ara

Beyoğlu'nun En Güzel Abisi

Beyoğlu'nun En Güzel Abisi Konusu ve Özeti

Beyoğlu'nun En Güzel Abisi
Klasik bir Ahmet Ümit polisiyesi. Diğer pek çok eserlerinden alışık olduğumuz gibi, romanın konusu yine İstanbul'da geçiyor. Olaylar zinciri, Tarlabaşı'nda bir erkek cesedinin bulunmasıyla başlıyor ve arkasında karanlık sırlar barındıran cinayetlerin ortaya çıkmasıyla devam ediyor.
Yazar:
Yayınevi: Everest Yayınları
ISBN: 9786051416830
Sayfa: 418 sayfa
Basım Tarihi: 2013
Neokur 2013 Ödülleri Polisiye/Gerilim Kategorisi İkincisi

Ahmet Ümit'in 2013 yılında kaleme aldığı Beyoğlu'nun En Güzel Abisi, kısa sürede çok satan kitaplardan biri olmuş ve Mutlaka Okunması Gereken En İyi Ahmet Ümit Kitapları listesine girmiştir.

Yılbaşı gecesi işlenen bir cinayet... Tarlabaşı'nın arka sokaklarında bulunan bir erkek cesedi. Öldürülmüş erkeklerin en yakışıklısı, belki de en kötüsü. Karanlık sırların ortaya çıkardığı utanç verici bir gerçek. Gururlarının kurbanı olmuş erkekler, onların hayatlarını yaşamak zorunda olan kadınlar. Bu cinayetler yatağında, bu kötülükler bahçesinde, bu insan eti satılan can pazarında masumiyetini korumaya çalışan bir adam. Bir zamanlar İstanbul'un en gözde yeri olan Beyoğlu'nun hazin hikâyesi.

Karanlık... Soğuk havayla iyice ağırlaşan bir karanlık. Uzaklardan şarkılar geliyor kulağına, neşeli kadın çığlıkları, ayarını yitirmiş sarhoş naraları, biri küfrediyor belki ana avrat, belki ağlıyor biri hıçkıra hıçkıra, belki biri sessizce ölüyor bu gürültünün, bu hengâmenin ortasında. Umurunda değil. Hepsinden sıyrılmış, sadece öfke...

Nereye gittiğini bilmeden yürüyor, nefret tarafından kuşatılmış olarak. Kıskançlık denen o canavar, çelikten pençesine almış yüreğini, habire sıkıyor. "Kadınlar," diyor bir ses zihninin derinliklerinden... "Kadınlar, onlarla oynayamazsın... Oynadığını zannedersin ama bir de bakmışsın, asıl oyuncak sen olmuşsun." Hayatına giren kadınların yüzleri beliriyor sokağın zemininde. Birer birer düşüyor görüntüleri ayaklarının dibine. Hepsinin boynu bükük, hepsinin gözlerinde keder. Hepsi üzgün... Aldırmıyor, bir su birikintisiymiş gibi basıp geçiyor üzerlerinden ama yeniden düşüyor görüntüler zemine. "Kadınlar," diyor o ses yine, "Kadınlardan asla kurtulamazsın, hayaletleri hayatın boyunca seni takip eder."
Beyoğlu'nun En Güzel Abisi kitabı Kapak önemli! En güzel kapaklı kitaplar listesinde yer almaktadır.

