ara

Martı Jonathan Livingston

Martı Jonathan Livingston Konusu ve Özeti

Martı Jonathan Livingston
Bir martı sadece yemek için yaşar ama martı Jon özgür olabilmek, kendi sınırlarını aşabilmek için yaşıyor. Sürgün edilmesi pahasına bile olsa özgürlük isteğinden vazgeçmiyor ve sonunda amacına ulaşıyor.
Yazar:
Çevirmen:
Yayınevi: 907
ISBN: 9789944827164
Sayfa: 152 sayfa
Basım Tarihi: 1999
Martı Jonathan Livingston Kitabı Hakkında Genel Bilgiler
1936 yılında doğan ABD'li Richard Bach tarafından ilk olarak 1970 yılında yayınlanan kitap, 1973 yılında New York Times Best Seller listesinde ilk sıraya yerleşti. 2014 senesinde yayınlanan baskısında da kitaba 4. bölüm de eklendi. Yazar Hava Kuvvetleri'nde pilot olarak çalışmasının da etkisiyle bir çok kitabında bir şekilde uçmaktan bahsetti. Fakat en bilinir kitabı Martı Jonathan Livingston'dır. Aynı zamanda Hall Bartlett yönetmenliğinde, Martı Jonathan Livingston isminde filme de uyarlanmıştır. Başrollerinde James Franciscus ve Juliet Mills gibi isimler oynamaktadır.

Martı Jonathan Livingston Kitabının Konusu
“Özgürlük varoluşun bir parçasıdır. Boş inançlar olsun, gelenekler olsun, özgürlüğü kısıtlayan ne varsa kaldırıp atmak gerek.” kitapta da geçen bu söz etrafında bir martının kendisini aşarak, sürüsünden ayrılıp kendi sınırlarını bulmak ve bunu diğer martılara da öğretmek istemesidir. Bu uğurda Jon sürgüne gönderilir ama o yine de vazgeçmez ve büyük bir inanç göstererek hedefine ulaşır. Aslında kitap, martı Jon'u konu alır gibi fakat insanların da kendi sınırlarını aşıp kendi özgürlüklerini yaratmalarını ister.

Martı Jonathan Livingston Kitabının Özeti
Martılar sendelemez bu onlar için utançtır. Ama Jonathan Livingston ters hareket yapmak ve daha kolay uçmak için denizin üstünde sendeledi. Fakat o tekrar toparlandı ve aynı hareketi yapmaya devam etmek için hareketlendi.

Martılar sadece karınlarını doyurmak için uçarlar ama Jonathan uçmaya gönül verdiği için yemek önemli değildi. Anne babası da buna tepkiliydi. Annesi; alçakta uçmayı pelikanlara ve albatroslara bırak diye ısrar ediyordu. Jon ise sadece martı olarak neler yapıp yapamayacağını öğrenmek istiyordu. Babası da uçmanın amacının karın doyurmak olduğunda ısrar ediyordu.
Jon diğerleri gibi davranmaya çalıştığı günleri ziyan olarak düşünüyordu, “öğrenmesi gereken o kadar çok şey vardı ki!”

Bir süre sonra kendi anatomisinin handikaplarını deneme yanılma yoluyla üstesinden geldi ve martılar arasında dünya rekoru kırdı. Fakat kısa süre sonra uçuşları esnasında kanatlarını kontrol edemedi ve kaya sertliğinde denize çarparak hasar gördü. Bu onun umudunu kaybetmesine sebep oldu ve diğerlerinin arasına katılmayı, anne ve babasının istediği gibi olmayı düşündü.

“Sen bir martısın, yazgın bu!” diye içinden bir ses yükseliyor ve onu daha çok umutsuzluğa sürüklüyordu. Fakat bu durum, yani düşünmeyi bırakıp diğer martılar gibi olmak Jon’ı rahatlatmıştı. Ama bir süre sonra içindeki özgürlük hissi tekrar yükseldi ve istediği gibi yüksekten uçup kanatlarını kontrol edebilmesi için bir baykuş gibi kısa kanatlara ihtiyacı olduğunu düşündü. Bu düşünce onun diğer martılar gibi olacağına dair yeminini unutmasına sebep oldu. Kanatlarını iyice büzüp sadece uzun uç kısımlarını serbest bırakıp aynı hareketi tekrar etti. Bu sefer istediğinden daha güzel bir başarı elde etti. Üstelik çok daha az zorlandı. Onun için hız; güç, sevinç ve güzelliğin ta kendisiydi.

