ara

G.M. Enes

http://servetifunun.com

G.M. Enes

@cortazar

Hasretinden Prangalar Eskittim - Ahmed Arif
Yeni bir şiir çalışmasıyla karşınızdayım. ' Hasretinden Prangalar Eskittim ' şiirinin yeri bende çok farklıdır. Umarım beğenirsiniz.

Daha fazla seslendirme dinlemek ve yazılarımı okumak için www.servetifunun.com sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Dinlediğiniz için teşekkür ederim.

Şiirle kalın...
Ahmed Arif
ünlüye 9 verdi, inceleme eklemedi.
46 beğeni · 43 yorum
Sukûtuhayal (@gece52)
Günaydınnn Enes 😊🙃🤗Seslendirmek için çok güzel bir şiir seçmişsin,Ahmet Arif'in bu şiirini çok severim,senden dinlemek güzel oldu sesine,emeğine sağlık 😊😉
20.06.18 beğen 3 cevap
Esranın Dünyası (@esranindunyasi)
Günaydın Enes 😊 şiir çok güzel sesinle daha güzel olmuş 😊 bugüne kadar seslendirdiklerin içinde birinciliģi buna veriyorum 😁
20.06.18 beğen 2 cevap
Eseflal (@eseflal)
Harika ötesi olmuş bu, seni tebrik ediyorum Enes! 👏👏👏🌹 Yalnız sen sigara içiyor muydun, klip de sana ait değil mi? Cidden gün gün kendini geliştirdin ve hepimiz de buna gün gün şahit olduk... Önün çok açık görüyorum, yolun hep açık olsun; şiirlerin, sesin kadar temiz ve berrak olsun... 👏Tebrikler. 😇🎈
20.06.18 beğen 2 cevap

G.M. Enes

@cortazar

Gidelim Buradan Şiiri - Ali Lidar
Sizlerden gelen tavsiye şiirleri seslendirmeye devam ediyorum. Sn. Feyzanur'un ( @vareste ) tavsiyesi üzerine ' Gidelim Buradan ' şiirini seslendirdim, umarım beğenirsiniz.

Bu arada, bayram seyran demeden uğraştım ve sonunda yeni bir seslendirmeyle birlikte sizlere güzel bir haberle de geldim. Kendi internet sitem olan http://servetifunun.com artık hazır ve sizlerin ziyaretini bekliyor. Bundan sonraki şiir seslendirmelerim ve kendi yazılarım burada olacak. İlginiz ve desteğiniz için çok teşekkür ederim. Edebiyatla kalın :)
EK 1
Bayram paylaşımı için Sn @Hakani ye de teşekkür ederim. Bu açıklamayla birlikte bayramda ne yaptığım da ortaya çıkmış oldu böylece. ^^ 18.06.18
Ali Lidar
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
39 beğeni · 54 yorum
Hakan (@hakani)
@cortazar bu güzel seslendirme için ve davetime icabet ettiğin için çok teşekkür ederim. İnternet siten de çok güzel olmuş. Takip etmeye çalışacağım.
18.06.18 beğen 3 cevap
Eseflal (@eseflal)
Tebrikler @cortazar, güzel olmuş site 😇 yazıların da orda 😇 havası ilac, denizi kitap bir yerler varsa; bulursan öyle bir yer haber et; hepimizin bazen gidesi geliyor belli ki, gidelim...
18.06.18 beğen 4 cevap
Feyzanur (@vareste)
Bu güzel seslendirme için çok teşekkür ederim. Fon müzikleri genelde özgün oluyor, ki ses de iyi olduğu için , bir şiir daha ne ister bilemiyorum. Oldukça beğendim. :)
18.06.18 beğen 3 cevap

G.M. Enes

@cortazar

Eskisi Kadar Özlemiyorum Seni Şiiri
Yoğunluktan ötürü bir süre şiir seslendirememiştim. Sizden gelen tavsiye şiirler doğrultusunda seslendirmelere devam ediyorum.
Sn. EDK'nın ( @denizipp ) tavsiyesi üzerine ' Özdemir Asaf - Eskisi Kadar Özlemiyorum Seni ' şiirini seslendirdim. Umarım beğenirsiniz.

