ara

Bülbülü Öldürmek

To Kill A Mockingbird

Bülbülü Öldürmek Konusu ve Özeti

Bülbülü Öldürmek
Siyahilerin her zaman haksız ve suçlu olduğu bir dönemde onlardan birinin hakkını savunan bir avukat ve buna tepki gösteren kasaba halkı ile bu yanlışı kendi pencerelerinden gören ve anlatan çocukların romanıdır.
Yazar:
Çevirmen:
Yayınevi: Sel Yayıncılık
ISBN: 9789755706849
Sayfa: 355 sayfa
Basım Tarihi: 2013
Bülbülü Öldürmek Romanı Hakkında Genel Bilgi
Kitap 1926 ABD doğumlu yazarın uzun süre ilk romanı olarak kalmıştır. 1960 yılında yayınlandığında çok ses getirmiş ve döneminin de özelliğinden dolayı çok eleştiri de almıştır. O zamanlarda ırkçılık oldukça yaygındır. Harper Lee’nin de kitabında ırkçılığı yerip özgürlüğü ve eşitliği savunması o zamana göre büyük cesaret gösterisi olmuştur. Bu çok ses getiren roman 1961 yılında Pulitzer Ödülü de dahil olmak üzere bir çok ödül almıştır ve 1962 yılında Bülbülü Öldürmek ismiyle beyaz perdeye aktarılmış ve Oscar’a layık görülmüştür.
Harper Lee 50 yıl sonra Bülbülü Öldürmek romanının devamı niteliğinde 2. Romanını Tespih Ağacının Gölgesinde ismiyle yayınlamıştır. Kitap, avukat babanın Scout adlı kızının 20 yıl sonraki halini, eşitliği, özgürlüğü ve bu gibi erdemleri savunmasını ve babasının ona öğrettiği değerleri devam ettirmesini konu alır.
Ayrıca Harper Lee Truman Capote’nin çocukluk arkadaşıdır. Soğukkanlılıkla romanının sinema uyarlaması olan 2005 yılı yapımı Gerçeğin Peşinde filminde Harper Lee’yi Sandra Bullock canlandırmıştır. 2006 yılında da Truman Capote’nin biyografisi olarak çekilen Capote filminde de Harper Lee’yi Catherine Keener canlandırmıştır.

Bülbülü Öldürmek Romanının Konusu
Kitap, avukat bir baba, yüksek insani erdemlerle yetiştirilen çocukları, iftiraya uğrayan bir zenci ve iftira atan insan çevresinde gelişir. Konular çocuk gözüyle anlatılır. Tecavüz iftirasıyla suçlanan zenci bir adamın avukatlığını üstlenen Atticus ve ona tepki gösteren kasaba halkı ile zencinin suçsuz olduğuna inanan Atticus’un çocukları okuyucuya bir çok unutulan değeri hatırlatır.

Bülbülü Öldürmek Romanının Özeti
Atticus Finch idealist, özgürlükçü ve eşitlikçi bir avukattır. Çocukları Scout ve Jem’i de bu şekilde yetiştirmektedir. Çocuklar okul dışında diğer normal çocuklar gibi dışarıda oynarlar. Çocukların korktukları bir ev vardır ve o evin sahibi hiç dışarı çıkmayan Boo Radley’dir. Bir gün Scout ve Jem arkadaşlarıyla bu eve girme cesareti gösterirler ama bir patlama sesiyle kaçışırlar.

Babası da suçsuz, tecavüz suçuyla iftira atılmış bir zencinin avukatlığını üstlenir. Bütün kasaba halkı tepki gösterir. Bazılarının da düşmanlığını kazanır Atticus. Fakat o bunları önemsemez. İdeallerinden vazgeçmez.

Yardımcıları olan Calpurnia çocukları bir zenci kilisesine götürür. Çocuklar burada zencilerin hiç de söylendiği kadar kötü olmadıklarını, kendileri gibi insanlar olduklarını görür. Baba da bu durumdan son derece hoşnut olur.

Bir gece çocuklar evlerine dönerken saldırıya uğrarlar. Saldırıyı gerçekleştirenin sonradan zenciye de iftira atan adamdır. Bu adam önce avukat Atticus’a sonra da çocuklarına saldırmıştır. Çocukları bu saldırıdan da çok korktukları evden dışarı hiç çıkmayan Boo Radley kurtarmıştır.

