ara

İncelemeler

Tuğba Bal

@tugba-bal

Resmin Görünmeyen Yüzü
Resimde Görünmeyen kitabı Ali Ural'ın, Posta Kutusundaki Mızıka kitabından sonra en beğendiğim kitabı oldu. Okuyana hem öğretiyor hemde ders veriyor. Resmin görünmeyen kısmını keşfediyor, yapbozun eksik parçasını buluyorsunuz. Okuduğunuz anda hayatımızın ne denli hızlı aktığını, ömrümüzün ne denli boş olduğunu anlıyorsunuz. İnsanın ne kadar kötü olduğunu ve aynı zamanda ne kadar da iyi olabildiğini görüyorsunuz. Her şey hissedebilmekten, anlayabilmekten ve görebilmekten geçiyor. Bu zamana kadar yapamadıklarımızı, bedenimizle hissedelim ruhumuzla anlayalım ve kalbimizle görelim...

Kısa denemelerden oluşan bu güzel eseri mutlaka okuyun ve okutun 📖❤
Resimde Görünmeyen
kitaba 9 verdi
0 beğen · 0 yorum

NLGNYC

@dunyasnilzehes

Beni Asla Birakma
Japon asıllı İngiliz yazar Kazuo Ishiguro'nun aynı isimli romanından beyazperdeye Alex Garland tarafından uyarlanan ve yönetmenliğini Mark Romanek'in üstlendiği filmin başrollerini Keira Knightley, Carey Mulligan ve Andrew Garfield paylaşıyor. Film, gösterildiği İstanbul Film Festivalinde de ilgiyle karşılanmıştı.


Bu kısa bilgiden sonra sizlere aktarabileceklerim Bugun itibariyle kitabini okuyup bitirdiğim ki Beni Asla Bırakma adli kitap 2017 Nobel Edebiyat Ödülü almıştır. Distopya tarzinda yazilmis bu kitabin filmini de hemen ardindan izlemek istedim. Iyi ki izlemisim kurgu kesinlikle sizi etkileyecek. Film durağan geçiyor gibi görülse de keyf alacağınızı umuyorum.
Beni Asla Bırakma
filme 8 verdi
0 beğen · 0 yorum

Aygül Dursun

@okuyanhemsiree

Jack London’dan Demir Ökçe kitabının yorumuyla geldim sizlere. Yazar şöyle güzel,dili ustalıkla kullanmış gibi hepinizin bildiği yorumları yapmak istemiyorum.
Kitabı çok severek okudum. Kitapta fabrikalarda makinalaşmanın işçi, emekçi gözünden anlatılıyor. Sanayide makinalaşmanın emekçinin hayatını nasıl zorlaştırdığını, bencil işverenlerin aldıkları para dışında hiçbirşeyi umursamayışını okuyoruz kitapta. Sisteme boyun eğmek zorunda bırakılan insanlar, oligarşinin bir türlü yıkılamayışı, ekmek parası için katlanılan , alttan alınan pek çok şey... Ekmek parası İçin ömrün günden güne çürümesi ,insanlarının benliklerini yavaş yavaş kaybetmeleri...
.
.
.
Jack London’un bu eseri George Orwel’ın 1984 kitabını yazması İçin esin kaynağı olmuştur.
.
.
Ütopik eserler sevenler için harika bir yolculuk olacağına eminim.
Demir Ökçe
kitaba puan vermedi
0 beğen · 0 yorum

Okuyan Baykuş

@okuyanbaykus

Küçük Kara Balık Samed Behrengi
Son günlerde sıklıkla ismini duyduğum bir kitaptı , çocuk kitabı olarak geçiyor, masal hatta. İçerik olarak ise hani kendi aramızda bir espri yaparız ya bana 5 yaşındaki çocuğa anlatır gibi anlat diye . İşte Behrengi hayatı , düzeni , toplum dayatmalarını , hurafeleri , baskıları 5 yaşındaki bir çocuğa anlatır gibi anlatmış. Yaklaşık 12000 tane torunu olan yaşlı bir balık torunlarına bu masalı anlatıyor. Bir ırmakta annesi ile birlikte yaşayan Kara Balığın hikayesi. Kara Balık merak ediyor bu ırmağın sonu başı neresi , nereye gidiyor . Hep aynı yerde yaşıyorlar hep aynı şeyleri yapıyorlar her gün annesi ile birlikte. Sıkılıyor ve bulunduğu dünyanın dışında neler olduğunu keşfetmek için annesinden izin istiyor. Bu kararını duyan diğer balıkların her biri ayrı konuşmaya başlıyorlar tutucu, baskıcı bir tavır sergiliyorlar. Kara Balığımız ise düşündüklerini uygulamak üzere yola düşüyor. Bir sürü badireler atlatıyor anlatılan her bir olay hayatta karşımıza çıkabilecek olan engelleri anlatıyor. Aslında araştırmama göre Behrengi çok genç yaşta hayatını kaybetmiş nehirde ölü bulunmuş. Yazmış olduğu çocuk kitaplarında zamanının Şah yönetimini eleştirmiş baş kaldırmış insanları sorgulamaya , direnmeye ve örgütlenmeye yönlendirmiştir. Ölümü de çok şaibeli bulunmuş dolayısıyla.