Şiirle kalın :)
Özdemir Asaf
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
45 beğeni · 48 yorum
Eseflal (@eseflal)
Hiçbir şey eskisi gibi olmadığı gibi, hiçbir duydu da eskisi kadar olmuyor, ölüyor zamanla, özlemek bile olsa... Sesine sağlık yine güzel olmuş Enes, @denizipp e de bu güzel tavsiye için teşekkürler 😇
11.06.18 beğen 2 cevap
Yonca (@kitapokumakhuzurverir)
Sesinize sağlık çok güzel okumuşsunuz 😊🎈
11.06.18 beğen 2 cevap
... (@rkn277)
Tedirginim aslinda seni unutuyor olmak...
11.06.18 beğen 2 cevap

G.M. Enes

@cortazar

Yaş Gemisi
Yaş Gemisi
Her yeni yaş günü ufuktan yavaş yavaş bir gemi yaklaşır. Bir sene boyunca bizden eksilecek kişileri bizden götürür ve bize katılacak yeni kişileri bize getirir. Dönüp geçen bir seneye baktığım zaman, her sene olduğu gibi öğrenilecek çok şey olduğunu gördüm. Tek başına sevginin yetmediğini, çoğu zaman samimiyetlerin değil de çıkarların konuştuğunu görmek gibi...


Uzun bir sorgulama yazısı geliyor sandınız, değil mi ? :) merak etmeyin bugün derin düşünmek yok. Bazı günleri olduğu gibi kabul etmeli. Geçmiş koleksiyonuna karışan sahte simalara elveda derken, diğerinin bilinmesi gereken insanlara gülümseme günü bugün. Hepinizi teker teker etiketleyemem, ama eğer yüzünde bir tebessümle okuyorsan şu an, evet iyi ki varsın ve varlığın için mutluyum.

