ara

Senden Önce Ben

Senden Önce Ben Konusu, Özeti ve Türleri

Geçirdiği bir kazadan sonra kitabın ana karakteri olan Will Traynor’ın hayatı bir anda değişir. Kazadan sonra ailesi, Will’e bakması için ekonomik sıkıntıları olan Lou adında bir bakıcı tutarlar. Kitap, Will’in hayattan vazgeçme isteği ile Lou’nun hayata umutla bağlanmasını ve aralarında oluşan duygusal bağı anlatıyor.
Senden Önce Ben
Yazar:
Çevirmen:
Yayınevi: Pegasus
ISBN: 9786053430674
Sayfa: 480 sayfa
Basım Tarihi: 2012
Birbirlerine aşktan başka verecek hiçbir şeyleri yoktu...

Yaşamın ince detayları Lou'dan sorulur. Otobüs durağıyla ev arasında kaç adım var? Çalıştığı kafeye gelip gidenler nasıl bir hayat yaşıyor? Parlak yeşil elbisenin altına ne renk külotlu çorap giyilir? Onda bu soruların hepsinin cevabı var. Kolayca mutlu olabildiği küçücük dünyasında bilmediği tek şey hayatın çok daha karmaşık soru ve cevaplarla dolu olduğu...

Geçirdiği motosiklet kazasıyla hayatı altüst olan Will uzun süredir karmaşık sorularla meşgul. Bu hayatta diğer insanları mutlu eden küçük şeyler ona biraz olsun keyif vermiyor. Çevresindeki tüm renkler birden griye dönmüş ve böyle bir umutsuzluk içindeyken yapabileceği tek şeyin hayatını sonlandırmak olduğunu düşünüyor.

Peki, asık suratlı, aksi ve geçimsiz Will, Lou'nun rengârenk yaşamıyla karşılaşırsa neler olur?

Mucizelere inanmıyorsanız durup bir kez daha düşünün...

