ara

Fadime Eren

@fadimee

- Stefan Zweig
8.3 (9 oy)
Madame de Prie'nin sürgüne gönderilmesi ile başlayan çöküş hikayesi. Düşüş sonucu oluşan hırs, öfke, entrika... 50 sayfalık bir kitap olmasına rağmen gayet güzel ve etkileyici.
Verdiği Puan: 10
0 beğen · 0 yorum · kitap inceleme ·

Nazlı

@nazli44

- Sezgin Kaymaz
8.4 (17 oy)
Bitti...
Ben bu adamı daha önce neden okumamışım ki..
Kitabın ilk hikayesini okuyup aldım ve çok keyifli bir yolculuk yaşadım..
Sıcacık ve bizde öyküler sunan yazar bir nefeslik mola verdiriyor hayata :)
Verdiği Puan: 9
1 beğen · 0 yorum · kitap inceleme ·

Yasemin Alan

@yasemin-alan

- Jack London
8.2 (548 oy)
Hayatın, insanların; bir hayvanın gözünden nasıl göründüğünü merak ediyor musunuz? Beyaz Diş, yavru bir kurdun evcilleşme sürecini anlatıyor. Hayatta kalması için Beyaz Diş'in öğrenmesi gereken bazı kurallar var ve kitabın sonuna kadar da bunları öğrenmeye devam edecek, başından birçok olay geçecek. Özellikle, hayvan sahiplerinin okumasını tavsiye ediyorum. Bir süre sonra evde yaşadıklarınıza onların gözünden bakmaya başlayabilirsiniz :)
Verdiği Puan: 9
4 beğen · 0 yorum · kitap inceleme ·

aybike dönmez

@aybike-donmez

- R.J. Palacio
9 (73 oy)
Önümüzdeki kasım filmi de gösterime girecek Mucize kitabını daha yeni okudum uzun zamandır kitaplığımda olmasına rağmen.Bunun nedeni çocuklarla ilgili üzücü şeyleri ruhumun kaldıramaması,okurken kalbimin bin parçaya bölünmesi.Ama ama kitap gerçekten çok güzel.Önyargılar,farklılıklar ve daha birçok konuile ilgili önemli şeyler anlatıyor size.
Ayrıca 12 yaşından büyük herkesin okuyabileceği tarzda kolay bir yazım dili ve akıcılıkla.Yazar bize,yoğun bir tanıtım kampanyası ve basit bir yazım şekliyle de harika şeyler yazılabileceğini,çok güzel ispatlıyor.
Verdiği Puan: 10
1 beğen · 0 yorum · kitap inceleme ·

Psykhe

@psykhe

- Cesare Pavese
8.7 (29 oy)
“Artık sabahı da kaplıyor acı”
Döneminin başarılı yazarlarından biri olan Cesare Pavese, 1935 yılında güncelerini yazmaya başlamıştır. 15 yıl boyunca yazmış olduğu bu günceler ölümünden iki yıl sonra basılmıştır. Bu açıdan Cesare Pavese’yi tanıyabilmek adına yapılabilecek en iyi şey “Yaşama Uğraşı” adıyla basılan bu kitabı okumaktır kuşkusuz.

Günceleri okurken, kariyerinin zirvelerine çıkmayı başaran Cesare Pavese’nin içinde bulunduğu buhran bize de yansıyor. Tabi ki, sadece acı yok Pavese’nin güncelerinde. Bu kitapta Pavese’nin yaşadığı her deneyimin onun üzerindeki etkilerini görürsünüz. Başarılarına tanıklık edersiniz, hüzünlerini onunla tadarsınız. Birlikte aşklarını yaşayarak, terk edişleri yanında edilişlerini de görürsünüz. Sadece duygular sizi karşılamaz; edebi eleştirileri, etkilendiği yazarları, eserleri de bulursunuz. İç hesaplaşmalar ile birlikte özeleştirileri de .

Anlayacağınız dolu dolu bir kitap olan “Yaşama Uğraşı”, sahip olduğu bütün güzelliklerde dahi büyük bir acı barındırır içinde. Bu o kadar derin bir acı ki, mutlu olduğu anlarda dahi hissettirir varlığını. Pavese duygularını kitabı aracılığı ile sizinle paylaşır.

Edebiyat alanındaki başarısı herkes tarafından kabul edilmiş ve dile getirilmiş olduğu için Pavese kendini oldukça gururlu hissetmiştir. Gelebileceği en uç noktaya geldiğinin farkına varmış ve bundan ötesinin olmadığına inanmıştır. Başarılarının istikrarını sağlamak yegane amacı olmuştur. Ancak gene de her fırsatta kendini sorgulamaktan vazgeçmemiştir.

“Zaferin tadını çıkarabilmemiz için ölülerin dirilmesi, yaşlıların gençleşmesi, uzaktaki dostlarımızın dönmesi gerekir. Biz bunun düşünü dar bir çevrede, bizim için bütün dünya sayılan bildik yüzler arasında kurmuştuk; şimdi büyüdüğümüze göre, yaptıklarımızın ve söylediklerimizin gene bu yüzlerde yansımasını isteriz. Oysa onlar yaşlanmış, ölmüş, kayıplara karışmışlardır. Bir daha dönmemecesine. Bu durumda umutsuzca çevremize bakar, bizi yalnız bırakan, ama bizi seven, yaptıklarımıza hayranlık duyacak olan bu küçük dünyayı yeniden yaratmaya çalışırız. Ama böyle bir dünya yoktur artık.”

