ara

Kitap İncelemeleri ve Yorumları

Murat Gencer

@muratgencer

Okunması Gerekiyor
Doğan Cüceloğlu ile daha önce İnsan ve Davranışı kitabı ile tanışıp her sayfada ayrı bir hayranlık, her konuda farklı bir şaşırma ile tanışmıştım. Daha sonra TV programlarını ve internet üzerinden yazılarını takip etmeye başladım. Geçtiğimiz günlerde Evlenmeden Önce adlı kitabının çıkacağını gördüm ve alınacak kitaplar arasına ekledim. Kitaplarım geldiğinde ilk başladığım kitap Evlenmeden Önce oldu.

Evlenmeden Önce herkesin çok rahatça okuyabileceği bir dil ile yazılmış. Doğan Cüceloğlu’nun evlilikle ilgili mektuplar ile konuları desteklediği ve anlatımları oldukça güçlendirdiğini söyleyebilirim. Kitap baştan sona bir sohbet havasında ilerliyor. Kitaptaki mektuplar ile kimi sayfalarda yaşanılan olaylara üzülüyor, kimi sayfalarda eşlerin verdiği mücadelelerin sonucunda ortaya çıkan başarılar ile seviniyorsunuz. Evlilik kurumu farklı pencerelerden irdelenip bu kurumda yola çıkacağınız eşinizi seçerken dikkat edilmesi gereken konulara vurgu yapılıyor.

Kitabın bende olan etkisini yazmadan bitirmek istemiyorum. Kitapla birlikle evlilikle ilgili aklımda olan bazı soru işaretlerine cevap bulabildiğimi söyleyebilirim. Kimi yerlerde ne kadar yanlış düşündüğümü ve bunun sonunun felaketlere götürebileceğini, benim övündüğüm bazı davranışlarımın aslında ne kadar yanlış olduğunu, farkında olmadan yanlış düşüncelere sahip olduğumu gördüm. Ayrıca bazı düşüncelerimin doğru olduğunu ve bunların evlilik kurumu için ne kadar önemli olduğunu gördüm. Bundan sonra evlilik kurumuna daha bilinçli bir gözle bakacağıma hiç şüphem yok. İyi ki okudum diyebileceğim, aklıma bir soru işareti düştüğünde tekrar göz atabileceğim bir kitap oldu. Toplumumuzun bu kitapta yazılanlara ihtiyacı olduğunu ve Evlenmeden Önce adı gibi evlenmeden önce okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Keyifli okumalar!

http://www.muratgencer.com.tr/kitap-evlenmeden-once-dogan-cuceloglu/
Evlenmeden Önce
kitaba 9 verdi
0 beğen · 0 yorum

serkan gündem

@serkan-gundem

Dan Brown Kalitesinde
Dünyanın en çok satan romanlarından birini yazan adam Dan Brown. Da Vinci'nin Şifresi başta olmak üzere Melekler ve Şeytanlar , Cehennem gibi kitaplarında kendi şaşırtıcı maceracı tarzıyla öne çıkan bir yazar kendisi. Bu kitabında da ana karakterimiz Robert Langdon'un bu kitapta da çözmesi gereken bir suç ve beynini kullanması gereken bir bilimsel olay var. Dan Brown bu kitabında şu sıralar popüler olan canlının yaradılışı ve robotik gelişmeleri dalında uzman bilim insanlarından fikirler alarak romanlaştırmış. Başlangıç kitabı yazarı yakın takip eden okuyucuları tarafından şimdiden kütüphanelerde yerini aldığına şüphem olmamakla beraber yazarın romanlarına yeni yeni başlayan arkadaşlar için ilgi çekecek bir kitaba benziyor.
Başlangıç - Dan Brown
kitaba 10 verdi
0 beğen · 0 yorum

