ara
Halil korkut
3.580 406

Halil korkut

@blackgarden

- Edgar Allan Poe
7 (1 oy)
The Murders Of The Rue Morgue
Edgar Allan Poe'un 1841 senesinde yazdığı kısa romanının orjinal ismi bu şekilde... Bizdeki birçok yayınevi bunu 'Morgue Sokağı Cinayeti' olarak yayınlamış fakat orjinal başlığından da anlayacağımız üzere buradaki 'cinayet' kelimesinin çoğul 'cinayetler' olması gerekiyor, orjinaline daha uygun bir başlık için.( Bu çok da önemli değil)
-Tarihteki ilk cinayet ve dedektiflik konulu edebi eser olduğu savunulan bu eserin sonraki dönemlerde Arthur Conan Doyle'a ve Agatha Christie'ye ilham kaynağı olduğu söylenmiş ve sonradan bu söylenti bahsedilen yazarlar tarafından onaylanmıştır.
EK 1
Mühim bir tarihi konuma sahip bu esere herhangi bir edebi yorum getiremiyorum. Eser hakkında bazı menfi fikirlerim olsa da bunları yazıldığı dönemden veriyorum. Tavsiye ediyorum... 10.04.17
Verdiği Puan: 7
3 beğen · 0 yorum · kitap inceleme ·

Halil korkut

@blackgarden

- Pierre Rey
8.3 (20 oy)
--SEMİH OKTAY-- PARA -- PIERRE REY -- MİDENİZE YUMRUK YEMEYE HAZIR OLUN
Pierre Rey'in ilk 1977 senesinde yayınlanan ve hemen ertesi sene dilimize çevrilen 'Para' romanı, konusundan ziyade, edebi kurgusu ile ön plana çıkıyorsa bu kurgu, yazarın kıvrak zekasının bir göstergesidir. İtalyan mafya ailelerini ve İsviçreli bankacıları daha yakından tanıma fırsatını da bulduğumuz romanda yaşananların sürükleniş hızı ve olanların ilginç olması okuru bir heyecan kumkumasının içine atıyor... Çok ilginç yorumlar var bu roman hakkında mesela bir okur ''Olaylar o kadar etkileyici ki midenize yumruk almış gibi oluyorsunuz'' Bu yorumu yapan okurun yazdığı goodreads'de de Semih Oktay ismine rastlamama hiç şaşırmadım. Romanı övdüğüm kadar Semih Oktay'ın gayretlerini de övmek istiyorum burada...

Romanın eleştiri getireceğim bölümü ise final bölümü, eleştirimin ne olduğunu sonra yazacağım...
EK 1
Romanın final bölümüne getireceğim eleştiriyi yazmak için oluşturduğum bu ek bölümde, romandaki olay örgüsü hakkında bilgi veya hikayenin sonucu hakkında ipucu (spoiler) verebileceğim çekincesi ile bu romanı okumayı düşünüp de henüz okumayanların bu ek bölümü okumamalarını ricam edeceğim... Şimdi romanımızda bu kadar renkli ve hareketli roman karakterlerimiz varken, hikayenin finalini getirmek için ta en sonlarda yazarımızın hiç yoktan yeni bir karakter var etmesi ve hikaye finaline doğrudan bu karakterin sorunsuz etki edebilmesi, yaşanılan onca heyecanın bu kadar sessiz sonlanmasının sebepleri; acaba yazarın iyiden iyiye sarpa saran olayların içinden kendinin de çıkamaması sonucu bulduğu bir yöntem midir gibi akla gelen sorular, romanın kusursuz olduğu savunulan edebi kurgusuna bir hayli gölge düşürüyor. Romanı okuyanlar Yudelman'ı bilirler, Yudelman'ın hikayenin en sonunda Axel Green diye bir ismi birden hatırlaması sonra efendim, dört yüz sayfa boyunca yaşanılan onca keşmekeşin aslında, her zaman pratik zekâsıyla ön plana çıkan Yudelman'ın hafıza sorunlarından ötürü yaşanmış olması bütün bu uzun hikayeye çelişki düşürüyor. Sonra ben, bu romanın sürekli başarılı kurugusuna yapılan olumlu yorumlar ile karşıma çıkmasının beni hata aramaya yönlendirdiğini de kabul ediyorum... 09.04.17
EK 2
Bu sıradışı romanı bizlere tanıtan, edebi birikimine her zaman saygı duyduğum sevgili @semih-oktay Abi'ye buradan çok teşekkür ediyorum... 09.04.17
Verdiği Puan: 8
8 beğen · 3 yorum · kitap inceleme ·
CEVİZKABUĞU (@karacurin)
Sn.Kurkut; o puanı 8 vermiyecektiniz ki ben idam sehpasını hazırlıyorum.:) 09.04.17
Emine ARSLAN (@earslan)
Neeee 8 mi yazıkk @semih-oktay sizi aforoz edecek :) Bir Kör Baykuş , iki Para konusunda hassastır. Ceviz abi sehpayı hazırlarken bende urganı getireyim :D 10.04.17
CEVİZKABUĞU (@karacurin)
Dün Semih Ağbi'yi yokladım üzüntüden yatak/döşek yatıp 'para' 'para' diye sayıklıyordu..:)) 11.04.17

