ara

Gurur ve Önyargı

- Pride And Prejudice

Gurur ve Önyargı Konusu ve Özeti

Gurur ve Önyargı
Kızlarını varlıklı ailelere gelin vermek isteyen Bayan Bennet'in ve kızlarının bu yolculuktaki aşkları.
Yazar:
Çevirmen:
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
ISBN: 9789754587029
Sayfa: 424 sayfa
Basım Tarihi: 2005

Gurur ve Önyargı Kitabı Hakkında

Pride and Prejudice ikinci romanıdır Jane Austen'in. İlk baskısı 18 Ocak 1813 yılında yapılmıştır. Yazıldığı yıllar ise 1796 ile 1797'dir. Türkçe çevirisi Gurur ve Önyargı ismi ile Türkiye İş Bankası Yayınları'ndan baskısı Hasan Ali Yücel Klasikler dizisinden çıkmıştır. Can Yayınlar'ından ise Aşk ve Gurur ismi ile yayınlanmıştır.
Dört kez dizisi, iki kez de sinema filmi çekişmiştir. BBC için 1995 yılında 6 bölümlük bir dizi hazırlanmıştır. Yayınlananlar içinde en çok beğenilen formatı bu dizi olmuştur.

Gurur ve Önyargı Kitabının Konusu

Güney İngiletere'de geçmekte olan roman, Bennet ailesinin kızlarını konu almaktadır. Longbourn çiftliğinde yaşamakta olan ailenin tek amacı kızlarını varlıklı ailelerin çocukları ile evlendirmektir. Yan çiftliklerine taşınan Bingley'in durumu Bayan Bennet'in gözünden kaçmaz.

Bir balo sayesinde Bingley ve onunla yaşamakta olan Darcy ile tanışırlar. Başlarda antipatik bulunan Darcy, zamanla Elizabeth'in gönlünü kazanmayı başaracaktır. Bingley ve Jane'de zamanla yakınlaşmaya başlarlar.

Gurur ve Önyargı Kitabının Özeti

Bennet ailesi Netherfield’da yaşamaktadır. Aile beş kız çocuğuna sahiptir. Annelerinin hayali, kızlarını Anne Bennet’in hayattaki en büyük isteklerinden biri, kızlarının uygun erkekler ile birer yuva kurmalarıdır.

Netherfield’a yeni taşınan Bay Bingley’in yıllık maaşı epey yüksektir. Bu durum Anne Bennet’in dikkatinden kaçmaz. Kızlarından birisinin Bay Bingley ile evlenmesini düşler. Bu düşünce ile eşinin Bay Bingley’in evine ziyarete gitmesini ister. Adetlerine göre, yeni taşınan bir kişinin evine, ziyaret için öncelikle evin erkeği gitmezse, kadınlar o eve ziyarette bulunamazlar. Bayan Bennet’in bu isteğini önceden tahmin eden Bay Bennet, Bingley’in evine çoktan gitmiştir.

Bay Bennet, Bingley’e yapmış olduğu tanışma ziyaretinin ardından Bingley’in de katılacağı bir balo beklentisi içerisine girerler. Bu balo gerçekleşir. Bennet ailesi kızlarını Bingley ile tanıştırdıktan sonra Bingley, Bennet’lerin en büyük kızı olan Jane ile ilgilenmektedir. Bu durum Bayan Bennet’in epeyce hoşuna gider ve dansa başlarlar. Bingley’in arkadaşı Bay Darcy de, ailenin ikinci büyük kızı olan Elizabeth’in dans teklifini reddederek insanların gözünde kibirli olarak değerlendirilir. İlerleyen saatlerde, Bingley ve Jane birbirlerinden hoşlanmaya başlarlar. İlerleyen günlerde çeşitli sosyal etkinliklerde Darcy, Elizabeth’in zekasına ve çekiciliğine kapılmış olarak bulur kendisini. Bingley, Jane için bir yemek daveti için mektup gönderir. Bingley’in evi uzakta olduğundan Jane ailesinden arabayı ister fakat annesi at ile gitmesini uygun görür. Jane yolda iken yağmur başlar ve Bingley’lerin evine varıncaya kadar hastalanır. Bingley, Jane’ye bu halde eve gidemesine izin veremeyeceğini söyler ve Jane’yi evinde misafir eder. Elizabeth’e ulaşan bu haber, kardeşini yalnız bırakmak istemez ve Bingley ailesine doğru yola çıkar. Ablasının birkaç gün iyileşmesi için yardımcı olur ve iyileştiğinde annesi ve diğer kardeşleri Jane ve Elizabeth’i almaya gelirler ve evlerine dönerler.