“Sürünün tarihinde en büyük an” diye düşündü ve istediğini elde edince bir üst basamağa yoğunlaşıp zaman kaybetmeden onun için çalışmalara başladı. Kısa zamanda teknikler geliştirerek dünyadaki bütün martılar arasında hava akrobasisini yapabilen tek martı olmuştu. Yaşamında bir amacı olmalıydı. Jon “Kendinizi bilgisizlikten arındırabilir, akıl, bilgi ve yücelik içinde özünüzü yeniden kazanabilirsiniz. Yaşamın gerçek anlamını arayan, bulmaya çalışan bir martıdan daha sorumluluk sahibi biri olabilir mi? bin yıldır yaptığımız tek şey balık peşinde koşmak. artık yaşamak için bir nedenimiz olmalı; öğrenmek, keşfetmek, özgür olmak gibi. bana bir şans verin, öğrendiklerimi size göstereyim.” Diyerek yaptıklarını büyük bir hevesle diğerlerine anlatmak için sabırsızlanırken onun çabasını hiçe sayıp aksine utanması gerektiğini düşünerek martılar konseyi başkanı Jon’u uzaklardaki sarp kayalar bölgesine sürdü. Jon konseye karşı sesini çıkararak da bir kuralı ihlal etmişti. Ve Jon sürüldüğü yerden öteye uçtu. Üzgündü; ama yalnızlıktan değil, diğerlerinin asıl gerçeği görememesinden dolayı.

Jon artık her geçen gün yeni tekniklerle ve becerilerini geliştiriyordu. Ve yaşamak için ne balıkçı teknelerine ne de küflenmiş ekmek parçalarına ihtiyacı vardı. Dalış becerisi sayesinde suyun 3 mt altındaki az bulunur lezzetteki balıklara ulaşabiliyordu.

Dilediği gibi uçmayı başarmıştı ve bunun diyetini ödediği için hiçbir pişmanlık duymuyordu. Korku, bezginlik ve açgözlülüğün bir martının hayatını kısaltan etkenler olduğunu biliyordu.
Jon sürgünde iken sürekli çalıştı çabaladı. Derken bir zaman sonra yıldız gibi parlayan iki tane martı geldi. Onlar da Jon gibiydiler. Onun kardeşleri olduğunu söylediler. Ve daha çok yükseklere çıkmak için artık Jon’un hazır olduğunu söylediler. Jon da kabul etti.

Geldikleri yeri cennet olarak tanımladı Jon. Fakat çok az martı vardı ve bu onu üzdü. Tüm martılar onu sessiz ama hoşlukla karşıladı. Hepsi sürekli yeni yöntemler deniyordu ve sürekli çalışıyordu.
Eğitmeni Jon’a onun yetkin bir martı olduğunu söyledi. Diğer martılar sadece karınlarını doyurmak için yaşadıklarından onun gibi gelişen çok az martı vardı orada ve hepsi de binlerce denemeden sonra dünyadan geçip kendi dünyalarını yaratmışlardı.

Orası cennet değildi. Yaşlı bir martıdan teyit etti bunu. Cennet yetkinliğe ulaşıldığı yerdi. Yetkinliğin ta kendisiydi. "cennet bir yer, bir mekan değildir, bir zaman dilimi değildir. cennet öğrenmektir, mükemmelliktir. en iyi hıza ulaştığın an cennete de ulaşmış olacaksın jonathan. ve bu saatte bin mil, bir milyon mil hızla ya da ışık hızıyla uçmak anlamına gelmiyor. çünkü rakamlar sınırları belirler; iyinin mükemmelin sınırları yoktur. mükemmel hıza ulaşmak oğlum, orada olmak demektir.. ..mükemmelliği küçümseyen martılar yavaştır, hiçbir yere gidemezler. mükemmele ulaşmak için uçanlar hızlıdırlar ve her yere gidebilirler." Demişti yaşlı martı Chiang. Ve bir gün Chiang parlaklaşarak yok olur.

Zaman ve uzaklıkla sınırlı olmadan yaşıyordu Jon ve orada tanıştığı dostu Sullvian. Bir süre sonra Jon ordan ayrılıp kendi dünyasına dönmeye karar verdi. Orada kendisi gibi sürgün olan ve kendisi gibi yetiştirdiği 6 öğrencisi oldu. Hepsi çok çalışıyordu ve çalışmaya da devam edeceklerdi. Artık diğer martılar gibi olamazlardı. Daha sonra öğrencileri ve Jon dışlandıkları sürüye gitmeye karar verdiler. Orada bir kişiyi bile bilinçledirmek onlar için kardı fakat çok fazla dinleyicileri oldu eski sürüsünün içinde. “Parçası olmadığımız bir sürünün yasalarına ne diye uyacakmışız” diye düşünerek sürgün yerinde kendi dünyalarını kurdular.
Martı Jonathan Livingston kitabı Erkeklere Hediye Edilebilecek Kitaplar listesinde yer almaktadır.