KİTABIN İLK BÖLÜMÜNDEN:
Giriş
2007
Adam banyodan çıktığında kadın uyanıp yastıklara dayanmış, yatağın yanında duran seyahat broşürlerine göz atıyordu. Kadının üzerinde adamın tişörtlerden biri vardı ve uzun saçları bir önceki gece yaşadıklarına dair çok şey anlatacak kadar dağınıktı, önceki geceyi kısa bir an hatırlayarak keyfini çıkaran adam havluyla ıslak saçlarını kuruladı
Kadın broşürlerden başını kaldırıp dudak büktü. Yaşı böyle bir hareket için oldukça büyük olsa da henüz kısa süredir birlikte oldukları için bu mimikleri sevimli görünüyordu.
“Gerçekten dağlara çıkıp trekking yapmak ya da vadilerde gezinmek zorunda mıyız? Bu birlikte çıktığımız ilk doğru düz­gün tatil ve bir yerden kendimizi atmadığımız ya da polar dağ kıyafetleri giymediğimiz tek bir gezimiz bile olmadı.”
Broşürleri yatağın üstüne atan kadın bronzlaşıp karamel rengine dönmüş kollarını başının üstünde tutarak gerindi. Kısık sesi uykusuz geçen saatlerin kanıtı gibiydi. “Lüks bir spa masajı için Bali’ye gitmeye ne dersin? Kumların üzerinde uzanır saatler boyu kendimizi şımartırız… Uzun ve rahatlatıcı geceler geçiririz.”
“Ben öyle tatillere çıkamam. Bir şeyler yapıyor olmam lazım.”
“Uçaktan kendini atmak gibi mi mesela?”
“Denemeden karar verme bence.”
Kadın suratını astı. “Senin için fark etmediğine göre kararımı çoktan verdim sanırım.”
Adamın hafif nemli gömleği üzerine yapışmıştı. Saçlarını tarayıp cep telefonunu açtı ve küçük ekranda beliren mesajlara göz gezdirdi.
“Peki. Benim gitmem lazım. Kendine kahvaltı hazırla.” Kadını öpmek için yatağın üzerine eğildi. Kadın ılık teninden yayılan parfümle çok seksi kokuyordu. Adam, kadının saçlarından gelen kokuyu içine çekti ve kadın kollarını onun boynuna dolayıp yatağa doğru çekince adamın aklındaki her şey bir an için uçup gitti.
“O halde bu hafta sonu gidiyor muyuz?”
Adam gönülsüzce yataktan kalktı. “Anlaşmada ne olacağına bağlı. Şu anda her şey belirsiz. Belki New York’ta olmam gereke­bilir. Yine de perşembe günü güzel bir akşam yemeği yiyebiliriz. Restoranı sen seç.” Adamın eli kapının arkasında asılı duran motosiklet kıyafetlerine uzandı.
Kadın gözlerini kıstı. “Akşam yemeği mi? Bay BlackBerry de bize katılacak mı?”
“Ne?”
“Bay BlackBerry beni Bayan Fazlalık gibi hissettiriyor.” Kadı­nın yüzü bir kez daha asılmıştı. “Sürekli senin dikkatini çekmeye çalışan üçüncü bir kişi varmış gibi hissediyorum.”
“Sessize alırım.”
Kadın, “Will Traynor!” diye bağırdı. “Tamamen kapatacağın zamanlar da olmalı.”
“Ama dün gece kapattım, değil mi?”
“Ancak ağır tehdit altındayken kapatıyorsun.”
Adam sırıttı. “Şimdi öyle mi oldu?” Deri kıyafetlerini giyince nihayet Lissa’nın üzerinde bıraktığı etkiden de kurtulmuştu.
Motosiklet ceketini omzuna atıp ayrılırken kadına bir öpücük gönderdi.
Cep telefonunda yirmi iki mesaj vardı ve ilki sabah 3.42′de New York’tan gelmişti. Hukuki bir problemle ilgiliydi. Garaja inen asansöre bindikten sonra gece gelen haberlerle neler olup bittiğini anlamaya çalıştı.
“Günaydın Bay Traynor.”
Güvenlik görevlisi kabininden çıktı. Bu, soğuğa karşı koru­naklı bir kabin olsa da aslında aşağıda korunulacak bir hava da yoktu. Will bazen güvenlik görevlisinin kapalı devre televizyon sistemine ve hiç kirlenmeyen 60.000 sterlinlik arabaların parlak tamponlarına bakarak saatler boyunca ne yaptığını merak ediyordu. Deri ceketini giydi ve, “Dışarısı nasıl Mick?” diye sordu. “Fena. Bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor.”
Will duraksadı, “öyle mi? Motor havası değil yani?”
Mick başını salladı. “Hayır efendim. Şişme botunuz yoksa binmeyin derim. Ya da ölmek istemiyorsanız.”
Will motoruna bakıp kıyafetlerini çıkardı. Lissa aksini düşünse de gereksiz riskler alan bir adam değildi. Motorun ön tarafındaki gözü açıp giysileri oraya koydu ve kilitledikten sonra anahtar­ları Mick’e attı. Mick anahtarları tek eliyle kolayca yakalamıştı. “Kapının altından atarsın olur mu?”
“Sorun değil. Size bir taksi çağırmamı ister misiniz?” “Hayır, ikimizin de ıslanmasına gerek yok.”
Mick otomatik kapıyı açan düğmeye bastı ve Will eliyle te­şekkür ederek dışarı çıktı. Sabahın ilk saatlerinde hava karanlık ve gök gürültülüydü. Saat henüz yedi buçuk bile değildi, fakat Londra’nın merkezinde trafik şimdiden yoğunlaşmıştı ve yavaş ilerliyordu. Will montunun yakalarını yukarı kaldırıp kavşağa doğru yürümeye başladı. En kolay taksi bulacağı yer burasıydı. Yollar göle dönmüştü ve kaldırımdan parlak, gri bir ışık sokağa yansıyordu.
Kaldırım kenarındaki takım elbiseli diğer insanları gören Will içinden lanet okudu. Ne zamandan beri Londra bu kadar erken kalkmaya başlamıştı? Tabii herkesin aklında aynı soru vardı.
Will hangi noktada dursam daha iyi olur diye düşünürken telefonu çaldı. Arayan Rupert’dı.
“Geliyorum. Taksi bulmaya çalışıyorum.” Yolun karşı tarafında, turuncu ışıklı bir taksi gözüne çarptı ve taksiyi kendisinden başka kimsenin görmediğini umarak ona doğru ilerledi. Bir otobüs gürültüyle yanından geçti ve ardından frenleri tiz bir ses çıkartan kamyon yüzünden Rupert’ın sözleri duyulmaz oldu. Will trafi­ğin gürültüsü içinde, “Seni duyamıyorum Rupe,” diye bağırdı. “Bir daha söyler misin?” Kısa bir süre orada mahsur kaldıktan sonra önünden akıp giden trafiğin içinde yanan turuncu ışığı görüp boş elini kaldırdı ve sağanak yağmurda sürücünün onu görmesini umdu.
“New York’tan Jeff’i araman lazım. Hâlâ uyumamış, senin aramanı bekliyor. Dün gece sana ulaşamadık.”
“Sorun nedir?”
“Hukuki bir pürüz. Bir paragrafta uygulamadıkları iki madde… imza… kâğıtlar…” Yağmurda lastikleri kayan bir arabanın sesi karşı tarafın konuşmalarını bastırıyordu.
“Anlayamadım.”
Taksi de onu görmüştü. Yavaşlayıp yolun karşı tarafına küçük bir su birikintisi sıçratarak durdu. Arabayı fark edip öne atılan başka bir adam ise Will’in ondan önce davranıp taksiyi yakala­yacağını anladığında hayal kırıklığıyla yavaşladı. Will sinsi bir zafer duygusuna kapılmıştı…

Aşk romanları ile tanınan ünlü yazar Jojo Moyes, Senden Önce Ben romanı ile yine sizi oldukça duygulandıracak ve bazılarını ağlatacak bir kitap ile karşımıza geliyor.

Küçük bir kasabada sade bir hayat yaşayan fakat renkli bir karaktere sahip olan bir kız ile bir zamanlar hayatı doya doya yaşamış olan fakat geçirdiği kaza nedeni ile tekerlekli sandalyeye mahkum olan ve dahası hayata küsmüş olan bir adamın yolları kesişirse ne olur? Hangisi hangisinin hayatını etkisi altına alır?

