ara

Körlük

Körlük Konusu ve Özeti

Körlük
Bir distopya bu kadar güzel yazılabilir. Sosyal hayattan bir parametrenin eksikliğinin neler yapabileceğini anlatmış yazar. Asıl anlattığı ise toplumsal dinamikler ve bu dinamikler arası bağ.
Yazar:
Çevirmen: Aykut Derman
Yayınevi: Can Yayınları
ISBN: 9789755109282
Sayfa: 360 sayfa
Basım Tarihi: 1998
Körlük, 1998 yılı 'Nobel Edebiyat Ödülü' sahibi Portekizli yazar Jose Saramago'nun son yıllarda yazdığı en etkileyici kitap. Araba kullanmakta olan bir adam, yeşil ışığın yanmasını beklerken ansızın körleşir. Körlüğü, başvurduğu doktora da bulaşır. Bu körlük, bir salgın hastalık gibi bütün kente yayılır; öldürücü olmasa da tüm ahlaki değerleri yok etmeyi başarır. Toplum, görmeyen gözlerle cinayetlere, tecavüzlere tanık olur. Ayakta kalabilenler ancak güçlü olanlardır. Koca kentte körlükten kurtulan tek kişi, göz doktorunun karısıdır. Portekiz'in yaşayan en önemli yazarı olan Jose Saramago, bu çarpıcı romanında körlük olgusunu bir metafor olarak kullanmış, basit imgelere, sıradan sözcük oyunlarına başvurmadan, yoğun bir anlatımla, anlatıcının ve kahramanların konuşmalarını ortaklaşa bir monologa dönüştürerek, kurgunun evrenselleşebilmesi açısından kişilere ad vermeksizin liberal demokrasinin insanları sürüklediği sağlıksız ortamı olağanüstü bir ustalıkla yaratmıştır. Çağdaş dünya edebiyatının bu ünlü adının öteki yapıtlarını da yakında Can Yayınları arasında bulacaksınız.
Körlük kitabı Okuduğum En Güzel Kitap listesinde yer almaktadır.

Mehmet

@yoldas

Adı bilinmeyen bir ülkenin, adı bilinmeyen bir şehrinde, tekelci burjuva ahlakının adı bilinmeyen insanlarını simgesel bir dille körlük metaforuyla anlatan Komünist yazarımız Saramago iyi bir iş çıkarmış.

Beynine üvey evlat muamelesi yapan, körlüğü gözünde değil beyninde olan insanların tecrit edildiği karanlık bir dünyada, insanların yanı başında yaşanan acılara, zorbalığa karşı kayıtsızlığını en uç sınırda göstermiştir Saramago. Böylesi karanlık bir dünyada parlayan küçücük bir ışık umut olur, bir önderin almış olduğu insiyatif eşliğinde örgütlü bir mücadele ile neleri değiştirebileceğini gösteren Saramago'nun direniş ruhuna oldukça ihtiyacımız var.

''Sonradan kör olmadığımızı düşünüyorum, biz zaten kördük. '' Ana rahminden çıkıp dogmatik körler dünyasına gözümüzü açtıktan sonra, büyük çoğunluğumuz ölene kadar ilk günkü gibi kör olarak hayata gözlerini yumar. Öyle yaygın bir hastalıktır ki toplumda bir zaman sonra herkesi etkisi altına alır. '' Körlük her şeyi sular altında bırakarak önüne katıp götüren ani bir deniz kabarması değil, binlerce çalkantılı dereciğin sinsice, toprağa yavaş yavaş sızdıktan sonra, aniden tamamını istila etmesi gibi yayılıyordu. '' Doğum anından ölüm anına kadar kör kalmamızı isteyen düzenin korucuları körlüğümüz için oldukça sistematik çalışır. En küçük ışığa tahammül edemez, olur da bu ışık bütün körleri derin uykusundan uyandırır korkusu vardır. O yüzden olsa gerek bütün ışıklar karanlıkta bırakılıyor. Sistemin bütün kurumları sadece bunun için çalışıyor.

'' Bir bedenleri olduğunu yalnızca bir yerleri ağrıdığında fark edenler'' demiş Saramago. Benimde sürekli kullandığım bir cümle vardır. Bir '' şey '' in yanlış olduğunu anlamak için o '' şey '' in size zarar vermesini beklemeyin. Gün gelir vicdanınızı susturduğunuz yerden vurulursunuz.