Burcu Ünlü

@burcu-unlu

Bu kitabı bir cümle ile özetle deselerdi, kesinlikle herkes gibi olmayanların hikayesi derdim.

Martı'yı okumak için epey gecikmiş olsam da severek okudum. Konusundan biraz bahsedeyim. Kitabın isminden de anlaşılacağı gibi baş karakterimiz bir martı. :) Jonathan Livingston, diğer martılar gibi tüm gününü balıkçı teknelerinin üstünde dolanarak geçirmek istemiyor. Bir şahin kadar hızlı uçmak ve denizin en derinlerinde olan en lezzetli balıklarla beslenmek istiyor. Aslında sadece uçmak, uçmak, uçmak ve özgür olmak istiyor. Bu gaye uğrundaki çabası ve kısa öyküsü ise okunmaya değer.

Yazarın dili oldukça akıcı, basit ifadelerden oluşuyor. Fakat o basit ifadelerden bir ömür boyu faydalanabileceğiniz önemli dersler çıkarabiliyorsunuz. Her yaşta okunulabilir bir kitap. Bence çocukların özellikle okuması gerekiyor ki hayata azimle sarılabilsinler. ☺

Altı çizilen cümleler...


"Yaşamın sevincin, mutluluğun, bilgisizlikten kurtulmanın anlamı buydu. Kendimizi bilgisizlikten kurtarıp akıllı, bilgili yaratıklar olarak yetiştirebiliriz. Özgür olabiliriz."

"Sen, sen olma hürriyetine sahipsin."

"...yaşamak için ne çok neden var!"
10 beğen · 1 yorum
CEVİZKABUĞU (@karacurin)
Su gibi aktı bu kitabı okurken.
29.05.17 beğen cevap

Gülcan

@gulcann

Bu İncelemeyi Simit Yiyen Martılarımıza İthaf Ediyorum.
Kitap gayet kısa ve akıcı. Beğendim. Bir oturuşta okunabilecek bir öykü. Bol fotoğraflı bir kitap. Güzel aslında fotoğraflar ama yani kitabın yarısı sırf fotoğraftı. Kalın gözüksün diye mi yaptılar acaba? :D

Kitabın konusu Martı janothan'ın diğer martılardan farklı yaşantısı ve hayat amacını arayışı, özgürlüğe kavuşma çabası ve uçmayı geliştirme çabaları vs vs.. yani bir martı'nın öyküsüyle, kişisel gelişim kitabı gibi bir şey yazılmış.

Martı Janothan'ın ondan daha hızlı uçan kuşlara benzemeye çalışmasını tasvip etmedim. Bizden daha gösterişli ve bizden daha iyi olduğunu sandığımız diğer canlılara benzemeye çalışmak bana La Fantoine'nin Kurbağa ve öküz masalını anımsattı. Ama yine de kitapta ki bir çok fikre ve şu fikre katılıyorum; "Kendi sınırlarımızı zorlamalıyız."

Tavsiye ederim. Çok uzun olmadığı için kısacık bir boş vakitte keyifle okuyabileceğiniz bir ÖYKÜ :)
Martı Jonathan Livingston
kitaba 10 verdi
13 beğen · 0 yorum

Gamze Türk

@gamze-turk

90 sayfalık kısa bir macera daha geride kaldı. İnsan 90 sayfada ne öğrenir demeyin. Martı Jon bizlere öyle büyük dersler veriyor ki.

Özgürlüğümüze prangalar vurmak isteyecek, bizleri bir kalıba oturtup o kalıptan dışarıya taşmamıza izin vermeyecek her daim olacak. Fakat önemli olan bizlerin kendimizi nerede gördüğümüz. Ne kadar yüksekten ne kadar hızlı uçabildiğimiz.
Umutmamalı ki yere her çakıldığımızda daha büyük bir azim ve hevesle daha yükseklere kanat çırpa biliriz. Ve yukarıda bir yerlerde bizi biz yapan cennete ulaşabiliriz.
Sizi herkesten farklı olduğunuz için toplumdan uzaklaştırmak, atmak isteyen bireyler her zaman var olacak. Onlar ayaklarına prangalar vurulmuş özgürlüklerine sınırlar getirilmiş ZAVALLILAR. Farklı olun farklı olmak sizi her zaman zirveye taşır.