Halil korkut

@blackgarden

- Mario Vargas Llosa
9 (1 oy)
Mario Vargas Llosa, Perulu bu ünlü yazarın 11 adet romanı dilimize çevrilmiş ve Can Yayınları'nda yayınlanmıştır, ne var ki ülkemizde pek de talep görmemiş; şimdi bunun nedeni belki de Kolombiyalı yazar Marquez'in gölgesinde kalıyor veya ülkemizin okurları, Latin Amerika edebiyatı ihtiyacının tamamını Marquez'den sağlayabiliyor gibi saçma şeyler yazasım geliyor buraya sonra da, bu yazarın birkaç eserinde müstehcenliğe yer veriyor olmasından dolayı ülkemiz okurunca ön yargıyla mı karşılanıyor bunu da bilemiyorum...
Bu romanda, romanın başlığından anlaşılacağı üzere bir üvey annenin üvey oğluna olmaması gereken ensest yakınlık hikaye edilmiş, yoğun müstehcen içerikli eserde yazar, zaman zaman insan mahreminin aslında anlatılmaması gereken ayrıntılarını dahi anlatmış. Bu doğrultudaki romanı okur, okumak istemeyebilir ama yine de buradaki şiirsel anlatımı sonra ünlü tablolardan esinlenerek oluşturulan hayal dünyalarını okumak sonra da yazarın edebi maharetine şahit olmak okura, farklı bir deneyim kazandıracağı muhakkaktır. Nobel ödüllü Llosa'nın bütün eserleri de böyle içerikli değildir, diğer yandan...
İnceleme yazımın absürdlüğüne bakmayın, sanırım halen yazarın anlatım tarzının etkisindeyim...
Tavsiye edilir...
Verdiği Puan: 9
8 beğen · 11 yorum · kitap inceleme ·
Semih Oktay (@semih-oktay)
Mario Vargas Llosa adı evvelden beridir ilgimi çekmemiştir misal daha fazla ülkemizde niçin okunmuyor sorusuna cevap arıyorsun ya.Kimsenin methettiğini görmedim bu yazarı.Şimdi sen yazdın ya dikkatimi çekti.Nedir? Okumak mı gerek Mario Vargas Llosa adlı bu yazarı sence? Yazarın anlatım tarzının (üslubunun/biçeminin?) etkisinde olduğunu yazıyorsun ya nasıl bir şeydir bu etki? Biraz anlatabilmen mümkün mü? 05.04.17
Halil korkut (@blackgarden)
Bu yazarı okumak gerekiyor mu kesin bir şey söyleyemeyeceğim Semih Abi, bazı yerlerden okuduğum yorumlar fevkalade olumlu, sonra neokur'daki kitap açıklamalarında bu yazarın kitapları hakkındaki bilgiler kulağa oldukça hoş geliyor. Peki bu yazarı niçin kimse okumuyor, gerçekten hayret doğrusu, bence denenmeli... 05.04.17
Halil korkut (@blackgarden)
Bu 'Üveyanneye Övgü' romanındaki anlatım tarzının edebi özelliği nadir bulunan türden Semih Abi, nasıl anlatayım , aynı anda hem şiir hem de güzel bir hikaye okuyor gibisiniz, sonra ünlü tabloları bir yorun getirme kaygısına giren yazar bunu oluşturduğu herhangi bir hayali dünyaya kendisini de katarak yapıyor... Anlatımında oldukça radikal yöntemleri var yazarın... 05.04.17
Halil korkut (@blackgarden)
Ancak hikayedeki cinsel içerik hakkında eleştiriliceğini düşünüyorum... 05.04.17
fisun (@fisun)
Yazarin başka kitabıni da okudunuz mu ?? 05.04.17
Halil korkut (@blackgarden)
Bu okuduğum ilk kitabıydı @fisun hanım, diğer kitaplarının anlatım tarzı hakkında bir fikrim yok fakat bütün eserlerinin de bu doğrultuda bir içeriğe sahip olmadığını biliyorum sonra bu siteden yazarın diğer kitaplarının bilgilerine bakınca bilmiyorum bana oldukça güzel eserlermiş gibi görünüyor, yukarıda da söylemiştim ya kulağa hoş geliyor, okumayı düşünüyorum... 05.04.17
fisun (@fisun)
:)) O zaman beklemede kalayım @blackgarden . Belki diger kitapları yazarla ilk tanısma için daha iyi olabilir ;) 05.04.17
Halil korkut (@blackgarden)
Evet belki de beklemeniz daha iyi olabilir, ileride tanışmanız dileğiyle :) 05.04.17
Semih Oktay (@semih-oktay)
Sağ ol Mario Vargas Llosa hakkında bildirdiklerin için Halil korkut (@blackgarden).Gene de ilgimi çekmedi Yazarımız!..Şiirimsi hikâye,diyeyim ben(!) şu sıralar katlanamayacağım bir yazı türü olur benim için.Bak en sıkı romanlarımı okumamın üzerinden on altı yıl,on bir yıl,beş yıl,dört yıl ve sonuncusu üzerinden üç yıl geçmiş. Roman bağımlısı olduğum için şu üç yıl evvel okuduğumun etkisi de geçti!..Krizlere girdim gireceğim anlayacağın.Bu yüzden en son okumuş olduğum DOKTOR JİVAGO romanının Rusça aslından tam çevirisini satın aldım.Pek yakında ikinci bir defa işte bu altı yüzden fazla sayfası olan romanı okuyacağım!.. :) 06.04.17
Halil korkut (@blackgarden)
'Şiirimsi hikaye' derken @semih-oktay abi, şimdi bunu burada okuyanlar yanlış anlamasınlar bu anlatım tarzını, olaylar yine hikaye tarzında ve mantıklı bir tempoda sürükleniyor, sizin öznel fikirlerinizi anlıyorum ve hak verebiliyorum ama yine de bunların burada yanlış bir anlaşılmaya sebep vermesine de istemiyorum, bu yazar başarılıdır, ödüllü bir yazardır, gönül rahatlığı ile tavsiye edebiliyorum neokur.com takipcilerine... 06.04.17
Semih Oktay (@semih-oktay)
İş iyice ciddiye binmeye başladı Halil korkut (@blackgarden)! :D Güldürdün beni! Peki...Bir yazarın başarılı olması,ödüllü olması başarısının garantisi olamıyor ama deneyimlerime göre.Dolayısıyla az tanınan bir yazardan doya doya okuma hazzı alabiliyoruz.İtiraz olsun için değil bu yazdıklarım;doğruyu ve gerçek olanı bilelim diyedir...Mario Vargas Llosa hakkında bilgim yoktu,sayende şimdi baktım yazılanlara şöyle bir.Sanki vesikalığındaki görüntüsü bana PARA romanının yazarı olan Pierre Rey'i hatırlattı.Benziyor,demeyeyim de "andırıyor" bir ihtimal.Hafta sonu uğrayacağım kitapçılara ve bir bakmaya niyet ettim doğrusu Llosa'nın kitaplarına da! :) 06.04.17

