ara

İnsancıklar

İnsancıklar Konusu ve Özeti

İnsancıklar
İnsanlardan ayrı bir tabakada yer bulan insancıkların hayata karşı tutumlarının yer aldığı kitap bize çaresizlik ve ümit ile yaşamanın inceliklerini gösteriyor.
Çevirmen: Ergin Altay
Yayınevi: İletişim Yayınevi
ISBN: 9789750516320
Sayfa: 157 sayfa
Basım Tarihi: 2000
İnsancıklar Kitabı Hakkında Genel Bilgiler
Dostoyevski'nin 1846 yılında yazmış olduğu bu roman yazarın ilk romanı özelliğini taşımaktadır. Ayrıca Dostoyevski'nin edebiyat dünyasına sağlam bir giriş yapmasına vesile olmuştur.
Fyodor daha 23 yaşında iken yoksulluk bataklığından kurtulmak için insancıklar'ı yaratmıştır.
Fyodor Mihailoviç Dostoyevski'nin Petersburg'u bu romanla inşa edilmeye başlanmıştır.
Yazar, romanı 3 kere düzenleme ihtiyacı duymuştur. Ilk Rus toplumsal romanı sayılır.

İnsancıklar Kitabının Konusu
Kötü bir olay yaşamış ve bundan saklanmaya çalışan Varvara ile Varvara'ya sahip çıkmaya çalışan, iyi bir hayat yaşaması için tüm imkanlarını kullanan, kötülüklerden korumaya çalışan ve saf sevgi ile seven uzaktan akrabası, fakir ve orta yaşlı bir memurun mektuplaşmasını konu alan bir kitaptır.
Mektupların içeriği, günlük yaşantılarındaki olayları, bu olayların kendilerinde biraktığı izleri ve birbirlerine karşı hissettikleri duyguları içermektedir. Ayrı zamanda Makar'ın saygılı ve çekimser bir üslup ile Varvara'ya duyduğu aşkı anlatmaktadır.
Burada anlatılan kişiler, olaylar aynı zamanda dönemin Petersburg hayatına da ayna tutmaktadır. Geçinme derdi, yaşam koşulları, yoksulluk gibi olaylar iyi işlenmiştir.

İnsancıklar Kitabının Özeti
Varvara'nın küçüklüğü hayatının en mutlu dilimini kapsamaktadır. Çocukluğu yaramazlık, oyun oynamak ve haylazlıkla geçmiştir. Babasının çalıştığı yerden ayrılıp Petersburg'a gelmeleri ile kötü günlerin temelleri atılmıştır. Babası öldükten sonra da annesi ile akrabaları olan Anna Fedorovna'nın yanina taşınmışlardır. Burada çocukluk yıllarında olduğu kadar mutlu olmasa da yine iyi günler geçirmiştir. Kuzini ile iyi ve kötü günler geçirmiş, Pokrovski ile çok iyi arkadaş olmuştur.
Kitapta çok az yer alan Pokrovskiler kitabın anlam ve bütünlüğü bakımından önemli bir içerik oluşturmaktadırlar. Petenka Pokrovski'nin sessiz ve bir başınalığı, hem çalışıp hem okuyor oluşunu güçlü bir anlatımla harmanlayan yazar babası ile olan ilişkisini de çok iyi tasvir etmiştir. Dönemin acıma duygusunu çok iyi yansıtan olayları bizlere sunan Pokrovski ailesi, Petenka Pokrovski'nin ölüm merasimi ile biz okuyuculara iyi aktarılmıştır.
Daha sonra varvara, Pokrovski'nin kaybı ile yine yalnız kalmış ve Makar ile tanışmışlardır.
Makar ve Varvara aslında birbirini tamamlayan iki kutup gibidir. Hayatın getirilerinden etkilenip hüzne boğulan Makar'a iyimser çağrılar yapan Varvara var bir tarafta. Diğer tarafta da geçmişinde yaşanmış gizemli bir olay ile kendini karanlığa bırakan Varvara'ya aydınlık sağlamayı misyon edinmiş Makar durmakta.
En sonunda Varvara'nın zengin bir adam ile evlenip gitmesi ile makar yalnız ve bir başına aciz bir şekilde kalmiştır.
İnsancıklar kitabı Tekrar Okunması Gereken Kitaplar listesinde yer almaktadır.

