ara

Ali Rıza Malkoç

Ali Rıza Malkoç

@ali-riza-malkoc

kitap inceleme yazısı (9)
KİTAP İNCELEMESİ (9)
Kitabın Adı : Kesin İnançlılar
Orijinal Adı : The True Believer
Alt Başlık : Kitle Hareketlerinin Anatomisi
Yazarı : Eric Hoffer ( 1902 – 1983)
Çevirenler : Erkil Günur
Yayınevi : Plato Film Yayınları
Yayıncı : www.platofilm.com
Sayfa Sayısı : 196
Kategori : Sosyoloji
Baskı : 3.baskı
ISBN : 975 638 1182
Okuma başlangıç : 11.12.2016
Okuma Bitiş : 15.12.2016
İnceleme Yazısı : Ali Rıza MALKOÇ www.arm.web.tr
Okuyana yeni kitap Önerisi : Mümkün / Nurdoğan Arkış / Final Kültür Yayınları / 224 sayfa

Kitabı okumaya başlayınca zihnimde bir söz ve bir de kitap canlandı birden.
“En tehlikeli insan tipi, az anlayan, çok inanandır.” Anton Çehov’un sözü ve Eğitimci – Yazar Sosyolog Nurdoğan Arkış’ın, Herkes bildiğinin öğretmenidir, herkes kendi alanının lideri olabilir, özgüvenini aşılayan: “Mümkün” adlı kitabı.
Kitap ilk defa Türkçeye 1978 yılında Tur yayınlarınca kazandırılıp, Yeryüzü, Plato film, im, akran, yayıncılık tarafından tekrar basılmasına rağmen piyasada bulunmamaktadır.
Okumayı arzu edenler: a) sahaflardan b) halk kütüphanelerinden c) internet ortamından pdf formatında temin edebilirler.
Bu kadar güzel kavramları bize taşıyan kitabın, tekrar basılacağını ümit ediyorum.
Yazarın yaşam öyküsü, başlı başına bir ilgi ve araştırma konusu. Hiç eğitim almamış,
hayatını limanlarda hamallık yaparak kazanmış, kazandığını kitaba yatırmış. Çevresinde bilgiçlik taslamamış, yaptığı işten dolayı aşağılık kompleksine kapılmamış, okuduklarından edindiği çıkarımları hep toplum yararına not almış. Tüm dünya tarihini, dünya klasiklerini, edebi eserleri adeta zihninde tasniflemiş.
Genç yaşta görme duyusunu kaybeden Merhum Cemil Meriç için, “bu kadar kitabı nasıl okumuş?” diye merak ediyordum. Eric Hoffer, bir asır önce yokluklar içinde daha fazla eser okuduğunu tahmin ediyorum.
Hiçbir eğitim almadan, hatta akademik bir geçmişi olmadan, sosyoloji, psikoloji, felsefe, tarih alanında bu kadar derin ve yerinde tahlil, tespit, gözlem, tahmin, analiz ve stratejik bilgi üretilebileceğini bizlere göstermiştir.
Yazar kitabın önsözünde, Montaigne’in şu sözünü prensip edindiğini belirtiyor :
“ Bütün söylediklerim, karşılıklı bir sohbettir ve hiçbiri öğüt niteliğinde değildir. Bu kadar serbest konuşabiliyorsam bu, başkalarını kendime inandırmak zorunda olmadığım içindir.”
Bir dosta 100 tane kitap önerecek olsam, bu eserin ilk beş arasında olacağı kesindir.
Bilgisayarımız çalışmaz hale gelince format atarız, yavaşlayınca temizleme programları ile performans artırırız ya, işte bu eser de, her görüşüne katılmayabilirsiniz fakat zihnimizde oluşan gereksiz bilgi, ön yargı, şüphe ve çelişkileri tasnif ediyor, temizliyor ve kanaatlerimizi dengeliyor.
Yazar bir ideolog değil, misyoner değil, yani bir alternatif sunmuyor, bilge bir filozof diyebiliriz.
Kitabın üzerine oturtulduğu temel öğreti : “bir toplumun ilerlemesi ve kendi yararına yönetilebilmesi için, anlı-şanlı liderlere hiç de ihtiyaç bulunmadığına inanmak”
Dini, sosyal devrim ve ırka dayalı kitle hareketlerinin toplumları felakete sürüklediğini, tarihsel tespitlerle masaya yatırıyor. Buradan şunu anlıyorum. Toprak Bağımsızlığını ilan etmiş bir ülkenin, eğitim, sanayi, kültürel vb alanlarda da bağımsız kalkınabilmesi için kalıcı hamlelere ihtiyaç vardır. Kitle hareketi olacaksa bu alanlarda
Milletle birlikte millet adına yapılabilir. Örneğin: eğitim, üretim, inovasyon, çevre, turizm, bilişim, ihracat, sağlık, sanayi, hukuk, insan hakları gibi alanlarda sivil ve/veya devletin de desteği ile projeler geliştirilebilir.
Yani kısaca toplum bireyleri, birbirine yiyip tüketen değil, birlikte her değeri yücelten hedeflere odaklanmalıdır.
Düşünme yeteneğini geliştiren, sosyal refahı artıran, özgürlük sınırlarını genişleten hareketler olmalıdır.
Oysa ki, kitle hareketlerinin, ferdiyetçiliği, kişisel tatmin ve mutluluğu dışlayan bir öğretiyi dayattığını gözlemlemiş yazar.
1900lü yıllarda yayılan kitle hareketlerinin, dini, milli ve sosyal devrim adına, dünya lideri icat ve ihraç çabalarının macera olduğunu, kitle hareketlerine katılanların da, beceriksizlik ve zafiyetlerini, tembelliklerini gizlemek için bunu fırsat olarak gördüklerini gözlemlemiştir.
Muhalefetin, düşmanlaştırıldığı, düşmanın şeytanlaştırıldığı bir düzende huzur, barış, kalkınma, istikrar olabilir mi? Yazar, okurunu bir inanca değil, mantığa davet ediyor. Görüş ve gözlem belirtiyor, öğüt ve telkinden kaçınıyor.
Ailede fert, Apartmanda komşu, cemiyette birey, kentte hemşeri, mabette dindaş, işyerinde meslektaş, ülkede yurttaş olabilmenin hakkını veremeyen kişi, hayal kırıklığı içerisindedir.
Bu durumda aidiyet arayışına girerek, tüm iradesini teslim edebileceği bir lider arayışına girer.
Problemli liderler de, zaten bur tür karakterlerden türemektedir.
Oysa ki sen hazır değilsen, kim kalıcı mutlu edebilir ki?...
Özgür kalan birey; yeteneksiz, cesaretsiz ve yetersiz görüyorsa kendini, zaten özgürlüğü lüks görecektir.
Bu dar bakış açısı eğer genelleşirse, toplumun büyümesini tıkayan bir olgu ve algıya dönüşür.
Yazar, her satırında adeta; “karanlığı ben tasvir ettim, aydınlığı da siz keşfedin” dercesine
Akıcı bir dille, fikir jimnastiği yaptırıyor beynimize. Yazar olmak zor, okur olmak daha zor günümüzde, zor bir şey istediğimin farkındayım ama beş gününüzü ayırın bu kitaba çok şey kazanacak ve bana hak vereceksiniz.

