ara
Gülcan
24.988 609

Gülcan

neokur.com/gulcan32
Copyright © 2016 Tüm Hakları Saklıdır. İnanmak değil ki insanı yıkan, inanamamak.

Gülcan

@gulcan32

24 9.2
Kitap: Bozkurtlar
Puan: 10
Ötüken'e Selam
Bugün bitirdim kitabı. Nihal Atsızın okuduğum ikinci kitabı, Ruh adam kitabını okuyunca diğer kitaplarınında o kadar sürükleyici olup olmadığını merak etmiştim. Bozkurtlar kitabı da gerçekten çok sürükleyici ve hiç elinizden bırakmak istemeyeceğiniz bir kitap.Kitabı çok beğendim. Kitap,Bozkurtların ölümü ve Bozkurtlar diriliyor adlı iki eserin birleşiminden oluşmuş.

Kitap, Bozkurtların Ölümü ile başlıyor. Bu bölümde Tarih dersinde gördüğümüz Birinci Göktürk devletinin yaşayışı,savaşları, Çin'e tutsaklığı ve Kür Şad'ın 40 Çerisi ile Çin sarayını basması anlatılıyor.Bozkurtların dirilişi adlı kısımda ise İlteriş Kağan'ın tekrar Gök Türk devletini kurması ve yapılan savaşlar ile aşk hikayelerini anlatıyor.Kısaca kitabın konusu bunlar.

Kitabın yazımında anlatıldığı çağa uygun olarak çoğunlukla eski Türkçe kelimeler kullanılmış; Otağ,şad, konçuy ,bitig, çaşıt gibi daha nice eski Türkçe kelimeyi ve anlamını öğrenebilirsiniz. Özellikle böyle eski kelimelerin olduğu kitaplarda arkada sözlük olmasından çok her sayfanın altında kelimelerin günümüz karşılığını bildiren kısa açıklamaların olmasını daha çok seviyorum. Bu kitabı öyle bastıkları için okunması daha kolay geldi bana.

Kitabın her sayfasında ayrı bir merak ve ayrı bir heyecan duydum. Tüm karakterleri sevdim. Ötüken'de yaşamak,kımız içmek,at binmek, ok atmak istedim. Sançar, Yamtar, İşbara alp,Kür Şad,Pars, Urungu, Almıla,Tonyukuk ve daha nicesiyle tanışmaktan onur duydum. Sançar ile birlikte kahkaha atmak isterdim. Gülüşleri çok hoş :D ... Kitabın beni en çok etkileyen kısmı Kür Şad ve kırk çerisi'nin Çin sarayını bastığı kısmıydı.Tüylerim diken diken oldu. Özellikle Kür Şad'ın ruhunun ayağa kalkıp "oraya!" dediği kısımda, sanki benim ruhum Kür Şad'ın önünde yere diz vurarak. "Buyruk senindir" dedi. Çok duygulandım, çok etkilendim.Diğer ruhların Kür Şad'ı ve kırk çerisini karşılamasında gözlerim doldu.

Hani Mustafa Kemal Atatürk, "Türk çocuğu, atalarını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır" Demiş ya sanırım Kür Şad bunun en güzel örneklerinden biri...Taçam'ın içinde yaşadığı gurur gibi bir gurur geldi kitap bitince, neyin gururu bu; Kür Şad'ın torunları olma, onun atamız olması gururu.

Bu kitapta şunu anladım ki, ben tarihin hikayeleştirilerek yazıldığı eserleri diğer kitaplara göre daha çok seviyorum.Yediden yetmişe Herkese tavsiye ederim. İyi ki var böyle kitaplarımız. Vaktiyle bir Atsız varmış...
2725 karakter
10 beğen · 5 yorum · kitap inceleme
Oktay Dinç (@oktay-dinc)
Yorumu okurken bile tüylerim diken diken oldu, bu kitap ve Atsız hayatımda büyük bir yere sahip. Bu arada Var Olsun.. :) 19.01.17
Gülcan (@gulcan32)
@oktay-dinc bir an kimse var olsun demeyecek sanmıştım. Benim de şu belirttiğim sahneleri hep en etkilendiğim kitap sayfalarından biri olarak kalacak. 19.01.17
Oktay Dinç (@oktay-dinc)
Etkilenmemek elde değil ki. Elimdeki kitapları bitirdikten sonra bir daha okumayı düşünüyorum, okuyalı oldu epey. Anıları tazelemek lazım, bir daha, bir daha... :) 19.01.17
A (@soul)
Çok güzel anlatmışsınız kitabı, merak ediyordum ama dili konusunda şüphelerim vardı tatmin edici bir inceleme olmuş teşekkürler 21 sa
Gülcan (@gulcan32)
@soul ben teşekkür ederim. :) 21 sa

