ara

Kendi Halinde Biri

" Benim harika bir hikayem olmalı. "

Kendi Halinde Biri

@kendi-halinde-biri

Günaydııııııınnn :))
Günaydııııııınnn :))
Matematik sevmeyenler derneği :))
14 beğeni · 0 yorum

Kendi Halinde Biri

@kendi-halinde-biri

Günaydın
Günaydın
14 beğeni · 0 yorum

Kendi Halinde Biri

@kendi-halinde-biri

Uykusu kaçanlara
Uykusu kaçanlara
İyi geceler :))
15 beğeni · 0 yorum

Kendi Halinde Biri

@kendi-halinde-biri

FRANSIZ TOSTU
FRANSIZ TOSTU
Yüz kere izlediğim ‘Şeytan Marka Giyer’ filminde esas kızın aşçı erkek arkadaşı, gece gece seksi sevgilisine elcağızlarıyla Fransız tostu yapıyordu. Maharetli elleriyle tostu bir o yana bir bu yana çeviriyor, nar gibi kızartıyordu. Bir de kadehe kırmızı şarap koyarak kıza ikram ediyor, bizim kantinde çay eşliğinde yediğimiz tosta bambaşka bir anlam kazandırıyordu.

Üstelik ayrılık sahnesinde esas kız oğlana duygusala bağlayarak ‘gece yaptığın Fransız tostları olmadan ne yapacağım’ diyor titrek bir sesle. İyice iştahım kabarıyor. Merakım cezbediliyor. Hemen yapmaya karar veriyorum.Daha önce hiç tadmadığım bir şey ilk defa deneyeceğim. İnternetten tarifi alıyorum . Yapmak isteyen olursa diye şuraya koyayım:
• 6 Dilim tost ekmeği
• 1 çay bardağı süt
• 1 yemek kaşığı krema
• 3 dilim kaşar peyniri
• çok az tuz
• 2 yumurta

Başlıyorum yapmaya. Yumurtaları bir kaba kırıyorum. Malzemeler çok tanıdık. Kendi kendime ‘ bu bir şeye benziyor daha önce yaptığım ama ne’ diyorum. Sonra iki dilim arasına peynir koyup ekmeği yumurtaya buluyorum. ‘Allah Allah’ diyorum. ‘ben daha önce yaptım mı bunu? Yo ilk defa deniyorum.’ Bir gariplik, bir tanıdıklık var sanki. Sonra tavada altlı üstlü kızartıyorum ama kokusu o kadar bildik bir şey ki. Ay çıldırıcam. Hani bir şarkı diline dolanır da bir türlü çıkaramazsın, beynin kangren olur ya.

Oturdum masaya. Tabi yanında tavşan kanı ‘çay’. Bir ısırık bir ısırık daha bir ısırık ve kafamda ampulün yanmasıyla gözlerim fal taşı gibi açılıyor! Son ısırık ağzımda hala. Bu bayağı bizim bildiğimiz annelerimizin küçüklüğümüzden beri bayat ekmekleri değerlendirmek için yaptığı yumurtalı ekmek. Bazı yerlerde ekmek balığı da deniyor sanırım.

Biz bunu bayat ekmekle yapmaya alışmışız tabi. Tost ekmeğiyle yapıp adına da ‘Fransız tostu’ deyince isim farkı, şekil farkı, tost yerine tavada yapmak bir de filmde yanında şarap olunca algılayamadım ben tabi. Gözlerimi yabancı kavramlar bürümüş ama tadı kendini ele verdi işte. Daha fazla gizlenemedi benden. Bir daha da yapmadım zaten. Bizim ekmek ziyan olmasın çöpe gitmesin diye yaptığımız şey için yok özel ekmekler, süt, krema falan boşuna masraf. Tadı da neredeyse aynı. Bu da böyle aile bütçesine katkılı bir bölüm olsun…
3 beğeni · 1 yorum
Güneş Ay (@gunes-ay)
Ben Fransız tostundan ziyade Fransız öpücüğünü merak ediyorum.Cezayir asıllı olmayan saf kan bir Fransız bulup bir deneyim yaşamak isterim Zaza gibi bir getto olmamalı o kadın, gerçek bir Fransız olmalı Ornella Muti gibi:D
17.08.16 beğen cevap

Kendi Halinde Biri

@kendi-halinde-biri

Günaydın :))
Günaydın :))
:))
13 beğeni · 0 yorum

Kendi Halinde Biri

@kendi-halinde-biri

Tutunamayanlar
Tutunamayanlar
Tutunamayanlara gelsin..
İyi geceler :))
12 beğeni · 0 yorum

Kendi Halinde Biri

@kendi-halinde-biri

19. YY Teknolojisi: Pnömatik Mektuplar
19. YY Teknolojisi: Pnömatik Mektuplar
"Her halükarda sana sürpriz yapmayacağım. Ama gelirsem de perşembeye kalmam. Eğer gelirsem sana pnömatik* postayla mektup yollayacağım -senden başka kimseyi görmeyeceğim- buna eminim -ama salı gününden önce olmaz."

pnömatik : 19. yüzyılda büyük şehirlerde kullanılan, mektupların basınçlı hava ile borularla hızlı şekilde iletilmesini sağlayan sistem.