İçinizdeki martı Jonathan'lara... Huzurlu ve bol kitaplı günler dilerim
Martı Jonathan Livingston
kitaba 10 verdi
4 beğen · 0 yorum

Last Harbour

@meteor

Her yaştan insanın okuyabileceği nadir kitaplardan.
Evet, kitap genelde basit bir kurgu üzerine oturtulmuş. İki kapılı bir geçit düşünün. Birinci kapıda, yüzeysel, sadece basit bir hikaye vardır. Okursunuz ve bitirirsiniz kitabı, İŞte Şimdi İkinci Kapıdasınızdır.
Çünkü bu kitapta ikinci ve asıl önemli olan ikinci kapıya kitabı bitirdiğinizde gelirsiniz. Bu kapıdan girdiğinizde, artık bambaşka bir insan olmuşsunuzdur. Artık siz Martı Jonathan'sınız. Onun yaşadıklarını hayatınızda yaşamaya başlarsınız. Belki farkına varmassınız ama geçtiğiniz birinci kapıda yani kitabı okurken siz değişmeye başlamıştınız aslında. Artık özgürlüğe, mücadeleye ve başarıya uçabilirsiniz.
Sıcak, basit ama zamanla içinize oturacak , ruhunuza yapışacak bir küçük kişisel gelişim kitabı diyelim Martı için ...
Okuyun ve keyfini çıkarın masmavi gökyüzünün....
Martı Jonathan Livingston
kitaba 10 verdi
9 beğen · 0 yorum

Deniz

@denizdiyorki

7'den 70'e herkes okumalı!
Martılar üzerinden gerçekleri anlatan bir kitaptır. Martı Jonathan gerçekte bir insanı simgeliyor. Özgürlüğüne kavuşmanın imkansız olmayacağını ve gösterdiği çabalarla "azmin zaferi"ni anlatıyor. Anlatım akıcı ve okurken insanı sıkmıyor. Zaten ince bir kitap ama taşıdığı anlam büyük! Yalnızca Amerikada 2 yılda 31 baskı, 2 milyondan fazla satış yapmış bu kitap. Yazar bu kitabı hakkında "bu yapıtımda ben,daha çok gelecekte ne yapmamız gerektiğini gün ışığına çıkarmak, böylece güç ama mutlu bir yaşam biçimi göstermek istedim" diyor. Dediğim gibi, 7'den 70'e herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum. Ayrıca, kitabın özgüven duygusu aşıladığını söylememek olmaz.
6 beğen · 1 yorum
Ergün Çil (@ergun-cil)
Bence çocuk ve gençlere başarılı olma motivasyonu sağlayan, okullarda okutulması ve üzerinde tartışmalar yapılması gereken bir kitap...
03.06.15 beğen cevap

Martı Jonathan Livingston - S41

Üç yüz metreye indiğinde, kanat uçları dehşetli rüzgârda uğuldayıp
çırpınırken, yolunun tam üzerindeki
balıkçı sandalı ve martı sürüsü meteor
hızıyla büyüyüp üzerine gelirken, pikeden çıkmaya hazırlandı.
Engin Şahinşah tarafından eklenmiştir.

Baran Yusuf

@baranyusuf

''Gözünle gördüklerine sakın inanma. Görünenlerin hepsi sınırlıdır. Anlayarak bakmaya, bildiklerinin ötesine geçmeye çalış. O zaman uçmanın anlamını da daha iyi öğreneceksin.''
Martı Jonathan Livingston
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
21 beğen · 0 yorum

Emine Çarkçı

@emine-carkci

Eğer dostluğumuz zaman ve mekanla sınırlıysa, o yok demektir.
Martı Jonathan Livingston
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
20 beğen · 0 yorum

Fethiye 📚

@fthykc

Gözünle gördüklerine sakın inanma. Görünenlerin hepsi sınırlıdır. Anlayarak bakmaya, bildiklerinin ötesine geçmeye çalış.
Martı Jonathan Livingston
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
12 beğen · 0 yorum

Baran Yusuf

@baranyusuf

''Yaşam,bağrında taşıdığı olanaklardan ötürü ne büyük bir anlam yüklüydü!...Yaşamın bir amacı olmalıydı.Kendimizi bilgisizlikten arındırabilir;akıl,bilgi ve yücelik içinde özümüzü yeniden kazanabilir,özgür olabiliriz.Uçmayı öğrenebiliriz...''
Martı Jonathan Livingston
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
11 beğen · 0 yorum