özgür hanım

@ozgurhanim

beyoğlu'nun en güzel abisi
Ahmet Ümit’e olan sevgim ve hayranlığım geçtiğimiz yaz Fenerbahçe parkındaki Mehtap Meral ve Ahmet Ümit’in katılımlarıyla yaza veda eğlencesinde katlandıkça katlandı o hislerimi hangi kelimeleri bir araya getirip de yazsam bilemiyorum çok. O yüzden yine içimin bir köşesinde saklamaya devam edeyim. Bu yılbaşında içinde Ahmet Ümit’in de olduğu ve iki yazarın daha tüm kitaplarını okuma yarışı başlatmıştık üstatla aç parantez okumak istediğimiz kitaplar, yazarlar aynı değil kapa parantez. Aslında yarışa çok devam edebildiğimizi söyleyemeyeceğim çünkü araya ya yeni çıkanlardan ya da daha önceden merak ettiğimiz ancak elimize geçmiş bir başka kitap bize bu yarışı ihmal ettiriyor. Aç parantez üstada hatırlatmayayım da ben önde olayım kazanayım. Kazanana verilecek bir ödül belirlediğimizi hatırlamıyorum ama böyle bir yarışın galibi olmak en büyük ödül olsa gerek bize. Kapa parantez. Ne çok gevezelik ettim böyle biraz da 8-9 ay önce okuduğum Beyoğlu’nun en güzel abisinden aklımda kalanlarla bahsedeyim.
Polisiyelerinde başkomser nevzat olarak karşımıza çıkan Ahmet Ümit’in bu kitabına aslında kısa hikâye olarak başlamış fakat Selim İleri ile bir sohbetinden sonra fikrini değiştirip romana dönüştürmeye karar vermiş. Aç parantez teşekkürler Selim İleri kapa parantez. Yaklaşık 420 sayfayı genel olarak kolay okuyup, hızlıca ilerledim, dilini zaten seviyorum başkomser nevzat’ın ama ilk sayfalarda eksik bir şeyler vardı yani polisiyeden beklemeyeceğim durağanlıktaydı diyebilirim fakat sonlara doğru yılbaşı gecesi Beyoğlu’nun arka sokaklarında işlenen bu cinayetin çözümüyle artan olaylarla birlikte benim de heyecanım, merakım ve bir solukta okuma isteğim artmıştı. Katilin kim olduğunu pek kestirememiştim öğrendiğimde de çok aşırı bir şekilde beni şaşırttığını söyleyemeyeceğim gerçi zaten Ahmet Ümit’in dikkat çekmek istediği esas konunun katilin kim olduğundan çok neden şehrin göbeğinde böyle bir yer var ve neden böyle olaylar yaşandığı. Katili bulmaya çalışırken şehrin sorunlarının da çözümünü bulmaya çalıştığını aktardığını söylüyor kitapla ilgili bir söyleşisinde. O yüzden bu kitabı okurken ikinci bir gözle daha bakmak ve öyle yorumlamak gerek diye düşünüyorum.
Ahmet Ümit’ten aldığım tüyolara göre bir sonraki romanda başkomser nevzatın biraz dinleneceğini ve onun yerine bir savcı olacağını söylemişti bunu da öğrendikten sonra kocaman merakla yeni kitabını çıkarmasını bekliyorummm. Ve en sevdiğim yerlerden alıntılar ekleyerek yazımı bitiriyorum.
“Aşk dünyanın en güzel mazeretiydi.”
“Ama insanın söz geçiremediği duygular vardır, engelleyemediğimiz düşünceler. Nezaket başkadır, insanın içinden geçenler başka.”
“Cinayet işleyenler, kurbanlarıyla birlikte kendi huzurlarını da öldürürler.”
“Şiddeti kullanarak ideal bir toplum yaratamazsın. Çünkü kullandığın yöntem, kendine benzetir seni.”
2 beğen · 0 yorum
Bir kitabı almaya niyetlendiğim zaman önce yazarını araştırırım. Bana ne aktaracağını anlayabilmek için. Ama hediye edilen kitaplarda yazar araştırması yapmıyorum ki kitapla ilgili fikirlerimi yönlendirmesin.

Beyoğlu'nun En Güzel Abisi de hediye edilen kitaplarımdan birisi. Hiçbir ön bilgim olmadan okumaya başladım. Bir cinayetin izinde Beyoğlu sokaklarında koşturmaya başlıyoruz. Mafyayı, mafyanın hor bıraktıklarını, sokak çocuklarını, bir günün bile tadını almadan yaşa(ma)mış kadınları, azınlıkları kovalıyoruz. Her adımda eski İstanbul'u yad edip "Keşke böyle olmasaydı." diyoruz. Cinayetin peşinde koşmaya koşuyoruz da, asıl yol başka yere varıyor. Yazar her ara sokağı hatta her çıkmaz sokağı ne yapıp edip Gezi Parkı'na vardırıyor. Bir yerden sonra tahammül edilemez bir hal alıyor ve gerçekten de ne cinayet ne katil, bütün konu devlet meselesine dayanıyor. Devlet çok güçlüyse halkı ezer şiddet kullanır diye dertlenirken, kitabın sonlarına doğru da devletin gözü korkuyor parkımıza dokunamadı hatta ağaç diktirdik diyor. Semt sakinlerinin "Gerilla" dedikleri kişiye, bir taş bile atamaz o kadar ki masumdur imajı verdiriyor. Okurken nedense (nedeni var mı habire onu anlatıyor) geldi aklıma, yoksa yazar Gezi Parkı'na eyleme gitti de polislerle sorun mu yaşadı diye. Zira böyle bir kitapta bu konuya bu kadar uzunca yer ayırması toplumsal bir meseleden çok şahsi bir mesele olduğunu düşündürüyor. Katil tahmin edilebilecek kadar göz önünde olan biriydi bana göre, sonu sürpriz olmadı. Kurgusu doyurmayan bir polisiyeye bir de yazarın eylem gözlemleri eklenince pek de heyecan verici bir kitap olmadığı kanaatindeyim.