KAFKA - Milena'ya Mektuplar

Dönem kitaplarını okumayı işte bu yüzden seviyorum. O zamanların kullanılan araç gereç iletişim şekillerini hayat tarzını bize bildiriyor. Hani diyoruz ya telefonlar yokken insanlar ne yapıyordu. işte! Hızlı haber uçurmak gerektiğinde pnömatik mektup gönderiyorlarmış birbirlerine. O zamanların teknolojisi.
8 beğeni · 1 yorum
Nuri Kantare (@nuri-bahce)
Pnömatik de hiç fonetik değilmiş.
16.08.16 beğen 1 cevap

Kendi Halinde Biri

@kendi-halinde-biri

Denizin Dibi
Denizin Dibi
Bir süredir boşladığı pembe günlüğünü eline aldı ve yazmaktan kaçındığı acıtan gerçekleri beyaz, tüylü kalemiyle içinden akıtmaya başladı. Yazmaya koyulduğuna göre artık kabullenmişti. Ancak üstesinden gelecek olgunluğa eriştiğinde kağıda dökerdi. Yarasını, kendi içinde pansuman edip, iyileştirdikten sonra gitmesine izin verirdi. Lafı uzatmadan çabucak konuya girdi:

“ Tatlı su ve tuzlu suyun birbirine karışmadan aynı yolda ilerlemesi gibi. Duygu yoğunluğumuz o kadar farklı ki kucaklaşırken bile birbirimize karışamıyoruz. Biz tatlı ve tuzluyuz. Birbirimizin yanından, yöresinden akıp gidiyoruz.

İçimizde farklı canlılar yaşatıyoruz. Birbirini hiç tanımayan canlılar.

Tıpkı tatlı suda yaşayan bir canlının tuzlu suda hayatını devam ettirememesi gibi her birleşmede içimden bir parçayı öldürüyorsun. Evet, yerine yenileri doğuyor fakat gideni geri getirmiyor işte!
Rüzgar bir oradan esiyor bir buradan. Köpüren dalgalarımız birbirine olanca gücüyle çarpıyor. Sanki savaşıyoruz. Sahi ne zaman başladı bu savaş?”

Kafasını defterden kaldırıp uzaklara baktı. Yıkıntıların arasındaydı, elini nereye atsa kara bulaşıyordu. Savaştan öncesini hatırlamaya çalıştı. Güzel anıları hatırlayacak kadar zaman geçmemişti henüz.

Saat çok geç olmuştu, defterini kapattı.
6 beğeni · 0 yorum

Kendi Halinde Biri

@kendi-halinde-biri

soru:Sizce bir insan hangi sebeple bu kadar mutlu olabilir?
soru:Sizce bir insan hangi sebeple bu kadar mutlu olabilir?
Kendini yağmur altında, kollarını iki yana açmış, yüzünde aptal ve huzurlu bir gülümseme ile kendi etrafında dönerken buldu. Yağmur damlaları onu kutluyormuşçasına yüzünü, gözünü, ellerini, saçlarını öpüyor, sevincine ortak oluyordu.
Mutluluktan gökyüzünü kucaklamak istedi. Böyle hissetmeyeli uzun zaman olmuştu. İçini büyük bir şükran duygusu kapladı.
Gülümseyen bulutlar gözüne daha pofuduk görünüyordu, yağmura hasret toprak mis gibi kokarak bende buradayım diyordu. Rüzgar da tatlı bir ıslıkla ağaçları aheste aheste dans ettirerek katılmıştı bu kutlamaya. Tüm kainat sevincine ortak olmuştu. Sanki doğa onu onaylıyordu.
Şu an dünyanın en iyi insanıydı. Çünkü sevgi insanı iyi yapardı. Tüm kötülüklere gücünün yeteceğini, sevgiyle her şeyi ve herkesi iyi edebileceğine inanıyordu.
Çünkü sevgi onun ruhunu iyileştirmişti...
5 beğeni · 4 yorum
Erguvan (@erguvan)
Çünkü sevgi insanı iyi yapar
14.08.16 beğen 3 cevap
Nisf (@nisf)
Cevap: İnsan kendi içindekileri keşfedip kendince kötü ya da olumsuz olduğunu düşündüğü şeylerden arındıkça bu kadar mutlu olabilir. Hayatı anlayabilir ve gerçek anlamda yaşadığının hissine varabilir.
14.08.16 beğen 3 cevap
Tokmakan ♌️ (@tokmakan)
Eğer geçmişinde onu üzen kişi ve olayları affedip,yüreğinde kin ve nefret yerine sadece sevgiyi büyütürse mutlu olabilir.Affetmek affedeni özgür kılar ve sevgi insana her zaman güç verir.
14.08.16 beğen 3 cevap

Kendi Halinde Biri

@kendi-halinde-biri

Uyanamamak
Uyanamamak
Bayağı bildiğin hastalıkmış bu sabah kalkamamak.
7 beğeni · 0 yorum
/ 4