ara

Fi

Fi Konusu ve Özeti

Fi
Bir üçlü serinin ilk romanı. Konusu çok geniş kapsamlı her şey var içinde. Aşk, tutku, ihanet, komplo teorileri, siyaset. Türkiye gerçeği yakalanırken dünya popüler akımlarına da göndermeler var.
Yayınevi: Destek Yayınları
ISBN: 9786054994861
Sayfa: 600 sayfa
Basım Tarihi: 2013
Fi kitabı Bir Nefeste Okunan Kitaplar listesinde yer almaktadır.

Fi - s41

Öğrenci işlerinde sıra ona geldiğinde omzundaki ağırlık parmak uçlarına kan gitmesini engellemeye başlamıştı bile. Ödevlerden şişmiş çantasını öğrenci işleri bankosunun üzerine koydu. "Ödev teslim günü bugün" diye açıkladı karşısındaki kadına...
merve savvy tarafından eklenmiştir.
381
KİTAP
Bir Nefeste Okunan Kitaplar
Elinden düşüremeyeceğin, bir solukta okuyacağın en sürükleyici kitapları bu listede bulabilirsin. Sen de en sürükleyici buldu...
191
KİTAP
Zaman kaybı olan kitaplar
Bitse de kurtulsam dediğiniz, okuduktan sonra kendinize bir şey katmadığını düşündüğünüz, zamanımı keşke başka bir kitaba ver...
205
KİTAP
Tüm Zamanların En Çok Satan Kitapları
Aşk, fantastik, polisiye, bilim kurgu ve diğer kitap türlerini kapsayan ve zirveyi kolay kolay kaptırmayan tüm zamanların en ...
11
KİTAP
Kavuşma Temalı Romanlar
Ayrı kalmış, özlem yaşayan insanların kavuşmalarını konu alan romanlar bu listede. Aşk, özlem, romantizm ve duygusallık bu ki...
141
KİTAP
Tüm Zamanların En İyi Kitapları
Hem okurların hem de yazarların büyük bir kısmı tarafından başarılı bulunmuş, kitap tavsiyesi istendiğinde akla ilk gelen, tü...

Evren Erarslan

@evren-erarslan

Öncelikle belirteyim. Popüler kitaplardan hiç haz etmiyorum. Nerede çok satan bir kitap varsa uzak durmama sebep olur. Güzel gelen bir şeyi kendin keşfetmen gerekir. Başkasına öykünmedikçe, bu gelenekleşir ve ciddi anlamda keyif vermeye başlar.
Konumuz uzun süre en çok satanlarda yer alan Fi kitabı. Daha doğrusu Palahniuk'un Gösteri Peygamberi kadar güzel bir kitap olacakken Turkiye'nin en çok satan kitabı olarak kalan Fi kitabı. Burada tabii ki Türk okuyucularına elestiri var. Aslında kitabın içeriğinde bu kültürü de eleştiriyor ama bariz değil.
Neyse geçelim.
Dizisini izledikten sonra kitabına başlamak istedim. Bu bir gerçek. Konu ilginçti. Karakterler güzeldi. Akıcı olduğunu da duyarak 600 sayfalık kitaba giriş yaptım.
Evet, kitap akıcı, evet kurgusu güzel, hızlı okuyorsunuz, okumayı sevdiriyor. Konu da ilginç, üstelik Türkiye'de denenmemiş bazı yerlere değiniyor. Buraya kadar çok iyi.
Ama o nasıl bir dildir. Fecaat ötesi. Zeki olarak gösterdiği karakterlerin sözleri tamamen internette bulunan (akıl oyunu bile diyemeyeceğim) beylik laflardan oluşuyor. Kadınları tamamen ezme üzerine kurgulanmış. Kitaptaki tüm erkekler tanrısal görülüyor. Can Manay laf sokuyor, ama kadın aşık oluyor. Sarkazmdan bahsedelim, sarkastik bir karakter yaratırken gizemli bir iticilik katılmalı sosuna. Niyeyse tamamen itici, zekasından öte zenginliği ve elde ettiği güce tapan kadınları yansıtmış. Zekayı sürekli yeriyorum duramıyorum, çok da yüklenmemek lazım, bazı noktalarda hoşuma giden çok yan oldu ancak genel itibariyle bir Sherlock bir House dizisi karakteri benzeri bir karakter bekliyorum. O kadar zekaya takılmış bir hikaye üzerine dönüyor ki, gönlüm ermedi bu kadar sığ biçimde yansıtılmasına.
Okuyucuyu kazanma hareketlerini bırakıp daha spesifik olan konuya ve medya-güç eleştirisine yönelseydi daha çok severdim. Tabii daha az satardı o ayrı.
Mesela Bilge karakterine gelelim. Doğru ile birlikte Bilge ismi tamamen gönderme ve hiç yenilikçi değil. Ancak az kitap okuyan kitle isme bak çok güzel düşünmüş diyecektir orası ayrı. Bilge karakterinin süper ötesi bir zekaya sahip olduğunu ve patlamaya hazır gizlenmiş bir tohum olduğunu betimliyor. Fakat Bilge karakteri bir konuşuyor, ne bir zeka, ne bir hazırcevaplılık var. Şöyle cümleler var :
Kendinizi 5 kelimeyle tanımlar mısınız diye soruyorlar.
Beş kelimeyle tanımlanacak biri değilim. diyerek 5 kelimeyle zekice! cevap veriyor.
Oof azalarak bitsin böyle şeyler dedim, sonra azalarak bitsin kalıbını kullandırdığı için bir kez daha kızdım :)
Diziden aldığım zevki yerle bir etti resmen.
Ben böyle şeylere çok takılıyorum. Şaşırtsın istiyorum, allak bullak etsin. Ters köşeye yatırsın, kaldırsın oradan saha dışına atsın.
Diğer beğenmediğim konu imla konusu. Bir kitap düşünün şive ve ya başka bir deyiş farkı olmadan sürekli "Di mi?", "Burda" gibi yazımlar olsun.
O yüzden yazıklar olsun.
Edisyonundan, redaksiyona kadar hiç mi farkedilmiyor?

