ara
Halil korkut
2.905 357

Halil korkut

@blackgarden

2 7.3
Puan: 7
Rusya'nın küçük Okurov kentinde, kentin karnı tok burjuvaları ile banliyölüler -yazarın tabiriyle küçük burjuvalar- arasında yıllardır devam eden bir anlaşmazlık vardır ki bu, 1905 Rus devriminin yaşanmasıyla büyür. Hikayede, yaşanılan bir devrimin uzaktaki halk üzerindeki etkileri vurgulanmaya çalışılmış ve hikaye içerisinde sosyolojik analizler sonra psikolojik tasvirler de bu hikayeye renk katıyor. İlk bölümlerdeki şehir, tabiat ve kişi tasvirlerinin okuyucuyu sıkma olasılığı varsa da okuyucu, bu paragraflardaki şiirsel anlatıma odak vermelidir. Her yönüyle renkli bir kısa roman bu, Gorki'nin bu Özgürlük kitabını okumanızı tavsiye ediyorum...
710 karakter
4 beğen · 0 yorum · kitap inceleme

Halil korkut

@blackgarden

1 8.3
Kitap: Direniş
Puan: 7
Hawaii Öyküleri
Jack London'ın sekiz adet öyküsünün yer aldığı bir kitaptır, bu. Bu öykülerin tamamı Hawaii'de geçiyor. Beyaz adamın gelerek yerlilerin topraklarını haksız bir şekilde sahiplenip bu topraklarda yine yerlileri düşük ücretle çalıştırmalarına da dem vuran yazar ayrıca din hakkında vaaz veren misyonerlerin sonradan yaptığı haksızlıklara da değiniyor. Cüzzam hastalığının kapsamlı olarak yer bulduğu bu öyküler de aynı zamanda istiridye avcılarının ve denizcilerin maceraları, adalardaki sosyal sorunlar, yerli halkın üstün özellikleri, cüzzamlı hastaların karantinaya alındığı Moloka'i adası ve diğer muhtelif konulara da değiniliyor. Serüvenli, duygusal bu öyküleri okumak size farklı bir deneyim kazandıracaktır.
EK 1
ABD'de son zamanlarda yayınevleri bu öykü kitabını ''Stories Of Hawaii'' başlığı altında yayımlamışlar. Ülkemizde de ''Hawaii Hikayeleri'' başlığı altında yayınlayan yayınevleri bulunsa da Oda Yayınları ilk öykünün başlığını kullanarak kitaba ''Direniş'' başlığını vermek istemiş. 16.02.17
785 karakter
5 beğen · 0 yorum · kitap inceleme

Halil korkut

@blackgarden

1 8.0
Kitap: Arkadaş
Puan: 9
Arkadaş, Maksim Gorki'nin üç öyküsünün yer aldığı kitabıdır. Bu öykülerin başlıkları sırasıyla; Yol Arkadaşım, Bir Zamanlar İnsan Olan Yaratıklar ve Çelkaş'dır. Bu öykülerin ortak özellikleri; talihsiz insanların yaşam koşulları, uğranılan haksızlıklar ve en önemlisi de acıma duygusudur. Gorki, ideolojileri sebebiyle zaman zaman önyargıya mâruz kalan bir yazardır fakat eserleri okundukça aslında onun ne kadar da duygusal biri olduğu anlaşılmaktadır. Tavsiye ediyorum, Gorki'yi okudukça seveceksiniz...
559 karakter
5 beğen · 0 yorum · kitap inceleme

Halil korkut

@blackgarden

2 9.5
Kitap: Şampiyon
Puan: 8
Dağdan İnme
Emekli boksör Pat Glendon, oğlunu da bir boksör olarak yetiştirir; Oğul Glendon büyüyüp hazır olduğunda ise sıra boks menajerine mektup yazmaya gelir, sonra müsabakalar falan derken, Jack London, bizlere keyifli ve heyecanlı bir kısa roman yazmış.
EK 1
Eserin orjinal başlığı, The Absymal Brute'dür. Bu bir deyimse dilimize en yakın çevirisi ''dağdan inme'' oluyor ki zaten hikaye kahramanımızın hikaye içerisindeki lakabı da böyle. 12.02.17
EK 2
Ülkemizde 1975 senesinde dönemin Koza Yayınları'ndan ''Acı Kuvvet,, başlığı ile yayınlanmıştır. Doksanlı yıllardan itibaren ise Oda Yayınları'ndan ''Şampiyon,, başlığı altında yayınlanmaktadır. 12.02.17
EK 3
Keyifli bir hikayedir. Tavsiye ediyorum. 12.02.17
263 karakter
3 beğen · 0 yorum · kitap inceleme

