ara

Kaybedenler Kulübü

(2011)

Kaybedenler Kulübü Konusu ve Türleri

İki yakın arkadaş olan Kaan ve Mete sıradışı bir radyo programının sunucularıdır. Kimseye bağlanamayan, kimseyi umursamayan ve tek gecelik ilişkileriyle meşhur olan iki arkadaş, yaşadıkları bu hayat tarzını, sundukları radyo programına da yansıtmaktadırlar. Bir gün Kaan'ın Zeynep adında bir kadınla tanışmasıyla hayatlarında bazı şeyler değişmeye başlar.
Kaybedenler Kulübü

Kaybedenler Kulübü Özeti

Süre: 105 dk
Yapım: 2011 Türkiye
Yönetmen:
Senaryo:
Alternatif kitaplar basan bir yayınevinin sahibi olan Kaan (Nejat İşler) ile Kadıköy’de bar işleten, çok sıkı bir plak ve efemera koleksiyoneri olan Mete (Yiğit Özşener), 90’lı yılların ikinci yarısında, sanki bir yerde oturmuş konuşuyorlarmış ve kimsenin bundan haberi yokmuş gibi bir radyo programı yapmaya başlarlar. Yaptıkları program zaman içinde hem onların hem de dinleyenlerin hayatını değiştirecektir. Programın şöhreti hızla yayılırken Kaan ve Mete eski hayatlarına aynen devam ederler. Hergün başka kadınlarla yalnızlığını gidermeye çalışan Kaan, aradığı aşkı Zeynep’de (Ahu Türkpençe) bulur ve bu aşkı tutkuyla yaşamaya çalışır; aralarındaki hayat görüşü farklılığına rağmen... Bu arada herkesin ‘kendi kaybını’ bulduğu ‘Kaybedenler Kulübü’, toplumun farklı kesiminden insanları biraraya getirerek adeta bir ‘ortak mahalle’ de buluşturur. Kendi yalnızlıklarıyla bile dalga geçen, sisteme her gün başkaldıran,  hayatın kıyısında yaşayan Kaan ve Mete’nin renkli hayatlarını yansıtan programın tutkunları, ‘Kaybedenler Kulübü’nün üyeleridir artık.
Kaybedenler Kulübü filmi En iyi Türk Filmleri listesinde yer almaktadır.
Gösterimi devam eden filmler için vizyondaki filmler sayfamızı ziyaret edin.

Kaybedenler Kulübü Film Listeleri

158
FİLM
En iyi Türk Filmleri
Bazen güldüren bazen hüzünlendiren, hafızalarımıza kazınmış en iyi Türk filmleri listelenmektedir....
523
FİLM
Mutlaka izlenmesi gereken filmler
Herkesin mutlaka izlemesi gereken, izlediği filmler arşivinde bulunması gereken filmler listelenmektedir....
183
FİLM

Rue

@rue

- 2011
8.2 (328 oy)
Seyirlik
Zamanında birçok beğeni toplayan bu filmi bende beğenerek izledim. Film tekrar izlenecekler bölümünüzde yerini alabilir. Kaan’ın Zeynep’e olan tutkusu biraz tuhaf gelmişti. Birbirinden farklı karakterler olarak gözü çarpıyorlar. Filmdeki siyah-beyaz sahne ayrıntısı da dikkatinizi hemen çekiyor. Eskiden radyo programları birçok farklı dinleyicileri bir araya toplayabilirdi. Şimdi de öyle mi emin olamıyorum. Yiğit Özşener ve Nejat İşler ile ara ara keyifli ara ara duygusal anlar yaşayabilirsiniz. Film seyirlik 
Verdği Puan: 8
1 beğen · 0 yorum · film inceleme ·

Balık

@balikadam

- 2011
8.2 (328 oy)
İlk sinemada izlediğimde kim bu iki d.allama deyip sonrasında bağımlısı olduğum bir kadıköy tribidir. Sevdikçe izlediğim izledikçe sevdiğim bir film olup ne zaman canım sıkılsa elime birayı kapıp tek başıma izlerim. Hikayenin gerçek olması da filmi ayrı bir çekici yapmış.
Verdği Puan: 10
1 beğen · 0 yorum · film inceleme ·

