ara

Beyoğlu'nun En Güzel Abisi

Beyoğlu'nun En Güzel Abisi Konusu ve Özeti

Beyoğlu'nun En Güzel Abisi
Klasik bir Ahmet Ümit polisiyesi. Diğer pek çok eserlerinden alışık olduğumuz gibi, romanın konusu yine İstanbul'da geçiyor. Olaylar zinciri, Tarlabaşı'nda bir erkek cesedinin bulunmasıyla başlıyor ve arkasında karanlık sırlar barındıran cinayetlerin ortaya çıkmasıyla devam ediyor.
Yazar:
Yayınevi: Everest Yayınları
ISBN: 9786051416830
Sayfa: 418 sayfa
Basım Tarihi: 2013
Neokur 2013 Ödülleri Polisiye/Gerilim Kategorisi İkincisi

Ahmet Ümit'in 2013 yılında kaleme aldığı Beyoğlu'nun En Güzel Abisi, kısa sürede çok satan kitaplardan biri olmuş ve Mutlaka Okunması Gereken En İyi Ahmet Ümit Kitapları listesine girmiştir.

Yılbaşı gecesi işlenen bir cinayet... Tarlabaşı'nın arka sokaklarında bulunan bir erkek cesedi. Öldürülmüş erkeklerin en yakışıklısı, belki de en kötüsü. Karanlık sırların ortaya çıkardığı utanç verici bir gerçek. Gururlarının kurbanı olmuş erkekler, onların hayatlarını yaşamak zorunda olan kadınlar. Bu cinayetler yatağında, bu kötülükler bahçesinde, bu insan eti satılan can pazarında masumiyetini korumaya çalışan bir adam. Bir zamanlar İstanbul'un en gözde yeri olan Beyoğlu'nun hazin hikâyesi.

Karanlık... Soğuk havayla iyice ağırlaşan bir karanlık. Uzaklardan şarkılar geliyor kulağına, neşeli kadın çığlıkları, ayarını yitirmiş sarhoş naraları, biri küfrediyor belki ana avrat, belki ağlıyor biri hıçkıra hıçkıra, belki biri sessizce ölüyor bu gürültünün, bu hengâmenin ortasında. Umurunda değil. Hepsinden sıyrılmış, sadece öfke...

Nereye gittiğini bilmeden yürüyor, nefret tarafından kuşatılmış olarak. Kıskançlık denen o canavar, çelikten pençesine almış yüreğini, habire sıkıyor. "Kadınlar," diyor bir ses zihninin derinliklerinden... "Kadınlar, onlarla oynayamazsın... Oynadığını zannedersin ama bir de bakmışsın, asıl oyuncak sen olmuşsun." Hayatına giren kadınların yüzleri beliriyor sokağın zemininde. Birer birer düşüyor görüntüleri ayaklarının dibine. Hepsinin boynu bükük, hepsinin gözlerinde keder. Hepsi üzgün... Aldırmıyor, bir su birikintisiymiş gibi basıp geçiyor üzerlerinden ama yeniden düşüyor görüntüler zemine. "Kadınlar," diyor o ses yine, "Kadınlardan asla kurtulamazsın, hayaletleri hayatın boyunca seni takip eder."
Beyoğlu'nun En Güzel Abisi kitabı Kapak önemli! En güzel kapaklı kitaplar listesinde yer almaktadır.

