ara

Hüyükteki Nar Ağacı

Hüyükteki Nar Ağacı Konusu ve Özeti

Hüyükteki Nar Ağacı
Yazar:
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
ISBN: 9789750807220
Sayfa: 93 sayfa
Yaşar Kemal'in "doğa-insan ilişkilerini en iyi anlamda verdiğim yapıtlarımdan biri" dediği Hüyükteki Nar Ağacı, traktörün tarıma girmesiyle birlikte işsiz kalan yarıcılar ve mevsimlik işçilerin dramını konu alıyor. Kapitalizmin Çukurova'ya düşen büyük gölgesi, her satırla görünür kılınıyor. "İşte bu romanı ve Yaşar Kemal'in pek çok yapıtını güçlü kılan şey şu 'doğa-insan ilişkisi' sözlerinde saklanıyor. Çünkü Yaşar Kemal bu ilişkiye insanın en temel, en eski, dil yaratma yetisiyle özdeş bir niteliğiyle yaklaşıyor. Mitos yaratmak..." - Güven Turan- "Hüyükteki Nar Ağacı adlı romandaki tüm unsurların büyüleyici olması dışında Yaşar Kemal bu romanında kainatın dışından kelimeleri ve Anadolu'da gizlenmiş mikrokosmos hayatlar ve hayaller ile epik yazarların kosmosunu yaratmayı başarmış." - Frankfurter Allgemeine Zeitung, (Almanya) ''Yaşar Kemal romanlarının çoğu, kuş açmaz kervan geçmez Kilikya'da, sıtmanın kol gezdiği bereketli Çukurova'da, İstanbul'a bile başka bir dünya gibi görünen topraklarda geçer. Bu ücra, zorlu bölgeyi dünya edebiyatına taşıyan Yaşar Kemal, çok iyi bildiği eski mitlerden yola çıkarak çağdaş yapıtlar yaratıyor.''- Kral-Markus Gauss, Süddeutsche Zeitung, (Almanya)

Suleyman Kalman

@bukitaplarinhepsiniokudunmu

Umut Hep Var Olacak
Hüyükteki Nar Ağacı, ince bir roman (116 sayfa). Yaşar Kemal’in ilk romanlarından. Yazar, onu İstanbul’a gelmeden önce yazmış, önce kaybetmiş, sonra tesadüfen annesinin sandığında bulmuş. Traktörle, tarım araçlarıyla yeni tanışan Çukurova’yı, mevsimlik işçileri, sıtmayı, yoksulluğu, Amerikan yardımını (Marshall yardımı), boş inançları gözümüzün önüne sermiş.

Memet ve arkadaşları (Hösük, Aşık Ali, Memet Çocuk ve sıtmalı Yusuf) ekmek parası umuduyla yollara düşerler. Memet, yıllar önce hizmet ettiği, ona çok iyi davranmış, hakkını vermiş çiftlik sahibi “abla”sının (bir nevi hanım ağa) yanına götürecektir onları ve ailelerinin beklediği nafakayı kazanacaklardır.

Ancak karşılarında hiç ummadıkları bir “abla” bulurlar. Traktör, biçerdöver vb. araçlarla tarıma başlayan “abla”, gariban ırgatların yüzüne bile bakmaz. Bunun üzerine başka kapılar ararlar kendilerine. Kısa süreli işler bulurlar ama bunlar onların beklentilerini, çocuk Memet’in “boynuzu büyük öküz” hayalini karşılamaktan uzaktır. Aylarca o köy senin bu köy benim dolanır dururlar. Bu arada Yusuf’un sıtma nöbetleri artar. Kendilerine yiyecek veren bir köyde, her derde derman olan bir nar ağacı olduğunu öğrenirler. Bu ağaç, onların dünyada edinemediklerini sağlama, hastalıklarına derman olma konusunda tek umut olur. Böylece ağacı bulmak için dolaşmaya başlarlar.