Hiçbir şey için asla yapmam demeyin, çünkü henüz yapmam dediklerinizle sınanmadınız. Sadece sınandıklarınız kadarıyla kendinizi tanıyorsunuz. Belirli olaylar karşısında vermiş olduğumuz tepkiler, almış olduğumuz tavırlardır biz insanoğlunun karakterini belirleyen. Şanslı olan insanlar bu sınavlara tabii tutulur. En çok da arkadaşlarımızla sınanırız. Bazen biz bazen karşımızdaki insanlar bu sınavlardan geçemez ve sınıfta kalır. Sınıfta kalmayanlar ise yoldaşımız dostumuz olur.

Görmeyenlerin çokluğu görüp de ses çıkarmayanların korkaklığıyla birleşince, görüp de ses çıkaranların sesinin en çok da körler tarafından bastırılması mevcut düzenin işini bayağı bir kolaylaştırıyor.
Kitabı bitirdiğimde aklıma gelen bazı sorular oldu ; Peki kim bu körler? insanların bilincini zehirleyip körleştiren şeyler nedir? Toplumda kimleri oluşturuyor? Nasıl besleniyor? Varlığını bu kadar uzun süre nasıl devam ettirebiliyor? Kenan Evren'in darbe anayasası nasıl oldu da yüzde 90 lara varan bir oranla evet aldı ? Nasıl oluyor da o gün evet diyenler bugün küfür ediyorlar? Kimlerdi o gün hayır diyenler ? Neyse burası çok önemli değil. Bizim yıllar sonra bile farkına varamayacağımız bazı gerçekleri bizden çok önce görmüş olan insanlar olmuştur ve olacaktır. O yüzdendir ki körlüğümüzü besleyen zehirleri tarihsel gerçeklerle masaya yatırıp göstermek isteyenlere kulaklarınızı tıkamayın. En azından bunu deneyelim...

Biçimsel olarak cümlelerin noktalama işaretleri ile bitirilmesi gereken yerlerde virgülle uzatılması bazen sıkıcı ve yorucu oluyor. Filmini de izledim. Film de sadece hikayesi alınmış içi boş bir şekilde ekranlara yansıtılmıştır.

Kitabın ilk sayfasında yazıyor; '' Bakabiliyorsan, gör. Görebiliyorsan, fark et.'' Bende buna bir ekleme yapmak istiyorum; bakıp da gördüysen, görüp de fark ettiysen, kendine saklama paylaş. Paylaş ki karanlıkta bırakılan tarafımız aydınlansın, paylaş ki biz insanoğlunu tecrit eden zincirler boğazımızı sıkıp bizi öldürmeden insanca nefes alabilelim, paylaş arkadaşım paylaş sende kalmasın paylaş ki insanoğlunun en derinlerinde yatan o insani ışık dışarıya çıkabilsin, paylaş ki gördükleriyle aldanan insanlara videoyu baştan izletelim, paylaş ki yaşamın, bizlere dayatıldığı gibi olmadığını görebilelim, paylaş ki yaşamımızı karanlığa hapsetmiş olanların ördükleri duvarları parçalayabilelim, paylaş ki insanın içindeki karanlık yanları besleyen zehirler tüm dünyayı etkisi altına almadan temizleyebilelim, paylaş ki aydınlığa çıktığımız anda beyaz körlüğün şokunu yaşayalım...
Körlük
kitaba 10 verdi
17 beğen · 13 yorum
Hayata Gülümse (@hayataagulumse)
Sayın @yoldaş incelemeniz kitabın hakkını gerçekten vermiş kaleminize, dusuncelerinize, öngörülerinize sağlık. Doğru bildiğimizden ve ilkelerimizden şaşmamak dileğiyle
01.08.18 beğen 2 cevap