Jane ile Elizabeth, evlerine geri döndüklerinde onları ziyarete gelmiş olan Bay Collins ile karşılaşırlar. Collins, Bennet ailesinin yaşamakta olduğu evin tek varisidir. Bu nedenle kendisine önyargılar ile yaklaşan Bennet ailesi, babalarının yeğeninden pek hoşlanmazlar. Kısa bir sürenin ardından kızları Elizabeth’e evlenme teklifinde bulunur fakat Elizabeth tarafından teklifi geri çevrilir. Collins bu sırada Bayan Bennet’in de gözüne mal varlığı ile girmeyi başarmıştır. Bennet kızları Meryton kasabasında bulunan subaylar ile arkadaşlık etmeye başlamışlardır. Aralarından yakışıklı Wickham, Elizabeth ile yakından ilgilenmektedir. Elizabeth’e Darcy’in ona nasıl bir acımasızlık yaptığını ve mirasını kaybettiği hikayeyi anlatır.

Kış başlarına doğru Jane’i hayal kırıklığına düşüren bir karar ile Londra’ya geri dönerler. Ardından bir üzücü haberi de Elizabeth alır. Yakın arkadaşı Charlotte Lucas, Bay Collins ile nişanlanmıştır. Charlotte, durumu Elizabeth’e gitgide yaşının ilerlediğini ve maddi olarak da Collins’in durumunun iyi olmasının bu ilişkiye katkı sağladığını söyler. Elizabeth’i yeni evine davet etmekten de geri kalmaz. Jane, Londra’ya gitme kararı alır. Bu ziyarette Bingley ile de karşılaşma hayali kurmaktadır. Jane, Londra’da sadece Bingley’in kız kardeşine ulaşabilir fakat kız kardeşinin de Jane’e olan davranışları oldukça kabadır. Jane’in durum karşısında Bingley ile evlenme hayali suya düşer.

İlkbahar geldiğinde Elizabeth, Bay Darcy’in halası ve Bay Collins’in patronu olan Lady Catherine de Bourgh’un evinin yanında bulunan papaz evinde yaşamakta olan Charlotte’u ziyarete gider. Bir gün Lacy Catherine’nin davetlisi olan Darcy ile karşılaşırlar. Elizabeth’in orada olması Darcy’in daha sık halasına ziyarette bulunmasını sağlar ve bir gün Darcy Elizabeth’e evlenme teklifinde bulunur ve reddedilir. Elizabeth, Darcy’i nahoş ve kibirli bulduğunu dile getirir ve Jane’den Bingley’iuzaklaştırmak ile ve Wichkam’ın mirasından mahrum etmesi ile suçlar. Darcy bir mektup ile Elizabeth’e yanıt verir. Bunu aralarındaki aşka inanmadığı için yaptığını söyler.Wickham’ın mirasından men etmesi ile ilgili ise, kız kardeşi Georgiana’nın onu kaçırması ve kandırma girişimi olarak bahseder.
Mektup, Elizabeth’in Darcy’ye ve Wickham’a olan duygularının tekrar şekil değiştirmesine yol açar ve Wickham’a soğuk davranır. Askeri birlikler kasabayı terk etmeye başlar. Bu durum Bennetlerin küçük kızlarını oldukça mutsuz eder. Lydia, o yazı Wickham’ın alayının konaklayacağı Bay ve Bayan Foster’in yanlarında kalmak için babasından izin alır. Haziran ayında Elizabeth ve Gardinerlar bir yolculuğa çıkarlar. Yolculuk sonrasında Darcy’in ikamet ettiği Pemberly yakınlarına varırlar. Ev müze gibi görmek isteyen herkese açık durumdadır. Elizabeth Darcy’nin orada olmadığından emin olduğuktan sonra gezmeyi kabul eder ve orada ki her şeye hayran kalır. Aniden Darcy gelir ve Elizabeth’e oldukça sıcak davranır.Gardinerlar’ın en iyi şekilde ağırlanması için elinden geleni yapar ve Elizabeth’i kardeşi ile tanıştırır. Wickham ve Lydia’nın kaçtığı haberini alırlar. Bu durum Elizabeth’in geri dönüşünü hızlandırır. Bay Gardiner ve Bay Bennet Lydia’nın peşine düşerler ama arayıştan elleri boş dönerler. Akabinde Bay Gardiner çiftin bulunduğunu haber verir. Wickham’ın yıllık gelir karşısında Lydia ile evlendiğini öğrenirler. Parayı Gardiner’in verdiğini düşünürlerken, geliri Darcy’in karşılamakta olduğu ortaya çıkar.