Başka bir kitap tanıtım yazısında buluşmak dileğiyle

Ali Rıza Malkoç
15.12.2016 Samsun
Kesin İnançlılar
kitaba puan vermedi
1 beğen · 0 yorum

Ali Rıza Malkoç

@ali-riza-malkoc

yeniden insan insana 49.baskı
KİTAP İNCELEMESİ (7)
Kitabın Adı : Yeniden İnsan İnsana
Üst Başlık : Yok
Yazarı : Doğan Cüceloğlu
Çevirenler : Türkçe
Yayınevi : Remzi Kitabevi
Yayıncı : www.remzi.com.tr
Sayfa Sayısı : 268
Katagori : Psikoloji / Toplumsal ve bireysel gelişim
Baskı : 49. Baskı Mart 2014 İstanbul
ISBN : 978 975 14 0296 7
Okuma başlangıç : 16.11.2016
Okuma Bitiş : 22.11.2016
İnceleme Yazısı : Ali Rıza MALKOÇ www.arm.web.tr
Okuyana yeni kitap Önerisi : Ulusların Düşüşü / Daron Acemoğlu / Doğan Kitap 496 Sayfa

Yaşanabilir bir dünya, toplum, aile, çevre ve çalışma ortamı ve ortak bir değerler sentezi arayışı için
yerinde ve kalıcı kriterler içermekte eser. Hele bir de kaleme alan, bu alanın, yediveren çınarı olursa
Kitap okumaya değer.
Birebir veya toplumsal ilişkilerde, sorunların ana kaynağı: “hiç anlamama, yanlış anlama, anlamak istememe, anlamaya değer bulmama” gibi kısaca özetlenebilir.