Misafir

@misafir000

- 2011
8.2 (328 oy)
Seyretmeyin en çok istediğim, seyrettikten sonra da en favori filmim olmayı başaran film. Özellikle o son sahneyi çok beğendim. Youtube'da yaptığım küçük bir araştırma sonucu filmin gerçekliğinin olduğunu da öğrendim. Kuşbeyin en sevdiğim karakter filmde.
Verdği Puan: 10
0 beğen · 0 yorum · film inceleme ·

BeeKiwLes

@beekiwles

- 2011
8.2 (328 oy)
Türkiye'de pek benzeri olmayan filmlerden hatta bazı insanlara göre konusu çok boş olabilir ama kesinlikle soundtrackları harika olan bir film .. Asıl önemli soru şu Kim Bu Erol Egemen ? :)
Verdği Puan: 10
0 beğen · 0 yorum · film inceleme ·

Meursault Samsa

@meursaultsamsa

- 2011
8.2 (328 oy)
türk filmlerine ön yargılı olan ben, Cem Yılmaz' dan başka -yönetmen sineması hariç- türk filmi izlemem diyen ben milletin gazına gelip gittim bu filme. Ara olana kadar da iyi ki gitmişim dedim aslında. Bir döneme damga vurmuş bir radyo programının nasıl ortaya çıktığını son derece doğal ve gerçekçi bir şekilde anlatıyordu film. Nejat İşler karzimasıyla ekranı sallıyordu. Yiğit Özşener' i başlarda yadırgasam ve Nejat İşler' in yanında sönük kaldığını düşünsem de ona da alıştım bir süre sonra. Yönetmenin bir iki yerde -bence- gereksiz yakın plan çekimlerini ve klişe bir iki replik dışında iyiydi her şey. Bazı espriler çok ama çok iyiydi. O çok konuşulan -konuşulacak bir şey yok- sevişme sahneleri daha bile sert olabilirdi hatta. 'Filmde çok cinsellik var ya' diyen bebeleri ciddiye almayın. Olması gerekenden az var hatta. Yakışıklı, vurdumduymaz, fütursuz, iyi içen, salaş, bekar, gözde iki adam sevişmeyecek de kim sevişecek? Kaldı ki tüm izleyicinin merakla beklediği esas oğlanla esas kızın sevişme sahnesi çok daha tutkulu olmalıydı.
Gelelim aradan sonraki kısma; yönetmen ne düşündü de gereksiz, yılışık, vıcık vıcık bir aşk hikayesi döşedi filme gerçekten anlayamadım. Filmin ikinci bölümü başından sonuna kadar ''bakın bu kızla bu adam birbirine uymuyor'' demekten ibaret. Her sahnede ama her sahnede ''bakın yine uymadılar birbirlerine, bakın ne kadar farklılar, bakın erkek özgürken kız nasıl da toplumsal kuralların, gelenek göreneklerin tutsağı'' gibi söylem çabalarının eski türk filmlerindeki fakir oğlan zengin kız ilişkisinden zerre farkı yok. Bunu seyirciyi çekmek için de yapmış olabilir tabii. Tüm kadın izleyicilerin aşık olacağı bir karakter yaratılmış. Zira Issız Adam' ın türk sinema seyircisi tarafından 'yaa ne kadar güzel aşk filmi' diye övüldüğünü biliriz hepimiz. Aşk, bu şekilde yılışık ve klişe anlatıldığında toplum tarafından sevilebilir, ne var ki sinema dünyası bunu sevmez. Dünyanın en pahalı filmlerinden olan Titanic o iki yılışık sevgili yüzünden sinema camiası tarafından o kadar da beğenilmez mesela. Gemi bile onların aşkı yüzünden battı neredeyse. Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak filminde bir cevizle aşk nasıl güzel, nasıl naif anlatılırmış bir bakın da görün derim.
Filmde beni rahatsız eden iki şeyden biri bu işte. Yönetmenin bu tavrını ben gişeye yönelik bir yatırım olarak düşünüyorum. Tamam para kazan ama bunu daha klas bir şekilde yap. Seyirciyi aptal yerine koyarak her sahnede ''bak nasıl da farklılar' deme. İkincisi ise daha genel bir şey; antikonformist, popüler kültürden uzak iki adamın yaptıkları alternatif bir radyo programını anlatan bir film yapıp ortaya popüler bir iş koymak güzel bir başarı; lakin filmi izleyenler için popüler kültür karşıtı iki adamın hayat tarzını popüler hale getirmek büyük bir fiyasko. Paraları yok ama istediği zaman istediği yere tatile gidebiliyorlar. Pahalı motoruna benzin bulma sorununu hiç yaşamıyorlar. Evde yiyecek sıkıntıları hiç yok. Tek yaptıkları eğlenceli bir radyo programı, güzel kızlarla sevişmek, içmek ve gezmek. İyi de filmdeki iki karakter de bundan mutlu değil ki. Örneğin Nejat İşler' in filmde canlandırdığı karakteri mutlu edecek şey bastığı alternatif kitapların değerinin bilinmesi mesela. Ne var ki sen(yönetmen) filmi izleyen insanlara şu hayali kurduruyorsun; ''of ya radyo programım ve motorum olsa, bir de yayınevim olsa ve kimsenin bilmediği kitaplar bassam. Böylece çok karizmatik olsam ve istediğim kızı götürsem...'' Oysaki adamlar bununla tatmin olmuyorlar, mutsuzlar. Seks adamlar için önemsiz, zaten o yüzden sürekli geyiğini yapıyorlar. Bu film seksin o kadar da önemli olmadığını, bir avuntudan fazlası olmadığını anlatsaydı bana göre başarılı olurdu, ama filmi izleyen her erkek sırf seks için o adamlara özendi. Tabii ortamlarda varoluş sancısı çekiyoruz diyorlar o ayrı. Bundan sornası kendimi anlatmak olur ki o da yazan için zor, okuyan için gülünç bir durumdur. Bu kadar.
Verdği Puan: 6
3 beğen · 4 yorum · film inceleme ·
Tokmakan ♌️ (@tokmakan)
Film gibi bir inceleme olmuş tebrikler:) 10.11.16
Meursault Samsa (@meursaultsamsa)
Sağ ol da şu ismini değiştir ya :) 10.11.16
Tokmakan ♌️ (@tokmakan)
Hahaha neden :) 10.11.16
Tokmakan ♌️ (@tokmakan)
Ona da bi inceleme yazarsın sen :) 10.11.16