Doğum günümü kutlayan ve yanımda herkese çok teşekkür ederim. Zaman akar, hatıralar kalır. Nice senelere daha birlikte, sevgilerle :)
28 beğeni · 19 yorum
Mncmk (@mncmk)
Artık eskisi gibi her Hafta sonu birileri ile dışarı çıkmak istemiyorum. Beni yoran ilişkiler, yeni tanışmalar, yeni yüzler aramıyorum. Eski dostlukların da özetini çıkarmaya başladım. İlişkilerde tasarrufa gidiyorsun her şeyde olduğu gibi ve gereksiz insanları hayatından atmak istiyorsun. Yapmacık, inanmadan konuşmak istemiyorum artık. Beni anlamayanlarla konuşmak cümle kirliliği yaratıyor ve hak edenlere saklıyorum enerjimi. İstediğime istediğimi deme özgürlüğüne sahibim, eleştirme hakkını oluşturan yaşamışlık ve yeterli yaş faktörü artık bende de var. "Ben demiştim","ben bilirim", "ben zaten anlamıştım", Sendromunda olanlarla arkadaşlıkları bir kez daha sorguluyorsun. İlişkilerini sadeleştirmeye başlayınca sıra iyi ve kötü gün dostlarını ayıklamaya geliyor. Kötü gün dostlarını belirliyor ve onlara daha çok önem veriyorsun. İyi gün dostu bulmak ne kadar kolaysa kötü gün dostu bulmak bir o kadar zor, biliyorum. Dostlar ihtiyaç olduğunda göçmen kuşlar gibi sıcağa uçuyor ve sadece seninle birlikte sürüden ayrı düşenler kalıyor. Zamanın ne kadar kıymetli olduğunu öğreniyorsun buralara kadar gelirken. Uzun düz otobanlardan olduğu gibi, kestirme bozuk yollardan da ulaşabilirsin hedeflerine. Kestirmeleri de öğrendim gide gele. Boş geçen her saniye değerli artık. Daha yapılacak çok şey var ama, kendimi çok yormaktan çok hırpalamaktan yana değilim. Gerektiğinde "HAYIR" demeyi öğrendim ve bu kelime başta karşındakine kırıcı gelse de senin için hayat kurtarıcı olabiliyor. Sevgiye önem vermek gerektiğini, zamanı geldiğinde elinde sadece sevginin kalacağını biliyorum. Sevgi paylaşıldıkça oluşuyor, olgunlaşıyor. Aileme ve seçtiğim tüm dostlarıma daha önce göstermediğim sevgi, anlayış ve ilgiyi gösteriyorum. Biliyorsun ki gidenlerin ardında sadece iyilikler kalıyor, ne kadar sevgi dolu olduğu hatırlanıp anılıyor. Bana çok genç olduklarını hatırlatırcasına nedense tecrübelerimi, fikirlerimi sormaya başladılar. Vereceğim cevaplar belki çok anlamsız geliyor ama yine de dinliyorlar ama ben biliyorum ki yasamadan hiçbir şey öğrenilmiyor. Yasamışlığın oluşturduğu bir alçak gönüllülükle gülüyorum içimden sadece. Artık daha şık giyiniyorum, senelerle birikmiş dolaplar dolusu kıyafet var ve bunları kendimle paylaşmalıyım. Önce kendine güzel görünmelisin, kendi zevkime göre giyinmek istiyorum, böyle hissediyorum. Modaya uymak adına popumun sığmadığı düşük bel pantolonlara sığmıyorum diye kendimi üzme tercihini de kullanabilirim. Ayıp, günah yada ne derler korkuları çoktan geride kaldı. Dostlarıma, kendimize yemek yapmak hoşuma gidiyor. Mutfak eskiden bir zulüm iken şimdi zevk aldığım mekanlar arasına giriyor. Farklı lezzetler denemek güzel ve kendi lezzetimi kendimde yaratabileceğim belli bir damak zevkim ve mutfak kültürüm oluştu. Sonra Sezen'in şarkısındaki gibi anneni daha sık düşünüyorsun ve hatta anlıyorsun. İşte bu yeni alışmaya başlanan ve giderek hoşa giden yeni duruma olgunluk deniyor. Yasamışlığın, görmüşlüğün, geride kalmış üflenmiş doğum günü mumlarının bir sonucu kendiliğinden ortaya çıkıyor hayatın bir dönemecinde bu olgunluk.Ne zaman dersen herkese göre, ne kadar dolu yasadığına göre değişiyor bu olgunluk çağına ermek. İnanın bana hayattaki düşüşler, zor alınan virajlar bu zamanı hızlandırıyor. Kendi dünyanın küçüklüğünü keşfetmek ve buna rağmen kendinin kıymetini bilmek çok ise yarıyor. Bir gün hepimizin bu huzurlu olgunluğu bulmasını diliyorum
03.06.18 beğen 9 cevap
Fatma can (@dagcicegi)
Mutlu yillar enes :))
03.06.18 beğen 1 cevap
Beyaz Melek (@beyazmelek)
Nice mutlu yıllara. Iyıki doğmuşsun. ..😊
03.06.18 beğen 1 cevap

G.M. Enes

@cortazar

Rüyalar ve Uyanamayışlar
Rüyalar ve Uyanamayışlar
Uykunun bu kadar tatlı olmasının sebebi anlamsız olmasındandı. Anlamsızdı, çünkü insan ömrünün üçte biri uyuyarak geçiyordu. Zaten hiçbir şeye yetmeyen ömür rüyalarla harcanıyordu. Bugün rüyamda yine geçmişin çöplüklerinde dolaşıyordum. Unutmak istediğim insanlar bana gülümsüyor, bulmak istediklerimse benden kaçıyordu. Allah aşkına, bare uykuda huzur olsun istiyordum. Beynim gerçekten acımasızdı ; uyanıkken çalışıyor , uyurken daha çok çalışıyordu. Sanki bana bir tür düşmanlık yapıyordu. Kazanırsa, kaybedecektik.

Kendi huzursuzluğum rüyamdaki herkesin yüzlerine yansıyor gibiydi. Kısacık bir oyun kurgulanıyor, bilincim kendi kurguladığı oyunun kendi kurbanı oluyordu. Trajikomik buluyordum hep bu durumu. Ben kendi bilincimin kölesi ve yine kendi usumun efendisiydim. Bir ben rüyayı kurgular, diğer ben haberi yokmuş gibi rolünü oynardı. Bu durumda ortada ' bir ' benden değil, ' birçok ' benden söz edilebilirdi. Asıl soru şuydu : Hangisi gerçek bendi ? Rüyayı kurgulayan mı, yoksa habersizce rüyada oynayan mı ?