Hamuş

@cehl

Beyaz körlük! Karanlığın bizde çağrıstırdıkları ile ters anlam yaparsak eğer beyaz körlük kör olmaklığın fizikselden öte bir körlük olduğunu ve cahil körlüğü gibi bir körlük te olmadığı algısını veriyor. Belkide biz zaten gören körler idik ifadeside bu anlamı dahada bütünlüyor.(alıntı yapmadan aklımda kalanları yada algımda oluşanları yazıyorum yanlış yönlendirme olmuş olmasın her insan kendi algısı ile yorumlar cümleler benzerlik taşıya bilir ama bire bir aynı cümleleri kullanmadıgım için peşinen özür dilerim) Yaşam standartları yüksek eğitimli eğitimsiz yaşlı genç yada her ne konum yada durumda olursak olalım insan olmanın bize verdiği ihtiyaç ve gereksinimlerimiz hep aynı. Bizi birbirimizden farklı kılan, olaylar karşısındaki tavrımız veya tepkilerimizdir. Bir anlamda vicdanımız yada vicdanımızın sınırları diye biliriz.
Yazar kitapta kural tanımaz bir üslup kullanmış imlasız ve parağrafsız bir yazı. Körler ülkesinde kurallar uzun süre uyulası bir değer arz etmiyor. Yani belki içeriği ile uyum arz eden farklı bir anlatımda kullanmış olabilir yazar bu yolu tercih ederken. Ayrıca macera nın geçtiği yerin yada kişilerin isim siz liği de ya bu anlamda bir anlatım yada empati yapmayı daha kolay kılmak içselleştirmek için tercih edilmiş veya her ikisi birden. Ben c şıkkı diyiyorum?
Olay trafikte bir kör olma hadisesi ile başliyor ki daha başlar başlamaz aldatanın da aldananın da insan olduğu bir dünya profili çiziliyor. Güc,iktidar, egemen olma duygusunun en zor zamanda bile insanın önceliklerinde yer alıyor olması ve bu uğurda her melanetin meşru görebiliyor ve hatta taraftarlarının oluyor olması gerçektende insan olana çok iğrenç ve tiksinç geliyor. Bütün bölge yada dünyanın kör olduğu bir yerde gören birtek kişi vardır. Ahlaki kuralları,kendi insanlığına yakıştıra bileceği yada yakıştıramayacağı eylemleri vardır. İstese insanlığın tamamını kendi egemenliği altına alabilecek yetiye görme yetisine sahiptir. Ancak o bunu yapmak yerine daha çok yardımcı olma ve görmeyen insanların sorumluluğunu alma görevini üstlenmiş tir ki belkide görüyor olmasının tek sebebi de bu insani erdeme sahip olmuş olması dır. Anlatılmaya değer çok şeyler var ama daha fazla uzatmak istemiyorum. Tavsiye edilesi okunulası bir kitap. ?
Körlük
kitaba 9 verdi
11 beğen · 1 yorum
Gülşah Sönmez (@gulsahsonmez)
Güzel inceleme olmuş, emeğinize sağlık. Kitabı alalı bayağı oldu, ama hala başlayamadım. İncelemeniz sayesinde öne almaya çalışacağım.
01.06.18 beğen 1 cevap

Kemal DEMİRKOL

@kemaldemirkol

Kör ! Olmamak İçin Okuyunuz....
Kitabın başlangıcı ve olayların temeli bir salgınla bütün kentin kör olmasına dayanıyor ama bu sadece bir araç olmuş. Yazar bütün değerler, yargılar, düşünceler, ilkeler, inançlar bir olay olur da yok olmaya yüz tutarsa ne olurun cevabını aramaya çalışmış.
İçlerindeki hayvanı ortaya çıkartmak için onları körleştirmiş ve bu salgını, normal olan körlükten ayırmak için de ona farklı bir ad takmış: Beyaz körlük.
Bunu yaparken hikayenin geçtiği ülke, yaşayan millet belli edilmemiş çünkü okuyucunun bir yargıya varması istenmemiş. Yine de her türlü insandan karakterler koyulmaya çalışılmış. Küçük bir çocuk da var yaşlı bir göz doktoru da, inançlısı ve inançsızı da. Karakterler sıfatlarla belirtilmiş. Gözyaşı yalayan köpek gibi. Bu yüzden her kesime hitap etmiş; evrenselleşmiş.
Anlatım ise okumaya alıştığımız türlerden biraz daha değişik. Öncelikle paragraf yok, romanlarda alışık olduğumuz konuşma çizgileri yok, noktayla biten cümleler nadir ve hep virgülle bitirmiş. Böyle olunca da okuyucudan dikkatli okuma istiyor kitap. Konuşmaların virgülle birbirinden ayrılması ve paragrafların fazla uzun olması başta kitaba alışmamı zorlaştırsa da alışınca kitabı okumak daha kolay ve zevkli oldu. Okurken öyle bir tokat yiyorsunuz ki yazmak için ille de gösterişe gerek olmadığını aslında yorulmadan bir hikayenin nasıl da güzel anlatılabileceğine şaşırıyorsunuz.
Onca felaketten sonra bile insanın asla vazgeçemediği şeylerin yemek yeme, dışkılama ve cinsellik gerekliliği olduğunu çarpıcı bir şekilde anlıyorsunuz. Bazen yazar bizimle konuşmaya başlıyor. Dikkatli okumazsanız neredeydim nereye geldim sorusunu sorabiliyorsunuz kendinize. Yine karakterlerin başına acaba ne gelecek, sonrasında ne olacak gibi sorular sorabildiğiniz için ve sizi biraz felsefe biraz bilgi gibi sürprizlerle karşılaştırdığı için okuma zevkli geçiyor. Sonu dışında bir distopya gibi.(1984 ,Fahrenheit451, Cesur Yeni Dünya) Son bölümde duygusallaştığımı da itiraf etmeliyim.
Son alıntım ile yorumumu bitiriyorum.
“Ne düşündüğümü söylememi ister misin, Söyle, Sonradan kör olmadığımızı düşünüyorum, biz zaten kördük, Gören körler mi, Gördüğü halde görmeyen körler.”
Kesinlikle okunulup, ders alınması gereken bir klasik eser.
Körlük
kitaba 10 verdi
13 beğen · 0 yorum