Misafir

@misafir000

1843 yılında Fredrick Engels, Avrupa edebiyatında “tam bir devrimin” gerçekleşmiş olduğunu ifade eder. Kendisi şöyle yazmıştır: “Eskiden romanların ana kahramanları olan kralların ve prenslerin yeri, fakir adam yani hayatı ve kaderi, ihtiyaçları ve acıları olan romanların ana maddesini oluşturan yoksul sınıf tarafından yavaş yavaş ele geçirilmektedir”. Dostoyevski bu sıralarda, böyle bir “sıradan insan” (yazarın kendi ifadesidir) hakkında gerçekçi bir hikaye olan İnsancıklar (1846) adlı romanı yazmayı seçmiş ve romanının ana karakterinin hüzünlü yaşamını tamamıyla insani duygularla donatmıştır.
Böylece bu roman, Rus halkının boyun eğme anlayışının ve politik ses eksikliğinin bir eleştirisinin yanı sıra, maddiyatçı bir dünyada ezilmiş, mutsuz bireyin saygınlık mücadelesi için yaşanan daha büyük “Avrupalı” bir arayışın da yansımasıdır.

19. yüzyıl Rus yazarlarından Dostoyevski'nin ilk romanı (1846). İlk Rus toplumsal romanı sayılır. Romanın ana teması diğer Dostoyevski romanlarında olduğu gibi "acıma" dır. Eserin ortaya çıkışı ilginçtir: Yazar eseri bitirir bitirmez bir arkadaşına (Grigoroviç) okutur, o da eserden o kadar etkilenir ki romanı hemen gecenin bir yarısı döneminin önemli şairlerinden Nekrasov'a götütür. Romanı "başyapıt" olarak tanımlayan Nekrasov, ertesi gün romanın el yazmalarını yakın arkadaşı ve döneminin saygın eleştirmenlerinden Belinski'ye götürür. Belinski de romanı kısa sürede okur ve roman hakkında şunları yazar:İki gündür kendimi bu kitaptan uzaklaştıramıyorum. Yeni bir yazar, yeni bir yeteneğin kalemi bu; onu tanımıyorum, kimdir, neye benzer bilmiyorum ama bu roman Rusya`da hayatın sınırlarını öyle kahramanlara veriyor ki bize, bundan önce hiçbir yazar bu kadarını düşlerinde bile göremezdi...Rusya yeni bir Gogol kazandı" .Olaylar o kadar hızlı gelişir ki Dostoyevski bile buna şaşırır. Roman Dostoyevski'nin büyük umutlarıyla yayımlanır ve Dostoyevski bir anda tanınan bir yazar durumuna gelir. Böylece daha ilk eserinde başarıyı yakalar. İnsancıklar, mektup-roman tarzında kaleme alınmış kısa ve toplumsal içerikli bir romandır. Dostoyevski'nin acıma duygusu daha bu ilk eserinde bile belirgindir. Roman, yaşlı bir katibin küçük bir kıza olan aşkını ve bu kıza karşı gösterdiği saygınlık çabalarını konu alır. İnsancıklar Dostoyevski'nin ilk yapıtı olmasına rağmen en önemli romanlarından biri sayılır.

Belinski kendi görüşüyle örtüşen bu eser için coşkuyla "Toplumcu romanın bizdeki ilk örneği bu romandır” diyordu. İnsancıklar, mektup-roman tarzında kaleme alınmış kısa ve toplumsal içerikli bir romandır. Dostoyevski’nin “acıma” duygusu daha bu ilk eserinde bile belirgindir. Roman, yaşlı bir katibin küçük bir kıza olan aşkını ve bu kıza karşı gösterdiği saygınlık çabalarını konu alır.

Son olarak kitabın ismine dikkat çekmek lazım gelir:
Dostoyevski çocukken aile toplantısında okunan, Karamzin'in "Zavallı Lisa" adlı kitabını, İnsancıklar'ın adını seçerken unutmamış olması gerekir.
"Zavallı Lisa"nın Rusçası, "Bednaya Lisa" , "İnsancıklar"ın Rusçası "Bedniye Lüdi"dir.
İnsancıklar
kitaba 8 verdi
2 beğen · 0 yorum

