ara

Bilmemek

- L'ignorance

Bilmemek Konusu ve Özeti

Bilmemek
Yazar:
Çevirmen:
Yayınevi: Can Yayınları
ISBN: 9789750701221
Sayfa: 133 sayfa
Basım Tarihi: 2012
1968. Prag'da Sovyet tankları. Prag Baharı'nın sonu gelmiştir. Yurdundan ayrılan pek çok göçmenden biri de Irena'dır. Kocasıyla birlikte Paris'e yerleşen Irena, onun ölümüyle yalnız kalır. Kendine yurt edindiği bu yerde duygularını, özlemlerini anlayacak, 'bilecek' kimse yoktur. Yıllar sonra, soğuk savaşın bitimiyle birlikte, eski yurdunu sık sık ziyaret etmeye başlar. Bu yolculuklarından birinde havaalanında yine eski bir göçmen olan Josef'le karşılaşır. Josef, onun bir türlü kopamadığı, ama yabancılaştığı geçmişinden bir sayfadır. Bütünüyle farklı nedenlerle çıktıkları Prag yolculuğu, Irena ile Josef'in yurtsuzluklarına, özlemlerine yeni halkalar ekleyecektir. Bilmemek, hatırlama üzerine, yalnızlık, yabancılaşma, yurtsuzluk, bellek ve unutuş üzerine bir roman. Yoğunluk, derinlik, duyarlık ve yorum açısından Milan Kundera'nın en önemli yapıtlarından olduğu kesin. İnsanlığın en güncel sorunlarından biri haline gelen 'göçmen olma' durumunu psikolojik ve siyasal kalıplar içinde tutkuyla inceleyen Milan Kundera, romanına kendi kişisel tarihini de ilk kez bu kadar açıkça katmış. 20'nci yüzyıla damgasını vuran yazarlardan olan Milan Kundera'nın bu son romanı, yaşadığı ve yazdığı ülke olan Fransa'dan önce Türkiye'de ve Türkçe yayınlanıyor.

SILA

@bilkenter

Sıla Özlemi
Kitaba başladığımda, "Kırmızı Saçlı Kadın" isimli kitabın esintilerini hissettim kitapta. Nitekim Orhan Pamuk da bir olay örgüsünü Yunan mitolojisi üzerinden işlemişti. Neyse ki Milan Kundera Pamuk gibi tekrara düşmüyor, mitolojik göndermeler yapıp anlatımı susleyecegim diye.

Karşılaştırma faslından sonra, kitabın kendisine gelecek olursak realist bir eserle karşılaşıyoruz; göndermeler ve tarihi montajlarla dolu bir eser. Çevirmenin başarısını da takdir etmeden geçemeyeceğim. Günümüz dünyasının meselelerini ele aldığı, mülteci sorununa değindiği, mülteci adı verilen göçmenlerin psikolojik buhranlarinin fevkalade bir şekilde cozumlemesi açısından toplumcu gercekci bir yazar gibi çıkıyor Milan Kundera, karşımıza.

Kitabın sonundaki tesadüf veyahut tevafuk , okuyucuyu cok da şaşırtmıyor. Benim beklediğim bir rastlantiydi açıkçası. Realist oluşunu, olağanüstü olmasindansa daha sıradan bir rastlantiyla daha da keskinlestiriyor aslında yazar.

Aşk teması kitapta deginilmesi gereken en önemli temalardan, benim fikrimce. Anavatanlarini kaybeden insanların benliklerini de kaybetmiş gibi hissetmeleri karakterleri aşk hayatlarında da girdaba sokuyor. Askta da kaybolmuş gibi karakterler...

Adımın sıkça tekrar edilişi, anavatana duyulan özlem, yazarın deyimiyle "nostalji" havasıyla yansitilisi beni kitaba en çok bağlayan unsurlardı.

Okuyun derim, kısa sürede dünya tarihi insanlık tarihi adına minik dipnotlar edinebileceginiz bir eser...
Bilmemek
kitaba 9 verdi
3 beğen · 0 yorum