Kenan

@enron

Bilinmeyen bir ülkede bir anda bir adam, bir sebebi olmaksızın "kör oldum" der.
Böyle başlar kitap. Fazlasıyla çekici bir tanıtım.
Sonra yine nasıl olduğu bilinmeksizin körlük herkese bulaşır. Bu "körlük" içinde insanların yaşayabilme çabası da başlar.

Devletin bu körlüğü önleme çabası(kurtulma) onları, bir akıl hastanesine(karantina) yatırıp kontrol altına almaktır ama "beyaz körlük" denilen bu körlük, kapağı açılmış barajın suları gibi önüne kattığı herkesi yutar ve kör eder.
Devlet, kamu düzeni, bürokrasi kalmaz ve kaos başlar.
Devletsiz, kimsesiz bu körlerin hayatta kalma çabasını baltalamaya çalışan başka körler.
Evet, bu en zor durumda bile vahşi dürtülerini engelleyemeyen "çiğ zalimlik" gereği bu zalimliklerini göstermekten çekinmeyen diğer başka körlerin varlığı. Hem kör hem zalim(gerçek hayatta da var bunlardan)

Herkes kör olurken kör olmayan tek kişinin kör olmama sebebini anlayamadım. Öğrendiğimiz kadarıyla toplumun "aydın yüzü" imiş. Yazar düşüncelerini bu aydın yüz üzerinden çokça vermeliydi ama çok azdı, sığ kalmış, derinliği yoktu.

Finaldeki şu diyalog:
+Bence biz kör olmadık, biz zaten kördük.

-Gören körler mi?

+Gördüğü halde görmeyen körler.

yazarın 300 küsür sayfa boyunca hayali bir körlük üzerinden mesaj verdiğini düşündürttü bana.

Somut bir körlük üzerinden soyut körlüğümüzü anlatmaya mı çalışmış yoksa ikisinin de önemini mi vurgulamış yazar bilinmez. Muhtemelen ikinci seçenek ama birincisi.
Ya da bakmakla görmek arasındaki farktan bahsetmiştir belki. En nihayetinde beyinden sonraki en önemli organımız olan gözün, ister somut ister soyut olsun yetisini kaybetmesinden bahseder uzun uzun.


Teknik olarak;

Öğrendiğim kadarıyla yazarın farklı bir tarzı varmış. Diyaloglar, diyalog şeklinde değil düz bir yazı şeklinde verilmiş. Bütün bu diyaloglar ve yazarın düşünceleri, virgüllerle ayrılmış ancak virgül sayısı inanılmaz. Rastgele bir sayfada saydığım virgül sayısı 51'di. Bana göre akıcılığı bozmuş, gereksiz bir tarz.
Körlük
kitaba 9 verdi
15 beğen · 8 yorum
Hayata Gülümse (@hayataagulumse)
Güzel inceleme kalemine sağlık. "Herkes kör olurken kör olmayan tek kişinin kör olmama sebebi" demişsin, yazdığım inceleme de tek gören kişi aydın kısmı ifade etmektedir. Böyle kaos ortamında mutlak birileri kurtarıcı olmak durumundadır. Eğer o da kolay yolu seçmiş olsa, toplum nasıl bilinçlenip aydınlığa çıkacak ?
30.06.18 beğen 3 cevap
Sevgi Kılınç (@sevgikilinc)
"En zor durumda bile vahşi dürtülerini engelleyemeyen "çiğ zalimlik" gereği bu zalimliklerini göstermekten çekinmeyen diğer başka körlerin varlığı" yani insanlar ve yani biz. En çok da çiğ zalimlik tanımınızı sevdim, birden gözümün önüne kitap içerisindeki betimlemeler geldi. Saramago nun başka kitaplarını okudunuz mu? Okumadıysanız eğer 'ölüm bir varmış bir yokmuş' kitabı da benzer temada, yine çekici bir başlangıçla : "Ertesi gün hiç kimse ölmedi".

