ara
‹ İlber Ortaylı

İlber Ortaylı Sözleri

Orhan Şahin

@orhansahin

- Latin harflerinin, kendini gizleyen bir taraftarı da Sultan II. Abdülhamid’dir. Ona göre, “ Halkımızın büyük cehaletine sebep, okuma yazma öğrenimindeki güçlüktür. Bu güçlüğün nedeni ise harflerimizdir. “ Sultan Abdülhamid, “ Belki bu işi kolaylaştırmak için Latin alfabesini kabul etmek yerinde olur “ demektedir.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
2 beğen · 0 yorum

Orhan Şahin

@orhansahin

- Batı hukukunun birtakım başka branşları Tanzimat’tan itibaren alınıyordu ve daha 1699 Karlofça Barışı’nda, devletler hukuku alanında Avrupa standartlarına, yani Hugo Grotius sistemine geçtiğimiz görülüyor ki önemlidir. Çünkü bir günde Roma hukuk sistemine geçilmedi. Tanzimat’ta Ceza Hukuku Fransa’dan alınmış ve memur davalarında uygulanmak üzere kısmen kabul edilmişti. Ticaret ve Deniz Ticareti kanunları kaçınılmaz olarak alınmıştı. İdare hukuku alanına dahil olan mevzuat büyük ölçüde tercüme edilip girmişti. Bunların yapıldığı, dünyayla teması olan hiçbir yerde bugün İslam hukuku o anlamda tam tatbik edilmiyor. Sorun Medeni Kanun’un kabulüne dayanıyor. Aslında daha imparatorluk devrinde Medeni Kanun denemeleri vardı. Hukuk-ı Aile Kararnamesi II. Meşrutiyet’te kabul edilmiştir. Birinci Dünya Savaşı’nda muhafazakarlar nedeniyle bunun tatbiki durdurulmuştur. Mesela karı-kocanın evlilik öncesi sözleşme yapması bu kararnamede yer alıyordu.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
1 beğen · 0 yorum

Orhan Şahin

@orhansahin

- Atatürk’le ilgili “ Atatürk kurucumuzdur “, “ Atatürk 20. yüzyılın büyük devlet adamıdır “ gibi devamlı kullanılan klişelerimiz var. Bunlar doğrudur ama elzem olan bazı sloganları maalesef kullanmıyoruz. Birincisi, Atatürk, Türkiye Mareşali’dir. Büyük bir mareşaldir çünkü başka mareşalleri takdir etmeyi bilmiştir. Büyük mareşaldir çünkü sivil hayata geçmeyi bilmiştir. Bunlar onun en büyük özelliklerindendir. Büyük ve yaratıcı adamlar bu geçişleri kolaylıkla yaparlar. İkincisi Atatürk bir organizatördür. Hem askeri alanda hem de politikada başarı göstermiştir. Büyük bir devlet adamı olduğunun göstergesi olarak monarşiyi Cumhuriyet’e dönüştürmüş ki bu gerçek bir inkılabtır. Bu büyük inkılabı başka hangi inkılablarla besleyeceğini de bilmiştir. Cumhuriyet’i ilan etmiş olsa bile eski vagonda gitmeye devam edebilirdi.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
1 beğen · 0 yorum

Furkan

@turgenyev

Bizim Türk yaratmaya ihtiyacımız yok; her devirde, coğrafyanın her yerinde varız zaten. Bu sebeple Balkan tipi tarihçiliğe lüzum yok. Söz konusu tarihçilikte her ırk dünyayı kendi kendine yaratmıştır. Sırp da, Bulgar da, Yunan da böyledir.

S.48
Türklerin Tarihi - Orta Asya'nın Bozkırl...
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum

Ergün Çil

@erguncil

Londra konferansı bir aldatmacadan ibaretti ve Mustafa kemal Paşa da bunu biliyordu. Başkumandana göre İtilaf Devletleri’nin, Bekir Sami Bey’e imza ettirdikleri sözleşmelerdeki maddelerin, Sevr projesinden sonra aralarında imzaladıkları Üçlü anlaşma (Accord tripartite) adı verilen ve Anadolu’yu nüfus bölgelerine ayıran bir anlaşmayı hükümete başka adlar altında kabul ettirme maksadına dayandığı açıktı ve hiçbir şekilde kabul edilemezdi. Üstelik konferansa İstanbul’u çağırarak ikilik yaratmayı planlıyorlardı.