kübra

@namtenahi

Yazar:Dostoyevski
Yayın Evi:İletişim
Çeviren:Ergin Altay
Sayfa Sayısı:212

Dostoyevski 1845 yılında kışın başlarında kaleme aldığı ilk kitabıdır. Ünlü eleştirmen Annenkov Belinski, Dostoyevski'nin kitabı hakkında şunları söylemiştir "Şu el yazmasını görüyor musun? Iki gündür okumaktan kendimi alamadım, bu yeni bir yazarın, yeni bir kabiliyetin ilk eseri. Romanı Rus insanının gizli dünyalarını ortaya çıkarıyor, daha önce hiç kimsenin başaramadığı şekilde..."
Yazar altıncı dereceden bir memur (katip) olan Makar Devuşkin'i ve henüz yirmilerinin başında olan Varvara Dobroselova'yı kitabında konu etmiş. Kitap bu iki insanın mektuplaşmalarını anlatıyor. Her ne kadar yaşam kültürleri farklı olsada birçok duyguları ortak olan bu iki kişi gerek kırılganlık gerekse gururları yönüyle bezerlerdir. Kitapta yer alan Makar Devuşkin yoksul ama bundan şikayet etmeyen hatta zaman zaman Varvara'ya küçük hediyeler gönderen biridir. Ama zamanla ilerleyen bölümlerde kaderin kendilerine yoksul bir insan rolünü biçmesine içerlenmeye başlamıştır. Merhametli ve kötü özellikleri olmayan bu insan ara sıra içki içmeye bile başlamıştır. Artık giyim tarzından, delik çizmelerinden utanmaya başlamıştır. Bunula birlikte Varvara Dobroselova kötü iftiralara ve çirkin tekliflere maruz kalmaya başlamıştır. Küçük yaşta yetim kalan ve gözü önünde sevdiği dotları can vermiş olan bu kızın zaten bir de hastalığı vardır. Tüm bunlar üst üste gelmeye başladığında Makar Devuskin'in çalıştığı yerin Ekslansları kendisine 100 ruble vermesiyle olaylar yoluna girmeye başlamıştır. Ama bu seferde Bykov adında kötü biri Varvara'ya evlenme teklifi etmiştir. Sefil hayatından kurtulmak için bu teklifi kabul eden Varvara'nın üzgün bir şekilde Makar'a veda mektubu yazması ve Makar'ın da acı dolu sitemlerini içeren bir mektupla kitap son bulur.
Mektuplar 8 Nisan'dan 30 Eylül'e kadar devam ediyor.
Bir de alıntı bırakayım "Mutsuzluk bulaşıcı bir hastalıktır. Mutsuzlar, zavallılar daha da mutsuz, zavallı olmamak için birbirlerinden kaçarlar."
İnsancıklar
kitaba 9 verdi
14 beğen · 0 yorum
Öncelikle Dosto amcanın bu kitabını başlamadan Gogol'un plato ve Puşkin'nin mezar bekçisi'ni okumanızı tavsiye ederim. Çünkü bazı yerlerde aleni olarak göndermeler var be ben sadece Gogol'un Bir Delinin Anı Defteri, Palto-Burun, Petersburg Öyküleri ve Fayton kitabını okuduğum için kitap benim için yarım kaldı hissi oluşturdu diyebilirim. Sonrasında bu kitabı kesinlikle bir kez olsun iletişim yayınından okuyun. Kitabı ilk kez iletişim yayınından okuyorsanız, benim gibi olayları okudukça takip etmesini seviyorsanız, önsözü kısmını kitabı bitirince okuyun. Sonsözü kısmı Dosto amcayı sevipte Gogol ve Puşkin'e çok düşük puan verenlerin kesinlikle okumasını öneririm.
Gelelim kitaba genel olarak dil bakımından yalın ve içten, kurgu bakımından ana hatlar bakımından edilebilir ama ara kurguların bazıları sisli dikkatli baktığınızda fark ediyorsunuz. Bazıları bulanık ne kadar dikkatle baksanız da net bir durum ortaya koyamıyorsunuz. Bazıların da ikilemle karşılaşıyorsunuz. Bunlarda ise çok ince mesajların olduğu kısımlar bence. Konu olarak maddi olarak güç durumda ve açlık sınırına yakın iki ana karakterin birbirlerine maddi ve manevi destekleri ile yaşama mücadelelerini gözlemliyorsunuz. Ara konular ise çok çeşitli ve derin konulardır. Buraya yazıp da heves kaçırmak istemiyorum veya merak içerisinde bırakmak istiyorum. :D Yukarıda belirttiğim aleni göndermelerden başka, gizli saklı göndermeler ve eleştirmelerle dolu bir kitap. Birde zeki, iç dünyası karmakarışık ve duygusal olarak dengesiz bir karakter bulunması(Şuana kadar okuduğum bütün kitaplarında en az bir tane vardı.) Dosto amcanın kişisel imzası veya kendine ait bir parça bence. Bu kitapta ara karakter olarak görmek biraz şaşırttı beni açıkçası. Velhasıl Dosto amcayı seviyorsanız, bu kitabı okumadan dönülmez gemiye binmeyin.
İnsancıklar
kitaba 10 verdi
0 beğen · 0 yorum

