ara
Hakan
3.173 95

Hakan

neokur.com/hakani
Yolcuyum bir kuru yaprak misali Rüzgarın önüne katılmışım ben

Hakan

@hakani

20 9.1
Film: Prestij
Puan: 4
Aslında film, hiç zevk almadan izlediğim sayılı filmlerden. Bunun sebebini bilmiyorum ama sanırım bana biraz karmaşık geldi senaryosu. Oyunculuklarda da öyle aman aman iyi bir performans yoktu açıkçası. Tesla'yı işin içine karıştırmalarına hiç anlam veremedim zaten. Anlayan biri varsa anlatsın bana.
1 beğen · 0 yorum · film inceleme

Hakan

@hakani

6 8.9
Puan: 10
Aslında filmi izlerken bu kadar değişik bir filmle karşılaşacağımı kesinlikle tahmin etmiyordum. O kadar ki, filme yorum ya da inceleme yazmamayı kararlaştırmıştım izlemeden önce. Ancak bu düşünce aslında Onur Ünlü ile tanışmamanın sonucu olan bir ön yargıymış meğer. Ve şimdi, filmi izledikten sonra, bu ön yargının sebep olduğu pişmanlığımın ve Onur Ünlü ile olan bu muhteşem tanışmamın şerefine sizlere her zaman yaptığım film incelemelerimden daha farklı bir film incelemesi yapmaya çalışacağım. Filmin kafamda bıraktığı karışıklık ve Google üzerinde yaptığım kısa bir araştırmayla öğrendiğim birçok ayrıntıyı umarım unutmadan ve karıştırmadan anlatmayı başarırım. Başlayalım, bakalım neler olacak…
Hayatının bir veya birden fazla döneminde süper güçlere sahip olduğunu ve bu güçler sayesinde insanlara yardım ederek toplum içerisinde önemli bir yer edindiğini hayal etmeyen yoktur sanırım. Ve herkes, belirttiğim gibi süper güçlerin insanları farklılaştıracağını ve önemli kılacağını düşünmüştür şüphesiz. Ancak, yine şüphe yok ki, bu süper güçlerin insanları farklı yapmayabileceğini de düşünmeyen yok gibidir. Yoktur diyemedim fark ederseniz, yok gibidir dedim. Çünkü bu filmle beraber bunu düşünen birine şahitlik ediyoruz aslında, Onur Ünlü’ye.
Ünlü’nün aklına bu düşünceyi anlatmak nereden geldi, bilmiyorum. Ancak sürrealizmle realizmin ustalıkla harmanlandığı bu filme bakıldığında bu düşüncenin çok iyi anlatıldığı görülecektir. Filmde nesneleri hareket ettirebilen bir kadın, görünmez olabilen bir öğretmen, duvarın içinden geçebilen bir orta hakem ve zamanı durdurabilen bir kızın herkesin birbirini tanıdığı bir kasabadaki süper güçlerine rağmen sürdürdükleri sıradan yaşamlarını gözler önüne seriyor. Yapıtın oyunculukları ustalığı konusunda başarı sağlamasını fikrimce en büyük sebebi filmdeki süper güç sahiplerinin aslında gerçek hayatta da bu güçlere sahip olma arzularını senaryo icabı da olsa kullanma fırsatı yakalamalarıdır. Ancak filmin başarısının tek sebebi bu değildir tabii. Bu film, gerek senaryosuyla gerek ismiyle ve gerek de oyuncularıyla çok özenilerek hazırlanmış bir film.
Filmle ilgili yaptığım araştırmalar sonucu filmin senaryosunda Shakespeare’in Ali Atay’ın filmde de okuduğu sonesinden esinlenildiğine ulaştım. Zaten film izlendiğinde baştan sona kadar Shakespeare koktuğu görülecektir. Örneğin Ali Atay’ın kitapçıdan aldığı şiir kitabı da yine Shakespeare’in sonelerinin Cevat Çapan tarafından yapılan ve filmle aynı ismi taşıyan derlemesidir. Bunun dışında Ünlü bu filmde fark edileceği üzere Cemal karakteri üzerinden Hamlett’e de gönderme yapmıştır. Mekansal olarak inceleyecek olursak film Ünlü’nün dede toprağı olan Akhisar’ın genellikle ücra köşelerinde çekilmiştir. Hatta Ali Atay ile Ahmet Mümtaz Taylan’ın yaşadığı ev olarak seçilen ev de Ünlü’nün dedesinin satılan evidir.
Film her ne kadar Onur Ünlü’ye emeğinin tam karşılığını verdirememiş olsa da 32. İstanbul Film Festivali, Sinema Yazarları Derneği ve IFFI tarafından çeşitli ödüllere layık görülmüştür.

