ara

Tasavvuf Kitapları

Yeni Çıkan Tasavvuf Kitapları

Piyasaya yeni çıkmış veya yeni basımı yapılmış yeni çıkan Tasavvuf kitapları

En İyi Tasavvuf Kitapları

En çok puan verilen, en iyi Tasavvuf kitapları
8.1
Mevlana ile Şems-i Tebrizi arasındaki ilişkiyi anlayabileceğiniz cinayetle bağdaştırılan bir roman.
7.6

Çok Satan Tasavvuf Kitapları

Okurlar tarafından en fazla raflarına eklenen, en çok satan Tasavvuf kitapları

Diğer Tasavvuf Kitapları

10.0
Tarih boyunca dünyanın farklı bölgelerinde, dinin resmî-yaygın yorumuyla örtüşmeyen ve genellikle bu yoruma muhalif tavır sergileyen, ayrıca dinin şeklî-kitabî kısmından ziyade irfanî kısmına önem veren bir anlayış var olmuştur. İslâm geleneğinde bu anlayış; bazen bireysel olarak bir dervişin yaşamında kendini göstermiş bazen de topluluk boyutuna ulaşarak Melâmîlik, Kalenderîlik, Haydarîlik, Babaîlik, Bedreddinîlik, Bektaşîlik, Kızılbaşlık (Alevîlik) gibi tarikat ve inançlarda vücut bulmuştur. Bu anlayışın temsilcileri olan büyük sûfîler çoğu kez meşreplerini “aşk dini” olarak adlandırmış, mezhep ve dinleri sorulduğunda “aşk” demişlerdir. Bu kitap; kadim zamanlardan beri süregelen, evrensel diyebileceğimiz ve sûfîlerin aşk dini olarak tarif ettiği irfanî anlayışın önemli bir izdüşümü olan, bâtınî-heterodoks yapıdaki Anadolu tasavvufu üzerinedir
0.0
Tapduk Emre XIII. Asırda Anadolu'nun kalbi olan başkentimiz Ankara'nın hemen yanıbaşında Nallıhan'ın "Emrem Sultan" köyünde yaşamış bir ahî babası, bir büyük ahlak, aşk ve gönül adamı, Allah dostu bir erendir. Onun bugüne kadar menâkıpnâmelerindeki bilgiler içinde gizlenip kalmış birkaç satırlık hayat hikâyesi bu eserdeki bilgilerle yeniden aralanmış, biraz daha gün yüzüne çıkarılmıştır. Tapduk Emre bizim tarihimizde yetişmiş olan önemli şahsiyetlerimizden birisidir. Önemlidir zira o, fikirleri yüzyılları aşan gönül dilimiz Yûnus Emre'nin mürşididir. Böyle bir aşk adamını yetiştiren kâmil insanı tanımak ve tanıtmak gelecek nesillerin onun aşk, ahlâk ve irfânıyla yetişmesini sağlamak bizim boynumuzun borcudur.
8.1
Mevlana ile Şems-i Tebrizi arasındaki ilişkiyi anlayabileceğiniz cinayetle bağdaştırılan bir roman.
0.0
Hac ve umre; bir m?barek sefer, g?n?llerin hasretiyle yand??? kutlu yolculuk? Hac ve umre; en hikmetli, ihti?aml? ve g?rkemli ibadetlerden biri? Mah?er provas?nda, d?nyan?n her yerinden insanlar?n ayn? anda hareket etti?i kullu?un temsiliyeti.. Hacca ve umreye gideceklerin haz?rl?k safhas?nda mutlaka okumas? gereken bu eser, hac ve umreyle ilgili her biri emsalsiz sohbetlerden, makalelerden olu?uyor. Prof. Dr. M. Es'ad Co?an Hocaefendi'nin hac ve umrenin b?t?n r?k?nleri usul ve ?d?b? hakk?ndaki konu?malar?n?; hat?ralar?yla hac esnas?ndaki sohbetlerini ve makalelerini i?eren 544 sayfal?k bu kapsaml? eser yeni ba?ucu kitab?n?z olacak. Bu k?ymetle eserde, hacca ve umreye gideceklerin haz?rl?k i?in istifade edece?i sorular ve cevaplar?n? da sohbet tad?nda okuyacaks?n?z. Bu eser merhum Prof. Dr. M. Es'ad Co?an Hocaefendi'nin hac ve umre ile ilgili konu?malar? ve bir k?sm? da bizzat kendilerinin hacda ve umredeyken hac?lara hitaben yapt??? konu?malardan derlenerek haz?rlanm??t?r.
0.0
Bu kitap, Merhum M. Es'ad Coşan Hocaefendi'nin 1992-1999 yılları arasında, muhtelif yerlerde, değişik vesilelerle yaptığı "konulu" konuşmalarından oluşmaktadır. Bu konuşmalar, müslüman dünyanın içinde bulunduğu perişan ve derbeder durumu, bu durumun yol açtığı dağınıklık ve sıkıntıları ele almaktadır. Gücü elinde bulunduran emperyal dünyanın haksızlıkları, ahlâksızlıkları, gaddarlıkları, zalimlikleri ve müslümanlar üzerindeki hesapları gözler önüne serilerek bunlar karşısında alınması gereken tedbir ve tavırları âyetler, hadisler ve tarihî olaylarla destekleyerek ortaya koymaktadır.
0.0
Bu kitap, Merhum M. Es'ad Coşan Hocaefendi'nin 1990-1997 yılları arasında, muhtelif yerlerde, değişik vesilelerle yaptığı "konulu" konuşmalarından oluşmaktadır. Bu konuşmalar ana hatlarıyla iyi ve güzel kulluğun yol ve yöntemini; âyetler, hadisler ve tarihî olaylarla destekleyerek ortaya koymaktadır. İbadet ve kulluğun bir veya birkaç alanda kendisini gösteren yoğunlaştırılmış ritüellerden oluşmadığı, maksadı Allah rızası olduğu takdirde hayatın bütün alanlarını kuşatacağı, bu durumun da bir tercih değil müslüman olarak hayatımızın gayesi olduğu işlenmektedir.