ara
Melike
3.704 201

Melike

neokur.com/hiiccc
Ve bir sayfanın daha sonuna gelmiş bulunmaktayız. Karalama çizme ve silme de emeği geçen tüm konuklarımıza "Tesekkürlerimizi sunuyoruz.". Bir yaşanmışı daha geride bırakırken Mazilere bir yenisini daha ekleyip Bir müstakbele daha yelken açmış bulunmaktayiz. Tıkır tıkır işleyen saatin zayiflayan pilinden habersiz, Hüküm silinmez bir kalemle yazilan Kader; masum bir cocuk gibi bir ileri bir geri en guzel oyunlarını oynamaya devam ediyor.  Sessiz bir çığlık daha atıp, "Sürçü lisan ettiysek, affola.." diyor ve defteri kapatıyoruz.

Melike

@hiiccc

Kuş!!
Bir de kuşlar var hakim bey
Herşeyin başı onlar.
Onlar özgürlüğü koyuyor insanların kafasına
Baksanıza, terörist terörist uçuyorlar.."

Melike

@hiiccc

Saint-Thomas ... “Şeytan, yaratılış olarak ya da tohumlarla yapılabilen her şeye öykünebilir” diyor. Bu derece ağırbaşlı bir kimsenin dilinden çıkan ve en az gerçek yaratıcının karşısına bir yaratıcı konulmasına varan hayret verici bir ayrıcalıktır; o, “İnsanın hayvana dönüştürülmesi, bir ölünün dirilmesi gibi tohumsuz yapılabilecek şeyleri şeytanın yapamayacağını” ekliyor. Tanrı'nın payı işte böyle küçülmüş oluyor. Kendisine ait olmak üzere ancak, pek az görülen ve garip bir eylem olan mucize kalıyor. Fakat her günün mucizesi olan yaşam, yalnızca onun değildir. Taklitçisi olan Şeytan, onunla doğayı paylaşıyor.
Zayıf gözleri Tanrı'ın yarattığı doğayla, şeytanın yarattığı doğa arasındaki farkı göremeyen insan için, işte paylaşılmış bir dünya. Her şeyin üzerinde dehşetli bir kararsızlık dolaşacaktır. Doğanın saflığı kaybolmuştur. Saf kaynak, beyaz çiçek, küçük kuş, Tanrı'ın yapıtları mıdır, yoksa haincesine yapılmış taklitler, insana kurulmuş tuzaklar mıdır? Geri! Her şey şüpheli bir durum alıyor. Her iki yapıt da, “gerçek olan ötekidir” düşüncesiyle şüphe altında olduğu için, bulandırılmış ve zorla elde edilmiştir. Şeytanın gölgesi aydınlığı perdeliyor ve her canlı yaratığa uzanıyor. Görünüşe ve insanların zulümlerine göre yargıya varmak gerekirse, o dünyayı bölüşmemiş, tümüyle el koymuştur.
- Jules Michelet
8 (1 oy)
2 beğeni · 0 yorum · İnanç

Melike

@hiiccc

Yaşamı da ölümü de aşmıştım, çünkü artık ne yaşama arzusu duyuyor, ne de ölümden korkuyordum. Hiç bir şey istemiyor, hiç bir şey ummuyordum. Hiç bir şeyden korkmuyordum. Bu yüzden özgürdüm. Çünkü yaşamımız boyunca bizi köleleştiren isteklerimiz, umutlarımız, korkularımızdır. özgürlüğüm onları öfkelendiriyordu. Hala istediğim, hala korktuğum, ya da hala özlediğim bir şey kalmış olması hoşlarına giderdi. O zaman beni bir kez daha köleleştirebilirlerdi.

Melike

@hiiccc

Hayatıma dair
Durduğum yer benim değil iken, gidebilecek bir yerimin olmaması ne acı; gidebilecek bir yerim yok iken hala ve inatla durmayışım ne gaflet; nihayetinde ölmüyorken yaşıyor olan insanın, yaşıyorken öldüğünü bilmemesi bu,
bu ne tuhaf bi’ hayret.
**Turgut Uyar**

Melike

@hiiccc

Yangın Var!!!
Ülke almış başını duman !!!!
14 beğeni · 1 yorum · Diyorum ki
Rojda Öztürk (@rojdaoztrk)
Sönmeyen yangın. O duman her defasında daha da yükseliyor...Hayırlısı artık bakalım ne olacak böyle - 04.11.16

Melike

@hiiccc

Sayın okurlar isteyen haberi detaylı arastirabilir. Ben hatirlatma amacli kucuk bir bildiride bulunayım.
Beyoğlu Belediyesi tarafından bu yıl 10.'su düzenlenen ‘Beyoğlu Sahaf Festivali 24 Ekim Çarşamba günü kitapseverler ile buluştu.14 gün boyunca Taksim Meydanı’nda okuyucularla buluşacak. 70 sahaf yer alıyor. Asırlık kitapların yanı sıra, tarihe tanıklık eden dergiler, Osmanlı Türkçesi belgeler, eski fotoğraflar, film ve tiyatro afişleri, nadide levhalar, mektuplar, kartpostallar ve özel koleksiyonlar bulunmakta.
6 kasımda sona erecek!!!!
8 beğeni · 0 yorum · Biliyor musun?