@

Mülteci !
Hepimiz bir an için bulunduğumuz andan farklı, uçsuz bucaksız yerlerde olduğumuzu hayal etmişizdir. Bunun birçok sebebi vardır illaki. Fakat en temel sebebi o an için yaşadığımız çevrede mutlu ve huzurlu olmayışımızdır. Böylelikle kısa süreli hayal ile andan koparak fizyolojik ve psikolojik olarak rahatlarız. Bu duruma savunma mekanizması da diyebiliriz. Bazen huzursuzluk daha ağır basar, ülke geneli huzursuzluk ve güvenlik koşulunun sağlanamaması yurdu terk etmeye zorlar. Kısacası geleceğim konu günümüzünde esaslı sorunu mülteci olmak ! Hele kopuk ilişkilerden oluşma aile faktörü varsa ülkeyi ilk terk edenler arasında onlar olur.
Kitabın iki baş karakteri de bu sınıflamaya giriyor. Esas sebebi 1968 yılında Çekoslovakya'yı işgal eden Sovyet Rusya'dan kaçmak olarak gösterilse de Milan Kundera araya girerek karakterleri derinlemesine inceler ve gerçeği gözler önüne serer.
Ruhu esir olmuş insanların tek çıkış yolu mülteci olmak. Bu da geçmişi bilmemekten geçer. Yine bir savunma mekanizması olan Bastırmak.

Zülfü Livaneli'nin Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm'ünü hatırlattı bana. Okumanızı tavsiye ederim.
Bilmemek
kitaba puan vermedi
2 beğen · 0 yorum

hk

@haticeee

bilmemek
Ülkelerinden göç etmek zorunda kalan iki insanın hikayesini anlatıyor.Tekrar geriye döndüklerinde artık ülkeleri eskisi gibi değildir.Belki de onlar için hiçbir yer artık evimiz diyebileceği yer değildir.İnsanların kendi kimliklerinden uzaklaştıktan sonra yaşadıklarını etkili bir şekilde yansıtıyor.
Kitapta ana konunun yanında değişik düşüncelerle ilgili bilgiler de veriyor.Göç ettikten sonra boşluğa düşen insanların yaşamlarını merak ediyorsanız okumanızı tavsiye ederim.
Bilmemek
kitaba 7 verdi
4 beğen · 0 yorum

Özge Uzun

@ozgeuzun98

Şaşırtıcı bir sonu olan kitaplardandı. Yazarın kendine has tarzı insanın kitaptan ayrı bir edebi haz almasını sağlıyor. Ancak birinci kişi ağzından yazılsa daha az karışık ve daha sürükleyici olacağını düşünüyorum. Tabi birinci kişi ağzından yazılmadığı için çok daha fazla şey öğrendim.
Bilmemek
kitaba 10 verdi
1 beğen · 0 yorum

pınar çelik

@pinarcelik

"Geride bıraktığımız hayatın,karanlıktan çıkıp gelmek,bizden şikayet etmek,bizi yargılamak gibi kötü huyu var."
Bilmemek
kitaba puan vermedi
4 beğen · 0 yorum

Bilmemek - S41

Dönmeden önce kendini bildik yerlerle, geçmiş hayatıyla yüz yüze tahayyül etmiş ve sormuştu: Duygulanacak mıydı? Soğuk mu, sevinçli mi, üzgün mü olacaktı? Hiçbiri değil.Yokluğu sırasında görünmez bir süpürge gençliğinin manzaralarının üzerinden geçmiş ve ona tanıdık gelen her şeyi silip yok etmişti; beklediği yüzleşme gerçekleşmedi.
little holy tarafından eklenmiştir.

Merve 🗡

@mtrv

Ardımızda bıraktığımız zaman daha geniştir, bizi geri dönmeye çağıran ses daha karşı konulmazdır. Bu deyişte keskin bir hava var, ama yanlış. İnsan yaşlanır, sonu yaklaşır, her an gitgide kıymetlenir ve anılarla kaybedecek zaman yoktur.
Bilmemek
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
8 beğen · 0 yorum

Merve 🗡

@mtrv

Belleğinin kendisinden nefret ettiğini, onu sadece kötülediğini çok iyi biliyordu; bu yüzden ona inanmamaya ve kendi hayatına karşı daha hoşgörülü olmaya zorlamıştı kendini. Boşuna çaba: Geriye bakmaktan hiç hazzetmiyordu ve bunu mümkün olduğu kadar az yapıyordu.
Bilmemek
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
7 beğen · 0 yorum

Selçuk Çelebi

@kitapci

Ama insanlar birbirlerini sık sık görünce tanıdıklarını sanıyorlar.
Bilmemek
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
4 beğen · 0 yorum

RT.D.

@312

Dönüş Yunanca'da nostos demek. Algos, keder anlamına geliyor. Yani nostalji doyurulmamış dönüş arzusundan kaynaklanan bir keder.
Bilmemek
kitaba 7 verdi, inceleme eklemedi.
3 beğen · 0 yorum

FEBİHÂ

@kadim-cumlei-vecize

Güzel olduğunu biliyor, ezelden beri biliyor ve bu onun tek mutluluğu....
Bilmemek
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
3 beğen · 0 yorum