İnsanlar problemleri çözme yetisini doğuştan edinmez. Bir desteğe, eğitime, deneyime ihtiyaç duyarız.
İşte bu niyetle yola çıkmışsak, yazar bize, müzakereci, yapıcı, uyumlu, pozitif yaklaşımı öğrenebilmemiz için yol, yöntem, metodoloji, terminoloji aşılıyor. Aşının tutması da okurun tutumuna bağlı tabi.

İlişkiler bozulduğunda, sadece savunma mekanizmasını devreye sokmak, çözümsüzlüğü daha da artırdığını
kavrayabilmek için, beynimize, ruhumuza işleyen telkinler var eserde.
Çağdaş ve geleneksel toplum anlayışının tablo şeklinde karşılaştırması çok eğitici bir çalışma olmuş.

“seninle onu bir tutamam, sen bir hiçsin, lazım olduğunda yedek bir cansın. Ama ondan çok menfaatim var”
Görüş ve düşüncesi çoğu zaman zihinlerde yer eder ama seslendirilmez fakat tedavi edilmesi gerekir.
Yoksa kişilerin ve toplumların yaşamından adeta yol haritası olur. Bencilliği, ruhsuzluğu, kapitalizmi besler.
Peki çözüm nedir?... kitap, eğitim, seminer, panel, konferans, tiyatro, müzik, gezi, yardımlaşma, gözlem, tahlil… hangisine daha çok ilgi duyuyorsak, tek kişilik yaşam özleminden çıkıp, toplumcu düşünce ve eylemlerin bir parçası olmak zorundayız.
İşte bize güzel bir yol : Yeniden İnsan insana…
Kitabın isminde bile bir özlem var, umut, istek, özel dönüş arzusu.

Yeni bir kitap incelme yazısında ve okuyup anlayan uygulayan bir dünyada buluşmak dileğiyle.

Ali Rıza MALKOÇ
27.11.2016 Samsun
Yeniden İnsan İnsana
kitaba puan vermedi
1 beğen · 0 yorum

Ali Rıza Malkoç

@ali-riza-malkoc

Nurdoğan Arkış... Kitap adı Mümkün
Kitabın Adı : Mümkün
Alt Başlık : Yok
Yazarı : Nurdoğan ARKIŞ
Yayınevi : Final Kültür Sanat Yayınları
Sayfa Sayısı : 224
Katagori : Sosyoloji / Davranış Bilimleri/Kişisel gelişim
Baskı : 4. Baskı Aralık 2015 İstanbul
ISBN : 978 605 374 336 1
Okuma başlangıç: 05.11.2016
Okuma Bitiş : 09.11.2016
Okuyana yeni kitap Önerisi: Psikoloji Konuşmaları/ Uğur Canbolat/ Timaş Yayınları

İster öğrenci olsun, ister öğretmen, aile reisi, yönetici; özgüven eksikliği varsa, beraberinde
Psikolojik, ekonomik, sosyolojik sorunları da doğuruyor.
Düzeltilmeyen davranış bozuklukları, kronik ve kalıcı hale geliyor.
Değerli yazarımız bu eserinde de, gayet akıcı dille, kendi yaşamından da samimi örnekler vererek,
Genelde yapılan yanlışları, iletişim hatalarını, düşülen tuzakları anlatmakta , alternatif senaryolarla
nasıl olması gerektiğini de reçete gibi sunmaktadır.
Bazen bir kitabı okuruz. İçerisinde beklentimizi karşılayan sadece bir cümle bile olabilir.Ve o cümle
tüm hayata bakış açımızı değiştirebilir. Yeni bir pencere olabilir. Sadece o cümle için, “bu kitabı okumaya değermiş” diye düşünürüz. Bu kitapta, beklentilerinizi karşılayacak çokça vurguyla karşılaşacaksınız.
Anlatım ve gözlemlerde, sosyoloji, psikoloji, yönetim felsefesinin iç içe olduğunu, hepsinin de sağlıklı bir yaşam için gerekli olduğunu kabul edeceksiniz.