Güzel bir inceleme olmuş @enron, teşekkürler.
30.06.18 beğen 2 cevap
Hamuş (@cehl)
Güzel bi inceleme olmuş emeğine sağlık.Gören kişi başkalarının kusurlarını görmezden gele bilen insan zaaflarından faydalanmak yerine onlara yardımcı olmayı tercih eden biri belki gerçek aydın böyle olmalı demeye getirmiş olabilir ama bence daha çok insanlığın erdemlerini öne sürmüş gibi....
30.06.18 beğen 1 cevap

Betül Zeyrek

@betulzeyrek

~ Sanırım ben saramagocuğuma hayran oluyorum, okudukça her bir kelimesinde bu kalem tam benlik diyorum.

~ kitaba başlayınca acaba kitabı kapatınca bende de beyaz körlük olurmu diye korkmadan edemiyor insan. Ani körlük gerçekten insanlar bunu menfaatleri uğruna kullanırlar mı bu kadar vicdansız olabilir mi insan? Cevap vereyim "evet" olabilir.
Ya da şunu düşünün aniden evinizden çıkıyorsunuz nereye gittiğinizi sadece siz biliyorsunuz, aileniz sizin için ne kadarını doğru biliyor siz biliyorsunuz. Ve bir gün bir anda yine evden çıkıyorsunuz ve bir anda etrafınızı bembeyaz görüyorsunuz, hiç bir renk yok, hiç bir görüntü yok, herşey bembeyaz!!!

~ Körlük, 1998 yılı 'Nobel Edebiyat Ödülü' sahibi Portekizli yazar Jose Saramago'nun son yıllarda yazdığı kitabı. Kırmızı ışıkta bekleyen bir adamın gözlerinin görmemesi ile başlayıp, gittiği göz doktoru ve sonrasında konuştuğu gördüğü herlese bulaşarak devam eden bir serüven. Bir anda yayılan körlük salgını ve sonrasında toplumun yitirdiği ahlaki değerler. Bu olanlara şahit olan gözleri görmeyen bir yığın insan. Ve hayatta kalanlar sadece güçlü olanlar, ha birde gözleri kör olmayan biri, göz doktorunun karısı. Tek başına körlerin sorumluluğunu almaya çalışan herşeye şahit olan bir kadın...

~ "Biz zaten kördük, gören körler mi, gördükleri halde görmeyen körler mi. " diyor yazar kitapta. Çünkü ahlaki değerler, gözler kör olunca değil, insanın yüreği kör olunca kaybolur. Bu sözün üzerine birde şunu eklemek istiyorum. Herşey normal giderken bir anda körlüğün ahlaksızlık getirdiğini ifade eden kısma geçiş yapılıyor o biraz düşündürücü. Birde son kısım, faha farklı bir son bekliyordum sanırım, orda bir durdum, kilisedeki resimlerin gözleri bantlı, ben oradan bir son bekledim.
Lakin benim yinede hayranlıkla okuduğum bir hikaye oldu..
Ağzınızda müthiş bir tad bırakıyor, ben elimden bırakamadan okudum.

~ akıcı bir üslup, en güzeli de noktalamalardaki, paragraflardaki farklılk, bu benim çokça beğendiğim bir tarz oldu...
Körlük
kitaba 10 verdi
11 beğen · 0 yorum

Körlük - S41

Koyu renk gözlüklü genç kız da annesiyle babasının yanına bir polis memuru tarafından getirildi, ne var ki onun kör olduğu anda içinde bulunduğu koşullar bir hayli iticiydi...
Ela tarafından eklenmiştir.

hk

@haticeee

Hiçbir mutluluk sonsuza kadar sürmediği gibi, mutsuzluk da geçicidir.
Körlük
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
11 beğen · 0 yorum

Sıradan Biri

@mrcyldz41

Zamana zaman tanıyın her şeyi çözümlesin.
Körlük
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
8 beğen · 0 yorum

