ara

Ahmet Sağlam

Ahmet Sağlam

@ahmet-saglam

Emrah Serbes
Ey kaybeden kardeşlerim, meğer kaybedenlik adamı bırakmıyormuş, bir kardeşimiz daha çukura geri döndü, sevinsek mi üzülsek mi bilmem ki.
Emrah Serbes tutuklanmış 😢
Altı ay kadar önce facebookuma onunla ilgili aşağıdakini yazmışım:

İnsanlarda kaybeden, kitaplarda kazanıyor. ;) misal : Dostoyevski, Cemil Meriç, Ali Lidar, Bukovski, Siminya...
Emrah Serbes, ben kaybeden değilim dedi. Daha doğrusu artık kaybeden değilim, dedi. Bir sürü Kaybeden kitaplarımı okudu ve beni yazar yaptı, Bundan sonra kaybedinim, dersem onlara ayıp olur, dedi. ;)
Evet kabul etmek gerekir ki kaybeden olmanın da bazen bir getirisi oluyor ve o getiriyi elde ettikten sonra artık "kaybedenim" demek biraz ayıp oluyor.
1 beğeni · 1 yorum
Lotus (@lotus)
En ilginci mektubu yazıp sosyal medyaya veriyor halbuki önce karakola teslim olmalıydı. Üstelik ifadesinde de pek çok çelişki var alkol almadım diyor vücudunda alkol çıkıyor ki alkolik biri olup tedavi gördüğü ortaya çıktı. Firene bastım diyor olay yerinde firen izi yok :O biliyorsun kitabınıda uslubunuda çok beğenmemiştim zaten sokak ağzı ve argo kelimeler kullanan yazarlara karşı tepkisizimdir.
05.10.17 beğen 3 cevap

Ahmet Sağlam

@ahmet-saglam

kaybetmenin anatomisi
Dağların tepesinde, düz bir yolda ilerliyordum, sırtımda içimi ağırtan bir yük. Ayağım kaydı, aşağıya doğru yuvarlanmaya başladım. Neden sonra bir yerlere tutundum... Sonra yeniden, yola koyulmak için tırmanmaya başladım. Sonra yeniden sırtımdaki yük, kaslarımdaki zayıflık, içimdeki ağrı galebe çaldı, bırakıverdim kendimi aşağıların çağrısına. Kapattım gözlerimi, teslim oldum sirenlerin sesine. Sonra yeniden tutun yeniden tırman yeniden bırak... her teslim oluşta biraz daha zayıftım artık. Bu, bendeki en istikrarlı şey oldu.
24 beğeni · 32 yorum
llacrimosa (@llacrimosa)
en istikrarlı şey. Kalemine sağlık *-*
29.09.17 beğen 1 cevap
Hayata Gülümse (@hayatagulumse998)
Hadi diyelim bir kere düştünüz Sn. Ahmet Sağlam ! Neden her düşüşten sonra tırmanışa geçişte kendini yenilemediniz? Bu sırtındaki yükün sizi zayıflattığını bile bile neden bunu kabul ettiniz, güçsüz kaldığınızı bile bile neden yükünüzü atmadınız? Bu yükü taşımak yerine neden kırık çemberi orada bırakmayıp, aynı çemberle bir kez daha tökezlediniz? Her şeyi geçtim bide kendinizi teslim ediyorsunuz, kendi yarattığınız cehenneme. Hadi bunu da geçtim defalarca aynı yenilgiyi niye yaşatmak istiyorsunuz kendinize. En kızdığım nokta da şu oldu, buna istikrar diyosunuz!! Yapmayın efendim yapmayın, buna istikrar denmez, buna olsa olsa kendine acı yaşatmaktan zevk alan bir "özezimcilik ruhu" var denir. Her insanın içinde az da olsa barındığını düşündüğüm his. Sorunlardan kurtulabilmek için, başka bir şeye yönelmek için acı çekme isteği vardır ama siz defalarca diyosunuz. Hmmmm. Belki de dibe vurup bundan daha kötüsü olamaz deyip rahatlamak istiyosunuz. Ne bilim işte kaleminizi okuyunca bunları yazmak içimden geldi. :)) Saygılar efendim.
29.09.17 beğen 3 cevap
Ahmet Sağlam (@ahmet-saglam)
sn Hayata Gülümse, çünkü insan, toplum karşısında, hayat karşısında acizdir, acınasıdır. Çünkü insan olmak çok zor bir iştir. çünkü insan, çevresinin, biyolojisinin ve daha bir sürü şeyin ona çizdiği kader karşısında neredeyse bir esirdir.
29.09.17 beğen 2 cevap