Yazarımız, yaklaşık 35 yıllık iş, eğitim ve mesleki deneyimlerini bize en ideal şekilde aktarmış.

“mümkün, mümkün değil, garanti” kanaatinde, nerede nasıl olmamız gerektiğini,
Lider, reis, başkan, ceo, müdür gibi yönetim sorumluluğu olanlar için üç ideal davranışın ne olduğunu
Özgüven nedir sorusuna, tatminkar, anlaşılabilir, kabul edilebilir cevabın ne olduğunu
Evrensel ahlakın nasıl olması gerektiğini
Değerler tablomuzun nasıl şekillenmesi gerektiğini
Anlamlı bir yaşam ve buna göre nasıl bir hedef belirmemiz gerektiğinin
cevabını bu kitapta alacaksınız. Yazarın diğer kitapları da birbirini tamamlıyor.

Eğer kitap okumayı, reçetenize yazmışsanız, kitap size bir kitapçı kadar uzakta.
Başka bir kitap tanıtımında buluşmak dileğiyle, şen ve esen kalın, kitapla yaşayın.

Ali Rıza MALKOÇ
10/11/2016 Samsun
Mümkün!
kitaba puan vermedi
0 beğen · 0 yorum

Ali Rıza Malkoç

@ali-riza-malkoc

Ben kimim
Kitabın Adı : Ben Kimim ?

Alt Başlık :  “benlik ve kimlik bilincinin temelleri”

Yazarı : Nurdoğan Arkış

Yayınevi : Final Kültür Sanat Yayınları

Sayfa Sayısı  : 216

Katagori : Sosyoloji  / Kişisel gelişim

Baskı                     : 1. Baskı Mart 2016 İstanbul

ISBN                      : 978 605 374 651 5

Okuma başlangıç: 08.10.2016

Okuma Bitiş         : 12.10.2016

Okuyana yeni kitap Önerisi: Yavaşla!  / Kemal Sayar/ Timaş Yayınları

 

Çoğu yerde altını çizerek okuyacağınız rehber bir kitap olarak tanımlayabilirim.

Hani bazen duygu ve düşüncelerimizden törpülememiz gereken yerler vardır da çekiniriz.

Yazar bu durumu hiç endişe duymadan çok güzel, kendi yaşamından örnekler vererek

anlatmış.

Kitabı ilgiyle okudum ve beğendim. Önereceğim ilk 20 kitap arasına girmiştir. Yazarı da öyle tepelerde

ve fanusta yaşayan bir şahsiyet değil. Merak eden, arayan bulur, söyler, cevabını da alır.

 

Kitap üç bölüme ayrılmış : “ben kimim” “sen kimsin” “öteki kim” ve her bölüm, sosyoloji, psikoloji ve felsefi bakış açılarının ışığında, yaşamı, kendinizi, çevrenizi tanıyacağınız bir ışık tutuyor.

Ölçmek için cetvel,  çare için ilaç sunuyor adeta.

 

Ehliyet, ruhsat, nüfus cüzdanı, evlenme cüzdanı, diploma, üye kartı, çalışma belgesi, işyeri ruhsatı

gibi kişiye yetki ve sorumluluk veren, her kimlik kartının yanında, keşke bu tür kitapları da hediye edebilsek.

 

Nasıl ki kanser önce bir hücrede başlar, sonra bir organa ve önlem alınmazsa tüm vücuda yayılır.

Toplumsal sorunlar da aynen bunun gibidir. Kaynağında çözüme kavuşturulmalıdır.

Sosyal devlet ilkesi ile yapılabilecek birçok çalışma olduğu gibi, kişiye de ferdi olarak, aile ve iş yaşamında  sorumluluklar düşmektedir.

Sen hazır değilsen, kimse seni mutlu edemez.