Sultan Can Albayrak

@sultan-can-albayrak438

– Hiç birisinin sana sahip olduğunu düşündüğün oluyor mu ya da bir şeyin?
– Evet evet farkettim bunu. Her farkettiğimde de gitmek istedim. Bazı insanlar aile kurmaya önem verirler, yani buna değer verirler; bazılarıysa başka birtakım şeylere değer verirler, bunlara değer verirken niye değer verdiğini düşünmez birey, toplumun içinde erimiş olan birey. Toplum koleje girmeyi bir değer olarak sunduğu için artık o kişiliğini yok sayma halidir, koleje girmek için yarışır, üniversiteye girmek için yarışır, iyi bir işe girmek için yarışır, güzel bir kadınla evlenmek için yarışır… Devamlı bir yarış ve kazanma zorunluluğu…
– Aslında kazanmak nedir ki? En büyük zaferi kazandığında bir Antonious olduğunu düşün; Paris’e geldiğini ve o takın altında olduğunu ve bütün insanların senin altında olduğunu düşün ve gücün en üstünde olduğunu… Yalnız kaldığın o anda “n’oldu be, şimdi n’olacak?” diyorsan kaybedensin sen, kaybetmişsin. Yani o anda en büyük zaferin içinde kaybetmişsin.
– Peki bunun farkında olmak; yaşlı bir kızılderilinin dediği gibi, “hayatın bize sunamadıklarını mı sunar” yoksa bir radyo dinleyicisinin dediği gibi “sanat diğer tüm şeyler gibi seks için midir?”. Yaşlı bir kızılderili ne kadar yanılabilir?
– Bazen yanılabilir
– Bazen susar
– Bazen konuşmak ister
– Bazen dinlemek ister
– Bazen yalnız kalmak ister
– Bazen arkadaş ister
– Bazen gitmek ister
– Gider bazen
– Bazen gidemez
– Bazen hiç gidememekten korkar
– Bazıları sonsuz neşeye doğar
– Bazıları sonsuz geceye
– Bazen ölürsün
– Bazen ölemezsin, bazen bütün koşullar uygunken bile ölemezsin
– Bazen kendinden uzaklaşmak ister insan
– Bazen gidersin, sırf dönebilmek için
– Bazen ağlarsın bayağı.
– Bazen ağlayamıyorsun bayağı bayağı… Bazen içiyorsun, bazen çok ama çok fazla içmek istiyorsun da bazen sen zaten içmeye gidiyorsun; bazen Acıbadem’den bir taksiye biniyorsun “Kadıköy’e” diyorsun; bazen yüzüne bile bakmıyor.
– Bazen bir kadın geliyor, oturuyor karşına ve ağlıyor
– Kadınlar hep ağlıyor
– Bazen bir kadın sana, “en çok korktuğum şey bir kadının gözyaşıdır” diyor kendi adına, “eğer çok sevdiysen” diyor, “eğer çok sevdiysen”, oysa bilmiyo ki sevmek de bir ana ait.
– Her şeyin başı su.
– Felsefe’nin de.
2 beğen · 0 yorum · replik