Wickham ve Lydia Longbourn’e geri dönerler fakat ailenin soğuk tutumu ile karşılaşırlar. Wickham’ın görevi nedeniyle oradan ayrılırlar. Onların ardından Bay Bingley geri gelir ve Jane’e olan ilgisini göstermeye devam eder. Darcy, Elizabeth’e olan teklifini dile getirmeksizin Bennet’lere ziyaretlerde bulunmaya devam eder. Bingley bu sırada Jane’e evlilik teklifini gerçekleştirir. Aile bu teklife çok sevinir. Lady Catherine Bennet ailesini ziyarete gelir. Elizabeth ile görüşürler ve Darcy ile bir evlilik düşünüp düşünmediğini sorar. Böyle bir düşünce varsa buna engel olacağını ve Darcy’in kendi kızı ile birlikte olacağını söyler ve Elizabeth’den onunla evlenmeyeceğine dair söz ister. Elizabeth ise bu sözü vermeyi reddeder. Bir gün Elizabeth ve Darcy gezerken Darcy, Elizabeth’e hâlâ aynı duyguları beslemekte olduğunu söyler. Elizabeth teklifi kabul eder. Elizabeth de, Jane de evlenirler. Bayan Bennet, üç kızını evlendirmenin mutluluğunu yaşamaktadır.
Gurur ve Önyargı kitabı Ölmeden Önce Okunması Gereken 1001 Kitap listesinde yer almaktadır.

Gurur ve Önyargı - s41

'' Seve seve; Darcy satarsa Pemberley'yi alırım. ''
'' İhtimallerden bahsediyorum Charles ''
'' İnan bana Caroline, Pemberley'ye satın alarak sahip olmak taklit ederek sahip olmaktan daha mümkün diye düşünüyorum. ''
Leandros tarafından eklenmiştir.
545
KİTAP
Ölmeden Önce Okunması Gereken 1001 Kitap
Neokur üyelerinin katkılarıyla ortaya çıkmış olan, ölmeden önce okunması gereken kitapların toplandığı listedir. Ölüm de ner...
315
KİTAP
Filmi de Çekilen Kitaplar
Edebiyat dünyasından sinema dünyasına taşınan unutulmaz eserler bu listede! Film uyarlamaları mevcut olan tüm kitapları bu li...
51
KİTAP
Kitapyurdu Çok Satan Kitaplar
Kitapyurdu'nun edebiyat kategorisinde çok satan kitaplar listesine göre hazırlanmıştır....
57
KİTAP
Idefix Çok Satan Kitaplar
Türkiye'nin önde gelen kitap satış sitelerinden idefix'in en çok satan kitaplarının güncel listesidir. Çok satan kitapları ta...

Onur Tüzüngüven

@onur-tuzunguven

Gurur ve önyargı' mı yoksa!
Jane Austen aslında eserlerinde döneminin taşra zenginleri ve soyluları arasındaki toplumsal ilişkileri alaya alarak, bu ilişkilerdeki yapmacıklığı, ikiyüzlülüğü, saçmalığı eleştirmiştir
ESİN COŞKUN