Jojo Moyes okurlarına bu soruların cevabını duygusal bir aşk romanı ile veriyor. Bir tarafta sıradan bir hayat yaşayan kız ile diğer tarafta hayatı doyasıya yaşamış fakat geçirdiği kaza ile sandalyeye mahkum yaşayan adamın aşkı ve yaşadıkları sizi oldukça etkileyecek.

Eleştirmenlerden tam not alan ve büyük beğeni kazanan Senden Önce Ben romanı bir çok kitap eleştirmeni tarafından okunması gereken romanlar listesine eklendi bile.

İngiltere’nin ufak bir kasabasında yaşayan Lou sıradan be çoğu insana göre basit bir hayat yaşayan genç bir kadındır. Bir gün çok sevdiği işini kaybeder ve hiçbir özel eğitimi olmadığı için bir süre farklı işlerde tutunmaya çalışır. Hiçbirinde umduğunu bulamayınca karşısına çıkan bakıcılık işini kabul etmek zorunda kalır. Söz konusu bakıcılık olunca yaşlı birini beklerken karşısına 25 yaşında yakışıklı bir adam çıkar.

Will yıllardır hayatı doyasına yaşamış, hayatı kendine göre şekilendirmiş biri iken geçirdiği kaza sonrası tekerlekli sandalyeye mahkum kalmıştır. Sadece el parmakları dışında başından aşağısını hissedemeyen ve hareket ettiremeyen Will için tek kurtuluş kendisini öldürmektir.

Lou ile Will ilk başlarda pek anlaşamazlar ve sürekli birbirleri ile uğraşırlar. Fakat zamanla bu arkadaşlığa dönüşmeye başlar ve birbirlerini daha iyi anlarlar. Fakat Lou acı bir gerçeğe kulak misafiri olur. Will hayatına son vermek istemektedir ve son intihar girişiminden sonra ailesi ile anlaşma yapmıştır. Altı ay kendini öldürmeye teşebbüs etmeyecek fakat sonrasında İsviçre’ye gidip yasal olarak hayatına son verilecektir. Ailesinin önünde Will’in fikrini değiştirmeleri için altı ay vardır.

Lou bunu öğrenince işi bırakmak ister. Fakat Will ilk defa biri ile bu kadar yakınlaşmıştır ve ailesi Lou’dan kalmasını ister. Bunun üzerine Lou Will’in ailesi ile bir anlaşma yapar. Lou Will’e yeniden hayatı sevdirmeye kararlıdır ve ailesi bunun için ona tüm imkanları sağlayacaktır. Ailesi Lou’nun isteğini kabul eder ve Lou çalışmalarına başlar.

Planlar ilk başta pek de istediği gibi gitmez ama zamanla Will’e daha fazla yakınlaşır ve daha güzel vakit geçirirler. Aralarındaki yakınlaşma git gide artar ve sonunda birbirlerine aşık olduklarını anlarlar. Birlikte çıktıkları tatilde Lou daha fazla kendini tutamaz ve aşkını itiraf eder. Dahası herşeyi bildiğini ve Will’in onunla birlikte hayatı paylaşmasını ister. Ve Will son kararını verir...

Louisa Clark altı yıldır bir cafede çalışmaktadır. Fakat cafenin sahibi cafeyi kapatmaya karar verir ve Louisa işsiz kalır. Ailesinin maddi durumu iyi olmadığı için hemen iş bulması gerekir. İşçi Bulma Kurumu’na başvurur. Birkaç işe başlar ve bu işler ona uygun olmadığı için uzun süre çalışamaz. Son olarak bir hasta bakıcılığı işi bulur ve görüşmeye gider. Camilla Traynor ‘ın oğlu Will 2 yıl önce kaza geçirip felç olmuştur. Oğlu için bir bakıcı arıyordur. Louisa, Camilla Traynor ile görüşmeye gider ve onun canlı, konuşkan kişiliği işe alınmasını sağlar.

Louisa annesi, babası, kız kardeşi Treena ve onun 5 yaşındaki oğlu Thomas ile birlikte yaşamaktadır. 6 yıldır birlikte olduğu Patrick adında bir erkek arkadaşı vardır. Ailesi Louisa’nın işini duyunca çok memnun olmazlar ama maaşı normale göre daha fazladır ve altı aylık bir iştir.