Halil korkut

@blackgarden

1 7.2
Puan: 9
Mâlumunuz üzere, Maksim Gorki eserlerinde kişisel sosyalist ideolojilerini de yer vermiştir fakat bunu, doğrudan görüşlerinin ne olduğunu anlatarak değil; belirli bir olaylar zinciriyle, hikayelerle yapmıştır. Bu, Ekmek İşcileri hikayesinde, dönemin Rusya'sında bir ekmek fırınında çalışan bir grup talihsiz insanın arasına katılan genç hikaye kahramanının (ki bu muhtelemen yazarın kendisi) başından geçenler anlatılıyor. Burada resmedilmek istenen, o dönemde işçilerin zor yaşam koşulları, haysiyet sınırları, işçi-patron ilişkileri gibi konulardır. Oldukça sürükleyici ve zaman zaman da hüzünlü bir hikayedir de bu. Okumanızı tavsiye ediyorum.
703 karakter
4 beğen · 0 yorum · kitap inceleme

Halil korkut

@blackgarden

2 7.8
Puan: 9
Jack London'ın birçok hikayesinde, hikaye kahramanı, kolay ve rahat bir yaşamdan ayrılıp özellikle doğadaki zorluklarla mücadele edilmesi gereken zor bir hayata geçiş yapar. Bu, İstiridye Korsanları hikayesinde de böyle, Alaska Kid hikayesinde de... Alaska Kid hikayesinde konforlu yaşamdan Alaska'nın zorluklarıyla mücadeleye girişen bir adamımız var, The Call Of the Wild hikayesinde ise bir köpeğimiz. Bu iki hikayenin benzer yönleri çok fazla, Alaska'da mekan isimleri dahi aynı; Yukon Bölgesi, Dawson Şehri gibi... Şimdi burada bu yorumu okuyan biri varsa ve yazar sürekli kendini tekrarlamış fikrine kapılırsa, şunu söyleyeyim ki benzerliklere rağmen maddi manevi herhangi bir tekrar yok... hikayeler tamamen bağımsız. Bu, The Call Of The Wild hikayesi de zaman zaman duygusal çoğu zaman da maceralı bir hikaye. Finali çok güzel. Tavsiye ediyorum...
EK 1
Bu hikayeyi çocuk hikayeleri kategorisine koyan bazı yayınevlerimiz var fakat hikaye içerisinde köpeklerin ve insanların hayatlarını kaybettiği, şiddet içerikli kısımlar mevcut.... 07.02.17
903 karakter
10 beğen · 0 yorum · kitap inceleme

Halil korkut

@blackgarden

2 7.0
Kitap: Alaska Kid
Puan: 10
Adamımızın ismi Christoffer Bellew namı diğer Alaska Kid, San Francisco'da bir dergiye öyküler yazan, resimle de ilgili olan sanatçı ruhlu bir adamdır. Ne var ki uğraştığı işler ile pek bir gelir sahibi değildir sonra amcası ile kurduğu diyaloglardan etkilenerek Alaska'ya yolu düşer sonra burada maceradan maceraya atılır. Burada aslolan şudur; (zaten Jack London birçok hikayesinin ana konusu böyledir) rahat bir yaşam tarzından çıkıp doğadaki zorlu mücadelelere geçiş ve bu geçişin bir farkındalık kazanma süreci olmasıdır. Aynı zamanda yüksek tempolu, maceralı bir hikayedir de, bu. Özellikle sonlara doğru tempo öylesine artıyor ki, okuduğunuz yerden terliyorsunuz. Jack London'ın bu Alaska Kid isimli hikaye kitabını tavsiye ediyorum.
EK 1
Orjinal başlığı ''Smoke Bellew,, olan bu hikaye, ülkemizde Oda Yayınları'ndan ''Alaska Kid,, başlığı ile yayınlanmıştır. İkinci baskısı 1995 senesinde olmasına rağmen günümüzde halen satışı devam etmektedir. 07.02.17
797 karakter
8 beğen · 0 yorum · kitap inceleme