Ahmet Salman

@ahmetsalman

İnsancıklar, 19. yüzyıl Rus yazarlarından Dostoyevski'nin ilk romanı (1846) . İlk Rus toplumsal romanı sayılır. Romanın ana teması diğer Dostoyevski romanlarında olduğu gibi 'acıma' dır. Eserin ortaya çıkışı ilginçtir: Yazar eseri bitirir bitirmez bir arkadaşına (Grigoroviç) okutur, o da eserden o kadar etkilenir ki romanı hemen gecenin bir yarısı döneminin önemli şairlerinden Nikolay Nekrasov'a götütür. Romanı 'başyapıt' olarak tanımlayan Nikolay Nekrasov, ertesi gün romanın el yazmalarını yakın arkadaşı ve döneminin saygın eleştirmenlerinden Belinski'ye götürür. Belinski de romanı kısa sürede okur ve roman hakkında şunları yazar: 'İki gündür kendimi bu kitaptan uzaklaştıramıyorum. Yeni bir yazar, yeni bir yeteneğin kalemi bu; onu tanımıyorum, kimdir, neye benzer bilmiyorum ama bu roman Rusya`da hayatın sınırlarını öyle kahramanlara veriyor ki bize, bundan önce hiçbir yazar bu kadarını düşlerinde bile göremezdi...Rusya yeni bir Gogol kazandı'. Olaylar o kadar hızlı gelişir ki Dostoyevski bile buna şaşırır. Roman Dostoyevski'nin büyük umutlarıyla yayımlanır ve Dostoyevski bir anda tanınan bir yazar durumuna gelir. Böylece daha ilk eserinde başarıyı yakalar. İnsancıklar, mektup-roman tarzında kaleme alınmış kısa ve toplumsal içerikli bir romandır. Dostoyevski'nin acıma duygusu daha bu ilk eserinde bile belirgindir. Roman, yaşlı bir katibin küçük bir kıza olan aşkını ve bu kıza karşı gösterdiği saygınlık çabalarını konu alır. İnsancıklar Dostoyevski'nin ilk yapıtı olmasına rağmen en önemli romanlarından biri sayılır...
İnsancıklar
kitaba 10 verdi
1 beğen · 0 yorum

Şeyma ÇOBAN

@seymacoban

Dostoyevski' nin 25 yaşında kaleme aldığı ilk eseri benim de ilk Dostoyevski kitabım.
Bana göre kitapta olumsuz bir eleştiri yapılıcak tek yer sonu, son diye bir durum yok aslına bakarsanız tabi bu da biraz kendinizi boşlukta kalmış gibi hissettiriyor. Çünkü sonunda iyiler mi kazanıyor yoksa kötüler mi, hayır böyle bir durum söz konusu değil. Ama bunun dışında muhteşem bir eser, verilen mesajlar öylesine derin ki bir de onca zamanın ardından yaşananlar hala günümüzden kareler gibi.Kısacası kitapta; yaşlı, fakir lakin sefil olmayan bir memur (Makar Aleksiyeviç) ile küçük yaşta çok acılar çekmiş tek başına ayakta durmaya çalışan bir genç kızın kimi zaman bir baba kız gibi kimi zamanda yakın dost kimi zaman da umutsuz aşıklar gibi olan saf, içten en çokta içten duygularını ve bu iki melek insanın yoksulluk, dedikodu, iftiraya birbirlerine tutunup teslim olmayışlarını anlatıyor.
Kitap, karekterler o kadar hayatı içinden ve yalın ki bir klasiğe göre şaşırtıcı ve hoş.
Bir ayakkabının insanın kalbinde ne gibi anlamlara bürünebileceğini merak edenlere tavsiyedir.
İnsancıklar
kitaba 10 verdi
3 beğen · 0 yorum

İnsancıklar - S41

Annemin hastalığı süresince, hemen hemen her gece,bir iki saat bizi ziyarete geliyordu.Annem, o ateşli baygın haliyle, Potrovski'yi fark ediyor muydu ; bilmiyorum.Artık yavaş yavaş eski çekingenliğimi üzerimden atmıştım. Üniversitelinin geleceği saati iple çekiyordum. Beni cahil bir kız görmemesi için neler konuşacağımı, neler soracağımı planlıyor; ancak o gelince hepsini unutuveriyordum.
meltemackbs tarafından eklenmiştir.

