ara

Kabil

- Kaim

Kabil Konusu ve Özeti

Kabil
Yazar:
Çevirmen:
Yayınevi: Kırmızı Kedi Yayınevi
ISBN: 9789944756938
Sayfa: 152 sayfa
Basım Tarihi: 2010
Saramago'nun ölmeden önce yazdığı son romanı...José Saramago ölümünden önce yazdığı ve yayımlandığı ülkelerde büyük tartışmalara yol açan son romanında insanlığın kutsal kitaplardaki başlangıcına geri dönüyor. Adem ile Havva'nın oğlu, kardeş katili, "sürgün ve gezgin" Kabil'le çıkılan bu yolculuk, Eski Ahit'in loş ve tekinsiz diyarlarında, zaman ve mekân kavramlarını altüst ederek, süreğen bir şimdiki zaman içinde, edebiyatla felsefenin kesiştiği dar alanlarda dolaştırıyor okuru. Suç, ceza, adalet, nefret, ihtiras gibi insana özgü kavramlar ile savaşlar, katliamlar, cinayetler, boyun eğmeler ve isyanlar gibi insana özgü eylemler arasında gidip gelirken, İbrahim'den Nuh'a, Adem ile Havva'dan Eyüb'e, Lilith'e kadar bütün kadim şahsiyetler de beklenmedik anlarda ve yerlerde karşımıza çıkıp insanlık panoramasını tamamlıyorlar. Gerçeğin ironik, yalın ve dolaysız dilini kullanan Saramago bu son romanıyla bize tüm zamanların sorusunu miras bırakmış oluyor: İnsan türü evrendeki yerini ve varlığını hak etmiş midir?
Kabil kitabı Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar listesinde yer almaktadır.
Bu kitap için henüz resim eklenmedi.

Kabil - s41

Sahte habil, yaşlı adamın sözlerine bakılırsa, yazgısına rastlayacağı meydana doğru yönelirken, uyanık kimi okurların son derece makul bir gözlemini ele alabiliriz : Her daim tetikte duran bu okurlar, vuku bulduğunu belirttiğimiz diyaloğun ne tarihsel ne de kültürel olarak mümkün olmadığını, az topraklı - ve artık hiç toprağı olmayan- bir köylü ile hakkında kesinlikle bir şey bilmediğimiz bir yaşlının asla ne böyle düşünebileceğini ne de konuşabileceğini söyleyeceklerdir. Bu okurlar haklıdır; ama sorun, bunları ifade etmek için yeterli fikre ya da söz dağarına sahip olup olmamakta değil, dünyanın ilk çağlarındaki bir köylü ile bir ipe bağladığı iki keçisiyle bir yaşlının, yalnızca sınırlı bilgileri ve eveleyip geveleyen bir dille, neredeyse erişemeyecekleri önsezi ve sezgileri ifade edebileceklerini, basitçe insani empati ve entelektüel cömertlikle de olsa, kabul etme kapasitemizde yatmaktadır. Bu sözleri etmemiş oldukları da gayet aşikardır; ama kuşkular, kaygılar, şaşkınlıklar, akıl yürütmedeki ilerleme ve gerilemeler elbette vardır. O dönemin dil ve düşüncesinin bizce çözümsüz ve çifte gizemini kendi dilimize aktarmakla yetindik. Sonuç günümüzde tutarlıysa, o dönemde de kesinlikle tutarlıydı, çünkü sonuçta bizler yolcuyuz ve yol boyunca ilerliyoruz. Hepimiz, bilgili olduğumuz kadar cahiliz de.
Ahmet Erciyes tarafından eklenmiştir.
1133
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar
Herkesin mutlaka okuması gereken, kitaplığında bulunması gereken kitaplar listelenmektedir. Sen de mutlaka okunması gerektiği...
735
KİTAP
Okuduğum En Güzel Kitap
Okuduğumuz en güzel kitapları bu listede topluyoruz! Sen de en beğendiğin ve herkese tavsiye etmek istediğin kitapları listey...
158
KİTAP
Kütüphanenizde Yer Alması Gereken Hazine Değerindeki Edebiyat Kitapları
Herkesin okuması ve kitaplığında bulundurması gerektiğini düşündüğümüz hazine değerindeki en iyi edebiyat kitaplarını bu list...
2
KİTAP
En İyi Portekizli Yazarlar ve Kitapları
Jose Saramago, Fernando Pessoa, Jose Rodrigues Dos Santos ve daha fazlası... Portekiz edebiyatının dünyaca ünlü yazarlarının ...

