ara
Ayşe Kulin

Ayşe Kulin

Şebnem Avsom

@sebnemawesome

2012 yılının en çok kazanan 4. yazarı olmuştur. Telif geliri 810 bin TL' dir.
Ayşe Kulin
ünlüye puan vermedi
0 beğen · 0 yorum

Gülcan

@gulcann

İstanbul doğumlu şuan da 74 yaşında olan yazar ve gazetecidir. Bir zamanlar köprü adlı kitabı televizyon da diziye uyarlanmıştı. En sevdiğim dizilerden biridir.aynı zamanda uzun yıllar sanat yönetmeni ve senarist olarak da görev yapmıştır. Ermeni tehciri hakkında söyledikleri yüzünden bir zamanlar gündeme oturmuştu. Sevdiğim bir yazardır.
Ayşe Kulin
ünlüye puan vermedi
0 beğen · 0 yorum

Minnet Koşma

@minnetkosma

Ayşe KULİN'nin Havva'nın Üç Kızı henüz eklenmemiş.
Ayşe Kulin
ünlüye puan vermedi
0 beğen · 0 yorum

Zekiye Alageyik Saydam

@saydamfahri

Türk köylüsünün, Türk olsun olmasın, konuklarına ve köylerini ziyaret eden insanlara gösterdikleri saygı ve sevgi dünyanın başka bir yerinde yoktu. Tanrı misafiri sözcüğü sadece Türklere aitti.
Kanadı Kırık Kuşlar
kitaba 7 verdi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum

Esranın Dünyası

@esranindunyasi

Aklımla ondan kaçarken, gönlümle ona sokulmak mı istiyordum?
Aşk mıydı bu?
Kördüğüm
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
2 beğen · 4 yorum
Semih Oktay (@semihoktay)
Aşk değildir!
04.10.18 beğen 1 cevap

aylin doğanç

@aylindogancaysan

Vakitsiz birer ölüm sanki geceler.
Bir bakımlık ay düşüyor herkesin payına
Ve hiç dönüp de soran olmuyor
Eklenen hangi düşler bir sonraki sabaha.
Gizli Anların Yolcusu
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum

aylin doğanç

@aylindogancaysan

O sendin onlar gözlerindi hiç yanılmadım yüzbinlerce yaşadım güzelliğini.
Gizli Anların Yolcusu
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum

aylin doğanç

@aylindogancaysan

Sen gidince ne mi kalır geriye bir tutam ay ışığı uzanıp aldığım gözpınarlarından.
Gizli Anların Yolcusu
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum

Şahin Sevim

@sahinsevim

Ben seni hiç unutmayacağım,
sen beni hiç hatırlamayacaksın...
Ayşe Kulin
Ayşe Kulin
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
7 beğeni · 0 yorum

naz

@naz586

Kimbilir belki bu kadar sevmezdik birbirimizi
uzaktan seyretmeseydik ruhunu birbirimizin
Kimbilir felek ayırmasaydı bizi birbirimizden
Belki bu kadar yakın olmazdık birbirimize ..

| Ayşe Kulin |
Ayşe Kulin
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
6 beğeni · 0 yorum

Gölge

@golge2010

Hayat Akan Bir Sudur...
Ayşe Kulin
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
14 beğeni · 1 yorum
kübra (@namtenahi)
Kitap resmi mi? Canlıya!
30.09.18 beğen cevap

Ergün Çil

@erguncil

MUTENA İNSAN TÜRKAN SAYLAN
MUTENA İNSAN TÜRKAN SAYLAN
Aşağıda paylaşacağım yazı Gökşin Ablamın bilgisayarında bulduğu bir mektup. (Kendisi benim tesadüfen internetten tanıştığım ve 10 yıldan fazla sadece sanal ortamda görüştüğüm ve çok değer verdiğim emekli bir öğretmendir.) Gökşin Ablam biliyorsunuzdur belki, çocukluk arkadaşı olan sayın hocamız Prof. Dr. Türkan Saylan'ın kendisine göndermiş olduğu ve sakladığı mektupları ortak arkadaşları Ayşe Kulin'e vererek Türkan romanının yazılmasını sağlamıştı. Romanda da adı Gökşin olarak geçer ama soyadı yazmaz. Okumayan varsa o kitabı hala, lütfen okusun.

