ara
B.K.Ü
18.403 543

B.K.Ü

neokur.com/bku
Kitap okumayı severim. Çiğköfteyi fena severim.

B.K.Ü

@bku

Ulu bir kavak ağacının yanında bir kabak filizi boy göstermiş. Bahar ilerledikçe bitki kavak ağacına sarılarak yükselmeye başlamış. Yağmurların ve güneşin etkisiyle müthiş hızla büyümüş ve neredeyse kabak ağacıyla aynı boya gelmiş.
Bir gün dayanamayıp sormuş kavağa; Sen kaç ayda bu hale geldin ağaç?
"10 Yılda" demiş ağaç.
"10 Yılda mı?" diye gülmüş ve çiçeklerini sallamış kabak. "Ben neredeyse 2 ayda seninle aynı boya geldim bak!"
"Doğru" demiş ağaç "doğru"
Günler günleri kovalamış ve sonbaharın ilk rüzgarları başladığında kabak önce üşümeye sonra yapraklarını düşürmeye, soğuklar arttıkça da aşağı doğru inmeye başlamış.
Sormuş endişeyle kavağa; Neler oluyor bana ağaç?
‘’Ölüyorsun’’ demiş kavak.
‘’Niçin ?’’
‘’ Benim on yılda geldiğim yere sen iki ayda gelmeye çalıştığın için.’’
1.DERS: Çalışmadan emek harcamadan gelinen nokta başarı sayılmaz.
Kolay kazanılan, kolay kaybedilir. Her işte alın teri ve emek şarttır.
Hırs, bir sandalın yelkenini şişiren rüzgara benzer; fazlası gemiyi batırır, azı da gemiyi olduğu yerde tutar.
2. DERS: Her başarıdaki birinci, başarılı demek değildir. BAŞARI SÜREKLİLİK GÖSTERİNCE BAŞARIDIR :)
3. DERS: Hırs çok hata yaptırır ama azimde sabır vardır, kolay kolay hataya düşülmez.
4. DERS: Hırs kısa vadede kazandırabilir, şansınız %50 %50 dir. Azim ise uzun soluklu bir olaydır ve mutlaka kazandırır.
Şunu hiçbir zaman unutmamak gerekir.
BAŞKALARINA KARŞI ZAFER KAZANAN KUVVETLİDİR.
KENDİ NEFSİNE KARŞI ZAFER KAZANAN İSE KUDRETLİDİR.
11 beğeni · 3 yorum · Diyorum ki
Kurtok (@kurtok)
Başlık olmamış gibi. Tamam hırs rüzgar gibi geçici yıkıcı olabilir. Ama hırsla rüzgarın hikayesini anlatiyormus havası var gibi gibi:) Ne bileyim bakü ya şuraya sacmalayasim geldi :) - 22.02.17

B.K.Ü

@bku

Tek konuşulur yüzüdür bacaklarının arası.
Sakal ve bıyık da bıraktığı.
Dönmez bir sapkının.
Üzerine bir dedikodu.
Yaklaşmaz kadınlara buyurulduğu gibi.
Kışkırtır kuşkuları.
Başlarındaki sorguç ve berbername.
Gömdürülmüştür diri diri toprağa başaşağı.
Ürker ve parlar birkaç katana ötede.
Neden anlayamıyordum.
Tutunur bir utanç ince.
Bir kız limon yanığı.
Saçak altlarında dolaşır erkeğini.
Açılmıştır kapılarının kilitleri kendiliğinden.
Kıpırdanır bir kefen.
Gebelenmiştir yatarak üzerine ölünün.
Bir kilisede işlemeyen.
Bataklıklarda büyütmüştür çocuğu.
Neft dökerek yakıyordum bir mektubu da kuş zarflı balmumu.
Artık bir çocuğun yüreğindeki eğriliktir.
Bileğinde doldurulmuş ve bütün bir atmaca taşıması.
Çalışır toplamıya tüylerini.
Yazdırır göğsüne safranla.
Yinelediği bir sözcük kezlerce: Erselik!
Sevişir ısırarak kendi ağzını.
Çalar lavtasını yılgının elden düşme.
Malta Yahudisi'ni okuyordum.
Barındığım sandukanın içinde.

