ara

Palto

Шинель

Palto Konusu ve Özeti

Palto
Çevirmen: Elif Ersavcı
Yayınevi: 1589
ISBN: 9786055029302
Sayfa: 54 sayfa
Basım Tarihi: 2013
"Önüne ne pahasına olursa olsun ulaşacağı bir hedef koyan insanlar gibi kendini şimdiden daha hayat dolu hissediyor, karakteri güçleniyordu. Yürüyüşünde ve hareketlerinde kararsız ve ikircikli ne varsa gitmiş, gözlerinde yeni bir ateş parlamaya başlamıştı. Hatta en cüretkar hayallerinde bazen paltosuna sansar kürkü bir yaka diktirmeyi bile kurar olmuştu."

"Küçük adam"ın çektiği sıkıntılar, maruz kaldığı eşitsizlik ve acılar bu uzun öykünün başkahramanı Akakiy Akakiyeviç'in hayatı üzerinden yalın bir gerçekçilikle anlatılıyor. Böylesi bir anlatım, her ne kadar dönemin Çarlık Rusya'sında büyük tepki alsa ve Gogol, Rus insanını aşağılamakla suçlansa da, Rus edebiyatında büyük bir çığır açıyor.

"Hepimiz Gogol'un Palto'sundan çıktık."
-Fyodor Dostoyevski-

"Gogol'un Palto'da sergilediği sanat, paralel doğruların kesişmekle kalmayıp, solucan misali kıvrılabileceklerine, karmakarışık hâle gelebileceklerine işaret eder."
-Vladimir Nabokov, Nikolay Gogol-

Eugene de Rastignac

@eugenederastignac

Gogol'un paltosu
Dünya Edebiyatında bu kadar az sayıda eser verip bu kadar çok ünlü olan başka bir yazar yoktur desek şaşırtıcı olmaz. Evet Gogol'dan bahsediyorum, Rus Edebiyatından söz ederken artık bir motto haline gelen "hepimiz Gogol'un paltosundan çıktık" lafının münessibi, Puşkin, Dostoyevski, Çehov, Tolstoy, Zoşçenko (içlerinden en az tanınanı ama en az onlar kadar başarılı) gibi büyük yazarlarla beraber anılan büyük Slav yazar.

Slav diyorum çünkü Gogol sanılanın aksine Rus değil Ukrayna doğumludur ama eserlerini Rus dilinde yazdığı için Rus Edebiyatçısı sayılır. Yüzyılın bu ünlü edebiyatçısının çocukluğu, Rus köylerinde bir gelenek olan, köylülerin birbirine anlattığı cin, peri ve şeytan masalları dinlemekle geçti. Bu tarz korku öykülerin kaynağı genellikle çevresi mezarlıklarla çevrili, ışığın olmadığı, gölgelerin birbirinin içine kaynaştığı, küçük kulübelerden, ıssız ve tekinsiz yerlerden oluşan köylerdir. Şehirde ışığın, büyük yerleşimlerin olduğu ve ıssızlığın bulunmadığı yerlerde korku öyküsü pek olmaz.

Gogol'un anlattığına göre çocukluğundan dinlediği korku hikayeleri onun hayal gücünü besleyerek, edebiyatını geliştirmede büyük bir rol oynayacaktır.

Gogol'da Dostoyevski gibi koyu bir Slav milliyetçisi (bkz: Taras Bulba) ve inançlı Ortodoks bir dindardır. Onu dünya edebiyatının baş köşesine yerleştiren şey ise küçük insanların, küçük dünyalarını anlatmasıdır. Aslında Rus Edebiyatı'nın evrenselliği, büyüklüğü ve gücü de buradan gelir. Dostoyevski'nin ve Gogol'un kahramanları büyük idealler, ülküler peşinde koşan kahramanlar değil tersine küçük hedefleri olan, iç dünyası zengin, gerçekçi karakterlerdir.

Bir öykü karakterinin dünyasını ne kadar çok küçültürseniz gerçekçiliği o kadar çok yakalar, kahramana psikolojik derinlik katar ve yaşayan karakterler yaratırsınız. Diğer türlü karakteriniz bir fikire, anlayışa göre belirlenmiş tepkiler veren, derinliksiz figürlere ve tiplere dönüşür (bkz: Recep İvedik, Sihirbaz dışındaki Cem Yılmaz filmlerindeki tipler)

Gogol'un paltosu anlattıklarıma en iyi örneklerden birisidir. Öykü hayattaki biricik amacı, kendini güçlü, güvende hissettirecek bir palto satın almak olan 7. derece bir memurun öyküsüdür. Öykünün kahramanı Akakiy Akakiyeviç bin bir zorlukla satın aldığı paltosu çalınınca, ne yapacağını bilemez bir halde bir siyasetçiden yardım ister. Siyasetçiden yediği azar Akakiyeviç'in dünyasını başına yıkacak, ölüme kadar olan giden süreci başlatacaktır.

