ara
Gülcan
26.672 638

Gülcan

neokur.com/gulcan32
Copyright © 2016 Tüm Hakları Saklıdır. İnanmak değil ki insanı yıkan, inanamamak.

Gülcan

@gulcan32

Deli Kurt
6 beğen · 0 yorum · alıntı

Gülcan

@gulcan32

Deli Kurt, o zamana kadar en tatlı bekleyişin düşman beklemek olduğunu sanıyordu.Bu akşam sevgiliyi beklemenin daha tatlı olduğunu anladı.Gecenin okşayıcı esintisi arasında, yıldızların titreştiği göğe bakarak: "Gökçen'i burada ölünceye kadar bekleyebilirim." diye düşündü.
4 beğen · 0 yorum · alıntı

Gülcan

@gulcan32

Deli Kurt
5 beğen · 0 yorum · alıntı

Gülcan

@gulcan32

Koca sipahi hasret ve heyecandan titremeğe başlamıştı. İşte anasının sesini işitmişti. Fakat neden yüzü örtülüydü? kendisini dünyaya getirirken öldüğü için şehit mertebesine ulaşan bu kadının yüzünü görse olmaz mıydı? otuz yılda ilk defa, o da hayaletini gördüğü anasının yüzünü bilmek hakkı değil miydi? bu düşünceyle cesaretlendi:
- Anam! yüzünü göster!
Hayalet işitmemiş gibi davrandı.
- Anam! yüzünü göster!
Anasının hayaleti yüzünü hafifçe salladı. Bu, olmaz demekti.
Çakır, ısrar etti:
- Anam! yüzünü göreyim!
Hayalet fısıldadı:
- Olmaz...
- Neden olmasın? Oğlun değil miyim?
-İzinli değilim olmaz.
Çakır ağlamaklı olmuştu. Üç hayalet birden kendisine biraz yaklaştılar.Bala Hatun fısıldadı:
- Olmaz insanlar her şeyi bilmeyecektir.
-İsa Beğ devam etti:
-Olmaz. İnsanlar ancak gördüklerini bilecek, bildiklerini görecektir.
Anası tamamladı:
- Olmaz.İnsanlar daima bir şeye hasret kalacaktır.
İki yeni fısıltı daha duyuldu:
-Olmaz. İnsanlar bilemeyecektir.
Bunları söyleyenler, İsa Beğ'in arkasında peyda olan iki hayaletti ve bu hayaletler Çakır'ın babasıyla amcasıydı.
Bu sefer hepsi birden seslendiler:
-Bizi unutma!...
-Bizi an!...
Anası tek başına söyledi:
-Ölüm o kadar güç değildir. Unutulmak yamandır.
Babası fısıldadı:
-Asıl ölüm unutulmaktır.
Amcası ilave etti:
-Unutmak da ölmektir.
İsa Beğ devam etti:
-Hayat birkaç hatıradır.
Bala Hatun bitirdi:
-Hayat ölümün başlangıcıdır.
Çakır farkına varmaksızın elindeki Kur'an'ı açmıştı.O zaman beş hayalet birden tekrarladılar:
-İnsan anıldıkça yaşıyor demektir.
-Anıldıkça yaşıyor demektir.
-Yaşıyor demektir...
4 beğen · 0 yorum · alıntı

Gülcan

@gulcan32

...En tehlikeli maceraya atılırken, ölüme giderken veya veda ederken bile birkaç satır... Osmanoğulları çok konuşmasını sevmedikleri gibi, uzun yazmaktan da hoşlanmazlardı. Osmanoğulları büyük iş yaparlar, fakat bundan bahsetmezlerdi.
3 beğen · 0 yorum · alıntı