Jane Austen'in Aşk ve Gurur'unu okurken aklıma sık sık daha önce Sırma Köksal'ın yazdığı bir yazı geldi. Sırma Köksal bu yazısında yay burcu ünlülerinden bahsediyor ve bir yayın en önemli özelliklerinden birinin eleştirmek, çevresinde gördüğü yanlış, komik ya da saçma davranışları alaya almak olduğunu belirttikten sonra, Jane Austen'in de bunu en iyi ve eğlenceli bir şekilde yapan yazarlardan biri olduğunu belirtiyordu. "Jane Austen de Yay'dı ve İngiliz taşra soylularıyla zenginleri onun dilinden epey çile çekmişlerdi. Özel hayatında da dedikoducuydu. David Mamet berbat olduğunu düşündüğümüz bir dünyada bize dokunmayan şeylere razı geldiğimizi söylerdi. Biz buna bana dokunmayan yılan bin yaşasın deriz. Jane Austen ise, bana dokunmayan yılana ben dokunup maskara edeyim derdi."
16 Aralık 1775'te Hampshire, Stevenson'da doğan ve kısa yaşamının büyük bölümünü bu kısıtlı taşra çevresinde geçiren bir yazar olarak Jane Austen, romanlarında bu dar çevrede yaşayan insanlar arasındaki ilişkileri mizahi bir dille ele alır. Her ne kadar onu 'aşk romanları yazarı' olarak niteleyenler çoksa da, Jane Austen aslında eserlerinde döneminin taşra zenginleri ve soyluları arasındaki toplumsal ilişkileri alaya alarak, bu ilişkilerdeki yapmacıklığı, ikiyüzlülüğü, saçmalığı eleştirmiştir. Bu dar taşra çevresinde geçen yaşamı ve insanların karakteristik özelliklerini çok iyi gözlemleyip tüm detaylara inerek eserlerinde yansıtan Austen'i 'aşk romanları yazarı' olarak nitelemek ona ve eserlerine büyük haksızlık olur kanımca. Gerçi onun ilk eseri Sense and Sensibility'den (Duygu ve Duyarlık, 1795) itibaren yazdığı tüm romanlarında aşk sorunsalı önemli bir yer tutar. Bu anlamda öne çıkan romanı ise Aşk ve Gurur'dur ki (1796), Jane Austen'in bu romanının otobiyografik özellikler taşıdığı ileri sürülür. Nitekim onun biyografisini yazan Jon Spence, Austen'in tıpkı Aşk ve Gurur'da olduğu gibi romantik bir ilişki yaşadığını iddia etmiş ve onun bu iddiaları da geçen eylül ayında gösterime giren Aşkın Kitabı (Becoming Jane) filmine dayanak noktası oluşturmuştur.
Aşkın Kitabı, gerçekten de Aşk ve Gurur'la büyük oranda paralellik gösterir. Filmde Jane yirmili yaşlarda genç bir kızken, annesiyle babası onun dönemin gelenek ve görenekleri uyarınca iyi bir evlilik yapmasını isterler. Ve en uygun koca adayı da bölgede oturan soylulardan Lady Gresham'ın yeğeni Bay Wisley'dir. Ancak Jane para için sevmediği bir adamla evlenmek istemez ve aşkın peşinden koşar. Bu aşk ise çok geçmeden onu bulur. İrlandalı genç hukukçu Tom Lefroy Londra'dan Hampshire'ı ziyarete gelmiştir ve akıllı olduğu oranda kibirli, yakışıklı olduğu oranda züppe tavırlara sahiptir. Taşra halkını küçümseyen tavırlarına rağmen Jane'in kişiliği onu çeker ve çok geçmeden aralarında tutkulu bir aşk başlar. Ancak bu aşkın önünde çok önemli bir engel vardır: para!
Nitekim Lefroy'un her şeyi göze alan tavrına rağmen Jane fedakârlık yaparak bu aşka sırtını çevirir ve kendini romanlarına verir. Aslında Austen, romanlarından da anlaşılacağı üzere, her ne kadar dönemin İngiltere'sinin ikiyüzlü toplumsal değerlerini alaya almış olsa da, kendisi ne yazık ki bu toplumsal değerlerin kıskacından kurtulamamıştır.
İkinci şansa sahip kahramanlar
Belki de bu yüzden, yani kendi hayatında yaşadığı mutsuzluklar ve hayal kırıklıkları yüzünden romanları hep mutlu sonla biter. Ya da belki bunun nedeni, Jane'in kendi hayatında sahip olamadığı ikinci şansları, yarattığı roman kahramanlarına tanımak istemesidir. Ya da Austen belki de gerçek hayatla kurgu arasındaki farklılığı vurgulamak istemiştir. Kendi başından geçen üzücü deneyimle romanlarındaki mutluluk arasındaki ironi Austen'in kendine karşı yönelttiği acı bir eleştiri de olabilir.
Yine de, bunun nedeni her ne olursa olsun, hem Aşk ve Gurur'da, hem de İkna'da Austen'in roman kahramanları ikinci bir şansa sahip olarak sevdikleri kişilerle evlenirler. Austen'in gözbebeğinin ise Aşk ve Gurur'da yarattığı Elizabeth Bennet karakteri olduğu su götürmez bir gerçektir. Austen, Elizabeth'te tıpkı Becoming Jane'de öne sürüldüğü gibi bir anlamda kendi hayatının ve kişiliğinin bir yansımasını ortaya koymuştur. Küçük bir taşra çevresine mensup olan bu genç kız kendi kendini yetiştirmiş, oldukça zeki, nüktedan ve canlı bir yapıya sahiptir. Davranışları oldukça serbest ve dili de hayli iğneleyicidir; aynı zamanda iyi niyetli ve candan bir yaradılışı da olmasının yanı sıra bir hayli de gururludur. Vaktini ise kitap okuyarak ve çevresini gözlemleyerek geçirir. Çevresindeki insanların kişiliklerini incelemek, onların saçma ve komik davranışları ile bu kısıtlı çevredeki toplumsal ilişkileri alaya almak ise en sevdiği eğlenceler arasındadır. Darcy ise Elizabeth'le tamamen zıt yapıdadır; oldukça ciddi, gururlu ve kibirli olan bu genç, bu taşra kasabasında tanıştığı insanlara ve Elizabeth'e karşı hor gören ve soğuk bir tutum takınacaktır. Bunun nedeni ise, Darcy'nin bir soylu olarak sahip olduğu sınıfın değer yargılarını aşamamış olmasıdır.
Austen Aşk ve Gurur'da Elizabeth ve Darcy arasında gelişecek olan tutkulu aşkı zıtlıklar ve çatışmalar üzerine inşa eder. Davranış ve karakter açısından olduğu kadar ait oldukları toplumsal sınıf açısından da birbirlerinden oldukça farklı olan bu iki insanın ilişkileri gurur ve önyargı yüzünden bir türlü yolunda gitmeyecek, ancak en sonunda gerçekler ortaya çıktıkça ve ikisi de birbirleri hakkında peşin hükümlü olmakla yaptıkları yanlışları fark ettiklerinde bir araya geleceklerdir. Austen'in kitabında yarattığı diğer karakterler de Darcy ve Elizabeth kadar renklidir. Bunların en ilginçlerinden bir tanesi papaz olan kuzenleri Collins ve orduda subay olan Wickham'dır. Austen, papaz olan Collins karakterinde taşra çevrelerindeki din adamlarını ve onların zengin ve soylulara karşı olan davranışlarıyla cemaatlerine karşı tutumlarını kıyasıya eleştirir. Collins, kibir ve dalkavukluğun garip bir karışımıdır ve ortaya da saçma sapan bir karakter çıkmıştır. Wickham ise, görünüşünün tersine, yapmacıklığın, yalancılığın, ikiyüzlülüğün ve kötülüğün bir timsalidir ve Darcy'nin tam zıddı bir karakter olarak çıkar karşımıza kitapta. Elizabeth ve Darcy ile Wickham arasındaki çatışma kitabın ana
eksenini oluşturduğu gibi, insanları görünüşlere ve ilk izlenimlere göre değerlendirmenin yanlışlığı da kitabın ana temasını oluşturur. Zaten kitabın orijinal adı da Pride and Prejudice'dır.
Austen daha sonra yazdığı Mansfield Parkı, Emma ve Northanger Manastırı gibi kitaplarında da bu tür konuları işlemeye devam etmiştir ve bu kitaplar onun sahip olduğu keskin zekayı, gözlem yeteneğini, ironik bakış açısını, ince mizah anlayışını yansıttığı gibi tüm bunların altında yatan tutkulu bir ruhu ve hassas bir yapıyı da yansıtır. Nitekim onun eserleri romantizm akımı çerçevesinde değerlendirilse de, bugün birçok kişi onu modern edebiyatın başlıca yazarlarından biri olarak kabul etmektedir. Austen'in işlediği konuların ve yarattığı karakterlerin gerçekliği bugün dahi geçerliliğini koruduğu gibi, birçok kitaba, filme ve diziye de ilham kaynağı olmuştur. Kırk bir yıllık kısa ömrüne sığdırdığı altı romanının hepsi de beyazperdeye aktarılmıştır. Jane Austen bugün İngiliz edebiyatının önemli kadın yazarları arasında sayıldığı gibi, aynı zamanda
feminizmin ilk temsilcilerinden biri olarak da kabul edilir.
http://www.radikal.com.tr/ek_haber.php?ek=ktp&haberno=7016
Gurur ve Önyargı
kitaba 10 verdi
1 beğen · 0 yorum

