ara
Şükrü Erbaş

Şükrü Erbaş

ruhadam

@ruhadam

Adam bozkırın ruh atlası.
Bağbozumu Şarkıları
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
3 beğen · 0 yorum

ruhadam

@ruhadam

Güneş evlerden çok
Mezar taşlarını ısıtıyordu.
Bağbozumu Şarkıları
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
3 beğen · 0 yorum

ruhadam

@ruhadam

Ey gönül haresi keder, insan kendinden ne kadar uzağa gider...
Bağbozumu Şarkıları
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
4 beğen · 0 yorum

ruhadam

@ruhadam

Böyle bir yalnızlıkta seni düşünmek kadar büyük bir özgürlük yok. Kalabalık yağmalıyor insanı.
Bağbozumu Şarkıları
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
4 beğen · 0 yorum

Levla

@levla

Güneş değil, inandim serçeler başlatıyor sabahı.
Bağbozumu Şarkıları
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum

Levla

@levla

Uyandım. Yaşadığıma bir daha şükrettim. Birazdan kalkacaksın. Odan can bulacak. Eşyalar kirpik kirpik uyanacak. Aynan bayram yeri. Su değil parmakların akacak musluktan. Terlikler ayaklanacak. Giyindiğin her şey teninle sarhoş. Pencere, korunun rüzgarıyla öpecek ensenden. Işık, ışığa karışacak. Ben, bütün bunların ortasında, titreyerek bakacağım sana. İnsan nasıl ağlamaz bu büyük masala. Günaydın, beni doğuran sabah.
Dünya kan uykularda. Böyle bir yalnızlıkta seni düşünmek kadar büyük özgürlük yok. Kalabalık, yağmalıyor insanı. Senden uzak aldığım her soluk, ihanete dönüşüyor. Sadece sevmek değil bu. Bütün bir dünyasın. Şükrü ERBAŞ
Bağbozumu Şarkıları
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
1 beğen · 0 yorum

shitick

@shitick

köylüleri niçin öldürmeliyiz
Çünkü onlar ağır kanlı adamlardır
Değişen bir dünyaya karşı
Kerpiç duvarlar gibi katı
Çakır dikenleri gibi susuz
Kayıtsızca direnerek yaşarlar.
Aptal, kaba ve kurnazdırlar.
İnanarak ve kolayca yalan söylerler.
Paraları olsa da
Yoksul görünmek gibi bir hünerleri vardır.
Her şeyi hafife alır ve herkese söverler.
Yağmuru, rüzgarı ve güneşi
Bir gün olsun ekinleri akıllarına gelmeden
Düşünemezler…
Ve birbirlerinin sınırlarını sürerek
Topraklarını büyütmeye çalışırlar.

Köylüleri niçin öldürmeliyiz?

Çünkü onlar karılarını döverler
Seslerinin tonu yumuşak değildir
Dışarda ezildikçe içerde zulüm kesilirler.
Gazete okumaz ve haksızlığa
Ancak kendileri uğrarlarsa karşı çıkarlar.
Adım başı pınar olsa da köylerinde
Temiz giyinmez ve her zaman
Bir karış sakalla gezerler.
Çocuklarını iyi yetiştiremezler
Evlerinde, kitap, müzik ve resim yoktur.
Bir gün olsun dişlerini fırçalamaz
Ve şapkalarını ancak yatarken çıkarırlar.

Köylüleri niçin öldürmeliyiz?

Çünkü onlar köpekleri boğuşunca kavga ederler.
Birbirlerinin evlerine ancak
Ölümlerde ve düğünlerde giderler.
Şarkı söylemekten ve kederlenmekten utanırlar
Gülmek ayıp eğlenmek zayıflıktır
Ancak rakı içtiklerinde duygulanır ve ağlarlar.
Binlerce yılın kalın kabuğu altında
Yürekleri bir gaz lambası kadar kalmıştır.
Aldanmak korkusu içinde
Sürekli birbirlerini aldatırlar.
Bir yere birlikte gitmeleri gerekirse
Karılarından en az on adım önde yürürler
Ve bir erkeklik işareti olarak
Onları herkesin ortasında döverler.

Köylüleri niçin öldürmeliyiz?