B.K.Ü

@bku

HAYIRLI Salılar.
PTT'nin bir hatası yüzünden gecikmeli gelen kargo. @ceylan-bektas a çok teşekkür ederim içinden gelmiş adım soyadım baskılı ajanda ve yanında kitap ile hediyeler göndermiş. Ama en mükemmeli el yapımı tespih. Müthiş bir hediye gerçekten. Hiç beklemiyordum :P
23 beğeni · 8 yorum · Anın Fotosu
Ceylan Bektaş (@ceylan-bektas)
:-) evet evet hepsi içimden geldi :P özellikle ajanda . Tesbihi beğenmene çok sevindim :) güle güle oku, iç, kullan :) ve en önemlisi güzel güzel notlar yaz ajandana sevgili @bku :) - 21.02.17
Ceylan Bektaş (@ceylan-bektas)
Bu arada kim araklamış kargomuzu :) - 21.02.17

B.K.Ü

@bku

Hüseyin & Ali Rıza Albayrak - Alemin Nuru

Hasretinden Yandı Bağrım Hiç Görürmüyüm Seni
Umarım Hak Divanında Yad Eyliyesin Beni
Sana Cömert Gani Derler Mürvet Ey Kerem Kanı
Alemin Nuru Muhammed Mürvet Ya Ali Mürvet

Sana Benzer Bulamadım Şu Cihanı Ahrette
Göster Mahu Cemalini Kalmayayım Hasrette
İsmini Zikreden Kullar Mahrum Kalmaz Ahrette
Alemin Nuru Muhammed Mürvet Ya Ali Mürvet

Bağışla Bu Günahkarı Yüz Sürdüm Dergahına
Kulun Küfr İçinde Kaldı Kalma Bu Günahıma
Sığınıp Gelmişem Ben Bu Risalet Penahına
Alemin Nuru Muhammed Mürvet Ya Ali Mürvet

Hatayi Derki Ya Ali Dolu Günahla Tenim
Alemin Nuru Muhammed Mürvet Ya Ali Mürvet



HAYIRLI Cumalar
10 beğeni · 1 yorum · Müzik Kutusu
Holly (@tiffany)
Cuma namazına kaçar ben, abdest almışken bir günahlarımdan arınam, sende kalk cumanın nimetlerinden faydalan - 17.02.17

B.K.Ü

@bku

‘SADECE VAZİFEMİ YAPTIM’
Kanal D’de yayımlanan Vatanım Sensin dizisindeki Albay Cevdet’in kim olduğu uzun süredir tartışılan bir konu. Aydınlık gazetesinden Hayati Özcan ve Nurcan Akkul, Albay Cevdet’in kim olduğunu ve İzmir’deki mezarını buldu.

“Osmanlı saray entrikalarından vurdulu kırdılı mafya öykülerine kadar ekranları dolduran diziler arasında geçen ekim ayında başlayan “Vatanım Sensin” dikkatleri üzerine topladı. Diziyle birlikte tartışmalar da başladı. Kurtuluş Savaşı tarihimizde adı sanı hiç duyulmadık Albay Cevdet gerçekte kimdi? İzmir’deki fırtınalı hayatı hakkında ne biliyorduk? Mezarı var mıydı? Yakınları kimlerdi? Hatta gerçek miydi hayal ürünü müydü? Konu, sadece Albay Cevdet de değil, 15 Mayıs 1919’la başlayan Anadolu işgaliydi.

Büyükşehir Belediyesi arşivi APİKAM’dan, İzmir Mezarlıklar Müdürlüğünden başladık araştırmaya. Yazılı kaynakları taradık ve Albay Cevdet’in mezarını bulduk. Albay Cevdet’in o dönemki lakabı Gavur Mü’min, asıl adı Mü’min Aksoy’du. Albaydı. Mezarı, Balçova eski mezarlıktaydı. Ölüm ilanı, tam da Kurtuluş Savaşı’nın belki de bir numaralı milli casusuna yaraşır gizemle “Bir Dost” imzasıyla verilmişti...