Kitabın içinde sürekli diğer kitaplarının adını anarak reklamını yapması, aynı şekilde Selim İleri'yle arasının iyi olduğunu da vurgulaması kendini başarılı göstermek içindi galiba. Bu kısımların gereksiz olduğunu hatta çoğu okuyucuya itici geleceğini düşünüyorum.

Kitap bittikten sonra Ahmet Ümit'i araştırdım. Tahmin ettiğim gibi eylemlere katılmış. Baba-kız sonradan röportajlar da vermişler yaşananlar hakkında. Yazar orda da belirtiyor üzerinde çalıştığım kitapta eksik kalan kısımlar vardı, Gezi Parkı olayları o boşluğu doldurdu diye. Yok aslında öyle olmamış, yazar Gezi Parkı'nı anlatırken, gölgesine de bir cinayet sıkıştırmış.

Her edebi türden kitaplar okumaya, her fikirden yazarlar tanımaya dikkat ediyorum. İnanıyorum ki her kitap insana bir şeyler katar. Herkes hayatı kendince tecrübe eder ve etrafına da kendi fikirlerini yayar. Ama bu kadar mı olmalıydı diye sormadan edemiyorum. Ahmet Ümit kadar kendi fikirlerine vurgu yapan başka bir yazar daha okumamıştım.
14 beğen · 7 yorum
Semih Oktay (@semihoktay)
Ben yarım bırakmıştım bu kitabı @reyhann...
04.06.18 beğen 1 cevap
Semih (@sc)
Faydalı bir inceleme oldu benim için, okunacaklar listemden çıkardım kitabı, teşekkürler.
04.06.18 beğen 1 cevap
Kahve Kitap Kurabiye (@kahvekitapkurabiye)
teşekkür ederim beni zaman kaybından kurtardığınız için ?
05.06.18 beğen 1 cevap

Hayata Gülümse

@hayataagulumse

Taksim taksim öldürüyorlar bizi, taksim taksim satın alıyorlar ruhlarımızı, bedenlerimizi.
Bir zamanların sanat ve eğlence merkezi Beyoğlu, önceleri büyük burjuvazi kesimine hitap ederken, o eski nostaljilerin bittiği, erkek egemenliğin hakimiyet kazandığı, mafya, uyuşturucu çeteleri, fuhuş ve bir çok kötülüğün kol gezdiği bir yer haline gelen, rant peşinde koşan aç köpeklerin talan etmesiyle yok olan, zamanında her kesimden insanın bir parça nefes aldığı ama şimdi betonların arasında kalan yine de her kolu bir yere ulaşan Beyoğlu.
Ahmet Ümit Beyoğlu’nun En Güzel Abisi eserinde İNCE İNCE işlemiş olanları, kurgu değil yaşanan gerçekler, ne eksik ne fazla. Sinsi sinsi insanları ele geçiren bir sistem. Oradan oraya savrulan hayatlar, hayatta kalma mücadelesi veren kadınlar, Namus ve şeref kavramının racon kesme ile eş değerde görüldüğü, para dışında hiçbir şeyin mantıkla düşünülmediği ve neyin iyi neyin kötü olduğu düşünülmeden sadece menfi çıkarlar uğruna yapılan onca yanlışlar silsilesi. Doğru olan her şeyi bilen ama uygulama da sisteme yenik düşen Talus’un ırmağındaki suyu kana kana içen zavallı insanlar.
Karşıdaki insanın duygularının ne olduğuna bakmadan kaybederek kazanılan aşklar, et parçası uğruna feda edilen onca değerler. Aşk adı altında kadınlık gururunu ayaklar altına alan insan kadınlar.
Aşk aşk aşk….
Uğruna cinayetler işlenen kötülüğün efendisi, aynı zamanda insana en güzel duyguları yaşatan mutluluğun da efendisi.
Eşi ve kızını kaybeden bir komiser, onların gölgesinden kurtulamayan ama yaşamında devam ettiği gerçeğini bilen, kokuşmuş sistemde değerlerini yitirmeden ayakta kalma mücadelesi veren bir insan adam. Tarlabaşı’nda yılbaşı akşamı işlenen bir cinayetle gelişen ve bir düzine insanın öldüğü Beyoğlu’nun arka sokaklarından yaşayan her kesit insanın yaşantısından örnekler verilen sürükleyici, kolay anlaşılır dilde yazılmış ve okurken insanı işin içine dahil eden, acaba Azize’nin yerinde ben olsaydım bu kadar yalan söylemesine rağmen Engin’i sevmeye devam eder miydim? Çilem’in yerinde olsam İhsan’ı severken Nizam ile evlenir miydim? Jale’nin yerinde olsam Engin’in Azize’yi sevdiğini bile bile göz yumar mıydım ? Ya da Azize’nin beni sevmeyeceğini bile bile onu korumak adına Engin’i öldürür müydüm?

