ara

Virgül

Mına Mına
13.07.18

Virgül

@aga

Vaz'iyet-i kelb nedir?

Cimâ hengâmında vukû bulan mütenevvi vaziyetlerden biri. Elleri ve dizlerinin fevkine çöken zevceye, zevcin arka cihetten duhûl etmesi ile husûle getirilir. İki veyâhut birçok kelbin zinâ ederîken aldığı vaziyet hasebiyle bu adı almıştır. Tarîhiyye-i cimânın her asır ve medeniyetinde tesadüf edilen bu vaziyetin, bazı ehl-i fenne göre garpta bazı ehl-i ilme göre ise şarkta hâsıl olduğu îrâd edilse de; menşei hususunda henüz karargîr olunmamıştır. Lâkin neseb-i primattan olan mukallid beşerin, zikrolunan vaziyette cimâ eden sâir mahlûkâtı değil de, ilk hayvân-ı ehliye olan kelbi taklit ettiği aşikârdır. Çünkî kelb, henüz ibtidâî bir yaşam süren avcû ve toplayucû ceddimizin yaşam usûlü vesilesiyle ilk hayvân-ı ehliye olmuş olub, avdaki bu teşrik-i mesâi kültürel sirâyete de neden olmuştur. Cihan-ı ilm nazarında neviler arası ilk harsî etkileşim sayılan bu hâdise sayesinde de, beşerin cinsel hayatı renklenmeye başlamıştır.

Zümre-i ehl-i cimanın beyânlarına göre ise de: Vaz’iyet-i kelb esnasında nokta-i G ’nin sehlen uyarılması; zekerin fercin derinliklerine vusûl eylemesi; hayaların leb-i ferce sürtünmesi misâli zevk veren keyfîyetler vaz’iyet-i kelbi, er kişi için olduğu kadar kadın için de zevkbahş bir vaz’iyet-i cimâ hâline getirmektedir. Yapılan tahkikat-ı sâhanın netîcesinde de cemiyet nazarında mûteber bir vaz’iyet-i cimâ olarak takdir edilmesi bunun isbâtı olub, mamâfih kadın cinsi tarafından asr-ı âhirde feminizd akımlar münasebetiyle pek sıcak bakılmadığına da muttali olunmuştur.

Feminiz Îdealogiya’ya göre vaz’iyet-i kelb esnasında kadın cinsi vazîfe ifâ edericesine aşı olan bir şahs gibi hissetmekte, binâen feminizdliğin müsâvat düstûru hasebi ile erkeğinin sûretini görmeye, dîdelerinin içine bakmaya çabalayub durmakta ve bunda muvaffakiyet ihrâz edemeyip memnûniyetsiz bir hâlde vaz’iyet almaktadır. Bundan dolayı Feminizd îdealogiyanın cimâ hayatına beisi, cimâ âkabinde kadın cinsinde boyun tutukluluğuna bâis olması olub, ayrıca en çok feminizd yetiştiren millet olmaları hasebiyle Kamûs-ül Cimâ’ya ‘Dömelme-i Türk Kızı’’ maddesinin eklemesine de bâdî olmuştur. Binâenaleyh, bu kadîm vaz’iyet-i cimâa karşı başlatılan yıpratma harekâtı, Türk feminizdleri tarafından yürütülmekte olub; vaz’iyet-i kelbin istikbâlinin Anadolu’da belirleneceği anlaşılmaktadır.
Örn:
12 beğen · yorum
Gülcan (@gulcann)
deneyelim bakalım.
13.07.18 beğen 3 cevap
Merve (@hempa)
Neyse ki yorum yapınca canlıya düşmüyormuş
13.07.18 beğen 1 cevap
01.07.18

Virgül

@aga

evlilik nedir?

Farkına varmadan yavaş yavaş sıvazlayıp eline geçirdiği erkekliğimi son kertede boğazlamak üzereyken, ah ellerinden; o her dokunuşunda, her tıptıp-layışında içimi ürperten müphem ellerinden bir uyanış ve çırpınışla kurtulduğum bireysel geri çekiliş; evet, Evlilik başarısız veya tökezleyen bireyselleşmede geri çekiliştir.

