ara

Deli Kurt

Deli Kurt Konusu ve Özeti

Deli Kurt
Yayınevi: Ötüken Neşriyat
ISBN: 9789754378016
Sayfa: 246 sayfa
Basım Tarihi: 2012
Deli Kurt, Osmanlı tarihinde Yıldırım Bayazıd'dan sonra "Şehzadeler Kavgası" diye anılan devrin tarihî bir romanıdır. Bir bakıma göre de Bozkurtlar'da başlayan Orta Asya'daki hayat kavgasının yeni vatan Anadolu'da devamıdır.

Şehzadeler arasında süren ve tafsilâtı henüz yeterince aydınlanmamış bulunan çarpışmada Yıldırım'ın oğulları hayat ve taht mücadelesinin hem kahramanca, hem şairane, hem de sefîhane bir örneğini vermişler ve birbiri ardınca hayata veda ederek meydanı içlerinden birisine bırakmışlardır. Bunlar arasında en talihsizi ve hayatı en az bilineni İsa Çelebi'dir. Deli Kurt, İsa Çelebi'nin meçhul bir oğlunun dramıdır. Bu dram daha sonraki asırlarda daha büyük bir şiddetle sürüp gidecek ve yüzlerce şehzadenin hayatına mal olacaktır.

Romanda görülen parlak bakışlı, gözlerine bakılamayan kız, hayalî bir tip değildir. Zamanımızda Muğla köylerinden birinde böyle bir kız yaşamıştır ve belki de hâlâ yaşamaktadır. Roman yazarı, bu parlak ve büyülü bakışları beş yüz yıl öncesine götürmekle esere çeşni vermekten başka bir şey yapmamıştır.
Deli Kurt kitabı Seri Kitaplar listesinde yer almaktadır.

Deli Kurt - s41

-Murad sana emanet...
İsa Beğ tekrarladı:
-Murad sana emanet...
Eduşka tarafından eklenmiştir.
505
KİTAP
Seri Kitaplar
Birden fazla kitaptan oluşan ve uzun sürmeleri nedeniyle okurken adeta hayatımızın bir parçası olan seri kitaplar listelenmiş...
1131
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar
Herkesin mutlaka okuması gereken, kitaplığında bulunması gereken kitaplar listelenmektedir. Sen de mutlaka okunması gerektiği...
294
KİTAP
Filmi Çekilmesi Gereken Kitaplar
Bu kitapların acilen filmi çekilmeli! Kurgusuna bayıldığımız ve sinemada da görmek istediğimiz, senaryolaştırılması mümkün ol...
381
KİTAP
Bir Nefeste Okunan Kitaplar
Elinden düşüremeyeceğin, bir solukta okuyacağın en sürükleyici kitapları bu listede bulabilirsin. Sen de en sürükleyici buldu...
105
KİTAP
En iyi Türk / Türkiyeli Yazarlar ve Kitapları
Türk edebiyatının herkes tarafından bilinmesi gereken en önemli yazarlarının en iyi kitaplarını bu listede paylaşalım. Lütfen...

