ara

Siyaset Kitapları

Yeni Çıkan Siyaset Kitapları

Piyasaya yeni çıkmış veya yeni basımı yapılmış yeni çıkan Siyaset kitapları

En İyi Siyaset Kitapları

En çok puan verilen, en iyi Siyaset kitapları
9.0
Hayvan Çiftliği, bir hayvan çiftliğinde yaşanan olaylar üzerinden 1940'lardaki reel sosyalizmi eleştiren politik bir romandır.
9.1
1949 yılında yazılan roman, 1984 yılına yönelik bir disutopya, totaliter rejimlere haklı bir şekilde eleştiri niteliğindedir. Ortaya koyduğu "big brother is watching you" sloganı günümüze kadar ilgisini kaybetmemiştir. Romanda dünya sadece 3 büyük devletten oluşur ve bu devletlerin de birbirleriyle sürekli savaş halinde olmasından kaynaklanan bir baskı ortamı vardır. George Orwell romanı yazdıktan 1 sene sonra hayatını kaybetmiştir.
8.4
Grigory Petrov'un farklı zamanlarda çıktığı Finlandiya seyahatlerindeki notlarından oluşan kitap, az sayıda aydın ve din adamlarından oluşan bir grubun köyleri gezip gönüş tokluğu ve özverili çalışmalarıyla insanlası nasıl motive ederek kalkınma hamlesi başlattıklarını anlatmaktadır.
8.1
İstanbul'un 2000 sene önceki tarihi ile bugünkü tarihini içiçe anlatmaya çalışan, bunu anlatırken de aslında "tarih değişse de ilkellik, hırs, ihtiras, çıkarcılığın" yani "insanın" değişmediği vurgulanıyor.
9.2
Abim Deniz, Hamdi Gezmiş'in abisi Deniz Gezmiş ile ilgili anılarından oluşuyor. Kitap, Deniz Gezmiş hakkında bugüne kadar bilinen yanlış bilgileri çürüterek, gerçekleri en yakınının gözünden okurlara yansıtıyor.
8.5
9.0
Çeşitli gazetelerdeki köşe yazılarından derleyerek oluşturduğu bir kitap.