Akakiy Akakiyeviç'in ölümünden bir süre sonra, kasabada , Akakiyeviç'in hayaletinin dolaştığı ve geceleri insanların paltolarını çaldığına dair söylentiler dolaşmaya başlayacaktır. Söylentiler ve Akakiy Akakiyeviç huzursuzluğu, siyasetçinin paltosunun çalınmasıyla birlikte bitecek ve Akakiyeviç büyük bir huzura kavuşacaktır.
Palto
kitaba puan vermedi
12 beğen · 0 yorum

ayse gülce

@aysegulce

Bir otobüs yolculuğu esnasında ince olduğu için yanıma aldığım, 1 saat içinde okuyup sonrasında saatlerce düşündüğüm eser. Ağrı kesici haplara benzetiyorum böyle kitapları, hacimce küçücük ama etkisi çok yönlü ve büyük.
İlk kez Alber Camus’nün Yabancı’sını okurken hissetmiştim bu duyguyu. Ne kadar basit, ne sönük bir hikaye diye başladığım roman beni sonradan o kadar sarsmıştı ki, günlerce Bay Mersault’yu düşünüp kitap için farklı sonlar yazmış ,ölümüne gerçekten bir tanıdığımı kaybetmiş gibi üzülmüştüm. Sanırım bunun sebebi, hikayenin genelde alışık olduğumuz gibi “bağırıyor” olmayışı.. Her iki kitapta da kahramanlar o kadar sade, o kadar sıradan ki kahraman değiller. Bu denli etkileyici olmalarının sırrı bu bence. Anlatımın yalınlığı ile birleşince bu sıradan insanlar öylesine ete kemiğe bürünüyor ki; bir anda arkadaşınız, dostunuz ya da tanıdığınız biri oluveriyor. Gogol’un Paltosu da böyle bir kitap; genişlik ve parlaklık değil, sadelik ve derinlik var.
Sevgili Akakiy Akakiyeviç’e :) başlangıçta iş yerindeki pasifliği ve hayatının renksizliği konusunda çabalamıyor oluşuna kızmış olsam da, paltosunun dikim süresinde ısınıverdim, paltosuyla birlikte katıldığı davette mutlu olmasıyla ben de mutlu oldum. Ama o çok değerli bin bir fedakarlıkla sahip olduğu paltosunun çalınışıyla sanki benim üzerimden de tüm giysilerimi zorla almışlar ve ayazda öylece kalmışım gibi hissettim. Haksız yere yediği azar sonucu hissettikleri üzerinde ise düşünmek bile istemedim. :( Ve ölümü.. :((

Bu arada Gogol ana hikayenin altında dönemin Rusya’sını , bürokrasideki abartılı aksaklık ve yanlışlıkları da çok güzel aktarmış. Komşu ülke olarak bizim bürokrasimizde de, o kadar abartılı olmasa da örneklerini görmek mümkün yazdıklarının. 1842’den beri bazı şeylerin (özellikle insan egosunun ve hırsının ön planda olduğu bazı şeylerin ) pek değişmemiş olduğunu görmek üzücü tabii.

Kısaca ; fantastik ve hüzünlü bir sonla bitiyor olsa da, kendi halinde sıradan bir insanın iç dünyasına fark etmeden girmek, onu tanımak ve sevmek istiyorsanız mutlaka okumalısınız.

Not: Hİç ihtiyacım yokken sırf rengini çok beğendiğim için aldığım bir montun ertesi günü okumuş olmam da ayrı bir ironi oldu benim için. 1842’den bu yana insanların egosu ve hırsları konusunda pek bir şey değişmemiş olabilir ama değişen imkanlarla birlikte artan doyumsuzluk konusunda çok şey değişti ne yazık ki.. :((
Palto
kitaba 8 verdi
22 beğen · 5 yorum
Semih Oktay (@semihoktay)
"(...) Ama o çok değerli bin bir fedakarlıkla sahip olduğu paltosunun çalınışıyla sanki benim üzerimden de tüm giysilerimi zorla almışlar ve ayazda öylece kalmışım gibi hissettim." Ne mutlu sana Ayşe! Ben okuduğumda bana senin gibi hissetmemiştim.
10.01.18 beğen 5 cevap
ayse gülce (@aysegulce)
Karakteri seversem eğer farkında olmadan olayların içinde buluyorum kendimi @semih-oktay abi. :) Şaka bir yana empati yapabilmeyi mümkün kılma özelliği değil midir kitap okumayı zevkli hale getiren.?
10.01.18 beğen 4 cevap
Mustafa TOPAL (@mauseti)
[silindi]
11.01.18 beğen cevap