Beyoğlu'nun En Güzel Abisi - s41

Külbastı Mehmet'in lokantasından ayrıldığımızda mahşeri kalabalık iyice azalmıştı. Caddede hâlâ arabalar olsa da o sıkış tıkış trafik son bulmuş, kaldırımdaki insan kümeleri seyrelmişti. Kar yağmıyordu artık, sadece keskin bir ayaz. Belki de bu dondurucu soğuk kaçırmıştı sokaklardaki ateşli kalabalığı. Evet, eğlence bitmiş, şölen dağılmıştı, parlak kağıttan şapkalar, yerlere saçılmış konfetiler, çiğnenmiş çiçekler, boş şişeler, yiyecek artıkları kalmıştı ortalıkta sadece. Birazdan sökün edecek çöpçüler, yılbaşı gecesinin son kanıtlarını da toplayınca, eski haline dönerdi bu yaşlı semt. Evet, artık yaşlanmıştı Beyoğlu. Üstelik güzel bir yaşlanma değildi bu. İnsanlar iyi bakmamışlardı ona, yabancı seyyahların bir zamanlar dünyanın en çekici kadını olarak tarif ettikleri bu benzersiz yerin, vakitsiz çökerek adeta bir acuzeye dönüşmesi için ellerinden geleni yapmışlardı. Ancak barbarlara yakışır bir açgözlülükle, yüzyıllık binalarını yıkmış, zarif sokakların canına okumuş, zaten küçük olan meydanlarını iğrenç apartmanlarla doldurmuşlardı. Hâlâ cazibesini koruması, bırakın korumayı, ayakta durması bile mucizeydi.
Cansu tarafından eklenmiştir.
147
KİTAP
Kapak önemli! En güzel kapaklı kitaplar
İçeriğin öneminin farkındayız. Fakat bu listede sadece güzel kapaklı kitaplar olsun istedik. Sen de kapağını en beğendiğin ki...
427
KİTAP
Hiç Unutamayacağım Dediğimiz Kitaplar
Bittiğine üzüldüğümüz, hayatımızda derin izler bırakan unutamayacağımız kitapları paylaşıyoruz....
381
KİTAP
Bir Nefeste Okunan Kitaplar
Elinden düşüremeyeceğin, bir solukta okuyacağın en sürükleyici kitapları bu listede bulabilirsin. Sen de en sürükleyici buldu...
735
KİTAP
Okuduğum En Güzel Kitap
Okuduğumuz en güzel kitapları bu listede topluyoruz! Sen de en beğendiğin ve herkese tavsiye etmek istediğin kitapları listey...
182
KİTAP
En İyi Polisiye Romanlar
Seri katil, cinayet, gizem, dedektif, kovalamaca, aksiyon, intikam ve daha fazlası en iyi polisiye romanlar listesinde. Sen d...