Kaynaklar:
https://eksisozluk.com/se...eyi--444934?p=2
http://www.radikal.com.tr...kmiyor-1091270/
https://tr.wikipedia.org/...s%C4%B1n_Geceyi
2 beğen · 5 yorum · film inceleme
Can (@canae)
kaynaklarına baktım ancak hiçbirisi açılmadı. 19.02.17
Hakan (@hakani)
İlginç. Açılıyordu ilk eklediğimde 19.02.17
Hakan (@hakani)
Başlıktacaçılıyor 19.02.17
Can (@canae)
Başlıkta açılıyor. Ama burada açılmıyor. 19.02.17
erhan (@munzevi)
Direkt kopyala-yapıştır yaptıysanız linkteki adresi birebir (...) şeklinde alır. 20.02.17

Hakan

@hakani

15 9.1
Filmin senaryosu tam saçmalıktı. Kadın kaçırılıp kulübeye kapatılabilir ama şifreyi bir şekilde çözüp çıkabilir. Hiçbir şey yapamasa bile adam kapıyı açar açmaz şifre mekanizmasına su döküp bozarak kapının kilitlenmesini engeller. Hadi şifreyi kıramadı diyelim, o zaman intihar eder. Hadi intihar da etmedi, o zaman çocuğu düşünürdü. Hadi düşürmedi diyelim, o zaman da adam çocuğu götürüp öldürürdü. Ama buna rağmen duygular çok iyi anlatılmış ve müzikler de idare eder. Aslında film benim için bir saatte bitti gibi ç ünkü kurtulduktan sonraki bölüm gereksiz yere sanki zaman doldurmak ister gibi çekilmiş. Ben bu filmden hiçbir şey çıkaramadım ama en sevdiğim sahne çocuğun kamyonetin arkasında gökyüzüyle tanıştığı sahne oldu.
3 beğen · 0 yorum · film inceleme

Hakan

@hakani

6 7.6
Filmi izlemeden önce İbn-i Sina biyografisi sandım, izlemeye başlayınca da çocuğun çöl seyahatini görünce hayal kırıklığına uğradım. Neyse ki korktuğum gibi çöl macerası uzun sürmedi. İbn-i Sina filmde çok bilgin biri gibi aktarılsa da Selçuklular ve diğer Müslümanlar çok gaddar gösterilmiş, ya da biz yanlış biliyoruz. Özellikle idam sahneleri bana Işid'i hatırlattı ve tedirgin oldum doğrusu. Müzikler her zamanki gibi çok başarılıydı. Konu bakımından yeterli tarihsel bilgiye sahip olmadığımdan bir değerlendirme yapamayacağım bu hususta. Bu filmde böylece Batı gözüyle Doğu'yu görmüş olduk.
3 beğen · 0 yorum · film inceleme

Hakan

@hakani

1 7.0
Puan: 7
Kitap buysa, üstü kalsın (!)
İnsanoğlu her zaman varoluşunu merak etmiştir. Bu konu günümüzde de popüleritesini korurken felsefi açıdan tartışılan bir başka konu da Adem ile Havva'dır. Kuşkusuz bu konuda herkesin söyleyebileceği birkaç söz mutlaka bulunur. İşte bu kitap da bu konuyu ele almıştır.

Henüz kapağını açmamışken bu kitabın konuyu acaba hangi yönden incelediğini çok merak ediyordum. Okudukça gördüm ki aslında konu Emil Cloran'ın Çürümenin Kitabı'nda geçen ilgili bir iki paragraf kadar bile iyi işlenmemiş bu kitapta. Kitabın bir sayfasında çizimler yer alırken yan sayfada sırayla Adem ve Havva'nın ağzından yaşadıkları olaylar kendi bakış açılarıyla anlatılmaktadır. Adem olayları çok sıradan düşünmekte, yaşadıklarının üzerinde pek durmamakta ve hiçbir şeyle ilgilenmemekteyken Havva yaşadıklarına duygusal ve meraklı bir şekilde yaklaşmaktadır. Ve nihayet yasak meyve yenilip kovulduklarında ikisinin de birbirlerine sıkıca kenetlendiğini görmek mümkündür. Kitap her ne kadar konuyu iyi işleyemese de Havva'nın düşüncelerinin anlatımındaki başarı, kitabı okumaya değer kılabilir.
1183 karakter
3 beğen · 0 yorum · kitap inceleme

