ara

Dublörün Dilemması

Dublörün Dilemması Konusu ve Özeti

Dublörün Dilemması
Yazar:
Yayınevi: 5530
ISBN: 9789750503221
Sayfa: 265 sayfa
Murat Menteş, okumacı, tartışmacı, kavgacı, yani kışkırtıcı bir yazar arkadaşım. Onunla çekişirken çiçek açarsınız. Yazarlık macerasını ben de merakla izliyorum. Peşinen söyleyeyim, fiktif, tümden hayal ürünü metinler sevmem, fakat Murat Menteş'in birbiri peşi sıra kurduğu cümlelerin gücü, benim kendimce şikayetimi kuruntuya dönüştürdü. Ben, Murat'ın yaşındayken kelimelerle kasap gibi boğuşuyordum; Murat aksine, kelimeleri kırbaçlayıp cümleler içinde düzene sokuyor ve bunu pek mahirce başarıyor. Bu yüzden Dublörün Dilemması çok canlı, renkli, inceden felsefi çığlıklarla bezeli bir kitap ve hızla yaklaşan bir yazarı işaretliyor... Böyledir, edebiyat kavgayla başlar huzurla sona erer derler; gerçi ben görmedim, hayırlısı Murat için olsun!..-Nihat Genç-Çok acayip. Çok tuhaf. Müthiş!.. Böyle bir kitabın yazıldığına inanamıyorum. Okuyun, siz de inanamayacaksınız!-Hakan Albayrak-Dublörün Dilemması ilginç, heyecanlı, eğlenceli, derinlikli...bir roman. Ama galiba en önemli özelliği, bize sözcüklerin gücünü hatırlatması. Hiperaktif bir zekanın ürünü, bu baş döndürücü macerayı okumak büyük keyif! Ben sevdim eller alsın.-Alper Canıgüz-
Dublörün Dilemması kitabı İstanbul'da Geçen En Güzel Aşk Romanları listesinde yer almaktadır.

Onur Tüzüngüven

@onur-tuzunguven

Dublörün Dilemması
Murat Menteş
İletişim Yayınları, 2005, 263 sayfa
“Dublörün Dilemması ilginç, heyecanlı, eğlenceli, derinlikli…bir roman. Ama galiba en önemli özelliği, bize sözcüklerin gücünü hatırlatması. Hiperaktif bir zekanın ürünü, bu baş döndürücü macerayı okumak büyük keyif! Ben sevdim eller alsın.” Alper Canıgüz

“Canımın içi, böyle şeyler yalnızca romanlarda olur.” CÜNEYT ARKIN [Sıkı Dur Geliyorum,1964]

Menteş’in ilk romanı olan “Dublörün Dilemması” Türk filminden alıntılanmış bir cümleyle başlıyor . Son dönem yazarlar arasında üslubu, olay örgüsü ve romanı inşa ederken izlediği yöntemler edebiyatımızda ayrı bir noktaya taşıyor Menteş’i.

Kitaba geçmeden önce kapak tasarımı üzerine birkaç kelam edelim. Tasarımda yer alan fotoğrafta ortada Gökdemir İhsan, onun sağında Onur Ünlü, solunda ise Alper Canıgüz bulunuyor. Hemen arkasında esprili bir dille kaleme alınmış iş ilanları var. Gitar:”Gitar çalan kılıfını hazırlar. 16 derste çalın söyleyin.” Evcil Hayvan: Albino ve Kör, matemi kedinize yükleyin” gibi.

Mafya-polisiye ekseninde şekillenen roman, her biri kendi içinde küçük bölümler olmak üzere 5 ana bölümden oluşuyor. Bu bölümlerden ikisini romanın ana karakteri Nuh Tufan, diğer bölümleri İbrahim Kurban, Habip Hobo, Ferruh Ferman’ın karakterlerinin ağzından okuyoruz.

Nuh Tufan atipik şizofren ve albino birisi. Menteş, romanının baş kahramanına çizdiği ilk bakışta olumsuz bir intibah bırakan dış görünüşün altına tarih, felsefe, sinema, edebiyat kısaca entelektüel bilgi birikimini, kahramana has yarattığı esprili ve zeki mizacıyla değişik bir form yüklüyor. Yazarın Nuh Tufan’a yüklemek istediği entelektüel bilgi birikimin en güzel örneklerini spontane geliştirdiği küçük hikayeleri anlatışında görüyoruz.

