
Nil 🦄🌵 (@nill)
Ben de para verme taraftarı değilim. Para vermek dilenciliği teşvik etmek gibi oluyor bana göre. Açsa aldığın yiyecekleri ya kendisi yer ya da evine götürür ailesine verir.
21.07.17 beğen 9 cevap
Semih Oktay (@semih-oktay)
Günaydın Ketum.Atalarımız,Hediye atın dişine bakılmaz,demiş.Satın almış olduğun yiyecek maddelerini ne yapsın dilenciyse? Ceplerinden binlerce lira çıkıyor dilenirken yakalandıklarında.Demek "PARA" dileniyormuş!
21.07.17 beğen 4 cevap
Semih Oktay (@semih-oktay)
Elbette senin kendisine uzattığın yiyecekleri alırdı gerçekten aç olsaydı.
21.07.17 beğen 5 cevap

Semih

@sc

Dönüşüm
Her zamanki gibi mobil siteye bir haller olmuş. Takip ettiğimiz kişilerin paylaşımlarını gördüğümüz sayfa tamamen kaldırıldı mı? Yoksa farklı bir yerden girebiliyor muyuz?
9 beğeni · 26 yorum · Arena'ya Sor ·
kişibaşınadüşenmilligelir (@kisibasinadusenmilligelir)
Girip sıradan beğenip çıkıyordum, bazılarını da okuyordum. Şimdi arenada saçma sapan paylaşımlara maruz kalacağım
23 sa beğen 2 cevap
Gülcan (@gulcann)
Dün sordum ben. Bilgisayardan giriş yapınca görebilirsin. Pc versiyonunda duruyor. Telefondaki kalkmış ama neokur'un uygulamasını yapıyorlar o yüzden biraz değişmiş. Düzelir sonra belki.
23 sa beğen 2 cevap
Gülcan (@gulcann)
Yani uygulamada da olur diye umuyorum. 😁 Pc versiyon da olur da uygulamada olmaz mı olur olur. 😊
23 sa beğen 2 cevap

Gülcan

@gulcann

Dans edek mi? 💃
Leonard Cohen - Dance Me To The End Of Love
16 beğeni · 16 yorum · Müzik Kutusu ·
esracan (@esracan)
Hayal kırıklıklarım oluyorsun.😶
13 sa beğen 1 cevap
bu adamda öldüya ne diyim
1 sa beğen 1 cevap

CEVİZKABUĞU

@karacurin

Göstergebilimi
Göstergebilimi
Bilge Olgaç (1940-1994)

Genelde ilk Türk kadın yönetmen olarak anılsa da Cahide Sonku, Nuran Şener ve Feyturiye Esen’den sonra dördüncü Türk kadın yönetmen olarak anabileceğimiz Bilge Olgaç’ın başarısı şüphesiz ilk olmasından değil, uzun kariyerine önemli filmler sığdırmasından gelir. 1940 yılında Kırklareli’nde dünyaya gelen Olgaç, sinema dünyasına Memduh Ün’ün asistanlığını yaparak girer. 1965 yılında ise Üçünüzü de Mıhlarım dahil, üç filmin yönetmenliğini üstlenir. Türk sinema sektöründe kadın olarak yer almanın zorluklarını yaşayan yönetmen, ilk yıllarında erkeklerin ön planda olduğu, erkek hikayelerini peliküle yansıtmak zorunda kalacaktır. Fakat zamanla filmlerinde sınıf mücadelesi ve kadın sorunları su yüzüne çıkar.

1975’te, senaryosunu Yılmaz Güney’in yazdığı Bir Gün Mutlaka’nın yönetmenliğini üstlenir ve film, sansürün hışmına uğramaktan kurtulamaz. Özellikle bu dönemden sonra Olgaç, devletin radarına girecektir. 1984’te çektiği Kaşık Düşmanı filmi, Creteil Kadın Filmleri Festivali’nde iki ödül kazanmasına karşın Olgaç’a pasaport dahi verilmez. Hayatını zorlukla devam ettiren yönetmen, 3 Mart 1994 günü evinde çıkan bir yangın sonucu hayatını kaybeder. Feyza Sınar’ın Kameranın Ardındaki Kadın: Bilge Olgaç belgeselinde hayatını anlattığı yönetmenin mirası, Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali kapsamında verilen Bilge Olgaç Başarı Ödülleri ile yaşatılmaktadır.