Ahmet Sağlam

@ahmet-saglam

Birisi bana yumruk attığında, ben de ona vururum. Ama inanın bana, çoğu zaman benim kazanmam gerektiğinden bile emin değilimdir. Hiçbir şeyden yeterince emin değilimdir. (bundan sonrası kaybeden edebiyatı seven, eziklere göre değil, geri dönün) Bu durumun felsefi bir izahı olmalı diye düşündüm ve araya araya buldum. Diyalektik ve Rölativite.... Buldum, derken, Amerikayı yeniden bulur gibi yani. Yani belki de Hegel'i ve Einstein'ı bulmuşumdur.
Ama empatik hassasiyetimin, karakterimin ya da her ne haltsa.. üzerine felsefi bir sistem mi kurmuş oldum yoksa karakterimin felsefi köklerini mi bulmuş oldum, gene her zamanki gibi emin değilim.
Ancak, Diyalektik ve Rölativiteye farkında olarak veya olmayarak inanan biri yukarıdaki gibi hisseder.
Ben mesela :Sol kazanırsa, bir şeyler kazanacağımızı ama başka bir şeyler de kaybedeceğimizi düşünürüm ; Sağ kazanırsa da bir şeyler kazanacağımızı ama başka bir şeyleri de kaybedeceğimizi düşünürüm. Kadınlığın da erkekliğin de, Amerikalılığın da Türklüğün de kendine göre bazı artıları olduğunu düşünürüm. Herşeyin aşağı yukarı böyle olduğunu düşünürüm.

Hal böyleyken, nasıl, ben yenersem herşey harika olacak, rakibim yenerse çok berbat olacak diye, inanayım.

Ahmet Sağlam
6 beğeni · 8 yorum
Ahmet Sağlam (@ahmet-saglam)
sevap olsun diye bile bir beğeni, bir yorum gelmemiş ya :D
06.07.17 beğen cevap
Ahmet Sağlam (@ahmet-saglam)
al! canım kendimi, kendim beğeniyorum... üzülme, hepsi salak bunların
06.07.17 beğen cevap
kişibaşınadüşenmilligelir (@kisibasinadusenmilligelir)
Hegel ya da einstein değil de Karl mannheim i bulmuşsun
06.07.17 beğen 1 cevap

Ahmet Sağlam

@ahmet-saglam

Beni seveni ben zaten severim. Sevilmeyi seven, yarım kalmış insanlarız sonuçta.

demiş miydim
3 beğeni · 0 yorum

Ahmet Sağlam

@ahmet-saglam

kendime öğüt
Kendi çizdiğin çerçeveye sığmıyorsan... inatçı olma devrimci ol Ahmet'im
4 beğeni · 0 yorum

Ahmet Sağlam

@ahmet-saglam

madem maziye dair bir şeyler ekliyoruz
ben de geçmişte defterime yazmış olduğum bazı yazıları paylaşayım. gerçi çok geçmiş değil , on sene önce falan. bir dizi vardı o ara ondan bahsediyorum.



Dizide Ali kıza,” doktor olmana izin veriyorum, evlen benimle” dedi. Kız “artık aramızda sadece mesleğim yok” diye cevap verdi. Ali, kızın Orhan’ı sevdiğini anladı.
Ali’nin yerinde olsaydım oracıkta ölürdüm. Ben ki, otobüste iki dakika bakıştığım bir kız, muavine gülerek para uzatsa, ihanete uğramış hisseder, küserim. Allahtan cimriliğim duygularımı da kapsıyor da aldığımdan fazlasını veremiyorum, değil mi gönlüm… Yoksa benim gibi, ha demeden hayran olan bir hercai, milletin eline oyuncak olurdu. Kızı, özgüveni yüksek olan, ukala, kibirli biraz da zibidi olanın kaptığını da fark ettim. Bu durumda, kendimi; masum, fedakâr ve terbiyeli olmaya ikna etmem de aptallık olur zaten…



sonra bir yazı daha yazıp, bu yazıya atıf yapmışım, bunun devamı gibi olmuş. onu da ekliyorum