kendi sorularımın cevabını ben biliyorum, yaz siz kendi sorularınızın cevaplarını biliyor musunuz?

Okunmaya değer bir eser. Okuyunuz efenim   
7 beğen · 11 yorum
Semih Oktay (@semihoktay)
Okuyamadığım romanlardan biridir bu roman Hayat. Neredeyse tam puanlık bir roman olduğunu anlıyorum şu yazdığın incelemeden ya giriş bölümünde havlu atmıştım ben...
30.06.18 beğen 1 cevap
iremşanti (@iremsanti)
Benimde beğendiğim bir kitaptı karakterler hakkında neler hissettin merak ettim?
01.07.18 beğen 1 cevap
Business (@nusretk)
Nevzat Başkomiser, “Aşk yaşamı; cinayet, ölümü sıradanlıktan kurtarır. dün gibi aklımda çok güzel bir roman, yazarı gibi... ??
01.07.18 beğen 2 cevap
Muhteşem Eseriyle Ders Vermiş Ahmet Ümit
Yılbaşı akşamında Beyoğlu’nda işlenen bir cinayeti çözmek üzere Başkomiser Nevzat ile yardımcısı Ali görevlendirilir; kriminolog Zeynep de işin içindedir. Ancak sayfalar ilerledikçe öyle çok karakter konuya dâhil oluyor ki sanki birçok kez katlanmış bir haritayı açarmış gibi hissediyorsunuz. Nihayetinde rengârenk ve müthiş bir Beyoğlu resmi ortaya çıkıyor.

Kimler yok ki bu resimde? Mafya babalarından tetikçilere, konsomatrislerden pavyon müzisyenlerine, tinerci sokak çocuklarından bir zamanlar bu bölge yaşamış Rum asıllı vatandaşlarımıza, sahaflardan polisiye roman yazarına, yaşlandığı için çekiciliğini kaybetmek üzere olan mirasyedi kadından muhabbet tellalına, pis işlere bulaşmış polislerden her şeye rağmen ideallerinin peşinde koşan entelektüel kadın ve erkeklere kadar herkes kitaptaki yerini alıyor… Bu gerçekçi ve ilginç kalabalık, sürpriz bir finalle sona eren romanı güzelleştiriyor.

İki gün içinde bitirdiğim kitabı okurken, Gogol’un ÖLÜ CANLAR adlı eseri ve anlatım tarzı nedeniyle Isaac Asimov aklıma geldi. Aksiyondan ziyade ilginç karakterlerle yapılan karşılıklı konuşmalar sayesinde aktarılan olaylar, okuru hemen kitaba hapsediyor. Üstelik tek cümleden oluşan bölüm başlıkları öylesine güzel ki her biri ayrı bir tez konusu gibi…

Ancak “Beyoğlu’nun En Güzel Abisi” başlıklı bölümü ne kadar çok beğendiysem, Başkomiser Nevzat’ın rüya gördüğü bölümü de o kadar anlamsız ve gereksiz bulduğumu itiraf edeyim.