Sözü ilk önce İstanbul heyetine verdiklerinde Tevfik paşa, “Türk milletinin gerçek temsilcisi Ankara Hükümeti’dir. Sözü Bekir Sami Bey kardeşime veriyorum” gibi çok önemli bir çıkış yaptı. Bunun üzerinde tarihçilerin durması gerekir.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk
kitaba 9 verdi, inceleme ekledi.
0 beğen · 0 yorum

Ergün Çil

@erguncil

Mesela, Çanakkale üzerinde şöyle gülünç bir iddia çıktı. “250 bin kişiyi -ki bu rakam sadece şehitleri değil, savaş dışı kalan askerlerin toplam sayısını belirtir- şehit vereceğimize, zaten bu zırhlılar harbin sonunda geçmediler mi, başından bıraksaydık, İstanbul’da efendi gibi otururduk” bile diyorlar. Biraz İstanbul’un tarihi demografisine, iktisadi yapısına baksınlar. 1914 sonu veya 1915 başında İngilizler Boğaz’ı geçip İstanbul’a girse, tepeden de Rusya Birleşseler, şehrin yarıya yakın gayrimüslim nüfusu gelen Rus ve Britanyalı yerleşimcilerle kısa zaman içinde hızla çoğalırdı. İstanbul’u da Türkler bir daha ancak anılarda ve turistik gezilerde görürdü.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk
kitaba 9 verdi, inceleme ekledi.
0 beğen · 0 yorum

Ergün Çil

@erguncil

Büyük taarruz başlamadan evvel kurmaylar planlamayı yaparken, Gazi Mustafa Kemal’in planına hemen herkesin itiraz ettiği, “Bu çok iddialı, bunu gerçekleştiremeyiz” dediği, Gazi’nin ise “Ya bunu gerçekleştiririz ya da gerçekleştiremezsek zaten bittik” dediği malumdur.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk
kitaba 9 verdi, inceleme ekledi.
0 beğen · 0 yorum

Ergün Çil

@erguncil

1 Kasım 1922 de TBMM saltanatı ilga etti. Bu önemli karar, son padişah Vahideddin’e tebliğ edildi.

Saltanat ilga edildikten sonra VI. Mehmed Vahideddin İstanbul’da hanedanın en ahlaklı ve ilmi en derin adamı olarak kendisinin halife seçilmesini beklemedi! Son padişah hakikaten hazineden hiçbir şey almadan –ki Avrupa bankalarında da parası yoktu ve buna rağmen yapacağı bir şey yoktu- İngilizlerin Malaya zırhlısıyla Avrupa’ya sığınmak zorunda kaldı. Sıkıntılı ve kısa bir dönem sonra da vefat etti. Kuzeni ve aynı zamanda da dünürü, Sultan Abdulaziz’in oğlu Abdülmecid Efendi Büyük Millet Meclisi Hükümeti’ne karşı sempatisi olan bir hanedan üyesiydi ve halife seçildi. Maalesef son halife bu konumunu muhafaza edemedi. Anadolu ile olan ilişkileri ve hassas dengeleri koruyamadı. Sonunda 1924’ün Mart’ında hilafet ilga edildi ve hanedanın üyeleri yurt dışına çıkarıldı.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk
kitaba 9 verdi, inceleme ekledi.
0 beğen · 0 yorum

Ergün Çil

@erguncil

Şimdi yine sözde tarihçilikte bir saldırı başladı; “Cumhuriyetçiler etnik temizlik yapmak için mübadeleyi ortaya çıkardılar”, deniyor. Bir kere mübadele iki taraflı bir antlaşmadır ve tek taraflı olmaz. Nitekim Venizelos, giriştiği büyük macerada acı gerçeği görünce, bu sefer doğruya döndü ve elindeki mevcut Yunanistan’ı kalabalıklaştırmak için Anadolu’daki Helen nüfusu istedi. Büyük devletleri de buna ikna etti ve biz de bunu kabul etmek zorunda kaldık, zira Trablus’tan beri on sene aralıksız harb etmiş Türkiye’nin artık daha fazla savaşacak ve bu konuda baskılara direnecek hali yoktu. Birinci Dünya Savaşı başkaları için dört yıl sürmüşse de bizim için on yıl sürmüştür. Mübadele ile birlikte Anadolu’dan bir buçuk milyon kadar insan karşı tarafa göç etmiştir.
Bize ise o topraklardan 500.000 kadar insan geldi. Bu sayılara dikkat etmek gerekir. Mesela Yunanistan, tütün tarımının bitmesi nedeniyle sigara fabrikaları için tütünü bile dışarıdan almak zorunda kalmıştı çünkü Türkler göçünce ülkede tütün tarımı bitti.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk
kitaba 9 verdi, inceleme ekledi.
0 beğen · 0 yorum

Ergün Çil

@erguncil

Mübadelede esas, Türk-Yunan mübadelesi değildi. Peki neydi? Müslüman Ortadoks mübadelesi idi. Burayı iyi anlamak lazımdır. Bu sebeple iyi Türkçe bilmeyen Yunanistan tebaasından bir Pomak Türkiye’ye gelirken, Yunanca bilmeyen Karamanlı Türkler Hıristiyan’dı, Ortodokslardı ancak Türklerdi.

