ara

Dövüş Kulübü

- Fight Club (1999)

Dövüş Kulübü Konusu ve Türleri

Jack, uykusuzluk problemi yaşayan sıradan bir sigorta memurudur. Hayatının tekdüzeliğinden kurtulmanın yollarını araken karşısına Tyler Durden çıkar. Toplum kurallarından ve dayatmalardan bıkan ikili hayatlarını değiştirecek olan Dövüş Kulübü'nü kurarlar.
Dövüş Kulübü
Oregon Üniversitesinde yüksek lisansını yapan Chuck Palanhiuk'un uzak olmayan bir gelecekte geçen ve kafası karışık genç bir erkeği konu alan romanından yola çıkılarak çekilen Fight Club'da filmi anlatan, ünlü bir otomobil firmasında iyi bir işe sahiptir. Tek düze yaşamı kronik uykusuzluk sorunuyla çekilmez bir hale gelmiştir. Ailesi ve yakın bir arkadaşı olmayan Jack doktorunun tavsiyesi üzerine kanserli hastaların terapi grubuna katılır. Bu toplantılar esnasında Marla'yla tanışır o da genç adam gibi hasta olmadığı halde grubun toplantılarına katılmaktadır. Jack'in ve Marla'nın çabaları tüketici kültürünün anlamsızlığına karşı bir duruştur adeta kariyer sahibi ama yanlız insanların bir tepkisi. Jack'ın jenerasyonu ölü bir jenerasyondur. Bir yolculuk sonrası evinin yanmış olduğunu gördüğünde arayabileceği tek kişinin yolculuk sırasında tanıştığı sabun satıcısı Tyler Durden olmasıda adeta bunun bir kanıtıdır. İçilen birkaç biranın ardından park yerinde Tyler, kahramanımızı kendine vurması için kışırtacaktır. Aralarında başlayan bu kavga Jack'in hayatını değiştirecektir. Bir süre sonra Jack Tyler'ın yanına taşınır. Tyler'ın liderliğinde bir dövüş kulübünün kuruluşuyla bu kulübde sayıları elliyi aşmamak kaydıyla genç erkekler birbirleriyle dövüşmeye başlayacaklardır. Kısa sürede popüler hale gelen kulüp ve Tyler Durden hızlı bir şekilde bu ölü jenerasyonun mesihi haline gelir.
Dövüş Kulübü filmi IMDB Top 250 (Film) listesinde yer almaktadır.
Vizyon Tarihi: 1 Ocak Perşembe 1970
Gösterimi devam eden filmler için vizyondaki filmler sayfamızı ziyaret edin.
- 1999
9.2 (632 oy)
Sinema tarihinin kült filmlerinden. Bence yoruma açık bir film değil. İzlemeli ve düşünmelisiniz. Hepiniz bir parça bulacaksınız kendi hayatınızdan. Bu film beğeni filmi de değil; beğenmedim diyenlerin gerçekten boş muhalefet yaptığını ya da bu filmi izleyecek olgunluğa erişmediğini düşünüyorum.
Filmi izledikten sonra kitabını da okuyun muhakkak.
Verdği Puan: 10
380 karakter
5 beğen · 0 yorum · film inceleme ·

yasinerkmn

@yasinerkmn

- 1999
9.2 (632 oy)
Olduğunuz insan ile olmak istediğiniz insanın kavgası
Verdği Puan: 10
0 karakter
4 beğen · 0 yorum · film inceleme ·

Eylem

@jointstock

- 1999
9.2 (632 oy)
Günümüzün vasat halini ön gören, her sahnesinde ayrı bir mesaj taşıyan dengenizi sarsacak bir film olduğunu düşünüyorum. Filmi anlayarak izlerseniz kendinize ait bir şeyler bulabilir veya kendinizi görebileceğiniz bir film. En basit sahnelerine bile insan tarihini ve monotonluğunu eleştiren mesajlar bulunduruyor. Sıkılmadan izleyip ders çıkarabileceğiniz farklı bir film.
Verdği Puan: 10
398 karakter
3 beğen · 0 yorum · film inceleme ·

Misafir

@misafir000

- 1999
9.2 (632 oy)
Sen gerçekten de sen misin?
"jack arzularını hiçbir şekilde tatmin etmemiş, ya da arzularını bile çevresi belirlemiştir; sadece reklâmlarda görüp de edinmek istediği ve kolayca sahip olduğu eşyalar onu tatmin etmeye yetmemiştir. onun, kendisine sürekli hegemonya hissettirmesi yüzünden patronuna karşı oluşan kini, kafasında, güçlü, kendinden emin ve iktidar sahibi olabildiği bir ideal görünüm yaratır. çalışma ortamında baskıladığı savunma dürtüleri, patronun fotokopi makinasında yakaladığı “dövüş kulübü” kuralları yüzünden üstüne geldiği an üst benliğini de aşarak saldırgan bir savunma tavrına dönüşür.

