up
ara
profil foto

evlilik nedir ?

01.07.18
F7#

F7#

@qf

evlilik nedir?

Maalesef bazılarının erken yaşta düştüğü bir tuzaktır.2 gencin fikirlerini birleştirip,maddiyatını birleştirip yatırım yapması yerine !!, düğün salonu kiralamak,akrabaları eğlendirmek,bir ton para harcayıp ev düzmek gibi daha sayamadığım bir sürü saçmalığa girişmesidir.
.
Gençler girişim yapmalıdır,genç kafalar girişimciliğe teşvik edilmelidir,evliliğe değil !!
.
Evlenipte geçinemeyen binlerce örnek var,boşanmak isteyip nafaka parası yüzünden boşanamayan binlerce genç heba oluyor.Sırf akraba baskısı,aile baskısı yüzünden bir ton borca giriliyor,sonu mutsuzluk.
.
Haa asla evlenmeyin demiyorum.Evlenin ama zamanı gelince
11 beğen · yorum
01.07.18
Virgül

Virgül

@aga

evlilik nedir?

Farkına varmadan yavaş yavaş sıvazlayıp eline geçirdiği erkekliğimi son kertede boğazlamak üzereyken, ah ellerinden; o her dokunuşunda, her tıptıp-layışında içimi ürperten müphem ellerinden bir uyanış ve çırpınışla kurtulduğum bireysel geri çekiliş; evet, Evlilik başarısız veya tökezleyen bireyselleşmede geri çekiliştir.

Hikayemiz:
Neden farkına varılmaz bir dürtü ile uyandığım sevişme seherinde, yine neden bilinmez bir dürtü ile dudaklarında sevişilmiş saatlerin bıraktığı mütebessim kıvrımlara bir daha bir daha ve bir daha minik minik çiçeklendirmeler öpüş öpüşler bulaştırıp ‘hadi evlenelim’ diye teklifte bulunup nedensizliğimi bir daha pekiştirmiştim.
Lakin bilinen bir şey vardı ki, erduvan ne kadar seçim kaybetmeye uzaksa, ben de o kadar evliliğe uzak biriydim, ama ne olmuştu da, ben, Virgül bir nedensizlik ve belki de boş bulunma anında ‘hadi evlenelim’ demiştim. Tabii ki, evlilik nedir ne değildir; sosyal, ekonomik, tarihsel gelişimine ve işlevselliğine dair fikrim vardı ama sadece kitabi, teorik idi: tabii bir keresinde gözüme kestirdiğim manitayı kapızlamak için evli gibi davrandığım olmuştu ama işte, o da fasondu sonuçta.

Ruhuma, yaşam pratiklerime gayritabii ve bir o kadar da gereksiz gelen bu durumu tabii ki, her ahmak gibi rasyonelleştirmeye yoluna gitmeliydim: ‘’Evet, çok harika; gözleri ve bakışları bal bal damlıyor, dudakları ve seslenişi cennet bahçelerine gel gel yapıyor, burunu ah, o üzerine şiirler kitaplar manifestolar yazılıp devrimler yapılacak burnun; karşısında her seferinde sesimin soluğumun kesildiği ve daha da ileri gidemeyip bir mabude karşısında nefessiz kalıp da bir inanmışa döndüren burnun!’’ ve işte o endamının içinde bir kat daha hayran olası tavrın ve işte o tavrının içinde bir kat daha aphroditleşen endamın!’’
Lakin bunlar mıydı evlenmeye iten sebepler, korkuyor muydum elimden kuş gibin uçmasından bu cennetten düşen detayların; hayır olamazdı; çünkü işin, yani manitacılığın olmazsa olmazlarından biri olan, elinden pır edivermesinin, rakiplerin tehditkârlığının çekiciliğine ruhen bağlı olmayı seviyorum, lanet olsun çok cezbedici buluyordum. İşte evliliğin şahsıma bu kadar uzak olmasına rağmen neydi beni bir anda ‘hadi evlenelim’ dedirten.
Toplumsal, ailevi, ruhsal yönden çoğu evlenme çağındakiler gibi baskı hiç hissetmiyordum veyahut sekse, sosyalleşmeye ulaşma bakımından da bir derdim yok, peki neydi ayol beni evliliğe itmiş olan! Nedir bu?