@

-Yaşlı bir Kızılderili ne kadar yanılabilir?
+Bazen yanılabilir.
– Bazen susar.
+ Bazen konuşmak ister.
– Bazen dinlemek ister.
+ Bazen yalnız kalmak ister.
– Bazen arkadaş ister.
+ Bazen gitmek ister.
– Gider bazen.
+ Bazen gidemez.
– Bazen hiç gidememekten korkar.
+ Bazıları sonsuz neşeye dolar.
– Bazıları sonsuz geceye.
+ Bazen ölürsün.
– Bazen ölemezsin.
– Bazen bütün koşullar uygunken bile ölemezsin.
+ Bazen kendinden uzaklaşmak ister insan.
– Bazen gidersin, sırf dönebilmek için.
+ Bazen ağlarsın bayağı.
– Bazen ağlayamıyorsun bayağı bayağı.
+ Bazen içiyorsun, bazen çok ama çok fazla içmek istiyorsun da …bazen sen zaten içmeye gidiyorsun.
– Bazen Acıbadem’den bir taksiye biniyorsun, Kadıköy diyorsun.
+ Bazen yüzüne bile bakmıyor.
+ Bazen bir kadın geliyor oturuyor karşına… ve ağlıyor.
– Kadınlar hep ağlıyor.
+ Bazen bir kadın sana… “En çok korktuğum şey, bir kadının göz yaşıdır” diyor, kendi adına.
– “Eğer çok sevdiysem” diyor… “Eğer çok sevdiysem…”
+ Oysa bilmiyor ki, sevmek de bir… An’a ait.
– Her şeyin başı su.
+ Felsefenin de.
2 beğen · 0 yorum · replik

Erkin Çoban

@erkincoban

- Yaşlı bir Kızılderili ne kadar yanılabilir?
+ Bazen yanılabilir.
- Bazen susar.
+ Bazen konuşmak ister.
- Bazen dinlemek ister.
+ Bazen yalnız kalmak ister.
- Bazen arkadaş ister.
+ Bazen gitmek ister.
- Gider bazen.
+ Bazen gidemez.
- Bazen hiç gidememekten korkar.
+ Bazıları sonsuz neşeye dolar.
- Bazıları sonsuz geceye.
+ Bazen ölürsün.
- Bazen ölemezsin.
- Bazen bütün koşullar uygunken bile ölemezsin.
+ Bazen kendinden uzaklaşmak ister insan.
- Bazen gidersin, sırf dönebilmek için.
+ Bazen ağlarsın bayağı.
- Bazen ağlayamıyorsun bayağı bayağı.
+ Bazen içiyorsun, bazen çok ama çok fazla içmek istiyorsun da …bazen sen zaten içmeye gidiyorsun.
- Bazen Acıbadem’den bir taksiye biniyorsun, Kadıköy diyorsun.
+ Bazen yüzüne bile bakmıyor.
+ Bazen bir kadın geliyor oturuyor karşına… ve ağlıyor.
- Kadınlar hep ağlıyor.
+ Bazen bir kadın sana… “En çok korktuğum şey, bir kadının göz yaşıdır” diyor, kendi adına.
- “Eğer çok sevdiysem” diyor… “Eğer çok sevdiysem…”
+ Oysa bilmiyor ki, sevmek de bir… An’a ait.
- Her şeyin başı su.
+ Felsefenin de.
1 beğen · 0 yorum · replik

