ara

Fareler ve İnsanlar

- Of Mice And Men
- 2007 - 110s

Fareler ve İnsanlar Konusu, Özeti ve Türleri

Fareler ve İnsanlar
George ve iriyarı saf arkadaşı Lennie, yersiz yurtsuz kişilerdir. Dünyada sahip oldukları tek şey, aralarındaki dostluk ve kendilerine ait bir araziye sahip olma hayalidir... İki arkadaş, hayallerindeki arazi için gereken parayı biriktirmeyi planlamaktadır. Ama bir çocuğun zekâsına, aynı zamanda da korkunç bir güce sahip olan Lennie'nin başı sürekli derde girmektedir. Ve bu kez yine belaya bulaştığında, George'un çabaları arkadaşını kurtarmaya yetmeyecektir...
Fareler ve İnsanlar kitabı Ölmeden önce okunması gereken 1001 kitap listesinde yer almaktadır.

Fareler ve İnsanlar - s41

"Memnun oldum," dedi iri kıyım adam. "Benim adım Carlson." (Bayaz Atlı Kurbağa)

Ahmet ÖZAYSIN

@ahmet-ozaysin

19 8.7
Puan: 10
Fareler ve İnsanlar Nobel ödüllü Amerikalı yazar John Steinbeck’in 1937 yılında yayımlanan iki gezici işçinin hayatından dramatik bir kesitin anlatıldığı bir novella (kısa roman). Bu tür kısa romanların dünya edebiyatında birçok örneği var. Aynı yazarın bir başka eseri İnci’de olduğu gibi.
Bu tür kısa ve öz yazılmış romanları çok seviyorum. Anlatmak istediğini gereksiz ayrıntılara girmeden, olayları oradan buradan sündürmeden vermek, verebilmek çok maharet isteyen bir iş. Bu tür kitaplar diğer romanlardan daha fazla okuma zevki veriyor. Okuyucuyu yormuyor. Dimağınızda bambaşka bir lezzet bırakıyor.
Roman Kaliforniya’da yaşayan iki işçi George Milton ve Lennie Small’un çalışmak için bir çiftliğe gidişleriyle başlar. Bu iki arkadaşın hiç kimseleri yoktur. Tek düşünceleri çalışıp biraz para kazanıp kendi küçük çiftliklerini kurmaktır.
George ufak tefek, zeki ve kurnaz biridir. Lennie ise George’un aksine oldukça iri yarı ve kuvvetlidir. Lennie çok saf, kendi adına düşünemeyen, karar veremeyen adeta o koca bedende yaşamaya mahkûm küçük bir çocuktur. Bu ikilinin enteresan bir arkadaşlıkları vardır. George, her zaman Lennie’yi koruyup kollar. Çünkü her an hem kendinin hem de George’un başına belaya sokabilecek biridir. Zaten Weed’deki çiftlikten onun yüzünden kovulmuşlardır.
Soledad’daki yeni çiftliğe yerleşirler. Orada başka işçiler de vardır ama hiçbiri onlar gibi beraber gezmezler. Tek başına takılan, arkadaş edinmeye pek gönüllü olmayan tiplerdir. Lennie arkadaşından sürekli hayallerindeki çiftliği, tavşanları, tavukları anlatmasını ister. George defalarca anlattığı halde Lennie tekrar tekrar anlattırır. Lennie’nin bu yeni çiftlikte başını belaya sokması hiç uzun sürmez. Korkusundan ne yapacağını bilemeyen Lennie’nin yapabileceği tek şey George’a başvurmaktır. Romanı okumamış olanlar için devamından bahsetmeyeceğim.
Kitapta uzun çözümlemeler ya da derin ruhsal tahliller yok. Ama yazar iki ana karakterin kişiliklerini ve duygularını olay ve diyaloglar üzerinden çok başarılı anlatmış. Konuşmalardan onların nasıl insanlar olduğunu, hayata bakışlarını çok net anlayabiliyoruz. Zaten roman inanılmaz akıcı. Bir solukta bitiveriyor. Bittiğinde içinizde tatlı bir hüzün oluyor.
George’un bazı cümleleri Kaliforniya’da değil de sanki Anadolu’da bir yerde, mesela Çukurova’da üç kuruş için toprak ağalarının tarlasında ter döken gariban Ahmet’in, ya da Mehmet’in ağzından çıkmış gibi gelebiliyor.
“Bizim gibileri, yani çiftliklerde ırgat olarak çalışanlar, dünyanın en yalnız adamlarıdır. Aileleri yoktur. Hiçbir yere ait değildirler. Çiftliğin birine kapılanır, kısmette ne varsa cebe indirirler. Sonra kente inip o paranın dibine darı ekerler. Bundan sonra yapacakları ilk iş, bir başka çiftliğin kapısını çalıp kuyruk sallamak olur. Hayattan bekledikleri hiçbir şey yoktur.” (S. 19)
Ama bu garibanlık ve yoksulluğun kederiyle mücadele edebilmek için kendilerine yalan söyler, hatta bu yalana inanırlar.
“Ama biz onlara benzemiyoruz. Bizim hayal ettiğimiz bir gelecek var. Konuşabileceğimiz, bizi umursayan biri var. Gidecek yeri olmadığı için bar köşelerinde sürünüp sıfırı tüketenlerden değiliz biz. Başkaları hapislere düşüp oralarda çürüse, kimsenin umurunda olmaz. Ama biz onlara benzemeyiz.” (S. 20)
Bu sözün üzerine Lenni çocuk gibi araya girer ve “Biz onlara benzemeyiz. Niye mi? Çünkü… çünkü yanımda sen varsın, beni kollarsın, senin için de ben varım. Niyesi bu işte.” der. Yazar bu kısa cümleyle Lennie’nin dünyasına ayna tutar, ve okuyucuya hissettirir.
George anlattıkça anlatır. Lennie bitmeyen bir heyecan ve sevinçle dinler. Birkaç dönüm toprak, bir inek, tavşanlar, tombul soba, kaymak bağlamış süt gibi imgelerle hayata tutunmaya çalışırlar.
Fareler ve İnsanlar, arkadaşlığı, fedakârlığı ve hayata tutunma mücadelesini yalın ve çarpıcı bir şekilde işleyen, inanılmaz akıcı, hayatın içinden sıcacık bir kitap.