Louisa işe başlar ve Will ile tanışır. Will’in yanında onun tıbbi bakımını yapan Nathan adında bir kişi daha vardır. Will başlarda Lou ile hiç konuşmaz. Lou konuşmak için çabalar ama çabaları karşılıksız kalır. Will felç olduğu için ve her işinde başkasına muhtaç olduğu için mutsuzdur. Lou’nun görevi bakımdan çok Will’i neşelendirmektir. Lou ilk günlerde bunu başaramaz ve işi bırakmayı düşünür. Will zamanla Lou’ya alışmaya başlar. Onun giyim tarzına, hareketlerine, düşüncelerine gülmeye başlar. Birgün Will’in eski kız arkadaşı Alicia ve Eski arkadaşı Rupert gelir. Evleneceklerini söylerler. Will buna üzülür ve bir süre sessizleşir. Lou önceden yapmadığı şeyleri Will ile yapmaya başlar. Önceden hiç altyazılı film izlememiştir ama Will ile izler ve çok beğenir. Lou, Will’i kontrol zamanlarında hastaneye götürür. Birgün Will ateşlenir ve Lou bunu farketmez. Nathan geldiğinde Lou’ya kızar ona neler yapması gerektiğini anlatır. Gece Camilla Traynor gelemeyeceği için Lou gecede Will’in yanında kalır. Lou, Will uzun süre traş olmak istemediği halde Lou onu ikna eder ve saçını kesip onu traş eder. O gün Will’in kız kardeşi Georgina gelir. Lou, Bayan Traynor ve Geogina’nın konuşmalarını duyar. Will’in önceden intihar girişiminde bulunduğunu ve babasının onu kurtardığını öğrenir. Görevinin Will’in intihar etmesini engellemek olduğunu anlar. Will’in yaşamak istemediğini, ölmek için İsviçre’ye Dignitas’a gitmek istediğini öğrenir. Dignitas’ta ötanazi yasaldır. Ailesiyle bir anlaşma yapmıştır ve altı ay sonra Dignitas’a gidecektir. Will bunları öğrenince kendisini kandırılmış hisseder. Ertesi gün işi bıraktığını ve sebebini yazan bir mektup bırakır ve eve gider. Bayan Traynor mektubu okuyunca Lou’nun evine gider, ondan işi bırakmamasını, istediği her olanağı ona sağlayacağını ister. Çünkü Will Lou’yu sever ve onunla birlikte gülmeye başlar. Önceden yapmadığı şeyleri Lou ile yapmaya başlar. Lou olanları Treena’ya anlatır. Treena üniversiteye başlamayı düşündüğü için onun işi bırakmasını istemez. Ona Will’in fikrini değiştirmek için bir şeyler yapması gerektiğini söyler. Lou bu fikirden hoşlanır ve ertesi gün Bayan Traynor’a fikrini söyler. Bayan Traynor çok istemese de eşi kabul eder. Lou ve Trrena araştırmalara başlar. Will’i nereye götürebileceklerini bulmaya çalışırlar. Treena üniversiteye başlar ve evden taşınır.

Lou, Will’i at yarışına götürmeye karar verir ama bu plan bir fiyasko olur. Tekerlekli sandalye yüzünden birçok sorun yaşarlar. İstedikleri yerde yemek yiyemezler ve Lou Will’in atları hiç sevmediğini öğrenir. Will’e arkadaşından klasik müzik konseri için bir davetiye gelir. Will, Lou’nun klasik müzik sevmediğini öğrenir ona klasik müziğin güzel olduğunu ve bu konsere gitmesi gerektiğini söyler. Lou da Will ile birlikte gitmek ister. Lou bu kez her şeyin yolunda gitmesi için için tüm önlemleri alır ve konsere giderler. Lou klasik müziği çok sever. Konser sırasında Lou ve Will yakınlaşırlar. Konser macerası sorunsuz bir şekilde biter. Lou Will’in kendi başına yazı yazabilmesi için bilgisayarına bir program indirir. Bu Will’in çok hoşuna gider artık yazılarını kendisi yazabilecektir.

Lou’nun doğum günü yemeğine Will de davet edilir. Lou’nun annesi ve babası Will ile çok iyi anlaşır. Fakat Patrick Lou’nun Will ile olan yakınlığını görünce sinirlenir ve Will’e hiç iyi davranmaz.

Lou sürekli Will’i dışarı çıkarmaya başlar. Onu şatonun etrafında, evin bahçesinde gezdirir. Konuşmaları sırasında Will Lou’nun kasaba dışında başka biryere gitmediğini öğrenir. Ona başka yerleri de gezip görmesini söyler. Lou bundan sonra Will’i götürmek istediği yerlere kendisinin gitmek istediğini ve Will’in de gelmesini istediğini söyler. Will hasta olu ve hastaneye yatar. Lou’da bu boşlukta kütüphaneye gider ve internetten Will’in durumundaki hastalarla konuşmaya başlar. Will’i nereye götürebileceği, nelerden hoşlanabileceği hakkında fikirler alır. Will hastaneden çıktıktan sonra Lou onu şarap tadımına götürür. Dönüşte Will, Lou’nun hep dövme yaptırmak istediğini ama ailesi kızar diye yaptırmadığını öğrenir. İkisi birlikte dövme yaptırırlar.

Lou’nun babası işten çıkarılır ve başka bir iş bulamaz. Bunu öğrenen Will babasıyla konuşur ve Will’in babası Lou’nun babasını işe alır. Lou evdeki yatak probleminden dolayı Patrick’e taşınır. Will bundan hiç hoşlanmaz. Lou’ya oraya taşınabileceğini söyler ama Lou istemez. Lou ve Will şatonun etrafında gezmeye çıkarlar ve Lou ona başından geçen bir olayı anlatır. Bu konuşma sırasında Lou ve Will duygusallaşır. Uzun uzun konuşurlar. Alicia ve Rupert’in düğün davetiyesi gelir. Will önce istemese de sonra düğüne gitmeye karar verir. Will ve Louisa düğüne giderler. Düğünde dans ederler. İçip saehoş olurlar ve akşam bir otelde kalırlar. Çok eğlenceli birgün geçirirler.

