ara

Ebru G.

The Invisible Woman...

Ebru G.

@ebru-g-

Rififi
Rififi
SOYGUN SEKANSI

Bu filmin en can alıcı sahnesi 32 dk boyunca süren soygun sekansı. Bu filmi diğer soygun filmlerinden ayıran ve belki de o meşhur sahneyi gördükten sonra bu kadar keyif alacağım bir soygun sahnesi ile karşılaşabilecek miyim sorunsalına beni iten sahne Jules Dassin'in sinemaya etkili vuruşu oluyor. Ki teknolojinin sürekli gelişmesine ve yenileşmesine rağmen çok bilinen bir film olmasa da ayakta kalmış ve daha iyi soygun sahnesi çekilmiş midir tartışılır. Benim nazarımda en iyisi bu filmdeki soygun sahnesidir. Şöyle ki:
Soygun sahnesi öyle alelade hazırlanmış bir senaryo değil aksine ön hazırlıktan oluşuyor. Her şey plânlanıyor en ince ayrıntısına kadar ve herhangi bir pürüz çıkma ihtimaline karşın tüm olasılıklar pürüz tamamen yok edilene kadar deneniyor. Dantel gibi işlenen asıl soyguna geçildiğinde ise tüm diyaloglar ve müzikler 32 dk boyunca susuyor. İşte soygun sekansını etkili kılan da bu oluyor. Çünkü siyah beyaz gösterimin yanı sıra dakik bir soygun işleyişi söz konusu olduğundan civardaki saatler ekrana her yansıdığında vakit daralmış oluyor ve gerilimin artışını yüzlerdeki damla damla terler veriyor. Bir de detaylara dikkat kesilen bir izleyiciyseniz yağmursuz bir havada soygunda şemsiyenin işi ne diye düşünürken nasıl işlevsel kullanıldığını görünce film daha da etkileyici bir hâl alıyor. Çok şaşaalı bir sahne değil lakin yalın ve katıksız bir gerçekçilik sergilendiğinden soygunda yer alıyormuşsunuz hissi uyandırıyor. Normal filmlerde sahnenin o gerilimi baskıyı artıracak materyallerle süslenir; bolca müzik ve endişeli diyaloglar gibi. Ama bu filmde müziğin ve diyaloğun olmayışı kesinlikle bir eksi olmamış aksine artı olmuş, etkileyiciliği katlamış; sessizliğin gürültüsü bir nevi.

Şu notu da iliştireyim: Dassin'in müziksiz sahne tercihine filmin bestecisi Georges Auric ikna olmamış ki özel bir beste yapmış. Kurgu bittikten sonra Dassin, sekansı müzikli ve müziksiz olmak üzere Auric'e iki defa izlettirmiş. İşte o zaman Auric ikna olup Dassin'e dönmüş ve ''Kesinlikle müziksiz!'' demiş.

Bu da Magali Noël'in filmdeki Rififi kesiti:


#Film: Rififi (1955)/ Du Rififi Chez LesHommes
#Yönetmen: Jules Dassin
#Tür: Kara Film
- 1955
0 (0 oy)
6 beğeni · 0 yorum · Sinema TV ·

Ebru G.

@ebru-g-

Armağan
Armağan
Yoğun geçen günleri hafifleten etkenlerden biri de tam da akıldan çıkan ya da umulmadık anda gelen armağanlar sanırım. Arayan kargo şirketinin nedensiz heyecanına da tanık oldum. Bana göre nedensiz ama onlara göre günün yorgunluğunu atan ufak atraksiyonlar anlamı taşıyormuş. Kargomu almak için şubeye gittiğimde şirkette çalışanların kutunun içinde hangi kitap olduklarına bakma gibi kendi çaplarında eğlenceli huyları varmış. Özellikle paketin dışında yazan kitap isimlerine bakıp not alıyorlarmış.
Bu kitapları bana hediye ederek sinema kitaplığımın oluşumuna ilk katkıyı sağlayan Sn. @kisibasinadusenmilligelir, çok teşekkür ediyorum. Kitapların tercihinin güzelliği karşısındaki hoşnutluğumu ifade edemeyişimi mazur göresin. (:
20 beğeni · 6 yorum · Anın Fotosu ·
kişibaşınadüşenmilligelir (@kisibasinadusenmilligelir)
Umarım beğenirsin,iyi okumalar.
19.07.17 beğen 2 cevap
Kurtok (@kurtok)
Keyifle oku ebru
19.07.17 beğen 1 cevap
Lotus (@lotus)
Güzelmiş !
19.07.17 beğen 1 cevap

Ebru G.