İşte bu kitap, sorgulamalarla yola çıkıyor, yola kılavuzluk yapıyor. Karaya oturmayalım diye deniz feneri oluyor.

Bu eser, kişisel gelişim için, kendinizle, çevrenizle yüzleşmek için çok güzel bir kapı.

Başka bir kitap tanıtımında buluşmak dileğiyle

14.10.2016 Samsun
Ali Rıza MALKOÇ
Ben Kimim?
kitaba 10 verdi
1 beğen · 0 yorum

Ali Rıza Malkoç

@ali-riza-malkoc

İnsan neyle yasar
İşbank Kültür Yayınları L.N. TOLSTOY'un eseri "İNSAN NEYLE YAŞAR?" Üzerine...

Yaklaşık 100 yıl önce kaleme alınmış , 86 sayfalık bu dev eser, insan olduğumu
hatırlatan önemli değerler arasına girmiştir.
Kısa hayat hikayeleri şeklinde işlenen ibret verici konular, biraz Sadi Şirazi'yi hatırlattı bana.
Hakikatleri, insanca olması gereken tavırları, adeta çivi ile monte ediyor beyninize, gönlünüze...

İncilden verilen örnekleri, bazıları gizli misyonerlik çabası gibi algılayabilir. Bu durakta
takılıp kalan, herşeye şüphe ile yaklaşanlara zaten ayıracak fazla vaktimiz yok.
Eserin içeriğine, meyvesine, sonucuna, kazandırdığına baktığımızda, insanlığa hizmet ettiği
âşikardır. 7 TL gibi mini bir yatırımla alıp okuduğunuzda, ya da dostlarınıza hediye ettiğinizde
kültür, inanç ve duygu dunyanızda yeni yeni kapılar açıldığını hissedeceksiniz.
Dünyamızı, etrafımızı ve yakınımızı saran, fitne yuvası, ihanet şebekesi, kıskançlık abidesi,
yalan istasyonu, sömürü çarkı, doyumsuz güruhları daha iyi tanıyacak hissedecek ama onlara
körü körüne düşmanlık, diş bileme ve küfür koleksiyonu ile karşılık verme yerine, daha insancıl
daha bilimsel daha tamir edici alternatifler üretmeyi öğreneceksiniz.
İyilik, güzellik önce niyet ve hayalle başlar. Bu eser hikayelerle bize bu yolu aralıyor.
Uygulayabilen neden biz olmayalım?...

Eserde geçen bazı kelimeleri, edebiyat, dil bilgisi ve genel kültürle anlamak çok zor.
Çünkü rus dili, kültürü ve coğraftasında kullanılan yerel terimler çoğu...
Bunları üşenmeden tek tek belirledim, karşılıklarını da yazdım, yayıncısına da ilettim;
ya sayfa sonlarına ya da kitabın en arkasına eklesinler diye.
Kitabı okumayı düşünenlere bir katkım olsun diye paylaşıyorum.
Başka bir kitap tanıtımında buluşmak dileğiyle...

Ali Rıza MALKOÇ
05.09.2016 Samsun

Kapik: Rus Rublesi
Kvas: Maya, içki
Mujik: Rus köylüsü
Troyka:Üç atın çektiği araba
Verşok:Uzunluk ölçüsü birimi
Söve: eşik, kapı pencere kasası
Konç: Çorabın, ayakkabının baldırı örten kısmı
Talant:Ölçü birimi
Verst: Rus uzunluk ölçüsü birimi
Hamut: Atın boynuna takılan ağaç
Veranda: Sundurma, balkon, teras
Yortu: Kutsal bir gün
Kısrak:Dişi at
Desyatina: Rus arazi ölçü birimi
Pomeşçik: Toprak ağası
İnsan Ne ile Yaşar?
kitaba puan vermedi
1 beğen · 0 yorum

Ali Rıza Malkoç

@ali-riza-malkoc

Tutumlu inovasyon
KİTAP TANITIMI

Kitabın Adı : Tutumlu İnovasyon
Orijinal Adı : Frugal Innovation
Yazarı : Navi Radjou ve Jaideep Prabhu
Çevirmen : Onur Çelik
Yayınevi : Beyaz Yayınları
Sayfa Sayısı : 340
Baskı : 1. Baskı Kasım 2015 Istanbul
ISBN : 978 975 599 255 6
Okuma başlangıç: 26.09.2016
Okuma Bitiş : 06.10.2016
Okuyana yeni kitap Önerisi:
1-Six Sigma Yolu Klan Yayınları
2-Akıldan Bilgeliğe Prasad Kaipa – Navi Radjou

Toplumları; bağımsız, milli, güçlü ve mutlu yapan faktörlerin başında eğitimden sonra üretim gelir.
Üretimin şekli, verimi, istihdam ve sosyal refaha katkı oranı da önemli.

