ara

Tehlikeli İlişki

- A Dangerous Method (2011)

Tehlikeli İlişki Konusu ve Özeti

Tehlikeli İlişki
Süre: 99 dk
Yapım: 2011 Almanya, İngiltere, Kanada, Fransa, İsviçre
Yönetmen:
The Talking Cure isimli tiyatro oyunundan uyarlanan film; Freud ve öğrencisi Jung'un ilişkisi çerçevesinde psikanalizin doğuş sürecini ve bu iki büyük ismi karşı karşıya getirecek olan 18 yaşındaki genç kadın Sabina'nın öyküsünü anlatıyor.
Sabina Spielrein (Keira Knightley) isteri nöbetleri yüzünden akıl hastanesine yatmıştır. Bunun kökeninde çocukken babasından gördüğü şiddet bulunmaktadır. Hastanede genç doktor Carl Jung'un (Michael Fassbender) hastası olur. Jung, Sigmund Freud'un (Viggo Mortensen) psikanaliz tekniğinin büyük bir hayranıdır. Sabina ile Carl arasında, Carl'ın evli olmasına rağmen bir aşk doğar. Ancak öte yandan, aralarında halef-selef ilişkisi olan Jung ve Freud arasındaki giderek derinleşecek olan bir fikir ayrılığı kendini göstermeye başlamıştır.
Tehlikeli İlişki filmi Dumura Uğratan Psikolojik Filmler listesinde yer almaktadır.

Melih

@melihh

Psikanalizin Doğuşuna vesile olan enteresan bir ilişki: Tehlikeli İlişki
Özellikle benim gibi psikolog olucaklara, psikiyatrlara ve psikolojiyle ilgilenenlere hitap edebilecek bir film.
Bilim filmlerden öğrenilmez ancak filmler görsellik sayesinde zihinlerde daha somutlaşması açısından epey yardımcı oluyor. Bu filmden psikanaliz öğrenilmez ama biraz bilgi sahibi olunur.
Biliçdışının, rüyaların, cinselliğin hayatımızdaki yerini düşündürecek bir film. Jung'u küçük düşüren bir film. İnanmadığım, çarpıtıldığını düşündüğüm noktalar var. Ancak yine de psikoloji tarihinde meşhur olan Freud-Jung'un ilişkisinin ele alınması güzel.

TR dublajını beğenmedim. Tam olarak senkronize değil. Ayrıca akıl hastanelerinin görsel betimlemeleri de dikkatimi çekti. Hoş.
Tehlikeli İlişki
filme 8 verdi
1 beğen · 0 yorum

Elvan Kama

@elvankama

Bugün Terapi..
"A Dangerous Method", Türkçe ismiyle "Tehlikeli İlişki" belki öncelikli olarak psikolojiyle ve özellikle psikoterapiyle ilgilenenlere Freud ve Jung'un benzerliklerini ve farklılıklarını, bu iki büyük ismin terapi yöntemlerinin zaman zaman ne kadar farklılaştığını göstermek için yapılsa da, bu iki isimden ziyade ön planda olan kişi, gerçek ismiyle Sabina Spielrein'dı.

Freud ve Jung'un bu filme konu olmuş uzlaşmaları ve fikir ayrılıkları olmasaydı, belki de psikoterapi bugünkü halini almayacaktı, ya da eğer daha iyimser bir insansınız sanırım psikoterapi bugünkü halini elbette alırdı ama daha geç alırdı demek de daha doğru olabilir.

Eğer ilginizi çekerse, çeşitli internet kaynaklarından Sabina Spielrein'ın hayatını daha detaylı okumanızı tavsiye ederim. Jean Piaget'inin bile bir zamanlar ondan yardım aldığını, kendisinin Piaget'yi tedavi ettiğini öğrenmek benim için zevkti, tıpkı bu filmi izlemek gibi.

İlişkisel boyutu daha ağır bassa da, hasta-doktor ilişkisinin sınırlarının çok çok iyi çizilmesi gerektiği, terapinin kuruluşundan beri süregelen bir inanış, ve bence doğru da. Tabi ki bu sınırlar, uygulanan terapi yöntemine göre değişse de, her zaman bir şekilde korunmalı diye düşünmekteyim. Doktor bir otorite kaynağıysa (hastasından daha hasta olsa bile-ki bu mümkün), kimin hasta kimin doktor olduğu terapi seansı içinde bence asla karıştırılmamalı. Hele ki hasta kendinden bu kadar çok şey verirken.. En derin anılarını, çocukluk travmalarını, çektiği acıları, yaşadığı hazları bu denli canlı paylaşırken..