Sezgin Taşcı

@sezgintasci

Bu oldukça uzun bir inceleme olacak çünkü bu kısa kitap için hiç bir sözün yeterli gelebileceğini sanmıyorum.

Öncelikle kitabın tasarımı müthiş hoşuma gitti. Bu basım12x19,5 ebatlarında ve çok hoş bir kapak resmine sahip. Ayrıca kitabı Kolektif Kitabın basım yerine gidip oradaki aşırı güler yüzlü ve sevecen arkadaşlarla tanışarak basımdan yeni çıkmış olarak taze taze almam da benim için güzel bir anı olarak kalacak.

Dostoyevski ve daha birçok Rus edebiyatçısını etkilemiş bir kitap olduğu söylenir Palto'nun. Yani birnevi Rus edebiyatının mihenk taşıdır.

Mizahi bir dille, ki bir örnek verirsek; terzi Petroviç'in adı geçtiğinde, 'Bu noktada terziden bahsetmek çok gerekli değil esasında; gelin görün ki bir hikayedeki her şahısı detaylıca tanıtmak bizde adet olduğundan, onu da iyi kötü tasvir etmek mecburiyetindeyim' şeklinde tanıtma kısmına esprili bir giriş yaparak konuyu sürdürmesi ve daha sonra da terzinin karısı dediğinde 'Madem ki karısının da adı geçti, onun hakkında da bir iki kelam etmek zorundayız' diyerek aslında ustası olduğu betimlemeye de esprili bir gönderme yapışı bende tebessüm oluşturdu.

Kitap genel olarak sosyal sınıf baskısının alt sınıf üzerinde bıraktığı etki çerçevesinde olmakla beraber bozulan bürokrasi eleştirisi de diyebiliriz. Haliyle dönemin Rusya'sında da oldukça tepki çekmiş.

Hikayenin kahramanı Akakiy Akakiyeviç, artık iyice eskimiş olan paltosunun yerine yenisini almaya karar veriyor. Ve ne oluyorsa bundan sonra oluyor.

Parasını biran önce biriktirip paltosuna kavuşmak için harcamalarını iyice kısıyor. Mesela akşamları çay içme alışkanlığına son veriyor; sonra hava karardığında mum yakmayı bırakıyor, işe gidip gelirken olabildiğince dikkatli, ayakkabılarına ağırlık vermeden, parmak uçlarında, hafif hafif yürüyor ki kundura tabanları çabuk aşınmasın...

Bundan sonrasını da siz okuyun.

Dostoyevski; Hepimiz Gogol'un Palto'sundan çıktık, diyor. Daha ne söylenebilir ki...
Mutlaka ama mutlaka herkesçe okunması gereken bir başyapıt.
Palto
kitaba 10 verdi
38 beğen · 3 yorum
Gölge (@golge2010)
en baba yorum :) teşekkürler Dayıcık :)
15.08.15 beğen cevap
Hatice B.T. (@htc)
Şu an sustum kendimi örnek incelemenin altına yorum yapan bir fani gibi hissederken önünde saygıyla şapka çıkartıyorum sayın Taşçı olan Sezgin:) @sezgintasci
28.09.16 beğen cevap
gülcannnnnn (@gulcantezcan)
Faydalı bi inceleme olmuş teşekkürler ?
07.08.17 beğen cevap

Lilith's

@halimesimsek

175 yıl sonra bile kendi varoluşumuzu sorgulatan eserleri sıradan bir hikaye olarak okumaz sizce de ona yapılan bir haksızlık değil mi ?
Öncelikle bu kadar enfes bir eseri okumak için bu kadar beklediğime çok pişmanım. Rus Edebiyatının Gogol'un paltosundan çıktığı söylenir. Kitabı iyi ki Ayrıntı Yayınlarından okumuşum çünkü hem önsöz de hikayeyi nasıl yorumlayacağınız yönde size bilgi verilirken hikaye sonrasında da Gogol'un aldığı en büyük eleştiri mektubu yer alıyor. Eleştiri mektubu Belinski tarafından ele alınmış. Bence saçmalamış :) kitabın hemen unutulacağını söylüyor ama kitap 1842 yılında kalem alınmış. Sanırım Belinski yaşasa karşısına geçer gülerdim :) Kitabın çevirisi de harika olmuş bunu da söylemeden geçemeyeceğim.