Hikayemiz:
Neden farkına varılmaz bir dürtü ile uyandığım sevişme seherinde, yine neden bilinmez bir dürtü ile dudaklarında sevişilmiş saatlerin bıraktığı mütebessim kıvrımlara bir daha bir daha ve bir daha minik minik çiçeklendirmeler öpüş öpüşler bulaştırıp ‘hadi evlenelim’ diye teklifte bulunup nedensizliğimi bir daha pekiştirmiştim.
Lakin bilinen bir şey vardı ki, erduvan ne kadar seçim kaybetmeye uzaksa, ben de o kadar evliliğe uzak biriydim, ama ne olmuştu da, ben, Virgül bir nedensizlik ve belki de boş bulunma anında ‘hadi evlenelim’ demiştim. Tabii ki, evlilik nedir ne değildir; sosyal, ekonomik, tarihsel gelişimine ve işlevselliğine dair fikrim vardı ama sadece kitabi, teorik idi: tabii bir keresinde gözüme kestirdiğim manitayı kapızlamak için evli gibi davrandığım olmuştu ama işte, o da fasondu sonuçta.

Ruhuma, yaşam pratiklerime gayritabii ve bir o kadar da gereksiz gelen bu durumu tabii ki, her ahmak gibi rasyonelleştirmeye yoluna gitmeliydim: ‘’Evet, çok harika; gözleri ve bakışları bal bal damlıyor, dudakları ve seslenişi cennet bahçelerine gel gel yapıyor, burunu ah, o üzerine şiirler kitaplar manifestolar yazılıp devrimler yapılacak burnun; karşısında her seferinde sesimin soluğumun kesildiği ve daha da ileri gidemeyip bir mabude karşısında nefessiz kalıp da bir inanmışa döndüren burnun!’’ ve işte o endamının içinde bir kat daha hayran olası tavrın ve işte o tavrının içinde bir kat daha aphroditleşen endamın!’’
Lakin bunlar mıydı evlenmeye iten sebepler, korkuyor muydum elimden kuş gibin uçmasından bu cennetten düşen detayların; hayır olamazdı; çünkü işin, yani manitacılığın olmazsa olmazlarından biri olan, elinden pır edivermesinin, rakiplerin tehditkârlığının çekiciliğine ruhen bağlı olmayı seviyorum, lanet olsun çok cezbedici buluyordum. İşte evliliğin şahsıma bu kadar uzak olmasına rağmen neydi beni bir anda ‘hadi evlenelim’ dedirten.
Toplumsal, ailevi, ruhsal yönden çoğu evlenme çağındakiler gibi baskı hiç hissetmiyordum veyahut sekse, sosyalleşmeye ulaşma bakımından da bir derdim yok, peki neydi ayol beni evliliğe itmiş olan! Nedir bu?

Utanarak da olsa bunu nasıl kendime itiraf etmiş ve önlemini almışsam, belki sizlere de bir kendinize dair tespit ve çözüm sunacağını düşünerek, -lanet olsun arada sırada konuşmadan üstünden bazı şeylere atamayan halim!- açıklıyorum: evet, sevişmeye başladığım 10 küsur yıldır sanırım ilk kez o hikâyemizin başladığı gece performansımda bir düşüklük, yani Arap atından İngiliz atına dönmüşüm gibi bir şey hissetmiştim. Ve işte bu erkekliğimin ufak, ufacık, lafı bile edilmez hasar alması, kendisinden kuşkuya düşürtmesi bir anda farkına varmadan eksiği evlilikle kapatmaya itmişti. Ve sonuç olarak, Allah’a şükürler olsun ki geç olmadan, 3 ayın sonunda bu gerçeğin farkına varıp hemen gerekli besin ve idman takviyelerini düzene koyarak kolu bacağı ve çeşit çeşit her biri değerli parçacıklarımı kaptırmadan bu işten, yani evlilikten paçayı kurtardım, darısı başınıza sevgili neokurlular…

Geçilen Özet:
Evlilik ve kutsiliği, birey olamamış ya da eksik yarım çeyrek olmuş âdemlerin bu eksikliğini örtmek için sarıldığı çoğu kutsal nane gibi bir insan üretimi. Hayır, tabii ki ergenliği başarı ile geçemeyip geri dönen büyük büyük insanlık için gerekli ve ayrıca hem maddi hem de manevi olarak işlevsel ama işte, küçük küçük bazılarımız için gereksiz, anlamsız, ne alaka ?!
Örn: Kadın erkek fark etmez ‘’Erkek adam evlenmez’.’
12 beğen · yorum
01.05.18

Virgül

@aga

Beğendili Mantar Sote tadında olan Kadın kimdir?