Erica

@ericache

Kabil bir katil mi? Yoksa bir mağdur mu?
Merhaba, bu ay ki kitap incelememde başta iki konuya dikkatinizi çekmek istiyorum. Dikkatinizi çekmek istediğim ilk konu her zamanki gibi bu yazımda büyük şekilde “spoiler” içermektedir. Ne yazık ki hem kitabı inceleyip hem de spoiler vermeme gibi bir durumunu halen başaramadım. Ancak size şunu söyleyebilirim ki burada elde edeceğiniz spoiler sizi kitaptan soğutmaktan ziyade kitaba olan ilginizi arttıracaktır. Benden söylemesi.

İkinci konu ise bu kitap ve yazı ile ciddi anlamda hayat, din, tanrı kavramlarının sorgulandığını söylemem gerekiyor. Eğer ki bu konuların konuşulması veya tartışılmasında hassas iseniz tam şu anda bu yorumu kapatarak kendinize daha uygun bir sayfaya geçmenizi şiddetle öneriyorum.

Halen okumaya devam mı ediyorsunuz. Hadi o zaman başlayalım. 

Aslında kitap yorumuma geçmeden önce, işin biraz öncesini anlatarak başlamak istiyorum (merak etmeyin bir gaz ve toz bulutu idik kadar öncesi değil). Kabil kitabını okumadan haftalar önce hayat, evren ve her şey hakkında kafamda bazı sorular, çözümüne ulaşamadığım problemler vardı. Çokça sesli olarak dile getirmesem de çeşitli film ve kitaplarla bu sorulara yeni sorular eklenmekte idi. 

Bu açıdan “Exodus: Tanrılar ve Krallar” (http://www.beyazperde.com/filmler/film-208430/) benim için bir dönüm noktası oldu diyebilirim ki nedenini de ileri ki paragraflarda açıklayacağım.

Kabil kitabı, Jose Saramago’nun tarzı ve anlatımının klasik bir örneği ancak okunmasının Körlük kadar zor olmadığını söylemeliyim. Ayrıca benim gibi çok okuyan kişilerin kitap çevirilerinden ne kadar etkilendiğini kitabı benimseyip benimsemediğini anlatmama da gerek yok. Buradan kitabın çevirmeni Işık Ergüden’e teşekkür etmek de istiyorum, çünkü kitabı bana sevdiren Saramago tarzı kadar bu çeviri de olmuştur.

Çeviri neden önemli derseniz ben de size Saramago okumamışsınız diyeceğim. Çünkü Jose Saramago'nun zaten zor olan, noktalama işaretsiz ve paragrafsız yazım tarzına aslına sadık kalacak şekilde çok düzgün çeviri yapılmış. Eğer bu kitaba kötü bir çeviri eklense idi kitap ciddi anlamda görmezden gelinecek kitaplardan biri olabilirdi ki olmaması bizim/benim lehimize olmuş. 

Kitapta, Kabil’in kardeşi Habil’i öldürmesi ile Tanrı (efendi) tarafından lanetlenerek yaptığı yolculuğu anlatıyor. Bu seyahat zamanda ileri ve geri gerçekleştiği için (ki bu zaman atlamaları Kabil’in elinde olan bir şey değil) Kabil bu seyahati sırasında birçok olaya tanıklık ettiği kadar da müdahale ediyor. İbrahim’in oğlunun kurban edilmesi, Sodome ve Gomore’nin yok edilmesi, Babil Kulesi, Musa’nın dağa çıkması bu olaylardan bazıları. 

Kitapta “tanrı/efendi” anlatılırken bazı yerlerde küçük harf kullanılması Saramago’nun noktalama işaretsiz yazım stilinden mi yoksa başka bir metaforik olay örgüsünden mi kaynaklanıyor diye düşünüyorsunuz. Kitap bana göre, insana "inancın / inancının temelini" sorgulatıyor. İnancımızın temelinde güven mi yoksa korku mu olduğu kitabın her sayfasında karşımıza çıkıyor. Özellikle dinler tarihindeki önemli olayları anlatırken bu olayların ana karakterlerinin normal bir insan seviyesine (korkuları, sevinçleri, mutsuzlukları, endişeleri olan) indirgenmesi bu sorguyu kuvvetlendiren bir unsur olmuş. Şöyle ki inanç temelinin sorgusunu Saramago'nun şu alıntısı ile sizlere kanıtlamak istiyorum. “Eğer efendi kendisine inanan kişilere güvenmiyorsa, bu durumda bu kişiler neden Efendi’ye inanmalı, anlayamıyorum.”