Lou Will için bir gezi planı düzenler. Ama bunun için Patrick’in koşu yarışına gidemeyecektir. Bu sebeple Lou ve Patrick arasında tartışma çıkar ve ayrılırlar. Lou Will’in yanına taşınır.Lou, Treena ‘ya Wiil’den hoşlandığını söyler. Will zatürre olur. Uzun süre hastanede yatar. Lou’nun hazırladığı planı gerçekleştiremezler. Lou Nathan’la birlikte başka bir plan hazırlar. Altı ayın dolması için çok az bir süre kalmıştır ve Lou’nun Will’in kararını değiştirmesi gerekiyordur. Lou tüm hazırlıkları yapar. Sorun çıkmaması için her şeyi önceden ayarlar. Sorunsuz bir şekilde giderler. Çok eğlenceli bir tatil geçirirler. Lou önceden denemediği şeyleri dener ve mutlu olur. O mutlu olunca Will de mutlu olur. Lou Will’e ondan hoşlandığını söyler. Ama Will sakat olduğu için onunla birlikte olmak istemez. Kararının değişmediğini Dignitas’a gideceğini söyler. Lou ne söylese de Will’in kararını değiştiremez. Ertesi gün kasabaya geri dönerler. Lou işi bırakır. Eve geldiğinde uzun süre odasından çıkmaz. Sonra olanları ailesine anlatır. Will ile görüşmez.

Bayan Traynor, Lou’yu arar ve ondan Dignitas’a gelmesini ister. Will onu görmek istiyordur. Lou gitmeye karar verir ama annesi buna karşı çıkar. Lou annesine rağmen İsviçre’ye gider. Orada Will ile son olarak konuşur. Will klinikte ötanazi ile derin bir uykuya dalar. Will Lou’ya bir mektup bırakmıştır ve Lou bu mektuba uyarak Paris’e gider. Will aynı zamanda ona üniversiteye gitmesi ve kendine bir hayat kurması için para bırakmıştır.
Senden Önce Ben kitabı Filmi Çekilmesi Gereken Kitaplar listesinde yer almaktadır.

Senden Önce Ben - s41

O an birden annemin yüzü gözümün önüne geldi : Yırtık pırtık takım elbiseyle bir başka başarısız iş görüşmesinden eve dönmemi kaldıramazdı.
Güleser Büşra Yıldız tarafından eklenmiştir.
294
KİTAP
Filmi Çekilmesi Gereken Kitaplar
Bu kitapların acilen filmi çekilmeli! Kurgusuna bayıldığımız ve sinemada da görmek istediğimiz, senaryolaştırılması mümkün ol...
205
KİTAP
Tüm Zamanların En Çok Satan Kitapları
Aşk, fantastik, polisiye, bilim kurgu ve diğer kitap türlerini kapsayan ve zirveyi kolay kolay kaptırmayan tüm zamanların en ...
84
KİTAP
Aşka İnananların Okuması Gereken En Romantik Kitaplar
Aşkın gücüne inananların ve aşksız yaşayamam diyenlerin mutlaka okuması gereken en romantik kitapları bu listede paylaşıyoruz...
731
KİTAP
Okuduğum En Güzel Kitap
Okuduğumuz en güzel kitapları bu listede topluyoruz! Sen de en beğendiğin ve herkese tavsiye etmek istediğin kitapları listey...
289
KİTAP
En Sürükleyici Kitaplar
Yemek yemek, uyumak gibi doğal ihtiyaçlarını unutmana sebep olacak en sürükleyici kitaplar bu listede! Sen de en sürükleyici ...

maviucurum

@maviucurum

- Jojo Moyes
8.5 (1145 oy)
Ne yazsam kitap için ne söylesem gerçekten bilmiyorum. Senden Önce Ben, çıktığı andan itibaren çok ses getiren bir kitaptı. Herkesin öve öve bitiremediği kitaplardan biriydi. Baya önce bende Jojo Moyes'in iki kitabını da aldım ama elim gitmiyordu bir türlü kısmet okuma şenliğine imiş. Kitabı az önce bitirdim evet gerçekten etkilendim ama ama ama.

İşte bu amalar kitaba neden 5 değil de 4 puan verdiğimin cevabı olacak.
-SPOİLER İÇERİR-
Olay şöyle baş kahramanlarımızdan biri Louisa Clark bir cafe de garson olarak çalışırken çalıştığı iş yeri kapanır ve Lou yeni iş arayışına girer diğer taraftan diğer kahramanımız Will ise bir trafik kazası ile tekerlekli sandalyeye mahkum olur ve bu durum onu inanılmaz şekilde sarsar. Eskiden fıkır fıkır , kıpır kıpır olan bir adamın tekerlekli sandalyeye yapışıp kalması elbette kolay bir şey değil. Yani kitapta verilen ayrıntılar gerçekten yürek burkuyor. Kendimi Will'in yerine koyduğumda ki ben onun kadar sosyal bir insan da değilim buna rağmen bende onun gibi ölmek isterdim gibime geliyor. Taa ki son gelişmelere kadar. Neyse Lou iş bulma kurumu sayesinde Will'e bakıcı olarak işe alınıyor. İlk günler iki taraf içinde çok zor geçiyor. Will'in ters davranmaları Clark'ı sinirlendirse de sabrediyo Lou ve sabrı onu başarıya ulaştırıyor. Zaman geçtikçe Will aradaki duvarı kırıp Clark'i hayatına dahil ediyor.

