ara

Meursault Samsa.

@meursaultsamsa

- 2016
8.3 (3 oy)
Yine BAŞKA SİNEMA sayesinde ve yine 6 TL' ye izlediğim çok güzel bir film. Salonlarda Recep İvedik izlemeye devam edin ama siz. Sizin sayenizde kendimi bir şey sanabiliyorum, sağ olun.

Geçirdiği bir rahatsızlık sonrası işsizlik maaşına başvurmak zorunda kalan bir adamın bürokrasiye karşı verdiği mücadeleyi ve bu süreçte, iki çocuğuyla birlikte kendisi gibi bürokratik sorunlarla uğraşan genç bir kadınla olan ilişkisini anlatıyor bu güzel dram. Hikaye, karakterler çok gerçek, çok hayatın içinden. Filmin vurucu kısımlarında neredeyse hiçbir abartı yok. Bir kurgudan ziyade bir gerçekliği izliyor gibisiniz film boyunca.

İngiltere gibi gelişmiş bir ülkede bile bireyin, devletin gözünde sadece bir isimden ibaret olduğunu, insani değerlerin hiçe sayıldığını, bir insanın nasıl yavaş yavaş çaresizliğe, yok oluşa sürüklendiğini hem üzülerek hem de irkilerek iziyorsunuz. Modern dünya insanı toplumdan soyutluyor. Yani klişe bir tabir ama kalabalıkları oluşturan herkes yalnızlıktan muzdarip aslında. Filmin bir noktasında iki yalnızın birbirine tutunarak bir çıkış yolu bulacaklarına dair inancınız artsa da başta da dediğim ve filmin en sevdiğim yanı olan gerçekçiliğe uygun şekilde devam ediyor her şey ve belki de böyle olduğu için filmden ayrılırken, Aylak Adam' da yer alan o müthiş pasajda tarif edildiği gibi bir ''sinemadan çıkan insan'' portresi çizemiyorsunuz. Huzursuz, kızgın ve biraz da ürkmüş bir halde çıkıyorsunuz salondan.

Bu sene izlediğim en iyi filmlerden biriydi kesinlikle. Bürokrasi her yerde bürokrasi, devlet her yerde devlet ve bireyler, kendilerinin yarattığı canavar(devlet) karşısında her yerde çaresizler.
Verdği Puan: 7
1783 karakter
0 beğen · 0 yorum · film inceleme ·

Mert Yitmen

@mert-yitmen

- 2003
8.1 (16 oy)
Bir arkadaşımın ''sen polisiye seversin bunu izle'' tavsiyesiyle izledim fakat oyuncu kadrosu ve Eastwood'un yönetmenliğinden beklentimi karşılayamadı bu film. Beni yeteri kadar içine çekemedi polisiye filmlerinde gizemin insanı filmin içine çekmesi gerekir bu filmde bana olmadı bu. Sonu da pek sarsıcı değildi. 5/10
Verdği Puan: 5
340 karakter
0 beğen · 0 yorum · film inceleme ·
Olric - Oğuz Atay
Daha kaç kez ıskalayacağız hayatı Olric?Oklarımız bitene kadar efendim.
- Kıvanç Kardeşler
8.9 (9 oy)
1 beğen · 0 yorum · alıntı ·

Burcu Ünlü

@burcu-unlu

- Deniz Kavukçuoğlu
7 (1 oy)
Moda...
İstanbul'da doğup, İstanbul'da büyüyen biri olarak bu kitabı okumasam ayıp olurdu. :)

Deniz Kavukçuoğlu'nun kalemiyle ilk kez tanıştım. Moda'yı sokak sokak, dükkan dükkan anlatan mükemmel bir kitaptı bence. İstanbul'da yaşıyor olmama rağmen Moda'yı çok fazla bildiğim söylenemezdi. O yüzden bu kitap bana güzel bir kaynak oldu diyebilirim. Eczanesinden tutunda pastahanelerine kadar tek tek yer vermiş yazar. Kitabı okurken keşke ders kitaplarında da ülkemizin her şehri böyle güzel anlatılsa dedim.