Utanarak da olsa bunu nasıl kendime itiraf etmiş ve önlemini almışsam, belki sizlere de bir kendinize dair tespit ve çözüm sunacağını düşünerek, -lanet olsun arada sırada konuşmadan üstünden bazı şeylere atamayan halim!- açıklıyorum: evet, sevişmeye başladığım 10 küsur yıldır sanırım ilk kez o hikâyemizin başladığı gece performansımda bir düşüklük, yani Arap atından İngiliz atına dönmüşüm gibi bir şey hissetmiştim. Ve işte bu erkekliğimin ufak, ufacık, lafı bile edilmez hasar alması, kendisinden kuşkuya düşürtmesi bir anda farkına varmadan eksiği evlilikle kapatmaya itmişti. Ve sonuç olarak, Allah’a şükürler olsun ki geç olmadan, 3 ayın sonunda bu gerçeğin farkına varıp hemen gerekli besin ve idman takviyelerini düzene koyarak kolu bacağı ve çeşit çeşit her biri değerli parçacıklarımı kaptırmadan bu işten, yani evlilikten paçayı kurtardım, darısı başınıza sevgili neokurlular…

Geçilen Özet:
Evlilik ve kutsiliği, birey olamamış ya da eksik yarım çeyrek olmuş âdemlerin bu eksikliğini örtmek için sarıldığı çoğu kutsal nane gibi bir insan üretimi. Hayır, tabii ki ergenliği başarı ile geçemeyip geri dönen büyük büyük insanlık için gerekli ve ayrıca hem maddi hem de manevi olarak işlevsel ama işte, küçük küçük bazılarımız için gereksiz, anlamsız, ne alaka ?!
Örn: Kadın erkek fark etmez ‘’Erkek adam evlenmez’.’
12 beğen · yorum
18.06.18
Maximus

Maximus

@maximus

evlilik nedir?

Evliliğe zorlanan bir kızın isyanına şahit olacağınız sarkastik bir beyanat:
30 beğen · yorum
13.03.18
nermin

nermin

@velespit

evlilik nedir?

Karşılıksız sevgi, saygı, hoşgörü. Aşırı beklenti. İnsanın insan olduğunu unutup, bir tarafın bitmeyen talepleri diğer tarafın yetersizlik duygusuyla yaşadığı bunalım. Adeta eşyalaşmak.
Örn: Öyle bir vaziyete sokmuşum ki kendimi evlenerek. Ona yetememek beni derin bir ızdıraba ve mutsuzluğa itiyordu. Farkımda değil. Cebimi kalbimden ve sevgimden dahaca önemsiyor. Cebim kabardıkça kalbim ve sevgim ondan uzaklaşıyor. En büyük zulüm bu kendime.
5 beğen · yorum
18.08.17
Yonca

Yonca

@kitapokumakhuzurverir

evlilik nedir?

Ciddi bir müesesedir baya cesaretli arkadaslar var valla pes pese evleniyorlar sanki bedava çeyiz dağıtıyorlar :D
7 beğen · yorum
01.08.17
Meursault Samsa

Meursault Samsa

@meursaultsamsa

evlilik nedir?

Ben şunu anlamıyorum bu evlilik denen şeyin güvencesi hukuk mu yoksa karşılıklı sevgi/aşk(ben bu kavramlar hakkında toplumdan farklı düşünürüm. Sevgi bir çıkarın sonucudur) ve saygı mı? Eğer hukuksal güvenceyse mesele, elbette evlenin ama birbirinize güvenmeyip de hukuksal yaptırımlardan ve bağlayıcılıktan medet umuyorsanız zaten sıkıntı var demektir. Yok ikincisi ise o zaman evlenmeye gerek yok, birlikte yaşayın.

