ara
Turgut Uyar

Turgut Uyar

Şair

Turgut Uyar Kimdir?

Ankara’da doğmuş, Türk edebiyatının yetiştirdiği en önemli şairlerdendir. Ağustos şairidir. Ağustos’ta doğmuş, yine bir ağustos ayında ölmüştür (4 Ağustos 1927 - 22 Ağustos 1985 ).

Turgut Uyar Hayatı

4 ağustos 1927’de altı çocuklu bir ailenin beşincisi olarak dünyaya gelmiştir.İlköğrenimini İstanbul’da tamamladıktan sonra, Konya Askeri Okulu, Işıklar Askeri Hava Lisesi ve Askeri Memurlar Okulu'nu bitirip Posof, Terme ve Ankara'da personel subayı olarak görev yapmıştır.

Sanat Yaşamı

Müzikle iç içe bir aileden geldiği için sanata hep yakınlık duymuştur. Şiire olan ilgisi ise çocukluk yıllarında başlamıştır. O yıllarda şiire nasıl başladığını şu şekilde kaleme alıyor;

“Daha ilkokulda vezin ve kafiyeden haberim olmadığı çağlarda manzumeler yazardım. Sonra ortaokul ve lise devresinde boyuna yazdım. Günde üç beş şiir, haftada on beş, günde bir roman yazıyordum. Ama ne şiirler ve romanlar. Liseyi bitireceğim yıl, Hayyam, Nedim, Yahya Kemal, Tevfik Fikret, Hamit ve Haşim kıskıvrak tutmuşlardı. Taklit ettiğimi bile bile onlara özenerek, bildiğim ve becerdiğim kadar terkipli filan gazeller mazeller yazardım. Hatta Makber'e Mezar adıyla bir nazire bile yazmıştım." (Dost Dergisi söyleşisi)

İlk şiiri Yad, Yedigün dergisinde (1947) yayınlandıktan sonra adını duyurmaya başlamıştır. Kaynak dergisinin bir şiir yarışmasında (1948) Arz-ı Hal şiiri ile ikincilik kazanınca da Nurullah Ataç'ın güvendiği şairler arasına girmiştir.

İlk dönem şiirlerinde daha çok kendi yaşantısı üzerinde durduğu görülür.Bu dönemde ölçüye ve uyağa önem vermiştir.Aynı zamanda yalnızlık,aşk,ayrılık ve ölüm gibi konuları sık işlediği için bu dönem şiirlerinde Garip akımının izleri görülmektedir.Sonraki dönem şiirlerinde imgeye oldukça yoğun olarak yer vermiş ve İkinci Yeni’nin başlıca şairlerinden birisi olmuştur.Son dönem şiirlerinde ise başlangıçtaki zengin dokunun giderek yalınlaştığı, daha karamsar olmaya başladığı görülmektedir.

Alkol tüketimi neticesinde siroz hastalığına yakalanan Turgut Uyar, ömrünün son dönemlerinde büyük sıkıntılar çekmiş, 22 Ağustos 1985 tarihinde son günlerini de geçirdiği evinde yaşama veda etmiştir.

Kendi kaleminden “Turgut Uyar”

"Ankara'da doğdum. ilk hatırladığım mekan, iki katlı, iki katı biraz karanlıkça küçük bir ev. Ve bu evde ilk zehirlenme... Babam harita binbaşısıydı. Çalışkan bir adamdı, çok iyi bir hattattı. Ankara'nın latin alfabesi ile ilk sokak levhalarını, geceler boyu çalışarak ilk o yazmıştı. Ölümünden on-on beş gün öncesine kadar çalıştı ve her akşam içti rakısını... Seksen yaşını aşmıştı öldüğünde... İstanbul'a göçtük... İlkokula orada başladım. 'Hırka-i Şerif İlkokulu' ya da '19. İlkmektep'... Müziğe ilk yakınlığım alaturkayla olmadı. Oysa babam ut, ölen büyük ablam keman, küçük ablam her türlü telli sazı çalardı. Müzikle ilk yakınlaşmam Necip Celal Antel'in tangolarıyla başlar.

