ara
EL_NINO
1.948 107

EL_NINO

@el-nino

Dünyaya hükmetmeye hazırlanıyormuş! Dünya kim?.. Benden başka dünya var mı? Herkesin bir tek dünyası vardır, o da kendisi... Üst tarafıyla alakadar olmaya bile değmez... Zeki olmak, kuvvetli kafa ve bilgi sahibi olmak neye yarıyor? Bizi istediğimiz saadete götüremedikten sonra... Zekamız olmasa daha iyiydi. Otlar, hayvanlar, bulutlar ve kayalar gibi yaşamak bana daha saadet verici, daha yorgunluksuz, daha manalı geliyor...
4 beğen · 0 yorum · alıntı

EL_NINO

@el-nino

Dünyada insanlar kendilerinden başkasının işiyle alakadar olurlar mı? Belki dedikodu için ara sıra...
5 beğen · 0 yorum · alıntı

EL_NINO

@el-nino

Gördün mü? Derhal sapıtıyorsun. Hayatta hiçbir şey, uğrunda ölmek için istenmez. Her şey yaşamamız için olmalıdır. Hatta biraz ileri gideyim, kendi yaşamamız için... Sen kafanın içindeki yokluğa o kadar saplanmışsın ki, derhal uğrunda can feda edecek bir şey arayarak ikinci bir yokluğa dalmak istiyorsun! Yaşamak, herkesten daha iyi, herkesten daha üstün yaşamak, insanlara hâkim olarak, kuvvetli, belki de biraz zalim olarak yaşamak... Dünyada bundan başka istenecek ne vardır? Hayatını bu gayeye vakfet, görürsün, nasıl birdenbire canlanacaksın!
3 beğen · 0 yorum · alıntı

EL_NINO

@el-nino

Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi. Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı? Kullanamadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı? Yaşayışımıza ve etrafımıza şekil vermek arzusuyla dünyaya gelmekten ise hayatın ve muhitin verdiği şekli kolayca alacak kadar boş ve yumuşak olmak daha rahat, daha makul değil miydi?
3 beğen · 0 yorum · alıntı

EL_NINO

@el-nino

Bana öyle geliyor ki, hakikaten yapabileceğimiz bir tek iş vardır, o da ölmek. Bak, bunu yapabiliriz ve ancak bu takdirde irademizi tam bir şey yapmakta kullanmış oluruz. Ben ne diye bu işi yapmıyorum diyeceksin! Demin söyledim ya, müthiş bir gevşeklik içindeyim. Üşeniyorum. Atalet kanunu icabı sürüklenip gidiyorum. Eeeeh.
3 beğen · 0 yorum · alıntı

EL_NINO

@el-nino

Heyecanlanmıştım."Poirot, burnuma para kokusu geliyor.Başarılı olursak ufak bir servet yaparız."
"Bundan pek emin olma, dostum.Zenginlerden para almak hiç kolay değildir.Ben bir milyonerin düşürdüğü peniyi bulmak için tramvaydaki bütün yolcuları ayağa kaldırdığını gözlerimle gördüm."
2 beğen · 0 yorum · alıntı

EL_NINO

@el-nino

Dehşetle içimi çektim."Poirot, onun gibi bir gencin babasını öldüreceğini sanmıyorsun ya ?"
Poirot, "Dostum." dedi."İnanılmayacak kadar romantik bir adamsın.Ben sigorta uğruna küçük çocuklarını öldüren annelere bile rastladım!Onun için artık her şeye inanabilirim."
"Peki, sebep nedir?"
"Para tabi. Jack Renauld'un babasının ölümü üzerine servetin yarısına konacağnı sandığını unutma."
4 beğen · 0 yorum · alıntı

EL_NINO

@el-nino

Her İstanbul'lu az çok şairdir, çünkü irade ve zekasıyla yeni şekiller yaratması bile, büyüye benzeyen çok büyük bir muhayyile oyunu içinde yaşar. Ve bu, tarihten gündelik hayata, aşktan sofraya kadar genişler.
5 beğen · 0 yorum · alıntı

EL_NINO

@el-nino

Beş Şehir
...İstanbul Yahya Kemal'in:
Baktım, konuşurken daha bir kerre güzeldin.
mısrasıyla övdüğü güzele benzer.
Doğrusu da budur.İstanbul, ya hiç sevilmez; yahut çok sevilmiş bir kadın gibi sevilir; yani her haline, her hususiyetine ayrı dikkatle çıldırarak.
7 beğen · 0 yorum · alıntı

EL_NINO

@el-nino

Küçük, büyük her çeşmeyi iri gövdeli bir çınar yahut servi beklerdi.Mimarın veya hayrat sahibinin diktiği ağacın büyüdüğünü görüp görmemesinin ehemmiyeti yoktu.Dikilmiş olduğunu bilmesi yeterdi. Bilirdi ki toprağa emanet edilmiş bir ağaç, mahalleye, semte, hatta cemiyete ve bütün bir imana emanet edilmiş bir değerdi.
4 beğen · 0 yorum · alıntı
/ 13