Bu kitap, bakış açımda yalnız olmadığımı öğretti bana ve çok şeyler kazandırdı. Savaş ve buhrandan 60 yıl önce çıkmış
Japonya ve Almanya gibi ülkeler den, endüstri devriminde niçin geride kaldığımızı öğretiyor.

Birisi profesör, diğeri uluslararası üretim ve yönetim danışmanı iki yazar, tüm tespit ve deneyimlerini
Bir kitap ücreti karşılığında sunuyor bize.
Bu alanda tüm yazılı literatürü taramış, danışmanlık deneyimlerinden vaka örnekleri vermiş, yöneticilerle röportaj yaparak anlatımı renklendirmiş yazarlar.

Çok büyük bir fırsat olarak algıladığım için, planladığım kitap okumalarıma ara vererek eseri tanıtma ihtiyacı hissettim.
Nerelerde yanlış yaptığımızı, neyi hiç yapmadığımızı kitabı okuyunca çok iyi anlayacağız.
Şairliğimiz, yazarlığımız bir yana, teknik eğitim ve üretime aşık birisi olarak bu ve benzeri kitapların da ülkemde
En az romanlar kadar okunması için elimden gelen her çabayı göstereceğim.

Okuduğumuzda , masraf edip zaman ayırmadan, dünya şirketlerinin üretim anlayışları hakkında ön fikir edineceğiz.
“en büyük olarak değil, en iyi olarak rekabet etmeyi” öğreneceğiz.
Arge, inovasyonun makine dairesidir. Inovasyon ise, yeni yaklaşımları, etkin biçimde, değer yaratan sonuçlara
dönüştürmeyi ifade eder.

“Bu kitabı öncelikle ve kesinlikle kimler okumalı” derseniz, sıralayayım :
Hayal eden, planlayan, üreten, denetleyen, ister aile reisi olsun ister fabrika sahibi. Her okuyanın
Ufuk ve ideallerini büyütecek bir kaynak. Teknik terimler sıkıcı gelebilir. Şimdilik anlam veremediğiniz sayfaya
Soru işareti (?) koyarak diğer sayfaya geçmeniz önerilir.

Endüstri, elektronik, elektrik, makine, kimya, inşaat, mimar, üretim, tasarım, malzeme mühendisi ve adaylarının öncelikle Okuması gereken bir kitap. Yerel yöneticiler, planlamacılar ve sağlık idarecilerine de büyük katkı sağlayacaktır.
Analitik düşünen, verimliliği esas alan, çevre faktörünü de önemseyen bir üretim felsefesini gündeme almamızı vurguluyor. Çöp şehirlerden kurtulmanın yollarını örneklerle gösteriyor.

Sosyal medyadan sosyal baskı uygulayanlar, yaşanabilir bir dünya için gösterilen çabayı ilk sıraya almalılar.
Aynı gezegende yaşıyoruz. Bu eser, hepimizin kazançlı çıkacağı, “paylaşım ekonomisini” çok güzel anlatıyor.
Verimlilik, tutumluluk, insana ve çevreye saygı… yaşanabilir bir dünya için ön koşuldur.
Bu bir bakış açısıdır, bir azimdir, inançtır, yaşam tarzıdır.
İnovasyon ve arge idealleri de, bu tür duygu ve düşüncelerden beslenmelidir.