Hüzünlü bir çocuktum. Nedense hep ağlamaya hazır... Dördüncü sınıftaydım. Henüz kare'ye murabba, paralelkenar'a mütevaziyüladla, yamuk'a sibinmünharif, çarpma'ya darp, bölme'ye taksim diyorduk. Bir yıl sonra, beşinci sınıfta değişti terimler. Artık nakıs, eksi; mustatil, dikdörtgen olmuştu. İlk aşkım, sarsıcı, hüzünlü, umarsız ilk aşkım o yıla rastlar. Bir mahalle arkadaşımın dayısının kızı. Onun da benden hoşlandığını sanmak istiyordum. Ne var ki, tek yabanlık pantolonumun tam cebinin üstünde kolay kolay saklanamayan bir yırtık vardı... Asker okullarında hiç mutlu olmadım. Genellikle yatılı okullarda mutlu olan çocuk yoktur sanıyorum. Başkalarının, hatta somut başkalarının da değil de, hiç kavrayamadığım bir otoritenin belirlediği ve çoğu zaman saçma bulduğumuz bir şeyler yaşamak... İlk şiirim 1947 yılında Yedigün dergisinde yayımlandı. Çok önemsemedim, heyecanlanmadım. O derginin şiir beğenisinin üst düzeyde olmadığı duygusu vardı içimde. Bir inat sorunuydu benimki. Sonraları, küçücük Kaynak dergisi ile inatlaşmaya başladım. Bir yıl sürdü, başardım... 1948 yılında kur'a usulü tayinle Pasof'a gittim. Yirmi bir yaşında, evli ve bir çocuklu olarak. Pasof'a varışımızın ertesi günü, ilk maaşımı, işe geç başladığım için alamadım ve ilk kez borçlandım. Bakkala gidip kuru fasulye almak istedim... Yoktu kuru fasulye veya benzeri yiyecekler. Böylesi kıyı köşe yörelerde, herkesin kışlık yiyeceğini yaz ortalarında edindiğini öğrendim... Galiba ilk'ler değil önemli olan. Koşullar. bir yaşta herkes dünyayı kendine göre görür, kendine göre yorumlar. Bu gördüğü, kurduğu, yorumladığı, genellikle doğrudur, yaratılışı doğrultusundadır... 'Her şeyden biraz kalır' diyor bir italyan atasözü. En inandığım doğrulardan biri. Söylemeden edemeyeceğim bir doğru da şu: Aşk söz konusu olduğunda, ikinci de, üçüncü de, sonuncu da ilk'tir." (Temmuz 1979)

Şiir

• Arz-ı Hal (1949)
• Türkiyem (1952-1963)
• Dünyanın En Güzel Arabistanı (1959)
• Tütünler Islak (1962)
• Her Pazartesi (1968)
• Divan (1970)
• Toplandılar (1974)
• Toplu Şiirler (1981, ilk dört kitaptaki şiirleri)
• Kayayı Delen İncir (1982)
• Dün Yok mu (1984)
• Büyük Saat (Son yazdıklarıyla birlikte bütün şiirleri 1984)

İnceleme

• Bir Şiirden (1984)

Ödülleri

• 1963 Yeditepe Şiir Armağanı; Tütünler Islak ile
• 1975 Türk Dil Kurumu Çeviri Ödülü; Lucretius'tan Evrenin Yapısı çevirisi ile
• 1981 Behçet Necatigil Şiir Ödülü; Kayayı Delen İncir ile
• 1984 Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü; Büyük Saat ile

Editörün Notu

“Herkese ulaşan sanat iyi sanat değildir.” yargımın istisnasıdır benim için Turgut Uyar. Herkes bilir, herkes sever; buna rağmen hem teknik olarak, hem estetik olarak çok güzeldir. Şiirlerindeki samimiyet çok kolay işler insanın içine, çoğu zaman anlarsınız ona bu mısraları yazdıran o hissi. Her kişiye özeldir onun şiiri. Okuyanı için özel olarak yazılmıştır, sadece onun anlayacağı gizler okunur satır aralarında. Ne zaman hayattan, insanlardan, düşüncelerden, şehirlerden kaçasınız gelir; hızır gibi yetişir size Turgut Uyar. Bir şiir tutuşturur elinize, tertemiz derin bir nefes gibi...

Günümüz şiirlerin samimiyetsiz maskelerinden arınmış, duru şairdir Turgut Uyar.

Her şiiri güzeldir, okuduğunuzda her birinden farklı bir tat alırsınız.

Ama şiirlerinde nirvanaya “Vaiz Sokağı Numara 70” ile ulaşmıştır bence.

Hilmi Yavuz’un sesinden dinleyebilirsiniz bu güzel şiiri;

https://www.youtube.com/w...h?v=TSDY5GCXyes

Alcyone

@alperckm

...
Çektim herifi vurdum
Aslında bir ben vardi sokakta bir de polis.Beni yeni olmuştum . Önce yoktum elbet.Bir de sokak lambası ile o bulut.Bir de vurdugum o adam vardı.Tam bir de ağustos gecesi...
...
Polis benim savunmamı yeter buldu belki.Ama ille tanık gerekiyordu.Oyle dedi polis, Tanık olmadan olmaz dedi
Doğruydu ya.Tanik olmadan kimse ne yaşar ne ölebilir,ne sarhoş olabilir,ne aşık olabilir,ne yankesici olabilir.Bakindim.Sokak lambasini gördüm gösterdim,bulutu gördüm gösterdim.Hem başka kimseciklere inanamazdim.Zaten kimse de yoktu.
O sokak lambasının dedikleri bir bir hatırımda. Işığı da.Gidip bir gün hatırını soracağım.

YKY -11.basim. sf 179
Büyük Saat - Bütün Şiirleri
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
1 beğen · 0 yorum

Alcyone

@alperckm

...
O zaman sen yoktun
Bütün kadınlar vardı o zaman
Bir, kadınların yanında iyi oluyordum
Başka hicbir yerde değil
Başka hiçbir şey sizamazdi padişah karanlığıma
Şimdi bir senin yanında iyi oluyorum
Başka hiçbir yerde değil
....