Halil korkut

@blackgarden

''And To My Nephew Albert I Leave The Island What I Won Off Fatty Hagan In A Poker Game'' , David Forrest'ın 1969 senesinde yazdığı bu ilk romanının orjinal başlığı böyle. Forrest bundan sonra üç roman daha yazmış fakat dilimize çevrilen tek eseri bu, ülkemizde ilk 1972 senesinde yayınlanmış, sonra birkaç defa daha yayınlandıktan sonra tekrarı gerek görülmemiş... Benim elimdeki kitap 1972 basımı, okurken elimde dağılıverdi sonra benim becerikli ellerimle güzel bir tamirat gördü, yeni gibi oldu. Sahaflardan veya sahaf işlevi gören internet sitelerinden temini fevkalâde kolay... Hikayenin konusu ise şöyle:
Adamımızın ismi Albert, tesadüfen bir ada sahibi oluyor fakat bahsedilen ada işe yaramaz kayalıklardan ibaret küçük bir kara parçası. Sonra yine tesadüfen bu kara parçasına Sovyet askerleri yerleşmek durumunda kalırlar, Birleşik Devletler askerleri ise geride kalır mı? Onlar da bir askeri garnizon kurarlar adaya ve bu küçük kara parçasına ülke sınırı dahi çizilir. Diğer yandan bütün bunlar bizim Albert'i milyoner yapar. Romanda ise bu küçük kara parçasında bu iki asker grubunun başından geçen komik serüvenler anlatılır. Romanın asıl amacı bu iki ülkenin soğuk savaş dönemindeki rekabetini tiye almak, bütün bunları mizahi bir anlatımla eleştirmektir... Hikayemiz güzel, tavsiye edilir...
Verdiği Puan: 9
8 beğen · 0 yorum · kitap inceleme ·