@ebru-g-

Omar
Omar
''
- Afrika'da maymunları nasıl yakalıyorlarmış biliyor musunuz? Avcılar, ilk başta yakalamak istedikleri maymunları şekerle besleyip onları şekere karşı bağımlı hâle getiriyorlarmış. Ardından küçük bir oyuk açtıkları hindistan cevizlerinin içine şeker koyup maymunların gelmesini bekliyorlarmış. Hindistan cevizine yaklaşıp şekerin kokusunu alan maymunlar, oyuktan içeri ellerini sokup şekeri kavradıklarında elleri yumruk şeklini aldığından geri çıkamıyormuş ve öylece elleri sıkışmış bir şekilde avcıların gelmesini bekliyorlarmış. Şekeri bırakıp ellerini düz hâle getirseler kaçabilecekleri hâlde, şekere karşı duydukları istek ve haz onları yem hâline getiriyormuş. Avcılar ağlarını atınca bile aptal maymun şekeri bırakmıyormuş.
+ Neden maymunları yakalıyorlarmış peki?
- Ben ne bileyim, herhâlde bilim adamlarına veriyorlardır! ''

#Film: Omar(2013)
#Yönetmen: Hany Abu-Assad
6 beğeni · 0 yorum · Sinema TV ·

Ebru G.

@ebru-g-

Armoni
8 beğeni · 3 yorum · Müzik Kutusu ·
tabula rasa (@tabula-rasa)
"Artık bir başka yaz daha bekleyemezsin kemiklerine
kadar deniz mavisi,
Ne de nehirlerin yön değiştirip
seni yeniden analarına götürmelerini.
Ne bir kez daha başka kiraz ağaçları öpebilirsin,
Ne de karayelin sırtına binebilirsin.

Dünü ve yarını olmayan kayalara çakılı,
Fırtınanın taradığı saçlarınla kayaların tehlikeleri
içinde
Elveda diyeceksin çözümsüz bilmecene."
12.07.17 beğen 7 cevap

Ebru G.

@ebru-g-

Naked
Naked
''Sence amip, bir kurbağaya doğru evrimleşeceğini düşünmüş müdür? Elbette düşünmemiştir. Ve ilk kurbağa kendini sudan dışarı atıp bir eş bulmak ya da bir yırtıcıyı duraksatmak için ses tellerini görevlendirdiğinde o ilk vıraklamasının dünyadaki bütün lisanlara ve edebiyata doğru evrimleşeceğini hiç hayal etmiş midir? Elbette hayır. Ve nasıl ki o kurbağa Shakespeare'i hiç tasavvur edemediyse biz de kaderimizi asla tasavvur edemeyiz. ''



#Film: Naked(1993)
#Yönetmen: Mike Leigh
16 beğeni · 4 yorum · Sinema TV ·
Misafir
Ortamın, müziğinin darklığı; üstüne o güzel aksan ve varoluşsal konular eklenince; ne de güzel bir eser çıkıyor. ama yapamadan duramadım Maggieee! :))
https://www.youtube.com/w...h?v=dHVOhXc3QWE
10.07.17 beğen 2 cevap

Ebru G.

@ebru-g-

Sıradaki kitabım
Yine bir Japon eseri. (:
- Kenzaburo Oe
7.5 (4 oy)
21 beğeni · 32 yorum · Anın Fotosu ·
Semih Oktay (@semih-oktay)
Ebru sağlam yerden duydum : Annen sana Japon damat arıyormuş!..😂😃😅😆
07.07.17 beğen 1 cevap
Kar tanesi❄ (@kartanesi)
Ćiceklerin arasinda mukemel bir kitap😊
07.07.17 beğen 1 cevap
semih güler (@himesrelugse)
Mis soluklu okumalar :)
07.07.17 beğen 2 cevap

Ebru G.

@ebru-g-

Armoni
3 beğeni · 0 yorum · Müzik Kutusu ·

Ebru G.

@ebru-g-

Metin Altıok - Şiir
Metin Altıok - Şiir
SARIL BANA

Bu yaşa geldim içimde bir çocuk hâlâ
Sevgiler bekliyor sürekli senden.
İnsanın bir yanı nedense hep eksik
Ve o eksiği tamamlıyayım derken,
Var olan alınıyor azar azar zamanla.

Anamın bıraktığı yerden sarıl bana.

Anıların kar topluyor inceden,
Bir yorgan gibi geçmişimin üstüne.
Ama yine de unutuş değil bu,
Sızlatıyor sensizliği tersine.
Senin kim olduğunu bile bilmezken.