Hakan

@hakani

15 8.7
Puan: 9
Aslında kovboy filmlerinden oldum olası nefret etmişimdir. Filmi ilk açtığımda kovboy filmi olduğunu ve iki buçuk saatten fazla olduğunu görünce açıkçası içimden bu filmin bitmeyeceğini düşündüm. Ancak filmi izlemeye başladıktan kısa bir süre sonra yanıldığımı anladım. Film uzun olmasına, tek bir mekanda geçmesine ve kovboy filmi olmasına rağmen gerçekten sürükleyici bir film
2 beğen · 0 yorum · film inceleme

Hakan

@hakani

9 7.8
Puan: 8
Günümüzde de çok konuşulan ve Stephan Hawking'in de üzerinde araştırmalar yapıp öngörülerde bulunduğu bir konudur yapay zekalar. Ve onlara bir insanda bulunan tüm özellikler aktarılırken, robot oldukları içindir sanırım, bir insandan farksız olacakları düşünülmez. İnsan nasıl ki ölümden kurtulmak için her şeyi yapmaya hazır hissediyorsa kendini, simyacılıkla ölümden kurtulmanın yolunu arıyorsa mesela, insanın tüm özelliklerinin aktarıldığı bir yapay zekadan da bunu beklemek doğal bir şeydir. Ve bu durum bu filmde gerçekten çok güzel işlenmiş. Bir yapay zeka, fişinin çekilmesi korkusuyla iki adamı yenmeyi başarıyor ve insanların hayatına karışıyor. Benim asıl merak ettiğim de budan sonrası asıl.
4 beğen · 0 yorum · film inceleme

Hakan

@hakani

13 8.1
Hani hep istemişimdir, böyle şair dostlarım olsun, şiirler hakkında vs. konuşalım. Filmi de uzun süredir bu sebepten ötürü de izlemek istiyordum aslınnda ve bugün nihayet izlemeyi başardım.

Film 1940'lı yılların ekonomik krizden yeni çıkan ancak kendisini bu krizin şokunu atlatamadan ikinci bir krizde, 2. Dünya Savaşı'nda bulan dünyanın henüz yeni kurulmuş ve yeni yeni gelişmeye başlamış güpgüzelim ülkesi Türkiye'de, veremle ve fakirlikle boğuşan iki şairin hayat mücadelesini anlatıyor. Yazmayı hayatlarının merkezine yerleştiren şairler Mujzaffer Tayyip Uslu ve Rüştü Onur'un hayat hikayesini taşıyor perdeye ve ekranlara aslında. Filmde şiir, Behçet Necatigil, sevgi, aşk, hüzün, umut.. Ne ararsanız var bir parça. Bir parça ama yoğun. Filmin müzikleri, açık ve kapalı mekanları, oyuncular ve giyim tarzları dönemin gerçekliğini tam olarak da yansıtıyor.

Unutulan şairlerin anısına mutlaka izleyin.
6 beğen · 2 yorum · film inceleme
Necdet (@necdet)
Unutulan şairlerin anısına mutlaka izleyin. 14.01.17
lavina (@lavina)
Necdet Becatigil... 15.01.17

Hakan

@hakani

13 8.7
Puan: 5
Filmdeki müzikler çok güzel. Oyunculuklar da iyi hani. Çocuk bizim küçük Osman'a benziyor, sonrası tipsiz. Anna desen tam bir kaşar, ama sarışın kız delirinceye kadar çok güzel. Delirince zaten filmi izlemeyi bırakıp intihar etmesi için dua etmeye başladım. Senaryo karmaşık. Ne filmi olduğunu ve ne anlatmaya çalıştığını anlamadım. Zaten filmi izlemek de tam bir eziyet ve sabır testiydi benim için. Bir türlü bitmek bilmedi ve internet hızımda yaşanan ani bir bağlantı sorunuyla da tam bir kâbus oldu. Bana bu anları yaşatan Türk Telekom'a da teşekkür ederim buradan.
6 beğen · 0 yorum · film inceleme

Hakan

@hakani

3 7.5
Puan: 8
Adının Savaş Sanatı olmasından etkilenerek okuduğum bu kitabı ilk elime aldığımda gerçekten muazzam bir savaş öyküsü okuyacağımı düşünüyordum. Ne var ki yanıldığımı fark etmemle kitabı okumaya başlamamın ne kadar da isabetli bir karar olduğunu düşünmem arasında çok bir zaman geçmedi. Büyük usta bu kitabında aslında yaşamımız boyunca verdiğimiz mücadelelerde nasıl karar almamız gerektiğini açık bir dille anlatıyor. Kitabı okuduğunuzda hayatınıza uygulamaya başlamak için can atacaksınız.

Savaşa daha başlamadan kazanmanız dileğiyle.
603 karakter
4 beğen · 0 yorum · kitap inceleme
/ 2