Hikaye yıllardır memur olarak çalışan dünyadan geçip giden ama farkında olunmayan bir adam üzerine yazılmış. Rus Edebiyatın da sık sık karşımıza çıkan maddiyatsızlık burada da mevcut ve yazar bunu iliklerinize kadar işliyor. Çok gariban bir adamın paltosunun giyilecek halde olmamasından dolayı aç kalmayı da göze alarak yeni bir palto diktirmesi ve sonrasında bu paltonun çalınması ve hiçbir devlet kurumunun bu adamı dinlememesi ve sürekli ötekileştirmesi ve hazin son adamın kışın ortasında paltosuz paltosunun peşine düşmesi sonucu ölmesiyle son buluyor. Ölümünden sonra da o kasaba da bir hayaletin gezip insanların paltosunu çaldığı söyleniyor..

Rus edebiyatının bende yeri çok ayrı yazarları çok güçlü gerçekten ve işin ilginç yani 19.yüzyıl sonunda hayalet hikayeleri popüler kültürün bir ögesiymiş, Palto dan 6 yıl sonra yayımlanan Komünist Manifesto'nun başın da Avrupa semalarında dolaşan bir hayaletten söz edilir.

Paltoyu hikaye olarak okuyan çok şey kaybeder o nedenle de hikayenin sonunu da söyledim bende okumadan önce araştırmıştım zaten. Klasikleri anlamak çok önemli diye düşünüyorum. Onları daha içine girerek okumalıyız.

Herkese keyifli okumalar dilerim...
Palto
kitaba 10 verdi
13 beğen · 6 yorum
yalnız adam (@kafkaa)
harika bir kitap
04.05.17 beğen cevap
Lilith's (@halimesimsek)
kesinlikle öyle
05.05.17 beğen cevap
yalnız adam (@kafkaa)
Kafka 'dönüşümü' okudunuz mu kendi türünde en iyi öyküdür diye düşünüyorum
05.05.17 beğen cevap
Lilith's (@halimesimsek)
Evet okudum.
05.05.17 beğen cevap
yalnız adam (@kafkaa)
Kitapla ilgili değerlendirmenizi alabilir miyim
05.05.17 beğen cevap
Lilith's (@halimesimsek)
incelemelerimde mevcut.
05.05.17 beğen cevap

Harun Bora Tunç

@sadaktakipusat

Gogol'un Palto'sundan Çıkan Rus Edebiyatı.
Ayrıntı Yayınlarından okumakla, yerinde bir tercih yaptığımı anladığım eser. Kitabın çevirmenliğini üstlenen Aslı Takanay'ın hakkını teslim etmek gerek. Ülkemizde, çeşitli yayınevlerinin ve çevirmenlerin elinden çıkan yabancı kitapların anlaşılamazlığından çokça çeken birisi olarak, kitabın kapağını açmamla yarısına kadar gelmem bir oldu. Bazı kitaplar kendini okutur, hikâye kendiliğinden akar gider, bu da öyle bir şey işte ancak çevirmenin bunda çok büyük bit katkısı var.

Kitabın hemen girişinde Behçet Çelik'in, Gogol hakkında sunduğu bilgiler kitabın daha iyi anlaşılmasını sağlamış. Eğer bir önsöz olarak addeder ve okumadan geçerseniz çok şey kaybedersiniz. Gogol'a gelince, ilk okuduğum kitabı idi ancak devamında aynı çevirmenin el attığı eserlerini bulursam okumaya devam edeceğim. Önce Rus, daha sonra dünya edebiyatına büyük katkıları olan yazar, Dönem Rusyasında yaşananları mizahi bir dille anlatarak, Palto'da iğneleyici bir dil kullanmış. Bürokrasiyi, devlet yapısını ve Rus toplumunu ciddi biçimde eleştirdiğini tebessüm ederken anlayabiliyorsunuz. Kitabın sonunda, yakın arkadaşı Belinski'nin Gogol'a yazdığı mektuptan, esasen onun da bir vakit sonra pes ettiğini anlıyoruz ancak düzene karşı sert eleştiriler getiren yazar, çağdaşlarını ve kendisinden sonraki yazarları doğrudan etkilediği ortada.