Ayrıca Saramago, kitabın 2009’daki basın tanıtımına: “İncil’in Tanrısı güvenilir değil, kötü biri ve öç almaya kararlı. İncil’de acımasızlık, zina, her türlü şiddet ve kan dökme var. Bu inkâr edilemez” demesi de bu düşüncemi kuvvetlendiriyor. 

Kitabın çıkış konusu olan iki olay da ciddi anlamda düşündürücü, birincisi Adem ve Havva’nın cennetten kovulması. Neden yasak olan bir meyve cennet bahçesine kondu, yasak ise neden daha sıkı önlemler alınmadı, sorularını neden hiç sormuyoruz veya sormamıza müsaade mi edilmiyor?

İkinci konu ise Kabil’in aslında Habil’i nerede ise kışkırtma sonucu öldürmesi. Habil’in durumunun iyi olması, hediyelerinin kabul edilmesi, Kabil'in dışlanması buna karşın Habil’in alayları, küçümsemesi nerede ise kendi sonunu hazırlaması. Sonuçta öldüren kadar azmettiren de suçlu değil midir? Bu iki olay aslında bizim satranç tahtasında küçük piyonlar olduğumuzu ve birilerinin kazanması ve kaybetmesinde birer araçtan öte olmadığımızı düşündürmüyor mu?

Kitapta dikkat çeken bir diğer noktada aslında körü körüne inandığımız dini olayların görünmeyen yüzünün bize gösterilmesi. Dini kitaplarda yer alan tüm olayların nerede ise hepsinde suçlular cezalandırılırken masumların da acı çekmiş olması hiç konuşulmuyor nedense. Bu seferde insanın aklına acaba, 'Tanrı’nın şiddete ve acımasızlığa dayalı bir yönetim biçimi mi var?' sorusu geliyor doğal olarak.

Yukarıda sözünü ettiğim filmi seyredenler ne dediğimi anlayacaklardır. Aslında Musa’nın hikâyesini bilenler de aynı yargıya varırlar gibime geliyor. 3000 veya 5000 (sayıyı hatırlayamadım) Yahudi’nin Mısır’dan çıkması için, Mısır halkına Tanrı tarafından bir sürü musibet gönderiliyor. Yahudilerin gitmesine izin vermeyen Firavun ama acı çeken Mısır halkı. Kitapta da konu edilen Sodome ve Gomere’de de aynı durum söz konusu. Erkeklerin sapkın cinsel tercihleri yüzünden yok edilen bu şehirde masum kadın ve çocukların acı çekmesinin ve ölmesinin sebebi ne idi?

Kitabı okumuş bazı arkadaşlar ile yaptığımız teatilerde onların Saramago’nun "kadına" bakış açısını küçümseme olarak görmüş olmaları beni ciddi olarak şaşırtmıştır. Aslında Âdem’i ölmekten Havva’nın akıllıca kararı kurtardı. Cennetten atıldıktan sonra aç kalan Âdem ve Havva, Havva’nın Cennet bahçesi bekçisi ile konuşması yiyecek alması aslında kadınların zekâsının bir kanıtı. Ayrıca kitapta konu edilen Lilith varlığı bize (https://tr.wikipedia.org/wiki/Lilith) kadının aslında erkekten daha güçlü gösterildiğinin kanıtıdır. Gene de bu konuda okuyup görüş iletmek isteyen olursa seve seve maillerini bekliyorum.

Kitabın sonunda Kabil'in Nuh'un gemisinde artık ipleri kendi eline aldığını görüyoruz. Tanıklık ettiği tüm acı ve şiddet içerikli olaylar sonucunda Tanrı'nın oyununu bozuyor ve bana göre skoru Kabil 1 Tanrı 0 yapıyor.

Kitabı okurken ne kadar kurgu ne kadar gerçek bazen insan karıştırıyor. Bana göre Kabil ile ilgili söylenecek, yazılacak ve tartışılacak o kadar konu var ki şu an bile aklıma bir sürü fikirler ve kelimeler geliyor. Ancak bir yerde kesmek lazım diye düşünüyorum. Diğer okuyanlara da kendi düşünceleri için yer bırakmak lazım, değil mi?

