ara

Daha

Daha Konusu, Özeti ve Türleri

Türkiye'deki en önemli yeraltı edebiyatı yazarlarından biri. Kitap insan doğasını anlatırken çekinmemiş, saklamamış ve saklanmamış.
Daha
Yazar:
Yayınevi: Doğan Kitap
ISBN: 9786050917260
Sayfa: 420 sayfa
Basım Tarihi: 2013
OKUR ÖDÜLLERİ 2013 KURGU KATEGORİSİ ÜÇÜNCÜSÜ

İnsanları çaresiz bırak, iç organlarından roket yaparlar!

Siz bu cümleyi okurken, bir yerlerde insanlar, ülkelerindeki savaş, açlık ve yoksulluktan kaçmak için sonu zifiri bir yolculuğa çıkmaya hazırlanıyor. Ancak bu hikâye o kaçak göçmenlerle değil, onları kaçıranlardan biriyle ilgili. Adı Gazâ. Babası bir insan kaçakçısı, Gazâ da onun çırağı. Henüz 9 yaşında. Yani, hayata ve insana dair, öğrenmemesi gereken ne varsa, hepsini öğrenecek yaşta.

"Doğu ile Batı arasındaki fark, Türkiye'dir. Hangisinden hangisini çıkarınca geriye Türkiye kalır, bilmiyorum ama aralarındaki mesafe Türkiye kadar, ondan eminim. Ve biz orada yaşıyorduk. Her gün politikacıların televizyonlara çıkıp jeopolitik öneminden söz ettiği bir ülkede. Önceleri çözemezdim ne anlama geldiğini. Meğer jeopolitik önem, içi kapkaranlık ve farları fal taşı gibi otobüslerin, sırf yol üstünde diye, gecenin ortasında mola verdiği kırık dökük bir binanın ada ve parsel numaralarıyla yapılan çıkar hesapları demekmiş. 1.565 km uzunluğunda koca bir Boğaz Köprüsü anlamına geliyormuş. Ülkede yaşayanların boğazlarının içinden geçen dev bir köprü. Çıplak ayağı Doğu'da, ayakkabılı olanı Batı'da ve üzerinden yasadışı ne varsa geçip giden, yaşlı bir köprü. Kursağımızdan geçiyordu hepsi. Özellikle de, kaçak denilen insanlar… Elimizden geleni yapıyorduk... Boğazımıza takılmasınlar diye. Yutkunup gönderiyorduk hepsini. Nereye gideceklerse oraya… Sınırdan sınıra ticaret… Duvardan duvara…"
Daha kitabı Asla Unutmak İstemediğimiz Kitaplar listesinde yer almaktadır.

Daha - s41

Abim orada mı?
Yok demiştim. Kim ki senin abin?
Ahlat...
Yok burada öyle biri...
Sonra susmuştuk
Sen Felat'sın değil mi? Aruz amcanın oğlu.
Evet sen kimsin peki?
Dedim ya Gazâ... Babam senin babanla çalışıyor. Onu aramıştım ben de kandil için...
Sonay Çalışkan tarafından eklenmiştir.
208
KİTAP
Asla Unutmak İstemediğimiz Kitaplar
Asla unutmak istemediğimiz, aklımızın bir köşesinde hep dursun dediğimiz en etkileyici kitapları bu listede paylaşıyoruz....
1030
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar
Herkesin mutlaka okuması gereken, kitaplığında bulunması gereken kitaplar listelenmektedir. Sen de mutlaka okunması gerektiği...
731
KİTAP
Okuduğum En Güzel Kitap
Okuduğumuz en güzel kitapları bu listede topluyoruz! Sen de en beğendiğin ve herkese tavsiye etmek istediğin kitapları listey...
199
KİTAP
Yeraltı Edebiyatı Meraklılarının Okuması Gereken En İyi Kitaplar
Bukowski, John Fante, Chuck Palahniuk ve daha fazlası... Yeraltı edebiyatı yazarlarının mutlaka okunması gereken en iyi kitap...
124
KİTAP
Başucu Kitaplarım
Hayatımızda yer edinmiş, zaman zaman sayfalarını yeniden karıştırdığımız ve okumaya doyamadığımız başucu kitaplarımızı bu lis...