özgür hanım

@ozgur-hanim

beyoğlu'nun en güzel abisi
Ahmet Ümit’e olan sevgim ve hayranlığım geçtiğimiz yaz Fenerbahçe parkındaki Mehtap Meral ve Ahmet Ümit’in katılımlarıyla yaza veda eğlencesinde katlandıkça katlandı o hislerimi hangi kelimeleri bir araya getirip de yazsam bilemiyorum çok. O yüzden yine içimin bir köşesinde saklamaya devam edeyim. Bu yılbaşında içinde Ahmet Ümit’in de olduğu ve iki yazarın daha tüm kitaplarını okuma yarışı başlatmıştık üstatla aç parantez okumak istediğimiz kitaplar, yazarlar aynı değil kapa parantez. Aslında yarışa çok devam edebildiğimizi söyleyemeyeceğim çünkü araya ya yeni çıkanlardan ya da daha önceden merak ettiğimiz ancak elimize geçmiş bir başka kitap bize bu yarışı ihmal ettiriyor. Aç parantez üstada hatırlatmayayım da ben önde olayım kazanayım. Kazanana verilecek bir ödül belirlediğimizi hatırlamıyorum ama böyle bir yarışın galibi olmak en büyük ödül olsa gerek bize. Kapa parantez. Ne çok gevezelik ettim böyle biraz da 8-9 ay önce okuduğum Beyoğlu’nun en güzel abisinden aklımda kalanlarla bahsedeyim.
Polisiyelerinde başkomser nevzat olarak karşımıza çıkan Ahmet Ümit’in bu kitabına aslında kısa hikâye olarak başlamış fakat Selim İleri ile bir sohbetinden sonra fikrini değiştirip romana dönüştürmeye karar vermiş. Aç parantez teşekkürler Selim İleri kapa parantez. Yaklaşık 420 sayfayı genel olarak kolay okuyup, hızlıca ilerledim, dilini zaten seviyorum başkomser nevzat’ın ama ilk sayfalarda eksik bir şeyler vardı yani polisiyeden beklemeyeceğim durağanlıktaydı diyebilirim fakat sonlara doğru yılbaşı gecesi Beyoğlu’nun arka sokaklarında işlenen bu cinayetin çözümüyle artan olaylarla birlikte benim de heyecanım, merakım ve bir solukta okuma isteğim artmıştı. Katilin kim olduğunu pek kestirememiştim öğrendiğimde de çok aşırı bir şekilde beni şaşırttığını söyleyemeyeceğim gerçi zaten Ahmet Ümit’in dikkat çekmek istediği esas konunun katilin kim olduğundan çok neden şehrin göbeğinde böyle bir yer var ve neden böyle olaylar yaşandığı. Katili bulmaya çalışırken şehrin sorunlarının da çözümünü bulmaya çalıştığını aktardığını söylüyor kitapla ilgili bir söyleşisinde. O yüzden bu kitabı okurken ikinci bir gözle daha bakmak ve öyle yorumlamak gerek diye düşünüyorum.
Ahmet Ümit’ten aldığım tüyolara göre bir sonraki romanda başkomser nevzatın biraz dinleneceğini ve onun yerine bir savcı olacağını söylemişti bunu da öğrendikten sonra kocaman merakla yeni kitabını çıkarmasını bekliyorummm. Ve en sevdiğim yerlerden alıntılar ekleyerek yazımı bitiriyorum.
“Aşk dünyanın en güzel mazeretiydi.”
“Ama insanın söz geçiremediği duygular vardır, engelleyemediğimiz düşünceler. Nezaket başkadır, insanın içinden geçenler başka.”
“Cinayet işleyenler, kurbanlarıyla birlikte kendi huzurlarını da öldürürler.”
“Şiddeti kullanarak ideal bir toplum yaratamazsın. Çünkü kullandığın yöntem, kendine benzetir seni.”
2 beğen · 0 yorum
Muhteşem Eseriyle Ders Vermiş Ahmet Ümit
Yılbaşı akşamında Beyoğlu’nda işlenen bir cinayeti çözmek üzere Başkomiser Nevzat ile yardımcısı Ali görevlendirilir; kriminolog Zeynep de işin içindedir. Ancak sayfalar ilerledikçe öyle çok karakter konuya dâhil oluyor ki sanki birçok kez katlanmış bir haritayı açarmış gibi hissediyorsunuz. Nihayetinde rengârenk ve müthiş bir Beyoğlu resmi ortaya çıkıyor.

Kimler yok ki bu resimde? Mafya babalarından tetikçilere, konsomatrislerden pavyon müzisyenlerine, tinerci sokak çocuklarından bir zamanlar bu bölge yaşamış Rum asıllı vatandaşlarımıza, sahaflardan polisiye roman yazarına, yaşlandığı için çekiciliğini kaybetmek üzere olan mirasyedi kadından muhabbet tellalına, pis işlere bulaşmış polislerden her şeye rağmen ideallerinin peşinde koşan entelektüel kadın ve erkeklere kadar herkes kitaptaki yerini alıyor… Bu gerçekçi ve ilginç kalabalık, sürpriz bir finalle sona eren romanı güzelleştiriyor.

İki gün içinde bitirdiğim kitabı okurken, Gogol’un ÖLÜ CANLAR adlı eseri ve anlatım tarzı nedeniyle Isaac Asimov aklıma geldi. Aksiyondan ziyade ilginç karakterlerle yapılan karşılıklı konuşmalar sayesinde aktarılan olaylar, okuru hemen kitaba hapsediyor. Üstelik tek cümleden oluşan bölüm başlıkları öylesine güzel ki her biri ayrı bir tez konusu gibi…

Ancak “Beyoğlu’nun En Güzel Abisi” başlıklı bölümü ne kadar çok beğendiysem, Başkomiser Nevzat’ın rüya gördüğü bölümü de o kadar anlamsız ve gereksiz bulduğumu itiraf edeyim.