Küçük Kara Balığımız da çıktığı bu yolculukta yanına kendisi gibi denizi , özgürlüğü merak eden bir çok arkadaş katmıştır. Amacı daha önce kendisi gibi bu baskıcı düzeni sorgulayan, direnen diğer balıkları bulup onlara katılmaktır. Kitap 7 yaş üzeri çocuklara uygun olarak yazılmış .

Ben severek okudum güzel bir yetişkin kitabı olarak gördüm. Keyifli okumalar . Kitaptan bir alıntı eklemek istiyorum. Aslında bütün kitabın anlatmak istediği de bu sözlerde gizli.

“Şimdi artık ölüm korkutmuyor beni,
ama yaşadıkça onu arayacak değilim.

Ölümle karşı karşıya gelince, ki bu sık sık oluyor,
kaçınılmaz bir gerçekle yüz yüze gelmiş olacağım.
Önemli olan bu değil. Önemli olan benim
yaşamamın ya da ölümümün başkaları
üzerinde bırakacağı etkidir … ”
Küçük Kara Balık
kitaba puan vermedi
1 beğen · 0 yorum

Okuyan Baykuş

@okuyanbaykus

Ermiş Halil Cibran
1883 Lübnan doğumlu olan Halil Cibran bir filozof, ressam ve şairdir. Sanatçı ruhuna sahip olup aynı zamanda da filozof olmak, hem görsel olarak algısının açık olması ve bunu aktarabilmekte şairlik gibi bir yeteneğe sahip olması bir insanı dört dörtlük yapabilir benim gözümde. Kaldı ki hayran oldum demek istiyorum. Çoğu şiirini bir çok yerde okumuşuzdur zaten hayata dair olan. Ancak bu kitapta bir karma şiir şöleni var. Hem şiir hem felsefe, hayattan almamız gereken her şeye sahip bir kitap. Okumak inanın çok fazla vaktinizi almayacaktır fakat bir ömür yazılanları unutamayacağınıza inanıyorum.

Ermiş kitabında; Orphalese şehrinde 12 yıl kadar yaşayan El Mustafa isimli bir düşünürün şehirden ayrılmak için gemisinin gelmesini beklemesi ve bu esnada halk ile arasında geçen hayata dair dialogları okuyacaksınız. Dialoglar şiir olarak yazılmış başucu kitabı olmaya aday bana göre. En sevdiğim filozof olan Friedrich Nietzsche’in tahtını salladı Halil Cibran. Çok daha anlaşılır ve akıcı bir dili var hayatı şiir tadında okumak ve Cibran’ın gözlerinden görmek istiyorsanız mutlaka okuyun derim

Keyifli okumalar.

Kitaptan çok alıntı yapmak isterim sizlere çünkü her bir kelimesi çok değerli bilgiye sahip. Sizler için seçtiğim bir şiiri eklemek istiyorum.

Çocuklarınız sizin çocuklarınız değil,
Onlar kendi yolunu izleyen Hayat’ın oğulları ve kızları.
Sizin aracılığınızla geldiler ama sizden gelmediler
Ve sizinle birlikte olsalar da sizin değiller.
Onlara sevginizi verebilirsiniz, düşüncelerinizi değil.
Çünkü onların da kendi düşünceleri vardır.
Bedenlerini tutabilirsiniz, ruhlarını değil.
Çünkü ruhlar yarındadır,
Siz ise yarını düşlerinizde bile göremezsiniz.
Siz onlar gibi olmaya çalışabilirsiniz ama sakın onları
Kendiniz gibi olmaya zorlamayın.
Çünkü hayat geriye dönmez, dünle de bir alışverişi yoktur.
Siz yaysınız, çocuklarınız ise sizden çok ilerilere atılmış oklar.
Okçu, sonsuzluk yolundaki hedefi görür
Ve o yüce gücü ile yayı eğerek okun uzaklara uçmasını sağlar.
Okçunun önünde kıvançla eğilin
Çünkü okçu, uzaklara giden oku sevdiği kadar
Başını dimdik tutarak kalan yayı da sever.
Ermiş
kitaba puan vermedi
4 beğen · 0 yorum