marla’ya terapi grubuna sahte hastalık numaralarıyla geldiğini anladığını söylemiş, hemen orayı terk etmesi gerektiğini yoksa sırrını açıklayacağı konusunda onu ikaz etmiş, ancak marla’nın umursamaz ve baskın misillemesi onu çaresiz bırakmıştır. bu gelişmenin de etkisiyle pasif kişiliğinin karşıtı, güçlü, marla’ya istediği gibi davranabilen jack’ı yaratmıştır.

terapi gruplarında dikkatini çeken marla’yla birlikte olmak ister, ancak pısırık jack kimliğinden sıyrılıp ona sokulamaz. onun iradeli oluşuna, canının istediği gibi yaşayan kendinden emin haline imrenir, ama marla’nın soğuk duvarlarını geçemez. hatta terapi grubundaki ‘mağaranızın derinliklerinde yaşayan içinizdeki hayvanı keşfedin’ telkinleri esnasında, hayalinde marla’yı buzlu mağarasında bir penguenle özdeşleştirir. daha sonra zihninde yarattığı tyler kişiliği marla’yı elde eder, çünkü marla’nın karşısına güçlü bir kişilikle çıkmıştır.

filmin en başında anlatıcı rolünü de üstlenen jack’in “bütün bunların marla adında bir kızla ilişkisi vardı” demesi, filmi başından sonuna cinsellik ve saldırganlık ikilemine bağlayan bir ipucudur.
jack'in ve marla'nın çabaları tüketim kültürünün anlamsızlığına karşı bir duruştur adeta, kariyer sahibi ama yalnız insanların tepkisine sembol olur. jack'ın kuşağı “ölü bir kuşak”tır, çünkü kendi kişiliği, kendi fikri, hayata bakış açısı olmayan düzenin kurduğu robotlaşmış yalnız bireylerden oluşmaktadır. bir iş seyahati sonrası evinin yanmış olduğunu gördüğünde, arayabileceği tek kişinin yolculuk sırasında tanıştığı sabun satıcısı tyler durden olması da adeta bunun bir kanıtıdır.
jack aslında hayatından memnun değildir ve değişmek istemektedir ne var ki değişim karşısındaki korkusu kararsızlık yaratır. bu yüzden geçici sürelerle tyler kişiliğine sığınmaktadır; güçlü, kendinden emin, lider tyler kişiliği ile pasif, pısırık, zayıf jack kişiliği arasında gidip gelmektedir.

evi, patlama sonrasında tüm lüks eşyalarla birlikte yandığında içini tyler’e döken jack, ona son moda eşyalarını sayarken, “mükemmel olmama çok az kalmıştı” diyerek o yaşamını hala övmektedir. ne var ki içindeki tyler kişiliği onu bu noktada eleştirmektedir. yani jack’in zihni ikilem arasında kalmıştır, bir kişiliği eski yaşantısını över ve ona özlem duyarken, diğer kişiliği onu yermekte ve tüm eşyalarından kurtulduğu için kendini özgür hissetmektedir.

film, eşyaya düşkünlüğü sorgulamakla başlar. eskiden alışverişe, son moda eşyalara düşkün olan jack, artık tyler’a ve dövüşe, ayrıca cinselliğe düşkündür. tedirgin ve tatminsiz hayatında aslında kafasında yarattığı ancak yeni bir arkadaş olarak bulduğunu sandığı tyler’a sığınır, onun sağ kolu olur; hiç yanından ayrılmaz, her söylediğini hayranlıkla dinler. tek dostu odur ve ona çok düşkündür. hatta kulüp üyelerinden sarışın genç bir adama fazla takdir ve yakınlık gösterdi diye onu kıskanır, bir dövüşte gencin yüzünü parçalar.

jack sakin, uyumlu ve olgun tavrını takınırken, büründüğü karşı karakteri tyler, evin içinde bisiklete binerek, tuhaf tekerlemeler söyleyerek, hoplayıp zıplayarak, şımarık ve sosyal ortamda kınanacak tarzda aşırıya kaçan hareketler sergileyerek adeta çocukluğuna geri dönmektedir. bu sayede olgun ve sağduyulu, uyumlu, hiçbir zaman dürtülerine göre hareket etmemiş, dışlanma ve ayıplanma korkusuyla bastırılmış duygulara sahip jack kişiliğinin yarattığı stresi azaltmaktadır. stresi azaltmak için çocukça, şımarık tavırlar takınmak gerileme ile açıklanabilir."
Verdği Puan: 10
4532 karakter
5 beğen · 0 yorum · film inceleme ·

Merve T.