http://kitapvedusunce.blogspot.com.tr/
4273 karakter
5 beğen · 0 yorum · kitap inceleme

Emirhan Oruç

@emirhan-oruc

19 8.7
Puan: 10
Bir kitapta birçok konuya temas edilebilir mi hem de çok hacimli olmayan bir kitapta? Bu soruya 'Evet' cevabını verdiriyor bu eser. Dostluğun değeri, bir topluluk içerisinde belli kişilere yapılan ayrımcılıklar, yoksulluk ve acı gibi konuları ustalıkla işlemiş John Steinbeck bu eserinde. Mekan olarak o dönem popüler olan bir çiftlik seçilmiş ve olay da sadece belirli bir mekanda geçiyor. Roman kısa olmasına rağmen etkileyiciliğinden bir şey kaybetmiyor. Son kısım özellikle okuyucuda derin izler bırakacak cinsten. Okunması gereken klasiklerden biri Fareler ve İnsanlar.
610 karakter
6 beğen · 0 yorum · kitap inceleme

Ceren Cengiz

@ceren-cengiz

19 8.7
Puan: 8
Yasaklı bir kitap insanlarda her zaman o kitabı okumaya yönelik hislerini tetikler aslında . Valla bana da aynen öyle oldu ve okudum . Küçük çocuklar okursa psikolojileri bozulmaz . Çünkü herkesin içinde olan bir şey anlatılmıyor kitapta . Belki de milyonda bir olacak bir vaka ; yumuşak bir şey gördüğünde kendini tutamayıp onu sıkmak isteği .
Son derece ilginçti ve sonu da şaşırtmadı ama iyi ki okumuşum ya :)
444 karakter
3 beğen · 0 yorum · kitap inceleme

