ara

FİLOZOF

@kultur-elcisi

Bencede
Hayvanlara bebek teslim edin bir şey olmaz ama insan oğluna bebek teslim ettiginizde üzülerek söylüyorum ve özür dileyerek söyliyorum.Tecavüze uğrar.Bunun da örnegi var. Bilmiyorum hatirlar mısınız?Gaziantepte bir süriyeli bebeğe tecavuz etmişti.Tecavuz eden kişi koyunlara mı bakıyor muydu? Öyle mi bir haber vardı.Şimdi sen gelde bu şerefsize hauvan de bakalım bu resme bakınca hayvan diyemezsin.

Gece gece nereden geldi bunlar aklıma.Sadece bir resime bakmakla bunlar aklima geldi.

Neyse hepinize iyi geceler ya da iyi bir vicdan diliyorum.
0 beğeni · 0 yorum · Anın Fotosu

özge çolak

@ozgecolak

Şimdi herşeyden ve heryerden gitmek var içimde. Kafamda sürekli tekrarlanan "ŞEBNEM FERAH _ YAĞMURLAR" şarkısıyla koşarak gitmek. Adı olmayan ve daha önce kimsenin varolmadığı bir yere varana kadar koşmak istiyorum. Belki koşarken unuturum unutmam gerekenleri yada herşeyi. Adsız yerlerde kimsesiz olmak var içimde..
0 beğeni · 0 yorum · Kalemimden

Özge Çıvgın.

@ozge-civgin

2 beğeni · 0 yorum · Müzik Kutusu
3 sa

Arda Günsür

@arda-gunsur

makyaj yapmayan kadın kimdir?

kendini farklı kişiliklerden soyutlamış kişidir.
3 sa

Meltem ARMAN

@meltem-arman

elektrikler kesilince en çok özlediğiniz şey nedir?

Tabi ki hiçbir şey. Asıl elektrik varken bir şeyleri özlüyorum.

Vera

@vera

Bir düşünce yanıp sönüyor bilincimde
Ne etsem bir türlü tutamıyorum
Siz varın bildiginiz çayın kıyısına oturun
Ben habire deliriyorum

(A.Behramoğlu)

0 beğeni · 0 yorum · Müzik Kutusu

SPİNOZA

@karacurin

Okunası Eser
Bu kitabı okuyan üye varsa yorum alabilirim.
0 beğeni · 0 yorum · Diyorum ki

FEBİHÂ

@kadim-cumlei-vecize

HER ŞEYİ SÖYLEYEMEM AMA,  HERŞEYİN RESMİNİ YAPARIM...( Pablo Picasse)
İspanyol ressamın sözünü Hollandalı Ressam "johannes vermeer" Tuval üzerinde "Aşk Mektubu" isimli resmiyle nasılda anlatmış. İnsanın ruhuna derin bir sükun geliyor sanki....
1 beğeni · 0 yorum · Fotozilla

Shizuku Tsukish.

@melikes

Ne derece anlamsız cevap boş şeylerin peşinden koştuğunu dayısını kaybettiğinde anladı, geçenlerde. Gece yatmadan önce sabaha neler yapacağını düşünüyor. Günlük işler alıyor götürüyor onu. Kalkıp diş fırçalamalı, üstünü giyinmeli, kahvaltısını hazırlamalı, araması gereken arkadaşını aramalı, bütün gün boyunca, bunlarla uğraşmalı. Çünkü sonuçta yok gibi... Yok mu? Onun neden kafasını kurcalamıyor ki, evet bugün varız. Yarın da... Belki sonraki gün de, sonraki gün de... Ama garanti öleceğiz. Peki ne olacak? Yok mu olacağız? Bu çok ürpertici değil mi? Neden birçokları gibi o da bu soruların cevaplarını bulmak yerine günlük işlere dalıp gepgeniş gökyüzüne bile bakmayı unutuyordu? Görmek istemediği neydi ki?
0 beğeni · 0 yorum · Kalemimden

Nénuphar

@nenuphar

4 7.8
Sekizinci Dünya!
Aslı Erdoğan, belleğimize görkemli karnavallarıyla yer etmiş ünlü Rio de Janeiro’yu değil “….. insan acısından lif lif dokunmuş kırmızı peleriniyle benliğini sarıp sarmalayan, keskin dişlerini karnaval maskelerinin ardına gizleyen Rio de Janerio’yu?” insanı en can alıcı yerinden vuran o kendine özgü anlatımıyla anlatmış.