Züleyha

@zuleyha

... eldeki bir, gelecek olan ikiden her zaman daha iyidir...
Körlük
kitaba puan vermedi, inceleme ekledi.
8 beğen · 0 yorum

Züleyha

@zuleyha

Hepimizin zayıf anları olur ve ağlama yeteneğimizin olması bizim için şanstır, gözyaşları bizi çoğu kez huzura kavuşturur, ağlayamadığımız bazı durumlarda ölecek gibi oluruz.
Körlük
kitaba puan vermedi, inceleme ekledi.
7 beğen · 0 yorum

nb

@nb

Zamana zaman tanıyın her şeyi çözümlesin.
Körlük
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
7 beğen · 0 yorum
756
KİTAP
Okuduğum En Güzel Kitap
Okuduğumuz en güzel kitapları bu listede topluyoruz! Sen de en beğendiğin ve herkese tavsiye etmek istediğin kitapları listey...
145
KİTAP
Tüm Zamanların En İyi Kitapları
Hem okurların hem de yazarların büyük bir kısmı tarafından başarılı bulunmuş, kitap tavsiyesi istendiğinde akla ilk gelen, tü...
246
KİTAP
Okunası ve Tavsiye Edilesi Kitaplar
Satırlarından kopamayacağınız, okumaktan kendinizi alamayacağınız, okuduktan sonra mutlaka bir arkadaşınıza tavsiye edeceğini...
547
KİTAP
Ölmeden Önce Okunması Gereken 1001 Kitap
Neokur üyelerinin katkılarıyla ortaya çıkmış olan, ölmeden önce okunması gereken kitapların toplandığı listedir. Ölüm de ner...
1177
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar
Herkesin mutlaka okuması gereken, kitaplığında bulunması gereken kitaplar listelenmektedir. Sen de mutlaka okunması gerektiği...

ruken al

@rukenal

Ne iyilik süreklidir ne de kötülük, ya da daha edebi bir ifadeyle, ne mutluluk sonsuza dek sürer ne de mutsuzluk.
Körlük
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
34 beğeni · 12 yorum
Batuuu (@batuuu)
bu kitabı okuduktan sonra tahsin yücelin golyan devrimi çok güzel gider
29.10.18 beğen 1 cevap
balçıklımısra (@tahagur)
Görmek adlı kitabını da okuyun
29.10.18 beğen cevap
balçıklımısra (@tahagur)
Siz okumadan karar vermeyin sonuçta düşünceler farklıdır
31.10.18 beğen cevap

Fâtıma

@yitiktheology

''Yapacağımız her hareketten önce ciddi olarak düşünmeye başlasak,
vereceği sonuçları önceden kestirmeye çalışsak, önce kesin sonuçları, sonra olası sonuçları, sonra rastlantısal sonuçları, daha sonra da ortaya çıkması düşünülebilecek sonuçları düşünmeye kalksak, aklımıza bir şey geldiğinde, bulunduğumuz yere çakılır, hangi yöne olursa olsun bir adım bile atamazdık.''
Körlük
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
10 beğeni · 0 yorum
Yoldaş
Yoldaş
En iyi yoldas Kitaptır. Daha ötesi yoldaşlara selam olsun...üçleme olsun istemiş...dahası, mücadele değil yardımlaşma anlayışını düstur edinen gönlü bol, ruhu yüce @yoldas a selam olsun...
Körlük
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
16 beğeni · 2 yorum
Mehmet (@yoldas)
@elas hocam teşekkür ederim. Selam olsun o vakit. İyi okumalar :)
15.10.18 beğen 2 cevap
Yeni Kitap
Yeni Kitap
yeni kitabım
Körlük
kitaba 9 verdi, inceleme ekledi.
8 beğeni · 0 yorum

abdurrahman ceviz

@abdurrahmanceviz

Kitap tek kelimeyle okunması gereken bir kitap. İnsanların zor durumda nasıl ilkelleştiği çok çarpıcı keliemerle dile getirmiş. Bir körlük salgınının insanları nasıl felakete sürüklediğini anlatan harika bir kitap. 😊🍃
Körlük
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
13 beğeni · 2 yorum
Özge (@minimalistkitaplik)
Okunacaklara ekledim :)
10.09.18 beğen 2 cevap
Edipcm (@edmathersjr)
Güzeldir.
10.09.18 beğen 1 cevap
8.9/10
341 oy
Sence kaç puan almalı?
0