R.T

@ravza

Hüseyin Nihal Atsız'ın kitapları içinde çok sevdiğim bir romanıdır. Toplam 262 sayfadan oluşan, sonlara doğru okuyucuyu iyice saran bitmesini istemediğim bir romandır Deli Kurt.
••• Kitaplara sonradan hatırlamak üzere inceleme yazdığımdan bu kısım ipucu (spoiler, tatkaçıran, sürprizbozan) içerebilir. Kitapla ilgili daha genel bilgiler edinmek isteyenler bundan sonraki kısmı okuyabilir.
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Deli Kurt, Osmanlı dönemindeki Fetret Devrini konu alır. O dönemde taht adaylarından biri olan İsa Çelebi, Yıldırım Bayezid'in oğludur. İsa Bey zamanla gücünü kaybetmeye başlayınca, hamile olan evdeşi Balâ Hatun'u en yakın ve güvendiği adamlarından olan Çakır'a emanet eder. Çakır'dan onu saklamasını ister. Eğer oğlu olursa da oğlunu bulup öldürmesinler diye gerçek kimliğini saklamasını ister. Çakır da çok sevdiği beyinin dediklerini yapar. Balâ Hatun'u süt anası Satı kadına emanet eder. Gizlice onun olduğu köye götürür. Satı kadın çeşitli savaşlarda büyük oğlu ve eşini kaybetmiştir. Şimdi iki yaşındaki küçük oğlu Enver'le yapayalnız yaşamaktadır. Balâ Hatun'u Satı kadına emanet ettikten sonra Çakır oradan ayrılır. Yıllar sonra Satı kadının yanına varınca Balâ Hatun'un, İsa Bey'in ölümünden kısa bir süre sonra hayata veda ettiğini öğrenir. İsa Bey'in oğluna dedesinin ismi olan Murad ismi verilmiştir. Ancak köyde ona at kullanışı ve coşkulu davranışları nedeniyle Deli Kurt denmektedir. Satı kadın Murad'ı kendi oğlundan ayırmadan yetiştirmiştir. Çakır köye geldiğinde, Enver'le Murad'ı çok beğenir. Onların okuması, bir sipahi gibi yetişmeleri için uğraş verir. Çünkü kendisi bir sipahi olduğu için tımarına birkaç yıl içinde iki kişi alması gerekmektedir. Kendisi de bu görevler için Enver ve Murat'ı layık görmektedir. Haklıdır da Murat ve Enver yaşıtlarına göre gayet iyi yetişmişlerdir. Murat 16'larında Osmanlı ordusuna girer ve bir süre sonra da sipahi olur. Çakır'ın yanından da ayrılmaz, sürekli beraberdirler ve Çakır ona sürekli akıl verir. Melek adında bir kızla da evlenmiştir Murad ve dört kız evladı olur. Yıllar sonra Murad yirmi dokuzundayken Çakır, Murad ve Evren Satı kadını görmeye giderler. Satı kadın oğullarını görünce pek sevinir ve onlara en sevdikleri yemekleri hazırlayıp Gökçen Pınarı'na giderler. Burada Gökçen Pınarı'na adını veren daha önce de efsane olarak duyduğu Gökçen kızla karşılaşırlar. Ancak bu kızın gözlerine bakılmaması gerekir. Çünkü o Türkmen köyündeki yaygın inanışa göre, Gökçen kızın gözleri zehirlidir, bakanı öldürür; öldürmese bile ölmüşten betere çevirir. Bunu bilmeyen Deli Kurt, Gökçen'in gözlerine bakmış ve gözleri kamaşmıştır. Ancak kimseye bunu diyememektedir. Bir süre sonra ona sevdalandığını anlar. Günlerden bir gün çeşitli olaylar neticesinde Gökçen kızın annesini bulur. Gökçen kızın annesi Gökçen'in de onu sevdiğini ancak sonlarını göremediğini söyler. Deli Kurt, seferlerden fırsat buldukça Yassı Tepe'ye Gökçen kızı görmeye gider. Zamanla Macarlarla yapılan bir savaşta esir düşer. Gökçen çok güzel bir şekilde kaval çaldığından Murad da kaval çalmayı öğrenmiştir. Esirlik yıllarınını kaval çalarak geçirir. Üç yıl esirlik hayatı yaşadıktan sonra bir gün oradan kaçmayı başarır. Herkes ondan ümidi kesmişken geri döner. Daha sonra Evren'i ve Çakır'ı da bir savaşta kaybeder. Günlerden bir gün Çakır'ın torbası kendisine verilince içinde kalan mektuplardan birini okur. İsa Çelebi'nin Çakır'a yazmış olduğu mektupta; eğer oğlu olursa onu yaşatmayacaklarını, bu nedenle onu kendisine emanet ettiğini yazmaktadır. Murad buna akıl sır erdirememektedir. Çünkü kendisine babasının adı Osman, annesinin adı ise Ayşe olarak söylenmiştir. Bu mektupları okuduktan birkaç saat sonra Deli Kurt'un bir oğlu olur. Ancak oğlunun doğumundan hemen önce Satı kadının kendisine yanlışlıkla verdiği bir kutuda babası İsa Bey'in, annesi Balâ Hatun'a yazdığı mektup vardır. Mektupta İsa Bey'in "... oğlum olursa adınu Murad koy. Kosova'da şehit düşen dedemi bütün hanedanımdan kutlu sayarım. " cümlesini okuyunca parçaları birleştirir. Kendisinin bir şehzade olduğunu anlar. Oğluna da İsa adını koyar. Kendine ve oğluna zarar verilmemesi için de kim olduğunu gizli tutar. Seferlere katılır. Varna Meydan Savaşı'nda da Macar Kralı Ladislas'ı öldürdüğü için Padişah Murad Bey, Deli Kurt'u alay beyliğine yükseltir. Savaş dönüşü Deli Kurt, orduyu beklemeden hemen köyüne, tımarına, Gökçen'e dönmek için yola koyulur. Ancak kötü bir haber almıştır. Aralıksız yağan yağmur sonucu köyde sel olmuş, bütün köyü alıp götürmüştür. Selden sekiz on kişi kurtulabilmiş, Murad'ın evdeşi, kızları, Satı kadın da hepsi ölmüştür. Gökçen ve uşak Topuz Ahmed ise Murad'ın oğlu İsa'yı kurtarırken ölmüştür. Deli Kurt, herkese ayrı ayrı üzülmüş ancak Gökçen aklına gelince hepsinden daha çok üzülmüştür. Gökçen'in peri kızı olduğunu düşündüğü için ölümsüz olduğuna inanmaktadır. Onu bir yerde mutlaka göreceğini umarak tımarını, köyünü her şeyini bir kenara bırakarak yollara düşer.
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~