Yazmak isteyenlere ders vermek, güzel bir romanın nasıl yazılacağını göstermek istercesine kaleme alınmış bu muhteşem eseri tüm kitapseverlere tavsiye ederim.
5 beğen · 2 yorum
FULYA GÜN (@fulya-gun)
Çok iyi bir inceleme olmuş. Kitabı yeniden yaşadığımı söyleyebilirim.Teşekkür ederim efendim :)
23.09.15 beğen cevap
Oğuz Özteker (@ozzy)
Ben de ilginiz ve yeni incelemeler yazabilmem amacıyla teşvik ettiğiniz için teşekkür ederim Fulya Hanım...
28.09.15 beğen cevap

Aylak Adam

@rumeysa-leblebici

Okuduğum en güzel polisiye romanlarından biriydi. Beyoğlu'nun arka sokaklarında yaşanan hayatlara da değinen Ahmet Ümit, cinayeti muhteşem bir kurguyla karşımıza çıkarıyor. Kitabın son sayfasına gelene kadar kesinlikle katilin kim olduğunu bulmanıza imkan yok ve bu da sizi kitaba daha çok bağlıyor. konuya gelecek olursak Başkomiser Nevzat yılbaşı gecesi görevlidir. Gelen anons ile birlikte Beyoğlu'na gider. Bir zamanlar Beyoğlu'nda çalıştığı için o sokakları avucunun içi gibi bilir. Hemen cinayeti araştırmaya başlar. Kurban Engin Akca adında genç biridir.Cinayeti işleyecek iki kişi vardır. Bunlar Kara Nizam ve Barbut Ihsan'dır. Ikiside cinayeti işlemediklerini söylerler ancak cinayet içinde sebeplerinin olduğunu herkes bilir. Araştırmalar devam ederken Engin'in kasasında jale ile çekilmiş resimlerini bulurlar. Jale cok zengin birisidir ve Engin ile iliskisi vardır. Ancak Engin'in herkesin bildiği sevgilisi Azize'dir. Azize o gece gazinoda çalışmaktadır. Başkomiser Azize ile görüşmek için gazinoya gider ancak Azize orda değildir. Konuya Azize'nin arkadaşı Sadri girer. Başkomiser Sadri ile görüşür ve ertesi gun azize'yi karakola getirmesini onunla gorusmek istediğini söyler. Başkomiser Azize ile konusurken sadri'nin Bulgaristan göçmeni olduğunu öğrenir. Bu arada Kara Nizam ve Barbut Ihsan arasında tartışma çıkar ve ikisi de ölür.


Artık katili bulamayacaklarını düşünmeye başlamıştır. Ta ki o gece yemeğe çıkana kadar.
1 beğen · 0 yorum

burcuuuuk

@burcu-odaci

Nedendir bilmem bende Ahmet Ümit kitaplarına karşı bir antipati vardı. Sanırım yazarın okuduğum ilk ve tek kitabının "Aşk Köpekliktir" olmasının etkisi çoktur bunda. Tüm ön yargılarıma rağmen hem adıyla hem de kapak tasarımıyla dikkatimi çeken bu kitabı okumak istedim. Ne yalan söyleyeyim, kitabın adından dolayı bir eşcinsellik hikayesiyle karşılaşacağımı düşünmüştüm ve Ahmet Ümit hakkındaki bilgisizliğimden dolayı da basit bir polisiye roman okuyacağımı sanmıştım. Ama bu kitap benim tüm ön yargılarımı yerle bir etti ve Ahmet Ümit gibi bir yazara bunca geç kaldığım için beni üzdü. Neyse efendim, zararın neresinden dönülse kardır değil mi?
Kitap hakkında çok fazla şey anlatmayacağım. Bu kitapta ne var biliyor musunuz?
Tarih var, bir kentin ve bir ülkenin tarihi. Bu kitapta Gezi var, bu kitapta 6-7 Eylül olayları ve bu olaylar yüzünden yerinden yurdundan edilenler var. Bu kitapta ezilmiş, yalnız bırakılmış, derdine derman bulunmamış, itilmiş, ötekileştirilmiş insanlar var. Bu kitapta devletin ya da diğer insanların el uzatmadığı insanların yalnızlığı, çaresizliği, öfkesi ve kini var. Ve çözülmesi gereken bir cinayet...
Ahmet Ümit öyle güzel yazmış ki, kendinizi olayların içinde sanıyorsunuz. Hikayeden bir an bile kopmuyorsunuz. Ve yazarın aydın sorumluluğunu satır aralarında hissediyorsunuz. Okuyun lütfen, pişman olmayacaksınız.
2 beğen · 0 yorum

Süleyman Biçer

@suleyman-bicer

En Güzel Abi fakat tat vermedi..
Kitap çoğu polisiye romanlarında olduğu gibi bir cinayet ile başlıyor ve bu cinayetin etrafında olay örgüsü detaylanıyor sonunda süpriz sayılabilecek bir arkadaş katil çıkıyor.