Çünkü onlar yanlış partilere oy verirler
Kendilerinden olanlarla alay edip
Tuhaf bir şekilde başkalarına inanırlar.
Devlet, tapu dairesi, banka borcu ve hastanedir.
Devletten korkar ve en çok ona hile yaparlar.
Yiğittirler askerde subay dövecek kadar
Ama bir memur karşısında -bu da tuhaftır-
Ezim ezim ezilirler.
Enflasyon denilince buğday ve gübre fiyatlarını bilirler.
Cami duvarı, kahve ya da bir ağaç gövdesine yaslanıp
Onbir ay gökyüzünden bereket beklerler.
Dindardırlar ahret korkusu içinde
Ama bir kadının topuklarından
Memelerini görecek kadar bıçkındırlar
Harmanı kaldırdıktan sonra yılda bir kez
Şehre giderler!

Köylüleri niçin öldürmeliyiz?

Çünkü onlar otobüslerde ayaklarını çıkarırlar
Ayak ve ağız kokuları içinde kurulup koltuklara
Herkesi bunalta bunalta, yüksek perdeden
Kızlarının talihsizliğini ve hayırsız oğullarını anlatırlar.
Yoksulluktan kıvrandıkları halde, şükür içinde
Bunun, Tanrının bir lütfu olduğuna inanırlar.
Ve önemsiz bir şeyden söz eder gibi, her fırsatta
Gizli bir övünçle, uzak şehirdeki
Zengin bir akrabalarından söz ederler.
Kibardırlar lokantada yemek yemeyi bilecek kadar
Ama sokağa çıkar çıkmaz sümküre sümküre
Yollara tükürürler…
Ve sonra şaşarak temizliğine ve düzenine
Şehirde yaşamanın iyiliğinden konuşurlar.

Köylüleri niçin öldürmeliyiz?

Çünkü onlar ilk akşamdan uyurlar.
Yarı gecelerde yıldızlara bakarak
Başka dünyaları düşünmek gibi tutkuları yoktur.
Gökyüzünü, baharda yağmur yağarsa
Ve yaz güneşleri ekinlerini yetirirse severler.
Hayal güçleri kıttır ve hiçbir yeniliğe
-Bu verimi yüksek bir tohum bile olsa-
Sonuçlarını görmeden inanmazlar.
Dünyanın gelişimine bir katkıları yoktur.
Mülk düşkünüdürler amansız derecede
Bir ülkenin geleceği
Küçücük topraklarının ipoteği altındadır.
Ve birer kaya parçası gibi dururlar su geçirmeden
Zamanın derin ırmakları önünde…

KÖYLÜLERİ, SÖYLEYİN NASIL
NASIL KURTARALIM?
Şükrü Erbaş
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
16 beğeni · 12 yorum
Semih (@sc)
"Dur hele! Ne oluyoruz?" Diyerek geldim, ikna oldum, şimdi köye gidiyorum. Göstereceğim onlara dünya kaç bucak!
07.12.17 beğen 6 cevap
Kahve Kitap Kurabiye (@kahvekitapkurabiye)
Sağ gösterip Sol vurmak tam olarak bu galiba ...
07.12.17 beğen cevap
tabula rasa (@tabula-rasa)
Kentlileri niçin öldürmeliyiz? Çünkü onların hep acelesi vardır.
değişen bir dünyaya karşı
hamam böcekleri gibi uyumlu
küsmüş bir çocuk gibi sessiz
kayıtsızca direnmeden yaşarlar.
yüzeysel, bencil ve kurnazdırlar.
inanmadan kolayca yalan söylerler.
paraları olsa da
yakınmak gibi bir hünerleri vardır.
herşeyi ciddiye alır ve herkese söverler.
yağmuru, rüzgarı ve güneşi
birgün olsun trafik akıllarına gelmeden
düşünemezler...
ve birbirlerinin dedikosunu yaparak
mevkilerini
yükseltmeye çalışırlar.
Kentlileri niçin öldürmeliyiz?
çünkü onlar karılarına söverler
seslerinin tonu yumuşak ama
dışarıda ezildikçe içeride zulüm kesilirler.
gazetelerin sadece eklerini okur ve haksızlığa
kendileri de uğrasa karşı çıkmazlar.
karşılığı olmadan kimseye yardım etmezler.
her evinden sıcak su aksa da kentlerinde
ter kokar otobüsler, haftasonu
bir karış sakalla gezerler.
çocuklarını iyi yetiştirmezler
kitap okumaz, tiyatroya gitmezler.
paket paket sigara içerler
ve ayakkabılarını ancak yatarken çıkarırlar.