Sözü: Genç bir kadındım. İlk önce bir kadın ne yapabilir diye bakıyorlardı. Kuşkulu bir bakıştı. Ben de çok sert, bağırıp çağıran bir rolü benimsedim. Fakat sonradan bu rolden vazgeçtim. Çünkü insanlar artık bana inanıyorlar ve güveniyorlardı.

Alice Guy – Blaché (1873-1968)

Bilinen ilk kadın yönetmen olarak kabul edilen Alice Guy Blaché aynı zamanda anlatı sinemasının öncülerindedir. 1896-1920 yılları arasında kısa filmler dahil 1000’den fazla film üretmiş (bunun 350 kadarı günümüze gelmiştir), ayrıca kendi film stdüyosunu kuran ilk kadın olmuştur. Son filmini 1920’de çeken Guy-Blaché, bu dönemde İspanyol gribine yakalanmasına karşın hayata tutunmayı başarır. Kocası Herbert Blaché’tan ayrılması ve stüdyonun borçlarından dolayı kapanması sonucu film çekmeyi bırakır. 1930 yılında Leon Gaumont, Guy-Blaché’ın stüdyosunun çalışmalarını 1907’ye dayandırarak önceki eserlerini yok sayar. Yönetmenin tüm itirazlarına karşın bu yanlış bilgi düzeltilmemiştir. Otuz yıl boyunca sinema üzerine ders vermeye ve senaryoları kitaplaştırmaya yönelen Guy-Blaché, 1953 yılında Fransız hükümeti tarafından Şeref Madalyası ile onurlandırılır. Hayatının son dönemlerini New Jersey’de geçiren yönetmen, hayata gözlerini burada yumar.

Sözü: Gençliğim, tecrübe eksikliğim, cinsiyetim; hepsi bana karşı işbirliği yaptılar.