Baran Yusuf

@baranyusuf

''Mutsuzluk bulaşıcı bir hastalıktır.''
İnsancıklar
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
28 beğen · 0 yorum

Baran Yusuf

@baranyusuf

''İnsanın hırsız olması için başkasına ait bir eşyayı çalması gerekmez; başkasına ait sırları çalmak da hırsızlıktır. Hem de hırsızlığın en bayağısıdır.''
İnsancıklar
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
26 beğen · 0 yorum

Baran Yusuf

@baranyusuf

''Neden biri üç gün aç yatarken öbürü tıka basa yesin? Ben öyle sanıyorum ki; bunlar Tanrı'nın bile gücüne gidiyordur.''
İnsancıklar
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
21 beğen · 0 yorum

Baran Yusuf

@baranyusuf

“İnsan başkalarının kusurlarını bulmaya çalışırken kendi kusurlarının farkına varamıyor.”
İnsancıklar
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
19 beğen · 0 yorum

Baran Yusuf

@baranyusuf

''Kalplerimiz ve vicdanlarımız rahat olduktan sonra, gerisi hiç önemli değil.''
İnsancıklar
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
14 beğen · 0 yorum
39
KİTAP
Tekrar Okunması Gereken Kitaplar
Okumak büyük bir bağımlılıktır. Okumanın keyfini tadanlar kolay kolay bu bağımlılıktan vazgeçemezler. Bu listede, okuma bağım...
432
KİTAP
Hiç Unutamayacağım Dediğimiz Kitaplar
Bittiğine üzüldüğümüz, hayatımızda derin izler bırakan unutamayacağımız kitapları paylaşıyoruz....
35
KİTAP
En Baba Yazarların En Kral Dünya Klasikleri
Kalem duayenlerinin hayal güçlerini yansıttıkları, klasikleşmiş ve kültleşmiş en önemli dünya klasikleri listelenmektedir. H...
100
KİTAP
Edebiyat Bölümü Öğrencilerinin Mutlaka Okuması Gereken Kitaplar
Her edebiyat bölümü öğrencisi, edebiyatı üniversitede öğreneceğini düşünür. Bilmez ki oradaki hocalar da gelen öğrencileri he...
11
KİTAP
Hayatın Anlamını Sorgulatan Felsefi Romanlar
Kafa açan, hayatın anlamını ve varoluşu sorgulatan en iyi felsefi romanlar listelenmektedir. Felsefeye ilgi duyan ve felsefey...

çağla çağla

@caglacagla

“Bazen saklanır insan, saklanır, yakalanmamak için gizlenir, burnunun ucunu bile göstermeye korkar...”
İnsancıklar
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
6 beğeni · 0 yorum

Aleyna Şevik

@aleynasevik28

Kitaba bitirdiğinizde aslında iç dünyanızda bir tahkikata başlıyorsunuz. Makar’ın Varenkasının ilk sahifelerdeki profilinden ödün verişi insanın içini yeisle kaplasa da bu tatlı kızgınlığı Makar’ın sevdasının eksilmezliği ve dik duruşu ile atlatıyorsunuz.Dostoyevski’nin bu eserini bitirip kitaplığınıza bıraktığınızda yürek ısıtan bir baş yapıt olarak anacağınızdan şüpheniz olmasın.
İnsancıklar
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
8 beğeni · 0 yorum

Hilal Yaycı Koçak

@gezginokur

Fyodor Dostoyevski'nin ilk eseri olan 'insancıklar' adeta bir ustanının doğuşunu müjdeliyor. Yazarın üslûbu , olaylarin geçtiği mekan , zengin fakir çatışması diğer eserlerinden farklı değil. Mektuplaşma şeklinde yazılmış roman bir çırpıda okunsa da derin anlamlar taşıyan , sindirilmesi gereken cümleler barındıriyor #keyifliokumalar ?
İnsancıklar
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
9 beğeni · 0 yorum

sena

@senatasoz

Şu an okuduğum kitap
İnsan bazen kendi duygularını anlayamıyor, saçmalıyor. Aşırı, budalaca bir yürek coşkunluğudur bunun tek nedeni.
İnsancıklar
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
23 beğeni · 1 yorum
Okudum
20.12.16 beğen 1 cevap