Hocam…
Soğuk bir Aralık sabahı Çapa’daki odasının kapısından içeri giren,üniversiteyi bitireli birkaç yıl olmuş genç bir biyologdu.
Kapıyı iki kere çaldıktan sonra kafasını uzattı.
─Hocam müsait misiniz? Biyoloji Bölümü’nden Avni Bey gönderdi beni. Aramıştı sizi.
─Hatırladım, hatırladım. Melanoma (cilt kanseri) genetiği ile ilgili çalışıyormuşsun, gel, içeri gel.
Yüzünde son nefesini verirken bile eksilmeyen o tatlı gülümsemeyle genç adama “Kahve mi içersin, çay mı?” diye sordu.
─Zahmet olmasın hocam. Bir, iki sorum vardı. Onları sorup sizi çok yormadan gideyim ben.
─Zahmet filan olmaz. Ben de şimdi tomografiden çıktım. İki laflarız işte.
Genç adam duraksadı…
─Meme kanseri tedavisi görmüştüm. Geçti, bitti diyorduk. Bugün öğrendim ki karaciğerimde de küçük bir leke varmış.
“Küçük bir leke” dediği, memesinde başlayan kanserin vücuduna yayıldığının ilk haberiydi aslında.
Genç adam durumunun farkına varınca, endişe dolu bakışlarla, nazikçe,
-“Daha sonra rahatsız edeyim sizi isterseniz?" dedi.
Hoca güldü ve “Çevrende hiç kanser teşhisi konan oldu mu çocuk?” diye sordu.
-“Hayır hocam." dedi.
─Bak o zaman sana ilk dersi veriyorum: Bu kanser denen mikrop tek başına hiçbir gücü olmayan zavallıcıktır. Kanser tek başına kimseyi öldürmez; ölümcül olması bir yalnızlık, bir çaresizlik, bir umutsuzluk, bir üzüntü, bir stres arar. Ona bu fırsatı vermezsen, er ya da geç çeker gider. O yüzden sen şimdi hocanı bu zavallı mikropla yalnız bırakmayı çıkar aklından ve anlat bakalım,ne yapıyorsun, ne ediyorsun?”
Böyle tanışmıştık Hocam Türkan Saylan’la.
“Tanışmıştık” diyorum ama bazen tanımak için tanışmak yetmiyor. Bazı insanları tanımak için onları yaşamak, anlamak, attıkları her adımdan, ağızlarından çıkan her heceden bir şey öğrenmek gerekiyor. Hoca da öyle biriydi.
O gün kapısından çıkarken "Sakın ha literatürü açıp 'Hocanın ne kadar ömrü kaldı?’ diye bakma, literatür insan hikâyesi yazmaz, rakam yazar." demişti.
Aradan geçen yıllar içerisinde hocayı çok daha yakından tanıma fırsatım olmuştu.
Ne zaman başım sıkışsa telefona sarılıyordum.
Bir gün “Ben bilim adamı olmaktan vazgeçtim Hocam!" diye aradım.
Kızacağını sanıyordum, kızmadı. Sadece bir öğüt verdi ki hâlâ kulağıma küpedir: “İnsan olmaktan vazgeçme yeter.”
Hoca haklıydı. Her karar aslında bir vazgeçiştir. O yüzden vazgeçebilirdi insan birçok şeyden ama insan kalmakta ısrar etmeliydi.
Böyle bir Mayıs ayında kaybettik Türkan Hoca’yı. “Kanserden öldü." dediler.
Yalan!
Hocayı kanser öldürmedi.
Genç kızlar da okula gidebilsin diye hayatını ortaya koyan, bu ülkenin yetiştirdiği en aydınlık yüzlü kadındı Türkan Saylan. Onu ölüm döşeğinde “terörist” ilan edenler öldürdü.
Onu televizyonların canlı yayınlarında, gazete köşelerinde “muhabbet tellalı” ilan eden medya p*z*venkleri öldürdü.
Bakmayın siz şimdi kurdukları sahnede oynadıkları “masum” rollerine…
Türkan Saylan’a ölüm döşeğinde ‘darbeci’ diye operasyon yapılırken sessiz kalan, cenazesine katılmaya tenezzül etmedikleri gibi bir çiçek bile göndermeye korkanlar yüzünden öldü Hoca.
Tanıştığımız gün kapısından çıkarken “Bakma” dediği o literatüre Türkan Hocam öldüğü gün bakmıştım. Biliyor musunuz ne yazıyordu? “En fazla bir sene…”
Oysa Hoca o günden sonra tam 13 sene daha yaşadı.
Ve bıraksalar belki bir 13 sene daha yaşayacaktı…
Hatırlıyor musunuz ne söylemişti? ,
“Kanser kimseyi tek başına öldürmez…”
C. T. I.
Ayşe Kulin
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
4 beğeni · 0 yorum
Sence kaç puan almalı?
9.3
3 oy
0
SAYFA EDİTÖRÜ