Dünyada hiçbir göçmen geldiği memleketi tamamen sevemez, eskisini özlemeye devam eder. Bu bir kuraldır. Ağaçlıklı ev verilen, “memleketteki ağacım daha gölgeliydi” der.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk
kitaba 9 verdi, inceleme ekledi.
0 beğen · 0 yorum

Ergün Çil

@erguncil

Şimdi bazı bilgisiz kesimler diyor ki, “Lozan’da On İki Ada’yı vermişiz.” On İki Ada Balkan Savaşı’nda zaten İtalyan işgali altındaydı. Lozan’da kimsenin oraları verdiği de yoktu. Nitekim kime ait olacağı İkinci Dünya Savaşı’nda belli oldu. Kuzey Ege Adaları ise balkan Savaşları’nda zaten işgal edilmişti. Onlar Yunanistan’da kaldı. Yine bazıları diyor ki, Türk Ordusu Batı Trakya’ya girseydi. Ancak Yunanistan Anadolu’daki hezimetten sonra bütün kolordularını bugünkü sınırlara değil, Selanik’e yığmış ve orada beklemeye başlamıştı.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk
kitaba 9 verdi, inceleme ekledi.
0 beğen · 0 yorum

Ergün Çil

@erguncil

Teknik olarak mübadil ve muhacir farklı kavramlardır. Birisi ülkeler arasında bir antlaşma sonucu yer değiştiren nüfus kitlelerini ifade etmek için kullanılır. Muhacir ise hicret kökünden gelir. Felaket ya da benzeri sebeplerle ya da din uğruna göç etmiş kitleleri ifade eder. Mesela bizde Kafkas ve Kırımlıların, keza Boşnak ve Arnavutların çoğu muhacirdir. Yunanistan göçmenleri ise ağırlıklı olarak mübadildirler. Muhacir nüfusa Bulgaristan Türklerini de örnek verebiliriz.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk
kitaba 9 verdi, inceleme ekledi.
0 beğen · 0 yorum

Ergün Çil

@erguncil

Fransa çağın cumhuriyetini getirmiş, belirli vergi, belirli mülkiyet olanlar seçmiş seçilmiştir. İhtilâlin sert olayları da vardır. Devlet terörü kimyanın babası Lavoisier’yi giyotine götürmüş, hatta Lavoisier, “Üç gün daha bırakın da şu deneyi tamamlayalım demiştir.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk
kitaba 9 verdi, inceleme ekledi.
0 beğen · 0 yorum

Ergün Çil

@erguncil

İstiklal savaşı başladığı zaman, Birinci Dünya Savaşı’nın hatalarının da etkisiyle bir daha harbe girmeyelim diyenler vardır. Bence onların hepsine hain denemez, çünkü ileriyi görememişlerdir. Bir de Şimdi şurada dur, fazla ileri gitme” diyenler oldu. Mesela Batı Anadolu’nun hiçbir şekilde kurtarılacağına inanmayan, bir sürü İstiklâl Savaşı kumandanı bile var. Eğer hedefi ileriye koyuyorsan o bir dehadır ve deha dâhilere has bir inattır.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk
kitaba 9 verdi, inceleme ekledi.
0 beğen · 0 yorum

Ergün Çil

@erguncil

İstanbul Hükümeti’nin emirlerine rağmen Mustafa Kemal Paşa’nın emrine giren Karabekir Paşa, Erzurum Kongresi öncesi tutuklanması emri gelen ve artık müstafi bir asker olan Mustafa Kemal Paşa’ya bizzat giderek, “Paşam, ben ve kolordum emrinizdeyiz” demesi Türk tarihinin dönüm noktalarından birisi olduğu gibi, çok etkileyici bir sahnedir.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk
kitaba 9 verdi, inceleme ekledi.
0 beğen · 0 yorum

Ergün Çil

@erguncil

Elbette unutulmamalıdır ki 1923 yılında gelen yenilik Meclis’ten ibaret değildir, rejim değişmiştir. Saltanat bitmiş, Cumhuriyet gelmiştir. Devlet ortadan kalkmamış, bir devamlılık içinde sadece rejim değişmiştir. Başkaları bize “Türkiye” diyordu; ilk defa biz de kendimize “Türkiye” dedik.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk
kitaba 9 verdi, inceleme ekledi.
0 beğen · 0 yorum