Bütün başarılarına rağmen aşk hayatında mutluluğu hiç yakalayamamıştır. Sevdikleri tarafından terk edilmesi, onu bir kadın düşmanı haline getirmiştir.

Buna rağmen nefretinde ve öfkesinde hep aşka ve kadınlara karşı bir özlem de barındırmıştır. Sevgiye ihtiyaç duyması ve bu konuda susuzluğunu hiç giderememiş olması onu yalnızlaştırmıştır. Kendisi bile çoğu zaman farkında olmasa bile kadınlara karşı örmüş olduğu
duvar sadece kendisi içindi. Oysa, sevgisiyle onu sarabilecek bir kadın çok rahat o duvarı yıkabilirdi. Hüznünün azaldığı, acısının hafiflediği zamanlar genellikle yeni bir ilişkiye başladığı dönemler olurdu; lakin her biten ilişkinin ardından kendisini çok daha derin bir hüznün içerisinde bulurdu. İçindeki boşluk hep midesini bulandırırdı. Ne kadar çaba gösterirse göstersin, o boşluğu bir türlü dolduramazdı. Neredeyse her gün intiharı düşünmüş ve gerçekleştiremediği için kendisini cesaretsizlikle suçlamıştır.

“Ne zaman bir güçlükle ya da acıyla karşılaşsam, hep intiharı düşünmeye yargılı olduğumu biliyorum. Beni korkutan da bu: Temel ilkem intihar, gerçekleştiremediğim, hiçbir zaman gerçekleştiremeyeceğim, ama düşüncesi duyarlığımı okşayan intihar… “

Büyük bir aşk ile bağlı olduğu amerikalı sevgilisinin onu terkettiği dönemlerde büyük bir buhran içerisindeydi.

27 Mayıs 1950:
“1948-1949’daki mutluluğumun hesabı görüldü. Bu soylu mutluluğun gerisinde şu vardı:Güçsüzlüğüm ve hiçbir şeye bağlanmayışım. Şimdi, kendime göre, girdabın içine girdim: güçsüzlüğümü seyrediyor, onu iliklerimde hissediyorum, beni ezen siyasal sorumluluğu yükleniyorum. Bunun tek bir çözümü var: intihar.”

Böyle bir ümitsizlik içinde yaşamasına rağmen başarılarının önü hiç kesilmemiş ve 1950'de “Yalnız Kadınlar Arasında” romanı ile İtalya'nın önemli edebiyat ödüllerinden Strega Ödülünü kazanmıştır. Ödülünü aldıktan sonra Torino’ya gitmiş ve bir otel odasında 21 adet uyku hapı alarak intihar etmiştir. Ölmeden bir gün önce yazmış olduğu not ise oldukça dikkat çekicidir.

“Artık sabahı da kaplıyor acı”
Verdiği Puan: 10
2 beğen · 0 yorum · kitap inceleme ·

NLGNYC

@nilzehes

- Sinan Akyüz
8.4 (5 oy)
Delal
Yağmurun Gelini Sinan Akyüz den okuduğum ilk roman.Incir kuslarini ve Piruze adlı kitabini da merak ediyorum.
Yağmurun Gelini hüzünlü bir hayat hikayesi.Gerçek hayattan esinlenerek yazılmış.Okurken zaten törenin işlediği topraklarda gereksiz ne kadar cok acı yaşanmış sizde hissedeceksiniz.Delal'in başına gelenler eminim o topraklarda yaşayan bir çok insanın başına gelmiştir.Bu bir kader mi yoksa kader denilen şeyi insanlar tore adı verdikleri cehaletle kendi elleriyle mi yaratıyorlar.
Kitap hızla okunup bitecek seviyede.Keyifle okudum buyrun siz de okuyun.
Verdiği Puan: 8
1 beğen · 0 yorum · kitap inceleme ·

Çetin İsa Sarıt.

@cetin-isa-saritepe

- Charles Bukowski
8.1 (35 oy)
"Nazik olursan çarmıha gererler adamı."
2 beğen · 0 yorum · kitap inceleme ·

Çetin İsa Sarıt.

@cetin-isa-saritepe

- Charles Bukowski
8.1 (35 oy)
Adlar! İlk karımla iki buçuk yıl evli kaldık, bir gece misafirlerimiz geldi. Karıma; "Bu yarım kıç Louie, bu saksofon kraliçesi Marie, bu topal Nick" dedim.
Sonra gelenlere dönüp "Bu karım... Karım... Şey..." deyip durdum.
Sonra karıma dönüp, "neydi senin adın allahaşkına?" diye sormak zorunda kaldım...

#charlesbukowski #sıradandeliliköyküleri
3 beğen · 0 yorum · kitap inceleme ·

Çetin İsa Sarıt.

@cetin-isa-saritepe

- Charles Bukowski
8.1 (35 oy)
İnsanlar
Ne yazık ki saatlerini öldürmek için seni de öldürmekten çekinmeyen milyarlarca insan vardı dünyada...

#Charlesbukowski #SıradanDelilikÖyküleri
4 beğen · 0 yorum · kitap inceleme ·

Mahmut Gülgen .

@mahmut-gulgen

- Sabahattin Ali
9.1 (4568 oy)
Elbette şarkıcı madonna zannettiğim için okumadım ! ...
Sebahattin Ali'nin okuduğum ilk ve tek kitabı .Türkçeyi bu kadar iyi kullanan bir yazarı okumak büyük bir şans ...Tavsiye ederim .
4 beğen · 1 yorum · kitap inceleme ·
Enis Kılıç (@enis-kilic)
Kitap sana Çok şey katmış gibi gorunuyor 14 sa