Betül Hal

@betul-hal

Uçmak, bir yerden bir yere ulaşmak için kanat çırpmaktan çok daha anlamlı bir olaydır.
Martı Jonathan Livingston
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
9 beğen · 0 yorum
9
KİTAP
Erkeklere Hediye Edilebilecek Kitaplar
Daha çok erkeklere hitap eden, erkeklere hediye edilebilecek en güzel kitapları bu listede paylaşalım. ...
1134
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar
Herkesin mutlaka okuması gereken, kitaplığında bulunması gereken kitaplar listelenmektedir. Sen de mutlaka okunması gerektiği...
125
KİTAP
Başucu Kitaplarım
Hayatımızda yer edinmiş, zaman zaman sayfalarını yeniden karıştırdığımız ve okumaya doyamadığımız başucu kitaplarımızı bu lis...
427
KİTAP
Hiç Unutamayacağım Dediğimiz Kitaplar
Bittiğine üzüldüğümüz, hayatımızda derin izler bırakan unutamayacağımız kitapları paylaşıyoruz....
735
KİTAP
Okuduğum En Güzel Kitap
Okuduğumuz en güzel kitapları bu listede topluyoruz! Sen de en beğendiğin ve herkese tavsiye etmek istediğin kitapları listey...

Melike

@hiiccc

Kayıp Özgürlük(!)
Kayıp Özgürlük(!)
"Verdiği sözden dönmek onu yine kendisi yapmıştı ve kendisini hiç de suçlu hissetmiyordu.Bu tür sözleri ancak sıradanlığı onaylayan martılar verir. Farklı olmayı öğrenmiş birinin ise böyle sözler vermeye ihtiyaci yoktur.."""
"Cehaletimizi kırabiliriz, becerilerimizi, yeteneklerimizi ve zekamizi kullanarak kendimizi bulabilir, kendimiz olabiliriz.En önemlisi, özgür olabiliriz! Uçmayı öğrenebiliriz!"
2007-2008 cektiğim cekmistim bu resmi İstanbul da bogaz turundayken yıllardir nerede paylaşayim nerede paylaşayim diye düşünuyordum nihayet Martı kitabini okuyunca hemen copii pasteee yaptim. Yıllardir inanc odasini hangi paylasimda kullansam diye düşünüp duruyordum Nihayet Martı buna son verdi İzlediğim filmi nerede şeeapabilirim diye şey ediyordum Martıyı okuyunca Başlığa cuk oturmasa da kulanirim dedim ve kullandim ve daha neler neler....
Martı Jonathan Livingston!!! İçinizdeki tüm ukteleri kolaylikla söküp döker. Her derde devaaa...
Neyse Herkes bunların hepsini bir araya getiremez. Neden?? İste onu da okuyup anlayacaksiniz bi zahmet her beleşe konmayin oyle ..
Martı Jonathan Livingston
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
6 beğeni · 0 yorum

Emine Karakaya

@eekrky

”Bizler sürünün bir parçası değilsek, kurallarına da uymak zorunda değiliz..”
Martı Jonathan Livingston
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
25 beğeni · 3 yorum
Hayata Gülümse (@hayatagulumse998)
Yıllar yıllar önce diksiyon dersi alırken, hocamın verdiği ilk kitaptı. Çok severek okumuştum. Gözümde canlandı koskoca mazi :))
10.10.17 beğen 1 cevap

Meursault

@httpsyoutubeu5xuageds6i

İLK OKUNAN KİTAP
İLK OKUNAN KİTAP
Eğer ilk okulda okutulan çocuk kitaplarını saymazsak ilk okuduğum kitap 12-13 yaşlarında, çatı katı temizliğinde babama yardım ederken bulduğum, 1983 baskılı Martı kitabıydı. O zamanlar öyle bir kitap'a sahip olmak mükemmel bir duyguydu. Hatırlıyorum da kitabı bir günde 2 kere okuyup, içindeki çizimleri defterime ve masama çizmiştim. Sanırım bir şekilde kitaplar ile olan bağlılığımı koparmayaşım ilk okuduğum kitap ve onun bana bıraktığı etki ile alakalı. Eğer hatırlıyorsanız sizin ilk okuduğunuz kitap hangisi. ?
Martı Jonathan Livingston
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
14 beğeni · 4 yorum
FanatikCimBomlu (@azalea-kyc)
fotografta kendimi görmüş kadar oldum, öteki dünyada ben
26.02.17 beğen cevap
Meursault (@httpsyoutubeu5xuageds6i)
Sana kimse anlatmadı mı öteki dünya diye bir şey yok. @azalea-kyc :)
26.02.17 beğen cevap
toprak (@toprak98)
o neydı gııı
27.02.17 beğen cevap

@

Martı Jonathan Livingston
kitaba puan vermedi, inceleme ekledi.
beğeni · 0 yorum