Henüz kimin söylediğini bilemediğimiz, "Hepimiz Gogol'un Palto'sundan çıktık." deyimi üzerine aldım. (Bu söz Rus edebiyatçıları tarif eder.) Merak ettiğim bir eserdi ve gayet beğendim. Tavsiye ederim.
Palto
kitaba 10 verdi
6 beğen · 0 yorum

Palto - S41

Eğer biri kendisiyle görüşme talebinde bulunacaksa, önce kurul sekreterine haber veriyor, sekreter durumu yüksek rütbeli bir yetkiliye havale ediyor, o yetkili de bahsi geçen mühim şahsa bildiriyordu. İşte bizim Kutsal Rusya’mızda herkeste bu taklit sevdası vardır. Herkes üstlerine özenip onları taklit eder.

Hatta yüreğinde dalga dalga kabaran mutluluk sayesinde birkaç kez gülümsedi bile yürürken. Halinden hoşnut olmaması için hiçbir neden yoktu: Paltosu onu hem sıcacık tutuyordu hem de gerçekten çok güzel bir paltoydu. Ne kadar yürüdüğünün farkına bile varmadan kendini dairede buldu. Vestiyerde paltosunu çıkardı, her tarafına bir kez daha göz gezdirdi, sonra da onu vestiyer görevlisinin itinalı ellerine emanet etti. (Bordo Siyah)
Rue tarafından eklenmiştir.

Ay Nur

@lavinnia

...şu hayatta her daim başkalarının gözünde o kadar mühim olmayan şeyleri yeterince mühim sayan insanlar vardır.
Palto
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
9 beğen · 0 yorum

Kübra Ç?

@kedilikitapsever

Yaşadığı süre boyunca kimsenin farkına bile varmadığı bu adamın, ölümünden sonra birkaç gün daha bu dünyada varlığını hissettirme şansının kendisine bahşedileceğini kim düşünebilirdi! Ama oldu işte...
Palto
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
7 beğen · 0 yorum

Kübra Ç?

@kedilikitapsever

Kimsenin korumadığı, hiç arkadaşı olmayan, hayatı boyunca hiç kimseden içten bir yakınlık görmemiş, bir böceği iğneyle tutturup mikroskop altında inceleme fırsatını kaçırmayan doğabilimcilerinin bile ilgisini çekmeyen bir insan evladı bu dünyadan böyle geçip gitti.
Palto
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
7 beğen · 0 yorum

Kübra Ç?

@kedilikitapsever

Gelin görün ki şu hayatta her daim başkalarının gözünde o kadar mühim olmayan şeyleri yeterince mühim sayan insanlar vardır.
Palto
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
6 beğen · 0 yorum

Ay Nur

@lavinnia

Kimsenin korumadığı, hiç arkadaşı olmayan, hayatı boyunca hiç kimseden içten bir yakınlık görmemiş, bir böceği iğneyle tutturup mikroskop altında inceleme fırsatını kaçırmayan doğabilimcilerinin bile ilgisini çekmeyen bir insan evladı bu dünyadan böyle geçip gitti.
Palto
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
6 beğen · 0 yorum
163
KİTAP
Kütüphanenizde Yer Alması Gereken Hazine Değerindeki Edebiyat Kitapları
Herkesin okuması ve kitaplığında bulundurması gerektiğini düşündüğümüz hazine değerindeki en iyi edebiyat kitaplarını bu list...
253
KİTAP
Kısacık, Okunası Kitaplar
Kısa ama etkili kitaplar bu listede. Sayfa sayısına bakmayın. Kısa ama yoğun kitaplar. Az zamanınız mı var? Kısacık bir kitap...
12
KİTAP
En İyi Rus Yazarlar ve Kitapları
Dünya edebiyatına kalıcı eserler kazandırmış olan Rusya'nın en popüler yazarlarının mutlaka okunması gereken en iyi kitapları...
147
KİTAP
Kapak önemli! En güzel kapaklı kitaplar
İçeriğin öneminin farkındayız. Fakat bu listede sadece güzel kapaklı kitaplar olsun istedik. Sen de kapağını en beğendiğin ki...