Sözlerime son verirken size yani bu kitap incelemesini okuyanlara birkaç soru sormak istiyorum.

Dinsel açıdan inandığımız şeylere neden inanıyorsunuz? Bize dayatıldığı için mi, ailelerimiz inandığı için mi? Yoksa böyle geldi böyle gider diye mi inanıyoruz?

İnanmaya olan ihtiyacımız bizim zayıf noktamız mı? Bunu bilenler tarafından inanç ipi ile oynatılan kukla gösterisinin bir parçası mıyız?

Acımasız bir şiddet ile hükmeden bir tanrıya mı inanıyoruz?

Özgür irademiz var mı? Yok mu? Kader varsa özgür iradeden söz edilebilir mi?

Eğer özgür irade yoksa sonumuz biliniyorsa bilinen bir sonu neden yaşıyoruz?

Neden tüm kutsal kitaplar aynı coğrafyaya gelmiştir? 

O kadar çok soru ancak bir o kadar da az yanıt olması insanı gerçeklere ulaşma yolundan alıkoyuyor, ya da alımı konuluyoruz? 

Sizinle kitaptan çok sevdiğim iki alıntıyı paylaşmak istiyorum.

‘’Sevmek sahiplenmenin en güzel yoludur herhalde, sahiplenmek ise sevmenin en çirkin yolu.’’

 ".., ama yalanlar biraz karışık bir meseledir, biz peşin hükümlü olmayalım, zamanla gerçekler yalana, yalanlar gerçeğe dönüşebilir."

Not; Bu yazım tuzbiberdergisi.com Temmuz sayısında yayınlanmıştır.
Kabil
kitaba 10 verdi
6 beğen · 0 yorum

Hayata Gülümse

@hayatagulumse998

Merak Ölümcül Ceza (mı) dır?
Dinimiz der ki ; Gereksiz ve sorulmaması gereken soruları sormayın. Anlattığımız ve yazılı olanlara inanın gerisi günahmış mış mış.
Misal;
 Sırf öğrenmek niyetiyle Allah rızası için faydalı olan her suali sormak caizdir. (Hazret-i İbrahim’in kestiği koçun etini kim yedi?), (Falanca âlimin anasının adı nedir?), (Hazret-i Yunus’u yutan balık, erkek miydi?) gibi sualler soruluyor. İnsanın, bilmesi gerekmeyen şeyleri sorması mekruhtur.
Âlimler buyuruyor ki: Öğrenilmesi emredilmemiş olan şeyleri sormak caiz değildir. Mesela Hazret-i Lokman Peygamber midir? Cin, insanlara nasıl görünür ? gibi şeyler sormamalı, çünkü bunları öğrenmekle emrolunmadık. 

Madem öyle Allah u Teala aklı bize neden verdi? Bu soruların cevabı öğrenmemizi gerektirmeyecek kadar kötümü ? İnsanoğlu düşünen bir varlıktır. Bu soruları neden düşünmeyelim ? gibi gibi soruları sormaktan insan kendini alamıyor.

Yazar tüm kitap boyunca sorgulamalar yapıyor ve yaptırıyor. Hz. Adem ve Hz. Havva'nın çocukları ve akibetleri. Lilith ve Kabil ilişkisi ve bu ilişkiden doğan çocuğu. Hz. İbrahim'in oğlunun nasıl kurtulduğu, bir babanın oğlunun boğazını kesmek istemesinin nasıl bir açıklamasının olduğu, Sodom şehrinin erkeklerin ilişkilerini hem cinslerinden yana kullanıp, kadınlarla münasebette bulunmamaları üzerine Efendi'nin gazabına uğrayıp kadın, çoluk çocuk, erkek demeden şehri yok etmesi. (Erkekler böyle bir haltı yediyse masum olan kadın ve çocukların ölmesine Efendi (Tanrı) nasıl göz yumdu) Hz. Nuh, karısı ve çocuklarının akıbetleri (burada ki anlatım yok artık dedirtecek şekilde)

Efendinin aldığı kararlarda yaptığı şeyin yanlış olduğunu kabul etmesi ne derece doğru ? Ödlek olmaktansa deli olmak iyi midir ?
İtaat borcu diye bir şey var mıdır?