Semih Oktay

@semih-oktay

GURUR ve ÖNYARGI - Hasan Âli Yücel Klasikler dizisinden / Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları / Çeviren Hamdi Koç
GURUR ve ÖNYARGI

Roman;Jane Austen(1775-1817 / İngiliz romancı);Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları Hasan Âli Yücel Klasikler dizisinden;Üçüncü baskı Ağustos 2008;424 Sayfa;Çeviren Hamdi Koç (3)(05.11.2017)

Devrettim geçen hafta İngiliz romancı Jane Austen'ın bu iki yüz yıllık romanını.Okudum ve muradıma erdim;tonlarca yük kalkmış gibi oldu üzerimden.Bu romanı okumazdan önceki edebî sohbetlerimde,bu romanın başlığı geçse yerinir,ne yapıp edip kitabı en kısa zamanda edineceğime söz verirdim.Gel zaman,git zaman bu klasik eseri bir türlü okumak işte bu günlere kadar kısmet ol(a)madı.Nihayet sitemizden bir arkadaşımız bu romanı okumam gerektiğini bildirdi yakın bir geçmişte. Ve son kütüphane ziyaretimde bu kitabı gördüm;kaptım raftan, ossaat bir masaya kuruldum.Maksadım üç-beş sayfasını okumaktı; beğenirsem alacaktım kitabı(!).Vaktim var ya illa birkaç sayfasını okuyacağım.Okudum da sayfalar dolusu.İlk edindiğim izlenim üslubun pek "kitabi" olduğu idi;bu sıfatı hem dil bilgisi kurallarına tamamen uygun olduğu için hem de kuru,beni okudukça sıkan anlatıma işaret etmek üzere kullanıyorum.Amaaan Semih,dedim kendime,Birkaç sayfasını okumakla şu klasik romanı elbette çözemezsin.Bu aldığım karar birinci darbeymiş;nereden bilebilirdim?! İkinci darbeyi Hamdi Koç'tan yedim.