Suya varmak sf 164 bir kısmı
Büyük Saat - Bütün Şiirleri
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
2 beğen · 0 yorum

NLGNYC

@dunyasnilzehes

Göğe Bakma Durağı
Göğe Bakma Durağı
kitaba 6 verdi, inceleme ekledi.
0 beğen · 0 yorum

Batuhan Bel

@batuhanbel

Bir gün bir yerde şiiri gördüğümde
hayatı da birlikte
yalan söyleyemem
ya param yoksa diye düşünürüm
yani para satın alma gücü ürkerim
örneğin yaşlı ağaçlar yaşlı deniz
yaşlı çınar yaşlı ben yaşlı çevre
bir uyum ya da başkaldırma
sonunda kalkar gideriz...
Göğe Bakma Durağı
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
1 beğen · 0 yorum

Batuhan Bel

@batuhanbel

Ben şimdi diyorum ki
buna inanmak gerek
bir susam gibi boyuna sulamak umutsuzluğu
ve direnmek
hep direnmek devam etmek adına
diyorum ki acılığı eksilmesin ağzımızdan
boyuna tükürmek için boyuna
Göğe Bakma Durağı
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum

Batuhan Bel

@batuhanbel

Bazıları susmayı aldılar, kimileri "evet" demeyi, avunup yansılamayı, herkes bir türlü silâh. O da bir silâh edindi.
Göğe Bakma Durağı
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
2 beğen · 0 yorum

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

Rilke bir ağıtında der ki ; “çarparken parçalardı bizi, kendi yüreğimiz.”
Rilke bir ağıtında der ki ; “çarparken parçalardı bizi, kendi yüreğimiz.”
Mehtap ettiğinden bihaber
Kuşlarla, çiçeklerle, balıklarla beraber

İki tel kumral saç olsa avucumda şimdi
Ağlayıp ağlayıp avunsam..
Turgut Uyar
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
3 beğeni · 0 yorum

Yonca

@kitapokumakhuzurverir

Turgut Uyar - Göğe Bakma Durağı
İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
Şu aranıp duran korkak ellerimi tut
Bu evleri atla bu evleri de bunları da
Göğe bakalım

Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
İnecek var deriz otobüs durur ineriz
Bu karanlık böyle iyi aferin Tanrıya
Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
Herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam
Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım
Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
Beni bırak göğe bakalım

Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
Seni aldım bu sunturlu yere getirdim
Sayısız penceren vardı bir bir kapattım
Bana dönesin diye bir bir kapattım
Şimdi otobüs gelir biner gideriz
Dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
Bir ellerin bir ellerim yeter belleyelim yetsin
Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
Durma kendini hatırlat
Durma göğe bakalım
Turgut Uyar
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
4 beğeni · 0 yorum

Yonca

@kitapokumakhuzurverir

Turgut Uyar
Turgut Uyar
bir eski şarkı, bir eski bahar, bir bildik deniz
vakit nisan ortasında bir akşam…
Turgut Uyar
Turgut Uyar
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
5 beğeni · 0 yorum

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

 Ah yeniden başlamak hayata; çocukluğa ve aşka..!
" Ah yeniden başlamak hayata; çocukluğa ve aşka..! "
Hep böyle süreceği sanılır bu gül hikayesinin,

Hep böyle sürer gerçi amma bir gün sonu değişir.
Turgut Uyar
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
4 beğeni · 0 yorum

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

SESSİZ OKUMALAR
SESSİZ OKUMALAR
Mükemmel derecede mutsuz değil misin ey insan soyu..?

Sen de sevmez misin "ey" nidâlarıyla cümlelere başlayan insanları..?

Hem ayrıca "kimi sevsen kim seni sevse" sarmal enine boyuna yanıltıcı değil midir..?

Bir sevincin çarpıklığını dağ sanıyor olanlara selâm olsun..!

Hüzün sizlerle Kardeşlerim.
Turgut Uyar
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
3 beğeni · 0 yorum

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

NE DEĞİŞİR..?
NE DEĞİŞİR..?
Ben kan diye başlamak isterim oysa gülün derdi başkadır
Lale bahardan yanadır çiğdem güneşten konu değişir

Hepsine pekala amma bilirim gülün derdi uydurma
Kıpkırmızı en çok yakışırken kendine onu değişir

Lale mayıs ayıdır mora turuncuya filan boyanır
Pek güvenmem yabancıdır bakarsın yönü değişir

Çiğdem cefaya katlanır alışmıştır kendi yeşiline
Haklıdır bakımsızdır yağmurun durmadan günü değişir
Turgut Uyar
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
2 beğeni · 0 yorum
Göğe Bakma Durağı
2008
Turgut Uyar'ın seçme şiirlerinden oluşan bu kitabı elinizden bırakamayacaksınız.
Sence kaç puan almalı?
8.4
8 oy
0
SAYFA EDİTÖRÜ
Turgut Uyar sayfasının içeriği Bedrozan isimli üyenin katkılarıyla oluşturulmuştur.