Görkem Tan

@gorkem-tan

- Hakan Günday
8.8 (280 oy)
26 aralık 2012’de başlayan okumam tam tamına 10. günü olan bugün biter ve ben onlarca altı çizili cümle ve sayıklama arasından kalbimde kalanları hiç kaybetmeden; mümkün olan en genç haliyle paylaşmaya koyulurum…

Hakan Günday türk edebiyatının genç ve belki en ‘kaçık’ yazarlarından. Karanlık, içine çekiyor kurgusuna ait hemen her satırda. Okuduğum her kitabı bende bir şeyler bıraktı. Lakin ‘Daha’, sanki içimizde bırakmak istediği her şeyin toplamı olmuş. Kitabı okumaya bir cuma gecesi başlamış olmayı dilerdim..

Issız adasında bir Robinson Gâza edebiyatın tanış olması gereken, anti kahraman olamayacak kadar diktatör bir sosyoloji dehası. Geçmişin ruhta bıraktığı kalıcı izlere inanmayan, bugünü yaşayın geçmiş bitti diyen tüm düşünür, mutasavvıf kim varsa alayının ezberini …iyor. Tam olarak bunu yapıyor.

Ve Ahad! tarihin görüp görebileceği, edebiyata kazma vuran, tanıdığım en kötü baba!

Şimdi koltuklarınıza yaslanın, ‘Daha’yı okumaya karar verdiyseniz, Gâza’nın yazdığı hikayeye inanmaktan başka şansınız yok. Çünkü babası bir katil olan annesiz her çocuk kadar söndürülmemiş bir izmarit gibi yangın riski taşıyor. ”Hayatın kendisi mücbir sebep!!’ ya..

Doğu ile Batı arasındaki fark, Türkiye’dir. Aradaki mesafe Türkiye kadar.” Baktığın açı değil, mesafe önemli anlamakta gerçeği…

diyor kitabın ilk bölümünde ve arka kapağa aktarılan pasaj girişinde.

Türkiye’nin çukurda kalmış bir kasabasında yaşayan Ahad, insan kaçakçılığı yapan bir örgütün nakliye sorumlusu. Ve Gâza’da bu sorumlulukta payına düşen ne kadar pislik varsa ( bu insanların dışkılarını temizlemek ve üzerine sanki tüm pisliği örten sihirli bir tozmuş gibi talaş serpmek de dahil) çekiyor. Bu arada çocukluğunu, gençliğini, ilk aşkını da pisliğe gömerek üzerine serpilen talaşların içinde kendini yok ederek.

Ortadoğu’nun savaşla lime lime edilmiş kentlerinden kaçıp yeni bir hayat umuduyla tacirlerin eline düşen insanların umuda yolculuklarının en karanlık kısmında ahad’la tanışıyoruz ve bu zorunlu tanışma içimizden en çok Gaza’yı etkileyecek…
Kitap tanıtım yazarlığı sahiden zor iş. İnsan henüz bitirdiği bir kitap hakkında edebi eleştiriler getirmeden evvel içinde kalan o kanlı canlı hisleri paylaşmak istiyor. Sanki Atılgan’ın o meşhur ‘sinemadan yeni çıkmış, güzel bir film izlemiş insan’ serkeşliğini yaşıyor. Günday ayaklarıma doladığı çuvallarla metrelerce dipte uyanmamı sağlasa da, ben edebi eleştiri yazamıyorum. Kitabın pek çok cümlesi yamuk yumuk tükenmez kalemimin saldırısına uğradı. Bir kısmını aşağıda paylaşıyorum: ( evet hiç bilimsel olmadı.)