Avukatın bütün savunmasına, suçu destekleyen hiçbir kanıt olmamasına rağmen sadece zenci olduğu için adam suçlu bulunmuştur ve cezası idamdır. Fakat zenci hapishaneden kaçmaya çalışırken muhafızlar tarafından vurulur ve ölür. Bu adamın suçsuzluğuna çocuklar da inanmaktadır ve bu ölüm ve infaz onları çok üzer. Fakat kasaba halkını memnun eder.

Kitap ırkçılığı yerip, yanlışlığını gözler önüne serip eşitliği savunması açısından zamanının en dikkat çeken ve eleştiri alan yapıtı olmuştur.
Bülbülü Öldürmek kitabı Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar listesinde yer almaktadır.

Bilgiç Okur

@bilgic-okur

Bülbülü Öldürmek - Harper Lee
Bülbülü Öldürmek, Harper Lee tarafından 1960’da yazılmış. 1930’ların Alabama’sında geçen bu eserin içinde hayata dair pek çok ipucu bulmak mümkün. Roman temelde Scout adlı anlatıcı karakterimiz, onun kendisinden bir kaç yaş büyük ağebeyi Jem, yakın arkadaşları Dill ve avukat olan babaları Atticus’un hikayesini içermekte. Bu dört ana karakter çerçevesinde; ırkçılık, adalet, özgürlük, eşitlik, cinsiyet, ayrımcılık, büyümek ve ergenlik gibi hassas konuları sade ancak çok etkili bir dille ele alıyor yazar.
Kitap iki bölümden oluşmakta. Birinci bölümde, Scout ve Jem’in Dill ile tanışması, onunla birlikte geçirdikleri yaz tatili ve sonrasında okulun açılmasıyla başlayan süreç anlatılmakta. İkinci bölümde ise; Scout’un gözünden, haksız yere suçlanan bir zenciyi savunan babası Atticus’un yaşadıklarını, bunun çocuklara nasıl yansıdığını ve Jem’in ergenliğe girişini görüyoruz. Bu yazımda romanı özetlemekten ziyade karakterler hakkında konuşmak istiyorum. Öncelikle belirtmem gerekir ki, romanı okurken beni en çok etkileyen karakter Atticus oldu. Atticus, “iyi bir insan nasıl olmalıdır?” ve “nasıl iyi bir baba olunur?” sorularının yanıtını veriyor bize. İnsanları olduğu gibi kabul eden, onları anlamaya çalışan, yargılamayan ve çocuklarına da bunu öğütleyen bir adam. Örneğin kızı öğretmenin kendisine davranışları nedeniyle okula gitmek istemediğinde ona şu şekilde öğüt vermekte;
“… basit bir sırrı öğrenirsen her türlü insanla anlaşman kolaylaşır, Scout. Bir insanı anlayabilmek için o insanın baktığı açıdan bakmayı becerebilmelisin. Kendini onun yerine koyup her şeyi onun gördüğü gibi görmelisin.”

Bu aslında hepimizin bildiği basit bir kural ancak uygulamak noktasında çoğu zaman tembellik ediyoruz. Tembellik ediyoruz diyorum çünkü empati kurmak aslında düşünsel olarak zaman alan ve günümüzün ‘benmerkezci’ dünyasından uzaklaşmayı gerektiren bir kural bu. Romanda da Atticus’u ve onun çocuklarını diğer kasabalılardan ayıran en önemli özellik aslında. Atticus bu kuralı sadece çocuklarına söylemekle kalmıyor aynı zamanda yaşayışıyla da örnek oluyor. Örneğin kasabanın yargıcı gelip tecavüz suçuyla yargılanacak olan Tom Robinson’un avukatı olmasını istediğinde onu reddetmiyor. Tüm kasabanın kendisine ve ailesine cephe alacağını bilmesine rağmen bunu kabul ediyor. Hatta çocuklarının kasabalıların etkisinde kalmasından korkmasına rağmen ilkelerine sahip çıkarak bu davayı almayı kabul ediyor.
“Ama bu davayı almasaydım çocuklarımın yüzüne bakabilir miydim sanıyorsun? … Tek umudum, tek duam Jem’le Scout’un öfkeye kapılmadan bunu atlatması, en önemlisi de bunu Maycombluların alışılagelmiş hastalığına kapılmadan yapmaları. Bir siyahiyke ilgili bir şey olduğunda aklı başında insanların neden akıllarını kaçırdıklarını anladığımı söylesem yalan olur… Umarım Jem ile Scout bir cevap aradıklarında kasabada konuşulanları dinlemek yerine bana gelirler.”