Arife Taçyıldız

@arifetacyildiz

Bir iktisat öğrencisi için güncel sistemi, küresel ekonomiyi ve bu sistemi yöneten aktörleri anlamak adına ideal bir başlangıç kitabı. Tabi bu yazılanların hepsinin gerçek olduğuna inanmak yazara tamamiyle inanmak fazla iyimser bir tutum olacaktır. Bu kitabın asıl amacı da bence küreselleşmenin en yoğun olduğu bu dönemde aktörlerin sadece devlet olmadığını ve işin içine büyük şirketlerin de dahil olmak üzere birçok farklı grubun dahil olduğunu görmemiz ve devletlerin uluslararası alanlarda verdiği reaksiyonların sebeplerini daha iyi anlamamızdır. Devletlerin şirketlerin kendi ülkerine yatırım yapmaları için birçok şeyden taviz verdiğini görebilmemizi de sağlıyor.
2 beğen · 0 yorum

Sevcan demirel

@sevcan-demirel41

Kitaba ait yorumları okuyunca bir an okumaktan vazgeçmiştim fakat kapağındaki resim beni içine çekti. Şimdi iyi ki okumuşum diyorum. Hele ki içindeki özlü sözler insanı daha çok çekiyor düşündürüyor. Ben kitabı çok beğendim.
Gökkuşağını Yakalamak
kitaba 10 verdi
1 beğen · 0 yorum

Necdet

@necdet

Keşke biraz kendisini okutabilseydi.
Bir kitabın bitirilmesi bu kadar mı uzun sürer ...
Vadideki Zambak
kitaba 3 verdi
0 beğen · 0 yorum

mustafa şenyurt

@mustafasenyurt

seçilen hadisler ve açıklamaları gayet faydalı bir eser okunmasını tavsiye ederim
kitapta bazı hadislerin sadece Arapçası yazılmış ve bazı alıntı şiirler Osmanlıca olarak yazılmış bunların Türkçe açıklaması olmaması kitabın eksisi olmuş anlaşılmayan metni kitaba almak bence gereksiz bir tutumdur
yazar burada bir yanlış yapmış Allah rahmet etsin onun bu yanlışı düzeltmesi söz konusu değil
ancak yayıncı üç ayrı yanlış yapmıştır bu konuda
1- hocasının yanlışını doğru kabul etmek (hatada ısrar)
2- kusurlu (eksikli) mal satmak
3- bilgiyi gizlemek
umarım yayınevi bu yanlışı giderir
0 beğen · 0 yorum