Sevgiden caydığım yerde darıl bana.
27 beğeni · 14 yorum · Edebiyat Köşesi ·
Nil 🦄🌵 (@nill)
Bu da benden olsun sarılmak hakkında;
05.07.17 beğen 5 cevap
Lotus (@lotus)
@ebru-g- banada sarıl ;)
05.07.17 beğen 3 cevap
Fethiye 📚 (@fthykc)
Ebrumm canımmm çiçeğim gelde sarılalım tekrar 🙃 Sarılmak öyle herkesle yapılmaz bir kere için ısınacak. Sarılınca kendimden bir parçayı karşındakine veriyormuşum gibi hissederim hep 😍😘
05.07.17 beğen 4 cevap

Ebru G.

@ebru-g-

Nanjing! Nanjing!
Nanjing! Nanjing!
''Yaşamak, ölmekten daha zor.''





#Film: Nanjing! Nanjing!(2009) / City of Life and Death(2009) /
Ölüm-Kalım Şehri
#Yönetmen: Chuan Lu
#Nanking Katliamı
- 2009
0 (0 oy)
23 beğeni · 7 yorum · Sinema TV ·
ruhadam (@ruhadam)
Bu filmi izlemiştim, sert bir film, insana dokunuyor. Ordusuz kalan bir halkın neler yaşayabileceğini görüyoruz. İbretlik bir film.
04.07.17 beğen 3 cevap
Semih Oktay (@semih-oktay)
Keşke tüm halklar ordusuz kalsa;orduya,ordulara gerek olmasa!
04.07.17 beğen 6 cevap
Ebru G. (@ebru-g-)
İzlemesi zor bir film oldu benim için de. Zamanında katliama dair araştırmaya denk gelmiştim resimliydi. Bakamamıştım o görüntülere. Savaş bitmesine rağmen esirleri çocuk kadın demeden meta olarak kullanmaları... Ufacık çocuğu sırf kadın vermiyorlar diye tuttu camdan aşağı attı komutan. Filmde çocuklara yapılanlara fazla değinmemişler öldürmeleri haricinde ama aslen kadınların başına gelenler kız çocuklarının da başına geliyor. @ruhadam Ordu oldukları için yapmıyorlar bu kıyımı Ağabey zevk aldıkları için yapıyorlar. İnsan olmadıkları için yapıyorlar. Savaş bittikten sonra esirleri salmayıp her türlü zevkini sürüyorlar; çeşitli şekillerde öldürme ve kadın çocuk demeden tecavüz. Ordu olmasa da yapabilirlerdi aynını. @semih-oktay
04.07.17 beğen 4 cevap

Ebru G.

@ebru-g-

Sıradaki kitabım
"Kahramanımız bir gün dağa tırmanmak için sisli bir havada yola çıkmıştır. Ormanda tesadüfen bir kappa ile karşılaşır ve onu kovalamaya başlar. Tam yakalayacağı sırada derin bir çukura yuvarlanır ve bayılır. Kendine gelip gözlerini açtığında Kappalar Ülkesi'ndedir. Özel bir yasayla kendisine vatandaşlık hakkı verilir. Kappa dilini öğrenir ve orada yaşamaya başlar. Kappalar Ülkesi'ndeki pek çok gelenek insanların dünyasından farklıdır.

Kappa, Japon folklorunda nehirlerde yaşayan, el ve ayakları perdeli, kafalarının üst kısmı tabak gibi düz, hayalî varlıklardır. Akutagava bu uzun öyküsünde, idealindeki dünya ile gerçek dünya arasındaki farkı hicve başvurarak anlatır. Değinmediği siyasal, toplumsal ve psikolojik sorun yok gibidir. Yapıtta toplumsal değerlerin göreceli oluşu, savaşın anlamsızlığı, kapitalizmin acımasızlığı, ekonomik sömürü, işçi kıyımları, kadın-erkek ilişkilerinin çarpıklığı, sanatçıların kibri, aydınların yalnızlığı, sansürün saçmalığı, ailevi ilişkilerdeki duygusal sömürü dile getirilmekte; din, edebiyat, parapsikoloji, basın-yayın gibi pek çok konu birbiri ardınca ilginç olaylar silsilesi içinde ele alınmaktadır. " (Arka Kapak)
- Ryunosuke Akutagava
7.8 (12 oy)
18 beğeni · 12 yorum · Anın Fotosu ·
Semih Oktay (@semih-oktay)
Sıkıcı geldi kitap senin şu anlattıklarından sonra!
07.07.17 beğen cevap
Kar tanesi❄ (@kartanesi)
Ne ara gectin buna 😂 bune hız hiim tekrar iyi okumalar ozaman 😉
07.07.17 beğen 1 cevap
Enis Kılıç (@dusundurucudusunce)
Lav Derin Çay Seti 6 Kişilik 29.90 değil mi o ?
08.07.17 beğen 2 cevap
/ 16