ara

İncelemeler

Sena kaya

@senakaya

Başrolünde James MCAVOY'un oynadığı, insan karakterinin belki de en keskin şekilde belirlendiği çocukluk çağında, annesinden şiddet görmüş, bu da onda zamanla çoklu kişilik bozukluğuna yol açmış bir adam'ın hikayesini anlatan film.

Bana kalırsa insanın iyi veya kötü olmasına karar vermede kendisinde hak gören toplum aynı zamanda aile, zamanında bireyin kendisine uyan davranışını destekleyip, uymayan davranışında onu otelediginde, kısaca kişi üzerinde egemenlik kurduğunda, onun iyi veya kötü olmasında yine en büyük sorumlu kendisidir. Suç denilen şey, kişide olduğu kadar çevrede de aranmalıdır.
Split
filme 10 verdi
0 beğen · 0 yorum

aybike dönmez

@aybikedonmez

Daha önce de wattpad den çıkan kitaplar okudum.Bazı merak ettiklerimi de hala okuyorum.Ama bu kadar kötüsüne denk gelmedim diyebilirim.Destek Yayınevi'nin Genç Destek bölümünden hangi akla uyarak bu hikayeyi kitap olarak bastılar bilmiyorum.Türkiye'de insanlar kadın şiddetine ve uyuşturucu gibi problemlere dikkat çekmeye çalışıyorlar.Bu kitap şiddet çok normalmiş işliyor resmen.Íyi ki para verip almamışım diyorum tek tessellim bu...
Psikopatın Aşkı
kitaba 2 verdi
0 beğen · 0 yorum

haticeturgut

@haticeturgut

Çehov'un ilk dönem, henüz bir tıp fakültesi öğrencisi iken,1880-1884 , yazdığı öykülerin derlendiği bir kitap. Bu genç yaşında bile dile hakimiyeti, sıradanmış gibi başlayıp sonunda işin bambaşka bir tarafına dikkat çekmesi, yeni bir bakış açısı getirmesi beni en çok etkileyen şeyler oldu. Rusların taşra hayatına da hakim olması ve aslında o dönemki sorunların evrensel olması, günümüzde de aynen devam ettiğini görmemiz de galiba yazarı tüm zamanlara hitap eden bir konuma getiriyor. Aslında kısa öykü türünü pek sevmem ama kronolojik olarak öyküsünün ve düşüncelerinin gelişimini de merak ediyorum. Ama birçok kısa öyküden oluştuğu ve hepsi üst üste okunduğunda hafızada pek yer etmeyeceği de düşünüldüğünde, ara sıra bir öykü okumak da daha kalıcı ve damakta kalacak bi tad oluşturacaktır.
Albion'un Kızı
kitaba 8 verdi
3 beğen · 0 yorum

Mehmet Tekinbaş

@mehmettekinbas

Yüz yaşındaki, yıılar önce görme duyusunu kaybetmiş Bulgar Ulrich'in geçmişe yaptığı bir yolculuk, yaptıkları yapamadıkları ve anıları. Bir asırlık ömrü boyunca gördüğü savaşlar, kapitalizmden komünizme, tekrar kapitalizme geçişler, Bulgar halkının toplumsal yaşamı, bilimsel, sanatsal gelişmeler, özellikle kimya endüstrisi, dünyanın değişimi eşliğinde kendi yaşantısındaki değişilikler ve bir ömür anlatılıyor kitapta. Kitap; İki bölümden oluşuyor. İlk bölüm Hayat: Magnezyum, Karbon, Radyum, Baryum, Uranyum bölümlerinden oluşurken, ikinci bölüm ise Hayaller başlıklı ve Denizgergedanı, Akbalina, İhtiyozor, Denizineği ve Denizayısı isimli bölümlerden oluşuyor. Her bölümde bir şekilde o bölümün adının geçtiği bir olay var. İlk bölümde Ulrich'in gençliği, iş hayatı, aşk hayatı, Bulgaristan' ın geçirdiği tarihi süreç eşliğinde anlatılırken ikinci bölümde daha çok Hatuna adlı karakter ön plana çıkıyor.
Solo
kitaba 8 verdi
1 beğen · 0 yorum