Irk ayrımının çok derinden hissedildiği yıllarda Alabama bölgesinde böyle bir cümleyi kurabilmek gereçekten cesaret ve dürüstlük gerektirir. Atticus Finch aslında bize en temel insan hakları kuralını hatırlatıyor. Renkleri, dilleri, dinleri, cinsiyetleri, cinsel yönelimleri, ırkları ne olursa olsun bir insanı diğer bir insandan üstün kılacak hiç bir neden yoktur.
Atticus dışında romanın anlatıcısı ve esas karakteri olan Scout da sizi okurken etkileyen karakterlerden. Olayları ve hayatı onun bakış açısından görmek, “büyük”lerin algısındaki kusurları daha net fark etmemize yarıyor. Çünkü herhangi bir içten pazarlık ya da hesap olmadan, masum ve düz bir çocuk bakışı ile olaylara bakıldığında aslında her şey olduğundan çok daha basit ve çözülebilir görünüyor. Romandaki en etkileyici sahnelerden biri de bahsettiğim çocuk masumluğu üzerine. Mahkemede Tom Robinson’un davalı tarafın avukatı tarafından sorgulanması sırasında Dill’in kendisini kötü hisseder ve Scout ile mahkeme salonunun dışına çıkarlar. Dill’in kendisini kötü hissetmesinin sebebi aslında davacı avukatın sanık Tom Robinson’la konuşma tavrının iticiliğiydi. Dill, hiç kimsenin bir başkası ile bu şekilde konuşmaya hakkı olmadığını biliyordu. Hatta dışarda karşılaştıkları Bay Raymond da bunu biliyor ve onlara şöyle diyordu:
“ Çünkü sizler çocuksunuz, anlayabilirsiniz… Olup bitenlere şu oğlanın henüz aklı ermiyor, biraz daha büyüsün midesi de bulanmaz, ağlamaz da. Belki de her şeyi doğru bulmasa bile ağlamaz. […] Bazı insanların hayatlarını bazı insanların hiç düşünmeden cehenneme çevirmesine ağlamazsın. Siyah insanların hayatlarını beyaz insanların, bir an olsun onların da insan olduklarını düşünmeden cehenneme çevirmesine ağlamazsın.”

Roman hakkında daha söylenebilecek çok şey ve anlatılması gereken çok karakter var. Ancak onların hepsini burada yazmak romanı okumak isteyenlere haksızlık olabilir. Ancak eser hakkında birkaç bilgi vermeden yazımı sonlandırmak istemiyorum. Roman 1960’da yayımlandıktan sonra 1962 yılında sinemaya uyarlanıyor. Atticus karakterini oynaması için teklif ilk olarak James Staward’a gidiyor ancak Staword rolu “fazla liberal” bulduğundan kabul etmiyor. Rolün ikinci teklif edildiği kişi olan Gregory Peck ise okur okumaz kabul ediyor ve oyunculuğuyla “En iyi Erkek Oyuncu” Oscar’ına sahip oluyor. Film bunun dışında uyarlama dalında da Oscar’a sahip oluyor. Eser hakkındaki bir diğer ilginç bilgi ise, Harper Lee ve Truman Capote hakkında. Herper Lee ve Capote çocukluk arkadaşları ve romandaki Dill karakteri de Capote’den esinlenerek yazılmış. Bülbülü Öldürmek Harper Lee’nin tek eseri, daha sonra herhangi bir roman yayınlamamış yazar hatta sırf bu nedenle magazin kulislerinde “acaba romanı Truman Capote mi yazdı” şeklinde dedikodular da dolaşmış. Ancak böyle bir şey asla yok. Ayrıca roman 1961 yılında Pulitzer Ödülü’nü de kazanmış.
Bülbülü Öldürmek
kitaba 10 verdi
4 beğen · 1 yorum
TC Filiz Yenisu Çiçek (@filizcicek94695)
Yazarın tek kitabı okudum .Hatırlatma için tesrkkurler :)
15.09.15 beğen cevap

Onur Tüzüngüven

@onur-tuzunguven

Bülbülü öldürmek (Harper Lee) inceleme

Bülbülü Öldürmek, Harper Lee’nin 1960 yılında yayımlanan ilk ve tek romanıdır, 1930’larda ABD’deki ırkçı hareketleri bir çocuğun gözünden anlatmaktadır. Kitap 1961’de Pulitzer Ödülü almış, 1962’de ise kitaptan uyarlanan film üç dalda Oscar Ödülü almıştır.