Peki kötü mü kitap?
Tabii ki değil. Okumayı sevdirebilecek türden. İlk kitap böyle olur. Reklam cinsellik üzerine yapılır, millet merak eder ve kitap patlar. 2. ve 3.kitabında da aynı etki vardı.
4. Kitap, onda da beklentiler büyük.
Edebiyat ve sıra dışı kurgu beklenmediği sürece mutlu edecektir.
Karakterler güzel, hikayen güzel, takıntılı durumları bulmuşsun. Ama hikayeyi birleştirirken, zekayı katmayı unutmuşsun sevgili Kohen.
Bir Borges, Bir Murat Gülsoy'un eline geçse bu hikaye, harikulade bir novella yapardı.
Neyse, bu kadar çok şey yazdıysam bile beğenmişimdir.
Bu da benim ters köşem.
Fi
kitaba 7 verdi
8 beğen · 4 yorum
erhan the stalker (@munzevi)
Tebrikler. Uzun suredir bir incelemeyi bu kadar severek okuduğumu hatırlamıyorum. Ben de çok satanlara yan gözle bakan biriyim ve bu nedenle onları ezip cuburtlayan yazıları ayrı seviyorum. Siz bunu yapıp yapmama arasında kalan bir şekilde ifa etmişsiniz. Cidden sevdim yahu. :)
18.05.17 beğen 1 cevap
Evren Erarslan (@evren-erarslan)
Teşekkürler :)
21.05.17 beğen cevap
filiz phoenix (@filizphoenix)
zeka onemli tabi :) ben de bir kitaba basladim bu arada, 18 yildir ingiltere'de yasadigim icin (klavyemden bellidir sanirim), Turkce'min yeterliliginden ve de anlatimimin akiciligindan emin olamiyorum. Acaba size ilk 10 sayfasini gonderebilir miyim? ciddi bir elestiriye ihtiyacim var ;)
06.10.17 beğen cevap