Türkçemize Hamdi Koç çevirmiş İngilizce aslından,hem çevirmiş hem de bir ön söz yazmış bu klasik-roman hakkında.Şöyle başlamış "Sunuş" başlığını verdiği bu ön söze:

"Elinizde tam iki yüz yıllık bir büyü tutuyorsunuz.Bu kadar eski olduğu hâlde bugün hâlâ bu kadar popüler olan başka bir roman bilmiyorum."

Ben zaten yıllardır okuyamadığım bu klasik eser üzerine bir de Çevirmeninin methini okuyunca kitabı alma kararımı verdim.

Ve yaklaşık bir haftada sonuna kadar okudum romanı.Hep bir şeyler olsun beklentisiyle.Bunca yüz yıllık klasik olmasa çoktan bırakacağım okumayı da bu defa kabahati kendimde buldum.Birkaç bölüm okumakla anlayamazsın,klasik bir roman bu.Dünya çapında hem.Bak Hamdi Koç bile ne yazmış kitap üzerine.Bu bölümde de bir şey olmadı. Bu Austen'ın kahramanları neden gözümün önüne gelemiyor bir türlü.Niçin betimleyemiyor hiçbir şeyi? Yahu bu kadar çok konuşma olur mu bir romanda?!..Yazarımız oyuna,tiyatroya çevirmiş kahramanlarını konuştura konuştura! Acep gelecek bölümde bir olay olacak mı,,,derken romanı sonuna kadar okumak üzere verdiğim sözü tuttum.İşte bu kararım da üçüncü darbe oldu.

Romanın özetini hemen her yerde bulabilirsiniz.Fakat benim eser hakkında yazdıklarımı kolay kolay hiçbir yerde bulamazsınız.

Mükemmel bir çeviriydi;Hamdi Koç'u tebrik ediyorum lakin roman türünde bu kadar olaysız,bu kadar sıkıntı veren,bu kadar laf salatası ile doldurulmuş başka bir klasik eser okumamıştım hayatımda.

Üç puan verdim ya şu "PAYLAŞ" tuşuna bastığım ân'da bu bonkörlüğüm yüzünden kendime kızacağımı biliyorum.

Salı,14 Kasım 2017
Gurur ve Önyargı
kitaba 3 verdi
9 beğen · 19 yorum
Hayata Gülümse (@hayatagulumse998)
İlahi Sn. Oktay şu yazinizdan tamam bir KÖR BAYKUŞ daha çıktı diyordum ki yere cakildim. Allah'tan begenmemissiniz. Begenseniz ne kadar uzunlukta bir yazı bizi bekleyecekti düşünemiyorum. 😃
14.11.17 beğen 2 cevap
Erguvan (@erguvan)
Geçen sene okumuştum Gurur ve Önyargı romanını. Sürükleyici bir roman değil haklısın. Ağır ve klasik bir roman olsa da (klasikler çoğunlukla ağırdır aslında) yine notunu kıt verdiğini, bu romana da haksızlık yaptığını düşünüyorum. 7-8 arası bir romandır bu roman ve okunur romanlar arasına alınabilir. (Nasıl bir deli cesareti geldiyse yazdım artık) :))
15.11.17 beğen 1 cevap