DİKKAT! BU BÖLÜM KİTAP HAKKINDA DETAYLI BİLGİ İÇERMEKTEDİR.



Scout ağabeyi Jem ve avukat olan babası Atticus Finch ile birlikte yaşayan bir kız çocuğudur. Çocuklar okula giderler ve boş zamanlarında dışarı çıkıp oyun oynarlar. Çocukların korktuğu bir ev vardır. Burada yaşayan Boo Radley adındaki adam hiç dışarı çıkmamaktadır. Halk arasında adam hakkında efsaneler dolaşmaktadır. Bir gün Scout, Jem ve arkadaşları Dill, Radley’İn evine girerler. Aniden bir patlama sesiyle korkarlar. Radley, tüfeğiyle bir zenciyi kovalamış ve havaya ateş açmıştır. Bir gece kasabada bir evde yangın çıkar. Yanan ev Jem ve Scout’un çok sevdiği Bayan Maudie’ye aittir. Bu arada Atticus tecavüzle suçlanan bir zencinin savunmasını üstlenmiştir. Bir zenci dostu olarak anılması onu rahatsız etmez.



Hizmetçi Calpurnia Jem ve Scout’u bir zenci kilisesine götürür. Bu durum Atticus’u hiç kızdırmaz aksine bundan mutlu olur. Atticus bir zenciyi savunmanın bedelini ağır ödemektedir. Bütün kasaba ona cephe almış, pek çok doğrudan ya da dolaylı yoldan tehditle karşılaşmıştır. Sonunda dava başlar. İddia makamı ve savunma dinlendikten sonra jüri karar verir. Zenci mahkûm edilmiştir. Davayı izleyen çocuklar bu duruma çok üzülürler çünkü babaları gibi onlar da zencinin masum olduğuna inanmaktadırlar. Zenciye yasalara göre idam cezası verilmiştir. Cezası infaz edilene kadar bir hapishaneye gönderilir. Buradan kaçmaya çalışırken muhafızlar tarafından vurulur ve ölür. Tecavüze uğrayan kızın babası önce Atticus’a sonra da Jem ve Scout’a saldırır. Adam saldırısında başarılı olamaz gizemli bir şekilde ölür.



DİKKAT! BU BÖLÜM KİTAP HAKKINDA DETYALI BİLGİ İÇERMEKTEDİR.
Harper Lee yazdığı bu ilk ve tek romanda ırksal çatışmanın zirvede olduğu 1930’ların ABD’sini okuyucuya bir çocuğun gözlerinden anlatmış. Yayımlandığı dönemde de ırkçılık 1930’lar kadar olmasa da yine de oldukça yaygındır. Bu açıdan bakılınca Harper Lee’nin cesaret gerektiren bir işe giriştiğini söylemek zor değil. Irkçılığın olduğu bir dönemde zenci bir gencin haksız yere suçlanmasını konu alan bir kitap yazmak, üstüne bu kitaptan uyarlanan bir filmin çekilmesi ve Oscar alması inanılmaz.
“Siyah adamı aldatan beyaz adam ister zengin ister yoksul, isterse iyi isterse kötü bir aileden olsun değişmez. O adam daima kötü bir adamdır.” der Atticus Finch. Doğdukları topraktan zorla getirilen, üstüne köleleştirilen, sömürülen ve aşağılanan siyah adam, yıllarca büyük acılar çekmiş ve kandırılmıştır. Harper Lee, Atticus’un ağzından karşılaştığı ırkçı saçmalıklara ve vicdansızlıklara karşı bu sözlerle tepki göstermiştir. Bu alıntıdan da anlaşılabileceği üzere Atticus karakteri sağduyuyu ve hoşgörüyü temsil etmektedir. Toplum tarafından dışlanmayı göze almış ve bir zencinin savunmasını üstlenmiştir ve nefret oklarının ucunda yaşamayı göze almıştır. “Kim olursa olsun nefret etmek doğru bir hareket değildir.” derken Atticus yine vicdanın sesi olmayı başarmıştır.
Kitap hiç sıkıcı değil. Bir çocuğun gözlerinden olayları anlatıyor ve biz de o çocuğun vicdanına tanık olurken bir yandan da akan olayları takip ediyoruz. Olay örgüsü çok kuvvetli olmasa da bir sinema filmine kaynak olabilecek kadar yeterli görünüyor. Dili ağır değil, oldukça rahat okunuyor. Uzun lafın kısası, Bülbülü Öldürmek konusuyla ve şekliyle yazılmış en iyi eserlerden biri ve bu yüzden okunmayı hak ediyor.
http://blog.milliyet.com.tr/bulbulu-oldurmek--harper-lee--inceleme/Blog/?BlogNo=453773
Bülbülü Öldürmek
kitaba 10 verdi
1 beğen · 0 yorum