Bütün Robinson’lar önce kendi hapishanesinin mahkumudur,
bütün Cuma’lar ancak kaybettikten sonra fark edilir.

Bütün anneler doğururken ölümü de verdiği için doğum, iki ölüm iki de doğum anıdır.

Geçmişin üstünü ne talaş, ne zaman, ne insanlar, ne morfin sülfat örtebilir. Geçmiş, ancak ölümle, yahut yeni bir hikayenin başlamasıyla son bulabilir. Hikayeni bazen ölümle başlatırsın..

(bunları ben yazdım. altını çizdiklerimi yazmaya kıyamadım çünkü okumanızı istiyorum. Belki bir gün ‘Daha’dan konuşuruz, belki daha fazlası.. daha..)
Verdiği Puan: 8
3 beğen · 0 yorum · kitap inceleme ·

Misafir

@misafir000

- Hakan Günday
8.8 (280 oy)
Hakan Günday / DAHA
Doğan Kitap 1. Baskı  sayfa ; 417 

Daha Gaza isimli bir insan kaçakçısının oğlu ve onun  10 yasindan 24lu yaslarina kadar yasanmis , yalnızlığı uzerine kurgulanmis son derecede her satiri huzun dolu , icinde bilimsel araştırmaların yerleştirildiği , duygusal anlamda da oldukca yoğun bir kitap . 

Daha ismi yasa dışı göçmen,  insan kacakciligininda suya susamış , acıkmış insanların , belkide daha iyi yasama göç etme yolunda ki açlıklarına verilen isimdi . Daha özgürlük , daha iyi bir yasam , daha yemek , daha su, daha daha.. Aynı  zamanda bir insanın yanlizlasma yolunda ki daha ne kadar olabilir derken daha nin anlamının çok daha olabileceğini gördüğümüz bir kitap. 

Bir  insan ne zaman kaybeder masumiyetini ? Ona masum olmadıgını hissettirecek davranışlarda bulunulduğu zaman . 

Hakan gundayin okuduğum kitaplarında sunu gördüm , yan karakterlerde başlı basına varoluslariyla Roma'nın icinde başka bir roman cikacak adamlar. Az kitabında Isa karakteri beni çok dusundurmustu. Bu kitabında ise    Dordor ve Harmin kardesler . 

Daha Hakan Günday kitaplarının arasında okuduğum 2. Kitabı . İlki AZ idi. Daha kitabı sanırım en sevdiğim kitabı olacak .'  Hakan Günday in son kitabı bildigim kadarıyla . Bu kitabıyla gercek anlamda Hakan Günday hayranı oldum diyebilirim,  gazanın 10 yadından 24 yasına kadar geçirdiği evre ve yalnızlığı bu yalnızlıktan kurtulmaya çalışırken daha derin kuyulara düşüşü , yazarın sosyal psikoloji , ve psikoloji uzerine yapmış olduğu çalısmaları Roma'nın icine yerlestirisi , çözümlemeleri , tespitleriyle, türkceye yüklediği derin anlamlarla gercekten hayranlık uyandıracak bir yazar. Okuduğum en iyi kitaplardan birisi diyebilirim . 
Verdiği Puan: 10
0 beğen · 0 yorum · kitap inceleme ·

Beyhude

@mamafih

- Hakan Günday
8.8 (280 oy)
Hakan Günday / DAHA
Doğan Kitap 1. Baskı sayfa ; 417

Daha Gaza isimli bir insan kaçakçısının oğlu ve onun 10 yasindan 24lu yaslarina kadar yasanmis , yalnızlığı uzerine kurgulanmis son derecede her satiri huzun dolu , icinde bilimsel araştırmaların yerleştirildiği , duygusal anlamda da oldukca yoğun bir kitap .