Betül Zeyrek

@betul-zeyrek

--İki sene önce almış,okumaya kıyamamıştım. Sanki okursam, hayalimdeki tüm büyüsü bozulacak gibiydi.Lakin kitapsever arkadaşlarım ile #Haziran ayı ortak kitap okuma etkinlik kitabımız olunca okudum. Şimdi sırada filmi var. Kitabı okumadan filmini izlemenin kitabın büyüsünü bozacağını düşündüğüm için meraktan çatlamış olsamda sabırla bekledim, ve şimdi sıra filminde .
.
📝 Kitap 1796-1797 Yıllarında yazılmış toplumsal sınıf farklarına değinerek o dönemi yansıtan, ayrıca hem toplum hemde insan analizinin yapıldığı oldukça başarılı bir eser. Miss. Elizabeth ve Mr. Darcy üzerinden Gurur ve Önyargının gelecekteki hayatları adına ne kadar etkili olduğu üzerinde durularak binevi toplumsal statü farklılığı bu iki şahıs üzerinden okuyucuya yansıtılmış. Genç ve soylu bir adamın tutkulu bir sevgiye karşı gururu ve önyargısıyla verdiği mücadeleyi de derinlemesine işliyor ve okuyucu bu kurguda kendini kaybediyor. Sevginin var olan gurur ve önyargıyı yıkıp, insana faziletler yüklediği gerçeğine bire bir şahit oluyorsunuz ve sonunda kazanan aşk yani sevgi oluyor.
.
.
-- Miss Elizabethin kendi ağzından kişilerdeki duygular derinlemesine incelenmiş. Duyguların yoğun olarak ele alınıp çevre betimlemesine çok fazla yer vermemesi benim için artı bir yön. 🌟 Lakin bu kitabı sadece aşkı anlatan bir kitap olarak düşünüp alıp okumayın, her kitabın aslında görünenin ötesinde vermek istediği bir mesaj vardır ve bu mesaja ulaşmak için, ufkunuzu geliştirmek içinde okuyun 😉
.
.
📝Longbourn çiftliğinde yaşayan, beş bekar kıza sahip olan Bennet ailesinin, zengin ve soylu bir beyefendinin ve yakın arkadaşının kendilerine komşu olmasıyla değişen yaşantılarını anlatıyor. Olaylar Bennet ailesinin kızları Elizabeth'in bakış açısıyla anlatılmış. soylu ve gururlu Mr.Darcy ve ortahalli ve önyargılı Mss. Elizabeth'in nefret ile başlayıp gururuda,önyargıyıda yenen aşkları ile devam ediyor.
-- ilk sayfalar biraz bunalttı, birazda Mss.Mr.Mrs.ifadeleri yoruyor insanı, ama onun dışında güzeldi😉 zaen kamsamlı bir okuma yaparsanız kitabın basit bir aşk romanından daha öte bir içeriğe sahip olduğunu anlayacaksınız. 😉
Gurur ve Önyargı
kitaba 10 verdi
5 beğen · 0 yorum

@

Uzun süredir okumak istediğim kitabı sonunda bitirdim. Bu güzel eseri okumak isteyenlere fikir oluşturması açısından kitaba dair ufak bir analiz yapmak istiyorum. Taşrada yaşayan ve beş bekar kıza sahip olan Bennet ailesinin, zengin ve soylu bir beyefendinin kendilerine komşu olmasıyla değişen hayatını konu ediniyor kitap. Olaylar Bennet ailesinin kızlarından olan Elizabeth Bennet'in bakış açısıyla anlatılmış. Dönemin getirdiği sosyal sınıf farkı bariz derecede işlenmiş. İnsanların evlilik yaparken sececekleri eşin özellikle maddi durum ve asalet açısından kendilerine denk olmasi, daha aşağı seviyede olanların hakir görülme durumuyla karşı karşıya kalması çok güzel anlatılmış. Bunun yanı sıra gurur ve önyargının insanların kararlarını gelecekleri adına nasıl etkilediği Elizabeth Bennet ve Mr.Darcy arasındaki münasebet ile okuyucuya yansıtılıyor. Genç ve soylu bir adamın tutkulu bir sevgiye karşı gururu ve önyargısıyla verdiği mücadeleyi de içeriyor eser. Sevginin var olan gurur ve önyargıyı yıkıp, insana faziletler yüklediği gerçeğiyle karşılaşıyor okuyucu. Kitap içerisinde yer alan diyaloglar insanı içine çekiyor. Kurgu o kadar sağlam kurulmuş ki, bu eser için sadece aşk kitabı söylemini kabul etmiyorum. İçerisinde aşk var tabi ki fakat bu aşkın yanı sıra toplumsal ilişkiler, insanların iki yüzlülükleri, karakterlerin analizi görmezden gelinmemeli. Kitap bu unsurların aşk ile birleşmesiyle anlam kazanıyor. Okurken sayfalar nasıl aktı gitti anlayamadım doğrusu. Anlatım biçimi, karakterlerin net olarak yansıtılması, nokta atışı yapan sözler ve dahası beni kitaba gönüllü bir esir yaptı. :) Kitabı okumadan filmi izleyerek büyüyü bozmak istememiştim. Şimdi sıra filmde. Bakalım kitap kadar iddialı mı. Okuyacak olanlara keyifli okumalar dilerim.
Gurur ve Önyargı
kitaba puan vermedi
2 beğen · 1 yorum
Enis Kılıç (@dusundurucudusunce)
spoiler verdıgınızın farkındamısınız acaba ? kıtabı okumayan insanlara ufak da olsa bır uyarı yapsaydınız keske . suan kıtaptan alacagım hazzı bir nebze düşürdünüz bundan sonra yapacagınız yorumlarda daha dikkatli olmanız dileğiyle
17.11.17 beğen cevap

Gülcan

@gulcann

Ahh Aşk!
Kitabı beğendim. Bu yaz, filmini izlemiştim. Filmini çok sevdiğim için kitabını da okuma isteğim oluşmuştu. Yoksa okumayı düşündüğüm bir kitap değildi. Kitaba ilk başladığımda filminin kitaptan güzel olduğunu düşündüm. Kitabın sonlarına doğru kitabın filimden daha güzel olduğunu düşündüm. Bence hem okuyun hem izleyin ikisi de ayrı keyif verici.