Şimdi toplumsal baskılar, dini inançlar, örf adet vs. vs. hepsi tamam, hepsini anlıyorum da burada bir mentaliteyi tartışıyoruz, en azından ben mentalite üzerinden gidiyorum. Ben diyorum ki bir insan hayatının kalan kısmını biriyle geçirmek adına söz verebilir ve bu söze sadık da kalabilir. Ama bunu sevgi/aşk vs. gibi hislere dayanarak yapmaz mantığa dayanarak yapar ve evlilik de bu verilen sözün hukuki güvencesidir işte. Yalnızlık korkutucudur, hele ki yaşlılıkta falan felakettir. Bu yüzden insan hayatında biri olsun ister, ona güvenebilmek sırtını dayaybilmek ister ve aynı imkanları ona da sunar. Yalnız bunun için evliliğe gerek yoktur işte. Biriyle sevgiliyken de bunu yapabilirsin. Dolayısıyla neye dayanarak evliliği tavsiye edilir onu anlamıyorum. Tek eşlilik için de birine hayat boyu sadık kalmak için de evliliğe gerek yoktur. Mesela dersen ki dinimizce günah, nikah şart; bu durumda evlilik tavsiyesi mantıklı. Dersen ki toplumsal baskılar var, bu ülkede evli olmayan çift sıkıntı yaşar o yüzden evlenin; bu durumda da evlilik tavsiyesini anlarım. Ama bunlar için de ''evlilik çok güzel bir şey ya'' denmez. Bunu diyenler ''hayatımın aşını buldum'' ''doğru insanı bulunca evlilik çok güzel falan'' dİyorlar. Peki ne farkı var birlikte yaşamaktan? Değişen ne? Sen birine sadık kalacağına inanmıyorsan ya da birinin sana sadık kalabileceğine ve bu inançsızlığı evlilik sayesinde hukuksal, toplumsal olarak baskılayıp yok etmeye çalışıyorsan evliliği tavsiye edebilirsin elbette ama bu kadar dürüst olamayacağından aşk, doğru insan falan diye zırvalarsın. Evliler, evli olmayan çiftlere kıyasla daha zor ayrılırlar. En eğitimli, en marjinal çiftler için bile bu böyledir. Hep söylüyorum sen evde 10 saat metal müzik de dinlesen sokağa çıktığında arabeskin ortasında buluyorsun kendini. Bu kültürü reddetmen için bile önce kabul etmen gerek. Çocukluğundan beri sokakta, okulda her yerde maruz kalmışsın bu kültüre. bir ilişki tek bir cümle ile 10 saniyede bitebilir ama evlilik bitmez. O marjinal çiftlerde bile bitmez. Bu yüzden bu kadar tavsiye ediliyor, övülüyor gibi geliyor bana evlilik. Çünkü güvence, hukuki bir bağlayıcılığı, yaptırımı var. Ve başkasının evli olmadan bir şeyleri başarması ya da başarılacağını iddia etmesi evli insanı rahatsız ediyor. Yukarıda anlatmaya çalıştığım şeylerle yüzleşiyor çünkü o insanı görünce. Ve mecburen ne yapıyor? Boyalı kuş olan o bekar insana ya evliliği tavsiye ediyor ya da o insan mutsuz olsun, başarısız olsun istiyor. Yani kuş sürüsü, o renkli kuşu gagalayıp yok ediyor. Farklı olana tahammül edemiyor, farklı olmasından korkuyor. Korkuyor çünkü o farklılık, aynı olanlara ''lan biz de farklı olabilir miydik, farklı olmak daha mı güzel ki acaba'' diye düşündürtüyor.

Başa dönersek, iki insanın karşılıklı aşkına dayanılarak kurulduğu iddia edilen ömür boyu birliktelik(ki ben buna asla inanmam) için evliliğe gerek yok. Demek ki evlilik başka nedenlere dayanarak o çifti bir arada tutan bir şey. İşte o nedenlerle bir arada duracak çiftlerden biri olmak istemediğimden evliliğe karşıyım. Ve evlilik güzel şey diyenlerin de aslında birlikteliklerine güvenemediklerini düşünüyorum ama kendilerinin bile bunun farkında olmadığına inanıyorum. Çünkü kendilerine bile itiraf edemiyorlar çoğu zaman. Evli çiftlerin büyük çoğunluğu birbirlerini çok seviyorlardır eminim. Zaten bırak senelerini, birkaç haftanı ayırdığın bir ürün bile çok değerli olur senin için. Ama sevgi insanları bir arada tutmak için yeterli bir şey değildir. Kaldı ki yetiyorsa da zaten evliliğe gerek yoktur. İşte o bahsedilen kutsal(!) kavram aşkı, sevgiyi vs. gerekçe göstererek evliliği tavsiye edenler önce kendilerini inandırmak istiyorlar bir yalana benim nazarımda. Evlilik bir sözleşmedir, birbirine yeterince güvenemeyen insanlar sözleşmeye ihtiyaç duyarlar. Ama bunda yanlış bir şey yoktur. ben de bir gün evlenebilirim sadece bunu sağda solda aşka bağlamam, kendime karşı dürüst olurum, olamıyorsam da susarım hepsi bu.

Elbette evliliği tavsiye edin tabii de bunu ''gerçek'' nedenlere dayanarak yapın; doğru kişi, aşk, sevgi vs. gibi şeylere değil.