Minel Alya Bayrak

@daktilokiz

Bülbülü Öldürmek Günahtır
Bülbülü Öldürmek, adını sık sık duyduğum ama hakkında hiçbir şey bilmediğim bir kitaptı. (Yakın bir arkadaşımın hediyesi bu arada @busbagirgan 😙 )Okuduktan sonra anladım ki Harper Lee’nin insanın hayata olan bakış açısını sorgulatacak hatta yeri geldiğinde değiştirecek nitelikteki bu ilk romanı, kazandığı ünü sonuna kadar hak ediyor.

Hikaye, Scout adındaki küçük bir kızın bakış açısıyla şekillendiğinden, olaylar yetişkinlerin açısından bakıldığında korkunç olsa da, masum bir çerçevede yürüyor. Scout, abisi Jem, babası Atticus ve Calpurnia adındaki bakıcısıyla birlikte yaşamaktadır. Annesi o çok küçükken vefat etmiştir ve Atticus çocuklarını adalet, eşitlik, hoşgörü gibi evrensel kavramlarla yetiştirmek isteyen, onurlu bir avukattır. Tabii Scout ve Jem gibi gibi afacan çocuğu yetiştirmekte çoğu zaman zorlanır ve geleneksel çocuk yetiştirme kurallarına sık sıkıya bağlı kız kardeşi Alexandra’dan yardım almak zorunda kaldığı olur.

Söylenene göre Harper Lee, küçükken yaşadığı bir olaydan etkilenerek bu romanı yazmıştır. Siyahi bir adam işlemediği bir suç yüzünden mahkeme karşısına çıkarılır ve Atticus çevre baskısına rağmen bu siyahi adamın avukatı olur. Irkçılığın korkunç yanlarını sonuna kadar hissettiğiniz, çoğu zaman dehşete ve öfkeye kapılarak okuduğunuz mahkeme sahneleri ve sonrasında yaşananlar, olayların gerçekliğini sonuna kadar destekliyor ve insanın kolay kolay içinden silemeyeceği duygular bırakıyor.

Anlatımın yer yer mizahi olması, cümlelerin akıcı kurulmuş olması, çocukların renkli dünyasına dair komik ama düşündürücü ayrıntılarla harmanlanmış olaylarla bir olunca Bülbülü Öldürmek okuru tatmin eden bir esere dönüşüyor diyebilirim.

Öcü Radley, Dill, Scout’un diğer tüm komşuları, ayrı ayrı bir hikayeye dönüşürken, onlarla bağ kurmaktan kendinizi alamıyorsunuz.

Ölmeden önce okunması gereken kitaplar diye bir liste olacaksa, Bülbülü Öldürmek de mutlaka o listenin içinde yer almalı diye düşünüyorum
Bülbülü Öldürmek
kitaba 7 verdi
9 beğen · 3 yorum
◦•● MƛƔЄƦƛ ●•◦ (@mervekaya)
Yorumun için teşekkürler canım. Benim de okunacaklar listem de inşallah nasip olur okumak. :) ;)
26.08.17 beğen cevap
Minel Alya Bayrak (@daktilokiz)
Rica ederim kuzum benim @mervekaya en yakın zamanda okursun inşallah 🙂
26.08.17 beğen cevap
◦•● MƛƔЄƦƛ ●•◦ (@mervekaya)
@daktilokiz inşallah canım benim ;)
27.08.17 beğen cevap

Nénuphar

@nenuphar

Bülbülü Öldürmemek
1930’lu yıllarda ırk ayrımının yapıldığı bir kasabada avukatlık yapan bir baba ve anneleri küçük yaşta ölmüş iki çocuğunun başından geçenler küçük kız kardeş tarafından okuyucuya aktarılıyor.