Kentlileri niçin öldürmeliyiz?
çünkü onlar yanlış partilere oy verirler
kendilerinden olanlarla alay edip
tuhaf bir şekilde başkalarına inanırlar.
devlet; vergi dairesi, banka borcu ve hastanedir
devletten korkar ve en çok ona hile yaparlar.
yiğittirler askerde astsubaya diklenecek kadar
ama bir memur karşısında -bu da tuhaftır-
ezim ezim ezilirler.
enflasyon denince peynir ve benzin fiyatlarını bilirler.
onbir ay patrondan zam beklerler,
kendilerine göre ahlakçıdırlar
ama otoyol kenarlarında travestilerle
pazarlık edecek kadar bıçkındırlar
prim aldıklarında yılda bir iki kez
rus kadınlarla aleme giderler!

Kentlileri niçin öldürmeliyiz?
çünkü onlar takımları maç yapınca kavga ederler
birbirlerinin evlerine ancak
ölümlerde ve düğünlerde giderler.
fakirlikten ve kederlenmekten utanırlar
gülmek az, eğlenmek kararında olmalıdır
ancak rakı içtiklerinde duygulanır ve ağlarlar.
paraya tapan sistemin altında
yürekleri bozuk beş kuruş kadar kalmıştır.
aldanmak korkusu içinde
sürekli birbirlerini aldatırlar.
bir yere birlikte gitmeleri gerekirse
adres sormaya gerek duymazlar
ve bir erkeklik işareti olarak
kaybolduklarında karılarını suçlarlar.

Kentlileri niçin öldürmeliyiz?
çünkü onlar otobüs beklerken sigara yakarlar.
tütün ve ağız kokuları içinde kurulup koltuklara
herkesi bunalta bunalta, yüksek perdeden
trafiğin çözümsüzlüğünü ve haftasonundaki maçı anlatır,
yoksulluktan kıvrandıkları halde, şükür içinde,
o zamanda iş sahibi olmanın tanrının bir lütfu olduğuna inanırlar.
ve önemsiz bir şeyden söz eder gibi, her fırsatta
gizli bir övünçle, başka ülkedeki
güzel arkadaşlarından sözederler.
kibardırlar lokantada yemek yemeyi bilecek kadar
ama sokağa çıkar çıkmaz hünküre hünküre
yollara tükürürler...
ve sonra şaşarak temizliğine ve düzenine,
başka ülkelerde yaşamanın iyiliğinden konuşurlar.

Kentlileri niçin öldürmeliyiz?
çünkü onlar gece yarılarına kadar uyumazlar ama
yarı gecelerde yıldızlara bakarak
başka dünyaları düşünmek gibi tutkuları yoktur.
gökyüzünü, baharda yağmur yağarsa
ve yaz güneşi onlar tatildeyken açarsa severler.
hayal güçleri kıttır ve hiçbir yeniliğe
-bu, bol kazançlı yeni bir iş bile olsa-
inanmazlar.
dünyanın gelişimine katkıları yoktur.
mülk düşkünüdürler amansız derecede
bir ülkenin geleceği
küçücük ofislerinin ipoteği altındadır
ve bir kaya parçası gibi dururlar su geçirmeden,
daha iyi bir dünyanın derin ırmakları önünde
kentlileri söyleyin nasıl
nasıl kurtaralım?
07.12.17 beğen 9 cevap

Sezai

@siiradam

Metin, metin seni yazmak mecburi.
Şükrü Erbaş
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
4 beğeni · 0 yorum

Sezai

@siiradam

Metin Metin seni yazmak mecburi
Şükrü Erbaş
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
7 beğeni · 1 yorum
Velhasıl Kelam (@velhaslkelam)
güzelmiş
20.11.17 beğen 1 cevap
Sence kaç puan almalı?
10
1 oy
0
SAYFA EDİTÖRÜ