Daha ismi yasa dışı göçmen, insan kacakciligininda suya susamış , acıkmış insanların , belkide daha iyi yasama göç etme yolunda ki açlıklarına verilen isimdi . Daha özgürlük , daha iyi bir yasam , daha yemek , daha su, daha daha.. Aynı zamanda bir insanın yanlizlasma yolunda ki daha ne kadar olabilir derken daha nin anlamının çok daha olabileceğini gördüğümüz bir kitap.

Bir insan ne zaman kaybeder masumiyetini ? Ona masum olmadıgını hissettirecek davranışlarda bulunulduğu zaman .

Hakan gundayin okuduğum kitaplarında sunu gördüm , yan karakterlerde başlı basına varoluslariyla Roma'nın icinde başka bir roman cikacak adamlar. Az kitabında Isa karakteri beni çok dusundurmustu. Bu kitabında ise Dordor ve Harmin kardesler .

Daha Hakan Günday kitaplarının arasında okuduğum 2. Kitabı . İlki AZ idi. Daha kitabı sanırım en sevdiğim kitabı olacak .' Hakan Günday in son kitabı bildigim kadarıyla . Bu kitabıyla gercek anlamda Hakan Günday hayranı oldum diyebilirim, gazanın 10 yadından 24 yasına kadar geçirdiği evre ve yalnızlığı bu yalnızlıktan kurtulmaya çalışırken daha derin kuyulara düşüşü , yazarın sosyal psikoloji , ve psikoloji uzerine yapmış olduğu çalısmaları Roma'nın icine yerlestirisi , çözümlemeleri , tespitleriyle, türkceye yüklediği derin anlamlarla gercekten hayranlık uyandıracak bir yazar. Okuduğum iyi kitaplardan birisi diyebilirim.
Verdiği Puan: 8
0 beğen · 0 yorum · kitap inceleme ·

buket moralar

@buket-moralar

- Hakan Günday
8.8 (280 oy)
Hakan Günday... Bir gün gittiğim bir kafede bir kartpostalın üstünde "AZ"ın tanıtım yazısı vardır. Öyle keşfettim Derda'yı, Derdaları ve enteresan bir şekilde buluşan hayatlarını, hayatlarındaki Oğuz Atay'ı. Kitap hiç bitmesin istedim Derdaları yalnız bırakmayayım diye. Tıpkı Gaza'da olduğu gibi. Hakan Günday, karakterlerle bizi sankı onların ellerinden tutalım diye buluşturuyor. Tam sarıp sarmalıyoruz, ayrılık vakti geliyor ve son cümle, nokta.
Gaza... Okuduğum en dahi karakterlerden. Yaşıtları oyuncak bebeklerle, askerlerle evcilik oynarken, o gerçek insanlardan "kaçaklardan" kendi ülkesini yaratıp, kendi demokrasisini yaşatıyor. Hiç çocuk olamayan bir çocuk Gaza. 13 gün ceset yığını arasında kalıp oradan sağ çıkabilecek tahammüle sahip bir çocuk. 10 yaşında tecavüze uğramış, 14 yaşında tecavüz etmiş bir çocuk. Doksana çaktığı top, köşeden dönmüş bir çocuk...Çocukluğu unutulmuş, unutturulmuş bir çocuk...
Tabi bir de hep kısa haber olarak geçen, gazetelerin ancak üçüncü sayfasında yer bulabilen kaçaklar. Hayatlarını geride bırakıp, ihtimali düşük daha iyi bir yaşam için yola çıkan kaçaklar. Çektikleri sıkıntıları, gördükleri kötü muamele ve buluştukları insanlar.
Hakan Günday bu kitapta o kadar yere girip çıkmış ki öyle şeylerin örtüsünü kaldırmış ki kitap bitmesin "DAHA" devam etsin istiyor insan. Etkisinden bir kaç gün çıkamıyor, kah Gazayı, kah Rastin'i, kah Ahad'ı düşünüyorsunuz. Ne oldu? Neden oldu? Nasıl oldu? Okuduğunuz süre boyunca hayatınıza nüfus eden bu kişiler giderken, cevapsız birçok soru bırakıyor geride. Ve defalarca okumak isteyeceğiniz, altını kalın kalın çizdiğiniz cümleler..."
Verdiği Puan: 10
7 beğen · 0 yorum · kitap inceleme ·