Evren Erarslan

@evrenerarslan

Ot dergisinin elde kalan 28 yazarından 50 seçmece hikayenin derlemesi ile oluşmuş kitabı yaklaşık 3 gün içerisinde bitirdim. İçerisinde daha önce dergide okuduğum hikayeler de vardı. Özellikle Ali Atay, Afşin Kum, Doğu Yücel, Kaan Çaydamlı, ve Menderes Samancıların hikayelerini sevdim. Ali Lidar'ı tabii ki okumadan geçtim vakit kaybı oluşmaması nedeniyle.
Verimlilik olarak bakıldığında yarısı güzel, diğer yarısı ise / fena değil / kötünün iyisi / diyebileceğimiz dağılıma sahip bir derleme olmuş.
Her biri 2-3 sayfadan ibaret hikayeler tam mola anlarınızda okuyabileceğiniz tarzda. Ot dergisini takip ediyorsanız mutlaka keyif alırsınız.
50 Şahane Hikaye
kitaba 7 verdi
3 beğen · 0 yorum

Satıgül Yüksek

@gulunkitapligi

Güzel bir kitap okudum, bir iki yer dışında gayet iyiydi :)

Asya, benim nadir sevdiğim kadın karakterlerden biri oldu, üniv. yeni kazanmış mimar adayı bir genç kız, zengin ve görünüşte onu seven bir ailesi var, ama bir gün babasının yaptığı bir telefon konuşmasına şahit oluyor ve tüm zenginliği elinin tersiyle itiyor, zira babasının yıllar önce başka bir ailenin hayatını yok ettiğini öğreniyor, ailesini, evini terk ediyor ve hem çalışıp hem okumaya başlıyor, zor oluyor tabi ama o güçlü bir kız, ah bir de babasının yaptıklarının vicdan yükünü, geceleri gördüğü kabuslarda taşımasa ve çektiği uykusuzluklar son bulsa, hayatı biraz daha kolay olacak :(

Gelelim Cesur efendiye, gerçekten zor bir adam, inanılmaz öfkeli, anı anına uymayan biri, sürekli intikam almak, yok etmek arzusuyla yanıyor ve yakıyor, Asya ortak bir tanıdıkları olan Emine abla sayesinde Cesur'un evine çalışmak için adım attığında, artık onun himayesine girdiğini ve o evden asla çıkışı olmayacağının farkında değil tabi :)

Finale doğru ortaya çıkan gerçekler var ki bir tanesi beni çok üzdü, Cesur'un o hallerinin, delirmelerinin nedenini öğreniyoruz ki insanın canı yanıyor...

Yan karakterlerde oldukça iyiydi, Cesur'un yurttan arkadaşlarından biri olan Özgür ve Asya'nın arkadaşı Yaren ikilisi eğlenceliydi en azından Yaren :)

Özgür ve Yaren ile Hayal ve Okan'ın kendilerine ait kitapları olmasını isterdim :)
Anka Misali
kitaba 9 verdi
1 beğen · 0 yorum

Kübra yürekseven

@kubrayurekseven

Ben bir kitabı okumadan önce yazarını araştırmayı tavsiye edenlerdenim , bu şekilde kitabın daha yararlı olduğunu düşünüyorum o yüzden "Turgenyev kimdir ? " bununla başlamak gerekiyor .
.
Rus Edebiyatı'nda onemli bir yere sahip olan Ivan Turgenyev 1918 de Orel'de doğmuştur ve bu edebiyatın en büyük realist yazarlarındandır . O zamlardan toprak sahibi biri olmasına rağmen yoksul köylüler ve toprak sahipleri arasındaki cekismelere dikkat çekmiş ve eleştirmiştir . Eserlerinde dönemin toprak çekişmelerini, yoksul koyluler ve Rus asilleri arasındaki uyuşmazlığı gerçekçi bir dille ifade etmiştir .
.
Babalar ve Oğullar adli eserine gelecek olursak en ünlü eseri diyebiliriz bu kitabında da köylüler ve asiller (toprak sahipleri ) arasındaki ilişkiyi nihilist karakterimiz "Bazarov'un" dilinden goruyoruz . Kitapta iki aile arasındaki bölünmüşlüğü görüyoruz . Asıl ve köylü bir aile arasındaki ilişkiyi , farklılığı dile getirmiştir yazar . Tabiki de kitapta bir çok şeye yapılan bir gönderme mevcuttur . Bunları şu şekilde ifade etmek gerekirse ilk olarak baş karakterimizden yola çıkarak bunu ifade edelim .