Gülcan

@gulcan32

152 9.1
Puan: 9
Bu kitap, mustarip bir ruhun iç çekişlerinin romanıdır.
Kitabı beğendim ama kitap; akıcı, sürükleyici değil. 724 sayfalık bir roman gayette 4-5 günde bitirilebilir ancak bu kitabı okumam 12 günümü aldı. Neden böyle oldu; çünkü bu romanda olaylar bölük pörçük, aslında bölük pörçük de değil başka bir şey. Misal: Mektup geliyor,10 sayfalık bir mektup diyelim. Romanın baş karakteri mektubu okudu diyip geçmiyor. Mektup cidden okunuyor ve kafasında analiz ediliyor. Durum böyle olunca mektuptan önce ne olmuştu derken olay kopuyor.

Bir de 14. kısım diye bir kısımda hiç noktalama işareti kullanılmamış. 70 sayfa falan noktalama işaretleri olmadan okuyorsunuz. Anlamakta güçlük çekiliyor. Okuma hızınızı yavaşlatıyor. Yere döşenen tümseklerden geçiyor gibi oluyorsunuz.

Kitabın yazarı Oğuzcuğum Atay ön söz sevmezmiş ama romandaki karakter Selimciğim ışık ön söz seven biri. Bence ön sözle son sözü okuyun.Selim çok üzüldü. Daha da üzmeyin Selimi.

Kİtap, bir mektupla başlıyor ve ölen bir arkadaşın ardından tutulan yası, duyulan üzüntüyü ve artı o ölen kişinin ruhi bunalımları ile hikayesini anlatıyor.Çok derine inip konuyu anlatmayayım hevesiniz kaçmasın.Gerçekten iyi anlatıma sahip,hissi çok iyi geçiriyor okuyucuya. Yazarın mizah anlayışı da değişik, hoş, güzel ne kadar melankolik gibi de olsa aslında bir yandan da komik yönleri olan bir eser sanki :)

Kitabı kimler okumalı konusuna gelirsek, herkes okusun, okumasına da çok büyük ruhsal problemleri olanlar bence okumasın.Çünkü kitap her ne kadar esprili bir anlatıma sahipse de ruhi bunalımların anlatıldığı ve intiharın konu edildiğini bir kitap. Okuduklarından çok etkilenip insan en sonunda ölmek isteyebilir de yani... O yüzden melankoliklere, ruh hastalarına tavsiye etmiyorum. :) Başka diyeceğim yok. The end. Next Please
1892 karakter
17 beğen · 4 yorum · kitap inceleme
Hakan (@hakani)
gulcan32 bitti mı ya? Helal olsun. 12.01.17
Gülcan (@gulcan32)
Bitti :D @hakani başladığım işi yarım bırakmam eninde sonunda bitiririm. 12.01.17
Hakan (@hakani)
@gulcan32 Kafkaokur dergisinin Oğuz Atay ile ilgili sayısını da oku mutlaka. 12.01.17
Gülcan (@gulcan32)
Olur. :) 12.01.17

Gülcan

@gulcan32

193 9.1
Kitap: 1984
Puan: 9
Kahrolsun büyük birader!
Kitabı beğendim. Kitapla alakalı söylemek istediğim çok şey var da nereden başlayacağım ve nasıl anlatacağım bilemedim. Öncelikle kitabı okuyacaklara tavsiyem kitabın başında 6-7 sayfalık bir kısım var ön söz ve açıklamaların olduğu kısım okumaya oradan başlarsanız daha mantıklı olur. Çünkü o kısmı okumazsanız belkide 50. sayfada olayı çözeceksiniz. O kısmı okuyup başlarsanız, olayın farkında olup daha ilk sayfadan anlarsanız kurguyu.