Okuyan Baykuş

@okuyanbaykus

Dikenler ve Güller Sarayı(1)- Sarah J Maas
Kitaplarını okuyacağım bir yazar daha var artık listemin başlarına alacağım: Sarah J. Maas.
Hiç tarzım değil dediğim bir türdü fantastik kitaplar, tarzım değil diye diye baktım ki baya baya tarzım olmuş.
Okumaya başladıktan sonra kitaba kapılıp gittim. Kitabın başında bir harita var, periler diyarı ile insanlar diyarının bulunduğu bir harita. Kitabı okumaya başladıktan sonra haritaya ihtiyacınız olabilir hatta kesinlikle hayalinizdeki yerlere oturtmak adına bu gerekli bir ihtiyaç.
Fantastik kitapları aslında severim, vampirler, kurtadamlar ve iblislerin dışına çıkmayı pek sevmezdim sadece. Bu yargımı Karen Marie Monning’in ateş serisi ile kırmıştım. Periler, gulyabaniler vs vs bir sürü yaratıklarla karşılaşmıştım.
Sarah J. Maas’ın yazdığı Güller ve Dikenler Sarayı, dizinin ilk kitabı. DEX yayınlarından çıkan kitabın çevirmenliğini Meriç Keleş yapmış. 2016 yılında ülkemizde çevirisi ve basımı yapılmış olan kitabın sayfa sayısı 540.
Sayfalar birbiri ardına su gibi akıyor. Betimlemeler o kadar güzel ki ne abartılı ne de eksik, hayallerinizi sınırlamıyor ki bu benim için oldukça önemli bir konudur. Bazı yazarların karakterler üzerinde yaptıkları betimlemeler o kadar sınırlarla çerçeveleniyor ki, size hiç bir katkı payı bırakmıyor. Bu bana hiç zevk vermiyor kitabı okurken. Hayalimdeki karakter tamamen yazarın gözünden oluyor ve bana hiç bir hak tanımıyor. Oysa ki ben bir kitabı okurken yönetmen olmayı severim, karakterleri belirlemeyi severim ve bana bu hakkı tanıyan yazarları ayrıca çok severim.
Güller ve Dikenler Sarayı’na genel olarak bir bakış atarak, detaylara girmeden genel konusu hakkında bilgi vermek istiyorum: İnsanların ve perilerle diğer yaratıkların yaşadığı iki dünya var. Büyük savaştan sonra iki dünya arasına bir duvar örülmüş ve büyülerle koruma altına alınmış, ne insanlar ne de diğer varlıkların sınırı geçmesine olanak vermeyen. Ölümlülerin yaşadığı topraklar ve ölümsüz peri lordlarının, perilerin ve diğer varlıkların yaşadığı Prythian.
Kitap okurken zihnime kolaylık olsun diye bazı isimleri kişiselleştirme huyum vardır, Perihan olarak değiştirdim zihnimde Prythian’ı bundan da bahsetmeden geçemezdim.
Ölümlü topraklarında bir zamanlar varlıklı olan fakat tüm servetini kaybeden ailesi ile birlikte yaşayan kahramanımız Feyre, ailesinin yaşamak için ihtiyacı olan her şeyi tek başına karşılamaya kendini adamış birisidir. Avcılıkta kendisini geliştirmiş, avladığı hayvanların eti ile iki ablası ve babasının yiyecek ihtiyacını karşılamaya çalışıyor. Avladığı hayvanların postlarını satarak, yetmese de hiç yoktan iyidir diyerek para ihtiyaçlarını gidermeye çalışıyor.
Bir gün büyük bir kurt avlıyor, duvarı aşıp ölümlü topraklarına girmiş bir peri kurt. Kurtun peri olabilme ihtimalini göz önünde bulundurarak da olsa avlıyor. Çünkü ara ara diğer taraftan garip yaratıkların, perilerin geldiğine dair söylentiler ve deliller oluyor.
Bu olayı izleyen günlerde kurdun intikamını almaya gelen bir peri lordu ile tanışıyoruz: Tamlin ile. Bundan sonrası bize çok tanıdık gelen bir masal gibi gelişiyor bakalım sizler de benim gibi aynı masalı mı düşüneceksiniz. Çünkü bunda sonrasını okumanız gerekecek. Aksiyonun ve maceranın dolu dizgin yaşanacağı bir kitap sizleri bekliyor olacak.
Kitabı bitirdikten sonra hemen 2. kitabı okumaya başladım onu da bir sonraki yazımda paylaşacağım sizlerle. Fakat 2. kitabın ortalarında dur bakayım kaç kitaplık bir seriymiş dedim. Yurt dışında 3. kitap yayınlanmış hay bin kunduz dedim kendi kendime ben nasıl düştüm bu tuzağa, şimdi bekle yenisi yazılsın ve yayınlansın diye. Umarım uzun bir seri olmaz uzun serileri sevmiyorum, ülkemizde yayınlanan 4. sezon 5. sezon diziler gibi sıkıntı veriyor bana. Bir zamanlar hevesle başlayıp 7. kitapta bıraktığım Gece Evi serisi benim için en büyük örnek ve hayal kırıklığıdır. Her kitap bir günü anlatıyordu olaylar bir türlü sonuçlanamıyordu ve en son 7. kitapta pes etmiştim. Çok da baymasınlar bizi, bize de yazık yani. Tabi bu sadece seri kitaplar için verdiğim benim için en kötü örnekti. Sarah J. Maas’ın Dikenler ve Güller Sarayı serisine başlayacaksanız bence çok eğleneceksiniz.
Not: Kitapta +18 içerik mevcuttur.
Keyifli okumalar
Dikenler ve Güller Sarayı
kitaba puan vermedi
0 beğen · 0 yorum