Bazarov köylü bir ailenin çocuğu ,babası doktor ve kendisi de bilimle uğraşan nihilist bir doktor . Iki aile arasındaki Rus jenerasyon bölünmesini bu karakter üzerinden görmek mümkün peki nihilizm nedir ? ve yazarimiz kitabında neden nihilist bir karakter kullanmıştır ?
Nihilizm; varlığı, değerleri ve ahlâkı reddeden bir akımdır. Antik Yunan’dan günümüze kadar filozofların görüşleri ile gelişmiş bir felsefi terimdir ve rus akımı olarak bilinir .19 y.y da Rusya da başlayan bu akım “her şeyin anlamdan veya değerden yoksun olduğu” inanışı üzerine kurulmuştur .
.
1830'lu yıllarda Rusya'da liberalizme karşı bir sempati olmuştur , isyanlar çıkmıştır ve bir çok insan bundan nasibini almıştır kitabımızda "babalar ve oğullar" 1830'larin liberalleri ile güçlenen nihilist hareket arasında artış gösteren kültürel hizipciliğe (Örgütlenmiş bir topluluğun içinde bütünlüğü bozacak biçimde yeni bir topluluk oluşturma, bölücülük ) tepkidir .
Gayet güzel bir roman ve bu roman sayesinde Rusya hakkında birçok bilgi edindim , okumanızı tavsiye ederim 😊
Babalar ve Oğullar
kitaba puan vermedi
5 beğen · 1 yorum
Business (@nusretk)
Tekrar tekrar okunabilecek bir eser tavsiye ederim her okura..
7 sa beğen 1 cevap

Mehmet Tekinbaş

@mehmettekinbas

Romanın kahramanı, sevgilisi Lal ile yaşadığı bitmiş bir aşkın ardından, bireysel sorunların, geride kalmış aşkın bıraktığı acıların anılarına edebiyat düşüncesi ile bir seyahat yapıyor. Bu düşsel yolculuğuna yalnızlığını paylaşacağı yazarları, Beckett’ı, Paz’ı, Musil’i, Bernhard’ı konuk ediyor. Onlardan alıntılar yapıyor. Kendine yakın bulduğu roman kahramanlarıyla buluşuyor. Bütün bu yazarların ve kurmaca kişilerin izinde kendi yaşamına ait işaretler arıyor. Uzun cümleleri ile biraz sıkabiliyor ancak konu devamlılığı olmadığı için romandan kopsanız da çok farketmiyor. Kitaba roman diyebilir miyiz? Tam emin değilim çünkü bir konu bütünlüğü yok. Yalnızlık teması tam yansıtılamamış gibi. Yazarın eleştici kimliği kitaba olumlu yansımamış. Anlamsız cümleler var. Okuyunca güzel ama anlamsız. Örneğin : "Kara suya yazılı hayallerimize bakınca seçilmiyorsa yüzüm, yazdıklarım geride kalanları silebilir" Ben bir şey anlamadım.
Yalnızlık Kime Benzer
kitaba 6 verdi
4 beğen · 0 yorum

Mustafa Kemal'in Askeri

@mustafakemalinaskeri

“Cumhuriyet müesseslerinin bir müstebit (baskıcı/diktatör) eline geçeceğini mezarımda bile duysam millete karşı haykırmak isterim… Cumhuriyetin milletin kalbinde kök saldığını görmek en büyük emelimdir.” (Atatürk, 1930)
Mustafa Kemal Atatürk
ünlüye 10 verdi
8 beğen · 0 yorum

Leyla Yargı Mantar

@leylayargimantar

Emile Zola'yla tanışmama vesile olan bu romanı büyük bir zevkle okudum.Yoksul semtlerdeki ahlaksızlığı, rezaleti, , ayyaşlık ve aylaklığın getirdiği kaçınılmaz sonu, aile bağlarının çözülmesi gibi konuları sansürsüz anlatmasıyla cesur bir roman yazdığı için büyük eleştirilere maruz kalan yazar kendisini şöyle savunmuş: "Gerçekleri yazdım, romanın kahramanları kötü insanlar değiller, sadece eğitimsiz ve yaşadıkları ortamın yıprattığı insanlar..."Ayrıca yazdığı romana güvenen yazar, romanının kendi kendisini savunacak güçte olduğunu da eklemiş. Görüldüğü üzere haksız da çıkmamış doğrusu! Herşeye rağmen klasikler arasına girebilmiş bu roman halen popülerliğini korurken o döneme ait yaşanmışlıkları sansürsüz gözler önüne sermektedir. Çok başarılı bir roman okudum ve yazarın diğer eserlerini de okuma listeme ekledim. Tanıştığıma memnun oldum Emile Zola.
Meyhane
kitaba 9 verdi
8 beğen · 1 yorum
ekar (@ekar)
hayat sadece yaşanmaz, bazen de usta kalemlerde okunur..
16 sa beğen 1 cevap