Yazarın Çukurova’yı ve insanları betimlemedeki başarısı yöresel dili ve onun zenginliklerini ortaya koymada da kendini gösterir. Bazılarını belirlediğim, çok güzel sözcükler var yapıtta. , “Giyit”, “balkımak”, “yekinmek”, “çemrek”, “çaygara”, “koygun güneş”, “sayrılık”, “gözlerini belertmek” gibi... Türkçeyi kullanmaktaki ustalık, dilin yalınlığı ve güzelliği okuyana haz veriyor.

Birçok olumsuzluk yaşayan insanları anlatmasına karşın onların birbirine sevecen davranması, yardımseverlik ve dayanışma göstermeleri de romana ayrı bir tat katıyor. Çok iyi insan var kitapta. Köyde yemek veren kadınlar, yanına can yoldaşı arayan Bostancı Ahmet, onların haklarını fazlasıyla veren Resul gibi. (Bu iyi insanlar o güzel atlara binip gittiler mi, yoksa hala oradalar mı, diye sormadan edemiyor insan.)

Kanımca romanın tek kötü kişisi, kahramanlarımızı hakir görüp alay eden ağa. O da romanın sonlarında gözüküyor. En büyük tepkiyi Memet Çocuk’tan alıyor. Ağaya öyle bir nefret duyuyor ki, Hösük’ün kaybolan hatıra hançerini onun çalıp, ağayı öldürmeye gittiği yönünde kuşkular oluşuyor zihnimizde.

“Hüyükteki Nar Ağacı”, İkinci Dünya Savaşı sonrası Çukurova’daki ve Türkiye’deki değişime, dönüşüme ışık tutan güzel bir eser. İçindeki umudu, kitabı okuyup bitirene de bulaştırıyor.

Roman, Yaşar Kemal, Toros Yayınları, 1993.
Hüyükteki Nar Ağacı
kitaba puan vermedi
5 beğen · 0 yorum

Mehmet

@yoldas

Teknoloji gelişiyor, gelişirken de egemen sınıfın çıkarlarına yeni bir sömürü düzenini inşa ediyor. İnsan gücünün yaptığı işleri makinelerin yapması tekelci kapitalizm adına mutluluk kaynağı olurken işçi sınıfı adına daha bir işsizlik, daha bir açlık ve gözyaşı oluyor. Traktörün hayatımıza girmesi ile birlikte Çukurova işçilerinin, ırgatlarının yaşamlarının nasıl alt üst olduğunu, değiştiğini geleneksel bir dille anlatan Yaşar Kemal'in evrensel insanları günümüzde de varlığını sürdürüyor ve bir yüz yıl sonrada varlığını sürdürecektir. Kitabın ilk sayfasından son sayfasına kadar aşılanan umudun kırılmaya yüz tuttuğu anda insanların bir nar ağacına mistik anlamlar yükleyerek ağacının peşine düşmesi çaresiz kalındığında insan oğlunun neleri nasıl kutsallaştıracağını gözler önüne seriyor. Ürettiklerimizin kölesi olduğumuz bu düzen aynı zamanda insanın insana, insanın doğaya yabancılaşmasında etkili olabilecek silahları da oldukça etkili kullanıyor. Alın terinizle suladığınız tarlalarda insan yerine çalışan makineler için yapacak bir şey olmasa da yarınlar için Yaşar Kemal'in aşıladığı umudu bir tohum gibi toprağa ekip, büyütüp yeşertip gelecek nesillere aktarmak hepimizin görevidir. Kitap hakkında söylenecek çok fazla şey var aslında, maalesef ki egemenlerin çıkarları için yazılan yasalar bu kadarına müsaade ediyor. O kanunlar ve yasalar, Çukurova işçileri için gözyaşı dökün, onlar için ağlayın, sızlanın ellerinizi havaya kaldırıp Yaradandan onlar için yardım dilenin, olmadı bir nar ağacına mistik anlamlar yükleyip çıkar yolu oralarda aratın derken, düzenlerini değiştirmek adına yazılacak söylenecek her kelimeyi yasak kılmışlardır.