Yazmak isteyenlere ders vermek, güzel bir romanın nasıl yazılacağını göstermek istercesine kaleme alınmış bu muhteşem eseri tüm kitapseverlere tavsiye ederim.
5 beğen · 2 yorum
FULYA GÜN (@fulyagun)
Çok iyi bir inceleme olmuş. Kitabı yeniden yaşadığımı söyleyebilirim.Teşekkür ederim efendim :)
23.09.15 beğen cevap
Oğuz Özteker (@ozzy)
Ben de ilginiz ve yeni incelemeler yazabilmem amacıyla teşvik ettiğiniz için teşekkür ederim Fulya Hanım...
28.09.15 beğen cevap

Aylak Adam

@rumeysaleblebici

Okuduğum en güzel polisiye romanlarından biriydi. Beyoğlu'nun arka sokaklarında yaşanan hayatlara da değinen Ahmet Ümit, cinayeti muhteşem bir kurguyla karşımıza çıkarıyor. Kitabın son sayfasına gelene kadar kesinlikle katilin kim olduğunu bulmanıza imkan yok ve bu da sizi kitaba daha çok bağlıyor. konuya gelecek olursak Başkomiser Nevzat yılbaşı gecesi görevlidir. Gelen anons ile birlikte Beyoğlu'na gider. Bir zamanlar Beyoğlu'nda çalıştığı için o sokakları avucunun içi gibi bilir. Hemen cinayeti araştırmaya başlar. Kurban Engin Akca adında genç biridir.Cinayeti işleyecek iki kişi vardır. Bunlar Kara Nizam ve Barbut Ihsan'dır. Ikiside cinayeti işlemediklerini söylerler ancak cinayet içinde sebeplerinin olduğunu herkes bilir. Araştırmalar devam ederken Engin'in kasasında jale ile çekilmiş resimlerini bulurlar. Jale cok zengin birisidir ve Engin ile iliskisi vardır. Ancak Engin'in herkesin bildiği sevgilisi Azize'dir. Azize o gece gazinoda çalışmaktadır. Başkomiser Azize ile görüşmek için gazinoya gider ancak Azize orda değildir. Konuya Azize'nin arkadaşı Sadri girer. Başkomiser Sadri ile görüşür ve ertesi gun azize'yi karakola getirmesini onunla gorusmek istediğini söyler. Başkomiser Azize ile konusurken sadri'nin Bulgaristan göçmeni olduğunu öğrenir. Bu arada Kara Nizam ve Barbut Ihsan arasında tartışma çıkar ve ikisi de ölür.


Artık katili bulamayacaklarını düşünmeye başlamıştır. Ta ki o gece yemeğe çıkana kadar.
1 beğen · 0 yorum

Beyoğlu'nun En Güzel Abisi - S41

Külbastı Mehmet'in lokantasından ayrıldığımızda mahşeri kalabalık iyice azalmıştı. Caddede hâlâ arabalar olsa da o sıkış tıkış trafik son bulmuş, kaldırımdaki insan kümeleri seyrelmişti. Kar yağmıyordu artık, sadece keskin bir ayaz. Belki de bu dondurucu soğuk kaçırmıştı sokaklardaki ateşli kalabalığı. Evet, eğlence bitmiş, şölen dağılmıştı, parlak kağıttan şapkalar, yerlere saçılmış konfetiler, çiğnenmiş çiçekler, boş şişeler, yiyecek artıkları kalmıştı ortalıkta sadece. Birazdan sökün edecek çöpçüler, yılbaşı gecesinin son kanıtlarını da toplayınca, eski haline dönerdi bu yaşlı semt. Evet, artık yaşlanmıştı Beyoğlu. Üstelik güzel bir yaşlanma değildi bu. İnsanlar iyi bakmamışlardı ona, yabancı seyyahların bir zamanlar dünyanın en çekici kadını olarak tarif ettikleri bu benzersiz yerin, vakitsiz çökerek adeta bir acuzeye dönüşmesi için ellerinden geleni yapmışlardı. Ancak barbarlara yakışır bir açgözlülükle, yüzyıllık binalarını yıkmış, zarif sokakların canına okumuş, zaten küçük olan meydanlarını iğrenç apartmanlarla doldurmuşlardı. Hâlâ cazibesini koruması, bırakın korumayı, ayakta durması bile mucizeydi.
Cansu tarafından eklenmiştir.