Konu olarak tam işlenen olay budur. Yani okuduk dan sonra çok basit bir kitap olduğu anlaşılan edebi birkaç cümle ve toplumun kanayan yaralarına parmak basmak için özellikle "Gezi olayları " konusunda benimde bir düşüncem var demek için Ahmet Ümit'in alalacele yazdığını düşündüğüm romanı ... gezi olayının yanında istanbul'un arka sokaklarında kalan sokak çocuklarını , mafya babalarını ve bir grup sol görüşlü insanların Aslında onlar çok iyi insanlar izlenimi verilmeye çalışılmış bir kitap gibi geldi.

Benim gibi sol görüşlü bir insanın bile bu kadarda yanlı bir yazı olmaz diye eleştirdiğim göz önüne alınırsa sağ görüşlü bir insanın kitaptan zevk alma ihtimalinin çok düşük olacağını düşünmekteyim.

Ahmet Ümit'in okuduğum ilk ve son romanı oldu kitap bittikten sonra " Bir polisiye yazarı çıkaramadık yahu " diye hayıflanmama sebep olmuş kitaptır.

Zaman geçirmek için iyi bir kitap ama asla okumazsanız bir şey kaybetmeyeceğiniz bir kitap.

Saygılar,,
2 beğen · 0 yorum

E.D

@yabanci

Azrail'e koz vermek istemiyorsan, sevdiklerinin sayısını az tutacaksın bu dünyada. Ne kadın, ne çocuk. Öyle geldik bugüne kadar.
Beyoğlu'nun En Güzel Abisi
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
10 beğen · 0 yorum

E.D

@yabanci

İstanbul'un tarihiymiş, kültürüymüş, güzelliğiymiş, bunların umurunda değil. Durmadan turistik oteller yapıyorlar, çirkin köprüler, iğrenç gökdelenler... Tek dertleri daha çok rant, daha çok vurgun, daha çok avanta...
Beyoğlu'nun En Güzel Abisi
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
8 beğen · 0 yorum

Promiyer

@pronuyer

“Ne yılması be…” diye Pirana başladı yine. “Aslanlar gibi karşı koydular… Ama çok polis vardı.”

Geri Parkı’nda neler yaşandığını hatırlıyordum, korkunçtu. Hükümet acımasızca sürmüştü bizim çocukları göstericilerin üstüne. Hepimiz için utanç vericiydi. Bir kez daha anlamıştık ki bir ülkede otoriter bir yönetim varsa ilk kaybeden polis teşkilatı olurdu.

“Olanları biliyorum çocuklar.” Dedim daha fazlasını duymak istemediğim için. “Senin gözüne ne oldu, onu anlat.” Birden durdu, sanki sağ gözü şimdi kör olmuş gibi boş elini siyah bandın üzerine attı.

“Puştun teki,” dedi nefretle. “Puştun teki, üç metreden gaz fişeği sıktı tüfekle. Boş bulundum, yoksa yaklaştırmazdım yanıma. Başımı çevirmiştim ki herif bastı tetiğe… Fişek gözüme saplandı. Sert bir tokat yemiş gibi oldum. Her yer karardı, ama gözümün patladığını anlamadım, birazdan geçer zannettim.
Beyoğlu'nun En Güzel Abisi
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
7 beğen · 0 yorum

Ahme't Sessiz

@ahmet-sessiz

yanılıyordu ama bozmak istemedim , çünkü bazı gerçeklerin kimseye yararı
yoktur...
Beyoğlu'nun En Güzel Abisi
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
7 beğen · 0 yorum

Muhammed

@hukukmuhammed

Hayat, yaşadıklarımızdan çok hayal ettiklerimiz değil mi zaten.
Beyoğlu'nun En Güzel Abisi
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
6 beğen · 0 yorum

Benzer Kitaplar

7.8/10
760 oy
Sence kaç puan almalı?
0