Çok Satan Siyaset Kitapları

Okurlar tarafından en fazla raflarına eklenen, en çok satan Siyaset kitapları

Diğer Siyaset Kitapları

8.6
Yazarın yazdığı köşe yazılarından seçerek oluşturduğu kitaptır.
10.0
Türkiye ve Avrupa Birliği arasındaki mülteci meselesine yönelik uygulanan ortak politikalara dair bir sözlük çalışması.
0.0
Türkçülük, Türk tarihinin bilinen ya da bilinmeyen bütün devirlerinde varlığını sürdürmüş; fakat ve maalesef en fazla, Türklüğün zor zamanlarında adından söz edilmiş, sevdalıları artmış, göze batmış bir davadır. Nasıl ki hastalıktan şikâyeti olanlar hastanenin yolunu tutuyorsa, nasıl ki Cuma günleri camiler dolup taşıyorsa, nasıl ki insanlar kırsaldan şehre göçüyorsa, Türklüğün zor zamanlarında da Türkçülük daha fazla kişinin aklına geliyor, daha çok kimsenin fikir gündemini meşgul ediyor. Doğası ve mantığı itibariyle, Türklüğün meselelerine, Türklerin sorunlarına çözüm sunma aracı olan Türkçülük, bu doğal işlevini yerine getirmeye çalıştığı sırada, akla gelebilecek her türlü fikir cephesinden, istisnasız olarak bütün görüş cephelerinden engellerle, iftiralarla, isnatlarla, eleştirilerle karşılaşıyor. Birbirine düşman olan görüşler ve o görüşlerin sahipleri bile, mesele Türkçülük olduğunda, karşı cephede buluşuyor, ittifak ediyor. Kapitalistin ve komünistin, misyonerin ve tebliğcinin, sömürülenin ve sömürenin, hizipçinin ve hizipsizin, faşistin ve demokratın vs… aynı anda düşman olabildiği, karşısında birleştiği, aynı cümlelerle eleştirdiği –belki de- tek dava Türkçülük; belki de tek kitle Türklüktür! Türkçülük düşmanlığını, fikirlerinin temel prensibi haline getirmiş zümreler arasında bir derecelendirme yapmak imkânsız denecek kadar zordur; zira bu fikir sahipleri, Türkçülüğe saldırmak hususunda kendi aralarında da bir yarış halindedirler ve bu yarış, henüz bitmiş değildir. Türkçülüğe saldıranlar, onu yok etmek isteyenler, mesele Türkçülük olduğunda kendi aralarında ateşkes ilân etmekte, tam bir uyum içinde yarışmaktalar. Taktik ve teknikleri de bu uyum nedeniyle birbirlerine çok benzemekte, adeta birbirini taklit etmektedir. Türkçülüğe hücum etmeye çalışan her türlü görüş sahibinin, şirret niyetlerini perdeleyecek ve alet olarak istismar edilebilecek bir materyale ihtiyacı oluyor. Bazıları gelir dağılımının adaletsizliğini kullanarak soydaşlarımızın fakirliğini, bazıları halk masalı haline gelmiş rivayetleri kullanarak maneviyatını, bazıları dönemin ve dünyanın siyasî malzemelerini kullanarak hissiyatını hedef alıyor; fakat hangi cepheden olursa olsun; düşmanlarımızın tamamı da cehaletten yararlanıyor ve en önce de Türk’ü Türkçülüğe düşman etmek için çabalıyor. Bu küçük makalenin konusu, Türkçülük düşmanları arasında en fazla kara propaganda kullanan, yani Türklüğün maneviyatını hedef alan, daha özel bir ifadeyle, İslam’ı kirli siyasetine alet edenlere ve bu iftira kampanyasına alet olanlara cevap vermektir.
8.0
Sun Tzu'nun çok uzun yıllar önce yazmış olduğu bu stratejiler kitabı sadece alanlardaki savaşları değil hayatımızdaki savaşları da kazanmamıza yardımcı olacaktır.
8.1
İstanbul'un 2000 sene önceki tarihi ile bugünkü tarihini içiçe anlatmaya çalışan, bunu anlatırken de aslında "tarih değişse de ilkellik, hırs, ihtiras, çıkarcılığın" yani "insanın" değişmediği vurgulanıyor.
9.0
Hayvan Çiftliği, bir hayvan çiftliğinde yaşanan olaylar üzerinden 1940'lardaki reel sosyalizmi eleştiren politik bir romandır.
8.4
Grigory Petrov'un farklı zamanlarda çıktığı Finlandiya seyahatlerindeki notlarından oluşan kitap, az sayıda aydın ve din adamlarından oluşan bir grubun köyleri gezip gönüş tokluğu ve özverili çalışmalarıyla insanlası nasıl motive ederek kalkınma hamlesi başlattıklarını anlatmaktadır.
9.0
Çeşitli gazetelerdeki köşe yazılarından derleyerek oluşturduğu bir kitap.
9.2
Abim Deniz, Hamdi Gezmiş'in abisi Deniz Gezmiş ile ilgili anılarından oluşuyor. Kitap, Deniz Gezmiş hakkında bugüne kadar bilinen yanlış bilgileri çürüterek, gerçekleri en yakınının gözünden okurlara yansıtıyor.
9.1
1949 yılında yazılan roman, 1984 yılına yönelik bir disutopya, totaliter rejimlere haklı bir şekilde eleştiri niteliğindedir. Ortaya koyduğu "big brother is watching you" sloganı günümüze kadar ilgisini kaybetmemiştir. Romanda dünya sadece 3 büyük devletten oluşur ve bu devletlerin de birbirleriyle sürekli savaş halinde olmasından kaynaklanan bir baskı ortamı vardır. George Orwell romanı yazdıktan 1 sene sonra hayatını kaybetmiştir.
9.7
İbrahim Kaypakkaya'nın hayatını anlatıyor.