Romanın derinliklerine girmeden konusunu özetlersek; Nuh Tufan ve arkadaşı İbrahim Kurban bir işe girişirler ve bu giriştikleri iş sonrası kendilerini hiç ummadıkları ilişkiler yumağının içinde bulurlar. Roman da bu karmaşık, dört bir koldan gelişen ilişkiler yumağının final sahnesinde çözümlenmesiyle son bulurken yazar bir güzellik yapar hiç bitmesin diyen okuyucuya ve okuyucuyu başka yere yönlendirir.

Romanda, kelimelerin aktığı, cümlelerde bir bütün oluşturmasına hayran kaldığımı belirtmen gerek. Roman, final sahnesinden bir kesitle başlıyor ve daha sonra bir sahnede kesilip o ana nasıl gelindiği üzerine inşa ediliyor. Buna Kevin Spacey’in muhteşem performans sergilediği The Usual Suspects (Olağan Şüpheliler) filmi güzel bir örnek.

Roman kahramanlarına verdiği isimlerle de güldürüyor Menteş: Nuh Tufan, İbrahim Kurban, mafya babası Rıza Silahlıpoda (piyanist olan değil), kardeşi Roza Silahlıpoda, gizli ajan Habip Hobo, Profesör Umur Samaz, eşi Su Samaz, Ruhi Bebe, Haydar Baydar… Nuh Tufan’ın arkadaşlarıyla kurduğu şantaj yaparak para kazanmayı amaçladığı bir ajans olan Şant Ajans gibi.

Romanda “altı çizilecek cümleler“

∞ Gerçek acı, insanı yapay sevinçten daha çok canlandırır.

∞ Yaptığınızı, bir budalanın bunu sizden beklediğini düşündüğünüz için yapıyorsanız, onun sizden bunları beklemesi de, sizin onun bunları beklediğini umduğunuzu sanmasından ileri geliyorsa, herkes istemediği bir şeyi yapıyor demektir. O zaman ortaya hakikaten budalaca bir durum çıkar.

∞ Gece yarısından sonra yapılan her şey edebe aykırıdır. [ Gustave Flaubert ]

∞ Yaşlı peder Bruegel, yaptığı her resme eşlik edecek bir şiir yazarmış.

∞ Aşka peşinen atfettiğimiz yücelik yüzünden onun basit bir bileşim olduğunu gözden kaçırıyoruz.

∞ Yalnızsan yalanlar sana ilaç gibi gelir.

∞ Bence baban kendini tutmalıydı.

∞ İnsan, ne ise o olduğunu inkar eden yaratıktır.

∞ Yanılgılarımızın çoğu, düşüneceğimiz yerde duygulanmak ve duygulanacağımız yerde düşünmekten doğar.

∞ Evlilik, kazandığına pişman olacağın bir oyundur.

∞ Bir insandan boşanana kadar onu tanıyamazsın. [ Zsa Zsa Gabor ]

∞ Kötü kadınlar bunaltır, iyi kadınlar sıkar. [ Oscar Wilde ]
Dublörün Dilemması
kitaba puan vermedi
4 beğen · 0 yorum