Malum bazı insanlar, kişiliklerine karşı yapılan eleştiriler-saldırılar karşısında diğerlerine oranla biraz daha hassas oluyor ve kolayca alınıp küsebiliyor. Başkalarının önemsemediği durumlar, günlerce acı çekmelerine neden olabildiği için hayat, onlar ve biraz da çevresindekiler için muhtemelen daha çileli. Onları küstürmeden, istikrarlı bir ilişkiyi sürdürmeye çalışmak da yorucu. Neyse ki “sitem” denen güzel bir mekanizma var… O mekanizma sayesinde, küsmenin neden olduğu olumsuzluklar fazla büyümüyor. Vatandaş bir şeye alınıp küstüğünde, karşı tarafa sitemli sözler ve tavırlarla bunu belli ediyor… O da eşek olmadığı için, bazen yalan da olsa durumu düzeltici bir şeyler söyleyerek vatandaşın gönlünü alıyor. Yani “sitem” ilişkinin sibobu oluyor, küslüğün etkilerini azaltıyor. Ama bir de hem alıngan hem ketum olanlar var ki bunlara bir parça ben de dâhilim. Bunlar küstüklerin de sitem etmiyorlar... En vahim durum bunlarınkidir. Çünkü Küserler fakat sitem etmedikleri, belli etmemeye çalıştıkları için, karşı taraf ortada bir küslüğün olduğunu ya hiç fark etmez ya da en fazla hafif bir serinlik hisseder. Sitem etmeyi gurur kırıcı bir şey sayarlar. Kendilerini Sanki karşı taraftan sevgi, ilgi veya başka bir şey istiyormuş gibi hissederler. Hani önceki bir yazımda, bahsettiğim: otobüste iki dakika bakıştığı kız, muavine gülerek para uzatsa ihanete uğramış hissedip, küsen tip vardı ya… İşte tam o.
Hikâyeye devam edelim… Fakat iki dakika bakışmış olmasınlar da, iki saat sohbet etmiş olsunlar… Sonra kız, ineceği yere vardığı için arabadan iniyor olsun… gelir, bizimkinin önünden geçer... ona bakıp gülümser. İster ki, bizimki bir şey söylesin , “sensiz yapamam, beni bırakma, otobüsten inme” desin, hadi bunlar abartılı oldu, “bir daha nasıl görüşebiliriz” vs. desin… ama kız, daha nasıl bir psikolojiye tesadüf ettiğinin farkında değildir. Bizimki küstüğünü belli etmek istemediği için hafif tebessüm eder, sonra kıza “git muavinden iste ne istiyorsan” demek geçer zihninden ki böyle dese ne kadar çocukça da olsa daha iyidir aslında çünkü kız en azından ne olduğunu anlayacaktır… ama O “iyi günler” demekle yetinir. Kız, bozulmuş ve üzgün arabadan iner ve yavaş yavaş gözden kaybolur… Belki yüzyılın en büyük aşkı olacak bir ilişki, bizimkinin hastalıklı gururu ve ketumluğu yüzünden başlayamadan bitmiştir.
Yazının burasında bir açıklama yapayım: Yazılarımda sık sık “aklım şöyle diyor” “gönlüm böyle diyor” gibi şeyler söylerim, nefisten, ruhtan bahsederim ya da kendimden “o” diye söz ederim. Bunları yapışımın temel nedeni, içimdeki bir çok farklı ya da çelişen düşünceyi bir arada ifade edebilmektir.
Lakin bu halimin son yıllarda epey yumuşadığını söylemek isterim. Verdiğim tepkinin mantıksız olduğu konusunda aklım gönlüme biraz daha söz geçirir oldu.
Bu yazıyı yazan ben, ikizler burcuyum. Burçlar Çok fazla ilgilendiğim bir mevzu olmasa da burcumun özellikleri bana uyuyor gibi. Özellikle çok karakterli olmak. Yazımızın ortasından itibaren, bizimki dediğimiz o tip, bahsettiğim gibi benim de içimde yaşıyor.
12 beğeni · 16 yorum
Semih Oktay (@semih-oktay)
"Çünkü Küserler fakat sitem etmedikleri, belli etmemeye çalıştıkları için, karşı taraf ortada bir küslüğün olduğunu ya hiç fark etmez ya da en fazla hafif bir serinlik hisseder. " Hımm...
30.06.17 beğen 1 cevap
asosyal (@asosyal)
@ahmet yazının girişi ve başlangicı güzel sonlarını fazla anlayamadım hatları karıştırdim aslen ilk okuduğumda paylaşanı başka okur arkadaş sanmıştım :) sonrasında devamını getirdim :D
07.07.17 beğen 1 cevap
Semih Oktay (@semih-oktay)
Yazıyı ikinciye okuyorum...Paylaşım sahipleri ortaya çıkmadığı zaman garip oluyor doğrusu!
09.09.17 beğen 2 cevap

Ahmet Sağlam

@ahmet-saglam

İlla da görmek istersiniz diye
İlla da görmek istersiniz diye
Çocukmuşum işte budur
9 beğeni · 6 yorum
Lotus (@lotus)
Evet çok görmek istemiştik. Lütfettiniz!, çekik gözlüymüşsün :P
15.05.17 beğen 1 cevap
Büyüyünce Fredy Kruger olmuşsun
15.05.17 beğen 3 cevap

Ahmet Sağlam

@ahmet-saglam

Çok zor sinirleniyorum. Ve bu bir zaafa dönüşüyor.
4 beğeni · 2 yorum
Lotus (@lotus)
başlık eklemek zorunlu değil üstat ;) boşa sinirleniyorsun :P
15.05.17 beğen 1 cevap
Ahmet Sağlam (@ahmet-saglam)
hımm , daha da az sinirlenecem artık, cahilliği biraz daha aştım
15.05.17 beğen 1 cevap

Ahmet Sağlam

@ahmet-saglam

Şiir işte
Şiir işte
Tam on bir sene önce yazmışım

Penceremin önünden akıyor günler.
trenin pencerelerinde görünüp kaybolan görüntüler gibi.
Kısacık, bir bakışlık, bir an…
Bazen alıyor o tren, beni de
Bazen o gidiyor her şeyle birlikte,
Bir ben kalıyorum geride.

4 Temmuz 2006 / Ahmet Sağlam
14 beğeni · 1 yorum
/ 2