Baba Atticus adaletin yanında olan bir avukat, çocuklarına söylediği her söz insani değerleri içeriyor. Doğruları uğruna kazanamayacağını bildiği halde mücadele etmekten çekinmeyen, inandığı değerleri toplumdan dışlanma pahasına savunan biri.

Baba siyahlara olan kollayıcı, insani davranışları nedeniyle eleştirilmekte ‘zenci dostu’ tabiriyle aşağılanmaktadır. Özellikle çocuklar bu şekilde babalarının toplum tarafından aşağılanmasından rahatsız olmaktadırlar.

Zaman zaman durumun gerginleştiği anlarda çocukların babalarına destek olduğunu görüyoruz. Kitabın sonuna doğru bir siyah adamı savunduğu davada toplumdaki ırkçı düşünceler tüm açıklığıyla işlenmiş.

Anlatım ilk sayfalardan başlayarak sade ve anlatıcı çocuğun dünyasından yansıdığı için yer yer gülümsetiyor, büyüklerde ön yargı, çıkar, ego vs. nedenlerle olmayan insanı duyguları bir çocuğun yüreğinden hissetmek tam da özlediğimiz bir şey.

Renkleri, dilleri, dinleri, cinsiyetleri, ırkları ne olursa olsun bir insanı diğer bir insandan üstün kılacak hiçbir neden yoktur. Bülbülü öldürmenin hiçbir haklı gerekçesi yoktur.

Kitabı bitirdikten sonra okunması gereken kitaplardan biri olduğu daha iyi anlaşılıyor.
Bülbülü Öldürmek
kitaba 8 verdi
5 beğen · 0 yorum

Gamze T.

@gmztndgn

Harper Lee - Bülbülü Öldürmek
Kitabın konusu ilgi uyandırıcı, kitabı övenler de fazlaca lakin beklediğini bulamıyor benim gibi bir okuyucu maalesef.

Kitabın anlatıcısı Scout'un çocukluğunu okurken sıkılıyor, ilk bölümün bitmesini istiyorsunuz, sizin kitabı almanıza vesile olan arka kapak yazısı nedeniyle asıl konunun anlatılacağı ikinci bölüme gelene kadar bekliyorsunuz sabırla. Sonrasında asıl konuya geliyorsunuz gelmesine ama sizi heyecanladıracak şeyi bulamıyorsunuz; siyah-beyaz, ırkçılık, adalet arayışı davası sizi tatmin etmeden bitiveriyor.

Belki ben beklentilerimi ister istemez yükselttiğimden dolayıdır ki ortalama bir kitaptır Bülbülü Öldürmek benim için, bir şeyler eksik kalmıştır.

Tüm bunlara rağmen kitabın öyle bir karakteri var ki 'İyi bir insan, iyi bir baba nasıl olmalıdır?' sorusunun cevabıdır adeta; Atticus Finch. Atticus favori karakterlerimden biri olmuştur bu kitabın ardından. Olaylara yaklaşımları oldukça doğru geldi bana, gerek kızını yaşadığı kesimin belli kurallar bütününden farklı olarak, cesur bir şekilde yetiştirebilmesi -ki Alexandra Hala'nın söylemleri bariz ortadadır bu konu için- gerek adalet arayışında iken tüm saldırılara rağmen kendi yüzüne, çocuklarının yüzüne bakabilmek adına her türlü özveride bulunabilmesi, budur diyorum saygı duyacağım insan.

Öcü Radley'e de oldukça sempatim vardır ayrıca. :)
Bülbülü Öldürmek
kitaba 7 verdi
4 beğen · 0 yorum

Bülbülü Öldürmek - S41

"Hiç de bile," dedim. "Ona bir şey okumamam gerektiğini ben de akıl edemedim ama o beni suçladı. Baksana Atticus, okula gitmek zorunda değilim." Birden aklıma bir şey geldi. "Burris Ewell'ı hatırlıyor musun? Sadece ilk gün okula gidiyor. Okula gitmeyen çocuklardan sorumlu olan kadın onun adını sınıf listesinde gösterdiği zaman yasanın gereğini yerine getirmiş oluyor ve..."
ahmtksoy tarafından eklenmiştir.