Zihnimde ne kadar derine inersem ineyim, vardığım yer yine sonsuz bir uçurumdan ibaretti. Her bulduğum cevap binlerce soruya hamileydi. Kısır bir döngü içinde koşturup duran deney faresi gibiyim. Bazen düşünüyordum, tüm bu soru ve cevapların anlamı neydi ? Anlam sorular ve cevaplarla bulunabilecek kadar basit bir şey olamazdı. Anlamın kendisi kendi gizinden ötürü gizlenmek durumundaydı. Çünkü çırılçıplak ortaya çıksaydı, hiçbir değeri de olmazdı. Anlamı anlamlandıran onun ulaşılmaz oluşuydu.

Rüyamdaki insanlarla bir gün oturup kahve içmek istiyordum. Onlar " zihnimin " birer parçasıydılar. Gerçek hayattaki benliklerinden kopuk, bendeki birer yanılsamadan ibarettiler. Ama benim parçalarımdı neticede ve bana anlatacak şeyleri olduğu kesindi. Mesela rüya bittikten sonra ne yapıyorlardı ? Bunu hep merak etmiştim. Bilincimin yarattığı birer yanılsama olduklarının farkında olsalar ne hissederlerdi acaba ? Garip sorulardı bunlar.


Hayat ve rüya arasında ilginç bağıntılar vardı : kimileri rüyalarını yönetebildiği gibi hayatını isteyerek yaşayabilir ; kimileri rüyalarının ve kendi hayatının figüranı olarak yaşayıp giderdi. Bu biraz bize bağlı, biraz da hayatın yazgısıydı. Diğer bir bağıntıysa kâbuslar hayatımızdaki hüzünleri ve korkuları, serin rüyalar mutlu anları anımsatıyordu. Rüyalar da hayatın başka bir boyutuydu. Bir de uyanışlar ve ölümler vardı. Sonuç olarak ölüm her zaman hayatı, bazen de rüyaları sona erdirirdi. Bu durumda ölüm de bir uyanış sayılabilirdi...
24 beğeni · 25 yorum
Eseflal (@eseflal)
"Rüyalar da hayatın başka bir boyutuydu. Bir de uyanışlar ve ölümler vardı. Sonuç olarak ölüm her zaman hayatı, bazen de rüyaları sona erdirirdi. Bu durumda ölüm de bir uyanış sayılabilirdi..." Ölüm her zaman rüyaları da sona erdidir Enes, yine güzel bir yazı olmuş 😇 biliyorsun rüya konusuna çok değinirim de yazına ellemeyim 😂 yazmaya devam 😇 bir de rüya bitince cidden ne yaptıklarını ben de merak ediyorum, tahmini olan varsa mikrofona alalım 🎤 😋😇
01.06.18 beğen 2 cevap
A. Can ATAM (@canatam)
https://www.youtube.com/w...h?v=ZUpxniZBb5s aklıma bu şarkı geldi resimden dolayı galiba
01.06.18 beğen 1 cevap
ayse gülce (@aysegulce)
inception filmini hatırlattı yazdıklarınız.
01.06.18 beğen 3 cevap

G.M. Enes

@cortazar

Özdemir Asaf – Sisyphe Şiiri
Merhaba. Sİzlerden aldığım şiir tavsiyelerini seslendirmeye başladım. Bugün Sn. Sevgi Kılınç'ın ( @sevgi-kilinc ) tavsiye ettiği ' Özdemir Asaf – Sisyphe ' şiirini seslendirdim. Fırsat buldukça diğer tavsiyelerinizi de seslendireceğim. Dinlediğiniz için teşekkür ederim.