SEVGİ

@meriem-sevgi

19 8.7
Puan: 8
Yıllar sonra anladım neden kitabın adına Fareler ve İnsanlar demiş olabileceğinin. Anladım ki sadece yaşlı adamın cebinde fare taşımasıyla kalmıyordu bu iş. Bu sadece bir örnekleme bir somutlaştırmaydı belki de. Anladım ki İnsanların yaşamlarına bencilce müdahale de bulunduğunuz zaman insanın yaşamını belki de bir farenin yaşamına dönüştürebileceğinizi hiç düşünmemiş olduğumu?
425 karakter
2 beğen · 0 yorum · kitap inceleme

ejeste

@ece-c

19 8.7
Puan: 8
İyiler, kötüler ve masumlar..
Her daim etrafımızda var olan insan çeşitlerini bu hikayede gözler önüne seriyor yazar. Kitabı bitirdiğinizde kötü, sinsi, ezilmiş, yalnız, acımasız, iyi, umutsuz, pişman ve masum olan herkesin nasıl da güzel bir ustalıkla gözler önüne serildiğine bakakalıyorsunuz. İnsanlık varolmaya devam ettikçe örnekleri asla silinmeyecek bu hikayeyi okumalısınız.
417 karakter
3 beğen · 0 yorum · kitap inceleme

Fareler ve İnsanlar Kitabı Galerisi

Fareler ve İnsanlar Fareler ve İnsanlar

fall

@aysenur6

Tanıdığın biriyle gezmek yalnız olmaktan çok daha iyi...
4 beğen · 0 yorum · alıntı

fall

@aysenur6

..."kitaplar bir halta yaramaz. İnsanın birine ihtiyacı vardır, birine yakın olmak ister." İnler gibi devam etti. "Kimsesi yoksa delirir insan. Kim olduğu hiç önemli değildir, yeter ki yanında biri olsun. İnanın bana, insan fazla yalnız kaldı mı, hastalanır.
4 beğen · 0 yorum · alıntı

Uzel

@uzel

"Kimsen olmadığını düşün bir. Diyelim ki siyah olduğun için yatakhaneye gidip kağıt oynayamıyorsun. Nasıl hissedersin kendini o zaman? Düşün ki bütün gün burada oturup kitap okumak zorundasın. Hava kararana kadar at nalı oynayabilirsin tabii, ama sonra işte buraya gelip kitap okumaktan başka yapacak bir şeyin yok. Kitaplar işe yaramıyor. İnsanın yanında olacak birine ihtiyacı var.''
İnlemeyi andıran bir sesle devam etti: ''İnsan yanında biri olmazsa delirir. Kim olduğu hiç önemli değildir, yeter ki yanında olsun."
3 beğen · 0 yorum · alıntı

Ahmet ÖZAYSIN

@ahmet-ozaysin

“Yollara düşüp çiftliklerin kapısını çalan böyle yüzlerce adam gördüm ben. Hepsinin omzunda bir çıkın, kafasında da aynı düşünce vardır. Yüzlercesini gördüm. Devamlı gelir, giderler. Hepsi de o küçük toprak parçasının hayalini kurar. İçlerinden bir tanesi bile o hayali gerçekleştirememiştir. Tıpkı cennete gitmek gibi… Herkes ille de küçük bir toprak parçası isteyip durur. Ben burada çok kitap devirdim. Ne cennete giden çıkmıştır, ne de toprağa kavuşan. Hepsi senin kafanın içindedir.” (S. 77)
3 beğen · 0 yorum · alıntı

fall

@aysenur6

İnsanın sayısız geceler boyunca odada pinekleyerek kitap okuduğunu, yada kara kara düşündüğünü getir gözlerinin önüne. Kimi zaman boşa koyarsın dolmaz, doluya koyarsın almaz, doğru mu düşünüyorsun yanlış mı bir türlü bilemezsin, çıkamazsın işin içinden, danışacağın tek bir Allah’ın kulu bile yoktur. Dönüp de sen ne dersin bu işe diyebileceğin hiç kimse yoktur yanında, sen de görüyor musun benim gördüğümü diye soramazsın hiç kimseye. Kaygılısındır, kararsızsındır. Bir ölçü yoktur elinde. Neler gördüm ben burada, neler neler yaşadım .Sarhoş filan da değildim. Uykuda mıydım bilmem. Ama yanımda birisi olsaydı, uyuyordun, düş görüyorsun derdi. Ve işte o zaman her şey çözümlenmiş olurdu...
2 beğen · 0 yorum · alıntı
0
Yeni kitabım Fareler ve İnsanlar. Bakalım nasıl? @neokur