Gülşah Sönmez

@gulsah-sonmez

Zeytindağı
“Ateş ve Güneş” te kendi beğendiği yönleri, “Mütareke” adlı kitabında beğenmediği konuları ele alan Falih Rıfkı Atay, bu kitapta hem beğendiği hem de beğenmediği konuları yazdığını belirtmiş.

Cemal Paşa’nın; insanların ihtisaslarından istifade ettiği, haklının yanında ve haksızın karşısında durduğu, yenilikçi bir lider olduğu, bürokrasi ve memur zihniyetini kırdığı ve 24 saatte herhangi bir işin muhakkak bitirilmesi gerektiğini söylediği, insanlarla iyi iletişim kurduğu, hatta insanların O’nun mimik ve hareketlerinden bazı düşüncelerini algıladığı konuları ele alınmış.

Enver Paşa ile Talat Paşa’nın muhafazakar yönlerinin ağır bastığından söz edilir. Osmanlı İmparatorluğu’ndaki azınlıklara tanınan imtiyazlar konusuna değinilmiş.

Çöl bedevilerinin adet ve gelenekleri kısa anekdotlarla anlatılmış. Bedevilerin kendi ayak izlerini küçük yaşlardan itibaren diğerlerinden ayırt edebildikleri ve bu sayede kendi kervanlarının geçtiği yerleri bildiklerinden bahsedilmiş.

Kitabın son bölümlerinde subayların hatıra defterlerinden alınan konular bulunmaktadır. Bu bölümlerde Türk askerinin fedakarlığı ve savaştığı yerde yazdığı destanlar anlatılmış.

Zeytindağı, bu konularla ilgili yazılmış olan tek kitap olduğundan, okunmalı diyorum. Başucu kitabı olmalı ve aralıklarla yeniden okunmalı bence.

İncelemelerde alıntılara yer vermiyorum genelde. Ancak burda beni en çok etkileyen üç tanesine yer vereceğim.

“Biz Ahmet’i kumarda kaybettik!”

“İnsan kum üstünde şehit bırakmaya dayanamıyor, çünkü ne mezarı, ne izi kalıyor.”

“İşte size bütün kitabın özü: ilim ve vatan adamı olunuz.”
Zeytindağı
kitaba 10 verdi
3 beğen · 0 yorum

NLGNYC

@dunyasnilzehes

Beni Asla Birakma
Kazuo Ishiguro 2017 yılında Nobel Edebiyat Ödülüne layık görüldü.Isveç Akademisi,ödül gerekçesinde Ishiguro'yu "büyük bir duygusal güce sahip romanlarında, dünyayla bir bağlantımız olduğu yanilsamasinin altında yatan dipsiz uçurumu açığa cikaran"bir yazar olarak tanımladı.


Kitap hakkında düşüncelerimin hepsini buraya aktarmış olsam içerisinde spoiler olacak ,henüz okumamış olanlar için elimden geldiğince konusuna girmeden değinmek istiyorum kitaba.
Kitabın kapağına ve adına bakarak hüzünlü bir aşk kitabi sanarsaniz yanılırsınız.Ben de kitabın beni aglatacagi hissine kapılmıştım nedense.
Distopya tarzında yazılmış bu kitapta yazarın kurgusu gerçekten güzel.Kitabın ceviri kısmını merak edenler için soyleyebilirim ki bu konuda kayginiz olmasın.Ceviri çok güzel akıcı bir anlatim hakim.Ilk başlarda biraz sıkıabilirsiniz ama sonradan yazarın ustalıkla sakladığı gizemi bulma aşamasına giriyorsunuz.
Hailstham tam olarak nasıl bir yerdi ve hangi amacla öğrenci yetistirmekteydiler.Spora ve sanata yoneltilme sebepleri neydi? Ve özellikle bedenlerine neden iyi bakmaları gerekiyordu?
Bu soruların asıl cevabını kitabın son sayfalarına kadar ogrenemeyeceksiniz.
Yayımlandığı yıl Time tarafından Ingilizce yazılmış en iyi 100 roman listesine alınan Beni Asla Bırakma yıkıma götüreceğini bile bile kendi kaderini kabullenenlere odaklanıyor.