Şiirle kalın :)
Özdemir Asaf
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
34 beğeni · 19 yorum
Eseflal (@eseflal)
Tavsiyesi için @sevgi-kilinc a teşekkür etmek gerek, ne güzel bir şiir bu, insanın kalbinde olabilecek tezatliklara değinen... "Akların arasında karan, karaların ortasında akınla..." Ve yine sesine sağlık @cortazar.
30.05.18 beğen 2 cevap
Esranın Dünyası (@esranindunyasi)
Çok severim bu şiiri :) tavsiyen için teşekkürler Sevgi. Sesine sağlık Enes harika olmuş
30.05.18 beğen 2 cevap
Buse Menteş (@busementes)
Özdemir Asaf'ın böyle bir şiiri olduğunu bilmediğim için kendimden utanmakla birlikte beni tanıştırdığı için @sevgi-kilinc a teşekkür ediyorum.Bu şehrin kalabalığından, kaosundan 74 saniye de olsa beni çekip çıkardığı için uzunnnnca bi süre sonra gözlerimi kapatıp derin bir nefesi içime çekmeme vesile olduğu için de Enes'e teşekkür ediyorum.Emeğinize ve sesinize sağlık🌼
30.05.18 beğen 2 cevap

G.M. Enes

@cortazar

Şiir Tavsiyeleri
Şiir Tavsiyeleri
Merhaba, bildiğiniz üzere şiir seslendirmeleri yapıyorum amatörce. İlginiz ve desteğiniz için teşekkür ederim öncelikle. Sormak istediğim şey şu : hangi şiirleri dinlemek istersiniz ? Şiir tavsiyelerinizi almak isterim :) Uygun bulduklarımı seslendireceğim.
12 beğeni · 79 yorum
Esranın Dünyası (@esranindunyasi)
Çocuklar Gibi – Sabahattin Ali
“Bende hiç tükenmez bir hayat vardı
Kırlara yayılan ilkbahar gibi
Kalbim hiç durmadan hızla çarpardı
Göğsümün içinde ateş var gibi
Bazı nur içinde, bazı sisteyim
Bazı beni seven bir göğüsteyim
Kah el üstündeydim, kah hapisteydim
Her yere sokulan bir rüzgar gibi
Aşkım iki günlük iptilalardı
Hayatım tükenmez maceralardı
İçimde binlerce istekler vardı
Bir şair, yahut bir hükümdar gibi
Hissedince sana vurulduğumu
Anladım ne kadar yorulduğumu
Sakinleştiğimi, durulduğumu
Denize dökülen bir pınar gibi
Şimdi şiir bence senin yüzündür
Şimdi benim tahtım senin dizindir
Sevgilim, saadet ikimizindir
Göklerden gelen bir yadigar gibi
Sözün şiirlerin mükemmelidir
Senden başkasını seven delidir
Yüzün çiçeklerin en güzelidir
Gözlerin bilinmez bir diyar gibi
Başını göğsüme sakla sevgilim
Güzel saçlarında dolaşsın elim

Bir gün ağlayalım, bir gün gülelim
Sevişen yaramaz çocuklar gibi”
28.05.18 beğen 8 cevap
Feyzanur (@vareste)
Ali lidar/gidelim buradan
28.05.18 beğen 3 cevap
G.M. Enes (@cortazar)
@gece52 senden de bekliyorum :)
29.05.18 beğen 1 cevap

G.M. Enes

@cortazar

Zihinsel Sönüş
Zihinsel Sönüş
Yağmur damlaları cama vururken odanın içinde derin bir sessizlik hâkimdi. Sanki az evvel biri ölmüş de cenazesi kaldırılmışçasına hüzün akıyordu yüzlerden. Yunus saatin tik taklarını dinliyor, Selin telefonunda vakit öldürüyordu. Yunus otuzbeş yaşında olmasına rağmen yağmurun hâla kendini ürperttiğini hissediyordu. Utanılacak bir şeydi bu ona göre. Ama bunca sene boşa yaşamışlığının utancının yanında da bir hiçti. Dalgın gözlerini Selin'e çevirdi, Selin dünyadan soyutlanmışçasına hâla telefonuna bakıyordu.


Yunus canının sıkıldığını hissetti ve mutfağa yöneldi. Kahve içmeyi seviyordu, yumuşak ve şekersiz içerdi daima. Kahvesinin yanında yaktığı sigarasıyla yağmuru izlemeye başlamıştı. Telefonuna gelen " Çıkın bize gelin , birlikte takılalım. " mesajını düşündü. Mesajı atan Furkan'dı. Canı gitmek istemediği için gitmemişti, Selin'e de bu yüzden mesajdan bahsetmemişti. Gözlerini karanlık gökyüzüne çevirdi ve karanlık bulutları izlemeye başladı. Tonlarca litre su önce bir arada duruyor, sonra yavaş yavaş bulutlardan damlamaya başlıyordu. Bu olay ona hep mucize gibi gelirdi. Kendini de bir bulut olarak düşündü, yaşadıkça eksilen bir bulut.