Geç tanışıp ağızda bıraktığı zevk cümbüşüne anında kapıldığım kadındır. Ben ki mantarı şahsiyet yoksunu bir yiyecek olarak görür maydanoza oldum olası kıl olurum, o ben ki, nasıl da tav oldu kaşarıyla patlıcanıyla tereyağıyla bir bütün içindeki o uyumuna. O uyumun beni nasıl da cennet meyvelerinden tatmışcasına ruhumu ve bedenimi her zerresiyle ulûhiyetle doldurdu. O hâl ki, ruhumun bedenimden ayrılması ancak ve ancak senin sayende olabilirdi, ahh ağzımda, dilimde, öpülesi ve ısırılası dudaklarımda hala tadını aldığım kaşarlımmm.

Sen ki, bu alemde var olma sebeplerimin bir bir gayba karıştığı bu zamanlarda, o uyumunun içinden efil efil burnuma uyarıcı, ayırıcı, ayartıcı tatlarını estirip, estirip de daldığım kaybolmuşluktan beni çıkartan, çıkartıp da tekrar tekrar o uyumunun, dengeliliğinin, estetikliğinin içine daldıran hafif hafif kekiklimm.

Sen ve ben, nasıl da bir bedende biz olduk, o bedenleşen birliğimizde birbirimize tarifi mümkünsüz tatlar, hazlar, coşkunluklar, şaşkınlıklar verdik, ah o bizdeki sen! O senin doyum olunmaz varlığın, o senin tanışıklığımız sonrası üzerimde bıraktığın rayihan nasıl da yepyeni bir insan yaptı beni, tavında sotelim .
Yine de kusura bakma az biraz sitemkarsam çünkü bugüne kadar neredeydin sen, lezzetinle esrikleştiğim, kaşarlımmm, hafif hafif kekiklimm, tavında sotelim!!

Bu yüzden yine de senin kategorindeki tek rakibin olsa olsa ancak tavuklu kabak beğendi tadında olan kadındır ama babaannemden aldığım derslerden biri uyarınca (‘’Kadın’a bir başka kadından bahsedersen dikkat edeceksin evladım! İkisi üçünü beşini ayrı ayrı tutmalı, her kadına kendisini özel hissetmesini sağlayacak ihtimamı göstermelisin, ayrı yemekler aynı tasta pişmez, pişmiş aşa su katılmaz, meğer ki niyetin tadının baskınlığı törpülemek olsun.’’ 3 kulhular 1 elhamlar içinde kalasın tontoşum benim) ve bu sebeple tatlardan tat, kadınlardan kadın olan (bkz: Tavuklu Kabak Beğendi tadında olan Kadın kimdir?) da ayrı bir başlığı hak etmektedir.

Ama haklısın köpüren tereyağının köpük köpüklerine üf üf üflediğim, Beğendili mantar sote lezzetindeki Güzelim; hem kabak da neymiş, hangi akla hizmet kabaktan beğendi yapmışlar, akıllarına şaşarım patlıcandan şaşana ve senin güzelliğini bir başkasıyla karşılaştırana...
6 beğen · yorum
22.08.17

Virgül

@aga

neokur nedir?

Katır toynağı kabilinden parmakları olan üyelerle dolu sosyal medya, bu nedir?
Gerçekmiş cıvırların ''paylaşımlarını yorumlarını çook beğeniyoruz ama beğenme tuşuna basamıyoruz Virgül, etraf
dedikoducu kaynıyor, sonra adımız çıkar''demeleri..
Artık kaçıncı saymadım ama bir yorumum daha beğenilip beğenisi geri alınınca kesin stalkçı gacoların işi bu deyip artık
hak veriyorum adlarının çıkmasından çekinen cıvırlarıma; haklısınız adınızı çıkacağına canınız çıksın, çıkartalım, çıkartacağız, o iş bende ?
32 beğen · yorum
16.08.17

Virgül

@aga

Yeni sevişmiş kadın güzelliği nedir?