Kentin keskin dişleri; arka sokaklardaki sıradanlaşmış soygun, tecavüz, ölüm, cinayet, uyuşturucu ve silah kaçakçılığı, çete hesaplaşmaları, açlık, sefalet, cinsellik, fuhuş batağında olan çocuklar, salgın hastalıklar, nemli, boğucu sıcaklar…

Sokakta her an kafanıza dayanan silahla ya da kör bir kurşunla öldürülebileceğiniz gerçeği, sokakta yatan evsizler, vücudu darp, işkence izleriyle kaplı dilenen aç çocuklar, veremli, trahomolu, AIDS’li ilkokul çağındaki çocuklar, ruhu elinde alınan Rio’nun melez kadınlarının anlatıldığı betimlemelerde kentin acımasız, karanlık yüzleri tüm çıplaklığıyla, şiddetiyle kitabın satırlarına serilmiş.

İstanbul’dan Rio de Jenario’ya okumak için gelen iyi bir ailenin hayata kafa tutan kızı Özgür’ün kentin olumsuzluklarıyla baş edebilmek için Kırmızı Pelerinli Kenti yazmaya başlar. Kitapta Özgür’ün kendi yaşamını anlattığı bölümler ile onun yazdığı romandan bölümler iç içe. Betimlemeler oldukça fazla, bölümler arası geçişlerde okuma bütünlüğünü korumakta zorlandığım anlar oldu. Anlatılanlar iç açıcı değil. Ancak yazar dış dünyayı gözlemlemede ve kâğıda dökmekte oldukça başarılı. Cümlelerindeki derinlikleri keşfetmek güzeldi. Anlatılan olaylardan beni hiç mutlu eden bir bölümün olmadığını düşünürken Özgür’ün romanının en içten bölümü diye nitelendirdiği bölüm aklıma geldi, bu hariç.

Kırmızı Pelerinli Kente gitmek isteyenlere (Kitabı okuduktan sonra gitmek isteyen olur mu bilmiyorum.) yazarın önerilerini eklemek istiyorum. “Rio’nun AIDS ve suç rekorlarının bir an bile akıllarından çıkarmamalarını, hiçbir koşulda tek başlarına dolaşmamalarını, saat, altın ya da altına benzer bir takı takmamalarını, kentin kanının üzerlerine sıçramaması için her türlü akılcı önlem almalarını öneririm. Ayrıca Corcovado’dan (şu ünlü, devasa İsa heykelinin bulunduğu tepe) günbatımını izlemelerini, -tropiklerde etkileyici, ama çabucak olup biten bir gösteridir- ve kesinlikle taze papapya suyunu denemelerini…''
2567 karakter
3 beğen · 0 yorum · kitap inceleme

Seval Deveciler.

@nymphes

56 8.5
ütopya mı ? bana gerçek gibi geldi
bahsi geçen dünyanın bire bir olmasını beklemeyin şöyle bir değerlendirdiğimde çok da farklı bir ülke göremedim ben . geçmiştekilere göre bugünkü dünya, bize göre de gelecekteki, dünya bu... anlatııyla zamanı kapsamış.. ilginçti..
257 karakter
0 beğen · 0 yorum · kitap inceleme

KULELi

@yandimali

senin masan...
0 beğeni · 0 yorum · Diyorum ki

Sunucu Dr. Ekre.

@cilingirsozler

Elinizdeki bu karne öğrenci, öğretmenler, okul yönetimi, anne, baba ve çocuk yakınlarınındır  Eğitim ve Öğrenci Koçu  Assoc. Prof. Dr. Ekrem Çulfa  0544 724 36 50
"Elinizdeki bu karne öğrenci, öğretmenler, okul yönetimi, anne, baba ve çocuk yakınlarınındır"
Eğitim ve Öğrenci Koçu
Assoc. Prof. Dr. Ekrem Çulfa
0544 724 36 50
- Kolektif
0 (0 oy)
1 beğeni · 0 yorum · Kalemimden

bir_avuç_duaym.

@bir-avuc-duaym

Bir ağaç altında oturarak
Hem kendime
Hem bütün insanlara
Hem börtü böceğe
Kurda kuşa ağlamak istiyorum.

(Nazan Bekiroğlu)