Gülşah Sönmez

@gulsahsonmez

Başlıyorum...
Başlıyorum...
Geç de olsa Palto’ya başlıyorum. Yaşar Kemal’i tekrar anıyorum başlarken. Yazar’ın Binbir Çiçekli Bahçe adlı eserindeki bir yazıdan etkilendim ve okumalıyım dedim.
Palto
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
23 beğeni · 6 yorum
balın (@blnats)
Bu kitabı ilk okuduğumda çok tuhaf ama korkmuştum😂
01.11.18 beğen cevap
aslı seloğlu (@asliseloglu)
Çok güzeldir 👍 bir de @aysegulce nin buna yapmış olduğu bir inceleme vardı ki etkilemişti beni epey 😊
01.11.18 beğen 2 cevap
zeyrek (@zeyrek)
Gogol'un her bir öyküsü tuhaf ve bir o kadar da büyüleyici 😊 İyi okumalar.
02.11.18 beğen 1 cevap

ali

@imamali

Mühim adam nasıl olunur? Kimdir?
Şunu da belirtelim, kendileri yalnızca kısa bir süre önce mühim adam olmuştu ve daha önceleri mühim bir adam değildi. Aslında kendisinden daha “mühim” olan diğer adamlarla karşılaştırılınca, bu adamın konumu hâlâ, pek de “mühim” olarak değerlendirilemezdi. Gelgelelim, bu gibi “aslında mühim olmayan adamların” çevresinde, onların mühim adam olarak görülmesini sağlayan insanlar da her daim var olmuştur.
Palto
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
4 beğeni · 0 yorum

suha

@suharpacik

kara kışın soğuğundan korunmak icin bir paltoya ihtiyac duyan akakiyevic ...
Palto
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
7 beğeni · 2 yorum
Literary (@venus)
Gogol hep memur tiplemelerini ele alır. Küçük insan temasını da çok başarılı işler. Gogol 'un " Palto " eseri en iyi eserlerinden biridir. Dostoyevski bile "Hepimiz Gogol' un paltosundan çıktık " diyerek, yazdığı bu eserini gerçekçilik akımının köklerini Gogol 'e dayandırmıştır.
14.07.18 beğen 2 cevap

Emine Karakaya

@eekrky

Gogol
Gogol
'Yaşadığı süre boyunca kimsenin farkına bile varmadığı bu adamın, ölümünden sonra birkaç gün daha bu dünyada varlığını hissettirme şansının kendisine bahşedileceğini kim düşünebilirdi! Ama oldu işte...'
Palto
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
15 beğeni · 0 yorum

ketumpinokyo

@ketum

GÜNAYDIN ?
GÜNAYDIN ?
Gunaydin sevgili neokur ailesi :) Sabah evden erken çıkıp işe gitmeden önce sahilde vakit geçirmek istedim. Yolda giderken yaşlı bir amca karnının aç olduğunu söyledi. Amcanın olduğu tarafa bakmadan ve zihnimden amcaya yiyecek bir seyler alma fikriyle yoluma devam ettim. Az ileriden bir seyler alıp geriye döndüğümde amca orada yoktu. Çevre esnaftan birilerine sordum ve ne tarafa gittiğini tarif ettiler. Amcanın yanına gidip elimdekileri verip uzaklaşma niyetindeydim ki amca kabul etmedi. Aç olduğunu söylediğini dile getirdim fakat eve götürecek ekmek parasının olmadığını söyledi. Açıkçası para vermek de istemedim. Kendi düşünceme göre ihtiyacı olan bir insan ne olursa olsun kabul etmesi gerekmez miydi? Şu an bunları burada paylaşmak belki etik bir davranış değil ancak merak ediyorum , sizce amcanın gerçekten ihtiyacı var miydi , yok muydu ? Kitap için de Sevgili @tabula-rasa 'ya teşekkürler. :)
Palto
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
65 beğeni · 61 yorum
Nil (@nill)
Ben de para verme taraftarı değilim. Para vermek dilenciliği teşvik etmek gibi oluyor bana göre. Açsa aldığın yiyecekleri ya kendisi yer ya da evine götürür ailesine verir.
21.07.17 beğen 10 cevap
Semih Oktay (@semihoktay)
Günaydın Ketum.Atalarımız,Hediye atın dişine bakılmaz,demiş.Satın almış olduğun yiyecek maddelerini ne yapsın dilenciyse? Ceplerinden binlerce lira çıkıyor dilenirken yakalandıklarında.Demek "PARA" dileniyormuş!
21.07.17 beğen 7 cevap
Semih Oktay (@semihoktay)
Elbette senin kendisine uzattığın yiyecekleri alırdı gerçekten aç olsaydı.
21.07.17 beğen 6 cevap