@mtrv

- 1999
9.2 (632 oy)
Düşündüm, Sorguladım...
Oldukça düşündürücü hatta hayatımızı sorgulamaya iten bir film. Filmi izlediğim sırada hep sürekli duraklatıp yine yeni yeniden sorguladım kendimi, hayatımı yapmak istediklerimi yapmak zorunda olduklarımı... Toplumun bize dayattığı ve bizlerinde boyun eğdiğimiz kuralları...İzlenesi bir film tavsiye ederim.
Verdği Puan: 10
333 karakter
3 beğen · 2 yorum · film inceleme ·
nothingerie (@nothingerie)
Sonunda binalar gerçekten patlıyor mu? 05.01.16
Merve T. (@mtrv)
Kesin bir şey söyleyemem çünkü filme Jack olarak giren karakter aslında baş karakterin kendisi -Tyler durden-
imiş. Bu sahneden sonra herkese ve her şeye kuşkuyla baktım dolayısıyla binalar patlamış da olabilir patlamamış da. O.o Ama bence patladı. :) 05.01.16

Baran Yusuf

@baranyusuf

Yuva yapma içgüdülerine tutsak düşen tek ben değildim… Hepimizde Johanneshov markalı koltuktan var, yeşil çizgili Strinne deseniyle kaplı… Hepimizde Rislampa/Har markalı aynı kağıt lambadan var… Benimki artık bir konfeti… Çelik üstüne çinko kaplama Vild marka ayaklı saaatim. Tanrım ona sahip olmasam ölürüm… Mobilya satın alırsınız. Kendinize dersiniz ki, bu hayatım boyunca ihtiyaç duyacağım son kanepe…Sonra hayalinizdeki yatak. Sonra aradığınız tabak takımı. Sonra o güzel yuvanıza kısılıp kalırsınız. Bir zaman sahip olduğunuz şeyler artık sizin sahibiniz olur.
3 beğen · 0 yorum · replik

Erkin Çoban

@erkincoban

Dövüş Kulübü’nün birinci kuralı… Dövüş Kulübü hakkında konuşmayacaksınız.
Dövüş Kulübü’nün ikinci kuralı… Dövüş Kulübü hakkında KONUŞMAYACAKSINIZ.
Dövüş Kulübü’nün üçüncü kuralı… Birisi dur derse ya da sakatlanırsa kavga biter.
ve dördüncü kural… Sadece iki kişi dövüşür.
Beşinci kural… Her sefer sadece bir dövüş olur.
Altıncı kural… Tişört yok, ayakkabı yok.
Yedinci kural… Dövüş sürebildiğince uzun sürer.
Sekizinci ve son kural… Eğer bu Dövüş Kulübü’nde ilk gecenizse, dövüşeceksiniz.
2 beğen · 0 yorum · replik

Baran Yusuf

@baranyusuf

Dövüş Kulübü’nün birinci kuralı… Dövüş Kulübü hakkında konuşmayacaksınız.
Dövüş Kulübü’nün ikinci kuralı… Dövüş Kulübü hakkında KONUŞMAYACAKSINIZ.
Dövüş Kulübü’nün üçüncü kuralı… Birisi dur derse ya da sakatlanırsa kavga biter.
ve dördüncü kural… Sadece iki kişi dövüşür.
Beşinci kural… Her sefer sadece bir dövüş olur.
Altıncı kural… Tişört yok, ayakkabı yok.
Yedinci kural… Dövüş sürebildiğince uzun sürer.
Sekizinci ve son kural… Eğer bu Dövüş Kulübü’nde ilk gecenizse, dövüşeceksiniz.
0 beğen · 0 yorum · replik

@

Sizler özel değilsiniz,
Sizler güzel ya da eşi benzeri olmayan
Kar tanesi de değilsiniz,
Sizler işiniz değilsiniz,
Sizler paranız kadar değilsiniz,
Bindiğiniz araba değilsiniz,
Kredi kartlarınızın limiti değilsiniz,
Sizler iç çamaşırı değilsiniz,
Sizler her şey gibi çürüyen birer organik maddesiniz...
Bizler bu dünyanın şarkı söyleyip dans eden yeri geldiğinde dalga geçen yeri geldiğinde gülüp geçen pislikleriyiz.
3 beğen · 0 yorum · replik

Erkin Çoban

@erkincoban

Dinleyin Sürüngenler! Sizler özel değilsiniz, sizler güzel ya da eşi benzeri olmayan kar tanesi de değilsiniz, sizler işiniz değilsiniz, sizler paranız kadar değilsiniz, bindiğiniz araba değilsiniz, kredi kartlarınızın limiti değilsiniz, sizler iç çamaşırı değilsiniz, sizler herkes gibi çürüyen birer organik maddesiniz! Bizler bu dünyanın şarkı söyleyip dans eden pislikleriyiz! Hepimiz aynı pisliğin lacivertleriyiz!
3 beğen · 0 yorum · replik
0
izlenmesi gereken bir film. Tavsiye ederim. @neokur