Will'e hayat vurdukça vuruyor diyebilirim. Çünkü bir zamanlar en yakın arkadaşı olan adam ile bir zamanlar sevgilisi olan kadının evleneceğini en acı şekilde öğreniyor. Bu insana nasıl acı verir bir düşünsene . Ama Will her şeyi Lou ile beraber bir şekilde aşıyor. Ve hatta beraber onların düğününe bile gidiyorlar. İşte o zaman benim kitapta en sevdiğim kısım geliyor. Lou ile Will'in dans ettiği kısım. Suratım da aptal bir gülümseme ile okudum o satırları. Kitabın en sevdiğim kısmıydı da diyebilirim.
O kadar şeye rağmen (ayrıntıları kitapta severek okuyacağınzdan hiç şüphem yok) kitabın sonu cidden beni ağlattığı kadar sinirlendirdi de. Bilmiyorum kitabın konusuna amacına zıt bir son olmuş gibi hissettim.
Hayır Jojo Moyes'i de anlayabilmiş değilim. Güzelim kitap yazıyorsun. Alışagelmişin dışında bir hikaye sunuyorsun ama sonunu neden bu kadar ters köşe yapıyorsun ki? Zaten herkes son 100 sayfa da çok ağladığını vs yazınca Will'i vazgeçiremeyeceklerini anlamıştım. Ama yine de bir umut sonuna dek bekledim hele son sayfalarda tamam dedim kesin vazgeçecek ama olmadı.
Olmadı, olmadı!
Bütün sonu tahmin ettiğim halde yine de o sayfalarda akan gözyaşlarıma engel olamadım. İstemsizce akıp gittiler. Kendimi Louisa'nın yerine koyduğumda kalbimin paramparça olacağını düşündüm.
Yine de her şeye rağmen okumaya değecek bir kitaptı. Cidden içinde bir yerlere dokunan bir hikayeydi.
Verdiği Puan: 8
5 beğen · 0 yorum · kitap inceleme ·

Barkın Önder

@brkn62

- Jojo Moyes
8.5 (1145 oy)
Bu yazımızda sizlere Senden Önce Ben kitabı ile ilgili bilgilerden söz edeceğimizi belirtmemiz gerekmektedir. Senden Önce Ben okumadan önce, Senden Önce Ben kitabı hakkında bilgi sahibi olmak, ya da Senden Önce Ben konusu hakkında detayları öğrenmek istiyorsanız, hiç zaman kaybetmeden Senden Önce Ben kitabını tanımaya başlayalım:
Jojo Moyes Senden Önce Ben kitabının yazarı iken, Senden Önce Ben kitabının Pegasus Yayınları tarafından yayınlandığını belirtmemiz gerekmektedir. 2013 senesinde yayınlanan Senden Önce Ben kitabı fiyatı 25 TL olarak belirtilmektedir. 480 sayfa olan, ve çevirisi Ayşe Görür tarafından yapılan Senden Önce Ben okumadan önce, Senden Önce Ben kitabı konusu ile ilgili bilgi sahibi olmak isterseniz, zaman kaybetmeden detayları, ve Senden Önce Ben kitabı konusunu anlatmaya başlayalım:
Senden Önce Ben kitabı konusu: Lou; ve Will, birbirlerine sadece aşk verebilecek iki insan; ve bu iki insanın birbirinden farklı hayat görüşlerine sahip olduklarını da belirtmemiz gerekiyor. Örneğin Lou, çok küçük şeylerden mutlu olabilen, hayatı çok basit gören, basit olan pek çok şeyi bilen bir insan… Will ise onun tam tersi, yakın zaman önce bir kaza geçirmiş; ve insanların, Lou’nun da mutlu olduğu küçük şeylerle, az bile olsa mutlu olamıyor; ve Will, yapabileceği tek şeyin, hayatını sonlandırmak olduğunu düşünüyor…
Senden Önce Ben kitabı konusu, bu iki farklı karakterin birbiri ile karşılaşmasının sonrasında neler olabileceğini; ve mucizelere inanmamızın gerekliliğini bizlere anlatıyor. Peki ya Senden Önce Ben yorumları nasıl? İsterseniz biraz da Senden Önce Ben yorumlşarı ile ilgili fikir sahibi olalım:
Senden Önce Ben yorumlarına baktığımızda, her şeyin öncesinde, Senden Önce Ben kitabında kendinizi kaybedeceğinizi; ve çok farklı duyguları bir arada hissedebileceğinizi görüyoruz, ancak Senden Önce Ben kitabının sonlarına doğru ağlayabileceğinizi de belirtmeden geçmeyelim. Senden Önce Ben yorumlarına göre, Senden Önce Ben kitabını okumanızdan seneler sonra bile Senden Önce Ben kitabı konusunu unutmayacaksınız, ve mutlaka Senden Önce Ben kitabını arkadaşlarınızın da okumasını isteyeceksiniz.
Senden Önce Ben kitabı yorumlarına göre, Senden Önce Ben kitabı içerisinde bir takım imla hatalarının, ve yazım yanlışlarının da bulunduğunu belirtmeden geçmeyelim…
Verdiği Puan: 10
1 beğen · 1 yorum · kitap inceleme ·
TC Tugba Aydogan (@tugbaaydogan71439)
Ne kadar çok senden önce ben demişsin 12.09.14

