ara

İngiltere Benim

England Is Mine (2017)

İngiltere Benim Konusu ve Özeti

İngiltere Benim
İngiltere yapımı biyografik film England Is Mine, The Smiths adlı dünyaca ünlü müzik grubunun kurucularından olan Morrissey'in yaşamını ele alıyor. Çok yetenekli olmasına rağmen yeterince girişken olmayan genç adam, çevresinin yönlendirmeleriyle sahneye çıkmaya başlar ve böylece uzun soluklu müzik kariyerinin ilk adımlarını atmış olur.
Süre: 100 dk
Yapım: 2017 İngiltere
Vizyon Tarihi: 5 Ocak Cuma 2018
Yönetmen:
Senaryo:

Meursault Samsa

@meursaultsamsa

Morrissey ya da The Smiths çok dinlediğim, hayranlık duyduğum isimler olmamakla birlikte rock müziği seven, hele hele benim gibi 90 öncesini ayrı bir yere koyan pek çok insan illa ki Morrissey adına denk gelmiştir. Filmin Başka Sinema bünyesinde gösterileceğini öğrendiğim an oldukça mutlu olmuştum bu yüzden.

Şimdi tekrar açıp bakmadım ancak anımsadığım kadarıyla Morrissey' in hayatını anlattığından bahsediyordu filmin tanıtım yazılarında. Oysaki sadece ergenlik dönemi ve sonrasını anlatıyor. The Smiths 1982' de kuruluyor ve Morrissey o zaman 23 yaşında. Bu film ise The Smith öncesine döneme ilişkin bir film. Rock müziğe, Morrissey' e pek ilginiz yok ise çok hoşunuza gidecek bir film değil. Çok durağan, bana göre klişelere yaslanan bir gençlik filmi. Şimdi biyografik bir film için klişelere yaslanıyor demek saçma durabilir lakin nihayetinde bu bir uyarlama. Dolayısıyla seyirciye yönelik bir iki ekleme yapılmıştır diye düşünüyorum. Örneğin Morrissey kendinden başka -neredeyse- herkesin aptal olduğunu düşünen, çevresindekilerin onu anlamamasından muzdarip atarlı bir ergen. Müziğe gerçekten tutkun ama. Hatta bir sahnede ''ön grupları kim dinler ki'' diye ortaya atılmış bir yargı cümlesini soru cümlesi gibi üzerine alıp ''ben'' diye cevaplıyor. Klişe dediğim kısma gelirsek; Morrissey ile Linder' ın karşılaşmaları, aralarındaki diyaloglar ve ilişki benim klişe bulduğum kısım işte. Oldukça gözde bir hatun Morrisey' deki cevheri fark eder, onunla ilgilenir falan. Evet, elbette gerçek hayatta da bu ikilinin arkadaş olduklarını falan ufak bir internet araması sonucunda öğrenebilirsiniz ancak bu ikili arasındaki ilişkiyi bir Morrissey filminde değil de tamamen kurgusal bir gençlik filminde görsem asla inandırıcı bulmazdım, tıpkı pek çok Hollywood filmindeki ilişkinin gerçek hayatta yaşanmasının imkansız olması gibi. Bu biyografik öğeler taşıyan bir film olduğundan ben sıklıkla gerçeklik aradım, o yüzden bu ikili arasındaki diyaloglar ve genel olarak ilişkileri içime sinmedi. Burayı doğru anlattığımdan emin olmak istiyorum, ''zaten gerçek hayatta arkadaş olan iki insanın arkadaşlığı içine nasıl sinmez'' sorusu ile muhatap olmamak adına; filmde Linder karakteri çok dominant, dikkat çekici bir hatunken Morrissey ise bir gölge gibi insanların arasında dolanıyor adeta. İşte ben gerçek hayatta böyle iki karakterin arkadaş olamayacağını düşünüyorum ve haliyle filmde biraz abartılmış buluyorum bu karakterleri. Yine bu tarz filmerin vazgeçilmezi olan ''ben hariç herkes aptal'' mottosunun insanlara nakşedilmesi de beni irite ediyor. Bunu fazla ergen işi buluyorum. Tamam, Morrisey böyle düşünebilir o yaşta ama Morrissey haklı çıkmak zorunda değil nihayetinde.

Sinemada olsun edebiyatta olsun benim özel ilgi duyduğum, tabiri caizse beni tavlayan bazı sahneler, pasajlar oluyor. Örneğin sinema için konuşursam kitaplarla dolu küçük bir odada geçen sahneleri çok beğeniyorum, özel bir ilgiyle izliyorum. Zaten belli konularda fazlasıyla özenti bir insan olduğumdan o sahnelerdeki odalara özeniyor, orada olmak istiyor, kendimi kolayca karakterin yerine koyuyorum falan; keza kahve içilen pek çok retro kafe ya da loş ışıklı salaş barlarda geçen sahnelere de tav oluyorum. Bu sebeple genç Morrissey' in odasına bittim, haliyle karakterle kendimi özdeşleştirdim ve bu yüzden de film benim için olduğundan daha güzel bir hale geldi. İşte o oda; https://giphy.com/gifs/orchfilms-england-is-mine-xT9IgyXLEDXaW4JYyY

Çok iyi bir film olduğunu düşünmüyorum ama benim için bir üst paragrafraki nedenden dolayı çok keyifli bir filmdi. Bir de 90 öncesi rock müzik ile ilgili sinemada bir şeyler görmek zaten başlı başına çok sevdiğim bir durum. Dolayısıyla ben sevdim filmi ve muhtemelen bir kez daha izlerim ama tutup da birine tavsiye etmem.

Bir de filmin müzik listesini koyayım;
Lonely Planet Boy - New York Dolls
In My Lonely Room - Single Version (Mono) - Martha Reeves & The Vandellas
Virginia Plain - Roxy Music
Jazz Suite No. 2: VI. Waltz No. 2 - Dmitri Shostakovich
I Don't Like - George Formby
(I'm Not Your) Stepping Stone - Live From Screen On The Green, Islington, United Kingdom / 1976 - Sex Pistols
Recoil - 2007 Digital Remaster - Magazine
Je veux qu'il revienne - Françoise Hardy
Only To Other People - The Cookies
So Little Time - Diana Dors
Send Me The Pillow That You Dream On - Johnny Tillotson
Give Him A Great Big Kiss - The Shangri-Las
This Town Ain't Big Enough For Both Of Us - Sparks
Sea Diver - Mott The Hoople
Last Night Was Made For Love - Billy Fury
My Boy Lollipop - Millie Small
Come And Stay With Me - Marianne Faithfull
Out In The Streets - The Shangri-Las
You're The One - Stereo Version - The Marvelettes
The World's Loneliest Man - Vince Eager
İngiltere Benim
filme 7 verdi
0 beğen · 0 yorum
7/10
1 oy
Sence kaç puan almalı?
0