Halil korkut

@blackgarden

- 1987
8.3 (3 oy)
Bir dönem, özellikle doğu illerimizde rast gelinen katırlarla kaçak mal taşıyanların karakterize edildiği hikayede üç katırcı arkadaş, askerlere enselenmesi sonucu askerlerle birlikte zor kış koşulları eşliğinde yürüyerek bir yolculuğa çıkmak durumunda kalırlar. Yanlarında bir de gazeteci bir kadın vardır. Bu yol hikayesinin yanında katırcıların talihsiz hayat hikayelerine de tanıklık ediyoruz sonra... Doğu kültürünü, yaşam tarzını ve bölgedeki zorlukları da yansıtan bu filme getirilen en yoğun eleştiri görüntü tekniğindeki savunulan düşük kalitedir. Kadir İnanır'ı başrolde gördüğümüz filmin oyuncu kadrosunda diğer göze çarpan isimler de; Ali Tutal, Necmettin Çobanoğlu, Halil Ergün, Bülent Bilgiç ve Ayşegül Aldinç'dir. Birçok dizi filminde ve sinemada oyunculukları bulunan ünlü müzik sanatçımız Ayşegül Aldinç'in rol aldığı ilk sinema filmi özelliği taşıyan 1987 yapımı bu filmde ünlü aktörümüz Kamuran Usluer de Halil Ergün seslendirmesi ile katkı sağlamıştır. Oyuncuların filmde doğu şivesini başarılı kullandığı görülen filmimiz Bingöl'de ve çevresindeki dağlarda çekilmiştir. Yönetmenimiz aynı zamanda 'Kurbağalar, Yılanların Öcü, Tomruk' gibi klasikleşmiş sinema filmlerimizin de yönetmeni olan Şerif Gören'dir. Usta yönetmenimiz Şerif Gören sinemamıza yönettiği elli filmle önemli bir katkıda bulunmuştur. Usta yönetmenimiz kariyeri boyunca ulusal ve uluslararası birçok elit ödül kazanmıştır...
Verdği Puan: 10
5 beğen · 0 yorum · film inceleme ·

Halil korkut

@blackgarden

- 2011
6.8 (4 oy)
Murat Saraçoğlu'nun yönettiği, 2011 yapımı, ünlü yazarımız Orhan Kemal'in aynı adlı romanından uyarlanan, Yavuz Bingöl'ün başrol oynadığı ve müzikleriyle de katkı sağladığı sinema filmidir. Dönemin sinema teknolijinin yoğun kullanılmaya çalışıldığı bu filmin 1987'de Erdoğan Tokatlı'nın yönettiği ve Kadir İnanır'ın oynadığı verisyonundan daha başarılı olduğu düşünülse de Yavuz Bingöl'ün 'Ahmet Kaptan'ı yeteri kadar canlandıramamasının ve Orhan Kemal'in edebi eserine yeterince sadık kalınmamasının söylenmesi filme getirilen başlıca eleştirilerdir. Eleştirmenler önceki yapım filmdeki samimiyetin yakalanılmadığını da belirtmektedirler. Erotik olduğu düşünülen sahnelerin ise tamamen gişe kaygısıyla yapıldığı söylenmektedir. 'Fatma'yı Hülya Avşar'ın canlandırdığı filmin diğer ünlü oyuncuları şunlardır: Kerem Alışık, Civan Canova, Bülent Şakrak, Volga Sorgu, Deniz Oral...
EK 1
Yönetmen Murat Saraçoğlu'nun bundan önceki yönettiği sinema filmleri ise şunlardır: ''Deli Deli Olma, O.. Çocukları, 120, ...
Ünlü yönetmenin yönettiği birçok Tv dizisi de vardır. 03.04.17
Verdği Puan: 5
4 beğen · 0 yorum · film inceleme ·