Neokur’un güzellerinden sıkça gelen ‘’Virgüll, nasıl melek kanatlarımı çıkartabilirim? En güzel pozum bu mu yoksa bu mu, yakışıklımm? ’’ yollu sorularına, Divan Kurulundan yeni çıktığım şu 5-10 dakikalık boş anımda cevap veriyorum: En güzel haliniz; Yeni Sevişmiş Haliniz, Cıvırlarım benim.

En kaknem suratlı, en ifrit gacının bile, bilin ki, sevişmenin ardından yataktaki hali ile, hem anaç hem iç gıcıklayıcı afroditeye, yüzünden cennetten bir parça taşıyan ruhani varlıklara dönüşmesi işten belli değil; İstisnasız her kadın.

Eşini seviştikten sonra yediği söylenen örümcek örneğindeki gibi, cinsi latif taifesi erkek ile sevişmesi sürecinde erkeğin bütün özünü somurduğundan, ve binaenaleyh bu münasebet ardından yeni doğma ihtimali olacak can kadında tohumlandığından, sevişme ardından sömürüldüğünden olsa gerek erkek kıçını dönme temayülü gösterir; kadın ise al al yanakları, parlayan gözleri ve meleksi haliyle cennetten düşmüş, kanatları zuhur etmiş meleği andırır.
Tabii siz siz olun genco kardeşlerim, kıçınızı dönmeyin ya da cıvırı yatakta bırakıp uzaklaşmayın; Bu anın, dünya üzerindeki bu mucize anın keyfini çıkarın. Yarrabbim ne de güzel şey şu yeni sevişmiş kadınlar, bin kere hamd ü senalar olsun sana...
Örn: Arşivimi gözden geçirdim de; ne de çok fotoğraflamışım o anları; hepsinin yanakları 1-2 saatlik hengamenin geçmişi ile al al olmuş, gözleri ‘’Virgüll, virgüll’ dercesine pırıltılı pırıltılı.
13 beğen · yorum
16.08.17

Virgül

@aga

Emojilerin Efektif Kullanımı nedir?

İtiraf ediyorum telefon özürlüsüyüm. İnanın eğer cıvırların booty call'ları olmasa kullanmam bile. O kadar uzak ve bir o kadar da gerekli benim için cep telefonları... Özrümü bir türlü gideremediğim için, kimi taktikler geliştirdim, yoksa bu watsup'ın nimetlerinden yararlanamayacaktım . Yazmak sıkıntı verdiği ve yeni nesil de mesajcı olduğundan en büyük yardımcım imojiler ve buna binaen imojilerin efektif kullanımı olmakta:

(Sevdiklerim ve sık kullandıklarım)
? = ''Yalarımm''
? = ''Ver bakam bi alt dudak''
? = Duştan yeni çıkmış cıvırın dudak uzatışı.
? = ''Ulan ne tatlı şeysin sen öyle, affetmem mıncırırım''
? = ''Ne zaman uygunsun''
? = ''Yoldayım''
?? = Uçan garı.
? = Temiz insan gülüşü.

(Mesafeli yaklaştığım imojiler)
? = ''Bende/Sende o iş''
? = ''Aşkımm''
? = ''Ulan az matrak adam değilim''
? = Neokur üyesi.
? = ''Uygun musun?''

(Görmekten hoşlaşmadıklarım)
? = Ne kadar da iticiyim imojisi.
? = İticinin görümcesi
? = Sağlam sıçtık çaktırma
? = Ne bok olduğunu ben de bilmiyorum
imojileri.
Örn: ???
16 beğen · yorum
12.08.17

Virgül

@aga

Bromance nedir?

Ya sürüye katılıp payıma düşenle yetinecektim ya da yalnız kurt olarak avlanıp Don Juan’lar Antolojisine adımı ekletecektim, anamın batınındayken kararımı vermiş, mam-ma mem-me demeye başlar başlamaz anamınkinden gayri diğer memelere de hamlede bulunmaya, bir başıma kariyerimi inşa etmeye başlayacaktım.

Her geçen gün sürüye katılmayıp lone wolf olmakla ne kadar doğru bir karar verdiğimi görüyordum, elin bebeleri ağızlarında salya birbirleriyle, oyuncaklarla oynarken; ben geliştirmeye başladığım taktiklerle o güzel ablaların ilgisine mazhar oluyor, barbie bebeklerin gerçeklerini mıncırıyordum.