George Orwell kitabında, aslında olmayan ama bazı yönden bakınca da bu dünya'ya benzer bir dünya yaratmış, Kurguladığı dünya, 3 büyük güçlü ülkeye ayrılmış.Ve o güçlü ülkelerin birinde yaşanılanlar ve iktidarın zalimlikleri anlatılıyor. Kurgu ve hayal ürünü de olsa öyle bir dünya ve ülkelerin düşünülmesi ürpertici. Açıkçası ilk sayfalar da içim ürperdi.İnsanların beynini yıkamalar, düşüncelerinden ötürü katledilmeleri, düşmanların canice ve zevkle yok edilişlerinden alınan zevkler,kin, nefret,öfke ve iktidarın gerçekleri yok etme çabasından bahsediliyor.

Ben pek siyasi kavramlarla içli dışlı olmadığım için belkide kitabın içinde verilmek istenen mesajları tam algılayamadım. George Orwell asıl adı ile Eric Arthur'un böyle bir kitabı yazmak için ne yaşadığını ve nasıl bir yaşam sürdüğünü merak ettim. Açıkçası İnsan, geleceğe dair bir dünya kurgular da böyle mi kurgular? demek ki dedim gelecek için güzel hayalleri yokmuş.Ya da vermek istediği mesajları kötü bir dünya yaratarak vermek daha kolaydı. Bilemiyorum.

Kitabın ana karakteri Winston Smith'in son ana kadar haklı çıkacağını düşündüm.Çünkü Winston mantıklıydı, aklını kullanıyor ve gerçekleri görmeye çalışıyordu. Ne olursa olsun gerçekler saklanamazdı. 2x2=4 yapardı ve haklıydı.Büyük biraderden de nefret ettim.

Tüm bunların dışında kitapta geçen iki yazım yanlışı mı yoksa kitapta geçen "yenisöylem" diliyle mi alakalı anlamadığım yanlışlıklar vardı. Misal: "Handiyse" ne demek? çoğu cümlede kullanılmış ve cümleye "neredeyse" diye bir anlam katmış.Böyle bir kelime mi varmış? hiç duymadım. Onun dışında "önünde sonunda" yazılmış hep! Onun doğrusu "eninde sonunda" değil mi? neyse belki basım hatasıdır. Bir de can yayınları kitabı iyi ciltliyememiş sanki sayfalar kopacak gibiydi.

Kitabı farklı zaman diliminde tekrar okumak istiyorum. Şuan yaşadığım zamandaki dünya için kitap ütopik sayılabilir ama belki gelecekte 40 yıl sonra gerçekçi sayılacak.
2656 karakter
11 beğen · 4 yorum · kitap inceleme
Ebru G. (@ebru-g-)
''handiyse'' kullanımı yazım yanlışı değil halk ağzında o şekilde kullanılır daha çok. Çevremde çok duymuşluğum var, kitabı okurken göreceğimi sanmazdım ama. Bize özgü sanırdım benimsemiştim oysa ki. :) ''Önünde sonunda'' kullanımı TDK'nin kabul ettiği kullanım doğrusunun o olduğu iddia ediliyor; önü-sonu şeklinde. Ama zamanla eğrilerek ''eninde sonunda'' hâlini alıp halk ağzına o şekilde yerleştiği söyleniyor. 31.12.16
Gülcan (@gulcan32)
Teşekkürler. Ben iki kelimeyi de yadırgadım açıkcası alışık olmadığımdan olsa gerek. 31.12.16
Pelin (@pelinnn)
Yürü be gülcan ! :) devam et işte böyle 31.12.16
Gülcan (@gulcan32)
=) sağ ol @pelinnn 31.12.16

Gülcan

@gulcan32

47 9.1
Kitap: Ruh Adam
Puan: 10
Gönlüm dolu ah u zar kaldı...
Kitabı biraz önce bitirmiş olmanın burukluğu ve okuduğum bu güzel eserin içimde bıraktığı müthiş tatla yazıyorum.Bildiğimiz kitaplardan çok farklı ya da ben daha önce bu tarz bir kitap okumadığım için beni belki de daha çok etkiledi.

Muhteşem bir edebiyat bilgisi ve tarih bilgisiyle harmanlanmış kitap, İçinde geçen şiirlere, dörtlüklere bayıldım. Lezzetli bir yemeğin yanındaki sos gibi hava katmış şiirler.Daha bir güzel olmuş şiirlerle.Bunun dışında çok sürükleyici ve düşündürücü insan meraktan elinden kitabı bırakamıyor ki... Her sayfada şimdi ne olacak diye düşünmekten kendimi alamadım. Bir de olayları çözmek için sürekli birbiri arasında bağ kurmak ve düşünmek gerekiyor.

