ara
Huzurun peşinde ..
6.643 194
..Tanrı yaprağın hafifliğini, ceylanın bakışını, güneş ışığının kıvancını, sisin gözyaşını aldı; rüzgarın kararsızlığını, tavşanın ürkekliğini buna ekledi. Onların üzerine kıymetli taşların sertliğini, balın tadını, kaplanın yırtıcılığını, ateşin yakıcılığını, kışın soğuğunu, saksağanın gevezeliğini, kumrunun sevgisini kattı. Bütün bunları karıştırdı, eritti ve kadını yaptı. Yarattığı kadını erkeğe armağan etti. ...
İnsanlar bu ilkbahar sabahının, tüm canlıların mutluluğu için yaratılmış doğanın bu güzelliğinin değil, birbirlerine hükmetmek için uydurdukları şeylerin önemli, kutsal olduğu inancındaydılar.
İster saraylı olsun ister köyünde inek sağan kadın .. kadınları anlamak için tahsil lazım ..
fakat Sultanım ben daha o mektebi bitireni görmedim ...
Benim onu sevmemin nasıl bir mucize olduğunu bilmiyor. Belki de sıradan ve vasıfsız bir şey gibi görüyor bunu. O da haklı. Neredeyse tanıyan herkes sevmiş onu. Farklı boyutlarda elbet. Ama bir şekilde sevmiş. Zaten onu birazcık tanıyan birinin kayıtsız kalması, sıradan biri gibi davranması mümkün değil. Fakat ben ne yapabilirim? Anlatamıyorum. Anlatamamamın sıkıntısı içimdeki telaşı kat be kat artırıyor... Seni en çok ben seviyorum desem, en başka ben seviyorum ve en başta, herkesten çok, en çok, en... Ne en? İçimden geçenleri bilse koşup boynuma sarılır. Oysa sadece anlatabildiğim kadarını biliyor. Anlatabildiğim kadarını... Anlatabildiğim kadarıyla ne yapılabilir? Birer çay içilebilir belki..
Beni seviyor mu? Bilmiyorum. O da bilmiyor belki. Sevmiyor mu? Bilmiyorum. O biliyordur belki. Eğer beni sevmezse ne yaparım bilmiyorum. Beni severse ne yaparım? Onu da bilmiyorum. Sevmiyorsa eğer beni, sevmesi için ne yapmam gerekir onu hiç bilmiyorum. Beni sıktığını düşünüyormuş zaman zaman, öyle söylüyor. O kadar saçma ki bu, o lafı her duyduğumda kendimi domates kasası gibi hissediyorum. Ağlıyorum öyle konuşmaların sonrasında. Hadi ağlamak demeyelim de gözlerim doluyor diyelim. Hiçbir yere sığamıyorum. Ben onu çok seviyorum. O bana inanmıyor. Bir gün inanacak biliyorum ama ne zaman bilmiyorum. Daha fazlası gelmiyor elimden. Bekliyorum...
aşka ait ..
Fuzuli cam kenarında sevdiğinin yolunu gözlerken onun geldiğini
görür ve mumu söndürüp kapıyı açar; eve uzaktan yaklaştığında
mumun yandığını farkeden sevgili dayanamaz sorar” az
önce mum yanıyordu, şimdi niye söndü?”
Fuzuli’nin cevabı derindir;
“Sen geldin ya güneş doğdu sandım.”

...

Kadını "zayıf cins" olarak tanımlamak bir iftiradır ve erkeklerin kadınlara karşı yaptığı haksızlıktır. Eğer güçten kastedilen kaba kuvvet ise elbette kadınlar erkeklerden daha az vahşidir. Ancak güç eğer ahlaki bir güçse, o zaman kadınlar erkeklerden tarif edilemez derecede üstündür. Kadınlar bizden daha fedakar, daha cefakar, zorluklara çok daha fazla dayanan, daha cesur insanlar değil mi? Kadınlar olmadan erkekler olabilir mi? Kim bir kadından daha fazla gönle hitap edebilir?
-Geldi mi peki beklediğin OLRİC ??
-Beklenenler hiç gelmez efendimiz...
CEVİZKABUĞU (@karacurin)
Tutturdum!:) - 23.02.17
TSK'da başörtüsü yasağı kalktı
Milli Savunma Bakanlığı'nca yapılan düzenleme kapsamında Türk Silahlı Kuvvetleri'nde Genelkurmay karargahı, kuvvet komutanlıkları ve bağlı birliklerde görev yapan kadın subay ve astsubaylar başörtüsü takabilecek.

Milli Savunma Bakanlığı'nca Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Kıyafet Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik hazırlandı.
Düzenlemeyle TSK Kıyafet Yönetmeliği'nin "Genel Hükümleri" bölümüne eklenen maddede, "Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri mensubu bayan subaylar, sözleşmeli subaylar, astsubaylar, sözleşmeli astsubaylar ve askeri öğrenciler ile bunların adayları ve kursiyerleri, resmi üniformalarıyla birlikte şapka, bere veya kep altına başlarına taktıkları üniforma renginden istihkak olarak verilen desensiz giysileri yüzlerini kapatmayacak şekilde takabilirler" ifadeleri yer aldı.

Yönetmelik Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından yürürlüğe girecek.
2 beğeni · 0 yorum · Biliyor musun?
/ 46