Kitabın konusuna gelecek olursam. Zengin ve gururlu Mr. Darcy ile Orta halli ve ön yargılı Miss. Elizabet'in nefretle başlayan, yanlış anlaşılmalarla devam eden ama en sonunda mutluluğu yakalandıkları bir kitap. Aşk kitabı. :D

Kitabı okurken ki düşüncelerimi söyliyim. "Ahh Aşk sen nelere kadirsin" dedim. Sevilen için nelere katlanılıyor, nelerden taviz veriliyor. Bir şarkımızda da diyor ya "Yağmura, buluta, yıldıza, Ay'a, kara toprağa düşen yaprağa sor. Var mı aşktan öte?" Yok canısı yok! Kitabı yeni bitirdiğim için, içim vıcık vıcık aşk doldu. :D Neyse işte kitabın insanda oluşturduğu etki bu. Bilin istedim.

Kitapta zorlandığım bir nokta oldu. Mr. Mrs. Miss. gibi ifadelere alışık olmadığım için kişilerin cinsiyetleri ve kimler olduğu konusunda epey zorlandım. Tam alışmıştım, kitap bitti. Ama artık bu kavramları herhalde ömrüm boyunca karıştırmam.

Kitapla ilgili söyleyeceklerim bu kadar. Gökten üç elma düşmüş. Biri Isaac Newton'un başına biri bu kitabı yazan Jane Austen'in başına diğeri de bu kitabı okuyan Gülcan'ın başına. Onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine :D
Gurur ve Önyargı
kitaba 10 verdi
11 beğen · 8 yorum
Ergün Çil (@ergun-cil)
Valla ben de okudum. Ama kusura bakma hiiiccc beğenmedim. Romantizm de yok. Gerçeklik de. Tam bir çorba. Belki de ben aşırı gercekciyim ondan, bilemiyorum.
04.03.17 beğen 1 cevap
Gülcan (@gulcann)
:D Ergün abi biraz kitap eski olduğu için yani çok uzun yıllar önce yazılmış ve birazda aile ilişkileri bizimki gibi değil. Tabi birazda çeviriden kaynaklı bence yani devrik cümleler çok okunması da zor oluyor. Ben çok yavaş okudum 10 günde okudum. :D Haklı olabilirsin romantizm pek yok ama işte yinede aşk kitabı :D
04.03.17 beğen 1 cevap
Leandros (@leandros)
Ergün abi Moll Flanders ı sana tavsiye etsem. Daniel Defoe.
04.03.17 beğen cevap
Gülcan (@gulcann)
Haa bir şey daha diyim gerçekten bazı noktada Darcy, Elizabet'i öpecek diye bekledim o bile olmadı yani hani içten içten yanarak aşk yaşıyorlar ama bir öpmüyorlar. Yalnız kalıyorlar ancak sohbet ediyorlar. Neyse filminde öpüşüyorlardı :D Filmin senaristi bu eksikliği fark etmiş :D
04.03.17 beğen 1 cevap

Tokmakan ♌️

@tokmakan

Ben de gururunu kolayca affedebilirdim,benim gururumu yaralamasaydı

Syf;20
Gurur ve Önyargı
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
17 beğen · 0 yorum

Tokmakan ♌️

@tokmakan

Kavrayış gücünü rahat bırakmayan bir heyecanla okudu ve ertesi cümlenin ne getirebileceğini öğrenme sabırsızlığı yüzünden önündeki cümlenin anlamına dikkat etmeyi beceremedi.

Syf;209
Gurur ve Önyargı
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
16 beğen · 0 yorum

Selenay

@selenay

Geçmişin sadece hatırlamaktan zevk aldığınız kadarını düşünün.
Gurur ve Önyargı
kitaba 9 verdi, inceleme ekledi.
12 beğen · 0 yorum

Şeyma Ü.

@seyma-unsal3

"Gerçekten sevdiğim pek az insan var; hele saygı duyduğum daha da az insan var. Dünyayı tanıdıkça hoşnutsuzluğum daha da artıyor; her geçen gün insan karakterinin tutarsızlığına ve akıllı, duygulu görünenlere bile güvenilmeyeceğine olan inancım güçleniyor."
Gurur ve Önyargı
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
10 beğen · 0 yorum

Tokmakan ♌️

@tokmakan

Hata yapma ya da başkalarını mutsuz etme kastı olmadan da hata yapılabilir ve üzüntü verilebilir. Düşüncesizlik, başka insanların duygularına karşı dikkatsizlik, kararsızlık da aynı işi görür.

Syf;142
Gurur ve Önyargı
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
9 beğen · 0 yorum

Benzer Kitaplar

8.9/10
143 oy
Sence kaç puan almalı?
0