Kitap eski bir masal ile başlıyor ve masalda yaşanılanın bir benzerini yaşayan Selim Pusat'ın kendi içindeki ruhi bunalımları ve çatışmaları anlatıyor. Ayrıca bu kitabın devamı olmalıydı. Çünkü ben şuan merak ediyorum Selim'e ne oldu? Sonunu tam kavrayamadım sanırım. Öldü mü yani? Ruh muymuş selim? Kafamda binlerce soru kaldı. Bunları kim cevaplayacak. :( Selim haksız mı şimdi? Tamam doğru değildi belki aşkı ama gönül bu sonuçta ota da konar.... niye bu kadar üstüne gittiler.Ama şunu anladım ruh değişmiyor demek ki. Aynı ruh aynı hataları farklı zamanda da yaşasa yapıyor. Güntülü'ye de iki çift lafım var. Yazıklar olsun sana... Neyse...

Kitabı geçen yıl almıştım. İncelemeyi yazdığım fotoğrafta ki kitabın aynısı...Yani çok eskiden basılmış hali değil ama anlamadığım bazı kelimelerin yazımlarının yanlış oluşu. Örnek vereyim:" Bey" kelimesi "beğ" diye yazılmış. Bu kelime eskiden böyle mi yazılıyordu acaba o yüzden orijinali bozmamak adına mı böyle yazdılar yoksa gerçekten mi yanlış yazılmış? Ya da acaba şive mi katmak istediler orasını çözemedim. Bilen biri beni aydınlatsa iyi olacak.

Atsız'ı sever misiniz bilmem de... Yazar hakkında ki düşüncelerinizi ve ön yargılarınızı bir kenara bırakıp okuyun. Valla bak edebi bir zevk alacağınıza eminim.Ben şimdiye kadar Milliyetçi görüşleri açısından seviyordum. Şu günden sonra sevdiğim yazar olarak da aklımda yer edecek.
2302 karakter
12 beğen · 2 yorum · kitap inceleme
ruhadam (@ruhadam)
Yazar kitabın devamı olan Yalnız Adam'ı bitiremeden vefat etmiş bu nedenle kitabın devamı yok malesef. Öztürkçede Beğ şeklinde yazılır bazı arkadaşlar halen bana böyle yazmaya devam ederler :). İncelemenizde güzel olmuş. Bu kitabın üstüne 30-40 kitap okumuşumdur önceside var tabi halen bendeki yeri değişmedi. 27.12.16
Gülcan (@gulcan32)
Ooo teşekkür ederim. Ben de böyle bir yazım yanlışını sürekli tekrar etmeyeceklerini düşünmüştüm ama işte yine de merak ettim. Teşekkürler. Devamı Yalnız Adam ise demek ki Ayşe,Leyla ve Güntülü selimi yalnız bırakıyor. :( Neyse tekrar teşekkürler. 27.12.16

Gülcan

@gulcan32

1 8.5
Puan: 9
Kim demiş çocuk küçük bir şeydir. Bir çocuk belkide en büyük şeydir.
Kitap çocuk eğitimi üzerine yazılmış bir eser. Benim okuduğum kısaltılmış haliymiş. Fark etmedim orijinal uzunlukta zannettim ama değilmiş. 250 sayfaydı. Ama orijinal uzunluğundaki halini de okuyacağım çünkü çok ama çok beğendim. Diyeceksiniz ki bu kadar beğendin ama 141 günde mi okudun? :) Açıklıyım, kitabı uzun sürede bitirmiş olmamın nedeni ders çalışırken kitaba başlayıp daha sonra bırakmış olmak ve elimdekinin pdf şeklinde oluşundan ötürü... uzun sürdü. Yoksa bir solukta okurdum.

Rousseau'nun çocuk eğitimi açısından görüşlerine bayıldım. Çok hoşuma gitti. Tüm kitabı alıntı olarak eklemek etik olsa eklerdim. O kadar sevdim.

Kitabın içeriği şöyle, Rousseau kendine bir öğrenci seçiyor hayalindeki bu öğrencinin adı: emile ve bebeklikten başlayıp gençliğe kadar, evlenene kadar onu eğitiyor. Eğitirken de size yol gösteriyor, fikir sunuyor. Çoğu fikrine katılmakla beraber Rousseau'nun katılmadığım fikirleri de oldu. Özellikle et yiyen insanları vahşi ve barbar gibi telaffuz etmiş. Ancak bunu kendisinin şiş kebap ve iskender'i yememiş olmasına bağlıyorum :) Yeseydi fikri değişirdi.