GAVUR MÜ’MİN OLMANIN ACISI

Yüzbaşı Gavur Mü’min, tarihimizin derinlerinde namını, şanını, nefsini vatanın kurtuluşu için bir kenara atmış kahramanlarımızdan biri. İzmir’de 1892 yılında dünyaya gelen İbrahim oğlu Mü’min, 1911 yılında Beylerbeyi Yedek Subaya Okulu’ndan Teğmen rütbesiyle mezun oldu. Balkan savaşları ve Birinci Dünya Savaşında çarpıştı. İzmir’in işgalinden hemen önce Jandarma Genel Komutanlığı’nın talimatıyla İzmir Jandarma Alay Komutanlığı’nda görevlendirildi. İşgal günlerinde İzmir’de bulunan Yüzbaşı Gavur Mü’min, işgal altındaki şehirde güçlü bir yeraltı teşkilatlanmasına sahip olan, asker ve sivillerden oluşan Türk istihbaratının önemli bir üyesi olarak görev aldı. İşgal sırasında Yunan askerlerine esir düştü ancak bir yolunu bulup kaçmayı başardı. İşgal Kuvvetlerinin güvenini kazanan dönemin İzmir Belediye Başkanı dayısı Hacı Hasan Paşa sayesinde İzmir’de kaldı. Fesi çıkardı ve fötr şapka taktı. Çok iyi Rumca konuştuğu için işgalcilerin ve Rumların mekanlarına girip çıkarak güvenlerini kazandı.

Bir süre sonra İşgal Kuvvetleri Komutanı Zafirio’nun da gözüne girmeyi başaran Yüzbaşı Gavur Mü’min, Yunan işgalini kolaylaştırmak için işgal kuvvetlerine sözde yardım etmeye başladı. İşgalcilerle ilişkisi yüzünden İzmirli Türkler Mü’min Bey’e “Gavur Mü’min”, “Hain Mü’min” lakabını taktı. Sürekli hakaretlere uğrayan Gavur Mü’min kendisi tarafından kaleme alındığı ileri sürülen bir notta bu durumu şöyle açıkladı: ‘’... Kurtuluşu için ölesiye, öldüresiye dövüştüğüm İzmir’de yüzüme bile tükürenler oldu. İtiraf edeyim ki o tükürükler, çarpıştığım cephelerde yediğim kurşunlardan daha fazla acı ve ıstırap verdi bana... Ama ne yapayım ki, o sırada içerisinde bulunduğum durum ve şartlar gerçekteki durumu açıklamama engeldi. Ölmekten değil de, bir şeyden çok korkuyorum: Gerçeği anlatamadan ölmek ve tarihe bir vatan haini olarak geçmek. (İşgal İzmir’inin ilk haini_Kurtuluş Savaşının son kahramanı Gavur Mü’min - Yrd. Doç. Ahmet Mehmetefendioğlu)

ANKARA’YA BİLGİ AKIŞI

İşgalcilerin güvenini kazanan Yüzbaşı Gavur Mü’min, Yunan Karargahı’ndan elde ettiği bilgileri, Anadolu’ya iletiyordu. Bu bilgiler Yunan ilerleyişini ciddi ölçüde etkiliyor ve Ankara’ya hazırlık için zaman kazandırıyordu. Ancak Mü’min Bey Türk kuvvetleri arasında düşman için çalışan işbirlikçi bir ajanın ihbarı üzerine Yunan İstihbaratı tarafından açığa çıkarıldı. Müebbet hapis cezasına çarptırılarak Atina’ya gönderildi. Kurtuluştan sonra, Türk-Yunan esir değişimi sırasında bizzat Mustafa Kemal’in emriyle, General Trikopis’e karşılık takas edildi.

Mü’min Bey yurda döndükten sonra da türlü zorluklarla karşılaştı. Çok sevdiği askerlik mesleğine dönmek için yaptığı başvurular uzun süre reddedildikten sonra kabul edildi. Albaylığa kadar yükseldi, Van Mıntıka Komutanlığı yaptı. Albay rütbesiyle görevli olarak Hakkari’ye giderken zatürreye yakalandı, 24 Ocak 1948’de hayatını kaybetti. Kurtuluşu için ölesiye ve öldüresiye dövüştüğü İzmir’de kavga dolu hayatı son bulan Gavur Mü’min’in Balçova’daki mezarında ‘Kurtuluş Savaşı’nın Bir Numaralı Casusu’ yazısı olduğu kayıtlara geçti ancak mezar taşında böyle bir yazıya rastlamadık.