Ne ara hayata bu kadar yabancılaştığını düşündü. İçeride telefonuyla oynayan kadın sekiz senelik eşiydi, ama sanki yoldan geçerken eve gelip çöreklenen bir berduş gibi geliyordu karısı ona. Her geçen gün birlikte eksilmişler, sonunda son kalan benliklerini de kaybetmemek için iki yabancıya dönüşmüşlerdi. Bu durum başlarda ona çekilmez gelse de zamanla benimsemişti. İnsan buydu, yalnızlığı paylaşmaya çalıştığı müddetçe yalnızlaşıyordu. Keşke evlenmeseydik diye düşündü. Artık aynalardaki yansıma bile bie yabancıyken, eşine bakmaya katlanamıyordu. Biraz dışarı çıkıp yürümek istediğini fark etti. Selin'e haber verdi ve evden ayrıldı.




Islanışına aldırmadan kimsesiz sokaklarda yavaş adımlarla yürümeye başladı. Yanından gelip geçen simaları izliyordu : Yaşlı bir çift, genç bir adam ve küçük bir çocuk. Bu sokaktan her gün binlerce kişi yan yana geçip gidiyordu. Aynı yoldan birlikte yürüyorlardı ama varabildikleri tek yer yine kendi yalnızlıklarıydı. Bizi ayıran yollar değil, kendi zihnimizdeki kafesler diye düşündü.



Sahip olduğu duruma bir isim bulması gerektiğini düşünmüştü. Kimi buna yabancılaşma, kimi uyumsuzlaşma ve kimi aydınlama diyordu. Yunus'a göreyse bu kendi benliğinden müthiş bir kopuştu. Öyle bir kopuştu ki, durduk yere sanki rastgele alarmı kurulmuş bir saat gibi ansızın gerçekleşiyordu. Buna " Zihinsel Sönüş " diyordu Yunus. Mühim olan belirli hedefler ve hayaller için her gün güne başlayabilmekti. İnsan için gerçekleşip gerçekleşmemesinden çok, buna ayak uydurabilmesi önemliydi. Bu bir tür doping gibi bize yaşama amacı veriyordu. Zihinsel Sönüş'te ise insan bir gün yürürken, veya anlamsız bir şey izlerken ansızın bir durulma yaşardı. Asırlardır uyuyan bir devin uyanışı gibi bilinç ayağa kalkar ve mahmur gözlerle etrafa bakardı. Bu yüzden Zihinsel Sönüş bilincin başlangıcı, yaşamın ve toplumsallığınsa sonuydu. İnsan artık daha iyi standartlı bir hayat için değil, daha huzurlu ve sessiz bir hayat için yaşamaya başlardı.



Yunus, Zihinsel Sönüş'ünün başlangıcını hatırlamıyordu. Bir rüya gibi kendisini bu durumun ortasında bulmuştu. Okuduğu onca kitap, konuştuğu onca insan hiç var olmamış gibiydi. Kendi bile. Hayattaydı şüphesiz, ama yaşayamıyordu. Bu kopukluk korkunç bir uçurum gibi içine çektikçe boğuyor, boğdukça daha da derinleşiyordu. Yaklaştığı bankın ıslaklığına aldırmadan oturdu Yunus. Çevresindeki herkes, her şey sanki ona bir ceza gibiydi. Varlığı unutulmuş, kendi yüreğine sıkışmış bir mahkûm gibi hissediyordu böyle anlarda kendisini. Bu hâlde olmayı acaba kendisi mi seçmişti, yoksa bu yazgının bir virgülü müydü onun için, hiçbir zaman emin olamadı.



