ara

Otobüs

(1976)

Otobüs Konusu ve Özeti

Otobüs
Süre: 87 dk
Yapım: 1976 Türkiye, İsviçre, Almanya, Danimarka
Yönetmen:
Senaryo:
 Yurt dışına hurda bir otobüsle götürülen 9 türk işçisi, Stockholm meydanında kaderlerine bırakılırlar. Sansürün yasakladığı ancak Danıştay kararıyla gösterim izni alan, mizah duygusu yüksek anlatımıyla bir göç filmi. 9 Türk işçinin para kazanmak adına kaçak yollarla, üstelik hurda bir Otobüs ile Stockholm meydanındaki terk edilişleri, gördükleri karşısında yaşadıkları. Korku, şaşkınlık, ölüm ve tutuklanmalar...
Gösterimi devam eden filmler için vizyondaki filmler sayfamızı ziyaret edin.
Bu film için henüz resim eklenmedi.
Bu film henüz hiçbir film listesine eklenmedi.

saye

@saye

Otobüs
Başrolde Tuncel Kurtiz'in oynadığı Türklüğü aşağıladığı, kişilerin abartıldığı eleştirileriyle Türkiye’de gösterimi yasaklanan filmde, Anadolu insanın iş umuduyla İsveç'e gitmesi ve orada yaşadıkları anlatılmıştır.

Kültür şoku, medeniyetler(Doğu-Batı) arası uçurum , yabancılaşma çaresizlik, aşağılama...

Filmde iki taraf da abartılı bir biçimde gösterilmiş. Türkler hödük, zavallı, taş devrinden gelme; İsveçliler de acımasız, kibirli, bencil ve ahlaksız.


Filme ağır eleştiri getirilenlerden biri de Aziz Nesin. Aziz Nesin Tuncel Kurtiz'e şunları söylemiş

“ Çok üzüldüm.baştan sona yanlış bir film yapmışsınız. Elbet halk da eleştirilir.ama eleştiri gerçeğe dayanmalı. Türk insanı gerçekçiliği içinde verilmeli ve o zaman alay da edilebilir.Ben halkımızın yüceltilmesinden idealize edilmesinden yana değilim ama gerçeklere aykırı olarak aşağılanmasına da karşıyım.Siz bunca yıl Avrupa’da yaşıyorsunuz . domuz eti yememek için bile günlerce aç kalan,aç kalmayı göze alan-ki akılsızca – Türk köylüsünün iki gün açlığa dayanamayıp bilmediği kentte gavur çöplüğüne saldırıp artık ve çöp yediğini nerede gördünüz? Bir yer var. Otobüs bir mola verir. Türkler çayırda yemeklerini yer ve arkadan halay çekerler hemen, bu bir yergidir, ama gerçektir. Ama siz 9 Türk köylüsünün yan yana dizilip hep birlikte çiş ettiklerini hiç gördünüz mü ? O yürür merdivende, köylüsünün, ayıdan da beceriksizce iniş çıkışları nedir ? Türk köylüsü, hatta kentlisinin çoğu, yürür merdiven görmemiştir. Ama görmediği bir şeye hemen saldırmaz. Bir yanda durup, nasıl binilip ediliyor diye uzun uzun seyreder ve ancak ondan sonra ayağını merdivene atar ve Türk köylüsünün yürür merdivene nasıl binildiğini seyretmesi sizin yaptığınızdan çok daha gülünçtür ama gerçektir. Türk köylüsü ki, çok temkinlidir, geceleyin soğukta uykusu gelince önü yol ve arkası deniz olan daracık bir yükseltide, tavuk tüner gibi tüner de uyur mu hiç ? ki, önünden geçen bir yolcu dokununca denizin dibine gidiyor iki gün açlığa dayanamayıp da, cinsel sapıklar döver, bıçaklarken yerde kanlar içinde ezilirken, dişlerinin arasındaki kemiği, aç kurt gibi ısıran insan hiç gördünüz mü ? Siz Stokholm‘de yaşıyorsunuz, Stokholm gibi kentin öyle bir alanında o eski otobüs böylece ortada 2-3 gün durabilir mi? İstanbul’da bile durmaz böyle şey’ ki o dolandırıcı otobüsü bırakıp gidiyor. Soruyorum size, hiç böyle şey olur mu? Türkiye‘den taa Stokholm’e dek yolcu taşıyan en kötü otobüs bile kaç kaç paraya satın alınır ki, böylece bırakılıyor ? 9 işçiden aldığı para dolandırıcının otobüs parasından daha mı çok ? Bizim Türk halkından başka dayanağımız, güvencemiz yoktur. Siz insana hakaret etmişsiniz.’’



Tunç Okan, filme yönelik yapılan ağır eleştiri ve propagandalar karşısında şöyle bir açıklama getirir: “ Bütün bu bilgisizliğin, acemiliklerin, daha doğrusu sinema piyasasının, sinema sisteminin dışında, film yapmanın benim için çok yararı oldu. Çok şey öğrenmenin yanı sıra, düşünce özgürlüğüme sonuna dek sahip çıkabildim. Yine bu filme amatör bir tavırla yaklaşmam, sonuç üzerinde de olumlu noktalar yarattı. Başlangıçtan beri yapmak istediğim bir çatışmayı, bir büyük uyumsuzluğu, aykırılığı ortaya koymaktı. Tekniğiyle, aşırı gelişmiş tüketim toplumuyla az gelişmiş toplumun insanlarını karşı karşıya getirmekti. Bunların birbirleriyle olan kendi içlerindeki çelişkiyi, aralarındaki korkunç çatışmayı vurgulamak istedim. Yoksa amacım sansürün ve bazı aydınlarımızın iddia ettiği gibi, ne Türk işçisini, ne Türk insanını küçük düşürmek değildi. Filmdeki işçiler Türk değil, herhangi bir az gelişmiş toplumun insanları olabilirdi. Türk olmaları bir rastlantıdır. İtalyan ya da İspanyol olsalardı, film bildirisinden bir şey kaybetmeyecekti…’’ (Milliyet Sanat Dergisi, 1977, S.256, s.7)
Otobüs
filme puan vermedi
4 beğen · 0 yorum

Benzer Filmler

8.4/10
5 oy
Sence kaç puan almalı?
0