‘SADECE VAZİFEMİ YAPTIM’

Albay Mü’min’in ölüm ilanı 25 Ocak 1948 tarihinde İzmir’de yayınlanan “Demokrat” isimli yerel gazetede yer aldı. İlanı “Eski Bir dost” imzasıyla arkadaşı yazmıştı. İlanı yazan arkadaşı ona ait şu cümlelere yer verir: Tarih büyük ve kalabalık yer, şayet her vazifesini yapan oraya girmeye kalkışırsa, burada olduğu gibi orada da birbirimize gireriz!... Ben sadece vazifemi yaptım”
Asım Mauser (@mauser)
albay cevdet fetöcüymüş. açığa almışlar. - 17.02.17
Hakan (@hakani)
Generale karşı albay ha. Güzelmiş bu? Ama kesin bir kaynak var mı @bku? - 17.02.17

B.K.Ü

@bku

HAYIRLI Çarşambalar vol2.
Çok hayırlı bir çarşamba günü :) Akşama doğru gelen PTT emekçisi kardeşim bana bir paket olduğunu söyledi. Paketi bir paket içine daha koymuşlar içinde bişe var kırılmış dediler. Alla alla dedim ne ki kırılsın. Bana karşı bir komplo mu acaba diye düşünerek sonra kim göndermiş dedim sonra baktım ki @hercai göndermiş :) Bu güzel hediyeler için çok teşekkür ediyorum. Hiç haberim yoktu adeta bir sürpriz oldu bana :) Hediyeler de mükemmel ama balık kırıldı. Olsun olsun öyle de güzel :) saatin manasını da bekliyor olacağım :D Bitter çikolata da süper oldu akşama viskinin yanında şahane gider :)
22 beğeni · 12 yorum · Anın Fotosu
Balık değil o yahu. bardak de şuna artık :) Kupa da olabilir. Her neyse üzüldüm vallahi kırıldığına. Resmen benim de kalbim kırıldı. Beğenerek almıştım onu ben :( Güle güle ye, iç, oku. Tüm hevesim kaçtı şuan :( - 15.02.17
Bi dakka ya. Balık da mı kırılmış :( neyse diyecek bişey bulamıyorum şuan. Bi hediye gönderelim dedik, elimize yüzümüze bulaştı resmen :( - 15.02.17
ketumpinokyo (@kekum)
Orda bir Rocco gördüm sanki , afiyet olsun, keyifli okumalar :)) - 15.02.17

B.K.Ü

@bku

HAYIRLI Çarşambalar.
Bu sabah çok geç kalktım kahvaltıya vakit yoktu bende hemen beslediğim kuşlardan birisini ekmek arası yapıp ofisin yolunu tuttum. Ofise geldiğimde çayı demledim hemen. Çay kaynadı evde yaptığım ekmek arasını da çıkartıp bir güzel yedim. Sonra birden kapı çaldı ala alla dedim kendi kendime kim ki gelir. Kapıyı açtım bir baktım kargocu elinde kutu Allah dedim biri bana kitap göndermiş hemen aldım imzamı atıp kapıyı kargocunun suratına kapattım. Falçatayı kaptığım gibi kutuyu delik deşik ettim ve hemen içindekileri çıkartım.
http://www.resimag.com/41142ea3.jpeg


bu mükemmel kitapları bana gönderen @tugce-senkalasin hanıma çok teşekkür ediyorum. Hanfendinin içinden gelmiş bu kitapları bana sürpriz yaparak göndermiş :) çok çok teşekkür ediyorum :)
45 beğeni · 35 yorum · Anın Fotosu
Beyhude (@mamafih)
Pek zannetmiyorum ama neyse, ekmek arası kuş çok sevimli:) - 15.02.17
face of face (@doktorno)
Afiyet olsun yarasın. onca zamandır boşuna beslemedin değil mi işe yarasınlar. - 15.02.17
Misafir
İçinden gelmiş? =)
Ahahha Sesli gülünesi :D
Keyifle Okuyunuz Barış Bey =) - 15.02.17

B.K.Ü

@bku



Sînemde ger müessir bir dûd-ı âh olaydı
Ruh-sârını yakardım ger gökte mâh olaydı

Evvel senin elinden şekvâya ben giderdim
Âlemde âşıkana bir dâd-hâh olaydı

Zülfün görenlerin hep bahtı siyah olurmuş
Tek zülfünü göreydim bahtım siyah olaydı

Olmazdı kalb-i mahzûn tâ böyle zâr u mecnûn
Çeşmin kılaydı efsûn zülfün penâh olaydı

El çektim ey vefasız vaslın temettu'undan
Rûyına bâri bende tâb-ı nigâh olaydı

Kasd eylemek rakîbe kûyunda pek günehmiş
Ben hasmım öldüreydim koy bir günâh olaydı

Hattın Habeş kuluyla alsaydı Fas diyarın
Zülfün sevad-ı Çine tek padişâh olaydı

Ömrüm içinde senden ger bir vefâ göreydim
Râzı idim gâmınla ömrüm tebâh olaydı

Güçmüş murada ermek NEVRES vefâ yolunda
Ey kâş kûy-i yâre bir başka râh olaydı
5 beğeni · 0 yorum · Müzik Kutusu

B.K.Ü

@bku

@mauser kardeşim mesajını aldım ve bende sana sonuna kadar katılıyorum. Bu versiyonda benden olsun.