Selenay

@selenay

Başka insanların yüzüne bakabilmek için ilk önce kendi yüzüme bakabilmeliyim. Çoğunluğa bağlı olmayan tek şey insanın vicdanıdır.
Bülbülü Öldürmek
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
25 beğen · 0 yorum

Selenay

@selenay

Okuma yetimi kaybetmekten korkuncaya dek okumayı asla sevmedim. Soluk alıp vermeyi sevmez ki insan.
Bülbülü Öldürmek
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
15 beğen · 0 yorum

Şeyma

@seymaimamoglu

''Çoğunluğa bağlı olmayan tek şey insanın vicdanıdır.''
Bülbülü Öldürmek
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
15 beğen · 0 yorum

hk

@haticeee

Mutlu bir yürek yüzü de aydınlatır
Bülbülü Öldürmek
kitaba 7 verdi, inceleme eklemedi.
13 beğen · 0 yorum

ahmet-samsa

@samsa

...kendinizi bir adamın yerine koymadıkça, o adamın yerinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlamaya çalışmadıkça o adamı gerçekten tanıyamazsınız...
Bülbülü Öldürmek
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
12 beğen · 0 yorum
1134
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar
Herkesin mutlaka okuması gereken, kitaplığında bulunması gereken kitaplar listelenmektedir. Sen de mutlaka okunması gerektiği...
315
KİTAP
Filmi de Çekilen Kitaplar
Edebiyat dünyasından sinema dünyasına taşınan unutulmaz eserler bu listede! Film uyarlamaları mevcut olan tüm kitapları bu li...
735
KİTAP
Okuduğum En Güzel Kitap
Okuduğumuz en güzel kitapları bu listede topluyoruz! Sen de en beğendiğin ve herkese tavsiye etmek istediğin kitapları listey...
141
KİTAP
Tüm Zamanların En İyi Kitapları
Hem okurların hem de yazarların büyük bir kısmı tarafından başarılı bulunmuş, kitap tavsiyesi istendiğinde akla ilk gelen, tü...
107
KİTAP
Başyapıt Niteliği Taşıyan Önemli Kitaplar
Tüm dünyada yüzbinlerce okur tarafından beğenilerek okunmuş, çığır açan başyapıt niteliğinde kitaplar. Okurken asla pişman ol...

Armağan

@armaganbrcn

Harper Lee
Harper Lee
“... Ama başka insanların yüzüne bakabilmek için ilk önce kendi yüzüne bakabilmeliyim. Çoğunluğa bağlı olmayan tek şey insanın vicdanıdır.” Aranızda yeni olsamda ilk paylaşımım bu olsun istedim Favori kitaplarımın arasına girdi, şiddetle tavsiye ediyorum...#bülbülüöldürmek #herperlee
Bülbülü Öldürmek
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
38 beğeni · 4 yorum
Hayata Gülümse (@hayatagulumse998)
İç hesaplaşma güzel konu. Okunası o zaman🤗 Ayrıca hoşgeldin ☺️
11.11.17 beğen cevap
George Orwel (@liberty)
Vicdan nedir ki? Vicdan, hissetmek mi? Vicdan, acı çekmek mi yoksa. Vicdan, kumsala vurmuş bir deniz yıldızını suya tekrar bırakmak ve en azından onun için bir şeyler değişti, diyebilmeye katkı sağlar mı ?
Vicdan iyi insan olmama fayda sağlayacak mı ? Çoğunluğa bağlı veya değil, vicdan dünyay
ı güzelleştirir mi? 1
11.11.17 beğen 2 cevap

Göçebe

@gulkurusu

Kitapçıya uğrayınca ...
Kitapçıya uğrayınca ...
Kitapcinin onunden gecerken bi iki kitap alayim dedim diger istediklerim yokmus ama olsun bir daha ki sefere insaallah ...Bülbülü öldürmek ' e başladım ... gayet iyi gidiyor
Bülbülü Öldürmek
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
26 beğeni · 2 yorum
Şener (@msnr)
İkisinide çok merak ediyorum bitirince yorumlarınızı bekliyorum muhakkak
24.12.16 beğen cevap
Göçebe (@gulkurusu)
Tabii @basaksenerr
24.12.16 beğen cevap