Halil korkut

@blackgarden

- 1987
7.3 (6 oy)
Orhan Kemal'in aynı adlı romanından uyarlama olan 1987 yapımı ünlü yönetmen Erdoğan Tokatlı'nın yönettiği, başrolünde Kadir İnanır'ın oynadığı hapishane konulu sinema filmidir. Senaristler, Çetin Öner ve Erdoğan Tokatlı'nın da kendilerinden birşeyler katmak durumunda kaldıkları hikayede yine de Orhan Kemal'in edebi eserine oldukça sadık kalınabilmiş. Hikayeyi okuyanlar bilirler finalinin oldukça dramatik olduğunu ve filmde Kadir İnanır ve diğer oyuncu arkadaşları bu dramatik hikaye finalini fevkalade başarılı yansıtabilmişler perdeye...
Kadir İnanır'ın hapishanedeki 'Tatar Ramazan' haline aşina olanlar buradaki hapishanede bulunan mülayim Kadir İnanır'ı 'Ahmet Kaptan'ı da takdir edeceklerdir.
Filmde bulunan diğer emektâr oyuncularımız da şöyle: Halil Ergün, Menderes Samancılar, Rasim Öztekin (gençlik hali İlginç), Tülay Arda, Savaş Yurttaş, Engin İnal, Cengiz Sezici, Kutay Köktürk...
Verdği Puan: 10
7 beğen · 0 yorum · film inceleme ·

Halil korkut

@blackgarden

- 2009
7 (30 oy)
2009 yapımı Sam Marshall Raimi'nin yönettiği gerilim-korku filmi. Orjinal ismi 'Drag Me To Hell' olan filmin yönetmeni Raimi, 'Spider Man 1-2 ve The Evil Dead 1-2' filmlerinin de yönetmenidir. Başrol oyuncusu Alison Lohman oynadığı başlıca filmler ise; 'Flicka, Where The Truth Lies, Matchstick Man, White Oleander, Sex and a Girl, Sharing The Secret' derken güzel oyuncu Lohman şimdiye kadar otuz filmde rol almıştır... Filmin diğer önemli oyuncuları ise Justin Long ve Mrs.Ganush rolündeki Lorna Raver'dır.
Birçok kişinin mantıksız bulduğu fakat din adamların olabilmesi mümkün dediği bir konuyu işleyen film korku severler için ideal... Gerilimli aynı zamanda sürükleyici...
Verdği Puan: 9
7 beğen · 0 yorum · film inceleme ·

Halil korkut

@blackgarden

- 2007
6.8 (6 oy)
2007 yapımı Amerikan macera-korku filmi. Yönetmeni Robert Rodriguez diğer taraftan 'Sin City ve Desperado' filmlerinin de yönetmenidir. Oyuncu Rose McGowan'ı ise oynadığı 'Dead Awake, Strange Hearts, The Last Stop, Southie, Devil in the Flesh' filmlerinden biliyoruz. Wray karakterini canlandıran Freddy Rodriguez'i önceden oynadığı 'Harsh Times' filmindeki 'Mike Alonzo' rolüyle hatırlıyoruz. Dikkat çeken diğer bir oyuncu ise Marley Shelton...


Filmin başlarında Bruce Willis'i görüp heyecanlanan hayranları ne var ki film süresince pek de karşılaşamayacaklar kendisiyle. Tarantino hayranları için de aynı durum sözkonusu... Ne var ki bu iki dev isim filme çok daha fazla şöhret katıyor. Bol aksiyonlu ve korkulu bu -bilim kurgu- filmini izlemeden geçmeyiniz...
Verdği Puan: 9
3 beğen · 0 yorum · film inceleme ·

Halil korkut

@blackgarden

- 2007
7.5 (54 oy)
Filmin yönetmeni Frank Darabont diğer taraftan ' The Green Mile ve The Shawshank Redemption 'isimli efsane filmlerinden de yönetmenidir. Bahsedilen filmlerin aynı zamanda senaristidir de. 2000 senesinde 'Pollock' filmiyle en iyi yardımcı kadın oyuncu oskarını kazanan oyuncu Marcia Gay Harden'ın bulunduğu oyuncu kadrosunda başrol erkek oyuncusu; Thomas Jane'dir, bu film Jane'in oynadığı tek başrol filmidir. Andre Braugher'ın da bulunduğu oyuncu kadrosunda bir diğer göze çarpan isim ise ülkemizde de çok tanınan, özellikle 'The Walking Dead' dizisinden bildiğimiz Jeffrey DeMunn ismidir. DeMunn aynı yönetmenin yönettiği 'The Shawshank Redemption - Esaretin Bedeli' filmindeki Brooks (cebinde kuş besleyen, hapishanenin ihtiyar kütuphanecisi, hapisten çıktıktan sonra 'Brooks was here' yazıp intihar eden) karakteridir...


Stephen King'in 'Skeleton Crew' romanından (Skeleton Crew ülkemizde Altın Kitaplar'dan 'Sis' başlığıyla yayınlanmıştır) uyarlama olan bu 'Öldüren Sis' filminin finali çok konuşuluyor.



2007 yapımı...
Verdği Puan: 9
3 beğen · 0 yorum · film inceleme ·
/ 20