8 beğeni · 0 yorum · Diyorum ki

B.K.Ü

@bku

Şahmaran efsanesi Antalya'da dile geliyor
Anadolu'nun binlerce yıllık efsanelerinden biri olan Şahmaran'ı konu alan iki ayrı belgesel Antalya Kültür Sanat'ta izleyiciyle buluşuyor.

Yönetmenliğini Kenan Özer'in üslendiği 'Yarısı İnsan Yarısı Yılan' ve 'Şahmaran'ın Sözü' belgeselleri, Antalya Kültür Sanat ve Doğadabuan işbirliğiyle 9 Şubat Perşembe akşamı Antalya Kültür Sanat'ta gösterilecek. Saat 19:00'da başlayacak olan gösterimin ardından Yönetmen Kenan Özer de filmleriyle ilgili soruları yanıtlayacak.

KOYU YEŞİL BELGESEL GÖSTERİMLERİNDE BU AY ŞAHMARAN VAR

Antalya Kültür Sanat ve Doğadabuan işbirliği ile gerçekleştirilen 'Koyu Yeşil - Belgesel Gösterimleri'nin bu ayki konuğu, Anadolu'nun binlerce yıllık efsanelerinden biri olan Şahmaran'a ilişkin iki ayrı belgeseli bulunan Yönetmen Kenan Özer olacak. 9 Şubat Perşembe akşamı saat 19:00'da başlayacak olan etkinlikte, Özer'in 'Yarısı İnsan Yarısı Yılan' ve 'Şahmaran'ın Sözü' belgeselleri izleyiciyle buluşacak. Gösterimin ardından ise Yönetmen Kenan Özer izleyicilerin sorularını yanıtlayacak.

DOĞUM İLE ÖLÜMÜN, İNSAN İLE YILANIN İÇ İÇE GEÇEN EFSANESİ

Anadolu'nun hızla yitirilen zengin doğa ve kültürel mirasına ilişkin çektiği belgesel filmlerle tanınan bol ödüllü Yönetmenlerimizden Kenan Özer, Şahmaran'ı başlangıç ve sonun, doğum ile ölümün, iyi ile kötünün, insan ile yılanın birbiri içinde kaybolduğu binlerce yıllık bir efsane olarak tanımlıyor:
"Efsane, Anadolu’da, Ceyhan’da evlerde ninelerin, dedelerin ağzından süzülür, karışır Çukurova’nın bereketli topraklarına. Cebelinur Dağı’nın eteklerindeki Balkuyusu’nda, Yilankale’de ve Misis Köprüsü’nde efsane gerçeğe, gerçek efsaneye dönüşür.

'MASALLAR ARTIK OLMADIĞI İÇİN ANLAŞILMIYOR DÜNYA'

Masallar artık olmadığı için, anlaşılmıyor dünya. İnsanoğlu, kendini anlamak, dünyayı tanımak için yeniden dinlemeli hepsini. Kendi karanlığını bulmak, iyiliğe ulaşmak için. Masal olmayınca hayatımızın içinde; karışıyor kavramlar, bulanıklaşıyor giderek. Oysa en büyük gerçeği periler, devler söylüyor bize, sayfaların arasından. Yapmamız gereken, yüreğimizle dinlemek, kulak vermek."

ŞAHMARAN BELGESELLERİNİN KÜLTÜRE KATKISI

2011 yılında Çukurova çevresinde çekilen iki farklı Şahmaran belgeselinde, yöre insanının binlerce yıldır sözlü kültür içerisinde kuşaktan kuşağa aktararak yaşattığı Şahmaran anlatıları nineler ve dedelerin ağzından aktarılıyor. TRT Belgesel Ödülleri'nde 'En İyi Film' ödülüne layık görülen belgeselin ardından Şahmaran efsanesi, UNESCO 'Somut Olmayan Kültürel Miras' listesine dahil edilmişti.

http://www.resimag.com/873a06bd.jpeg
/ 143