Elif Recep

@elifrecep

- Jojo Moyes
8.5 (1145 oy)
'Spoiler içerir'
Öncelikle yazarı tebrik etmek istiyorum.Çünkü; okuyucu olarak bir iki gün haşır neşir olduğum karakterlerin acısı içime işlemişken ve böyle bir son üzerimde bayağı tesirli olmuşken,aylarını bu karakterlerle geçiren empati kuran ve böyle bir son yazma yürekliliği gösteren yazarın sinirlerine bravo...Kitabın ilk yüz elli sayfasını nasıl okuduğumu anlamadan başıma gelecekleri bildiğimden dayanamayıp sonuna şöyle ufaktan baktım.Nasıl hissettiğimi tahmin edersiniz...Kendimi hazırlayıp kitabı tekrar elime aldığımda yaklaşan sonu bilmeme rağmen çok komik bir şekilde 'acaba yanlış okumuş olabilir miyim sonunu? belki de farklı bir son vardır.Will son anda vazgeçer ya da kitabın arka kapağında yazan 'Mucize' gerçekleşir tıbbi bir gelişme olur' ümidiyle okumaya devam ettim.Son sayfaya geldiğimde sonunu bilmeme rağmen bir leğen gözyaşı döktüm.Allah'tan önceden bakmışım yoksa halim ne olurdu bilemiyorum.Konusunu bir başkası size anlattığında ya da bir filmde izlediğiniz de sıradan, kavuşamayan iki aşığın hikayesi olarak görebilirsiniz üzücü gelebilir ama hissedemeyebilirsiniz.İşte kitap okumanın sihri de bu olsa gerek.Okuduğunuz kitaplardaki karakterler sizin yaşamınıza girip sizden bir parça olabiliyor.Kendinizi onlara hiç kimseye olmadığı kadar yakın hissedebiliyorsunuz.Bu yüzden kitap okumayan birisi için karşısında elindeki kitaba gömülmüş salya sümük ağlayan biri garip görünebilir .Çok az insanın bu kitaba karşı sinirlerinin sağlam olabileceği düşüncesindeyim.Aynı şey olmalarına rağmen ötenazi ,intihar fikrinden bile daha sarsıcı geliyor bana.Herkesin bile bile ölümü kabullenmesi ve kimsenin karşı çıkmaması yüzünden olabilir.Biraz da bencilce olduğunu düşünüyorum.Kendi acılarından kaçmak uğruna çevresindeki bütün sevenlerinin acı çekmesine göz yummak pek doğru gelmiyor...Velhasıl okunası bir kitap.Çokça bilinçlendiğimi de söyleyebilirim.Özellikle engellilerin yaşamlarına daha fazla saygı duyulması ve insanların uyarılması konusunda daha da duyarlı olacağım...
3 beğen · 0 yorum · kitap inceleme ·

Burcu Ekici

@masuminciler

- Jojo Moyes
8.5 (1145 oy)
Lou 26 yaşında kendi halinde yaşayan, çalıştığı cafede mutlu olan ve ailesinin geçimine katkıda bulunan bir kızdır. Sıradışı kıyafetler giymekte ve çevreyi önemsememektedir. Bir gün çalıştığı cafenin kapatılacağını öğrenir ve artık işsizdir. İş bulma kurumundan gönderildiği bir kaç işte dikiş tutturamaz ve son olarak kurum onu kuadripleji hastası bir kişinin bakıcısı olması için gönderir. 6 aylık bir iştir ama maaşı çok iyidir. 7 yıldır birlikte olduğu Patrick'le aralarında aşkla yakından uzaktan alakası olmayan bir ilişki vardır daha çok alışkanlık diyelim.

Will zengin bir aileden gelen ancak Londra'da bir şirketin ortağı olarak özgür bir hayat yaşamaktadır. Lisa ile birliktedir ve mutludur ta ki sabah işe gitmek için evden çıktığında o kaza olana kadar. Will felçli, tekerlekli sandalyeye bağımlı yaşayan biri olmuştur ve buna dayanmak onun için imkansızdır. O adrenalini bol işler yapan bir adamken birden bu hale gelmeyi bir türlü kabullenemez. Ölmek istemektedir ve bunun için İsviçre'de bu işleri yapan bir klinik vardır. Ailesi bunu kabullenemez ve annesi ondan 6 ay düşünmesini ister ve Will kabul eder. Bu süreçte iş bulma kurumundan gönderilen bakıcı Lou'dur ve zamanla işler hiç düşünülmeyen bir noktaya gelir.