İnternetten araştırdığım kadarıyla ilk'leri buldum kadın yönetmenlerin Dünya sinemalarına yön-verenler genelde erkek yönetmenler sanırım -yoksa benmi yetersiz kaldım bu konuda , burada iki değerli "üye"Sn.@ebru-g- ve @mauser'e
danışmak isterim kadın yönetmenler neden ön-planda değil ?
11 beğeni · 11 yorum · Diyorum ki ·
Ebru G. (@ebru-g-)
Teşekkür ederim öncelikle Sn. @karacurin. Ne kadar dişe dokunur bir şeyler diyebilirim bilmiyorum. Bu yazının üstüne yakın zamanda yeniden başımdan geçen tanıdık mevzuyu anlatayım önce. Geçenlerde bir film araştırırken yönetmeninin kadın mı erkek mi oluşuna dikkat çekmemiştim. Çünkü ''yönetmen'' denilince her ikisini de kapsaması gerekir neticede. Fransız'dı yönetmeni de. İsmin bir kadına ait olduğunu biliyorum lakin ''Aa yönetmeni kadınmış.'' gibi bir tepki oluşmadı içimde normal geldi bana. Kadın ve erkek yönetmen ayrımı bir kere bana doğru gelmiyor. Gel gelelim filme dair bilgi arayışına girişince eleştirilerden tutun her türlü açıklamada özellikle ''kadın'' yönetmen olarak belirtilmesi gereği duyulmuş. Sadece bu da değil filmin başrolü kadınsa eleştirel yaklaşımda ''kadın bir oyuncu olmasına rağmen'' şeklinde ifadelere dahi rastladım. Kadınlar bu toplumun parçası değilmiş gibi. Filmlerin çoğunda oyuncularda kadın varsa genelde arka planda tutulan bir rol veriliyor ya da hoş olmayan bir yakıştırmayla filme dahil ediliyor. Affedersiniz mesela bir fahişe rolünü çoğunlukla kadına oynatırlar. Neden erkek de oynamıyor? Çünkü bazı kavramlar salt kadınla ilişkilendirilmiş. Başrol oyuncu denilince genelde erkek anlaşılıyor ne hikmetse. Bunu da istemsiz olarak zamanında denemiştim. Acaba ilk hangisi algılanacak diye. Bir film önermiştim arkadaşlarıma başrolün adını hatırlayamamıştım hemen adamın oynadığı başka filmi sordular. Adamdan kastınız erkekse başrol erkek değildi kadındı demiştim. Algı nedense direkt olarak erkek oluşuna yöneliyor. Bu da sanırım kadınların geçmişten günümüze yayılan, yaşamla sınırlı ilişkiler kurdurulmasından kaynaklanıyor. Aile içindeki konumundan tutun politik ve toplumsal tüm alanlarda kadının rolü ya hiç yok, bir şeyler dayatılarak kısıtlanmış ya da yok denecek kadar az ve bastırılmaya çalışılıyor. Tam olarak geniş bir yayılım çevresi verilmiyor kadınlara. Bazı ülkelerde kadınların hâlâ kamera karşısına geçmesini geçtim kameranın arkasında dahi bulunması yasak. Vecide filmini duymuşsunuzdur belki. Yönetmeni Arabistanlı ''kadın''. Filmin özetinde dahi aynen şu cümle kuruluyor: ''Vecide, Suudi bir ''kadın'' tarafından çekilen ve çekimleri tamamen Suudi Arabistan'da yapılan ilk uzun metrajlı film. Film, ülkenin en uzun metrajlı film olma özelliğinin yanı sıra ''kadın'' bir yönetmen tarafından yönetiliyor.'' Suudi bir ''yönetmen'' demiyor, Suudi bir ''kadın'' diyor. Bu filmin çekimi sırasında da yönetmen, sırf kadın olmasından ve kadınlara yönelik film olmasından, oyuncuları kızlardan oluşmasından ötürü çok zorluk çekmiş. Yasaklarla dolu bir ülke olmasından ötürü film, gizlice kameralar araçlara saklanarak telsiz komutlarıyla, ülkenin yaptırımlarına karşı risk alınarak çekilmiş. Bazı yerlerde ekipte bulunan erkekler tarafından hoş karşılanmamış yönetmenin kadın oluşu. İran ve Arabistan gibi ülkelerde bu çok belirgin olmasına rağmen diğer ülkelerde gizlenmiş cinsiyetçi bir ayrımcılığı akla getiriyor sebep olarak. Kıymeti bilinmesi gereken kadın yönetmenler elbette var ama hep kıyıya köşeye itilmesine müsaade edilmiş. Bir türlü geçit verilmiyor. Verilse de çalışmaları ya sansüre uğruyor ya da yasaklanıyor. Ben de Liliana Cavani'nin sözüyle noktalayayım: ''Filmler kadınlara gerçekten de yardımcı olmuyor. Kadınlar kraliçe ya da Madam Curie olmadıkları sürece eş, aşık ya da fahişe oluyorlar. ''
15 sa beğen 5 cevap
CEVİZKABUĞU (@karacurin)
Katkılarınızdan ötürü teşekkür ederim Sn.@ebru-g- ; keşke konuya sizin kadar aşina olsa idi'm çünkü sinama konusunda düşünsel izlenimi sizin yorumunuza istinaden bir-kaç kelam söyleme olanağı bulurdum, bu arada ATV'de Haluk Bilginer'in de rol aldığı"Uluslararası"adlı filmi izledim ve çok güzel bir filmdi.
13 sa beğen 1 cevap
Ebru G. (@ebru-g-)
Benimki naçizane ilgi ve merak. Benden daha donanımlı katkıları olacak olan arkadaşlar da var. Sn. @mauser'i henüz dinlemedik. (: Haluk Bilginer'i bir sürü yabancı yapımda izledim. Ki ses tonunu ve oyunculuğunu beğenirim(kendimce). Uluslararası filmini izleyeli yıllar oluyor lakin hangi sahnede yer aldığını hatırlamakta güçlük çekiyorum sanırım filmin İstanbul ayağında geçen kısmındaydı, cami gibi bir yerde görünüyordu hafızam beni yanıltmıyorsa.
12 sa beğen 1 cevap

Ömer Aydemir.