nebahat alkan

@umudum

Bir arkadaşım farkındalık üzerine sohbet ederken tavsiye etmişti.Yorumları okuyunca merak ettim ."Fi " yazarla ilk tanışmam.Karakter analizleri ,insanoğlunun iç dünyasındaki dalgalanmalarını, zaaflarını ,mücadelelerini, dış dünyadaki entrika ve zorlukları ..Kimine altın tepside,kimine kaşıkla sunulan hayatları seyrettiriyor. Tırmalamayla hayatta kalabilenleri takdir ettim.En sevdiğim karakterler Eti ve Bilge oldu. Can Manay tam bir hayal kırıklığıydı .Deneyimlemekten kastının hastalıklı bir ruhta nasıl hayat bulduğunu ,aşk sevginin ,doğruluk ve sadakatın nefsani duygulara feda edildiğini ,Erkekte var olan al, tüket,harca mantığıyla kadınların harcandığını fakat cinsel dürtülerinin insani olduğunu düşündüm.Kadın karakterleri okuyunca gerçek yaşamda dile getirmeye utandığımız zaafları fark ettim .Sevgi ve korunma açlığının doyurabilecek erkeğin var olabileceğine dair ümidimi yitirdim.
Özetle beklentimin altında satış kaygısıyla çok fazla erotizme kurban edilmiş.Azınlıkta kalan çirkin hayatları bu kadar vitrine koyulması okuyucu için zaman kaybı.Herkese tavsiye etmeye çekineceğim bir kitap hangi pencereden baktığına bağlı akıcı bir dili var Edebi bulmadım.Etkisi çok kısaydı.Sırf merak ettiğim için seriyi okuyacağım.Altını çizdiğim çok cümle oldu.
Birini sizlerle de paylaşayım.
(- Bilge, “Öncelikle ben doğruyu bilmek adına deneyimi feda etmiyorum, doğru olmayan deneyimi reddediyorum.” dedi ama Can kaşlarını kaldırıp lafa daldı, “-Vouv!! Doğru olmayan deneyim!!? Bana göre tüm deneyimler kutsaldır ama sen bir deneyimin doğru olmadığını onu deneyimlemeden nasıl bilebilirsin? Bazı deneyimler kısa vadede çok yanlış görünebilir ama uzun vadede sana büyük katkısı olabilir, yani senin şu olduğunu zannettiğin ‘fikri’ daha da etkileyici hale getirebilir.”
Bilge kendini tam istediği gibi ifade edememenin verdiği sıkıntıyı hissetti ama başlamıştı bir kere, devam edecekti. “Her deneyim bizi daha etkileyici hale getirebilir ama konumuz etkileyici olmak değil! De mi? En azından benim konum değil. Ben kendim olmaktan bahsediyorum. Her şeye rağmen, kendi kapasiteni tamamlayarak olman gereken şey olabilmekten. Hayatta herkesin çok iyi yaptığı bir şey olduğuna inanıyorum.
......
- “Bazıları değişerek oluşur, çünkü varoluşlarının nedenini bilmezler ya da umursamazlar, ya da ne bileyim değişimi deneyimlemeyi severler, bazıları da gelişerek, çünkü ne olduklarını bilirler, meseleyse, ‘ne kadar’ olabilecekleridir. Ben ne olduğumu biliyorum ne kadar olabileceğimi merak ediyorum.” dedi.)
Fi
kitaba 4 verdi
3 beğen · 0 yorum

burcuuuuk

@burcu-odaci

Bu kitabı okumaya başladığımda ne hakkında olduğuna dair hiçbir şey bilmiyordum. Tek bildiğim çok fazla kişinin okuduğu ve büyük çoğunluğun beğendiği idi. Okumaya başladığımda kitapla ilgili yapılan yorumlara da bakmaya başladım, şaşırdım. Aynı kitabı okuduğumuzdan emin olamadım önce. Kitap ilerledikçe şaşkınlığım daha da arttı. Sonuna geldiğimde anladım ki bir kitabı okumak ve anlamak arasında çok fark var. Bazıları bu kitapta uçkurunun peşinde koşan ve istediği kadını elde etmek için her şeyi yapan bir adamın hikayesini okudular. Bazıları kalleşliği, namussuzluluğu övüyor sandı. Bu kitabı nasıl okudular bilmiyorum ama kitabın vermek istediği mesajları alamadıkları kesin. Yazarın da dediği gibi bu kitap insanın en ilkel içgüdüsü olan güzelliğin peşinden gitmeyi konu almış ve romanı bunun üzerine kurgulamış. Ama bu sadece ön tarafta görünen. Arka planda insanın kendini keşfine, hayat mücadelesine, kendi varoluşunu gerçekleştirmesine, sistemin bozukluğuna, sanatın, adaletin talan edilmişliğine, gücün ve paranın insanlar üzerindeki etkisine, insanların kendilerine bile itiraf edemedikleri çirkin taraflarına, birey olarak nasıl uyutulduğumuza ve kendimizden uzaklaştırıldığımıza dair şeyler var. Bunları okumak, gerçekle yüzleşmek bazılarına zor gelebilir ya da sistemin eleştirilmesini hazmedememiş olabilirler. Olsun, bu onların sorunu. Ben kendi adıma bu kitaptan ne çıkardığıma bakar, yazarına teşekkür ederim.
"İyi bir hikaye asıl bittiğinde başlar. "
Fi
kitaba 10 verdi
29 beğen · 1 yorum
hazel duru (@hazel-duru)
ÇOK GÜZEL YORUM... TEBRİK EDERİM.. KENDİNİ BİLMEK ZOR ZANAAT ...GERÇEKLE YÜZLEŞMEK OLUŞTURDUĞUNUZ VARLIĞINIZI TEHDİT EDER...
11.08.15 beğen cevap

Zahide Turhan

@fistklitombi

Fi maalesef benim için hayalkırıklığı oldu ;ilk 250-300 sayfası harika devam ediyordu ama sonlara doğru kurgu resmen bi adamın bi kadına sahip olmak için yaptığı şeyleri okumaya dönüştü.Maalesef herkesin ayılıp bayıldığı,din olsa müridlerinden olurum dediği bu kitap benim için şişirilmiş bir kitaptan başka bir şey değildi.Çİ'ye yeni başladım,ve çıkınca Pİ'iyi de okuyacağım çünkü Can Manay'ın geçmişini ve en çok sevdiğim karakter olan bilge'nin hayatında neler olacağına dair meraklarım var.Çi'yi okumayı heyecanla bekliyorum, daha özenli ve daha dolu dolu olacağını umarak.