Başak

@basakbalks

-Yaşlı bir Kızılderili ne kadar yanılabilir?
+Bazen yanılabilir.
– Bazen susar.
+ Bazen konuşmak ister.
– Bazen dinlemek ister.
+ Bazen yalnız kalmak ister.
– Bazen arkadaş ister.
+ Bazen gitmek ister.
– Gider bazen.
+ Bazen gidemez.
– Bazen hiç gidememekten korkar.
+ Bazıları sonsuz neşeye dolar.
– Bazıları sonsuz geceye.
+ Bazen ölürsün.
– Bazen ölemezsin.
– Bazen bütün koşullar uygunken bile ölemezsin.
+ Bazen kendinden uzaklaşmak ister insan.
– Bazen gidersin, sırf dönebilmek için.
+ Bazen ağlarsın bayağı.
– Bazen ağlayamıyorsun bayağı bayağı.
+ Bazen içiyorsun, bazen çok ama çok fazla içmek istiyorsun da …bazen sen zaten içmeye gidiyorsun.
– Bazen Acıbadem’den bir taksiye biniyorsun, Kadıköy diyorsun.
+ Bazen yüzüne bile bakmıyor.
+ Bazen bir kadın geliyor oturuyor karşına… ve ağlıyor.
– Kadınlar hep ağlıyor.
+ Bazen bir kadın sana… “En çok korktuğum şey, bir kadının göz yaşıdır” diyor, kendi adına.
– “Eğer çok sevdiysem” diyor… “Eğer çok sevdiysem…”
+ Oysa bilmiyor ki, sevmek de bir.. An’a ait.
– Her şeyin başı su.
7 beğen · 0 yorum · replik

Hülya Özenç

@hulya-ozenc

-Yaşlı bir Kızılderili ne kadar yanılabilir?
+Bazen yanılabilir.
– Bazen susar.
+ Bazen konuşmak ister.
– Bazen dinlemek ister.
+ Bazen yalnız kalmak ister.
– Bazen arkadaş ister.
+ Bazen gitmek ister.
– Gider bazen.
+ Bazen gidemez.
– Bazen hiç gidememekten korkar.
+ Bazıları sonsuz neşeye dolar.
– Bazıları sonsuz geceye.
+ Bazen ölürsün.
– Bazen ölemezsin.
– Bazen bütün koşullar uygunken bile ölemezsin.
+ Bazen kendinden uzaklaşmak ister insan.
– Bazen gidersin, sırf dönebilmek için.
+ Bazen ağlarsın bayağı.
– Bazen ağlayamıyorsun bayağı bayağı.
+ Bazen içiyorsun, bazen çok ama çok fazla içmek istiyorsun da …bazen sen zaten içmeye gidiyorsun.
– Bazen Acıbadem’den bir taksiye biniyorsun, Kadıköy diyorsun.
+ Bazen yüzüne bile bakmıyor.
+ Bazen bir kadın geliyor oturuyor karşına… ve ağlıyor.
– Kadınlar hep ağlıyor.
+ Bazen bir kadın sana… “En çok korktuğum şey, bir kadının göz yaşıdır” diyor, kendi adına.
– “Eğer çok sevdiysem” diyor… “Eğer çok sevdiysem…”
+ Oysa bilmiyor ki, sevmek de bir… An’a ait.
– Her şeyin başı su.
+ Felsefenin de.
2 beğen · 0 yorum · replik

Benzer Filmler

8.2/10
328 oy
Sence kaç puan almalı?
0