Velhasıl kelam dostlar İstanbul'u sevenler ya da merak edenler, Moda'ya hayran olanlar için tam bir kılavuz diyebileceğimiz bu kitabı tavsiye ederim. ☺✋
Verdiği Puan: 7
713 karakter
0 beğen · 0 yorum · kitap inceleme ·

KULELi

@yandimali

Kime gidip sorsan, aşkla doğmuş olmayı ister.
Bu belki de, dünyaya kötülük edenlerin aşksız doğan çocuklar olabileceği yönünde bir sezgiye dayanıyordu.
- Latife Tekin
5 (2 oy)
0 beğen · 0 yorum · alıntı ·

KULELi

@yandimali

Belki de insan her şeyi bir kez yaşamak üzere yaratılmıştı..
- Latife Tekin
5 (2 oy)
0 beğen · 0 yorum · alıntı ·

Şule

@sulee

"People says you should always do the right things. But sometimes there is no right thing. And then let it is have to pick to sin you can live with"
(insanlar hep doğru olan şeyi yapmalısın derler. ama bazen doğru bir şey yoktur. işte o zaman, birlikte yaşayabileceğin bir günah seçmek zorundasın)
0 beğen · 0 yorum · replik

Lilith's

@halime-simsek

- Zülfü Livaneli
8.8 (63 oy)
Diller, dinler ve ırklar bizi birbirimizden ayırdılar..
Doğuyorduk kim olduğumuzu bilmeden, sen şu ırktansın dinimiz bu dilimizde bu deyip bizi şekillendiriyorlar hamur gibi yoğuruyorlardı. Ama bilmiyorlardı ki sadece insandık. Bazılarımız nefret duygusu ile büyüyordu bazılarımız saygıyla. Şans eseri büyüyorduk aslında. Binbir çiçekli bahçede farklı farklı açıyorduk resmi uzaktan görmeyi unutuyor sadece kendi çevremize bakıyorduk oysa biz birken güzeldik farkındalıklarımızla...

Ezidiler dünya üzerinde en çok soykırıma uğrayan kesim.. En çokta Ezidi kadınları.. İnsanlar nasıl örtecekti bunca ayıbı ? Regl kanından utanan dünya utanmıyordu tecavüzle akan kandan. Uyuyorduk sıcak yataklarımızda onca acıyı görmezden gelerek.. Sonrada insanlıktan ve vicdandan bahsediyorduk. Kendimizi en çok kendi aklımızla kandırdığımızın farkındalığı içerisinde..

Hüseyin ve Meleknaz acının bir araya getirip yok oluşlarınız seyrettiğimiz insanlar ama onlarda geçti bu dünyadan duymadık seslerini kapadık kulaklarımızı. Dinler böldüler bizleri.. Oysa sadece saygıya ihtiyacımız vardı ve öyle acılar yaşandı ki Tanrılar utandı. Dünya kendini yok etse bile acı kalacaktı geriye...

Biraz olsun insan olduğunuzdan utanmak, etrafınızda ki insanları farklılıkları ile sevmek ve aslında elinizden daha fazlasını geldiğini görüp insanlığınızın rahatsız olmasını istiyorsanız okuyun okutturun bu kitabı.. Birbirinize hediye edin. Bunca yaşanılan acıları elbette ki yok edemeyiz ama yeni bir meleknaz ve hüseyinin en azından bu dünyada gerçekten var olduklarını insan olduklarının farkına varırız belki..
Verdiği Puan: 10
1680 karakter
0 beğen · 0 yorum · kitap inceleme ·

Zehra Işık

@zehra-isik

"İnsanların yaşarken uyuduklarına ve ancak ölürken uyandıklarına inanıyorum çünkü." (s. 182)
- İskender Pala
7.8 (5 oy)
0 beğen · 0 yorum · alıntı ·

rosso rubino

@rosso-rubino

Böyle konuşuyorum diye şaşırmayın. Ben doğal olarak şairim, çünkü ben yanlışlıkla konuşan hakikatim ve sonuçta tüm yaşamım, alegori kılığına girmiş ve simgelerle açıklanan özel bir ahlak sistemidir.
- Fernando Pessoa
7.57 (7 oy)
0 beğen · 0 yorum · alıntı ·