İnsanlar hiçbir zaman tek ruhta buluşamazlardı. Birlikte oturup birlikte eğlenebilir, veya aynı şeyleri düşürebilirlerdi. Ama hiçbir zaman tek bir ruhta aynı hisleri yaşayamazlardı. Bunu acı şekilde öğrenmişti Yunus, eşinin kendine boş gözlerle baktığı günün gecesinde. Bazen mutlu da oluyordu. Bu mutluluk anları Yunus için " Uyku " gibiydi. Bilinç bir an olsun susup başıboşluk kontrolü ele geçirir, içinde olduğu anı umursamazdı. Ama aynı gece uyumadan evvel bilinci elinde sopayla Yunus'u karşılar, sabaha kadar döverdi. Bilinç bir şeyi anlatmak istiyordu, bu barizdi. Ama neyi ? Bunu bilemiyordu. Tüm bu sancının sebebi buydu belki de. Bu çöküş yanlış seçimlere gülüp geçmiyordu. Her kötü seçim daha kötüsüne yol açıyor, kendi kendini yiyen bir yılan gibi kısır döngüye dönüşüyordu.



Yunus herkesin er ya da geç " Zihinsel Sönüş"ü yaşadığını görmüştü. Tek fark bazıları onunla mücadele ederek ruhunu kaybediyor, bazıları ona kucak açarak kendini buluyordu. Yunus hassas olan kişilerdendi, bu kopuşu ruhunun en derin köşelerinde hissetmişti. Tek bildiği, bir daha asla eskisi gibi olamadığıydı. " Zihinsel Sönüş " hayatın amacı mı, yoksa bir uyandırma biçimi mi, bilmiyordu. Bu bir lanet miydi, yoksa mükâfat mı ? Onu da bilmiyordu. Bunu kabullenmişti. En büyük zafer bu değil miydi zaten diye düşündü Yunus : Kabullenmek. En zoru da, kendi zavallığı varlığını kabullenmek…

Bunları düşünerek karanlık sokaklara daldı.
34 beğeni · 26 yorum
Gölge (@golge2010)
Bİraz Franz Kafka biraz Albert Camus okuyorum gibi hissettim kalemine sağlık
27.05.18 beğen 3 cevap
Kelippot (@karacurin)
Yunus ismini seçerek güzel bir içsel yolculuğuna çıkıp her durakta durup düşünen bir imge yaratıp oldukca tasavvuf motif izlenimi eşliğin de bir evin mahzenine savurup terk ettiniz düşüncelerimi
Sn.@cortazar tebrik ederim👏
27.05.18 beğen 3 cevap
iremşanti (@iremsanti)
Emeğine sağlık yazı baya iyiydi bu arada görselde fazla anlamlı olmuş 😊
27.05.18 beğen 1 cevap

G.M. Enes

@cortazar

Fringe
Fringe
Hayatımda izlediğim en güzel bilim kurgu dizilerinde başı çeker. 5 sezonluk bu dizi hakkında ne desem spoiler olur, lafı uzatmadan kesinlikle izleyin diyorum.

@denizipp teşekkür ederim düşüncelerime önem verdiğin için :)
sizden de bekliyoruz tavsiyeleri @eseflal @gece52 @esranindunyasi @busementes @golge2010 @altungeyik @matricaria @hayatagulumse998 @dagcicegi @@ruhhassasi
EK 1
Fringe
diziye puan vermedi, inceleme eklemedi.
33 beğeni · 29 yorum
Esranın Dünyası (@esranindunyasi)
İzlemeye çalışayım bu diziyi. Bitirebileceğim konusunda emin değilim çünkü bitirmem mucize olur 😄
26.05.18 beğen 1 cevap
Ruh Hassası (@ruhhassasi)
Tam da şu an Six Feet Under namında oldukça enteresan bir dizi izliyordum. Fringe'i ben de beğenmiştim, cidden güzel bir dizi. O halde ben de öncelikle play tuşuna basarak diziye kaldığım yerden devam ediyor, sonrasında da sizleri bu ilginç diziyle tanıştırmak adına gerekli paylaşımı yapıyorum.
26.05.18 beğen 3 cevap
Dünyalı (@dunyaliperizan)
Üç senedir izleyeceklerim listesinde. Umarım yazın izlerim. 🙄
26.05.18 beğen 2 cevap

G.M. Enes

@cortazar

" Yalnızca gerçekten ciddi bir tek sorun var: İntihar. Yaşamın yaşanmaya değip değmediğini düşünmek, felsefenin temel sorusunu yanıtlamaktır. "
Sisifos Söyleni
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
11 beğeni · 0 yorum
/ 11