Okuyan Baykuş

@okuyanbaykus

SAKLI DUYGULAR – Sara Sheridan
Kitabı okurken sıkılmak ile başlamış olduğum kitabı bitirmek istemenin verdiği hırs arasında kaldım 🙂 Okudukça hazır bu kadar okumuşum sonunu da göreyim dedim. Değişik bir kitaptı. Kısaca konusuna değinmek istiyorum.
Marry skandal yaratan bir ilişkinin sonunda hamile kalır ve bebeğini dünyaya getirir. Eniştesi ve ailesi tarafından ülkeyi terk etmeye zorlanır ve bir gemiye bindirilip Hindistan’a gönderilir. Gemi fırtınada batar ve sadece Marry sağ olarak kurtulur. Yaraları iyileşince de ülkesine döner. Kendisini öldü zanneden ailesi şok olurlar. Oğlu büyümüş 5-6 aylık olmuştur . Oğlunun babası olan lord William bir teklif yapar Marry’e bebeği kendi himayesi altında tutmak ister çünkü William’ın kızları vardır ve eşi hala erkek çocuk doğurmamıştır. Eşinin ailesinde de hiç erkek çocuğu yoktur hepsi kızdır. Bir veliaht istediğinden Marry’e oğluna çok iyi bakacağına ve masraflarını karşılayacağına dair söz verir tek şartı Marry’nin ülkeyi terk etmesidir tabi.

Marry yetenekli bir tiyatrocudur , mesleğine devam etmek istemektedir ama kendisinden başka herkes onun hayatı hakkındaki kararları veriyordur.

Robert uzun bir yolculuğa çıkacaktır o sıralar Çin’e giderek siyah çay yapraklarını inceleyecektir (asıl amaç çayı İngiltere’ye sokup orada üretmektir).

Marry de tekrar Hindistan’a gönderilmek üzere gemiye bindirilir. Fakat gemide Marry’nin kimliğini ve yaşadıklarını bilen bir adam kendisine tehditkar bir teklif yapar , Marry de gemiden iner, gemi gider Robert küplere biner ve Marry’i kendi gideceği gemiye zorla götürür. Aradan aylar neredeyse yıllar geçen bir yolculuk başlar. Aslında yolculuk Marry’i değil de Robert’ı çok değiştirir bir kişisel gelişim yolculuğu diyelim biz buna. Sonuna geliyorum Robert ve Mary arasında (başlamış ama fark edilmemiş) bir aşk başlıyor. İlk bakışta çok itici geliyor kabul ediyorum bana da itici geldi çünkü. Ama kitabı bitirmek zorundayım. Şu da var ki Robert ve ablasının evlilikleri zoraki bir evlilik hiç bir duygu içermeyen tipik İngiliz asilzadelerinin mantık evliliği . (Robert’ın yokluğu ablasını daha çok mutlu ediyor 🙂

Marry bu yolculukta Çinli erkek kılığına bile girdi. Beline kadar uzun saçlarını kazıtmak pahasına:) Kitabı kah sıkılarak kah da merak ederek bitirdim. Çok fazla detaylarla dolu Çin’deki yaşamı anlatan farklı bir kitap. Okuyup okumamak size kalmış 🙂
Saklı Duygular
kitaba puan vermedi
0 beğen · 0 yorum

Hayata Gülümse

@hayatagulumse998

Yasaklı bir aşk'ın masum kurbanları 😥
Gabriel Garcia Marquez ve yaratıcılığın muazzam eseri.

Bu aralar öyle hüzünlü biten eserler okudum ki 😥 yine bir sevgisizlik yüzünden sönüp giden hayatlar, hayaller.

Zengin orta yaşlı bir baba (Marki) ve kendinden sınıf olarak ve yaş olarak küçük (Bernarda) bir kadının hırs ve para için yaptığı sevgisiz evlilik ve bu evlilikten doğan masum, dünya güzeli bir kız Sierva Maria. Doğduğu günden itibaren anne babasının yanında değilde aynı malikanede kölelerin kaldığı barınaklarda büyüyüp yetişen, kendini asla beyazlar gibi görmeyen 12 yaşında bir kız çocuğu.