Atsız'ın Ruh Adam kitabından aşina olduğumuz üzere yine mistik olaylarla bezediği bir kitap. 15. yüzyıla ait detayları, Anadolu yaşayışını çok etkili bir şekilde anlattığını düşündüğüm bir roman. Taht kavgasına sahne olacak diye düşünürken aşkı da içine alıyor. 'Ruh Adam' romanında olduğu üzere yine evlilik dışı bir aşkı konu edinmiş Atsız. Yine kadını olağanüstü özelliklerle bezeyerek tanımlamış. İçinde birçok duyguyu barındırıyor. Umudu, umutsuzluğu, kahramanlığı, vefayı, sadakati... Karakterler, savaş anları, duygu tasvirleri oldukça belirgin. Zihnimde canlandırmakta zorlanmadığım bir roman. Kitabın sonu Atsız romanlarından alışık olduğumuz şekilde sona eriyor. (İçimden "Olmasaydı sonunuz böyle" derim romanın sonu aklıma gelince). Kitabın içinde birbirinden güzel koşma ve şiirler de var. Bu şiirleri Atsız'ın şiirlerinin bir arada toplandığı "Yolların Sonu" adlı şiir kitabında da bulabilirsiniz. Değerli okurlara keyifle okumalar dileklerimle.
Deli Kurt
kitaba 10 verdi
6 beğen · 0 yorum

Gülcan

@gulcann

Tarihi bir peri masalı tadında
Kitabı okuyalı birkaç gün geçti ama ancak vakit bulabildim. Kitabı diğer Atsız kitapları kadar çok beğendim. Özellikle belirtmem gerekir ki Nihal ATSIZ’ın kitaplarında kadın karakterler çok baskın özellikte. Bu sebeple Nihal Atsız kitaplarının özellikle kadın okuyucular üzerindeki etkisinin daha fazla olduğunu söylemeliyim. Kadın karakterleri; cesur, korkusuz, güçlü ve erkeklerle boy ölçüşen, erkekleri yenen özellikte yazdığı için Atsız’ın Feminist bir yönü olduğunu da düşünmeye başladım.

Kitaba gelecek olursak kitap Yıldırım Beyazıd’ın Ankara savaşında Aksak Temur’a tutsak düştüğü dönemden başlıyor. Fetret devrini, Çelebi Mehmet dönemini ve sonrasında Fatih sultan Mehmet’in küçük yaşta tahta geçtiği döneme kadar olan zamanı anlatıyor. Tabi kitap savaşları ve tarihi olayları içeriyor ancak kitap tam anlamıyla bir aşk kitabı. Tüm bunların dışında kitabın fantastik yönleri var. Yani kitapta Hayaletler, peri kızları vs değişik değişik karakterler var.

Kitap daha çok Yıldırım Beyazıd’ın torunu olan ama bir şehzade olduğundan habersiz, sipahi olan Murat’ın Gökçen’e olan aşkını anlatıyor. Gökçen’in güzelliği kitaba sığmamış desem yeridir. Gökçen peri kızı mı yoksa bir büyücü mü bilinmiyor. Ama dünya güzeli olduğu, görenlerin vurulduğu, gözüne bakanın öldüğü bir kız.