@seyyah73

Aitsizlik
Aitsizlik
İnsan en çok hangisine ait? Geçmişe mi geleceğe mi? Kimden alacaklıyız? Geçmişten mi gelecekten mi? Kıyısından geçtiğimiz o kadar çok an, o kadar çok istek, o kadar çok insan var ki. Dokunmadığımız, dokunmayan, dokunmak istemediğimiz bir sürü anlar da mı size ait? Aynı şekilde sahip olmadığımız geleceğin ne kadarı bizim? Hayal kurunca mı bizim oluyor yoksa plan yapınca mı? Ruhunu kime sattın? Geçmişe mi geleceğe mi? Ya da geçmişe rehin bırakıp gelecek mi aldın mutlu olmak garantisi ile? Sahip olunan ise "şu" dediğin anda bile kaybettiğimiz an... Bir önceki ve bir sonraki arasında kalan bir küçük lahza. Ne çok keşke biriktirir ve kendimize söz veririz yapmamak adına. Oysa belki de tek seçenekti şu "an" bulunduğumuz nokta. Belki de en iyi seçeneği yaptık da seçenek vaz geçti iyi olmaktan. Ne çok anı kurban ettik "norm"un sunağında, her biri en iyi seçenek olan. Ne kadar geçmişe aitsek o kadar da geleceğe aitiz. Keşke dememenin yolu yok yani, sadece şu an var. Şu anda olan şu anda kalsa ne güzel olurdu değil mi? Bir de ders almak için çaba harcamasak... Çünkü inanın o da değişir şartların anaforunda. Aynı an, aynı kişi, aynı şartlar altında kaç kez çıkacak insanın karşısına? Hem nereden biliyoruz ki aynı anda aynı kararı vermeyeceğimizi? Sadece teselli bu, boş bir avuntu, keşkenin sıcağında. Aradığımız ne geçmişin katısında geleceğin bilinmezinde? Güvende bir kuytu şu anda yaşamadığımız. Kuytu bile şu anda oysa. Güvenli bir an yok, aslında kuytu da yok. Ne geçmişte oldu ne de gelecekte olacak. Aslında şu ana aitiz... Tek değişebilen gerçeğe...
30 beğeni · 11 yorum · Kalemimden ·
CEVİZKABUĞU (@karacurin)
Derin bir kuyunun sonsuzluğuna iti-verdiniz beni , yazdığınız bu düşüncelerinizle Sn.@seyyah73; bi- an" neye sığınacağımı bilemedim . Tek çare "an"ımızda saplanıp mutluluğumuzu dondurmak..:)
20 sa beğen 1 cevap
FİLOZOF (@kultur-elcisi)
Ne kadar güzel yazmışsın. Çok beğendim. Bunu alıntı olarak iş arkadaşlarım ile paylaşabilir miyim ?
20 sa beğen 2 cevap

Rakı çay

@fotopati

Gitti bardaklar!
6 beğeni · 11 yorum · Diyorum ki ·
Uğur Çam (@ugurcam967)
Yine mi reyiz. Yanlış hatırlamıyorsam geçen sefer de gitmişti bardaklar.
21.07.17 beğen 1 cevap
Cem (@koraycem)
"Şöyle dile geldi hüzün bulanmış sesiyle:
Talih yüzüme gülmedi şu dünyada dostum.
Nereye mi gidiyorum? Dağlara çıkıyorum,
Huzur gerek çünkü yapayalnız yüreğime."

Theodor W. Adorno, Max Horkheimer, Aydınlanmanın Diyalektiği, Kabalcı Yayınevi, s. 277.
23 sa beğen 3 cevap
kübra (@kubra94)
Büyük geçmiş olsun. En çok da bardaklar zararlı çıktı bu işten.
17 sa beğen 1 cevap
İsmil
İsmil
Evet neokur ahalisi ismil'de olanlar eklesin bi çay ısmarlasın ayıptır yahu :D Sadece olgun bayanlar 0513 437 5412
12 beğeni · 6 yorum · Anın Fotosu ·
Numarayı arıyorum, böyle bir numara sistemimize kayıtlı değildir diyor sayın, sayın efenim. Bayan olması şart mı? Orada nerede çay içeceğiz? Solda inekler var işini görürmü? :)
22 sa beğen cevap
B.K.Ü (@bku)
Arıyorum fakat "Aradığınız kişi şuanda başka biriyle görüşüyor" diyo
22 sa beğen 2 cevap
isimi görse sadece olgun inekler yazardim pilav kardeş. bku olgun bir bayan aradi da su anda odun yaktim cay demliyorum birazdan gelecekmis. lakin evvela telefonuna kontör göndermemi talep etti. kasabaya gidip o isi halledeyim bi kosu
22 sa beğen 3 cevap

Gole Gandom

@buse-ozlu

4 beğeni · 5 yorum · Müzik Kutusu ·
Murat (@murat864)
İyiymiş ;))
18 sa beğen cevap

Eda Duru

@edaduru

DİYARBAKIRRR
DİYARBAKIRRR
Ben ve Diyarbakırr
13 beğeni · 5 yorum · Anın Fotosu ·
Mehmet (@anarsik-ruh)
O konaklar olmasa iyiydi ama hevsel kurtarıyor yine de manzarayı :)
15 sa beğen cevap
Gamze (@gamzeee)
Güzel yerr☺
1 sa beğen cevap
Cem (@koraycem)
"Diyarbakır, sen kendine ve bana benzersin
Umuda meyilli, kedere mecbur."

Yılmaz Odabaşı, Hoşça Kal Diyarbakır, İletişim Yay., s. 240.
12 dk beğen 1 cevap
Güzel Hareketler