Kısacık bir hikaye ile bitirelim;
Zamanında 3 büyük futbol takımı sezon başında kendi aralarında yazılı bir sözleşme imzalayarak birbirlerinin transferlerine müdahil olmamak konusunda anlaşırlarmış ve bu anlaşmaya da centilmenlik anlaşması denirmiş. Galatasaray Başkanı Alp Yalman göreve geldiğinde bu anlaşma olayını şu gerekçeyle sonlandırmış; ''bu anlaşmanın adı ne? Centilmenlik anlaşması. Peki centilmenlerin yazılı bir anlaşmaya ihtiyacı var mıdır?''

Sevginin, aşkın(!) yazılı bir anlaşmaya ihtiyacı var mıdır?
9 beğen · yorum
01.08.17
kişibaşınadüşenmilligelir

kişibaşınadüşenmilligelir.

@kisibasinadusenmilligelir

evlilik nedir?

Çok garip bir olay bu. Şimdi nikahın mantığı iki insanın münasebetinin kamu tarafından bilinmesidir. Evliliğin tek açıklaması bu: bilinmesi ve kayıt altına alınması. Yani:"Ey vatandaşlar! A kişisi B kişisi ile sevişiyor, siz de duyun!" Tüm dünyada evliliğin mantığı budur. Olay da burada kopuyor zaten. Mesela adamın kızıyla kimse bilmeden gizli gizli sevişiyorsun ve diyelim ki adam bunu bir şekilde öğrendi. Kıyamet kopuyor "vay sen benim kızımı nasıl iğfal edersin?" diye basıyor yaygarayı. Ama aynı adamın kızıyla evlendiğin zaman adamın kızını yine iğfal ediyorsun ve bunu herkes biliyor üstelik düğün tertip ediliyor ve kızın babası dahil bütün sülalesi göbek atıyor. Altın falan takıyorlar.Bu nasıl iş? Aklım havsalam almıyor. Adamın kızını iğfal ettiğini kayıt altına aldırıp 1000 kişinin önünde tescil ettiriyorsun adam da göbek atıyor. Hayret şey doğrusu.
39 beğen · yorum
29.07.17
Merve 🗡

Merve 🗡

@mtrv

evlilik nedir?

Dünyadaki en saçma en gereksiz kurum. Getirdiği sorumlulukların da tek bir mantıklı yanı yok. Ben bir erkeğin kafasındaki kadın profiline uymak zorunda mıyım?! Ne giyeceğim, kimlerle arkadaşlık edeceğim, eve saat kaçta geleceğim, o gün neden yemek yapmadığım... bunların hepsi için tek tek hesap verilecek. Aynı şekilde karşıdaki kişi benim doğrularımla yaşamak, bana katlanmak zorunda mı?! "Birbirimizi seviyoruz, sırılsıklam aşığız, gözüm Nurten'den başkasını görmüyor!" Hissetiğiniz cinsel çekimden başka bir şey değil! Şimdi ilgi duyduğun birini 10 yıl sonra seveceğin ne malum? Bunun garantisini kim verecek? Uyduruktan bir evlilik cüzdanı mı? Ya çocuk yapmak! Ayrı bir saçmalık! Hadi yaptın diyelim. Bravo, artık bir esirsin! Hastalanır dert edersin, uyumaz dert edersin, bokunun rengi değişir, gazı sıkışır, okulda arkadaşları ile kavga eder, o gün yaptığın yemeği yemez aç kalır, büyür iş bulamaz... bu zırvalıkların hepsini düşünmek zorundasın.Böyle böyle ömür geçer, daha ne yaşadığını bilmeden bir gün hık diye gidersin. Bunun için yolda gördüğüm çoğu çifte acıyarak bakıyor, bu ağa düşmediğim için yeniden şükrediyorum. Ve o sırada aklımdan Aşkın Metafiziği kitabındaki şu alıntı geçiyor: "Hiçbir şey şehvet duygusu kadar yanıltıcı değildir." Yani bütün bu zırvalıklar, bütün bu hengâme türün devamlılığı için. Değer mi? Değmez olsun! Olur mu? Olmaz olsun!
(bkz: Kutsal Bakire Jan Dark kimdir?)
Örn: - A salağını kocalığa kabul ediyor musunuz?
+ Sonsuza dek evet!
( Arkadan sesler: Ayağına bas, ayağına!)
34 beğen · yorum
28.04.17
aLoNe

aLoNe

@alone

evlilik nedir?

Bir bedende iki ruh.
Örn: Hz. Muhammed
12 beğen · yorum
/ 3