Bu okuduğum üçüncü Nihal Atsız kitabı oldu. Atsız’ın siyasi yönü ve görüşlerini bir yana bırakın kitapları gerçekten insanı sıkmayan kitaplar. Bu açıdan Atsız'ın edebi yönünü çok sevdim.Eğer kitaplarını ırkçı bulduğunuz için okumuyorsanız bu romanın ve diğer okuduklarımın ırkçılıkla alakası yok. Herkese tavsiye ederim.

UYARI:
Kitabın yan etkisi var. Kitap bitince İnsan kızının adını Gökçen koymak istiyor.:D
Deli Kurt
kitaba 10 verdi
10 beğen · 1 yorum
Zeynep Kaplan (@zeynep-kaplan266)
ya kitabı bitirince ileride çocuğumun ismini Gökçen koymaya karar verdim yalnız değilmişim :)
22.05.17 beğen cevap

Erkan ÇAKIR

@erkancakir

Deli Kurt, Hüseyin Nihal Atsız tarafından yazılan tarihi bir romandır. Romanın ilk basımı 1958 yılında yapılmıştır. Benim okuduğum roman ise 59. baskısıdır ve 246 sayfadan oluşmaktadır.
Kitabın ana karakterlerini Çakır Bey, Murad(lakabı Deli Kurt), Gökçen, Satı Kadın, Evren, İsa Bey ve Bala Hatun oluşturmaktadır. Kitabın konusu Osmanlı İmparatorluğu’nda Ankara Savaşı’nda Yıldırım Beyazıt’ın yenilerek esir düşmesi ile başlayan ve şehzadeler savaşı olarak da bilinen Fetret dönemini anlatmaktadır. 1400-1445 tarihleri arasında Osmanlı’nın durumu ile ilgili bilgiler vermektedir.
Kitap her ne kadar tarihi bir roman olsa da daha çok aşkı anlatmaktadır. Tarihi bilgi ve hikâyelerin arkasına gizlenmiş olan o müthiş aşk hikâyesi kitabın bir solukta okunmasını sağlamaktadır. Tarih, vatan sevgisi, kahramanlık, dürüstlük ve aşk birbiri içine geçerek romanda işlenmektedir. Romanda, Osmanlı içerisinde hayatlarını sürdüren Türkmenler ve sürekli Osmanlı üzerine seferler düzenleyen Karamanoğulları hakkında da birçok bilgi verilmektedir.
Kitapta dikkatimi çeken noktalardan biride Gökçen isimli kızın gözlerindeki yeşil ışık ve taşlarla yağmur yağdırmasıdır. Bunun sebebi ise Gökçe’nin Uygur Türkü olması sebebiyle eski Türker’deki Şamanist inançtır.
Kitapta sonucu açıklanmayan birkaç nokta dışında, dervişlerin kötülenmesi ve Osmanlı sipahilerinin şarap içmesi çelişkili konulardan bazılarıdır.
Bu zamana kadar zevkle izlediğimiz Cüneyt Arkın’ın tarihi filmlerinin de bu romandan etkilendiğini zannediyorum.
Deli Kurt
kitaba 10 verdi
5 beğen · 0 yorum

Sezgin Taşcı

@sezgintasci

Öncelikle şeklinden başlarsak ufak tefek ebatlarıyla beni bir kaç defa, "acaba yanlışlıkla cep kitabı falan mı sipariş ettim", diye düşünüren bir kitap oldu. Resimde çok itici görünen kitap elime geçtiğinden beri şu minik halinin de etkisinden olsa gerek baktıkça içim açılıyor desem yeridir.

İçeriğe gelecek olursak...
Yıldırım Bayezid'in 1402'de Ankara Savaşı'nda, Aksak Temur'a yenilip esir düşmesinin ardından başlayan Fetret yani bunalım devrinde; Bayezid'in oğulları Emir Süleyman, Musa Beğ, Mehmet Beğ ve İsa Beğin birbirleriyle taht mücadelesi verdikleri zamanlarda başlıyor hikaye...