Meursault Samsa

@meursaultsamsa

Çok sevilen bir kitaptır ne var ki ben hiç sevmedim. Neden? Çünkü ben ekşici piçim. Hiçbir şeyi beğenmemeye and içmiş bir insanım. En azından bazıları benim için bunları söyledi.
Özgün ama gelişimi imkansız gibi duran bir tarzı var. Ne yaparsa yapsın bir süre sonra illa kendisini tekrar eder ki ben bunu henüz kitabın yarısı bitmemişken hissettim. Bakış açısı yer yer çok güzel, ifade ediş tarzı yine yer yer çok hoş olsa da bir yerden sonra bu hoşluk sıkıcı bir hale gelmeye başlıyor. Her şeyi benzetme üzerinden anlatmasından gerçekten çok sıkıldım.
Kitap güzel aslında ama o kadar övüldü anlatıldı ki ''bu mu lan peh'' dedirtti bana. Bak şimdi; mesela biri ''bana kitap öner'' dese, çok güzel göğüsleri olmadığı sürece kolay kolay kitap önermem. Okur, anlamaz, gelir ''güzel değilmiş'' der ve ben de Rouqentin misali çatalı gözüne batırmak isterim, ama göğüsleri güzelse çatal ile ilgili fantazim aklım gelmeyeceğinden kitap önerebilirim tabii(Off neyse ki bir şekilde yine göğüslere getirdim konuyu, bir an çok korktum gelmeyecek diye) Yabancı kitabını beğenmemiş bir adam için kitabı anlamamışsın diyebilirsin hatta bana sorarsan demelisin de zaten. Yeni Hayat' ı ya da Tutunamayanları beğenmeyenler için de bunu söyleyebilirsin mesela ama Dublörün Dilemması' nı beğenmeyen için bunu söyleyemezsin. Beğenmemişse sadece beğenmemiştir işte.
Kitap zeki bir yazarın elinden çıkmış ama Bukowski okurken ya da Nick Hornby okurken hissedilen ''dumanlı kafayla yazmış abi çok doğal lan'' hissi Murat Menteş' in bu kitabında hissedilmiyor. Her zaman bu hissi hissetmek zorunda değilsin elbette lakin kitap biraz da bu hissi uyandırmak için yazılmış izlenimi uyandırdı bende. Şimdi en büyük eleştirimi yapacağım;
Azıcık ona kendimi göstereyim, dur bu eksik kalmasın azıcık da bu tarafa yaranayım, biraz da şundan ekleyeyim kafasıyla yazılmış bir kitap sanki. Bakın ben istesem edebiyat parçalayabilirim, bakın ben solculuktan anlarım, bilimsel bilgilerimi duysanız poponuz tavana vurur, ben sanattan anlarım, derdi bana aşkı da yine bana sorun, din mi dediniz? doğru adrestesiniz, ahh lirik anlatım benim işim...
Şimdi ben Murat Menteş azıcık ondan azıcık bundan almış demiyorum kesinlikle. Bir intihal ithamım kesinlikle söz konusu bile olamaz lakin biraz İhsan Oktay, biraz Bukowski, biraz o, biraz bu işte karşınızda özgün tarzıyla bendeniz Murat Menteş... Yemez abi ama aynen devam kitap cidden iyi kitap yine de. Yalnız köşe yazılarını okurken, bu kitabı okuduğum sırada aldığım keyiften çok daha fazlasını alıyorsam ikinci bir kitabını almak yerine hergün Yeni Şafak alırım daha iyi.

Edit: Ya şu iyi kurgu mevzusuna da bir gireceğim. Sadece bu kitap için değil zaman zaman benim de yediğim bir halt olmakla birlikte her aksiyon romanına ''çok iyi kurgusu var hocam ya'' deniyor. Nedir iyi kurgu bir anlatın ne olur? Ben kısa bir fıkra ile anlatmaya çalışayım tepkimi;

Boğaza 3. köprü için ihale açılmış. Amerikalılar demiş ki; ''biz iki kıtadan köprüyü yapmaya başlarız. Tam ortada en fazla 20 cm bir farkla iki ucu birleştiririz. O fark da zaten fark edilmez.'' Japonlar demiş ki; ''biz de iki kıtadan köprüyü yapmaya başlarız. Tam ortada en fazla 10 cm bir farkla iki ucu birleştiririz. O fark da zaten fark edilmez. Çinliler demiş ki; ''biz de iki kıtadan köprüyü yapmaya başlarız. Sonrasında ortada iki uc birleşti, birleşti; birleşmezse 1 değil 2 köprünüz olur.''
Sadece bu kitap için demiyorum bu tarz pek çok kitapta yazar iki köprüyü ortada birleştirdi diye ''çok iyi kurgu ya'' oluyor. Yok bir de birleştiremeseydi...
Dublörün Dilemması
kitaba 4 verdi
2 beğen · 1 yorum
bünyamin özdemir (@bunyamin-ozdemir)
Arkadaş belirtmiş kitabın kofluğunu. Bir kaç not da ben ekliyim.
Murat Menteş baağzıları gibi tabulaştırılmıştır. Oysa yazdığı kitabın kaliteye sahip olmadığını iyi okurlar anlar.
Hıı, kitap konusuna uzak olanlar, yeni başlayanlar, çocuklar için eğlenceli olabilir.
07.01.14 beğen cevap

halil kartal

@halil-kartal

kitabı yoğun bir çaba sonucunda bitirdim. çabam sıkıldığımdan zorla okumamdan değil. dün 200 sayfa kadar birden okumayı başardım. düşüncelerim şu şekilde:

-edebi açıdan bir edebi kelamlar aramayın. benzetimler şizofren bir zekadan çıkmış.
-kitabı ilgi çekici hale getiren şey dilinden ziyade kurgusu. olayın sonunu merak ediyorsunuz.
-hayal dünyanızı işletmek istiyorsanız bu noktadan faydalı olabilir. heyecan arıyorsanız okuyabilirsiniz.
-aklen, mantıken, fikren size bir şeyler vereceğine inanıyorsanız bence gidin deneme ve fikir kitabı okuyunuz.
-kitabın beni yoran yanı; artık murat menteş'in entellektüelliğinden midir, çok kitap okumasından mıdır bilemiyorum, kitapla, olayla alakasını kuramadığım bir çok cümlesi ve gereksiz tarihi bilgileri bir mizansenle anlatmış. açıkçası bu noktaları beni yordu. örneğin fermuarı bulan adamın ismi için 3 sayfa ihtimaller sıralanmış. sadece zeki cümleler ve benzetimler. woooow diyorsunuz nasıl bir mantıkla yazmış adam bunu. ama hiç biri aklımda değil açıkçası...