Bunun dışında bugün çocuk eğitimi üzerine söylenen bir çok sözü Rousseau 1762 yılında yayınlanan bu kitabında söylemiş. O zamanlar kendisininde söylediğine göre çok itirazlar yükselmiş yazdıklarına ama şuan fikirlerinin üzerinden geçen yıllar onu haklı çıkardı.Tekrardan okuyacağım ama bu sefer uzun versiyonunu.
1562 karakter
1 beğen · 0 yorum · kitap inceleme

Gülcan

@gulcan32

1 10.0
Puan: 10
Tilda
Kitabı beğendim. Zaten kitap hakkında radyo programını dinlediğim için nasıl bir hikaye ile karşılacağımı az çok biliyordum.Okul öncesi çocuklar için 3 yaş ve üzeri tüm herkesin keyifle dinleyip, okuyabileceği bir kitap.

Tilda minik bir fare, çarşambaları arkdaşları ile çay keyfi yapar. Yine bir çarşamba keyif yapacakken kapısının önünde bir süpriz ile karşılaşır. İşte kitap böyle başlıyor. Hikaye bu tatlılıkta devam ediyor.

Kitap 32 sayfa, okuması 5 dakika bile değil ama resimli olduğu için bi yarım saat bırakamazsınız. Resimler insanı hayal alemine sürüklüyor. Çok eğlenceli. Çocuk edebiyatı okuyun. Ruhen iyi hissedeceksiniz.
701 karakter
3 beğen · 0 yorum · kitap inceleme

Gülcan

@gulcan32

1 9.0
Dizi: Anne
Dizi tümüyle kamu spotu olabilir.
S1-B1 Diziyi beğendim. Çok hüzünlü bir dizi.Yüreğinizi paramparça ediyor. Dizi aslında yabancı bir diziden uyarlanmış. Orijinalini izlemedim ama uyarlaması böyleyse orijinali de güzeldir. İzlemeyi düşünüyorum. Oyunculuklar şahane hele çocuk oyuncu beni bitirirdi. Süper bir çocuk.

Dizinin konusu melek adlı çocuğun ailesi tarafından nasıl istismar ve ihmal edildiği... Aslında kadına şiddet,çocuğa şiddet konu.Dizi boyunca alt yazıda aile ve kadına, çocuğa şiddet hattı geçti.Bir nevi dizi bu tip olaylara tepki olarak çekilmiş. Amaç toplumu bilinçlendirmek olabilir.Umarım ilerleyen bölümlerde aşk dizisine dönüşmez çünkü bu mesaj veren haliyle diğer dizilerden ayrılıyor.

Meleğin dramını, acısını, üzüntüsünü dizinin her dakikasında görebilirsiniz. Bu çocuk bu kadar şeyi nasıl kaldırıyor diye düşünmeden edemedim. Dizi bile olsa bir çocuğun aç olması beni çok üzdü. İzlerken umarım gerçekte bunları yaşayan çocuklar yoktur. Umarım yiyecek bir parça ekmeği herkesin vardır diye dua etmekten kendimi alamadım.

Dizi de çocuğa yapılanlar şiddetinde ötesinde işkence gibi babası rolündeki adamı ve annesi rolündekini bir kaşık suda boğmak onlara türlü türlü eziyetler yapmak aklımdan geçti.Bir insan bir çocuğa nasıl böyle davranabilir? nasıl bu kadar acımasız, cani olabilir. Dizide ki olaylar akıl alacak gibi değil... Anne olmayı geçtim. İnsan olarak bir çocuğun aç kalmasına, tecavüze uğramasına nasıl göz yumulur aklım almıyor. :(

Diziyi izleyin ya da ilk bölümü izleyin diyemem çünkü gerçekten de insanın yüreği dayanmıyor. :/
1683 karakter
0 beğen · 0 yorum · dizi inceleme

Gülcan

@gulcan32

1 9.6
Puan: 10
Neden? Bu Kitabı Okumalısın.
Kitabı çok beğendim. Çok akıcı ve güzel örneklerle desteklenmiş. Muhteşem bir kitap. Kitabın adı çocuk ruh sağlığı ama sadece ruhsal sorunlara değinilmemiş çocuklarla ilgili her tür konuda fikir edinebilirsiniz. Kesinle sıkılmazsınız hani bilimsel terimler ya da anlayamayacağınız şekilde ruh sağlığı ile ilgili ifadeler yok. Sayın Atalay Yörükoğlu kitabı her tür seviyede ki anne babaya göre hazırlamış diyebilirim.