Tahtın taliplerinden İsa Beğ öldürülmelerinden korktuğu için evdeşi Bala Hatunu doğacak çocuğuyla birlikte, ağzı sıkı, gözü pek, has adamlarından tımarlı sipahisi Çakıra emanet ederek gizlice, Çakırın süt anası Satı Ananın evine gönderiyor. İşte Deli Kurt, İsa Beğin bu köyde doğup, herşeyden habersiz, kim olduğunu bilmeden büyüyen oğlu Muradın romanı. Yıllar hızla akıp giderken muradın sipahi oluşu, tımar alışı, hatta alay beğliğine kadar yükselişini ve girdiği savaşları, cengaverliklerini okuyacak diğer taraftan, büyücü mü, peri kızı mı cadı mı bilinmez Gökçen'in; dünya güzeli, billur sesli Gökçen'in, gözlerinde esrarengiz bir yeşil ışıkla, bakanın delirdiği hatta öldüğü o güzel kızın aşkına tutulmasını ve bu aşk hikayesini okuyacaksınız.
Seveceğiniz, çok kısa bir sürede okuyup bitireceğiniz bir kitap olacaktır.
Tavsiye ederim.
Deli Kurt
kitaba 8 verdi
11 beğen · 0 yorum

Kemal DEMİRKOL

@kemal-demirkol

Tarih, Aşk, Kahramanlık Sevenler Mutlaka Okumalı
"Kitabın konusuyla ilgili bilgiler içermektedir." ( Spoiler )

- Kitap öncelikle tarih ve aşkı birbirine bağlamış bir kurgudan oluşuyor. Osmanlı İmparatorluğu fetret devri döneminde geçiyor. Fetret döneminin sıkıntısını gayet başarılı şekilde hissettirmiş. Bu dönemin zorluğundan kaçırılan şehzadenin hayatını anlatıyor roman. Çocukluğunda Deli Kurt lakabını alıyor. Sonrasında orduda yükseliyor. Padişah'ın amcası olduğundan habersiz büyük görevlere yükseliyor. Burası romanın tarihi tarafını anlatan bölümdü.
- Romanın içinde aslında muhteşem bir aşk hikayesi yatmakta. Evli olduğu halde Gökçen ismindeki Uygur Türk’ü olan büyücü kıza aşık olması ve kavuşamama hikayesi tam bir dram. Hele en son bölüm beni çarptı geçti. Üzülmemek elde değil.
- Roman çok akıcı, sade, sürükleyici. Atsız yine üslubunu konuşturmuş. Bazı şahsi fikirlerini roman kahramanları üzerinden anlatmış.
- İçerisinde; aşk, tarih, savaş, vatan sevgisi, devlet görevi, kahramanlık, hainlik her şey var.
- Deli Kurt’un kahramanlıklarıyla bazen tüyleriniz diken diken olacak. O yaşanan aşk uğruna çekilen azap ve savaş uğruna vazgeçilen duygular ve hayatlarla gözleriniz dolacak. Deli Kurt’un bazı hikayeleriyle de güleceksiniz.
- Tarih sevenlerin, aşka inananların okuması gereken bir kitap. İsme ve ideolojik fikirlerine aldanıp okumayanlar adına kayıp diyorum. Sıkılmayacağınızdan eminim. Çok beğendim sizlere de tavsiye ediyorum.
Deli Kurt
kitaba 10 verdi
3 beğen · 0 yorum

Sezgin Taşcı

@sezgintasci

Hayat ölümün başlangıcıdır.
Deli Kurt
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
24 beğen · 0 yorum

Lalena

@siyah-kugu

Unutulan yara daha çabuk iyileşir.
Deli Kurt
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
18 beğen · 0 yorum

Lalena

@siyah-kugu

Bu kadar güzel gözlere bakmak, sonra da ölmemek...
Deli Kurt
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
13 beğen · 0 yorum

Lalena

@siyah-kugu

Ölmemişti. Fakat artık kendisine yaşıyor denebilir miydi?
Deli Kurt
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
10 beğen · 0 yorum

Nurdan Ceylan

@nurdan-ceylan

Ölmemişti. Fakat artık kendisine yaşıyor denebilir miydi?
Deli Kurt
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
10 beğen · 0 yorum

Benzer Kitaplar

9.1/10
133 oy
Sence kaç puan almalı?
0