Bugün geldiğim nokta ise herkesin malumudur.
Lakin dün akşam karşılaştığım bir manzara lone wolf’un bir eksikliğini görmemi sağladı; Bromance’ın getirdiği Seksilik!
Yazları bizim mahallenin mavrası kavgası gürültüsü bol olduğundan herhalde dışarıdan gelen patırtılar da ondan kelli deyip, iyi bir kavga görme umuduyla atladım cama. Lakin Hey hat!! Fikret Abiyle, ki kendisini çaycı hüseyinin ses tonuna sahip Vincent Cassel olarak kafanızda canlandırabilirsiniz, Zeki’nin münakaşasına denk geldim, mevzuyu tam çakozlayamadım ama kahveden kavgaya çağrılacak mahallemizin büyükleri resmen tripleşiyordu:

Fiko: Git dedim sana!! Giit ulan!
zeki: (götüm götüm yanaşıyor fikoya) :(
Fiko: Dün gece sokakta sarhoş takılırken bir şey demiyordun!
Fiko: Git ulan, giit! ( uzaklaşıyor zekiden)
zeki: ama fikret :( (hala götüm götüm yanaşıyor)

Bu ney leyn!? Resmen hicap duydum hemen içeri girdim, sanki özellerine bulaşmışım gibi hissettim, bu nedir abi... Sonra düşündüm bunun üzerine biraz sparta filan kitap karıştırdım analistimle irtibata geçtim ve vardığım sonuç; Kadınlarımız Bromance’ı seksi buluyor. Öyle değil mi?
Örn:
4 beğen · yorum
10.08.17

Virgül

@aga

Reading is sexy nedir?

Akım akım gel peşime takıl rüzgarının Brain is The New Sexy’sinden sonraki son ürünüymüş. Sağ olsun neokur’un çağdaş üyeleri sayesinde farkına vardım.
Gelin size önceki akımın başına gelenleri kısadan anlatayım da, bu akımın da hal-i pürmelalini ortaya çıkaralım. Çekinmeyin çekinmeyin, gelin yamacıma.

Ünlü Sosyolog Andrew Belshamic’in de belirtiği gibi artık çağımıza bir ad vermek gerekecekse Algı Çağı denmesinin uygun geleceği fikrine ben de katılarak, ve tabii ki bütün bu yaratılmaya çalışan algıların; başka işlevselliklerinin yanında en çok, sefilliğimizi örtmeye yaradığı herkesin malumudur. Tabii yönetime yönelik algı yaratımı işin ehli kişilere aittir, dalgaya kapılan bebelere değil, neyse bu başka başlık altında incelenecek cümleleri geçip; bir önceki akımın gelişim sürecini özetliyorum ve bu akımın da başına gelecekleri öngörüyorum:

1. Hitap edilecek kitle seçimi (Zeki olmayan ama zeki hissetmek isteyen, kitap okumayan ama kitap okumanın getirdiğini sandığı havaya hevesli ya da gelecekteki akımlardan biri olacağını umduğum; neokuru henüz keşfetmemiş ama duyduğunda, ben de bu verimli sitede virgül ile tanışmak ve engin tecrübelerinden yararlanmak istiyorum diyecek cıvırlara yönelik seçim)
2. Algı nesnesine yönelik, alakalı alakasız bir yaklaşım ile motto yaratımı (‘zeka sexdir ayol’, ‘kitap mı okuyorsun iş sende’, ya da ‘neokurda mı takılıyorsun, yalarımm’ tarzı mottolar; tabii yabancı dil olsa daha bi çekicl olacağı gerçektir de)
3. Evet bu kadar basit. Ardından bu mottolara kapılan kişilerin aslında zeki olmadığı, kitabı vitrini için edindiği ortaya çıktıkça bu dalgalar eskiyor, dalga sayesinde kapan kaptığı ile kalıyor ve yok olup yeni peydah olacak akıma yer açıyor. Umarım geleceğini düşündüğüm neokur’a yönelik akım da, bu hale düşmez kalıcı olur da, bol bol dalgaya kapılacak üye katılır neokurumuza.
Örn: Kitap vaar kitap var, Okur vaar okur var.
13 beğen · yorum
/ 3