hk

@haticeee

- Hakan Günday
8.8 (280 oy)
Hakan Günday insanı okuduğu toz pembe kitaplardan çıkarıp hayatın karanlık gerçeklerini tokat gibi suratına vurmuş bu kitapla ve özellikle yazarın siyasi olsun dinsel olsun hayata dair olsun çözümlemeleri mükemmel. Okuduğum ilk kitabı ama yaşattığı duygular bir an olsun rahat bırakmıyor insanı ve özellikle belirtmek gerekir ki her insanın harcı değil bu kitap.Kitabı bitireli 3 gün oldu ama kitabı bırakınca bile kitap peşimi bırakmadı rüyalarıma kadar girdi, hayatın en karanlık taraflarını ustalıkla anlatmış yazar ve malesef ki kitapta okuduğumuz olayların gerçekte yaşadığımız hayatta olan olaylar olduğunu bilmek ister istemez insanın psikolojisini derinden sarsıyor. Sağlam bir mideye sahip değilseniz ve hayatın karanlık yüzünü görmek istediğinizden emin değilseniz okumamanızı tavsiye ederim ama her ne kadar siz arkanızı dönsenizde hayatta asıl korkunç olan suçlulardan çok haksızlıklara susanlar ve görmezden gelenlerdir.
Bundan sonrası SPOİLER İÇERİR...
Gaza karakteriyse en yerinde örnek olmuş yazar işin çünkü ne tam anlamıyla kızabiliyosunuz ne de acıyabiliyosunuz yaptıkları her insanın midesinin harcı değil ama onu bu hayata götüren de kendi seçimleri değil ve özellikle delirdikten sonra başına gelenler tam bir cehennem senaryosu olmuş. Her ne kadar mültecilere kendi isteğiyle işkence etse de bi nevi kendi kurtuluş yolunu bulamamış birisi ve yaşadığı hayat, gördükleri malesef ki dönülmez bir yol olmuş ve hastalıklı bir ruha sahip istesede düzelemeyeceği bu anlamda tam olması gerektiği gibi bitmiş kitap.
Verdiği Puan: 8
7 beğen · 0 yorum · kitap inceleme ·

Yağmur

@yagmur-terzi

"Hiçbir zaman intihar etmeyi düşünmedim. Sadece bir ara… Hissettim…"
- Hakan Günday
8.8 (280 oy)
11 beğen · 0 yorum · alıntı

seray k.

@seray-k-

"Şimdi kendime bir hikaye anlatacağım ve artık sadece buna inanacağım."
- Hakan Günday
8.8 (280 oy)
10 beğen · 0 yorum · alıntı

Rue

@rue

Sadece okuyordum. Yapabileceğim başka bir şey yoktu. Belki bir de kendimi öldürebilirdim ama ona da zamanım kalmıyordu.
- Hakan Günday
8.8 (280 oy)
10 beğen · 0 yorum · alıntı

seray k.

@seray-k-

"Doğu ile Batı arasındaki fark, Türkiye'dir. Hangisinden hangisini çıkarınca geriye Türkiye kalır, bilmiyorum ama aralarındaki mesafe Türkiye kadar, ondan eminim."
- Hakan Günday
8.8 (280 oy)
9 beğen · 0 yorum · alıntı

Buse Aydın

@buse-aydin46

Bir işe başlamak, bitirmenin yarısı, derler ya. Doğmak da öyle işte. Ölmenin yarısı. 
- Hakan Günday
8.8 (280 oy)
8 beğen · 0 yorum · alıntı

Benzer Kitaplar

8.8/10
280 oy
Sence kaç puan almalı?
0