Beşikten beşiğe (C2 C) tasarım metodu, çevreci yaklaşım örnekleri veriliyor.
2020 yılından sonra enerjiden önce suyumuzun azalacağı tahmin ediliyor. Demek ki şimdiden önlem almalıyız.
Tüm inşaat, konut, sanayi, turizm gibi yatırımlarımızda suyu tasarruflu kullanan projeler geliştirmeli ve yağmur hasadını da ciddiye almalıyız. Çatılara düşen yağmur sularımız, kanalizasyon yolu ile denize değil, depolara gitmeli.
En azından temizlik, sulama, araç yıkama, yangın söndürme, inşaat işlerinde kullanılmalıdır.

Tüm anlatımlar, uluslararası uzman diliyle bir başucu kaynak kitabı adeta.
Kısaca tasarrufun, endüstriyel versiyonu.
Bireysel tüketimi ikinci plana atarak, paylaşım ekonomisini teşvik ediyor. Bazen satın almanın yerine kiralamayı öneriyor.
“eğer ihtiyaçlar, icatların anasıysa, kıtlık da anneannesidir” diyor yazar.
Sürdürülebilir, ekolojik, organik, hijyenik, ergonomik üretim hedeflenmiş anlatımlarda.
Endüstri devrimini tamamlamış ülkeler, konumlarını koruyabilmek için, nasıl tasarruflu davranacaklarının da
Hesabını çok iyi yapmışlar. Adeta verimli ve kalıcı üretimin felsefesini yazmışlar.
“ürettik, pazarladık, sattık, kazandık” günübirlik üretim anlayışının kalıcı bir hedef olmadığını, kitabı dikkatli okuduğunuzda anlayacaksınız.
Değişime, “ne, nasıl, neden” sorularının cevabını vererek başlanması öneriliyor.
Tüm üretim süreçlerinin, düzenli kayıt altına alınılarak dijitalleşme oranının artırılmasın gerekçesi :
“ölçemediğini, geliştiremezsin” tezi ile açıklanıyor.

“kitap almaya param yok, okumaya da vaktim yok” diyenleri artık dikkate almıyorum.
Bu yazdığımı okuduysanız, günde 20 sayfa kitap okuma yeteneğiniz var demektir.
Belki de bize milyon dolarlar kazandırabilecek bir eseri, bir sigara parası kadar fedakarlık yapıp,
dizi film kadar önemsemiyorsak; yaşama, yaşatma, üretme azmi, cesareti ve savaşını gönüllü olarak kaybettik demektir.

Bir konuyu daha vurgulayıp tanıtım yazımı bitireceğim.
Ben Liseyi, Teknik Lise elektrik bölümünde okudum. 1978-1982 yılları arası. Öğretilen bilgilerin çoğu aklımızda.
Öğretmenlerimiz en deneyimli kişiler olduğu gibi, öğrenciler de istekli, sınavla seçilen başarılı öğrenci idiler.
Bugün ise teknik eğitimin geldiği nokta ülkemizde içler acısı…
Uçak sanayi kurmayı hedeflemişsek, önce teknik eğitimi uçurmamız gerekmez mi?

Önerim:
Teknik Liselerin, elektrik, elektronik, makine, kimya, bilgisayar, motor, gıda, ziraat gibi bölümlerinin
Orta okul kısmını da açalım. Orta okulda bu mesleki bilgilerin teorik ve pratik bilgileri öğretilsin.
1 yılı sadece İngilizce kamp gibi geçsin. Bu okullardan mezun olanlar, kendi alanındaki liseye direkt devam etsinler.
Bu liselerden mezun olanlar, kendi alanlarında, mühendislik ya da teknik öğretmenlik bölümünü tercih ettiklerinde
İlave 25 puan hak sahibi olsunlar yerleştirmede.
Bu saydığım 8 ana meslek dalının her birinden 50 şer öğrenci fakülte mezununa, devlet bursu ile, dünyanın en iyi üniversitelerinde yüksek lisans eğitimi aldıralım. 3 yıl devlet kurumlarında çalışma şartı getirelim.
O zaman 10 yıl içinde bir Almanya, Japonya yolunda olamıyorsak, “ yazıklar olsun bize” diyeceğim.

Başka bir kitap tanıtımında buluşmak üzere, neşe, mutluluk, umut, huzur, gönül bahçenizden
Hiç eksilmesin diyorum.

07.10.2016 Samsun
Ali Rıza MALKOÇ
Tutumlu İnovasyon
kitaba 10 verdi
0 beğen · 0 yorum