Halil korkut

@blackgarden

37 9.0
Puan: 7
Hikayede mâlumunuz, üç adet Karamazov kardeşimiz var. En büyük kardeş Dimitri, kulislerce babasına karakter olarak en çok benzeyen oğul. Ateist, eğlence düşkünü falan... Düzenli bir yaşamı yok, düşüncesizce davranışları başına birçok sıkıntı açıyor. En küçük kardeş Aleksey, oldukça erdemli, akıllı, yakışıklı, dindar hayırsever, sevilen bir kişilik. Ortanca kardeş İvan ise bu iki kişiliğin bir karışımı gibi, nereden bakarsanız kapalı bir kutu, ateist nihilist falan derken iyi birisi mi veya kötü birisi mi olmalı buna henüz kendisi de karar verebilmiş değil ki bu belirsizlik psikolojik açıdan kendisine birçok sıkıntı doğuracak, bunların ne olduğunu romanı okumayanlar okuyordur bu yorumu burada diye yazamıyorum buraya... Kişi analizlerinin sıradışılığı ile de ün salan bu romanda bence Dostoyevski, en başarılı tahlil veya tasviri uşak Smerdyakov karakterini yazarken yakalamış. Psikoloji tarihine de geçmiş bir kitaptır bu. Okumadan olmaz....
EK 1
Burada incelemeye ek yaparak roman hakkındaki kişisel eleştirilerimi de yapmak istiyorum. Belki değildir fakat ben hikaye sürecinde bazen uşakların ve hizmetcilerin zaman zaman küçümsendiğini sezinledim. Açıkçası bundan rahatsız oldum. Sonra bu Zosima Dede ile manastırda geçen zamanlarda paragraflarca hatta sayfalarca Hristiyanlık dininden yapılan çıkarımlara, bu dinin o dönemdeki sorunlarının ne olduğuna, kilisenin manastırın durumuna gibi konulara uzun uzun yer verilmesine içerledim. Bu dine kesinlikle karşı değilim ama takdir edersiniz ki bununla ilgili de değilim. 03.02.17
1041 karakter
11 beğen · 8 yorum · kitap inceleme
Semih Oktay (@semih-oktay)
Asırlar önce,yıllar önce yazılmış romanlarda yazarlar:"Din konusunda da birkaç bölüm yazayım,ekleyeyim de,görsünler ben ne kadar bilgiliyim bu konuda(!)." diye düşünmüş olacaklar zahir.İçerlediğini yazıyorsun ya,haklısın: okuyucuya külfete katlanmak kalıyor.O bölümleri es geçemiyoruz okuyucu olarak! "Bu dine kesinlikle karşı değilim ama takdir edersiniz ki bununla ilgili de değilim." Bu düşüncende de haklısın.Farklı bir dinle ilgili ayrıntıları bir roman yazarının inandığı şekliyle okumanın hiçbir manası,hiçbir değeri yok. Maksadımız "roman" okumak,yazarının dinle ilgili tasarruflarını değil! 03.02.17
fisun (@fisun)
Yaşadığımız dönemde bilgiye ulaşmak daha kolay. Asırlar önce yazılmış yazıları okurken bunu da göz önünde bulundurmamız lazım bence. O zamanlarda hiç değilse okuyanların bilgilenmesi anlamında yazılmış olabilir bu detay bilgiler. Ayrıca o dönemler uşaklar ve hizmetçilerin küçümsenmesinin doğal olduğu zamanlar. Çok uzun oldu ama kısaca söylemek istediğim yazıldığı döneme göre değerlendirilmesi gerektiği ... 03.02.17
mimgvn (@mimkitap)
Günaydın @semih-oktay @blackgarden ...Ben ilave ettiğiniz eleştirinizle ilgili sizinle aynı görüşü paylaşmıyorum , aslında yazarın gözüyle ya da inandığı şekliyle bir dini okumak, bende Sefiller romanında ki Waterloo savaşı detaylarını okumakla aynı etkiyi bıraktı...Yani aslında bizler romanları okurken zaten tüm konular ile ilgili ( tarihi, dini, siyasi vb.) yazarın kendi yorum ve bakışının öyküleştirmiş halini görüyoruz... Karamazov Kardeşler romanında da ;Zosima Dede veya Aleksey karakterini , davranış biçimlerinin kaynağını , anlamak adına bu anlatımların gerekli olduğu kanısındayım . Yani hikayenin bence bir parçası ve yardımcısı. 03.02.17
Halil korkut (@blackgarden)
İnceleme yazımdaki fikrime destek verdiğiniz için teşekkür ediyorum @semih-oktay abi '' Maksadımız "roman" okumak,yazarının dinle ilgili tasarruflarını değil!'' cümlenizi beğendim. Sevgili @fisun romanın yazıldığı döneme göre değerlendirilmesi gerektiği tavsiyenizi bundan sonra kesinlikle dikkate alacağım ve fikrime şu şekilde devam edeyim diyorum o zaman, sadece Hristiyanlık dinine ait kısımlara dem vuracak olursam bilgi amaçlı cümleleri kabul ettim diyelim fakat bu inançla yola çıkarak nasıl söyleyeyim öğütler, çıkarımlar, yapılmaması gerekenlerin anlatıldığı paragrafların yoğunluğu kişisel olarak sadece bana hitap etmedi. Ama yine de Dostoyevski'dir bu, öyle kolay kolay da eleştirmek de olmaz hani, bunlar kişisel fikirlerdir... 03.02.17
fisun (@fisun)
Bu kitabı lise yıllarımda okumuştum. Onun için çok da detay hatırlamıyorum işin doğrusu. Belki şu an okusam sözü geçen yerleri ben de sıkıcı bulacağım. Kısaca (bugün yazasım tuttu galiba , aslında bu kadar uzun yazmam) yorumunuz çok güzel, ben sadece ufak bir katkı yapayım dedim @blackgarden 03.02.17
Semih Oktay (@semih-oktay)
@blackgarden düşüncelerine katılıyorum.Elbette "kişisel" bu düşüncelerimiz.@fisun arkadaşımız gerçekte olanı yazmış;haklılık payı yüksek.İtiraz ettiğimiz "din konusunun metne fazla katılmış olması" konusu kişisel bir memnuniyetsizlik hâli olarak kalıyor elbette.Elimizden bir şey gelmez;okuyacağız mecburen. @mimkitap'ın dediği gibi "Waterloo savaşı detaylarını" okumadan geçmek olmaz;eseri anlayamayız bir ihtimal.Benim itirazım şu din konusunadır;savaşlara değil.Biline! Zaten itirazımızı yapacağımız bir merci de olmadığına göre biz derdimize yanalım @blackgarden. 03.02.17
Halil korkut (@blackgarden)
İtiramızı ancak Dostoyevski'ye ve Victor Hugo'ya yapabiliriz Semih Abi ama onlarla nasıl iletişime geceriz bir fikrim yok. Sizin yorumunuzu yeni okudum sevgili @mimkitap görüşlerinizde haklısınız fakat Karamazov Kardeşler'de hikayenin başlarında Zosima Dede ile İvan'ın arasında geçen uzun diyaloglar aslında bana çok da hikayenin bir parçasıymış gibi gelmedi belki de oralarda bir şeyleri ben kaçırdım fakat bilgi içerikli paragragların gerekliliğinden ziyade bizim eleştirimiz bunların buaradaki yersiz yoğunluğu idi ve benim kişisel eleştirim mensubu olmadığım bir dinin çıkarımlarına farklı bir düzeyde maruz kalmam idi. Yine de yukarıda belirtmiş olduğunuz fikirlere katılıyorum... 03.02.17
Semih Oktay (@semih-oktay)
Bir gün karşılaşır mıyız öteâlemde bilnmez @blackgarden! 03.02.17