Psikologluk, hastanın gelip dertlerini anlatıp parasını verip hayatına devam ettiği bir meslek dalı değil, olmamalı. Ha bu da var, ama bu daha çok "Psikologculuk". Bu film üstünden de belirtmek istiyorum ki, ülkemizde yetkin psikologların sayısı gerçekten az. Psikoloji bölümünden mezun olmadan, katıldığı bir kaç seminerle sertifika alarak "Yaşam Koçu" başlığıyla bu işi pazarlamaya dökmüş pek çok "psikolog" görmek mümkün. Bunu en iyi katıldığım bir Ön Yargı seminerinde, kendini Yaşam Koçu olarak tanıtan "yetkili"nin ne kadar ön yargılı olduğunu gördüğümde anladım.

Oysaki, psikoloji bir bilim dalıdır. Üniversite hayatım boyunca da psikolojinin bilim olmadığını bana kanıtlamaya çalışan arkadaşlarımla çeşitli tartışmalara girdim, ve sanırım sonuna kadar da bunu savunmaya devam edeceğim. Psikoloji bir bilim dalıdır, o nedenle hastalara olabildiğince objektif ve bilimsel yaklaşılmalıdır. Bu nedenle bu film benim için önemli. Jung'un en başından beri hassaslıkla yaptığı ölçümler, her şeyi kayıt altında toplaması.. Ama sonra, bir noktada insan kendini kaybediyor. İki olay arasında bir kereliğine bir neden-sonuç ilişkisi yakalandığında, "Acaba, yoksa bundan mı?" diye soruyor insan, test ediyor, deniyor, gözlemliyor, tekrar ve tekrar test ediyor ve öğreniyor cevabını. Fakat her zaman bu kadar kolay değil.

Çok çok basit tabiriyle "İşte bunlar hep seks" diyen Freud amcamıza, biraz da haklı olarak Jung'un, Freud'un bütün psikolojik sorunların kaynağını bir şekilde cinselliğe bağlamasını eleştirmesini görüyoruz. İşin bireysel boyutunun olduğu kadar (kişininin kendi seksüel gelişimini tamamlarken aştığı ya da aşamadığı süreçler), bir de bence kocamaaan bir toplumsal boyutu da var - ki bunu da en net Jung'un karısını aldatıp aldatmama ikileminde görüyoruz. Tek eşlilik, evlilik, sadakat, bağlılık neye göre kime göre olmalı ve normal? Bu tip konular üstünde düşündüğümüz zaman bireyin kendisi kadar işin her zaman da bir toplumsal boyutu olduğu da unutulmamalı. Ha Freud'un Jung'un rüyalarını analiz etmesi de ayrı bir keyifti benim için..

Ve bence, "Her insan farklıdır, ama çoğu insan da benzerdir", ya da tam tersi. Yani hepimiz bazı ortak özelliklere sahibiz. Ama iki kardeş bile birbirine benzemiyorken, birbirimize benzemeyi de her zaman bekleyemeyiz. O nedenle belki de Freud'da Jung'da bir yerde yanıldı. Denedikleri methodlar her hastaya uymak zorunda değildi. Cinsel gelişimi gayet sağlıklı olan, günlük hayatında belki de hiç rüya görmeyen, küçükken ya da yakın zamanda travmatik bir durum yaşamamış bir kimsenin bozulan psikolojisini kim nasıl düzeltir? İşte bu noktada psikoanaliz biraz beklemeli, ve yeni yöntemlere yer açmalı..
Tehlikeli İlişki
filme 9 verdi
0 beğen · 0 yorum
Tehlikeli İlişki
Melekler daima Almanca konuşur. Bu bir gelenektir
Tehlikeli İlişki
filme puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
70
FİLM
Dumura Uğratan Psikolojik Filmler
Konularıyla, oyunculuklarıyla ve şaşırtıcı sonlarıyla izleyenleri dumura uğratan en iyi psikolojik filmler listelenmektedir. ...
9
FİLM
Bilim İnsanlarını Konu Alan Filmler
Bilim insanlarını konu edinen, kimisi gerçek yaşam öyküsü kimisi ise kurgu olan filmler listelenmektedir. Bilim insanlarıyla ...
8.1/10
27 oy
Sence kaç puan almalı?
0