Fi, editörü olan, basımevi olan, pazarlama çalışmaları yapılan bir roman.
Böyle bir romanda bu kadar fazla yazım hatası ve dil hatası yapılmış olması, Türkçe'nin romandaki karakterilerin konuşma dilinin de ötesine geçen biçimde hatalı kullanımı okurken beni rahatsız etti.
Hak etmek kelimesi bir kere "hakketmek" olarak yazılsa buna gözden kaçan bir hata diyebilirim ama tüm yazımları bu şekilde olunca özensiz demek durumunda kalıyorum.

Beklediğim kadar iyi bir kitap değildi. İnsanların iç dünyalarına daha fazla değineceklerini düşünmüştüm. Ama Deniz haricindeki karakterlerde bu olmadı..Yıllarını psikolojiye vermiş bir adamın sadece bir an gördüğü kişiye olan takıntılı aşkı çok gerçekçi gelmedi.. yan karakterler çok daha başarılıydı ama.. tüm karakterler nerede nasıl birleşecekler diye merak uyandırdı,sıkılmadan okudum ama tatmin olabildiğim bir şey yoktu.
Fi
kitaba 6 verdi
1 beğen · 0 yorum
Deneyimlemek...
Çok popüler olması ve sürekli karşıma çıkması nedeniyle merak ederek aldığım bir kitap. Kitap "Game Of Thrones " vari bir şekilde aynı anda birbiriyle bağı olan üç farklı hikayede yürüyor (Can-Duru, Özge, Bilge). Can ve Duru'nun başrolde olduğu kısımlardaki fazladan karakterler ve öne çıkan kişi Can Manay olması nedeniyle kitapta Can 'ın bulunduğu bölümler daha ağır.
Kitapta hem kadın karakterlerde hem de erkek karakterlerde duyguların öne çıkmışlığı çok belirgin. Hemen hemen hepimizin yaşadığı insani duygular karakterler üzerinde detaylı bir şekilde işleniyor. Bu yönü ile kitabı başarılı buldum.
Karakterlerin anlatıldığı ve hikayeye girişin yapıldığı ilk kısımda ortaya atılan felsefi düşünceler nedeniyle kitabın ciddi bir mesajı olduğunu düşündüm ancak kitabın son kısımlarına doğru bu düşüncem dağıldı. Kitap sonlara doğru yerli dizi tadında ilerliyor. Ve sonu da tam bir yerli dizi şeklinde geliyor :)
Fi, bitirdikten sonra insanı bir kaç saat etki altında bırakacak bir kitap değildi. Etkilemeyen, sıradan bir his bıraktı. Benim aldığım kitap 192.baskıydı. İyi bir kitap olmasa bu kadar satmaz elbette ama, satmasının nedeninin biraz da kadın erkek ilişkilerini fazlaca anlatmasına,bütün karakterlerin tutku ile bağlı olduğu birer aşkının olmasına ve hissedilir derecede seks olması gibi geldi bana.
Ve tabii ki en göze çarpman mesajı "deneyimlemek". Deneyimlemek kelimesi de defalarca karşınıza çıkıyor tabii ki :)
Fi
kitaba 6 verdi
4 beğen · 0 yorum

fisun

@fisun

Bazen kendini bulmak için önce kaybetmen gerekiyor...
Fi
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
15 beğen · 0 yorum

Öznur

@kahvekokulukitap

Yetenek öyle bir şey ki, eğer onu bir amaca yöneltmezsen kendini kurban etmek zorunda kalabilirsin. İçinde kimseye anlatmadığın bir ıstıraba döner. Her şey yapabildiğini fark etmenle ve bunu diğerlerine de göstermek istemenle başlar. Sonra bir anda kendi yeteneğinin kurbanı olur, sadece onu göstermek için ona hizmet ederken bulabilirsin kendini.
Fi
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
11 beğen · 0 yorum

umhn

@umhn

Para uğruna asıl olduğumuz kişiyi feda ediyoruz. Bizi sistemin parçası olmazsak açlıktan ölebileceğimize inandırıyorlar.
Fi
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
10 beğen · 0 yorum

Orestes

@sapare-aude

Bizi sistemin parçası olmazsak açlıktan ölebileceğimize inandırıyorlar.
Fi
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
8 beğen · 0 yorum

Alp y.

@alp-y

Sen bende, benden daha büyük bir duygusun
Fi
kitaba 5 verdi, inceleme eklemedi.
7 beğen · 0 yorum

Benzer Kitaplar

7.4/10
371 oy
Sence kaç puan almalı?
0