Lou'nun Will'in ölüm düşüncesini öğrendikten sonra ona hayatı sevdirme çabalarını ve zamanla ona aşık olmasını bazen gülerek bazen ağlayarak okuyacaksınız özellikle son 50 sayfada yanınızda mendil bulundurun. Senden Önce Ben abartıldığı gibi muhteşem bir kitap değil. Büyük bir beklentiyle okumamanızı öneririm. Diğer aşk romanlarından pek bir farkı yok. Ben kendi adıma söyleyecek olursam hayal kırıklığı yaşadım. Çok daha muhteşem bir şey bekliyordum.

http://masumkedi87.blogspot.com.tr/2013/10/okudum-senden-once-benjojo-moyes-2.html
Verdiği Puan: 8
0 beğen · 0 yorum · kitap inceleme ·

bilgen aktay

@mah-zen

- Jojo Moyes
8.5 (1145 oy)
Kitap bitmişti ama bende bitmiştim ... 2 günde okunup bitti ki daha erken saatlerde başlasam belki 1 günde bile bitebilirdi. Yorumlar sonuna kadar haklıymış, bu kitabın son 100 hatta son 50 sayfasını kesinlikle arabada,otobüste, yanınızda birileri varken okumamalısınız. Öyle çok salya sümük ağlayan biri değilim ama dün gece peçetelerle silmekten burnum helak oldu. Hem ağlayıp hem başını kitaba dikince sinüzitler azdı haliyle müthiş bir baş ağrısı hediye kaldı bana kitaptan.

Dram okumayı sevmem,mutsuz sonları sevmem, bu kitabın geniş özetini okuyup da öyle bir çekimine kapıldım ki alıp okumaktan başka birşey gelmedi elimden.

Sonunu bilmeme rağmen bir umut taşıdım tıpkı Lou gibi ama olmadı, boğazımda büyük bir yumru bıraktı Will. Will 35 yaşında 2007 yılında motor kazası sonucu felç kalan bir adam,son derece aktif,capcanlı bir adamken yatağa bağlı kalmak onu mahvediyor ve ciddi bir karar almaya sevk ediyor. Hikaye zaten 2009 yılında geçiyor. Aradan 2 yıl geçmiş ve elimizde son derece aksi,nemrut bir Will yaratmış.

Lou ise kasabadan dışarı adım atmamış, 7 yıllık bir sevgilisi 5 yıldır aynı işyeri diye stabil yaşıyan 27 yaşında bir kız. Acayip kıyafetleri,kızkardeşinin gölgesinde büyümüş biri. Bu taban tabana yetişme tazrları ve hayata bakışları farklı 2 gencin hayatları 6 aylığına kesişiyor ve kitap tamamen bu 6 ayı anlatıyor.

Öyle vıcık vıcık bir aşk beklemeyin, hatta aşkın emaresi yok mu bu kitap da demeyin, bekleyin,sabredin ve sonunda Aşk'ın aslında herşeye gücünün yetmediğini öğrenin.

Etkisinde kalacağımı bile bile okudum, arkadaşlarıma anlattım, baktım anlatırken onların bile gözleri dolu dolu olmuş,düşünün birde satırlarda o karakterin yerine geçip onun duygularını yaşadığınızı ...
Verdiği Puan: 10
4 beğen · 1 yorum · kitap inceleme ·
Mehtap Ç. (@fulya68)
Çok etkilleyici bir inceleme olmuş. Elinize sağlık!:) 30.11.13

Esra Özdemir

@creaturesra

''Beni o kadar sık düşünme. Seni sulu gözlü bir şekilde hatırlamak istemiyorum. Sadece iyi yaşa. Sadece yaşa.''
- Jojo Moyes
8.5 (1145 oy)
13 beğen · 0 yorum · alıntı

Esra Özdemir

@creaturesra

Aşk vardır, ona inanmaktan vazgeçme.
- Jojo Moyes
8.5 (1145 oy)
11 beğen · 0 yorum · alıntı

Esra Özdemir

@creaturesra

''Nasıl hissediyorum biliyor musun Lou? Sanki koşuyor ama hep biraz geride kalıyorum.''
- Jojo Moyes
8.5 (1145 oy)
8 beğen · 0 yorum · alıntı

Dilan Karahan

@dilan-karahan

Tekerlekli sandalyeye bağlı birine eşlik etmeden fark edemeyeceğiniz şeyler vardır. Bir kere kaldırımların çoğunun ne kadar döküntü olduğunu anlarsınız. Kötü kapatıldığı için delik deşik olmuş ya da düpedüz taşları sökülmüştür.
- Jojo Moyes
8.5 (1145 oy)
8 beğen · 0 yorum · alıntı
Zaman bazen normal şekilde ilerler. bazen de durup yavaşlar.
- Jojo Moyes
8.5 (1145 oy)
7 beğen · 0 yorum · alıntı

Benzer Kitaplar

8.5/10
1145 oy
Sence kaç puan almalı?
0