Şimdi yazacağım açıklama sizi ne kadar rahatsız edecek ?
Ama bildiğim bir şey var ki kesin olarak öğrendim. Tanrımız yerin ve göğün yaratıcısı tam bir zır deli. Çünkü ; Yalnız eylemlerin bilincinde olmayan bir zırdeli yüzbinlerce kişinin ölümünden doğrudan sorumlu olmayı ve sonra da hiçbir şey olmamış gibi davranmayı kabul eder.

Kabil'in oradan oraya şimdiki zamanı yaşamasından sonra kendi sürgünü için yaptığı açıklama ise yeni bir sorgulama sebebi; Eğer günün birinde kendi kişiliğimin sahibi olabilirsem iradem işin içine girmeden bir zamandan diğerine geçişe son verebilirsem normal
yaşam denen şeyi süreceğim. Başkaları gibi, herkes gibi değil.

Bu kitap başka konuları araştırmam için beni iyice meraklandırdı. Günah mı ?
Kabil
kitaba 9 verdi
3 beğen · 18 yorum
Hayata Gülümse (@hayatagulumse998)
LİLİTH VE ŞEYTAN ile ilgili paylaşımda yorumda bulunan arkadaşlar burada aradığımız konu ile ilgili açıklamalar bulunmaktadır. @oguzcankorkusuz , @fi , @jsk , @ruhadam , @gece-derin , @yakamoz . Bu kitabı okumanızı tavsiye ederim. :)
05.11.17 beğen 2 cevap
Sadık sadık (@yakamoz)
“Cin, insanlara nasıl görünür ? gibi şeyler sormamalı, çünkü bunları öğrenmekle emrolunmadık” emrolunmadık diyor ama onları tanımazsan bilmezsen bize neler yapabileceğini bilemezsin bu dünyada sadece görünen varlıklar yaşamıyor görünmeyen varlıklarda varlar. Saçmalamış...
05.11.17 beğen cevap
ruhadam (@ruhadam)
Bilgi için teşekkürler @hayatagulumse998

100 Soruda Tasavvuf Kitabında Abdülbaki Gölpınarlı şöyle der;

Kuran-ı Kerim'de "Öyle bir Tanrıdır ki sana kitabı indirdi. Onun bir kısmı, manası açık ayetlerdir ve bunlar, kitabın temelidir. Öbür kısmıysa çeşitli anlamlara benzerlik gösterir ayetlerdir. Yüreklerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onları yormak için anlamları açık olmayan, ayetlere uyarlar. Oysa ki onların yorumun Ancak Allah bilir. Bilgide şüpheleri olmayacak kadar kuvvetli olanlarsa derler ki: Biz inandık ona; hepsi de rabbimizdendir; bunu aklı tam olanlardan başkaları düşünmez" mealinde bir ayet vardır (III, 7). Anlamı açık olan ayetlere, hükümleri kesin anlamına "Muhkem", çeşitli anlamlara gelenlere "Müteşabih" denir.
06.11.17 beğen 1 cevap