Halil korkut

@blackgarden

1 9.0
Puan: 9
Hikayedeki baş karakterimizin ismi Joe Bronson , genç bir arkadaşımız, Joe'nun dersleri, okulu ve ailesi ile ilgili sorunları ayyuka çıkınca evden kaçıp , bir gemide çalışmaya başlar ki uzun zamandır da hayali böyleydi; bir geminin bir parçası olup, denizlerde seyahat etmek. Ne var ki sonra sonra çalıştığı geminin bir korsan gemisi, arkadaşlarının da birer korsan olduğunu fark eder ve istemeden de olsa bir yığın illegal olayların bir parçası oluverir. Bütün bunlar, onun hayatı anlama sürecidir aslında. Maceranın ve temponun bir an durmadığı bu Jack London hikayesini okumadan geçmeyiniz. Çocuklarınıza da okuyabilirsiniz...
EK 1
Hikayenin orjinal ismi ''The Cruise Of Bazzler'' olmasına rağmen ülkemizde Can Yayınları'nda ''Denizin Çağrısı,, ve Oda Yayınları'ndan ''İstiridye Korsanları'' başlıklarıyla yayınlanmıştır... 01.02.17
678 karakter
5 beğen · 0 yorum · kitap inceleme

Halil korkut

@blackgarden

1 7.0
Kitap: Saplantı
Puan: 8
Yazdığı romanındaki karakterleri zihninde canlı tutabilmek için bir genç yazarın, komşularını psikolojik etki altına alıp onların hayatlarını yönlendirmesinin hikaye edildiği kısa bir hikayedir bu. Anlatım dilinde herhangi bir tuhaflık hissederseniz kafanıza takmayınız. Hikayemiz güzel...
314 karakter
4 beğen · 0 yorum · kitap inceleme
/ 20