Kuduz vakalarının çokça yaşandığı bir dönemde, doğum gününde çarşıda bir köpek ısırması ile hayatı alt üst olan, olayların gelişmesi neticesinde yaptığı davranışlar ve yanlış yönlendirmelerle içinde cin olduğu gerekçesi ile manastıra kapatılan bir melek. Bu vakanın kesinlesmesi için piskopos tarafından görevlendirilen 30'lu yaşlarda genç ve yakışıklı rahip Cayetano Delaura ile arasında yaşanan masum bir aşk. Rahip ve Hekim Abrenuncio dışında hiç kimse inanmadı Sierva Maria'nin içine şeytan girmedigine. Onun istediği sadece sevgiydi. Bir parça sevgi. Kendi ailesini seçemedigi, kendi hayatını yaşayamadığı adaletsiz ve kokuşmuş dünya da içindeki bir tutam sevgi. Önce annesi bildiği kadını, sonra sevdiği adamı kaybetti.


Yaşamak için hiç bir sebebi kalmadı 😖😖
Aşk ve Öbür Cinler
kitaba 9 verdi
0 beğen · 0 yorum

elif kimya salt

@elif-kimya-salt

Hayatımın her döneminde okuyabilecağim kitaplar arasındadır 1984. Diktatörlüğü ve iktidarın kendi çıkarları için yapabileceklerini en iyi anlatan kitaptır sanırım. George Orwell, bu kitabında ütopik bir dünya kurmuş gibi görünsede bana göre büyük öngörü sahibiymiş. Okurken sürekli olarak bu dönemle kıyasladım kitabı.

Okyanusya, Avrasya ve Doğu Asya yaşanan savaşlar sonucu üçe bölünmüş ülkelerdir. Ülkenin dört bir yanında posterleri olan, despot lider Big Brother' in yönettiği Okyanusya, yasaklar ve korkularla sindirilmiştir. Her evde bulunması zorunlu olan tele ekran ( bir çeşit televizyon) ile özel hayat ortadan kaldırılmıştır. Bu tele ekranlar sayesinde parti propaganda yapıyor, isyankarlara karşı nefret aşılıyor insanlara. Aynı zamanda bu ekranlar sayesinde insanların yaptığı her şey görülüp, dinleniyor. Bangır bangır eşitlikten bahseden yöneticiler ve halk arasındaki yaşam kalitesi uçurumlar kadar. Ama yozlaştırılıp, uyutulan halk bunun bilincinde dahi değil. Sistemin ( partinin) insandan önemli olduğu bir dönem yaşanıyor. Sorgulamak, düşünmek, aşık olmak, yakın arkadaşlık kurmak...sistemin istemediği ve sisteme zarar verecek her türlü duygu ve düşünce yasak. Bu duygu ve düşüncelerin yasak olduğu Okyanusya' da aksi bir durum olursa Düşünce Polisi tarafından yakalanıp, idamla ya da işkenceyle cezalandırılıyor insanlar. Sevginin olmadığı kendi anne, babasını Düşünce Polisine şikayet eden çocukların ülkesi haline gelmiştir Okyanusya. İşte insanların robotlaştırıldığı bu ruhsuz ve totaliter rejime karşı olan Winston Smith' in aşkını ve isyanını anlatan olağanüstü bir kitap.
1984
kitaba puan vermedi
2 beğen · 3 yorum
Gülşah Sönmez (@gulsah-sonmez)
Ben de en yakın zamanda okuyacağım. Kitabı aldım. İncelemeniz o kadar güzel olmuş ki emeğinize sağlık. Güzel ifade etmişsiniz. “Bir an önce okumalıyım” dedirttiniz.
14 sa beğen cevap
elif kimya salt (@elif-kimya-salt)
Teşekkür ederim. Şimdiden keyifli okumalar o zaman :)
14 sa beğen 1 cevap