Kemal DEMİRKOL

@kemal-demirkol

Sorgula !!!
Öncelikle, kitabın inanılmaz güzel bir akıcılığı var. Yormadan keyifle okunacak bir kitap. Aynı zamanda bir masal havasında olmuş bu kitap. Yazar konuyu anlatırken araya girip oldukça komik ve esprili üslubu okuru gülümsetiyor, bazen sorgulatan yorumlarda bulunuyor. Bu kullandığı teknik ise okura alışılmışın dışında bizimle sohbet ediyormuş havası katıyor. Bazen sesli gülebilirsiniz. Bir de zaten Saramago’nun paragraf ve noktalama işaretlerini hiç kullanmıyor sağ olsun. Kendine göre etkileyici ve şaşırtan bir stili var.
Konusuna gelince;
Öncelikle kitabı dini anlamda hassas olan kesim sakıncalı görebilir ama zaten bunu edebi anlamda görmeliyiz. Yoksa çok farklı noktalara gidecek bir kitap. Eğer dini konularda hassas olanlar varsa hiç okumaya yeltenmesin elinden fırlatıp atabilir güzelim kitabı :) . Ben bile bu bazen "Hadi canım ! Bu kadar da olmaz ! " dediğim yerler oldu tabi ama şükür inancım kuvvetli bu yönde. Gelelim içeriğine.
Kabil Efendiyi (Allah'ı) sorguluyor. Bu durum ise oldukça ironik. Çıkar odaklı savaşlar, din ve inanç temeline oturtularak meşrulaştırılıyor. Tek tanrılı dinler tarihinde Kardeş katili olan, Kabil 'in Adem ve Havva’dan itibaren zamanda ileri ve geri giderek, bize yansıyan büyük olayların içinde girip farklı bir bakış açısı sunuyor. Kabil zamanda yolculuk yapıyor. Eyüp'ten, İbrahim Peygamber'e, Sodom ve Gomora'ya gidiyor. Lilith'ten oğlu oluyor ( Burada parantez açmak istedim. Bu bölüm oldukça erotik bir biçimde anlatılmış çok hoşuma gitmedi. ) , Nuh tufanına gidiyor. Bu zaman içinde edebiyatla felsefenin kesiştiği dar alanlarda dolaştırıyor okuru. Kitap dinler tarihini hicivli bir şekilde eleştirmiş. Yaradılış mitlerine, destanlarına farklı bir açıdan bakan bir kitap olmuş. Kitabı okurken lütfen ön yargılarınızı ve inançlarınızı bir kenara koyup ta okuyun. Saramago'nun vermek istediği mesaj bize sorgulamayı öğretmek. Sorgulamayı körü körüne bağlanmamayı inanılmaz güzel göstermiş. Mizahi anlatımları hem güldürdü hem düşündürdü. Eğer kitaptan doğru mesajı alırsanız hiçbir şeyi kayıtsız şartsız kabul edilmeyeceğini anlayabilir ve soru/sorular sormaya başlayabilirsiniz.
Tabuları sorgulayan, size güzel birkaç saat geçirtecek dolu bir kitap okumak isterseniz şiddetle tavsiyemdir. Bazı konularda hak verdim bazısında vermedim. Kişisel görüşüm kitap ne okunmalı ne de okunmamalı derim ama sorgulamayı öğretmek için yazılmış bir şaheser.
Kabil
kitaba 8 verdi
3 beğen · 0 yorum

TC Ömür Durak

@tc-omur-durak

KABİL
KABİL/ CAIM
Jose Saramago
Çeviri: Işık Ergüden

Kırmızı Kedi Yayınevi
Tür: Roman

146 Sayfa

Nobel ödüllü Portekizli yazar Jose Saramago'nun ölmeden önce yazdığı son kitabı Kabil'i bitirdim.İlginç bir kitaptı.
Kabil bildiğimiz gibi dini kaynaklarda; yeryüzünün bilinen ilk cinayetini işleyen kişi olarak kabul edilmekte.Ama kitap Kabil'den önce Adem ve Havva'nın cennetten kovulma sürecinden başlıyor.Yazar Tanrı'dan Efendi olarak bahsediyor ve kitap boyunca da aynen devam ediyor..Adem ve Havva yasak meyveyi yiyip cennetten kovulduktan sonra dünyaya gönderiliyor,burada çocukları oluyor; tarımla uğraşan kardeş katili Kabil ve hayvancılıkla uğraşan, efendinin lütfuna layık olan sonra ömrü en kötü biçimde sona eren kardeş Habil.Kabil zaman içinde sürekli geçmiş ve gelecekte yolculuk ediyor.Bu sırada Lilith'le aşk yaşıyor, Sodom ve Gomorra'nın yok olmasına, Nuh tufanına tanık oluyor,İbrahim'in adak adadığı oğlunun boynunu kesmeden yetişip onu durduruyor, kısaca Kabil; Efendi'nin planlarını sürekli bozuyor,onu eleştirip sorguluyor..Sürekli bir çekişme halindeler.Bu tür hikayelere alışık olmadığımızdan okurken bana da oldukça garip geldi hikaye ve açıkcası bazı yerlerde tövbe estağfurullah demeden duramadım:)Ama tabiki okurken bunun edebi bir eser olduğunu unutmamak lazım,inancımızdan dolayı bunu unutmadan okumak en mantıklısı.