Egemenlerin yasaları sadece dünyayı yorumlamaya müsaade ediyor ama onu değiştirmeye yönelik yazılacak her kelimeyi yasak kılıyor. Gerçi bu sıralar dünyayı yorumlamaya bile müsaade etmiyorlar ya.

'' Filozoflar dünyayı yalnızca çeşitli biçimlerde yorumlamışlardır; oysa sorun onu değiştirmektir. ''
Hüyükteki Nar Ağacı
kitaba 9 verdi
11 beğen · 3 yorum
BUKALEMUN (@karacurin)
https://youtu.be/MdMDS31Mul4
13.07.18 beğen cevap

Serdar Glmz

@serdarglmz

Yaşar Kemal bu romanı 1951 yılında yazdıktan sonra kaybetmiştir.Seneler sonra 1982 yılında annesinin sandığından çıkmıştır ve öyle basılmıştır.
Buram buram Çukurova kokar bu kitap.
Sıtması bol, toprağı yangın, suyu zehir Çukurova...

Traktörlerin tarlalara girmesiyle ırgatlar arasında işsizlik başgösterir.Çukurova'da iş vardır diye Memet, Çocuk Memet, Hösük, Aşık Ali, Hasta Yusuf yola çıkarlar. Ama umduklarını hiç bulamazlar. Hiçbir yerde onlara ihtiyaç yoktur.
Köyün birindeki yaşlı bir kadından dertlilere devalar veren nar ağacının methini duyarlar. Bu nar ağacı öyle yücedir ki yanına ne zulmeden insanlar yanaşabilir, ne kemikli sivrisinekler. gölgesinde 3 gün yatana hastalık bulaşmaz. İnsanın cebini para doldurur, muradını gerçekleştirir.
Romanın sonuna doğru Çocuk, Hösük'ün babasından kalma fildişi saplı, işlemeli çerkes hançerini alarak kaçar gider, imi timi bellisiz olur.O çocuğun adı Memet'tir. Keklikoğlu'nun çobanı. Sonradan adı "ince memed" olacak çocuktur o. Gerisi efsanedir artık.
Hüyükteki Nar Ağacı
kitaba 10 verdi
6 beğen · 1 yorum
onur altınbaş (@onuraltinbas)
Kitaptaki o yüce nar ağacı aslıda bir traktördür diyebilir miyiz?O devirde bir traktörü olanın cebi para dolar muradı gerçekeşir.
13.06.17 beğen cevap

ahmet-samsa

@samsa

Makineleşmenin Yıktığı Hayatlar
Yaşar Kemal'in okuduğum ilk kitabı. Okuduktan sonra öğrendim ki Yaşar Kemal bir yazısında bu kitabın yazdığı ilk romanı olduğunu belirtmiştir.
Memet, Höyük ve Aşık Ali köylerinde toprağın verimsizliği ve tarlaların kuruması üzerine Çukurova'da çalışmak üzere yola çıkarlar. Peşlerine daha önce Çukurova'da sıtmaya tutulmuş ve onları gitmemeleri için ikna etmeye çalışan Yusuf´ta takılır sonradan, çaresizlikten. Yolda Keklikoğlu´nun çobanı Memet çocuk da çok çalışıp, emeğinin karşılığını alamadığından dert yanarak ekibe katılınca romanın ana karakterlerini tanımış oluruz.
1950li yıllarda tarımın makineleşmesiyle ırgat ve yarıcı olarak hayatını devam ettiren halkın nasıl zorluklar yaşadıklarına tanık olacaksınız bu kısa kitapta.
Bana Gazap Üzümleri'ni hatırlattı bu roman farklı coğrafyalarda yaşanan aynı sıkıntılar. Tarihe ışık tutması ve insanların yıllar içinde anadoluyu terkedip büyükşehirlere gitme sebeplerine bir örnek olması nedeniyle okumalısınız Hüyükteki Nar Ağacı'nı.
Hüyükteki Nar Ağacı
kitaba 8 verdi
6 beğen · 5 yorum
ahmet-samsa (@samsa)
Ayrıca bu güzel kitabı bana hediye ederek Yaşar Kemal'i tanımama vesile olan @hiiccc Melike'ye de çok teşekkürler, yeniden. :)
11.05.16 beğen cevap
Melike (@hiiccc)
Rica ederim samsa begenmene cok sevindim digerini de oku o daha guzel :) Mesela bende Gazap Uzumlerini okumadim :P ondan hiiccc bagdastiramadim :P
11.05.16 beğen cevap
ahmet-samsa (@samsa)
Mesela şeklinde başlayan bir yorumum vardı diye hatırlıyorum, onunla bağdaştırmışsın sanırım. :D
11.05.16 beğen cevap
Melike (@hiiccc)
Yo yo bagdastirmayi ben yapmadim. Ama o da bir bakis acisi olabilir sonucta herkes bakiyor diye herkes ayni seyi gorecek diye bir sey yok :D
11.05.16 beğen cevap
ahmet-samsa (@samsa)
Tamam, tamam. :P :D
11.05.16 beğen cevap