Kitap bebeklik döneminden başlıyor gençlik dönemine kadar çocuk yetiştirirken karşınıza çıkacak tüm sorunlarla ilgili bilgiler sunuyor. Aslında Atalay hoca kitabın başından sonuna kadar çocukların ne kadar haklı olduğunu anlatmış.

Konulara yabancılık çekmezsiniz herkesin kendi çocukluğunda yaşadığı ya da ailesinde olan şeyler. Kitabı okurken kendi yaşantınızı, anne babanızın yaşantılarını bile sorgulayabilirsiniz. Bazen anne babalar der ya hani çocuk yetiştirirken neleri bilmem gerekir ya da bu konuda ne okusam nasıl bir kitap okusam? İşte aradıkları kan kesinlikle bu kitap. Zaten ilk basıldığı zamandan bu yana binlerce ana-baba tarafından okunmuş çok satmış bir kitap. Hatta ben okumaya başladığımdan beri etrafımdaki ebeveynlere tavsiye ediyorum.

Çocuk ruh sağlığı ya da çocuk eğitimiyle ilgili bir alanda çalışan ya da uzaktan yakından kendisini bu konuyla alakalı hisseden herkesin kesinlikle okuması gereken bir kitap.
1476 karakter
6 beğen · 0 yorum · kitap inceleme

Gülcan

@gulcan32

9 8.1
Puan: 8
Dün akşam gitmiştim filme ilginç geldi bana :/ yani filme çağan ırmak filmi diye gittim. Çok sıradan bir film gibi geldi bana aslında sıradan değil sıra dışı da çağan ırmaktan daha farklı bir film bekliyormuşum bunu izleyince şaşırdım.
Demet Akbağ oyunculuğuyla harika bir iş çıkartmış sırf onun için izlenir :)
komik değişik bir aşk filmi ilginç yani animasyonlar falanda var tuhaf hatta izlerken arka koltuktan biri çok saçma dedi. İzleyin bence ben şuan çok merak ediyorum izleyenlerin fikrini...
0 beğen · 0 yorum · film inceleme

Gülcan

@gulcan32

152 8.6
Kitap: Aylak Adam
Puan: 10
Aylaklık dünyanın en zor işi
Öncelikle belirteyim kitabı çok beğendim. Farklı bir anlatım tarzı var ilginç ilk 3,4 sayfada "yaa ne diyor bu kitap, nasıl anlatmış" falan dedim ama olayı çözdükten sonra su gibi akıp gitti. Anlatım dili bana çok ilginç geldi şimdi nasıl anlatsam o dili bilemiyorum.Ama gerçekten etkileyici... Böyle konuşmalar arasına adamın iç sesi, kafasındaki düşünceleri falan giriyor çok hoş oluyor.

Kitap bay C'nin yaşamını anlatıyor ama özellikle işsiz oluşu ve aşk yaşamı üzerinde durulmuş. Bay c, aylak biri ve zengin değil :) sadece parası çok o kadar... miras yiyor :) bence parasını da çok güzel yerlerde harcıyor. Kitabı okurken şöyle dedim "benim de çok param olsa ben de çalışmam." adam tembel değil bence parası var ve yiyor. Kendisi gibi kendisini tamamlayacak bir kadın arıyor. kendisine göre mükemmel kadını bulup bulamayacağını okuyunca görürsünüz.

Kitabı okuyunca bir çok şey öğrendim ama bay c'nin hayata bakış açısı olaylara bakış açısı çok hoşuma gitti ama en çokta erkeklerin iç dünyalarını erkeklerin kadınlara bakış açılarını öğrendim. Tabi tüm erkekler bay c gibi düşüncelere ve hislere sahip ise...

Kitap herkesime hitap edebilir. Biraz cinsel yaşam içeriyor ama güzel çok abartılı değil yani bay c nin ilginç, sıra dışı ( bunu bay c okusa sanırım şöyle derdi: kime göre sıra dışı topluma göre mi? sıradan insanlar hepsi hiç biri beni anlayamaz ben onlar gibi olmak istemiyorum.) yaşamını içeriyor.

YAŞASIN #KitapOkumaEtkinliği :)
1614 karakter
10 beğen · 0 yorum · kitap inceleme
/ 4