Dikkatimi çeken bir diğer nokta da yazar, özel isimleri büyük harfle yazmıyor, aynı zamanda yazarın imla kılavuzunda nokta, virgül, soru işareti, kesme işareti ve noktalı virgülden başka noktalama işaretleri yer almıyor.Sanırım yazar bunu yaparken bahsettiği dönemin aslına uygun olmasını istemiş.
İlginç bir kitaptı herşeye rağmen okunmasını tavsiye ederim.
Kabil
kitaba 8 verdi
2 beğen · 1 yorum
Meursault Samsa (@meursaultsamsa)
Saramago' nun tum kitapları öyle. Konuşma çizgisi kullanmıyor, cok az paragraf kullanıyor falan.
14.11.16 beğen cevap

Tubb

@ttt

Ünlü yazar Jose Saramago'nun tabuları yıkan kitaplarından birisi de Kabil... Her ne kadar, ateist olan Jose Saramago'nun, bu kitaptaki çoğu görüşlerine katılmasam da, benim ufkumu açan kitaplardan biri oldu diyebilirim.

Ateizmin görüşlerine katılmıyor oluşum, böyle bir kitabı okuyup değerlendirmeyeceğim anlamına gelmiyor elbette. Sakın siz de, öyle keskin ayrımlar yapmayın ve böyle kitapları da okuyun derim.

Kitap, insanlık tarihinin Adem ile Havva'dan oluşumundan itibaren Habil ve Kabil olayını da anlatarak -tabii ateist sorularını öne sürerek- birçok tarihi figürü de ele alarak ilerlemiş. Tabii kitabın adından da anlaşılacağı üzere Kabil, kitabın baş karakteri.

Öncelikle, kitabın inanılmaz güzel bir akıcılığı var. Başladığınızda, bayağı bir elinizden bırakasınız gelmiyor. Saramago'nun esprili üslubu yer yer güldürüyor, yer yer düşündürüyor ve sorgulatıyor. Bir müslüman olarak, kitabın bazı yerlerinde durup düşündüğüm oldu, ama tasavvuf ve dinle alakalı sağlam kitaplar okuduğumdan dolayı cevaplarımı bulmak zor olmadı benim için.

Bunların dışında, tabuları sorgulayan, size güzel birkaç saat geçirtecek dolu bir kitap okumak isterseniz şiddetle tavsiyemdir. Kitabın baskısını ve imlasını, Saramago'nun kendine has kalemini bozmadan yayınlamayı seçen Kırmızı Kedi yayınevine ise buradan teşekkürlerimi sunuyorum.
Kabil
kitaba 10 verdi
3 beğen · 2 yorum
Semih Oktay (@semih-oktay)
"Kırmızı Kedi yayınevine ise buradan teşekkürlerimi sunuyorum." diye belirtmişsin;bunun için teşekkür ediyorum. Türkçemize çevireni kimdi peki?
03.05.15 beğen cevap
Tubb (@ttt)
Rica ederim. Çevirmen : Işık Ergüden
04.05.15 beğen cevap

Mehmet Ali Nalbant

@mehmet-ali-nalbant

İnsanların tarihi tanrıyla anlaşmazlıkların tarihidir, o bizi anlamaz biz de onu anlamayız.
Kabil
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
6 beğen · 0 yorum

Beyhude

@mamafih

Her zaman olduğu gibi, baş kurbanlar kadınlardır. Her koşulda, masumlar zaten günahlarının bedelini ödemeye alışkındır.
Kabil
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
6 beğen · 0 yorum

Beyhude

@mamafih

Her şey gibi kelimelerin de kendi neden, nasıl, niçinleri vardır. Gösterişli olan kimileri tumturaklı bir havada bize seslenirler, sanki büyük işler için yaratılmış gibi kasılırlar, ama sonunda hafif bir yel bile olmadıkları, bir değirmen kanadını bile döndüremedikleri ortaya çıkar; sıradan, alışıldık, her günkü kelimeler olan diğerleri ise kimsenin öngöremeyeceği sonuçlara yol açar, bu iş için doğmamışlardır ama yine de dünyayı alt üst ederler. (sf.46)
Kabil
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
5 beğen · 0 yorum

Beyhude

@mamafih

Biz bir konu değiliz, biz nasıl yaşayacağını bilmeyen iki kişiyiz.
Kabil
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
5 beğen · 0 yorum

ayse gülce

@aysegulce

Genellikle söylenenin tersine,gelecek önceden yazılıdır, ama biz bütün bunların yazılı olduğu sayfayı okumayı bilmiyoruz, dedi Kabil, bu devrimci fikri kendi kendine nereden bulduğunu düşünerek.. syf :74
Kabil
kitaba 7 verdi, inceleme ekledi.
4 beğen · 0 yorum

Benzer Kitaplar

8.3/10
93 oy
Sence kaç puan almalı?
0