en son olarak, kıymetli hayat arkadaşımelif hanım, gece 2-3 lerde ayakta olduğumu görünce, kitabı bitircem çok heyecanlı dedim. tabi kitap bugün bitti. merak etmiş bugün sabah bakmış kitaba; "ne biçim kitaplar okuyorsun sen, baktım göz gezdirdim, hiç bir faideli bir şey yok içinde, sana bir şey katmayan, saçma sapan, abuk subuk nasıl meydana çıktığı belli olmayan cümleler vb yorumlarıyla karşılaşınca şu kanaate vardım: "az çok çevrenizdeki insanları tanırsınız, onlara tavsiye ederken vb durumlarda dikkatli olun. eşiniz olsa bile...

....
....
....

ve kitaptan bir gün sonra...
nasılmıyım?
ne mi kaldı ben de?

bir halı saha maçı gibi. oynadım. zevk aldım. parmağımı kırdım.
aynı şekilde. okudum. hayalde gezdim. zevk aldım. hanım kafamı kırıyordu.

tek ortak noktası zevk boyutu. eee kitap zevk almak için mi okudunuz? orası ayrı bir tartışma konusu.
...

heh aklıma gelmişken bu dublör meselesinde murat menteş'in,prestijadlı filmden de faydalandığını düşünüyorum açıkçası. hatırlarsanız o filmde sihirbazlardan birisi bir şekilde kendisini birden fazla yapıyordu...

neyse kitap hakkında fazla bilgi vermeyeyim...
merak edenler okuyabilir...

sizleri seviyorum.
hadi bay, bay, bayan...
görüşmek üzre efem.
Dublörün Dilemması
kitaba puan vermedi
8 beğen · 2 yorum
Zafer Akın (@zafer-akin)
prestij bu kitaptan sonra çıktı
31.12.13 beğen cevap
Semih Oktay (@semih-oktay)
,
27.09.15 beğen cevap

Nesli

@nesli

Beğenmedim. Zaman kaybından öte bir şey değil fikrimce. Genel olarak okuyanlar da beğeniyor. Ne gülünecek espriler var içinde ne de gözle görülebilecek şeyler. Yazar hızlıca okunabilen kitaplar yazdığını söylüyormuş sanırım. O kadar sıkıldım ki okurken, sayfalar hızlı ilerledi ilerlemesine ama hep geri döndüm, ben ne okumuştum bir önceki sayfada diye. Çıkıp da buna hızlı bir okuma süreciydi, sayfalar ellerimin arasından aktı, gitti diyemiyorum haliyle.

Okuyup da beğenmeyenlerin dilemması da kıyaslayacak bir benzerinin olmayışından doğuyor. Buna göre kötüydü ya da iyiydi diyemiyorsun. Alper Canıgüz okudum, onun ilk romanı bence bundan daha güzeldi, komikti, o da bunun gibi absürd tarza sahipti ama çok da benzemiyor yine de. O kitabı daha çok beğenmiştim, hiç değilse gülmüştüm.

Bir şeyleri biliyorum havası beni boğdu mesela. Filmler, aktörler, yazarlar, tuhaf ve günlük hayatta kullanmadığınız kelimeler ve onların tamlamaları. Yazarın da cidden anlamını bilerek yazıp yazmadığını sorguladım. Her şey bu kadar gösteriş içinde geçince o uzaklaştığınız samimiyeti mumla aratıyor kitap. Örnek vere vere gitmiş Baudrillard'dan bahsetmiş. Hadi Borges'ı okumadıysam bile duymuşluğum var, tanıyorum yazarı. Ben bunca kitap okuyorum, Baudrillard'yı tanımıyorum. Akıllının teki çıkıp "kitap mikemmeldi yiaa" diyebiliyor benim tüm takıldığım şeyleri bilmeyişini gözardı ederek. Belki de cahil olan benim, belki de bu ilişkide sorun bende.
Dublörün Dilemması
kitaba 4 verdi
2 beğen · 0 yorum

Emirhan Oruç

@emirhan-oruc

Murat Menteş'in kelimelerle adeta dans ettiği eseri Dublörün Dilemması. Konular o kadar güzel bağlanmış ki kurguya hayran olmamak elde değil. Aynı şekilde bu kadar içten bir anlatım çok az yazarın sahip olduğu bir özellik.