"Suları coşkun bir ırmak.Suyun içinde iki kişi var ve birbirlerine tutunmaya çalışıyorlar, bütün güçleriyle uğraşıyorlar, ama sonunda dayanamiyorlar.Akıntı çok kuvvetli .Birbirlerini bırakmak ,ayrı yerlere suruklenmek zorundalar.Sanırım bizim durumumuz da bu.Cok yazik,Kath, çünkü birbirimizi bütün hayatımız boyunca sevdik.Ama sonuçta ,sonsuz kadar birlikte olamayız "
Beni Asla Bırakma
kitaba 8 verdi
2 beğen · 0 yorum
Kitabın neredeyse yarısından biraz daha fazlasını okudum kesinlikle düşüncesi felsefesi kafa yapısı kesinlikle çok iyi bana konu olarak çok ağır geldi. Ben genelde mesai bitiminde eve giderken o 2 saatlik arada okudum için ağır geldi sanırım. Kitabı yarım bıraktım
Sokrates'in Savunması
kitaba 9 verdi
0 beğen · 0 yorum

Hayata Gülümse

@hayatagulumse998

Duyguların birlikte yol aldığı ama fikirlerin ve inançların bitmeyen savaşı yüzünden tamamlanamayan hayatlar,yıkılan umutlar ve toparlanamayan ruhlar.
"Bonn'a vardığımda hava kararmıştı. Bir yere varışımdan sonra yaptığım hareketler beş yıldır hep aynıydı"...

Heinrich Böll yaşadığı dönemi, toplum baskısını, inançların insanları nasıl bir ruh haline sürükleyip, kişileri kendi iç dünyalarında ve toplumun gözü önünde ne hale getirdiğini çok güzel anlatmış.

Hans Schnier kahramanımız, çocukluğunda yaşadığı mutsuzluklar yüzünden hep eksik kalan sevgi, istek ve arzular. Samimiyetsiz bir ortamda büyüyen çocuklardan nasıl mutlu olmaları beklenebilir ki? 🤔
Baskıcı ve sadece kendi doğruları, kendi istek ve arzularıni gözeten, onların istek ve arzularını hiç düşünmeden kendileri gibi yapmaya çalışan bir anne ve baba profilinde büyüyen çocuklar kadar güldü PALYACO HANS. Düşünün ki patates yemenin hasretinde kalan bir çocuk.
Yaşadığı çevrede güçlüler ne derse (hem dini, hem siyasi anlamda) her şey onlara göre şekilleniyor. Ak dendiyse ak'tir ve bir süre sonra eğer ak'a kara derse o hemen kara olmaktadır. Yani herkes sürü psikolojisinde hareket ediyor.

Hans ve Marie birbirini seven iki aşık ve birlikte mutlu geçen yıllar. Toplum baskısı ve dayatma yüzünden birbirinden koptular. Hans inançsız, Marie inançlı bir Katolik. Hans yıllardır birlikte olduklarını, birbirlerine verdikleri sozun evlilik yerine geçtiğini, Marie evlenme kağıdı olmazsa gerçekte evli olmayacaklarını ve artık bitmesi gerektiğine inanıyor ( baskı yüzünden). Yasak ilişki olarak bakılan bir ortamda bunu savunan herkes, din adamlarından tutunda, o sınıfta ki herkesin (kendi babası da dahil) metresleri var ve hiç biri de ne komik dinden bahsetmiyor. Ama gerçek olan şudur ki "GÖZ ÖNÜNDE OLAN HER ZAMAN SUÇLUDUR" öyle değil mi? 😄😄

Palyacomuzun kabul edemediği tek gerçek bu işte. Kimse durust değil. Ve sanırım böyle bir şey söylemek isterdi; KİMSE MASKESİZ YASAMİYOR, MASKELER OLDUGU İCİN KİMİN KİM OLDUGU VE NE SOYLEDİGİ O KADAR ONEMLİ DEGİL. BİLDİGİM TEK GERCEK VAR BEN PALYACOYUM VE GERCEGİM. Bknz; hayatagülümse998 🤗🤗🤗
Palyaço
kitaba 9 verdi
1 beğen · 0 yorum
30 sayfa okudum sonra yarım bıraktım ısınamadım sıkıcı geldi. Onun için kitap hakkında yorum yapamıyorum
0 beğen · 0 yorum