ara

Müzik

Sabi

@wabisabi

Müzik


Schopenhauer düşmanı Hegel’in aksine en yüksek sanatın söz değil ses, şiir değil müzik olduğuna yürekten inanmıştı. Ona göre keman ağlayan bir çocuğu taklit etmezdi, bizzat ve doğrudan ağlardı […] Ağlayan bir çocuğu anlatabilir, resmini, heykelini yapabilirsiniz. Ama müzik size hiçbir zaman ‘ağlayan çocuk’ vermeyecektir. Ama diğer sanat dallarının asla veremeyeceği bir şeyi de verebilir müzik: çocuk ağlamasını.”

Müzik yaşamı değiştirme iddiasında değildir; yaşamı tarif edebildiği ise aşikârdır. Hayat zamana karşı yenilse de müzik geride kalır; mesele geriye kalanın üzerine konuşmaktır. Yaşam değiştikçe dönüşen müzik, yaşamın ne olduğuna dair dur durak bilmez yanıt arayışına girer. Sınırları çizilen ülkelerin sınır tanımaz ezgileri, önlerine kattıkları diğer ezgilerle çoğalarak, melezlenerek yollarına durmadan devam eder. Melezleşme süreci, sadece müzikal bir süreç değil, bunun da ötesinde dünya üzerinde vuku bulan kültürel dönüşümlerin etkilerinin gözlemlenebileceği bir kesişim kümesidir. Farklı bir coğrafyada farklı müzikal ve kültürel eklentilerle beslenerek, aynı zamanda da “anavatan” ile bağını kopartmamış müzikal hareketleri anlamak için, yaklaşımların da aynı oranda çoğulcu ve esnek olması önemlidir. Çünkü melez olan, tek sesliliğin ya da arada kalmışlığın ötesinde yeni bir oluşum, yeni bir dil ve ifade yönteminin ta kendisidir. Saf ve sınırlarını zorlamayan ezgiler, kulaklarımızda fazla uzun süre takılı kalamazlar.

“Her müzik bir tekilliktir. Duygulara öykünmez, onları dosdoğru yaşar, hissettirir, yaşatır… Zaten müzik yaşamıyor ise hiçbir yerde değildir.”
EK 1
İnsan müzikle doğadan, yani ‘dışarısından’ çok kendi kendini taklit etmektedir. Yaşamının, çalışmasının, emeğinin, küfredişinin, öfkesinin, cinsel hayatının taklidini yapmaktadır.” İnsan bu taklitleri yaparken belki de en can yakan şeyden, tanımlanması güç olan bir yaşam sıkıntısından kaçmaya çalışmaktadır. “Tanrıların dahi can sıkıntısına karşı olan mücadelesi beyhudedir” der Nietzsche ki bundan daha önce tanrının ölümünü ilan etmesi ile insanlığın en büyük can sıkıntısıyla karşı karşıya kaldığını da suratımıza küstahça çarpmıştır. Bu can yakan oluşu yüzümüze çarparken de müziksiz bir hayatın basit bir hatadan ibaret olduğunu söyler bize Nietzsche. Ne kadar can yakıcı ve sıkıcı olsa da, hiç tamamlanmayacak olan eksikliğimizin içine müzikle dalabileceğimizi hatırlatır bize. Bunu Yunan mitolojisinden yorumlarsak eğer; müziğin ve aşkın tanrısı Pan, Syrinks adlı bir periye aşık olur ve durmadan, usanmadan peşinden koşar. Fakat Pan’ın elinden kaçmak isteyen Syrinks’in önü bir nehirle kesilir. Çaresiz peri, bir anda kendini su kamışına dönüştürür. Pan bunu alır, bundan bir flüt yapar ve üflemeye başlar. Artık flütten çıkan her nefes Pan’ın sevdiği ama ulaşamadığı periye ağıtıdır. Müzik Eski Yunan’da öykülendirildiği üzere bir “eksilmenin”, “özlemin” en insani ifadesidir. 12.09.17
1 beğeni · 0 yorum · Müzik Kutusu ·

Artes Lamont

@ducasse

Müzik
Blue Foundation - Bonfires

3 beğeni · 0 yorum · Müzik Kutusu ·

Atiye

@atiye

Müzik
6 beğeni · 0 yorum · Müzik Kutusu ·

tabula rasa

@tabula-rasa

Müzik
EK 1
01.09.17
22 beğeni · 4 yorum · Müzik Kutusu ·
M.F. (@mf)
Ben bunları çok sevdim :)
01.09.17 beğen 2 cevap

tabula rasa

@tabula-rasa

Müzik
7 beğeni · 0 yorum · Müzik Kutusu ·

Artes Lamont

@ducasse

Müzik
Tindersticks - We Are Dreamers

5 beğeni · 0 yorum · Müzik Kutusu ·

tabula rasa

@tabula-rasa

Müzik
10 beğeni · 0 yorum · Müzik Kutusu ·

Sercan

@sis

Müzik
5 beğeni · 0 yorum · Müzik Kutusu ·

Artes Lamont

@ducasse

Müzik
Zephyr - High Flying Bird

8 beğeni · 0 yorum · Müzik Kutusu ·
/ 149