erkan tınmaz

@erkantinmaz

bu kitapta insanoğlu çaresizken her şeyi yapabileceği ve her şeye inanabileceğini öğrendim.
Hüyükteki Nar Ağacı
kitaba 6 verdi
1 beğen · 0 yorum

Hüyükteki Nar Ağacı - S41

Veli karısının yatağını içeriden dışarıya çıkarıp huğun önüne serdi. Çocuklarınkini de yanına. Garbi yeli yatakların üstüne tozu toprağı süpürüyordu.
Öznurr Kuşcu tarafından eklenmiştir.

ahmet-samsa

@samsa

Sebep gözün kör olsun.
Hüyükteki Nar Ağacı
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
3 beğen · 0 yorum

Melike

@hiiccc

"...Aba altında er yatar demişler ya, doğru söylemişler.Şu insanoğlu anlaşılmaz bir yaratık..."
Hüyükteki Nar Ağacı
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
2 beğen · 0 yorum

ahmet-samsa

@samsa

Şu makina var ya, şu kocaman, ona biçerdöver derler, Ağa onu getirdiği gün sarı öküzlen mor öküzü tekerleğinin dibinde kurban kesti. Kanını tekerin dibine akıttı. Yaa, sarı öküzü kurban etti makinaya...
Hüyükteki Nar Ağacı
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
2 beğen · 0 yorum

ahmet-samsa

@samsa

Yusuf: "Çukurova batsın, motor batsın," dedi. "Tuuu..."
Hüyükteki Nar Ağacı
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
1 beğen · 0 yorum

ahmet-samsa

@samsa

Sonra Âşık coştu. Ver etti sazın döşüne. İyice sazın üstüne yumuldu, bir topak kaldı. Beş yaşında bir çocuk kadar kaldı. Gür yanık sesi gecenin karanlığında dalga dalga tekmil ovayı dolduruyordu. İniyor, çıkıyor, kızıyor, ağlıyordu.
Dert üstüne söylüyordu, aşk üstüne, ölüm üstüne, yokluk üstüne, sıtma üstüne, bebeler çocuklar üstüne, yalnızlık üstüne, gurbet üstüne söylüyordu. Kızılırmak, Seyhan, Ceyhan üstüne söylüyordu. Çukurova üstüne, sinek üstüne, gavur motorlar üstüne. Harap olası dünya üstüne, mor sümbüllü sürmeli geyikli karlı dağlar üstüne söylüyordu. Toprak üstüne, zulüm üstüne söylüyordu.
Ta şafağa kadar söyledi. Tanyeri sırmalanır, seherin yelleri eserken sazını usulca yanına koydu. Ondan sonra da ağzını açıp bir söze varmadı. Yalnız, yüzü rahat, mutlu bir ışıltı içindeydi.
Hüyükteki Nar Ağacı
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
1 beğen · 0 yorum
8.1/10
23 oy
Sence kaç puan almalı?
0