E.D

@yabanci

Azrail'e koz vermek istemiyorsan, sevdiklerinin sayısını az tutacaksın bu dünyada. Ne kadın, ne çocuk. Öyle geldik bugüne kadar.
Beyoğlu'nun En Güzel Abisi
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
10 beğen · 0 yorum

E.D

@yabanci

İstanbul'un tarihiymiş, kültürüymüş, güzelliğiymiş, bunların umurunda değil. Durmadan turistik oteller yapıyorlar, çirkin köprüler, iğrenç gökdelenler... Tek dertleri daha çok rant, daha çok vurgun, daha çok avanta...
Beyoğlu'nun En Güzel Abisi
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
8 beğen · 0 yorum

Promiyer

@pronuyer

“Ne yılması be…” diye Pirana başladı yine. “Aslanlar gibi karşı koydular… Ama çok polis vardı.”

Geri Parkı’nda neler yaşandığını hatırlıyordum, korkunçtu. Hükümet acımasızca sürmüştü bizim çocukları göstericilerin üstüne. Hepimiz için utanç vericiydi. Bir kez daha anlamıştık ki bir ülkede otoriter bir yönetim varsa ilk kaybeden polis teşkilatı olurdu.

“Olanları biliyorum çocuklar.” Dedim daha fazlasını duymak istemediğim için. “Senin gözüne ne oldu, onu anlat.” Birden durdu, sanki sağ gözü şimdi kör olmuş gibi boş elini siyah bandın üzerine attı.

“Puştun teki,” dedi nefretle. “Puştun teki, üç metreden gaz fişeği sıktı tüfekle. Boş bulundum, yoksa yaklaştırmazdım yanıma. Başımı çevirmiştim ki herif bastı tetiğe… Fişek gözüme saplandı. Sert bir tokat yemiş gibi oldum. Her yer karardı, ama gözümün patladığını anlamadım, birazdan geçer zannettim.
Beyoğlu'nun En Güzel Abisi
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
7 beğen · 0 yorum

Ahme't Sessiz

@ahmetsessiz

yanılıyordu ama bozmak istemedim , çünkü bazı gerçeklerin kimseye yararı
yoktur...
Beyoğlu'nun En Güzel Abisi
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
7 beğen · 0 yorum

Oz

@oznurs26

Aşk, hayatı ; cinayet, ölümü sıradanlıktan kurtarır!
Beyoğlu'nun En Güzel Abisi
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
6 beğen · 0 yorum
147
KİTAP
Kapak önemli! En güzel kapaklı kitaplar
İçeriğin öneminin farkındayız. Fakat bu listede sadece güzel kapaklı kitaplar olsun istedik. Sen de kapağını en beğendiğin ki...
431
KİTAP
Hiç Unutamayacağım Dediğimiz Kitaplar
Bittiğine üzüldüğümüz, hayatımızda derin izler bırakan unutamayacağımız kitapları paylaşıyoruz....
393
KİTAP
Bir Nefeste Okunan Kitaplar
Elinden düşüremeyeceğin, bir solukta okuyacağın en sürükleyici kitapları bu listede bulabilirsin. Sen de en sürükleyici buldu...
754
KİTAP
Okuduğum En Güzel Kitap
Okuduğumuz en güzel kitapları bu listede topluyoruz! Sen de en beğendiğin ve herkese tavsiye etmek istediğin kitapları listey...
185
KİTAP
En İyi Polisiye Romanlar
Seri katil, cinayet, gizem, dedektif, kovalamaca, aksiyon, intikam ve daha fazlası en iyi polisiye romanlar listesinde. Sen d...

Baha

@askyesili

Beyoğlu'nun en güzel Abisi
"Aşk dünyanın en iyi mazeretiydi"


Ahmet Ümit
Beyoğlu'nun En Güzel Abisi
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
2 beğeni · 0 yorum

ece akkaya

@eceakkaya

Aşk,yaşamı;cinayet,ölümü sıradanlıktan kurtarır.
Beyoğlu'nun En Güzel Abisi
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
27 beğeni · 0 yorum

Nurda

@ztrknrd

Ben ilk Ahmet Ümit kitabı olarak İstanbul Hatırası' nı okumuştum ki Ahmet Ümit' e ve genel olarak polisiye romanlara karşı önyargılı olan biri olarak cinayet soruşturmasıyla birlikte ele alınan İstanbul tarihi ve bu tarihin işleniş biçimiyle büyülenmiş bir şekilde bitirmiştim kitabı. Bir seri cinayetler hikayesinin, İstanbul tarihiyle çok güzel bir şekilde harmanlanıp okuyucuya sunulduğu bir kitaptı. Hatta yakın bir zamanda tekrar okumayı bile düşünüyorum. İşte bu kitaba da böyle bir beklentiyle başladım. "Kim bilir İstanbul şimdi hangi güzelliğiyle gözümde canlanacak?" diye merak içersindeyim ancak bu kitap benim için tam bir hayal kırıklığıydı.