Melike

@hiiccc

" ...barbaros uyumadı. Düşündü. İngilizce’deki ”pain” kelimesiyle, Fransızca’daki ”pain” kelimesini düşündü. Biri ”acı” , diğeri ”ekmek” demekti. Barbaros bunu sıradan bir tesadüf olarak değerlendirmeyecek kadar sarhoş ve yalnızdı. Acı, insanın hayat tarlasında biçtiği buğdaylardan pişirdiği ekmekti..."

Melike

@hiiccc

"Otursak bir akşam üzeri, 
Sen bana hiç bilmediğim bir hikâye anlatsan.
Bildiğim bir hikâye de anlatsan, 
Ben bilmezden gelirim, söz !..
** Edip Cansever **

Melike

@hiiccc

Bitmeyen Hatıra
Sevgi ve Korkunun dünyasına adım attığım zamana bir yolculuk yaptığımda hep aynı yerde buluyorum kendimi.
İlk en büyük korkum karşılıksız en büyük ilk sevgim en renkli hayallerim ve umutlarım...
Küçükken hayatımın en ulaşılmaz ve renkli şeyi gökkuşağıydı.Gök yüzünde insan elinin değmediği gücünün yetmediği renklerine asla ulaşılamadığı tek köprü. Ama gel görki o yıllarda kimseye belli etmediğim bu sevginin altında koca bir korku vardı.Çocukluğumun en büyük korkusu gökkuşağiydi.
Bunun içinde iyi bir sebebim vardı tabi.
-Büyüklerimizin dediğine göre kim ki bu köprünün altından geçerse cinsiyeti değişirmiş ve dediklerine göre altından geçip değişen olmuş. Bu kadar güzel bir şeyin de bir felaketinin olması en doğal olaydı.
Benim en sevdiğim en korktuğum oldu. Bazen oturup düşündüğümde kendi içimde bu köprü ile barışır, bazen "nasıl bu kadar kötü olabilirsin" diye kızar küserdim.
Nasıl, ne zaman oldu hatırlamıyorum ama bildiğim bir kaç yıl küsüp adından hiç söz etmedim görmezden geldim.Resim yaparken hiç vazgeçemediğim gökyüzü olmasına karşın o köprüyü hiç çizmezdim.
..
İlk okulda 2-3 sınıfta olmalıyım.Güneşli bir gün ders arasında okulun arkasındaki bir hortumu alıp suyla oynamaya başladım. Hortumla püskürttüğüm suyun içinden gözüme küçük küçük sayısız gökkuşakları göründü. İnsan elinin değdiği renklerine ulabildiği ve benim sayemde olan küçük küçük köprüler..
Çok sevdiğim bir şeyi ne kadar da özlediğimi fark ettim.
Bir an heyecanlandım.İhtiyacım olan cesaretti. Korkuyordum ama ikimizden birinin bir şeyler yapması gerekiyor ve bu kişi bendim. Bütün cesaretimi toplayıp suyu daha yükseğe daha uzağa püskürtmeye başladım. Yapmam gereken sadece altından geçmekti.
Evrenin sessize alındığı o anda ben ve küçük dünyam vardı.Ben ve ulasmak istedigim yer.
Altından geçtim.İnancım ve Sevgim tamdı. Sonuç ne olursa olsun bir pişmanlığım olmayacaktı.Tabi tahmin edileceği gibi bir değşiklik olmadı. Bedenen aynı lakin ruhen bir değişim yaşadığım kesindi.
Kuş gibi hafifledim çünkü bu rengarenk asma köprü, küçük bir kız çocuğunun tüm insanlardan kaçıp sığındığı tek yerdi.Korkularımdan kurtulup sığınağıma, hayallerime kavuşmuştum belki bir yerde özgürlüğüme ...

Her seyi göze alacak kadar yapmışsam bunu büyümüş olmalıydım.Aksi bir sonuç çıksaydı da bunu kimseye söylemeyecektim.Onun renklerini bir de ben kirletmeyecektim.

Korkularım beni en sevdiğimden ayırmıştı ama aramızdaki bağ daha da kuvvetlenmişti, her şeyi göze alacak kadar ve bir daha kopmayacak kadar kuvvetlenmişti.
Mutluluğu yakalamak zordur, bulduğunuz an bırakmayın. Bilenler bilir bazen kaybettiklerinizi geri getirme şansınız olmaz.
Mutlu olmayı dene, Mutlu kal dostum!!!
24 beğeni · 19 yorum · Başıma Gelenler
Misafir
Gökkuşağııı =) en sevdiğim.. :) yüreğine sağlık :* - 05.09.16
B.K.Ü (@bku)
Nerden kopyaladın :D - 05.09.16
Melike (@hiiccc)
@esracan teşekkUr ederim canım benim sağol :) @bku Ben ve tilifonum yani bız kopi-peist bilmiyor :P - 05.09.16

Melike

@hiiccc

İnsanların ön yargıları acımasız olmaya başladı.Bütün keçilerimi alıp "Yasaklı köşelerde oynamak istiyorum".
11 beğeni · 3 yorum · Diyorum ki
Bence önce sen kendi yaptığın ön yargılardan başlamalısın :)) - 14.12.16
Misafir
Keçiler en sevdiğiiiim <3 :D Eylül paylaşımına taş atmak da çok manidar (oo) - 14.12.16
Melike (@hiiccc)
Olur, kalorifer Uzayli :P Şaha şaha-* haklisindir. @esracan Onden yuruyen on yargilarimizida kecilerime katim o zaman :P - 14.12.16
/ 24