Konu olarak 'Bir insan aynı anda nasıl iki yerde olur?' sorusu etrafında şekillenen bir konu seçilmiş. Maskeler ön planda ve anlatılırken sürekli 'Acaba olur mu, yapılabilir mi ?' sorusunu getiriyor okurun aklına.

Dikkat çekilmesi gereken bir nokta da romanın bir genel kültür zenginliği içermesi. Çok sayıda filmden, romandan ve müzikten alıntılar, parçalar seçilerek anlatıma serpiştirilmiş. Buna benzer olarak tarihten, bilimden, felsefeden vs vs. bilgiler de mevcut. Yani birçok konuda bilgi sahibi de oluyorsunuz okuduğunuz zaman Dublörün Dilemması'nı.

Seçilen kısa kısa bölümler de komik ve özlü isimleriyle dikkat çekiyor. Mizah yine kullanılmış yüksek oranda, Murat Menteş eserlerinde olduğu gibi. Ve seçilen isimlerde de hem kelime oyunları hem de mizahi unsurlar var. Örnek verilmek gerekirse Başak Tör, Umur Samaz, Su Samaz gibi. Başkarakterlerde de yine özel isimler seçilmiş, Nuh Tufan ve İbrahim Kurban gibi.

Güzel bir eser okuyacağımın farkındaydım ve nitekim öyle de oldu. Keyif alarak okudum Dublörün Dilemması'nı. Tavsiye ederim, okumayan çok şey kaçırır bence.
Dublörün Dilemması
kitaba 10 verdi
9 beğen · 0 yorum

Dublörün Dilemması - S41

İkimizde aramızda duran maskeye kilitlenmiş vaziyetteyiz. Sanki birbirimizle değil de maskeyle konuşuyoruz:
- Neler geçiyor aklından Nuh'um?
- İmkansızı isteyen müşteriler bulmak.
Ayse Çekiç tarafından eklenmiştir.

Ahmet Yarbaş

@gfbyarbas

-Zayıflamak için ata biniyorum.
-Aaa, işe yarıyor mu peki?
-Evet, at yirmi kilo verdi.
Dublörün Dilemması
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
27 beğen · 0 yorum

E.D

@yabanci

Yalnızlıktan korkuyorsanız sakın evlenmeyin.
Dublörün Dilemması
kitaba 6 verdi, inceleme ekledi.
15 beğen · 0 yorum

Süheyla

@suheyla

Kendime "siz" diye hitap ederim. Saygınlığın ilk kuralı budur. Kendinizle aranıza mesafe koymazsanız, başkalarından bunu bekleyemezsiniz.
Dublörün Dilemması
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
14 beğen · 0 yorum

Eyyubi

@eyyubi

Hayatının geri kalanını birisiyle geçirmek istediğini anladığın zaman, hayatının geri kalanının bir an önce başlamasını istersin.
Dublörün Dilemması
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
12 beğen · 0 yorum

Yusuf Gezer

@gezeryusuf

"Yanılgılarımızın çoğu, düşüneceğimiz yerde duygulanmak ve
duygulanacağımız yerde düşünmekten doğar"

..............

"Cennet ve Cehennem hakkında ileri geri konuşmam,
çünkü her ikisinde de dostlarım var"
Dublörün Dilemması
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
10 beğen · 0 yorum
3
KİTAP
İstanbul'da Geçen En Güzel Aşk Romanları
Paris aşkın şehridir derler. Ancak İstanbul kıyılarında, Üsküdar sahilinde, Kadıköy vapurunda, İstiklal Caddesinde aşk ise ba...
735
KİTAP
Okuduğum En Güzel Kitap
Okuduğumuz en güzel kitapları bu listede topluyoruz! Sen de en beğendiğin ve herkese tavsiye etmek istediğin kitapları listey...
1134
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar
Herkesin mutlaka okuması gereken, kitaplığında bulunması gereken kitaplar listelenmektedir. Sen de mutlaka okunması gerektiği...
385
KİTAP
Bir Nefeste Okunan Kitaplar
Elinden düşüremeyeceğin, bir solukta okuyacağın en sürükleyici kitapları bu listede bulabilirsin. Sen de en sürükleyici buldu...
246
KİTAP
Okunası ve Tavsiye Edilesi Kitaplar
Satırlarından kopamayacağınız, okumaktan kendinizi alamayacağınız, okuduktan sonra mutlaka bir arkadaşınıza tavsiye edeceğini...
8.6/10
626 oy
Sence kaç puan almalı?
0