Ergün Çil

@erguncil

Dr Refik Saydam; Askeri eğitim gördü; Kuleli Askeri Lisesi’nden sonra Askeri Tıbbiye’de okudu; Alman tıbbı ile Berlin ve Danzig’deki askeri akademilerde tanıştı. Birinci Dünya Savaşı sırasında tifüs aşısını hazırlayarak literatüre geçti. Eski orduların başlıca derdi olan tetanoz ve dizanteriye karşı serumların üretilmesini sağladı.
Türkiye’nin ilk Sağlık Bakanıydı. Büyük illerdeki devlet hastaneleri, doğumevleri ve Ankara’daki Hıfzıssıhha Enstitüsü ve yurt sathındaki verem savaş dispanserleri onun eseridir. 1939 ve 1942 yılları arasında Başbakanlık yaptı. O zaman sarf ettiği, “Devlet idaresi A’dan Z’ye bozuktur” sözü sadece bazılarının gururunu incitmekle kalmadı, Başbakan’ın bazı ciddi çatışmalar içine girdiği bile söylendi; 8 Temmuz 1942’de Pera Palas Oteli’ndeki mütevazı odasında ani bir biçimde hayatını kaybetti.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk
kitaba 9 verdi, inceleme ekledi.
0 beğen · 0 yorum

Ergün Çil

@erguncil

Refik Saydam gibi seçkin bir sağlık bakanının arkasında yokluklar içinde kavrulan bir sağlık ordusu vardı ve beraber çok şey başardılar. Penisilin ve sülfamitlerin icadından evvel frengi, sıtma ve tüberküloz gibi salgın hastalıklara karşı kayda değer mücadele verdiler.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk
kitaba 9 verdi, inceleme ekledi.
0 beğen · 0 yorum

Ergün Çil

@erguncil

“Harf devrimi yaptık, Osmanlıcayı öldürdük” gibi sloganların anlamı yoktur. Çünkü bunlar zaten çok kimsenin bilemeyeceği, kullanamayacağı bir jargondu, ama hiç şüphesiz o kültürün ve dilin zenginliğidir. Yaşatılması için yapılacak tek şey vardır, sızlanmayı bırakıp hiç değilse ilgili uzmanların ötesinde, herkesin değil ama ilgilenenlerin okuyup öğrenmesi çalışması gerekir.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk
kitaba 9 verdi, inceleme ekledi.
0 beğen · 0 yorum

Ergün Çil

@erguncil

Türk inkılâbının seçimle ve halı üzerinde taşınarak meydana gelmediği açıktır. Uzun bir harbin, direnişin sonunda gerçekleşen bir inkılâbtır. Fakat şurası da bir gerçek ki ne Fransız İhtilâli ne Rus İhtilâli ile mukayese edilebilir. Belirgin bir yerden sonra da bir denge sorunu vardır. Bir rejim yerleşeceği zaman artık cezalandırmaları durdurmak zorundadır. (Fransız ihtilalinin ardından yaşanan vahşeti Charles Dickens'in İki şehrin Hikayesi'nde okuyunca dehşet içinde kalacağınız kesin...)
Gazi Mustafa Kemal Atatürk
kitaba 9 verdi, inceleme ekledi.
0 beğen · 0 yorum

Ergün Çil

@erguncil

Soyadı kanunu konusunda kasabalarda nüfus memurları günün diktatörü kesildi. İnsanlara soyadı telkin ettiler, seçilen soyadlarını da beğenmediler veya “zaten var” dediler. Kanun ve bu anlamdaki tüzükleri okuyacak kabiliyetleri da yoktu. Hatta bazı soyadlarını yanlış yazdılar, bunlar sonradan davalara sebep teşkil etti. Demokrasinin bilhassa taşrada yerleşmemiş olması bir problem yarattı. Buna karşılık her an istediği soyadını alan veya bunu değiştiren kasaba eşrafı da doğrudan doğruya bir edebiyat nüktesi olacak dereceye gelmiştir.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk
kitaba 9 verdi, inceleme ekledi.
0 beğen · 0 yorum

Ergün Çil

@erguncil

Fakat birinci İnönü’de, ilk defa nizami ordunun direnişi söz konusudur. Orada ne kadar muvaffak oldu, olmadı halen tartışılmaktadır. Oysa bu ilerlemeyi durdurma çabasının sonunda biliyoruz ki yine gerileme düzenli bir şekilde devam etti. Bu Türk tarihinde ilktir, tektir. Çünkü Türk milletinin orduları, Osmanlı imparatorluk orduları dâhil, çekilme bilmezler. Çekilme derhal bozguna tedvir eder.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk
kitaba 9 verdi, inceleme ekledi.
0 beğen · 0 yorum

Ergün Çil

@erguncil

“İstiklâl Savaşı’nı İngilizler yaptırdı” diye ortaya çıkarsanız, aklı başında bütün insanlar gülerler, hatta en başta İngilizlerin kendileri gülerler. Çünkü böyle bir budalalık, böyle bir yorumun yeri yoktur! Bunun fikir hürriyetiyle de alakası yoktur.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk
kitaba 9 verdi, inceleme ekledi.
1 beğen · 0 yorum
/ 10