Gülcan

@gulcan32

Çocuklarla konuşmuyor,onların hayatlarının nasıl geçtiğini sormuyorlar. Zaman bulunca biraz okşayarak, ellerine bir oyuncak veriyor ve "Çocuklar, şimdi gidin ve kendiniz oynayın" diyorlar. Bu aslında " Gözümden kaybolun, ne yaparsanız yapın, yeterki bizi rahat bırakın" demektir.
8 beğen · 0 yorum · alıntı

Gülcan

@gulcan32

Ben sizlerin genç Finlandiyalıların, sadece macarları ayakla topa vurarak yenmekle yetinmemenizi, aynı zamanda Almanları, Fransızları ve İngilizleri beyniniz, kalbiniz ve iradenizle, bilim, ustalık, ticaret, zanaat, adil hukuk düzeni gibi alanlarda, ülke refahının artırılması için halkın verdiği mücadelede yenmenizi istiyorum.

Bu büyük mücadelede ilerleyebilmek için futbolcuların damarları çıkmış, kaslı bacaklarına güvenirsek, fazla uzağa gidemeyiz. Topa kafayla vurabilmek için alnın sağlam olması lazım, en sağlam alınlı canlı ise koyundur. Koyun kafasının Finlandiya gençliği için gurur kaynağı olabileceğini sanmıyorum.
6 beğen · 0 yorum · alıntı

Gülcan

@gulcan32

Her orduda özel saygı duyulan ve ünü her tarafa yayılmış alaylar vardır, bunlar kahraman askerlerden müteşekkil alaylardır. Hem kendi askerleri hem de diğer bölüklerde hizmet eden askerler bu alayları -ölüm alayı- olarak tanımlamaktadırlar. Ölüm süvarileri, ölüm topçuları gibi... Bu isim kendilerinin gerektiğinde son asker kalana kadar savaşıp ölmeye hazır oldukları anlamına gelmektedir. Bunlar gerçek kahramanlardır. Fakat vatan için yaşamak, ülkesi ve halkının kalkınması için çalışmak da vatan uğruna ölmek kadar büyük ve şerefli bir kahramanlık örneğidir.
5 beğen · 0 yorum · alıntı

Gülcan

@gulcan32

İlk bakışta çok sakin bir eyalet kenti izlenimi uyandıran Tavastgus'un nüfusu yaklaşık altı bindir. Kentin bir ucundan diğer ucuna kadar mesafeyi yürüyerek 7-8 dakikada kat ettiğimi saatime bakarak söyleyebilirim. Şehirde sadece bir otel ve büyük bir salonunda bazen tiyatro oyunlarının da oynandığı bir restoran var. Buna karşılık okul sayısı çok olup, bunlar arasında sekiz yıllık erkek lisesi, öğretmen okulu, örmecilik yüksek meslek okulu, fince ve isveçce eğitim veren iki kız lisesi, kızlar ve erkekler için iki yüksek halk okulu, ilkokul, işçiler için Pazar günü okulu, "Özgürlük Kilise" Pazar günü okulu, ıslah okulu, hazırlık okulu, hapishane mahkumları için okul ve rusça eğitim veren bir okul bulunmaktadır.
Bizde bu kadar okulun bulunduğu altı bin nüfuslu bir kasaba gösterin lütfen!
7 beğen · 0 yorum · alıntı

Gülcan

@gulcan32

Büyük şahsiyet -- Kahraman, gerçekten de şimşektir, fakat halk kitleleri bir balçık veya ot yığını değildir. Halk, içinden şimşeğin çıktığı bir buluttur. Bulut elektrik yükü ile dolduğu zaman şimşek çakar. İçerisinde elektrik olmayan bulutsa sadece su buharı birikintisidir, şimşek çaktırmaz. Halkta bulut gibidir -- kimliğinde kahramanlık ve büyüklük ruhu yaşayan bir halk büyük insanlar ve kahramanlar da yetiştirebilir. Sadece soğuk bir sisten ibaret olan halk kitlelerinin şimşek çaktırmasını ise hiçbir güç sağlayamaz.
6 beğen · 0 yorum · alıntı
/ 18