İlk olarak kitabın edebi anlamda çok dolu olmadığını belirtmek istiyorum. Beyoğlu' nun arka sokaklarını mekan olarak seçen bir yazarın süslü cümleler kurması anlatacağı hikâyeyle bağdaşmazdı zaten ancak yine de öncesinde çok fazla kitap çıkaran bir yazar için anlatım çok yavandı.

İçerik ile ilgili görüşlerim ise şöyle; Ahmet Ümit birden fazla mesaj vermeye çalışmış ancak çok fazla noktaya değinmek istediği için bu noktalar içinde tam anlamıyla okuyucuya iletebildiği bir mesaj yok. Her şeyden biraz ekleyeyim derken hedef mesajın (hangi mesajın ama mesaj olduğunu anlayamadım mesela) önemini kaybettirmiş.

Hem edebi anlamda hem de içerik anlamında üzerine çok düşünülerek çıkarılmış bir kitap değil hatta mesela çıktığı dönemde gündem olan Gezi Parkı ile bir kısım vardı kitapta, bence bitmiş bir kitaba sonradan eklenmiş gibiydi. "O kadar noktaya değindim bunu es geçmek olmaz, hem de gündemde şimdi." diyerek ele almış gibiydi. Hikayeye nüfuz edilmemişti. Hele polisiye yönü... Ben çok fazla polisiye kitap okumayı tercih eden biri değilim ancak yine de romanı okurken kimin katil olduğunu tahmin etmem hiç zor olmamıştı. Zaten Ahmet Ümit için de katili okuyucuyla buluşturmak zor olmamış çünkü bir polisiye romanda çok ince düşünülerek seçilen ayrıntıda gizli birkaç nokta beklerdim katili bulmak için ancak bu kitapta Ahmet Ümit her şeyi o kadar açık bir şekilde vermişti ki benim bile katili bulabilmek için çok fazla düşünmem gerekmedi.

Açıkçası şahsi fikrim şu şekilde; Ahmet Ümit artık ne yazsa büyük bir merakla alınıp okunuyor ve bu nedenle kitabı çıkarırken çok irdeleme ihtiyacı duymamış. Her ne kadar hâlâ herkese İstanbul Hatırası' nı okumayı önersem de bu kitabın ne içeriğinden ne de edebi yönünden okurken zevk alamayacağınızı düşündüğümden sizlere de tavsiye ettiğim bir kitap değil ancak henüz pes etmedim, diğer Ahmet Ümit kitaplarına da şans vermek istiyorum. Okumayı planladığım hiçbir Ahmet Ümit kitabının bunun kadar boş olabileceğini düşünmüyorum.
Beyoğlu'nun En Güzel Abisi
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
19 beğeni · 10 yorum
Sardunya (@sardunya26)
Bu konuda ben de size katılıyorum. Benim de ilk okuduğum kitap "Istanbul Hatırası"ydı. Sonraki okuduğum kitabı "Beyoğlu Rapsodisi oldu. Anlatımı, olay örgüsü, kahramanları fena değildi. Doğal görünüyordu anlatımı. Ancak cinayetleri işleyiş şekli aynı olmaya başladı. Umuyorum ki bundan sonraki romanlarını farklı bir açıdan yazar. Daha detaylı yazmak isterim ama sanırım yeterli bu kadarı .
29.03.18 beğen 3 cevap
Dünyalı (@dunyaliperizan)
Ben de Kavim'i öneriyorum. :)
29.03.18 beğen 2 cevap
suna (@bergamot)
Ahmet Umit hic okumadim ama zaten polisiye yazmiyor mu mesaj vermek icin yazmiyor sanirim. Mesaj almak icin bence Oğuz Atay okuyun
29.03.18 beğen cevap

Pınar

@pinar760

Sürükleyici
Okuyun derim.
Beyoğlu'nun En Güzel Abisi
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
12 beğeni · 9 yorum
Merve 🗡 (@mtrv)
Tamam.
28.01.18 beğen 9 cevap
CEVİZKABUĞU (@karacurin)
Ben okudum.
28.01.18 beğen cevap
Serhan (@bartender)
Okudum.kavim i de okuyun
28.01.18 beğen 2 cevap